<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>geriatrik sağlık &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/geriatrik-saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 19:12:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>geriatrik sağlık &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>12 yıl izlem: Yaşlılarda BMI dalgalanmaları psikolojik dayanıklılığı nasıl etkiliyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-bmi-dalgalanmalarinin-psikolojik-etkisi-12-yil/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-bmi-dalgalanmalarinin-psikolojik-etkisi-12-yil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 19:12:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Aging ve obezite]]></category>
		<category><![CDATA[BMI değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[BMI ve ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[boylamsal çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[obezite ve yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik iyi oluş]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-bmi-dalgalanmalarinin-psikolojik-etkisi-12-yil/</guid>

					<description><![CDATA[12 yıllık boylamsal araştırma, yaşlılarda BMI dalgalanmalarının psikolojik iyi oluşla bağlantılı olabileceğini ortaya koyuyor. Kilo değişiminin etkisini ele alır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlılık döneminde kilo ile psikolojik durum arasındaki ilişkiyi genellikle tek bir “kilo düzeyi” üzerinden tartışmak kolaydır. Ancak yeni bir uzun dönem çalışması, asıl meselenin çoğu zaman beden kitle indeksindeki (BMI) değişimlerin kendisi olabileceğini gündeme taşıyor. BMC Geriatr’da <a href="https://oncology.com.tr/intrinsik-daginik-proteinler-goose-cercevesi/" title="Nature’da yayımlanan yeni çerçeve: Dağınık proteinlerde sıra–işlev bağını hesaplamayla yakalamak" data-wpan-internal-link="1">yayımlanan</a> 12 yıllık boylamsal araştırma, yaşlı yetişkinlerde zaman içinde BMI’nin nasıl seyrettiğine bağlı olarak psikolojik etkilerin ortaya çıkabildiğini raporladı.</p>
<p>Çalışmada araştırmacılar, yaşlı katılımcıların yıllar boyunca BMI’lerinde meydana gelen farklılaşmaları izledi ve bu değişimlerin psikolojik iyi oluşla bağlantısını incelemeye odaklandı. Boylamsal tasarımın değeri, tek seferlik ölçümlere dayanmak yerine insanların zaman içindeki eğilimlerini takip edebilmesinde yatıyor. Böylece BMI’deki değişimlerin, yalnızca o anki kilodan bağımsız biçimde psikolojiyle ilişkili olup olmadığı daha net değerlendirilebiliyor.</p>
<p>Araştırmanın temel bulgusu, BMI’deki dalgalanmaların psikolojik etkilerle ilişkili olabileceğine işaret etmesi. Bu tür bir ilişki, kilo durumunun “sabit” kalmasına kıyasla zaman içinde artış ya da azalış gibi yön <a href="https://oncology.com.tr/genomik-mozaiklik-lokosit-klonlari/" title="Kan örneklerinde “mosaic” kromozom değişimlerinin izini süren çalışma klonların kaderini etkileyen ipuçları sunuyor" data-wpan-internal-link="1">değişimlerinin</a> yarattığı belirsizlik, beden algısı üzerindeki etkilenme ve günlük işlevlerdeki olası değişiklikler üzerinden dolaylı mekanizmalarla açıklanabilir. Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel veriye dayandığını vurgulayan yaklaşımıyla, neden-sonuç ilişkisini kesin biçimde kurmaktan ziyade ilişkiselliği ortaya koyuyor.</p>
<p>İleri yaşlarda BMI’nin değişmesi bazen istemli yaşam tarzı tercihleriyle, bazen de hastalık yükü, kas kaybı, iştahın değişmesi veya fiziksel kapasitedeki gerileme gibi daha karmaşık süreçlerle bağlantılı olabiliyor. Bu nedenle araştırma, BMI değişiminin psikolojik sonuçlarla aynı doğrultuda görünmesinin, çoğu zaman arka planda birden fazla etkenin rol oynayabileceğini düşündürüyor. Yine de çalışmanın mesajı net: Yaşlı bireylerde yalnızca “hangi BMI düzeyinde” olunduğunun değil, “BMI’nin zaman içinde nasıl değiştiğinin” de psikolojik değerlendirmelerde dikkate alınması gerekebilir.</p>
<p>12 yıllık izlem, özellikle yaşlılıkta fiziksel sağlıkla psikolojik sağlık arasındaki etkileşimin zaman içinde birikerek görülebileceği varsayımını destekleyen bir zemin sunuyor. BMI’de belirgin değişimler yaşayan gruplarda psikolojik iyi oluşla ilgili göstergelerde farklılaşmaların gözlenmesi, klinik pratikte de önemli bir farkındalık alanı yaratıyor. Bu, sağlık profesyonellerinin yaşlı hastaları değerlendirirken kilo ölçümlerini tek bir anlık referans olarak görmemesi; zaman içinde trendi okumaya çalışması anlamına gelebilir.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda, kiloda değişimin psikolojiye etkisinin her bireyde aynı biçimde ortaya çıkmayabileceğini ima ediyor. Yaşa bağlı farklı sağlık durumları, sosyal destek düzeyi, hareketlilik ve yaşam kalitesi gibi unsurların psikolojik dayanıklılığı etkileyebileceği biliniyor. Ancak araştırmanın verileri, BMI trendlerinin psikolojik yansımalarla ilişkili olabileceğini göstererek bu çerçeveyi daha somut hale getiriyor.</p>
