<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hemoliz &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/hemoliz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 17:12:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>hemoliz &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hemolizle ilişkili genetik ve beslenme etkenleri, PAH artışının gözden kaçan parçası olabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 17:12:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme faktörleri]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[G6PD eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[genetik yatkınlık]]></category>
		<category><![CDATA[hemoglobinopatiler]]></category>
		<category><![CDATA[hemoliz]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[PAH]]></category>
		<category><![CDATA[pulmoner arteriyel hipertansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/</guid>

					<description><![CDATA[204 ülkeyi kapsayan ekolojik çalışmaya göre, hemolizle ilişkili genetik yatkınlıklar ve beslenme faktörleri pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH) artışında daha büyük paya sahip olabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ölçekte ilerleyici bir kalp-akciğer hastalığı olan pulmoner arteriyel hipertansiyonun (PAH) giderek daha sık görülmesine yol açan risk belirleyicilerinin, bilim insanlarının düşündüğünden daha karmaşık olabileceği bildirildi. 204 ülke ve bölgeyi kapsayan yeni bir ekolojik analiz, hemolizle ilişkili bozuklukların PAH insidansındaki yükselişte daha büyük bir rol oynuyor olabileceğini öne sürüyor. Çalışma, özellikle hemolizle bağlantılı genetik yatkınlıklar ve beslenmeye bağlı faktörlerin, hastalığın küresel yükünü artıran etmenler arasında öne çıktığına dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmada araştırmacılar, Global Burden of Disease 2021 verilerini temel alarak PAH insidansı ile çeşitli hemolitik hastalıkların yaygınlığı arasındaki ilişkileri istatistiksel yöntemlerle ayrıştırdı. İlişkileri değerlendirmek için Joinpoint regresyonu ve random forest modelleme gibi ileri teknikler kullanıldı. Bu yaklaşım, ülkeler arası farklılıkları ve zaman içindeki trendleri birlikte ele alarak, hangi tür risk profillerinin daha yakından eşlik ettiğini ortaya çıkarmaya yönelik bir “ekolojik” çerçeve sağlıyor.</p>
<p>Sonuçlar, PAH yaşa göre düzeltilmiş insidans oranlarının (ASIR) 1990 ile 2021 arasında dünya genelinde yalnızca sınırlı düzeyde arttığını gösterdi. Ancak araştırmacılar, bu artışın ardında hemolizle ilişkili mekanizmaların ve bunlarla ilişkili yatkınlıkların ihmal edilmiş olabileceğine işaret eden örüntüler saptadı. Analizde hemolizin biyolojik sonuçlarıyla bağlantılı genetik özelliklerin ve bazı beslenme koşullarının, PAH insidansının değişkenliğiyle birlikte hareket ettiği görüldü.</p>
<p>Çalışmanın vurguladığı kilit noktalardan biri, hemolizle giden süreçlerin yalnızca bireysel hastalıklarda sınırlı kalmayıp, daha geniş çaplı bir hastalık yüküyle ilişkilendirilebileceği ihtimali. Hemoliz; kırmızı kan hücrelerinin parçalanmasına yol açarak dolaşımdaki biyolojik ortamı değiştirebilen bir durum olduğu için, akciğer damarlarında işlev bozukluğu ve direnç artışı gibi süreçlerle bağlantı kurabilen mekanizmalar teorik olarak daha önce de tartışılmıştı. Yeni analiz ise, bu tür bağlantıların küresel ölçekte ölçülebilir epidemiyolojik örüntülere yansıyor olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Ekolojik tasarımın sınırlılıkları burada özellikle önem kazanıyor. Veriler ülkelerin ortalamalarını yansıttığından, tek tek kişilerin maruziyet düzeyi ya da genetik yapısı doğrudan izlenmiyor. Bu nedenle çalışma, neden-sonuç ilişkisini kesin biçimde kanıtlamaktan ziyade, PAH artışıyla birlikte hareket eden desenleri işaret ediyor. Araştırmacıların seçtiği modelleme yöntemleri, bu desenleri daha güvenilir istatistiksel sinyallerle ortaya koymayı hedeflerken, yine de klinik düzeyde doğrulama gerektiren bir hipotez alanı bırakıyor.</p>
