<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>glikomik analiz &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/glikomik-analiz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 20:55:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>glikomik analiz &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocukluk Epilepsisinde Kanda Taşınan Mikro Keseçikler Yeni Tanı İpuçları Sunuyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cocukluk-epilepsisi-serum-ekstraselluler-vezikuller/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cocukluk-epilepsisi-serum-ekstraselluler-vezikuller/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 20:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteç araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk epilepsisi]]></category>
		<category><![CDATA[ekstrasellüler veziküller]]></category>
		<category><![CDATA[glikomik analiz]]></category>
		<category><![CDATA[N-glikan profili]]></category>
		<category><![CDATA[non-invaziv tanı]]></category>
		<category><![CDATA[nörogörüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[serum izolasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cocukluk-epilepsisi-serum-ekstraselluler-vezikuller/</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk epilepsisinde serum kaynaklı ekstrasellüler veziküllerin N-glikan profilleri, non-invaziv tanı için yeni ve etkili bir biyobelirteç yaklaşımı sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı epilepsisinin tanı ve sınıflandırılmasında uzun süredir aranan non-invaziv <a href="https://oncology.com.tr/md-anderson-kanser-rass-genomik-yenilikler/" title="MD Anderson’dan Kanser Tedavisinde Yeni Sinyaller: RAS Hedefi, Tek Hücre Genomiği ve Biyobelirteç Arayışında Öne Çıkan Bulgular" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteç</a> adaylarından biri, kan serumunda dolaşan ekstrasellüler veziküller ve üzerlerindeki özgün N-glikan desenleri oldu. Engineering dergisinde yayımlanan yeni çalışma, bu küçük biyolojik yapılar üzerinden epilepsiyi ayırt etmeye yönelik farklı bir yol haritası ortaya koyuyor. Araştırma, özellikle pediatrik nörolojide EEG ve nörogörüntüleme gibi mevcut yöntemlerin her zaman yeterli duyarlılık ve özgüllük sağlamadığı bir alanda, daha uygulanabilir bir biyobelirteç yaklaşımının mümkün olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Ekstrasellüler veziküller, hücrelerin salgıladığı ve protein, lipid ile nükleik asit gibi molekülleri taşıyabilen nano boyutlu kesecikler olarak biliniyor. Bu yapılar son yıllarda kan, idrar ve diğer biyolojik sıvılarda hastalığa özgü izler aramak için yoğun biçimde inceleniyor. Yeni çalışmanın dikkat çekici yönü, bu veziküllerin yalnızca varlığını değil, yüzeylerindeki glikan düzenini de analiz etmesi. Glikozilasyon olarak adlandırılan bu moleküler süsleme, hücreler arasındaki iletişimden <a href="https://oncology.com.tr/mikroglia-kalsiyum-sinyallemesi-kaygi-timar/" title="Beynin Bağışıklık Hücrelerinde Keşfedilen Sinyal Yolu Kaygı ve Aşırı Tımar Davranışlarını Aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık</a> yanıtına kadar pek çok süreçte rol oynuyor ve hastalık durumlarında değişebiliyor. Araştırmacılar, çocukluk epilepsisinde bu desenlerin tanısal değer taşıyıp taşımadığını değerlendirdi.</p>