<p>Sonuç olarak araştırma, yaşlı yetişkinlerde BMI’nin zaman içindeki seyrinin psikolojik etkiler açısından anlamlı olabileceğini raporlayan 12 yıllık boylamsal kanıt sağlıyor. Bunun klinik anlamı; yaşlı bireylerin izleminde beden ölçümlerinin yalnızca biyolojik bir parametre olarak değil, psikolojik iyi oluşla ilişkili olabilecek bir sinyal olarak ele alınmasına yönelik düşünmeyi teşvik etmesi. Yine de, gözlemsel çalışmaların doğası gereği bu ilişkilere tek bir nedensel açıklama getirmek mümkün değildir; daha fazla araştırma, hangi mekanizmaların baskın olduğunu ve farklı BMI değişim paternlerinin psikolojiyle nasıl etkileştiğini aydınlatmaya ihtiyaç duyacaktır.</p>
<p>Chou, YC., Cheng, FS., Weng, SH. et al. Psychological <a href="https://oncology.com.tr/chest-critical-care-journal-impact-factor-2-7/" title="CHEST Critical Care, ilk Journal Impact Factor’ını 2,7 ile aldı" data-wpan-internal-link="1">impact</a> of body mass index changes in older adults: a 12-year longitudinal study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-08050-0</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-bmi-dalgalanmalarinin-psikolojik-etkisi-12-yil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılarda inme sonrası şikâyet çeşitliliği: Bakım ihtiyaçları “tek tip” değil</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-iskemik-inme-semptom-yuku-bakim-ihtiyaci/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-iskemik-inme-semptom-yuku-bakim-ihtiyaci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 20:11:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel etkilenme]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri nörolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[inme sonrası bakım]]></category>
		<category><![CDATA[iskemik inme]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş bakım]]></category>
		<category><![CDATA[semptom yükü]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-iskemik-inme-semptom-yuku-bakim-ihtiyaci/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlı iskemik inme sonrası semptom yükü tek tip değildir. Kesitsel çalışma, bakım ihtiyaçlarındaki heterojenliği göstererek kişiselleştirilmiş yaklaşımların önemini vurgular.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı bireylerde iskemik inme sonrasında ortaya çıkan tablo, çoğu hastada sadece fiziksel kayıplarla sınırlı kalmıyor. Yeni bir kesitsel <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-hastaligi-fiziyatrist-klinik-liderlik/" title="Parkinson’da ekipten yönetime: fiziyatristin artan klinik liderliği yeni çalışma ile öne çıktı" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, inme sonrası dönemde yaşlı hastaların semptom yükü ve destekleyici bakım gereksinimlerinde belirgin bir heterojenlik bulunduğunu ortaya koydu. Bu bulgu, geleneksel “herkese aynı <a href="https://oncology.com.tr/tnbc-myofibro-inflamatuvar-programi-tek-hucreli-coklu-omik/" title="Tek hücreli çoklu-omik yaklaşım TNBC’de fibroblastların “myofibro-inflamatuvar” programını haritaladı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a>” fikrini sorgularken, geriatri ve nöroloji kesişiminde kişiselleştirilmiş bakımın önemini öne çıkarıyor.</p>
<p>İskemik inme, beyindeki kan akımını tıkayan bir engel nedeniyle gelişiyor. Klinik olarak sık görülen kalıcı ya da yarı kalıcı fiziksel ve bilişsel etkiler, hastaların günlük yaşamını yeniden düzenlemek zorunda kalmasına yol açabiliyor. Ancak akut tedavinin çerçevesi genel olarak daha net biçimde tanımlanmış olsa da, özellikle yaşlılarda uzun dönemde semptomların nasıl çeşitlendiği ve hangi hastanın hangi tür desteklere ihtiyaç duyduğu konusu daha az aydınlatılmış durumda. Çalışmanın odak noktası da tam olarak bu belirsiz alan: yaşlı iskemik inme <a href="https://oncology.com.tr/cga-geriatrik-degerlendirme-adt-prostat/" title="ADT alan yaşlı prostat kanseri hastalarında CGA’nın klinik değeri incelendi" data-wpan-internal-link="1">hastalarında</a> semptom yükü ile bakım ihtiyaçları arasındaki farklılaşmayı anlamak.</p>
<p>Araştırmacılar, Bai, H., Zhan, Y. ve Song, L. liderliğinde yürüttükleri analizde, yaşlı inme geçirmiş bireyleri kesitsel bir tasarım içinde değerlendirdi. Kesitsel yaklaşım, belirli bir zaman noktasında hastaların klinik görünümlerini ve gereksinimlerini birlikte incelemeye imkân verir; böylece aynı tanıya sahip kişilerin neden farklı semptom profilleri ve destek gereksinimleri gösterebildiği daha görünür hale gelir. Çalışmanın “uzun dönem” vurgusu, inme sonrası iyileşme sürecinin tek çizgide ilerlemediği; aksine yaşla, eşlik eden sorunlarla ve nörolojik etkilerin dağılımıyla şekillenen çok boyutlu bir seyir sunduğu fikrini destekler nitelikte.</p>
