<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>göçmen sağlığı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/gocmen-sagligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 02:47:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>göçmen sağlığı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ontario&#8217;da Evde Bakım Hizmetlerine Erişimde Sosyal Eşitsizlikler Derinleşiyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ontarioda-evde-bakim-hizmetlerine-erisimde-sosyal-esitsizlikler-derinlesiyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ontarioda-evde-bakim-hizmetlerine-erisimde-sosyal-esitsizlikler-derinlesiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 02:47:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[evde bakım hizmetleri eşitsizlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kamu sağlık politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Ontario sağlık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal marjinalleşme ve sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı nüfus sağlık erişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ontarioda-evde-bakim-hizmetlerine-erisimde-sosyal-esitsizlikler-derinlesiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Ontario'da yapılan kapsamlı bir araştırma, düşük gelirli, göçmen ve kırsalda yaşayan yaşlı bireylerin kamu tarafından finanse edilen evde bakım hizmetlerine erişimde sistematik olarak dezavantajlı konuma düştüğünü ortaya koydu. Sosyal marjinalleşmenin sağlık hizmetlerindeki eşitsizlikleri nasıl derinleştirdiğini gösteren çalışma, politika yapıcılara acil eylem çağrısında bulunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada&#8217;nın Ontario eyaletinde kamu tarafından finanse edilen evde bakım hizmetlerine erişim, yaşlanan nüfusun sağlık sonuçlarını doğrudan etkileyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Ancak BMC Geriatrics dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu hizmetlerin dağıtımında sosyal olarak dışlanmış grupların sistematik biçimde dezavantajlı konuma düştüğünü ortaya koyuyor. Jabbar, Babe, Jones ve meslektaşları tarafından yürütülen popülasyon temelli retrospektif kohort çalışması, sosyal belirleyicilerin sağlık hizmetlerine erişimi nasıl şekillendirdiğine dair şimdiye kadarki en kapsamlı kanıtlardan birini sunuyor. Araştırma, evde bakımın yalnızca tıbbi bir ihtiyaç değil, aynı zamanda derin toplumsal eşitsizliklerin yansıdığı bir alan olduğunu gözler önüne seriyor.</p>
<p>Evde bakım hizmetleri, bireylerin kendi yaşam alanlarında tıbbi destek ve günlük yaşam aktivitelerinde yardım almasını sağlayarak, kurumsal bakıma geçişi <a href="https://oncology.com.tr/klinik-arastirma-kronik-bel-agrisina-donusumu-onlemede-klinisyen-destekli-oz-yonetim-yontemi-one-cikiyor/" title="Klinik Araştırma: Kronik Bel Ağrısına Dönüşümü Önlemede Klinisyen Destekli Öz-Yönetim Yöntemi Öne Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">önlemede</a> ve yaşam kalitesini korumada hayati bir rol üstleniyor. Ontario&#8217;nun kamu tarafından finanse edilen evde bakım programı, Kanada&#8217;nın en büyük programlarından biri olarak, farklı nüfus gruplarına kapsayıcı destek sunmayı hedefliyor. Ancak bu yeni çalışma, programın iyi niyetli tasarımına rağmen, belirli demografik grupların sosyoekonomik ve demografik faktörler nedeniyle sistematik olarak dışlandığını veya yetersiz hizmet aldığını ampirik verilerle kanıtlıyor. Araştırmacılar, bu eşitsizliklerin tesadüfi olmadığını, sosyal marjinalleşmenin çok katmanlı yapısından kaynaklandığını vurguluyor.</p>
