<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hareket korkusu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/hareket-korkusu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Jul 2026 02:01:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>hareket korkusu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tip 2 Diyabette ‘hareket korkusu’ profilleri yaşlılarda egzersiz isteği ve düşme riskini birlikte etkiliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kinesiophobia-tip-2-diyabet-yaslilar-dusme-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kinesiophobia-tip-2-diyabet-yaslilar-dusme-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 02:01:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[düşme riski]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz özgüveni]]></category>
		<category><![CDATA[hareket korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[kinesiophobia]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kinesiophobia-tip-2-diyabet-yaslilar-dusme-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, tip 2 diyabette kinesiophobia profillerinin egzersiz özgüveni, diyabet stresi ve düşme riskini birlikte şekillendirdiğini gösteriyor. Yaşlılar için önemini vurgular.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tip 2 diyabeti olan yaşlı yetişkinlerde, hareket etmeye ilişkin psikolojik kaygıların egzersiz davranışları ve düşme riskiyle nasıl kesiştiği daha net ortaya çıkıyor. Yeni bir kesitsel <a href="https://oncology.com.tr/kuratif-ozofajektomi-80-yas-ustunde-kisa-donem-sonuclar/" title="80 Yaş Üstünde Küratif Özofajektomi Mümkün mü? Yeni çalışma kısa dönem sonuçların yolunu aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, kinesiophobia olarak bilinen; hareketin, beklenen ağrı ya da yaralanma nedeniyle tehlikeli olduğu yönündeki korkunun, yalnızca fiziksel belirtilerle değil aynı zamanda kişinin egzersize dair özgüveni, duygusal zorlanması ve genel fiziksel kırılganlığıyla birlikte şekillenen farklı “profil”ler oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın odak noktası olan kinesiophobia, diyabet bakımında çoğu zaman yeterince ele alınmayan bir durum. Oysa hareketten kaçınma eğilimi, diyabetin yönetiminde temel bir yeri olan düzenli fiziksel aktiviteye katılımı zorlaştırabiliyor. Araştırmacılar, bu korkunun tek bir düzeyde seyretmediğini; bireyler arasında kinesiophobia deneyiminin ve buna eşlik eden faktörlerin farklı kombinasyonlarla kümelendiğini incelemek üzere istatistiksel bir yöntem kullandı.</p>
<p>Latent profile analysis (gizil profil analizi) olarak adlandırılan yaklaşım, popülasyon içinde ölçülmemiş alt grupları tanımlamaya yardımcı oluyor. Bu çalışmada, yaşlı tip 2 diyabetli katılımcılar kinesiophobia düzeyleriyle birlikte egzersize yönelik self-efficacy (egzersiz yapabilme konusunda kendine güven), diyabete bağlı distress (diyabet sıkıntısı) ve düşme riskiyle ilişkili göstergeler temel alınarak farklı profillere ayrıldı. Böylece araştırma, “korku var/yok” gibi ikili bir çerçeveden ziyade daha kişiselleştirilmiş bir tablo sundu.</p>
<p>Sonuçlar, kinesiophobiaya eşlik eden psikolojik ve duygusal durumların tek tek değişkenler olarak değil, birlikte ele alındığında daha anlamlı bir resim verdiğine işaret ediyor. Bazı katılımcıların, hareket korkusunun egzersiz yapma konusunda kendini yeterli hissetmeyle birleştiği; bazılarında ise diyabetle ilişkili duygusal zorlanmanın bu korkuyla aynı profile eşlik edebildiği görüldü. Bu tür kombinasyonlar, katılımcıların fiziksel aktiviteye yönelme biçimini etkileyebilecek potansiyele sahip.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda, kinesiophobia düzeylerinin düşme riskiyle ilişkili olabildiğini raporluyor. Düşmeler yaşlılıkta, özellikle de diyabet gibi <a href="https://oncology.com.tr/glukoz-keton-indeksi-gki-metabolik-risk-takibi/" title="Kan şekeri ve ketonu tek oranla ölçen GKI, kanser ve kronik hastalıkların metabolik riskini izlemeyi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">kronik hastalıkların</a> eşlik ettiği durumlarda, işlev kaybı ve sağlık hizmeti kullanımını artırabilen önemli bir risk başlığı. Araştırmacılar, psikolojik korkunun fiziksel davranışları şekillendirerek dolaylı yollarla kırılganlığı ve düşme olasılığını etkileyebileceği fikrine dikkat çekiyor; ancak bu çalışma kesitsel olduğu için nedensellik yönünü kesinleştirmiyor. Yani gözlenen ilişkiler, korkunun düşmeye yol açtığını ya da düşme deneyimlerinin korkuyu güçlendirdiğini tek başına kanıtlamıyor.</p>