<p>Elde edilen bulgular, yaşlı iskemik inme popülasyonunda semptom yükünün homojen olmadığını gösteriyor. Başka bir ifadeyle, bazı hastalarda daha baskın fiziksel etkiler öne çıkarken, başka gruplarda bilişsel işlevlerle ilişkili sorunların ya da günlük yaşamı etkileyen daha geniş şikâyet kümelerinin ağır basması beklenebilir. Destekleyici bakım açısından da benzer bir farklılaşma dikkat çekiyor: bazı bireyler daha yoğun izlem ve rehabilitasyon planlamasına ihtiyaç duyarken, bazıları ise daha çok fonksiyonel bağımsızlığı sürdürmeye yönelik bakım düzenlemelerinden yararlanıyor olabilir. Çalışmanın vurgusu, bu ayrışmayı göz ardı eden tek tip yaklaşımların bazı hastaların gerçek gereksinimlerini kaçırabileceği yönünde.</p>
<p>Bu sonuçlar, kişiselleştirilmiş tıbbi yaklaşımların geriatri nörolojisinde neden kritik olduğunu da açıklıyor. Çünkü iskemik inme sonrası bakımın başarısı yalnızca motor bulguların izlenmesiyle sınırlı olmayabilir; hastanın bilişsel durumu, semptomların günlük işlevsellik üzerindeki etkisi ve bakım ortamının düzenlenmesi gibi unsurların birlikte ele alınması gerekir. Kesitsel çalışma, nedensellik kurmayı değil, mevcut heterojenliği görünür kılmayı hedeflediği için, gelecekte prospektif tasarımlarla hangi faktörlerin bu farklı semptom yükü ve bakım gereksinimi desenlerini şekillendirdiğinin daha net anlaşılması beklenir.</p>
<p>Uygulama açısından bakıldığında, klinisyenler için mesaj açık: Yaşlı iskemik inmede taburculuk sonrası bakım planları, hastanın semptom profiline göre daha esnek ve ayrıntılı biçimde yapılandırılmalı. Bu çalışma, inme sonrası dönemde “standart paket” yaklaşımların ötesine geçmek gerektiğini, destekleyici bakımın da semptom yükü kadar çeşitli olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/diverse-symptom-burdens-and-care-needs-in-older-ischemic-stroke-patients/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> heterogeneity of symptom burden and supportive care needs in older adults with ischemic stroke</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Heterogeneity in symptom burden and supportive care needs among older adults with ischemic stroke: a cross-sectional study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Bai, H., Zhan, Y., Song, L. et al. Heterogeneity in symptom burden and supportive care needs among older adults with ischemic stroke: a cross-sectional study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07965-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-07965-y</p>
<p><strong>Keywords:</strong> iskemik inme, yaşlı yetişkinler, semptom yükü, destekleyici bakım, heterojenite, geriatrik nöroloji</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-iskemik-inme-semptom-yuku-bakim-ihtiyaci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Quito’dan yeni bulgular: Uzun COVID’in yaşlılarda kalıcı şikâyet ve işlev kaybı riski</title>
		<link>https://oncology.com.tr/strict-long-covid-yasli-kalici-belirti-islev-kaybi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/strict-long-covid-yasli-kalici-belirti-islev-kaybi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:37:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Ekvador]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[işlev kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik semptomlar]]></category>
		<category><![CDATA[post-covid sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[uzun COVID]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/strict-long-covid-yasli-kalici-belirti-islev-kaybi/</guid>

					<description><![CDATA[Kuito’da yapılan kesitsel çalışma, topluluk içinde bağımsız yaşayan yaşlılarda strict long COVID’te kalıcı semptomlara işlevsel gerilemenin eşlik edebileceğini bildiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Andlar’da yaşayan ve COVID-19’u atlatmış ancak uzun süren şikâyetleri devam eden daha yaşlı yetişkinler için uzun COVID’in etkisi, yalnızca belirti düzeyinde kalmayabilir. Quito, Ekvador’da yapılan yeni bir kesitsel çalışma, topluluk içinde bağımsız yaşayan yaşlılarda “strict long COVID” olarak tanımlanan tabloda semptomların uzun süreli sebat edebildiğini ve buna işlevsel gerilemenin eşlik edebildiğini rapor ediyor. Araştırma, BMC Geriatrics’te yayımlandı ve geriatri alanındaki bakım planlaması açısından, akut enfeksiyon sonrası dönemde <a href="https://oncology.com.tr/cinde-yaslilar-yasam-doyumu-tuketim-demografi/" title="Çin’de yaşlıların yaşam doyumu: Tüketim davranışları ve demografik farklılıkların birlikte etkisi" data-wpan-internal-link="1">yaşlıların</a> izlenmesinin önemine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışmanın odağında uzun COVID yer alıyor. Uzun COVID, SARS-CoV-2 enfeksiyonunun akut dönemini takiben devam eden ya da zaman içinde süren belirtilerle karakterize bir durum olarak tanımlanıyor. Ancak bilimsel literatürde, özellikle daha ileri yaşta olan ve işlevsel kayıma yatkınlığı yüksek bireylerde bu sürecin ne ölçüde uzun vadeli sonuçlara dönüştüğü konusunda daha fazla kanıta ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Yaşlıların halihazırda hareketlilik, dayanıklılık ve günlük yaşam aktiviteleri açısından daha hassas olması, uzun COVID’in etkilerini sağlık hizmetleri açısından daha görünür ve yönetilmesi zor hale getirebiliyor.</p>