<p>Çalışmanın ilk aşamasında ekip, serumdan ekstrasellüler vezikül izolasyonu için üç ayrı iş akışını karşılaştırdı: diferansiyel ultrasantrifügasyon, reaktif çöktürme ve ekzom saflaştırma filtre kolonlarını ultrafiltrasyonla birleştiren hibrit EPF/UF yöntemi. Bu tür karşılaştırmalar, biyobelirteç araştırmalarında kritik önem taşıyor; çünkü kullanılan izolasyon tekniği, elde edilen veziküllerin saflığını, verimini ve yapısal bütünlüğünü doğrudan etkileyebiliyor. Ekip, büyük ölçekli klinik serum örneklerinde verim, saflık, ölçeklenebilirlik ve izolasyon kalitesi gibi ölçütleri ayrıntılı biçimde değerlendirdi.</p>
<p>Sonuçta EPF/UF yaklaşımı öne çıktı. Araştırmaya göre bu yöntem, yüksek saflık ile yeterli miktarda örnek elde etme arasında en dengeli performansı sundu. Klinik örneklerden güvenilir veri üretmek için bu denge özellikle önemli kabul ediliyor; çünkü biyokimyasal analizler için çok kirli veya yetersiz miktarda vezikül elde edilmesi, sonraki aşamalarda hatalı yorum riskini artırabiliyor. Çalışmanın bu bölümü, yalnızca epilepsi biyobelirteci arayışına değil, genel olarak ekstrasellüler vezikül temelli klinik araştırmaların standardizasyonuna da katkı sağlayabilecek nitelikte görülüyor.</p>
<p>EPF/UF ile izole edilen serum kaynaklı ekstrasellüler veziküller daha sonra <a href="https://oncology.com.tr/igg-glikanlari-biyolojik-yas-tahmini/" title="IgG Şekerlerinin Mutlak Ölçümü, Biyolojik Yaşı Tahmin Etmede Yeni Bir Yol Açıyor" data-wpan-internal-link="1">MALDI-TOF-MS</a> adı verilen kütle spektrometrisi temelli bir yöntemle glikomik analize tabi tutuldu. Bu teknik, biyolojik örneklerdeki moleküllerin hızlı ve hassas biçimde profillenmesine olanak veriyor. Araştırmacılar, burada özellikle N-glikanların dağılımını ve bunların epilepsi ile ilişkili olup olmadığını inceledi. N-glikanlar, proteinlere bağlı şeker zincirleri olarak hücresel yüzey özelliklerini ve moleküler etkileşimleri değiştirebiliyor; bu nedenle hastalık sınıflandırması açısından dikkat çekici adaylar arasında yer alıyor.</p>
<p>Çalışmanın en önemli yönlerinden biri, yalnızca tek tek glikanları saymakla yetinmemesi oldu. Ekip, glikan korelasyon ağları ve makine öğrenmesi tabanlı analizler kullanarak daha karmaşık örüntüleri araştırdı. Böylece, bazı glikan bileşenlerinin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğu ve bu ilişkilerin çocukluk epilepsisi olan gruplarda farklılaşıp farklılaşmadığı sorgulandı. Bu tür ağ-temelli ve hesaplamalı yaklaşımlar, geleneksel tek belirteçli testlerin kaçırabileceği ince biyolojik imzaları ortaya çıkarma potansiyeli taşıyor. Ancak araştırmacıların yaklaşımı erken aşama bir keşif çalışması niteliğinde olduğundan, elde edilen sonuçların klinik uygulamaya dönüşmesi için daha geniş ve bağımsız kohortlarda doğrulama gerekiyor.</p>
<p>Pediatrik epilepside böyle bir biyobelirteç ihtiyacının temel nedeni, mevcut tanı araçlarının tüm hastalarda aynı düzeyde netlik sunmaması. EEG epileptik aktiviteyi gösterse de her zaman nöbet örüntüsünü yakalayamayabiliyor; görüntüleme yöntemleri ise çoğu zaman yapısal değişiklik olmayan olgularda sınırlı kalabiliyor. Kan bazlı bir biyobelirteç, özellikle çocuklarda daha az invaziv, daha tekrarlanabilir ve seri izleme açısından daha elverişli bir seçenek sağlayabilir. Bununla birlikte, araştırmada da vurgulandığı üzere, bu tür adayların klinik karar desteğine dönüşebilmesi için analitik güvenilirlik, biyolojik özgüllük ve farklı hasta alt gruplarında tutarlılık gibi kriterlerin karşılanması gerekiyor.</p>