<p>Çalışmada ayrıca, hemolizle ilişkili genetik yatkınlıklar arasında G6PD eksikliği ve hemoglobinopatiler gibi durumların ve beslenme tarafında vitamin A eksikliği gibi risklerle ilişkili olabilecek unsurların değerlendirmeye dahil edildiği anlaşılıyor. Bu bulgular, “doğal” kabul edilen beslenme ve biyolojik yatkınlık bileşenlerinin, PAH gibi karmaşık hastalıklarda daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini düşündürüyor. Yine de araştırmanın bulgularını, belirli bir besin ya da takviyenin etkisi şeklinde okumak doğru olmayacaktır; çalışma, ülkeler arası değişkenlik üzerinden giden bir ilişki haritası sunuyor.</p>
<p>PAH için küresel ölçekte artan yük endişe verici bir klinik sorun olmaya devam ederken, bu çalışma risk belirleyicilerin yeniden sıralanmasına yol açabilecek türden bir sinyal veriyor. Hemolizle ilişkili bozuklukların katkısının daha yüksek olabileceği fikri, gelecekte daha ayrıntılı gözlemsel araştırmalar ve biyolojik mekanizmaları test eden çalışmalarla güçlendirilebilir. Şimdilik eldeki sonuçlar, PAH artışını yalnızca genel çevresel risklere bağlamak yerine, genetik ve beslenmeye bağlı hemoliz ilişkilerini daha yakından inceleme çağrısı niteliği taşıyor.</p>
<p>Genetik ve beslenme koşullarının, hemolizle bağlantılı biyolojik süreçler üzerinden PAH insidansını şekillendirebileceğine işaret eden bu küresel analiz, araştırma gündeminde yeni bir öncelik alanı açıyor. Ancak klinik uygulamaya dönük çıkarımlar için, kişisel düzeyde maruziyet verileri ve mekanistik doğrulamalarla desteklenen çalışmalara ihtiyaç olduğu unutulmamalı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Hemolysis-associated disorders and their contribution to pulmonary arterial hypertension incidence</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Hemolysis-associated Disorder and Natural Product Exposures: Underrecognized Drivers of an Escalating Global Pulmonary Arterial Hypertension Burden—An Ecological Study of 204 Countries and Territories</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Pulmoner arteriyel hipertansiyon, hemoliz, G6PD eksikliği, hemoglobinopatiler, A vitamini eksikliği, küresel sağlık, <a href="https://oncology.com.tr/ingiltere-guney-asyaiilarda-multimorbidite-risk-faktorleri/" title="İngiltere’de Güney Asyalılarda çoklu kronik hastalık riskini artıran genetik ve sosyodemografik etkenler incelendi" data-wpan-internal-link="1">epidemiyoloji</a></p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/covid-19-sonrasi-cocuk-ruh-sagligi-tedavisi/" data-wpan-internal-link="1">COVID-19 sonrası çocuklarda ruh sağlığı tedavisi hızlandı: Yeni tanı alanların yükselişi öne çıkıyor</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/brezilya-hiv-aids-sosyal-esitsizlikler/" data-wpan-internal-link="1">Brezilya’da AIDS riskini sosyal koşullar mı, kesişen eşitsizlikler mi şekillendiriyor?</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Er:YAG Lazer Teknolojisi Prematüre Bebeklerde Topuk Kanı Alma İşleminde Ağrıyı Azaltmada Standart Neştere Eşdeğer Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/eryag-lazer-teknolojisi-premature-bebeklerde-topuk-kani-alma-isleminde-agriyi-azaltmada-standart-nestere-esdeger-cikti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/eryag-lazer-teknolojisi-premature-bebeklerde-topuk-kani-alma-isleminde-agriyi-azaltmada-standart-nestere-esdeger-cikti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 20:27:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Er:YAG lazer]]></category>
		<category><![CDATA[fototermoliz]]></category>
		<category><![CDATA[hemoliz]]></category>
		<category><![CDATA[kan toplama]]></category>
		<category><![CDATA[lazer neşter]]></category>
		<category><![CDATA[neonatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[non-inferiorite çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[PIPP-R]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebek]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebek ağrı profili]]></category>
		<category><![CDATA[topuk kanı]]></category>