<p>González-Andrade tarafından yürütülen araştırma, “strict long COVID” yaklaşımıyla uzun süren şikâyetleri inceleyerek, semptom kalıcılığı ile fiziksel işlevlerdeki değişimler arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Kesitsel tasarım, belirli bir zaman noktasında katılımcıların deneyimlediği belirti örüntülerini ve mevcut fiziksel durumlarını aynı çerçevede değerlendirmeye imkân veriyor. Bu sayede, akut hastalığı geride bırakmış yaşlıların topluluk içinde nasıl bir tabloyla karşı karşıya kaldığına dair ayrıntılı bir resim ortaya konuyor.</p>
<p>Çalışmanın vurguladığı önemli noktalardan biri, uzun COVID’in yalnızca geçici rahatsızlık olarak ele alınmaması gerektiği. Yaşlı bireylerde semptomların sürmesi, günlük yaşamın sürdürülebilmesi için gereken fiziksel kapasitenin zaman içinde azalmasına zemin hazırlayabilir. Araştırmanın temel hedefi de tam olarak bu boşluğu doldurmak: akut enfeksiyonun ötesinde, uzun süreli dönemde semptomatolojiyi ve fiziksel işlevleri daha ayrıntılı şekilde değerlendirmek.</p>
<p>Topluluk içinde yaşayan yaşlılara odaklanılması, bulguların “hastane ortamı” ile sınırlı kalmaması açısından önem taşıyor. Çünkü pek çok yaşlı, sağlık sistemiyle düzenli ve yoğun bir temas kurmadan günlük yaşamını sürdürmek zorunda kalıyor. Bu koşullar, uzun süren şikâyetlerin fark edilme biçimini ve işlevsel etkilerin erken yakalanmasını <a href="https://oncology.com.tr/yurumeye-baslayan-cocuklarda-beslenme-kalitesi-buyume/" title="Yeni çalışma: 2 yaş civarı beslenme kalitesi, çocukluk büyüme gidişatını etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">etkileyebilir</a>. Dolayısıyla çalışma, uzun COVID ile ilişkili sağlık yükünün, sadece akut dönemde değil, bakım ve izlemenin sürekliliğini gerektiren daha uzun bir zaman diliminde ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Semptomların uzun süre devam etmesi ile işlevsel gerileme arasındaki bağlantıyı incelemek, geriatri hizmetleri için pratik bir anlam taşıyabilir. Yaşlılarda hareketlilik kaybı, yorgunluk ve kas-iskelet sistemiyle ilişkili şikâyetler gibi durumlar, bağımsız yaşamı destekleyen düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini gerektirebilir. Bununla birlikte araştırmanın kesitsel yapısı, nedensellik kurulmasına doğrudan izin vermez; daha güçlü sonuçlar için ileriye dönük izlem çalışmalarına ihtiyaç olduğu şeklinde bilimsel ihtiyat korunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak Quito’da yürütülen çalışma, uzun COVID’in yaşlılarda kalıcı şikâyetler ve işlevsel gerileme ile ilişkilendirilebileceğini gösteren güncel kanıtlar <a href="https://oncology.com.tr/tasinabilir-kxrf-sistemi-kemik-kursun-olcumu/" title="Yeni taşınabilir KXRF sistemi, kemikteki kurşun birikimini sahada ölçmeye yaklaşım sunuyor" data-wpan-internal-link="1">sunuyor</a>. Bulgular, uzun COVID’li yaşlıların değerlendirilmesinde semptomların sebatının ve günlük yaşam üzerindeki olası etkilerin daha sistematik biçimde ele alınmasının önemini artırıyor; aynı zamanda sağlık sistemleri için geriatri odaklı uzun dönem takip yaklaşımlarının gerekliliğini gündeme getiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Persistent long COVID symptoms and functional decline in community-dwelling older adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Strict long COVID, symptom persistence, and functional decline among community-dwelling older adults in Quito, Ecuador: a cross-sectional study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />González-Andrade, F. Strict long COVID, symptom persistence, and functional decline among community-dwelling older adults in Quito, Ecuador: a cross-sectional study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07976-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/strict-long-covid-yasli-kalici-belirti-islev-kaybi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Asya’da Sarkopeni Tanımı Yenileniyor: 2019’dan 2025’e Klinik Eşikler Nasıl Değişiyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/asya-sarkopeni-kriterleri-2019-2025/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/asya-sarkopeni-kriterleri-2019-2025/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 23:15:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Asya Çalışma Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Asya yaşlı popülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kas fonksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kas kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[klinik eşikler]]></category>