<p>Bu çalışmayı önemli kılan bir başka nokta da, epilepsinin tek bir hastalık değil, farklı nedenler ve klinik görünümler içeren geniş bir yelpaze olması. Dolayısıyla sınıflandırma kapasitesi yüksek bir biyobelirteç paneli, yalnızca tanı koymada değil, alt tipleri ayırmada ve kişiselleştirilmiş izlem stratejileri geliştirmede de değer taşıyabilir. Araştırma ekibinin kullandığı yöntem kombinasyonu, özellikle dışavurumu birbirine benzeyen olgular arasında moleküler düzeyde ayrım yapma olasılığını gündeme getiriyor. Bu da precision medicine yaklaşımının pediatrik nörolojideki olası uygulama alanlarını genişletebilir.</p>
<p>Yine de uzmanlar, bu tür bulguların temkinli yorumlanması gerektiğini hatırlatıyor. Ekstrasellüler vezikül biyolojisi hâlâ hızla gelişen bir alan ve serum glikan profilleri yaş, eşlik eden hastalıklar, ilaç kullanımı ya da örnek işleme koşullarından etkilenebiliyor. Bu nedenle yeni tanısal imzaların, laboratuvarlar arası uyumluluk ve gerçek dünya performansı açısından test edilmesi gerekiyor. Buna rağmen Engineering’de yayımlanan bu çalışma, çocukluk epilepsisinde non-invaziv biyobelirteç geliştirme çabalarına güçlü bir metodolojik temel sağlıyor ve serum kaynaklı ekstrasellüler veziküllerin gelecekte klinik tanı araçları arasında yer alabileceğini düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Pediatric epilepsy diagnosis and classification using serum-derived extracellular vesicle N-glycome profiling</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The Serum-Derived Extracellular Vesicle N-Glycome as a New Biosignature for Childhood Epilepsy</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1016/j.eng.2025.12.009</p>
<p><strong>Keywords:</strong> ekstraselüler veziküller, N-glycome, childhood epilepsy, biomarker, glycosylation, MALDI-TOF-MS, machine learning, ultrafiltration, exosome purification, non-invasive diagnosis, glycan correlation network, precision medicine</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cocukluk-epilepsisi-serum-ekstraselluler-vezikuller/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>IgG Şekerlerinin Mutlak Ölçümü, Biyolojik Yaşı Tahmin Etmede Yeni Bir Yol Açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/igg-glikanlari-biyolojik-yas-tahmini/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/igg-glikanlari-biyolojik-yas-tahmini/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 19:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik yaş]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik yaş tahmini]]></category>
		<category><![CDATA[glikan biyobelirteçleri]]></category>
		<category><![CDATA[glikomik analiz]]></category>
		<category><![CDATA[IgG glikanları]]></category>
		<category><![CDATA[MALDI-TOF-MS]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma biyobelirteçleri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma biyolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/igg-glikanlari-biyolojik-yas-tahmini/</guid>