<p>Yine de bulgular, diyabet bakımının yalnızca glisemik kontrol ve fiziksel egzersiz planlamasını değil, hareket korkusunu azaltmaya yönelik psikososyal değerlendirmeleri de kapsaması gerektiğine dair klinik açıdan anlamlı bir tartışma alanı açıyor. Egzersiz öz-yeterliliği ve diyabet distressi gibi faktörlerin profiller halinde kümelenmesi, <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-aksiyel-semptomlar-stn-dbs-lcig-fark/" title="Parkinson’da denge sorunlarına iki yaklaşımın uzun vadeli farklı etkileri ortaya çıktı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımın</a> “tek tip” olmak yerine kişilerin deneyimlerine göre uyarlanmasının daha uygun olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Araştırmacılar, bu çalışma tasarımının katılımcılar arasındaki ilişkileri aynı zaman noktasında değerlendirdiğini vurgulayarak, gelecekte nedensel mekanizmaları test eden daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte çalışma, yaşlı tip 2 diyabetli bireylerde kinesiophobiayı ihmal etmenin, egzersiz katılımı ve düşme riski açısından kaçırılan bir fırsat olabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/kinesiophobia-profiles-linked-to-exercise-and-fall-risks-in-older-diabetics/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Kinesiophobia profiles, exercise self-efficacy, diabetes distress, and fall risk in older adults with type 2 diabetes</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Latent profiles of kinesiophobia and their associations with exercise self-efficacy, diabetes distress, and fall risk in older adults with type 2 diabetes: a cross-sectional study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Ding, W., Li, C., Liu, K. et al. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07984-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kinesiophobia-tip-2-diyabet-yaslilar-dusme-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnmeden Sonra Sessiz Engel: Yaşlı Hastalarda Hareket Korkusu Nasıl Yerleşiyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 19:07:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[hareket korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[İnme rehabilitasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[inme sonrası iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[kinezifobi]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlı inme hastalarında hareket korkusu, fiziksel ve psikolojik iyileşmeyi etkileyen önemli bir faktördür. Kinezifobi, rehabilitasyon sürecinde dikkate alınmalıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnme, özellikle ileri yaştaki bireylerde yalnızca kas gücünü, dengeyi ya da konuşmayı etkileyen bir nörolojik olay değil; iyileşmenin seyrini <a href="https://oncology.com.tr/akciger-kanserinde-fibroblastlar/" title="Akciğer Kanserinde Tedavi Yanıtını Belirleyen Gizli Etken: Fibroblastların Rolü Açığa Çıktı" data-wpan-internal-link="1">belirleyen</a> psikolojik katmanları da derinden değiştiren bir tablo olarak öne çıkıyor. BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir çalışma, bu sürecin çoğu zaman gözden kaçan bileşenlerinden biri olan kinezifobiye, yani hareket korkusuna odaklanıyor. Araştırma, yaşlı inme hastalarında bu korkunun nasıl ortaya çıktığını, nasıl sürdüğünü ve yaşam boyu birikmiş deneyimlerle nasıl bağlantı kurduğunu ortaya koyarak rehabilitasyonun yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda davranışsal ve duygusal bir süreç olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Kinezifobi, basit bir çekingenlik ya da geçici temkinlilikten ibaret değil. Hastanın hareket etmenin zarar vereceğine, ağrıya yol açacağına ya da düşme ve yeniden hasar riskini artıracağına inanmasıyla şekillenen yoğun bir kaygı durumu olarak tanımlanıyor. İnme sonrası bu korku, egzersizden kaçınma, günlük aktiviteleri sınırlama ve fiziksel olarak giderek daha pasif bir yaşama çekilme şeklinde kendini gösterebiliyor. Sorun şu ki, bu kaçınma davranışı kas gücünü, <a href="https://oncology.com.tr/indiyum-oksit-nanokristalleri-perovskit-tandem/" title="Altınsız Recombination Tasarımı Perovskit Güneş Modüllerinde Verim ve Dayanıklılığı Hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">dayanıklılığı</a> ve işlevsel bağımsızlığı daha da azaltabiliyor. Böylece korku, hareketsizlik yoluyla yeniden güç kazanıyor ve kısır döngü halini alıyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, kinezifobiyi tek bir anda ölçülen bir ruhsal tepki olarak değil, yaşam öyküsü içinde şekillenen bir olgu olarak ele alması. Araştırmacılar, karma yöntem yaklaşımıyla nicel ölçekleri nitel görüşmelerle birleştirerek hem ölçülebilir eğilimleri hem de hastaların deneyimlerini birlikte değerlendirdi. Bu yaklaşım, istatistiksel bulguların ötesine geçerek yaşlı inme hastalarının neden bazı hareketlerden çekindiğini, hangi deneyimlerin bu korkuyu beslediğini ve günlük yaşamda bunun nasıl hissettirdiğini anlamaya yardımcı oluyor.</p>