		<category><![CDATA[sarkopeni]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/asya-sarkopeni-kriterleri-2019-2025/</guid>

					<description><![CDATA[Asya Çalışma Grubu, yaşlılarda kas kaybını erken tespit etmek için 2019'dan 2025'e sarkopeni tanım ve ölçütlerini güncelledi. Bölgeye özgü klinik eşikler değişiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan kas kütlesi ve kas gücü kaybı, yalnızca fiziksel dayanıklılığı azaltan bir durum olarak değil, aynı zamanda düşme, kırılganlık, bağımlılık ve ölüm <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ekg-biyobelirteci-ani-kalp-olumu/" title="Yapay Zekâ, Ani Kalp Ölümü Riskini Gösteren Yeni EKG İmzasını Ortaya Çıkardı" data-wpan-internal-link="1">riskini</a> artıran önemli bir halk sağlığı sorunu olarak görülüyor. Asya Çalışma Grubu’nun sarkopeni için belirlediği tanım ve ölçütler, bu tabloyu daha erken saptayabilmek ve bölgeye özgü klinik yaklaşımı geliştirebilmek açısından uzun süredir büyük önem taşıyor. Adulkasem, Vanitcharoenkul, Unnanuntana ve meslektaşlarının yürüttüğü yeni çalışma, grubun 2019 yılında kullanılan sarkopeni çerçevesi ile 2025 için revize edilen yaklaşım arasındaki geçişi ayrıntılı biçimde inceleyerek, tanısal sınırların nasıl değiştiğine ve bunun toplumsal düzeyde ne anlama geldiğine ışık tutuyor.</p>
<p>Çalışmanın odağında, Asya’da toplum içinde yaşayan yaşlı bireyler yer alıyor. Bu popülasyon, yalnızca ileri yaşın biyolojik etkileriyle değil, aynı zamanda farklı beslenme örüntüleri, beden yapısı, fiziksel aktivite düzeyleri ve sağlık hizmetlerine erişim gibi etkenlerle de şekillenen özgün bir klinik bağlama sahip. Araştırmacılar, sarkopeninin tanımında yapılan güncellemelerin bu özellikleri nasıl daha iyi yansıttığını değerlendirirken, aynı zamanda erken tanı ile epidemiyolojik veriler arasındaki ilişkiyi de ele alıyor. Böylece mesele yalnızca laboratuvar ya da görüntüleme temelli bir eşik değişikliği olmaktan çıkıp, yaşlı sağlığını izleme ve önleme stratejilerini etkileyen bir politika sorununa dönüşüyor.</p>
<p>Sarkopeni, iskelet kas kütlesinde azalma ile kas fonksiyonunda bozulmanın birlikte görüldüğü, ilerleyici bir sendrom olarak tanımlanıyor. Klinik pratikte bu durum çoğu zaman kırılganlık sendromu, hareket kısıtlılığı, düşmeye eğilim ve bağımsız yaşam becerilerinde azalma ile iç içe geçiyor. Bu nedenle tanı kriterlerinde yapılacak küçük gibi görünen değişiklikler bile, hangi bireylerin riskli kabul edildiğini ve hangi aşamada müdahale önerileceğini doğrudan etkileyebiliyor. AWGS’nin bölgeye özgü önerileri, Batı merkezli tanımların her zaman Asya popülasyonlarını aynı doğrulukla yansıtmayabileceği varsayımına dayanıyor ve yaş, beden kompozisyonu ile fonksiyonel kapasite arasındaki farklılıkları dikkate almayı amaçlıyor.</p>
<p>2019’dan 2025’e uzanan revizyon sürecinde öne çıkan en <a href="https://oncology.com.tr/kurtaj-yasaklari-ergen-kizlarda-intihar/" title="Katı Kürtaj Yasaklarıyla Genç Kızlarda İntihar Düşüncesi Arasında Dikkat Çekici Bağlantı" data-wpan-internal-link="1">dikkat çekici</a> noktalardan biri, kas kütlesi eşiklerinin ve fonksiyonel performans ölçütlerinin yeniden ayarlanması oldu. Yeni yaklaşım, yalnızca geleneksel dual-energy X-ray absorptiometry (DXA) gibi yöntemlere dayanmakla kalmıyor; bioelectrical impedance analysis (BIA) gibi pratik ve saha koşullarında daha kolay uygulanabilen araçları da tanısal çerçeveye daha görünür biçimde dahil ediyor. Bu genişleme, yaşlı bireylerin toplum temelli taramalarda daha erişilebilir yöntemlerle değerlendirilmesine olanak tanıyabilir. Ancak bu noktada yöntemler arası farklılıkların da göz ardı edilmemesi gerekiyor; çünkü BIA ve DXA aynı biyolojik ölçümü mutlak olarak aynı biçimde yansıtmayabiliyor.</p>
<p>Revize edilen 2025 ölçütlerinin en önemli hedeflerinden biri, sarkopeniyi daha erken evrede yakalayabilmek. Erken tanı yaklaşımı, yalnızca ileri evrede ortaya çıkan ciddi işlev kaybını belgelemekten ziyade, kas kaybının başlangıç sinyallerini saptamaya odaklanıyor. Bu, klinisyenlerin egzersiz yönlendirmesi, beslenme değerlendirmesi ve fonksiyonel takip gibi koruyucu müdahaleleri daha erken planlamasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte çalışma, yeni tanımın daha duyarlı olmasının, toplum düzeyinde daha fazla kişinin sarkopeni kapsamında sınıflandırılmasına yol açabileceği anlamına geldiğini de ima ediyor. Bu durum, hem sağlık sistemleri hem de epidemiyolojik eğilimleri yorumlayan