					<description><![CDATA[Fudan Üniversitesi, IgG üzerindeki yaşa duyarlı glikanların mutlak ölçümüyle biyolojik yaş tahmininde yeni ve hassas bir yöntem geliştirdi. Bu yaklaşım bağışıklık sistemindeki yaşlanma izlerini daha doğru ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şanghay’daki Fudan Üniversitesi’nden araştırmacılar, yaşlanmayla ilişkili <a href="https://oncology.com.tr/mikroglia-kalsiyum-sinyallemesi-kaygi-timar/" title="Beynin Bağışıklık Hücrelerinde Keşfedilen Sinyal Yolu Kaygı ve Aşırı Tımar Davranışlarını Aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">bağışıklık</a> belirteçlerini daha güvenilir biçimde okumaya yönelik dikkat çekici bir yöntem geliştirdi. Ekip, immünoglobulin G’nin (IgG) üzerindeki yaşa duyarlı glikanların yalnızca göreli değişimlerini değil, doğrudan mutlak miktarlarını ölçerek biyolojik yaş tahmininde yeni bir <a href="https://oncology.com.tr/genetik-bakterilerle-kontrollu-ilac-salimi/" title="Canlı Biyomalzemelerle Akıllı İlaç Salımı İçin Bakteri Kontrollü Yeni Yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a> ortaya koydu. <a href="https://oncology.com.tr/gebelik-ilk-uc-ay-nsaii-guvenligi/" title="Gebeliğin İlk Üç Ayında Kullanılan Yaygın Ağrı Kesiciler İçin Güven verici bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, yaşlanmanın yalnızca genetik ya da hücresel düzeyde değil, bağışıklık sisteminin taşıdığı şeker yapılarında da iz bırakabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Çalışma, yakın zamanda <em>Engineering</em> dergisinde yayımlandı ve glikomik ile transkriptomik verilerin birlikte değerlendirilmesine dayanıyor. Araştırmacılar, C57BL/6 farelerinde 80 haftalık yaşam döngüsü boyunca yedi farklı zaman noktasında IgG N-glikanlarını uzunlamasına izledi. Böylece yaşla birlikte ortaya çıkan küçük ama tutarlı yapısal kaymaları yüksek çözünürlüklü biçimde takip etme imkânı buldu. Bu yaklaşım, biyolojik yaşın belirlenmesinde giderek önem kazanan glikan biyobelirteçlerinin zaman içindeki davranışını ayrıntılı biçimde haritaladı.</p>
<p>Glikanlar, proteinlere bağlı karmaşık şeker zincirleri olarak bağışıklık sisteminin işleyişinde kritik rol oynuyor. IgG üzerindeki N-glikanlar ise antikorların inflamasyon, bağışıklık yanıtı ve hücresel etkileşimleri nasıl yönettiğini etkileyebiliyor. Yaş ilerledikçe bu şeker yapılarının dağılımında değişimler gözlenmesi, uzun süredir yaşlanma biyolojisinin ilgi alanlarından biri. Ancak önceki çalışmaların çoğu, glikanları göreli oranlar üzerinden değerlendirdiği için ölçümlerin laboratuvardan laboratuvara karşılaştırılabilirliği sınırlı kalıyordu. Fudan ekibinin yeniliği, tam da bu noktada devreye girerek mutlak konsantrasyon ölçümünü mümkün kıldı.</p>
<p>Araştırmacılar, matriks destekli lazer desorpsiyon/iyonizasyon uçuş zamanı kütle spektrometrisi, yani MALDI-TOF-MS tekniğini kullandı. Bunun yanında dış standart glikanlar aracılığıyla kalibrasyon yaparak her bir glikanın kesin miktarını hesapladı. Bu yöntem, biyobelirteç araştırmalarında sık görülen “yalnızca artış ya da azalış” düzeyindeki yorumların ötesine geçiyor; çünkü yaşa bağlı bir değişimin gerçekten ne kadar güçlü olduğunu sayısal olarak ortaya koyuyor. Bilim insanlarına göre bu, glikomik biyobelirteçlerin tekrarlanabilirliğini artırabilecek önemli bir metodolojik adım.</p>
<p>Veriler iki glikanın özellikle dikkat çekici olduğunu gösterdi. Bisekted glikan GP3 olarak tanımlanan F(6)A2B yapısı yaşlanma ile birlikte belirgin biçimde azaldı. Buna karşılık digalaktosillenmiş GP8, yani F(6)A2G2, erken yetişkinlikten itibaren düzenli biçimde yükseldi. Bu karşıt yönlü davranış, IgG glikan profillerinin yaşa duyarlı bir imza taşıdığını ve tek tek bileşenlerin biyolojik yaş hakkında anlamlı bilgi verebileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli yönü, glikomik verilerin transkriptomik analizle birleştirilmesi oldu. RNA dizileme temelli bu yaklaşım, yaşla birlikte glikan yapılarında ortaya çıkan değişimlerin hangi moleküler programlarla ilişkili olabileceğine dair ipuçları sunuyor. Her ne kadar çalışma doğrudan nedensellik kurmasa da, glikan biyosentezi ve bağışıklıkla ilişkili genlerin yaşlanma sürecinde nasıl yeniden düzenlendiğine dair daha kapsamlı bir tablo oluşturuyor. Bu tür çok katmanlı analizler, biyolojik yaş tahmin modellerinin yalnızca istatistiksel değil, aynı zamanda mekanistik temellerini güçlendirebilir.</p>