<p>Araştırma ekibi, metodolojik olarak binlerce Ontariolunun kayıtlarını içeren kapsamlı bir veri setinden yararlandı. İdari sağlık verileri ile sosyoekonomik göstergeleri birleştiren ekip, gelişmiş istatistiksel modelleme ve tabakalandırma teknikleri kullanarak sosyal marjinalleşmenin evde bakım hizmetlerine erişimle nasıl ilişkilendiğini inceledi. Sosyal marjinalleşme, gelir eşitsizliği, ırksal ve etnik azınlık statüsü, göçmenlik geçmişi ve kentsel-kırsal ikamet gibi değişkenler üzerinden tanımlandı. Bu çok katmanlı yaklaşım, basit kullanım oranlarının ötesine geçerek, hizmetlere kimlerin ulaşabildiğini, kimlerin ulaşamadığını ve bu farklılıkların altında yatan mekanizmaları aydınlatmayı mümkün kıldı.</p>
<p>Gelir düzeyinin evde bakım erişimindeki rolü, çalışmanın en çarpıcı bulgularından birini oluşturuyor. Düşük gelirli hanelerde yaşayan yaşlı bireyler, daha yüksek sağlık ihtiyaçlarına sahip olmalarına rağmen, kamu tarafından finanse edilen evde bakım hizmetlerine belirgin biçimde daha az erişebiliyor. Bu durum, ekonomik kısıtlamaların yalnızca özel sağlık hizmetlerine değil, kamu hizmetlerine erişimi de engellediğini gösteriyor. Araştırmacılar, düşük gelirli bireylerin başvuru süreçlerinde karşılaştıkları idari engeller, bilgi eksikliği ve dijital uçurum gibi faktörlerin bu eşitsizliği derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Aynı zamanda, bu gruptaki bireylerin sosyal destek ağlarının daha zayıf olması, bakım ihtiyaçlarının tespit edilmesini ve karşılanmasını daha da zorlaştırıyor.</p>
<p>Göçmenlik statüsü ve etnik köken, evde bakım erişimini belirleyen bir diğer kritik faktör olarak öne çıkıyor. Çalışma, özellikle yakın zamanda göç etmiş ve resmi dil yeterliliği sınırlı olan yaşlıların, karmaşık sağlık sistemi içinde yön bulmada ciddi zorluklar yaşadığını ortaya koyuyor. Dil bariyerleri, kültürel farklılıklar ve sağlık okuryazarlığındaki eksiklikler, bu grupların evde bakım hizmetlerine başvuru yapmasını ve hizmetleri etkin biçimde kullanmasını engelliyor. Irksal ve etnik azınlıklar arasında ise, ayrımcılık deneyimleri ve sağlık sistemine duyulan güvensizlik, hizmet arayışını caydıran faktörler arasında yer alıyor. Araştırma, bu grupların genellikle aile içi bakım mekanizmalarına daha fazla bağımlı kaldığını, ancak bu durumun bakım <a href="https://oncology.com.tr/travma-sonrasi-tedavide-c-vitamini-enjeksiyonlari-uzerine-umut-veren-bulgular/" title="Travma Sonrası Tedavide C Vitamini Enjeksiyonları Üzerine Umut Veren Bulgular" data-wpan-internal-link="1">veren</a> aile üyeleri üzerinde orantısız bir yük oluşturduğunu belirtiyor.</p>
<p>Kentsel ve kırsal ikamet arasındaki farklılıklar da çalışmanın dikkat çekici bulguları arasında. Kırsal bölgelerde yaşayan yaşlı bireyler, evde bakım hizmetlerine erişimde coğrafi izolasyon, sınırlı hizmet altyapısı ve sağlık personeli eksikliği gibi engellerle karşılaşıyor. Kentsel alanlarda hizmet çeşitliliği ve erişilebilirlik görece daha yüksek olsa da, bu kez de yoğun talep ve uzun bekleme listeleri devreye giriyor. Çalışma, kırsal bölgelerdeki yaşlıların, özellikle de düşük gelirli ve sosyal olarak izole olanların, evde bakım hizmetlerinden yararlanma olasılığının kentsel akranlarına kıyasla anlamlı derecede düşük olduğunu gösteriyor. Bu durum, kırsal yaşlı nüfusun <a href="https://oncology.com.tr/lyme-hastaliginda-erken-taniya-isik-tutan-yeni-bagisiklik-belirtecleri/" title="Lyme Hastalığında Erken Tanıya Işık Tutan Yeni Bağışıklık Belirteçleri" data-wpan-internal-link="1">erken</a> kurumsallaşma riskini artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Araştırmacılar, bu eşitsizliklerin birbiriyle kesişen doğasına özellikle vurgu yapıyor. Düşük gelirli, göçmen ve kırsalda yaşayan bir yaşlı bireyin karşılaştığı dezavantaj, bu faktörlerin her birinin tek başına yarattığı etkiden daha büyük olabiliyor. Bu kesişimsellik perspektifi, evde bakım politikalarının yalnızca tek bir eşitsizlik boyutuna odaklanmasının yetersiz kalacağını, bütüncül ve çok boyutlu müdahalelere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor. Çalışma, Ontario&#8217;daki mevcut evde bakım programının evrensel erişim ilkesine dayanmasına rağmen, uygulamada sosyal marjinalleşmenin yarattığı katmanlı bariyerlerin bu ilkeyi aşındırdığını gösteriyor.</p>