		<category><![CDATA[yara iyileşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[YYBÜ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/eryag-lazer-teknolojisi-premature-bebeklerde-topuk-kani-alma-isleminde-agriyi-azaltmada-standart-nestere-esdeger-cikti/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir randomize çapraz geçişli çalışma, Er:YAG lazer neşterin prematüre bebeklerde topuk kanı alma sırasında ağrıyı azaltmada standart yöntemle eşdeğer olduğunu, ayrıca hemoliz ve yara iyileşmesinde üstünlük sağladığını gösterdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde (YYBÜ) prematüre <a href="https://oncology.com.tr/dogum-sekli-ve-antibiyotikler-bebeklerin-bagirsak-bakterilerini-nasil-etkiliyor-yeni-calisma-onemli-ipuclari-veriyor/" title="Doğum Şekli ve Antibiyotikler Bebeklerin Bağırsak Bakterilerini Nasıl Etkiliyor? Yeni Çalışma Önemli İpuçları Veriyor" data-wpan-internal-link="1">bebeklerin</a> yaşadığı en yaygın ağrı deneyimi, belki de en hafife alınan tıbbi müdahalelerden biridir: topuktan kan alma. Zamanında doğmuş bir bebek için bu işlem, kısa süreli bir rahatsızlıkken, 28. gebelik haftasının altında dünyaya gelen bir prematüre için tekrarlayan, birikici bir travmaya dönüşür. Bu minik hastalar, hastane yatışları boyunca onlarca kez topuk delinmesine maruz kalır; her bir damla kan, hayati klinik kararları yönlendirirken, her bir delik ise gelişmekte olan sinir sisteminde iz bırakır. Şimdi, <em>Journal of Perinatology</em> dergisinde yayımlanan yeni bir randomize kontrollü çalışma, bu acı verici döngüyü kırmak için umut vaat eden bir alternatifi bilimsel olarak değerlendirdi: Er:YAG lazer tabanlı neşter cihazı.</p>
<p>Geleneksel yaylı otomatik neşterler, topuktan kan almak için deriyi fiziksel olarak kesip ezerek çalışır. Bu mekanik travma, dokuda inflamatuvar yanıtı tetikler, sinir uçlarını uyarır ve iyileşme sürecini uzatır. Oysa lazer neşter, 2.94 mikrometre dalga boyunda ışık enerjisi <a href="https://oncology.com.tr/aclik-bagirsak-mikrobiyomunu-kullanarak-radyasyon-hasarini-onarmada-kok-hucreleri-hazirliyor/" title="Açlık, Bağırsak Mikrobiyomunu Kullanarak Radyasyon Hasarını Onarmada Kök Hücreleri Hazırlıyor" data-wpan-internal-link="1">kullanarak</a>, seçici fototermoliz prensibiyle deride mikroskobik bir delik açar. Doku, mekanik ezilme olmaksızın buharlaştırılır; bu da teorik olarak daha az ağrı, daha hızlı yara iyileşmesi ve daha düşük hemoliz (kan hücrelerinin parçalanması) riski anlamına gelir. Ancak bugüne kadar, bu teorik avantajların prematüre bebeklerde klinik olarak anlamlı olup olmadığı sıkı bir non-inferiorite (eşdeğerlik) tasarımıyla test edilmemişti.</p>
<p>Araştırmacılar Yun, Cho, Choi ve arkadaşları, YYBÜ&#8217;de takip edilen 30 prematüre bebek üzerinde randomize çapraz geçişli bir çalışma yürüttü. Her bebek, hem lazer neşter hem de otomatik insizyon cihazı kullanılarak iki ayrı topuk kanı alma işlemine tabi tutuldu. İşlemler arasında yeterli bir arınma süresi bırakılarak, bebeklerin kendi kontrolleri olması sağlandı. Birincil sonuç ölçütü, Prematüre Bebek Ağrı Profili (PIPP-R) skoru ile değerlendirilen işleme bağlı ağrı şiddetiydi. İkincil sonuçlar arasında kan toplama başarısı, hemoliz indeksi, yara iyileşme skoru ve işlem süresi yer aldı.</p>
<p>Bulgular, lazer neşterin ağrı kontrolü açısından standart yönteme göre non-inferior (daha kötü olmadığı) olduğunu ortaya koydu. PIPP-R skorları iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark göstermedi; lazer grubunda ortalama 8.2, kontrol grubunda 8.5 olarak kaydedildi. Bu sonuç, lazer teknolojisinin en az geleneksel yöntem kadar etkili bir ağrı yönetimi sağladığını kanıtladı. Daha da önemlisi, kan toplama başarı oranları benzerdi; her iki yöntemle de vakaların %93&#8217;ünden fazlasında yeterli kan örneği elde edildi. Hemoliz indeksi lazer grubunda anlamlı derecede düşük bulunurken, yara iyileşme skorları 24. ve 48. saatlerde lazer lehine belirgin bir üstünlük sergiledi. İşlem süresi ise lazer neşterde bir miktar daha uzundu, ancak bu fark klinik uygulamayı etkileyecek düzeyde değildi.</p>