<p>Elde edilen bulguların üzerine araştırma ekibi abGlycoAge adını verdiği yeni bir indeks geliştirdi. Bu model, yaşa bağlı IgG glikan değişimlerini bir araya getirerek biyolojik yaşı öngörmeyi amaçlıyor. Çalışmada vurgulanan nokta, indeksin kronolojik yaştan bağımsız olarak yaşlanmanın biyokimyasal izlerini yansıtabilme potansiyeli. Bu da biyolojik yaş kavramının, takvim yaşından farklı olarak, bir organizmanın fizyolojik durumunu daha doğrudan yansıtma hedefiyle uyumlu.</p>
<p>Bilim dünyasında biyolojik yaş ölçümü, yaşlanma araştırmalarının en zorlu alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Kan temelli belirteçler, epigenetik saatler ve protein imzaları üzerine çok sayıda çalışma yapılmasına rağmen, güvenilir ve farklı laboratuvarlarda tekrar edilebilir biyobelirteçlere hâlâ ihtiyaç var. IgG glikanlarının mutlak ölçümü, bu açıdan dikkat çekici bir seçenek sunuyor; çünkü antikor glikozilasyonu hem bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantılı hem de yaşlanma ve inflamasyon süreçlerine duyarlı.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda olası uygulama alanlarına da işaret ediyor. Araştırmacılar, bu tür glikan profillerinin gelecekte anti-aging stratejilerin değerlendirilmesinde, yaşlanma hızını izleyen taramalarda veya tedaviye yanıtın biyobelirteç düzeyinde incelenmesinde yararlı olabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, bulguların şimdilik erken aşama araştırma niteliği taşıdığı unutulmamalı. Fare modellerinde elde edilen sonuçların insanlarda doğrulanması, farklı popülasyonlarda test edilmesi ve klinik geçerliliğinin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor.</p>
<p>Yine de bu çalışma, yaşlanmayı tek bir organın ya da tek bir biyomolekülün ötesinde, bağışıklık sisteminin karmaşık şeker kodları üzerinden okuma fikrini güçlendiriyor. IgG üzerindeki glikanların mutlak miktarlarına dayalı ölçüm yaklaşımı, hem yaşlanma biyolojisini daha hassas bir düzeye taşıyor hem de biyobelirteçlerin standardizasyonu için yeni bir teknik çerçeve sunuyor. Eğer insan çalışmalarında da benzer sonuçlar alınırsa, glikan temelli biyolojik yaş tahmini yakın gelecekte yaşlanma araştırmalarının önemli araçlarından biri haline gelebilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Aging-associated IgG N-glycans and biological age prediction using glycomics and transcriptomics.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Absolute Quantification of Aging-Associated Glycans in IgG for Biological Age Prediction: Insights from Glycomics and Transcriptomics</p>
<p><strong>Keywords:</strong> biyolojik yaşlanma, IgG N-glikanları, glikomik, transkriptomik, mutlak kantifikasyon, abGlycoAge, kalori kısıtlaması, glikoendislik, yaşlanma biyobelirteçleri, immün yaşlanma, RNA dizileme, glikan biyobelirteçleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/igg-glikanlari-biyolojik-yas-tahmini/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