araştırmacılar için önemli sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Tanım değişikliklerinin halk sağlığına yansıması genellikle sessiz ama derindir. Bir hastalığın ya da sendromun hangi eşiklerde tanımlandığı, görülme sıklığına ilişkin resmi rakamları ve sağlık hizmeti planlamasını doğrudan etkiler. Eğer yeni 2025 çerçevesi daha geniş bir risk altındaki yaşlı grubu işaret ediyorsa, bu durum bakım kaynaklarının, tarama programlarının ve önleyici geriatri hizmetlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirebilir. Öte yandan daha seçici bir yaklaşım, klinik olarak anlamlı vakaları ayıklamaya yardımcı olabilir. Adulkasem ve arkadaşlarının çalışması, bu dengenin nasıl kurulduğunu ve hangi bilimsel gerekçelerle güncellendiğini anlamak açısından önemli bir referans sunuyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu tür revizyonlar, yalnızca tanı koyma biçimini değil, sağlık politikalarının çerçevesini de değiştiriyor. Asya’da hızla yaşlanan nüfus dikkate alındığında, kas sağlığını erken dönemde korumak bağımsız yaşam süresini uzatmak, bakım yükünü azaltmak ve düşme ile kırılganlıkla ilişkili komplikasyonları sınırlamak bakımından stratejik önem taşıyor. Ancak sarkopeni, tek bir ölçümle kesinleşen basit bir durum değil; kas kütlesi, kas gücü ve fiziksel performansın birlikte değerlendirilmesini gerektiren çok boyutlu bir sendrom. Bu nedenle revize edilmiş kriterlerin sahadaki uygulanabilirliği, standartlaştırma ve eğitim gereksinimiyle birlikte ele alınmak zorunda.</p>
<p>Sonuç olarak bu yeni çalışma, AWGS’nin 2019 ile 2025 arasında yaptığı geçişin yalnızca teknik bir revizyon olmadığını; Asya’daki yaşlı nüfusun klinik değerlendirilme biçimini etkileyebilecek bir paradigma güncellemesi niteliği taşıdığını gösteriyor. Toplum içinde yaşayan yaşlı bireyler için daha hassas, daha bölgeye uygun ve daha erken müdahaleye alan açan bir tanım geliştirme çabası, geriatri alanında önleyici yaklaşımın güçlendiğine işaret ediyor. Yine de bu tür ölçütlerin gerçek etkisi, klinik uygulamada, tarama stratejilerinde ve uzun vadeli sağlık sonuçlarında nasıl karşılık bulacağıyla netleşecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Transition and comparison of sarcopenia definitions by the Asian Working Group for Sarcopenia in the context of community-dwelling older adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Transition between 2019 and 2025 sarcopenia definitions by the Asian Working Group for Sarcopenia in community-dwelling older adults.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Adulkasem, N., Vanitcharoenkul, E., Unnanuntana, A., et al. Transition between 2019 and 2025 sarcopenia definitions by the Asian Working Group for Sarcopenia in community-dwelling older adults. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07849-1</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/bdnf-rs11030119-trombosit-fonksiyonu/" data-wpan-internal-link="1">BDNF’nin Trombositlerdeki Rolü Genetik Bir Anahtarla Değişiyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/asya-sarkopeni-kriterleri-2019-2025/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dhankuta’nın Yaşlılarında Görünmeyen Hastalık Yükü: Kırsal Bir Vadiden Gelen Sağlık Uyarısı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dhankuta-yasli-sagligi-kronik-hastaliklar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dhankuta-yasli-sagligi-kronik-hastaliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 21:08:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Nepal]]></category>
		<category><![CDATA[Nepal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[solunum sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dhankuta-yasli-sagligi-kronik-hastaliklar/</guid>

					<description><![CDATA[Dhankuta’da yapılan araştırma, dağlık kırsal alanda yaşayan yaşlılarda hipertansiyon, diyabet ve solunum sorunlarının yaygınlığını ve yaşam tarzının sağlık üzerindeki etkisini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nepal’in Dhankuta bölgesindeki engebeli ve görece izole bir yerleşimde yürütülen yeni bir çalışma, yaşlanan nüfusun sağlık profilini ayrıntılı biçimde ortaya koyarak kırsal alanlarda yaşlı sağlığının neden daha fazla dikkat gerektirdiğini gösterdi. Kalikotay, Rajeswari, Uprety ve çalışma arkadaşlarının gerçekleştirdiği araştırma, yalnızca hastalıkların varlığını değil, günlük yaşam alışkanlıkları, çevresel koşullar ve sağlık hizmetlerine erişim <a href="https://oncology.com.tr/ebeveyn-cocuk-kilo-genetik-baglanti/" title="Ebeveyn ve Çocuk Kilosu Arasındaki Bağlantıda Genetik Etki Ön Planda" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> etkileşimi de inceleyerek bölgedeki yaşlıların karşı karşıya olduğu tabloyu çok yönlü biçimde ele aldı.</p>