<p>Bulguların politika yapıcılar için taşıdığı anlam oldukça geniş kapsamlı. Araştırma ekibi, evde bakım hizmetlerine erişimi iyileştirmek için hedefe yönelik stratejilerin gerekliliğine dikkat çekiyor. Bu stratejiler arasında, başvuru süreçlerinin basitleştirilmesi, çok dilli bilgilendirme kampanyaları, toplum temelli erişim noktalarının oluşturulması ve kültürel olarak uygun bakım modellerinin geliştirilmesi yer alıyor. Özellikle kırsal bölgelerde mobil sağlık birimlerinin ve tele-sağlık çözümlerinin yaygınlaştırılması, coğrafi engellerin aşılmasında potansiyel bir çözüm olarak öne çıkıyor. Ayrıca, sağlık çalışanlarının sosyal belirleyiciler konusunda farkındalığının artırılması ve hizmet planlamasında eşitlik odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi, sistemsel değişimin temel taşları olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın sınırlılıkları da araştırmacılar tarafından açıkça belirtiliyor. Retrospektif kohort tasarımı, nedensellik ilişkilerini belirlemede kesin yargılara varmayı zorlaştırırken, idari verilerin doğası gereği bazı sosyal marjinalleşme göstergelerinin eksik veya hatalı kaydedilmiş olma ihtimali bulunuyor. Bununla birlikte, çalışmanın geniş örneklem büyüklüğü ve sağlam istatistiksel yöntemleri, bulguların güvenilirliğini artırıyor. Araştırmacılar, gelecekteki çalışmaların niteliksel yöntemleri de içermesi gerektiğini, böylece sosyal olarak dışlanmış grupların deneyimlerinin daha derinlemesine anlaşılabileceğini vurguluyor.</p>
<p>Ontario&#8217;daki bu araştırma, yalnızca yerel bir sorunu değil, yaşlanan nüfuslara sahip tüm ülkeler için evrensel bir uyarı niteliği taşıyor. Kamu tarafından finanse edilen evde bakım programları, yaşlı bireylerin onurlu ve bağımsız bir yaşam sürdürmesi için vazgeçilmez bir araç olarak görülüyor. Ancak bu araç, sosyal eşitsizliklerin gölgesinde kaldığında, en çok ihtiyaç duyanların ulaşamadığı bir ayrıcalığa dönüşme riski taşıyor. Çalışma, sağlık sistemlerinin yalnızca tıbbi hizmet sunmanın ötesine geçerek, sosyal adaleti ve eşitliği merkeze alan bir dönüşüm geçirmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Evde bakım hizmetlerinin geleceği, bu eşitsizlikleri tanımaktan ve cesur politika adımları atmaktan geçiyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Social marginalization and access to publicly funded home care services in Ontario</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Social marginalization and access to publicly funded home care in Ontario: a population-based retrospective cohort study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Jabbar, A., Babe, G., Jones, A. et al. Social marginalization and access to publicly funded home care in Ontario: a population-based retrospective cohort study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07729-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ontarioda-evde-bakim-hizmetlerine-erisimde-sosyal-esitsizlikler-derinlesiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Birleşik Krallık’ta Yaşlı Çin Kökenlilerin Egzersizini Ne Kolaylaştırıyor, Ne Zorlaştırıyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/uk-yasli-cin-egzersiz-engelleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/uk-yasli-cin-egzersiz-engelleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 07:12:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[etnik sağlık farklılıkları]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/uk-yasli-cin-egzersiz-engelleri/</guid>