<p>Bu sonuçlar, prematüre bebeklerde topuk kanı almanın kaçınılmaz ağrısını hafifletmek için yeni bir kapı aralıyor. Lazer neşterin sağladığı daha az doku hasarı, hem kısa vadede bebeğin konforunu artırıyor hem de tekrarlayan işlemlerde kümülatif travmayı azaltma potansiyeli taşıyor. Çalışmanın baş araştırmacısı, “Lazer neşter, mekanik ezilme olmaksızın hassas bir kesi sağlayarak inflamatuvar yanıtı minimize ediyor. Bu, özellikle nörolojik gelişimleri kritik dönemde olan prematüreler için büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. Yine de araştırmacılar, çalışmanın küçük örneklem büyüklüğü ve tek merkezli tasarımı nedeniyle bulguların genellenebilirliği konusunda temkinli. Daha geniş katılımlı ve çok merkezli çalışmalarla bu sonuçların doğrulanması gerektiğinin altını çiziyorlar.</p>
<p>Uzmanlar, lazer neşterin YYBÜ pratiğine girmesinin önünde bazı engeller olduğunu belirtiyor. Cihaz maliyeti, eğitim gereksinimi ve işlem süresindeki hafif artış, yaygın kullanımı sınırlayabilir. Ancak, özellikle hemoliz oranlarındaki düşüş, laboratuvar testlerinin doğruluğunu artırarak gereksiz tekrarları önleyebilir ve uzun vadede maliyet etkinliği sağlayabilir. Ayrıca, daha iyi yara iyileşmesi, enfeksiyon riskini azaltarak antibiyotik kullanımını ve hastanede kalış süresini kısaltabilir. Bu nedenle, lazer neşterin yalnızca bir konfor aracı değil, aynı zamanda hasta güvenliğini artıran bir teknoloji olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p>Çalışmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli nokta, prematüre bebeklerde ağrı yönetiminin çok boyutlu ele alınması gerekliliği. Non-farmakolojik yöntemler (anne sütü, kanguru bakımı, sukroz çözeltisi) ile birleştirildiğinde, lazer neşterin sağladığı doku koruyucu etki, sinerjik bir fayda yaratabilir. Araştırmacılar, gelecekteki çalışmalarda bu kombinasyonların araştırılmasını öneriyor. Ayrıca, lazer parametrelerinin (enerji seviyesi, atım süresi) bebeğin cilt kalınlığına ve gebelik haftasına göre optimize edilmesi, daha da iyi sonuçlar elde edilmesini sağlayabilir.</p>
<p>Sonuç olarak, bu non-inferiorite çalışması, Er:YAG lazer neşterin prematüre bebeklerde topuk kanı alma işleminde güvenli ve etkili bir alternatif olduğunu bilimsel kanıtlarla destekliyor. Ağrı skorlarında fark yaratmamasına rağmen, hemoliz ve yara iyileşmesi gibi kritik ikincil sonuçlardaki üstünlüğü, bu teknolojinin YYBÜ&#8217;lerde standart bakımı dönüştürme potansiyeline işaret ediyor. Yenidoğan tıbbının en kırılgan <a href="https://oncology.com.tr/gogus-kemigine-yerlestirilen-titresimli-cihaz-parkinson-hastalari-icin-umit-verici-sonuclar-sundu/" title="Göğüs Kemiğine Yerleştirilen Titreşimli Cihaz Parkinson Hastaları İçin Ümit Verici Sonuçlar Sundu" data-wpan-internal-link="1">hastaları</a> için her bir damla kanın daha az acıyla alınabilmesi, yalnızca etik bir zorunluluk değil, aynı zamanda nörogelişimsel geleceğe yapılan bir yatırımdır.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Clinical effectiveness and safety of laser-lancing devices compared with automatic incision devices for heel puncture in preterm infants.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Clinical effectiveness and safety of laser lancing for heel puncture in preterm infants: a randomized crossover non-inferiority trial.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yun, C.K., Cho, H.W., Choi, E.K. et al. Clinical effectiveness and safety of laser lancing for heel puncture in preterm infants: a randomized crossover non-inferiority trial. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02784-w</p>
<p><strong>DOI:</strong> 06 July 2026</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Lazer Lansetleme Cihazı, Er:YAG Lazer, Prematüre Bebek, Yenidoğan Ağrısı, Topuk Delme, Non-inferiority Çalışması, Kan Toplama, PIPP-R, Prematüre Bebek Ağrı Profili, Hemoliz, Yara İyileşmesi, YDYBÜ, Fototermoliz, Neonatoloji.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/eryag-lazer-teknolojisi-premature-bebeklerde-topuk-kani-alma-isleminde-agriyi-azaltmada-standart-nestere-esdeger-cikti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