<p>Çalışma, küresel ölçekte hızlanan yaşlanma sürecinin yalnızca büyük şehirlerde değil, sağlık altyapısı sınırlı dağlık bölgelerde de önemli sonuçlar doğurduğunu hatırlatıyor. Dhankuta gibi yüksek rakımlı, ulaşımı zor ve sağlık hizmetlerine erişimin görece kısıtlı olduğu yerlerde yaşlı bireylerin sağlık durumunu anlamak, sadece akademik bir mesele değil; aynı zamanda yerel sağlık planlaması için de kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Araştırma ekibi, saha çalışmaları sırasında anketler, biyometrik ölçümler ve derinlemesine görüşmeler kullanarak yaşlıların fiziksel ve ruhsal durumuna dair kapsamlı veri topladı.</p>
<p>Bulguların en dikkat çekici yönü, yaşlı nüfus arasında kronik गैर-bulaşıcı hastalıkların belirgin biçimde baskın olması oldu. Hipertansiyon, diyabet ve solunum sistemi sorunlarının öne çıktığı belirtilen araştırma, bu hastalıkların bölgedeki yaşlılar için ciddi bir yük oluşturduğunu ortaya koyuyor. Çalışmada, söz konusu hastalıkların yalnızca görülme sıklığı değil, aynı zamanda çoğu zaman yeterince kontrol altına alınamamış olmaları da vurgulanıyor. Bu durum, <a href="https://oncology.com.tr/los-angeles-meme-kanseri-esitsizlik/" title="USC ve Novartis’ten Los Angeles’ta Meme Kanseri Erişimini Eşitsizlik Merkezli Yeni Bir Modelle Güçlendiren İşbirliği" data-wpan-internal-link="1">erken tanı</a>, düzenli takip ve sürdürülebilir <a href="https://oncology.com.tr/ileri-evre-penil-kanser-chemo-immunotherapy/" title="İleri Evre Penil Kanserde İlk Basamakta Birleşik Tedavi Umudu Güçleniyor" data-wpan-internal-link="1">tedavi</a> erişimi gibi temel sağlık hizmetlerinin önemini yeniden gündeme taşıyor.</p>
<p>Uzmanlara göre yüksek rakım, iklim koşulları, fiziksel emek gerektiren yaşam biçimi ve sağlık merkezlerine ulaşmadaki güçlükler, kronik hastalıkların yönetimini daha da zorlaştırabiliyor. Dhankuta’daki çalışma da bu genel çerçeveyi destekler nitelikte. Araştırma, yaşlı bireylerin sağlık sonuçlarının yalnızca biyolojik süreçlerle açıklanamayacağını; yaşanılan coğrafya, gelir düzeyi, beslenme örüntüleri ve günlük hareketlilik gibi etkenlerin de belirleyici rol oynadığını gösteriyor. Özellikle dağlık bölgelerde yol ve ulaşım koşulları, rutin kontrollerin aksamasına yol açarak tanı konulmuş hastalıkların kontrolünü güçleştirebiliyor.</p>
<p>Çalışmanın kapsamı, fiziksel hastalıklarla sınırlı kalmıyor. Yaşlı bireylerin yaşam tarzı davranışları da sağlık tablosunun ayrılmaz bir parçası olarak incelendi. Araştırmacılar, bireylerin beslenme biçimleri, hareket düzeyi, günlük alışkanlıkları ve sosyal çevreleriyle ilişkili örüntüleri değerlendirerek yaşlılık döneminde sağlık risklerini şekillendiren davranışsal unsurları anlamaya çalıştı. Bu tür veriler, özellikle bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesi ve yönetilmesinde yaşam tarzının ne kadar merkezi bir rol oynadığını bir kez daha hatırlatıyor.</p>
<p>Geriatrik araştırmalarda çoğu zaman göz ardı edilen ruh sağlığı boyutu da çalışmanın dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. Yaşlanma sürecinde kronik hastalıklarla yaşamak, hareket kabiliyetinin azalması ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, psikolojik iyi oluş üzerinde de baskı yaratabiliyor. Dhankuta araştırması, fiziksel sağlık kadar zihinsel sağlığın da yaşlılık deneyiminin önemli bir parçası olduğunu kabul eden bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Bu, kırsal bölgelerde yaşlı sağlığına yönelik politikaların yalnızca ilaç ve klinik hizmetlerle sınırlı olmaması gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Araştırmanın yöntemi de sonuçların gücünü artıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Saha temelli veri toplama, yalnızca öz-bildirime dayalı bilgilerle yetinmeyip biyometrik ölçümlerle desteklenen daha güvenilir bir resim sunuyor. Derinlemesine görüşmeler ise sayısal bulguların arkasındaki gündelik deneyimleri görünür kılıyor. Bu kombinasyon, özellikle sağlık sistemi dışına kısmen itilmiş topluluklarda, hastalık yükünün neden ve nasıl şekillendiğini anlamada değerli kabul ediliyor. Bilim insanları için bu tür çalışmalar, yerel gerçeklikleri tek bir ulusal ortalamanın içine sıkıştırmadan değerlendirme imkânı sağlıyor.</p>
<p>Dhankuta’daki bulgular, Nepal ve benzer coğrafi koşullara sahip diğer ülkeler için de anlam taşıyor. Kırsal ve dağlık bölgelerde yaşlı nüfusun artması, bir yandan toplumların demografik yapısını dönüştürürken diğer yandan sağlık sistemlerinin uyum kapasitesini test ediyor. Hipertansiyon ve diyabet gibi uzun süreli hastalıklar, düzenli tedavi ve izlem gerektirdikleri için, hizmet sunumunda süreklilik eksikliği olduğunda daha ağır sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle yerel sağlık otoriteleri açısından mesele, yalnızca hastalıkları saptamak değil; erişilebilir takip mekanizmaları kurmak ve yaşlıların tedaviye uyumunu kolaylaştırmak olarak da şekilleniyor.</p>