					<description><![CDATA[Birleşik Krallık'ta yaşayan yaşlı Çin kökenlilerin fiziksel aktiviteye katılımını etkileyen kültürel, sosyal ve çevresel faktörler nitel yöntemlerle inceleniyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanan toplumlar, yalnızca sağlık hizmetlerinin kapasitesini değil, aynı zamanda insanların gündelik yaşamlarında hareketli kalma olasılığını da yeniden düşünmeyi gerektiriyor. BMC Geriatrics’te yayımlanan yeni bir çalışma, bu tartışmayı Birleşik Krallık’ta <a href="https://oncology.com.tr/epilepsi-kirsal-hastane-riski/" title="Kırsal Bölgelerde Yaşayan Epilepsi Hastalarında Hastane Riski Daha Yüksek Çıktı" data-wpan-internal-link="1">yaşayan</a> yaşlı Çin kökenli yetişkinlerin deneyimlerine odaklayarak daha görünür hale getiriyor. Araştırma, fiziksel aktivitenin bu toplulukta hangi koşullarda desteklendiğini ve hangi engeller nedeniyle zorlaştığını nitel yöntemlerle ele alıyor.</p>
<p>Sağlıklı yaşlanmanın temel unsurlarından biri olarak kabul edilen fiziksel aktivite, kronik hastalık riskinin azaltılmasından ruh sağlığının desteklenmesine kadar geniş bir etki alanına sahip. Ancak insanların yürüyüş, egzersiz veya düzenli hareket alışkanlıkları; kültürel normlar, sosyal ilişkiler, çevresel koşullar ve kişisel sağlık algıları tarafından şekillendiriliyor. Bu nedenle, yaşlı bireylerin ne kadar hareket ettiği sorusu yalnızca bireysel tercih meselesi değil, aynı zamanda eşitsizlikleri de yansıtan bir halk sağlığı konusu olarak görülüyor.</p>
<p>Yang, Zhang, McGarrigle ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, Birleşik Krallık’ta sıklıkla göz ardı edilen bir grubu mercek altına alıyor: yaşlı Çin kökenli yetişkinler. Çalışmanın amacı, bu grubun fiziksel aktiviteye yaklaşımını etkileyen engelleri ve kolaylaştırıcı unsurları katılımcıların kendi anlatımları üzerinden anlamaktı. Araştırmacılar bu nedenle derinlemesine görüşmelerin kullanıldığı nitel, betimleyici bir tasarım tercih etti. Böylece katılımcılar, günlük yaşamlarında hareket etmelerini neyin teşvik ettiğini ya da neyin sınırladığını ayrıntılı biçimde ifade etme fırsatı buldu.</p>
<p>Bu tür çalışmalar, sayısal ölçümlerin kaçırabileceği toplumsal ve kültürel ayrıntıları açığa çıkarma açısından önem taşıyor. Örneğin bir toplulukta egzersiz davranışını etkileyen unsur, yalnızca sağlık durumu olmayabilir; dil bariyerleri, topluluk aidiyeti, komşuluk ilişkileri, uygun kamusal alanların varlığı ya da güvenlik algısı da belirleyici olabilir. Araştırmanın odaklandığı yaşlı Çin kökenli bireyler için de benzer bir çok katmanlı tablo söz konusu. Fiziksel aktiviteye katılım, yalnızca “istek” ile değil, günlük hayatı kuşatan sosyal ve çevresel etkenlerle birlikte şekilleniyor.</p>
<p>Çalışmanın <a href="https://oncology.com.tr/cbx3-epigenetik-koruma-aort-anevrizmasi/" title="CBX3’ün Epigenetik Rolü, Aort Anevrizmasına Karşı Yeni Bir Koruyucu Katmanı Ortaya Koydu" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyduğu ana mesaj, yaşlı göçmen topluluklarda fiziksel aktivitenin desteklenmesi için tek tip çözümlerin yeterli olmayabileceği yönünde. Kültürel alışkanlıklar ve toplumsal beklentiler, hangi aktivitelerin “uygun” sayıldığını etkileyebilir. Bazı kişiler için grup temelli etkinlikler daha çekici olabilirken, bazıları için ev yakınında bireysel yürüyüş daha erişilebilir bir seçenek haline gelebilir. Bunun yanında, sağlık sorunları, enerji düzeyi ve geçmişte edinilmiş egzersiz alışkanlıkları da davranışı etkileyen kişisel faktörler arasında yer alıyor.</p>