<p>Yaşam kursu perspektifi, burada özellikle önemli bir çerçeve sunuyor. Bu bakış açısı, kinezifobiyi sadece inme sonrası gelişen yeni bir sorun gibi değil, kişinin daha önceki sağlık deneyimleri, düşme öyküsü, ağrı algısı, bağımsızlık düzeyi ve yaşlanma sürecine dair birikmiş tutumlarıyla birlikte değerlendiriyor. Başka bir deyişle, hareket korkusu bir günde ortaya çıkmıyor; bazı bireylerde yıllar boyunca oluşmuş kırılganlık hissi, bedensel sınırlanmaya dair beklentiler ve olumsuz sağlık deneyimleriyle güçlenebiliyor. İnme de bu zeminde, mevcut korkuları daha görünür ve daha işlev bozucu hale getirebiliyor.</p>
<p>Geriatri alanında bu konu özellikle kritik, çünkü yaşlı yetişkinlerde inme sonrası toparlanma yalnızca nörolojik iyileşme ile açıklanamaz. Fizik tedaviye katılım, günlük yaşam becerilerini yeniden kazanma ve sosyal hayata dönüş, hastanın güven duygusuna yakından bağlıdır. Hareketten korkan bir birey, önerilen egzersizleri uygulamaktan kaçınabilir, yürümeyi azaltabilir ya da düşme riskini aşırı büyütmüş şekilde algılayabilir. Bu durum da rehabilitasyon programlarının etkinliğini sınırlayabilir. Araştırma, bu nedenle kinezifobinin klinikte daha sistematik biçimde taranması gereken bir sorun olduğunu ima ediyor.</p>
<p>Çalışmanın karma yöntem tasarımı, bu psikolojik bariyerin yalnızca sayılarla anlatılamayacağını da gösteriyor. Nicel ölçümler kinezifobinin yaygınlığı ve şiddeti hakkında çerçeve sunarken, görüşmeler hastaların kendi seslerini duyuruyor. Bazı hastalar için sorun ağrı korkusu olabilirken, bazıları için düşme endişesi, bazıları için ise yeniden yaralanma ya da bağımsızlığını kaybetme kaygısı ön plana çıkabiliyor. Bu farklılıklar, tek tip bir rehabilitasyon <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ses-analizi-depresyon-tani/" title="Ses Kaydından Depresyon Sinyali: Yapay Zeka Destekli Yeni Tanı Yaklaşımı Gündemde" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> yerine kişiye özgü değerlendirme ve iletişim ihtiyacını güçlendiriyor.</p>
<p>İnme sonrası hareketsizlik yalnızca kas sistemi açısından değil, genel sağlık açısından da risk taşıyor. Uzun süreli fiziksel pasiflik, dayanıklılığı azaltabilir, eklem sertliğini artırabilir ve kişinin günlük işlevlerini daha da zorlaştırabilir. Yaşlı hastalarda bu tablo kırılganlık hissini derinleştirebilir. Dolayısıyla kinezifobi, sadece psikolojik bir etiket değil; işlev kaybı, bağımlılık ve yeniden hastaneye başvuru riskini etkileyebilecek klinik bir faktör olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Araştırmanın ortaya koyduğu çerçeve, sağlık profesyonellerine de önemli bir mesaj veriyor: inme rehabilitasyonunda motor kazanımlar kadar hastanın hareketle kurduğu duygusal ilişki de izlenmeli. Kaygının fark edilmesi, hastanın egzersizden kaçınma nedenlerinin anlaşılması ve güvenli hareketin aşamalı olarak yeniden öğretilmesi iyileşme sürecinde belirleyici olabilir. Bununla birlikte çalışma, kinezifobinin tedavisine dair kesin bir çözüm değil, öncelikle daha dikkatli bir klinik farkındalık çağrısı sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak yeni çalışma, yaşlı inme hastalarında iyileşmenin yalnızca sinir sistemi hasarının düzelmesiyle açıklanamayacağını gösteren önemli bir katkı sağlıyor. Hareket korkusu, görünmeyen ama etkili bir engel olarak rehabilitasyonun gidişatını şekillendirebiliyor. Yaşam boyu biriken deneyimlerle birleştiğinde ise bu korku, hastanın hareket etmeyi bırakmasına ve dolayısıyla daha fazla işlev kaybına sürüklenmesine yol açabiliyor. Bulgular, inme sonrası bakımın daha bütüncül bir yaklaşımla planlanması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Kinesiophobia (fear of movement) in older stroke patients.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Kinesiophobia in older patients after stroke: a mixed-methods study using a life-course perspective.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Gu, Y., Wang, H., Zhong, M. et al. Kinesiophobia in older patients after stroke: a mixed-methods study using a life-course perspective. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07809-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yasli-inme-hastalarinda-kinezifobi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