<p>Birleşik Krallık gibi çok kültürlü toplumlarda, yaşlı göçmenlerin fiziksel aktivite davranışlarını anlamak aynı zamanda eşitlik tartışmasının bir parçası. Halk sağlığı politikaları çoğu zaman genel nüfusa hitap eden mesajlarla hazırlanıyor; ancak dil, kültür ve yaşam deneyimi farklı olan topluluklar bu mesajlara aynı şekilde yanıt vermeyebiliyor. Araştırmanın önemi de burada <a href="https://oncology.com.tr/siki-baglantilar-yapisi-islevi/" title="Hücrelerin Sızdırmaz Sınırı: Sıkı Bağlantıların Yeni Yapısal Mantığı Ortaya Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">ortaya çıkıyor</a>: Yaşlı Çin kökenli bireylerin ihtiyaçlarını görünür kılmak, daha kapsayıcı sağlık programları geliştirmek için veri sağlıyor.</p>
<p>Fiziksel aktiviteyi artırmaya yönelik destekler, yalnızca bireye “daha çok hareket et” demekten ibaret değil. Güvenli yürüyüş alanları, topluluk merkezleri, erişilebilir ulaşım, sosyal destek ve kültürel olarak uygun programlar gibi unsurlar, katılımı kolaylaştırabiliyor. Araştırma, tam da bu tür kolaylaştırıcıların yaşlı bireylerin günlük hareketliliğini artırmada kritik olabileceğini düşündürüyor. Nitel bulgular, sağlık davranışlarının soyut bir tercih değil, çevresel koşullar ve sosyal ilişkilerle iç içe geçen bir süreç olduğunu yeniden hatırlatıyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu tür bulgular, özellikle yaşlanmayla ilişkili kronik hastalıkların önlenmesi ve yaşam kalitesinin korunması bakımından önemli. Çünkü fiziksel aktivitenin faydaları iyi bilinse de, bu faydaların toplumun tüm kesimlerine eşit biçimde ulaşması kendiliğinden gerçekleşmiyor. Yaşlı göçmen topluluklarda karşılaşılan engellerin anlaşılması, daha hedefli müdahalelerin önünü açabilir. Bu da sağlık sistemlerinin yalnızca klinik bakım sunan yapılar olmaktan çıkıp, günlük yaşamı destekleyen daha kapsamlı bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini gösteriyor.</p>
<p>Araştırmanın sınırlı yanı, nitel tasarımın doğası gereği belirli bir grubun deneyimlerine derinlemesine odaklanması; yani sonuçların geniş nüfusa doğrudan genellenememesi. Yine de bu tür çalışmalar, özellikle yeterince temsil edilmeyen topluluklarda önemli bir boşluğu dolduruyor. Yaşlı Çin kökenli yetişkinlerin fiziksel aktiviteyle ilişkisini anlamak, yalnızca bu topluluk için değil, benzer kültürel ve göçmen geçmişlere sahip diğer gruplar için de yol gösterici olabilir.</p>
<p>Genel tabloya bakıldığında çalışma, yaşlılıkta hareketliliğin biyolojik olduğu kadar sosyal bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Birleşik Krallık’taki yaşlı Çin kökenli yetişkinlerin deneyimleri üzerinden sunulan bu bulgular, fiziksel aktivitenin desteklenmesi için kültürel duyarlılığı yüksek, topluma yakın ve erişilebilir yaklaşımların önemini vurguluyor. Halk sağlığı açısından asıl soru artık yalnızca insanların neden egzersiz yapmadığı değil, onların düzenli hareket etmeyi sürdürebileceği koşulların nasıl yaratılacağı.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Barriers and facilitators to physical activity among older Chinese adults in the UK</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Barriers and facilitators to physical activity among older Chinese adults in the UK: a qualitative descriptive study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yang, Y., Zhang, N., McGarrigle, L. et al. Barriers and facilitators to physical activity among older Chinese adults in the UK: a qualitative descriptive study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07660-y</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/uk-yasli-cin-egzersiz-engelleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