<p>Çalışmanın işaret ettiği bir diğer önemli nokta, kültürel ve toplumsal bağlamın yaşlı sağlığı üzerindeki etkisi. Aile yapıları, bakım verme biçimleri ve geleneksel yaşam pratikleri, yaşlı bireylerin hem beslenme hem de sağlık hizmeti arama davranışlarını etkileyebiliyor. Kırsal Nepal’de bu tür faktörler, modern sağlık hizmetleriyle geleneksel alışkanlıklar arasında bir denge kurulmasını zorunlu kılabilir. Araştırma, tam da bu nedenle, yaşlı sağlığını yalnızca tıbbi bir kategori olarak değil, sosyal ve kültürel dinamiklerle iç içe geçmiş bir alan olarak ele alıyor.</p>
<p>Sonuç olarak Dhankuta’dan gelen bu çalışma, yaşlı nüfusun sağlığına ilişkin tartışmaların merkezine uzak ve dağlık bölgeleri de taşımış oluyor. Bulgular, kronik hastalıkların yaygınlığına ve yaşam tarzı ile çevresel koşulların sağlık üzerindeki etkisine dikkat çekerken, aynı zamanda kırsal sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de ortaya koyuyor. Yaşlanan toplumlarda sağlıklı yaşlanma hedefi, yalnızca büyük kentlerde değil, ulaşımı zor ve kaynakları sınırlı yerleşimlerde yaşayan bireyler için de erişilebilir kılındığında anlam kazanacak. Dhankuta’daki araştırma, bu hedefe ulaşmak için önce görünmeyen yükün doğru biçimde görülmesi gerektiğini gösteriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Health status and lifestyle behaviors of older adults in a hilly municipality of Dhankuta, Nepal.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Health status and lifestyle behaviours of older adults in a Hilly Municipality of Dhankuta, Nepal.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kalikotay, B., Rajeswari, D., Uprety, K. et al. Health status and lifestyle behaviours of older adults in a Hilly Municipality of Dhankuta, Nepal. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07885-x</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dhankuta-yasli-sagligi-kronik-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı Telefon Kullanımı Yaşlı Kadınlarda Duruş ve Yürüyüş Dengesini Zorlayabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yasli-kadinlarda-akilli-telefon-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yasli-kadinlarda-akilli-telefon-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:26:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı telefon kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[denge kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[duruş bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş dengesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yasli-kadinlarda-akilli-telefon-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, akıllı telefon kullanımının boyun ağrısı olan yaşlı kadınlarda duruş ve yürüyüş dengesini nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Bu durum düşme riskini artırabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı telefonlar günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, bu cihazların yalnızca zihinsel dikkat ya da iletişim alışkanlıkları üzerindeki değil, bedensel işlevler üzerindeki etkileri de giderek daha fazla inceleniyor. BMC Geriatrics dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, özellikle boyun ağrısı yaşayan yaşlı kadınlarda akıllı telefon kullanımının postüral kontrol ve yürüme <a href="https://oncology.com.tr/amorf-laktoz-magnezyum-stearat-inhaler/" title="İnhalerlerde Yeni Dönem: Amorf Laktoz ve Magnezyum Stearatla Toz Performansı Yeniden Tasarlanıyor" data-wpan-internal-link="1">performansı</a> ile nasıl ilişkilenebileceğine odaklanıyor. Bulgular, <a href="https://oncology.com.tr/raman-mikroskopisi-kimyasal-haritalama/" title="Raman Mikroskopisinin Yeni Dönemi: Canlı Dokuların Kimyasal Haritasını Okuyan Teknoloji" data-wpan-internal-link="1">teknoloji</a> kullanımının yaşlı bireylerde denge ve hareketlilik üzerinde beklenenden daha karmaşık bir yük oluşturabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Yaşlılık döneminde düzgün duruşu korumak ve güvenli yürümek, yalnızca konfor meselesi değildir; düşmelerin önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Geriatrik popülasyonda düşmeler, yaralanma ve hastaneye yatış nedenleri arasında öne çıkar. Bu nedenle, günlük yaşamın sıradan görünen bir davranışının bile, örneğin telefona bakarken başın öne eğilmesi ya da omuzların sabit bir pozisyonda kalması gibi hareketlerin, dengeyi nasıl etkileyebileceği klinik olarak önem taşır. Özellikle boyun ağrısı bulunan kişilerde bu durum daha da dikkat çekicidir; çünkü ağrı, kas aktivasyonunu, beden farkındalığını ve hareketin akışını etkileyebilir.</p>
<p>Çalışmanın araştırmacıları, yaşlı kadınları hedef alarak önemli bir boşluğu doldurmaya çalıştı. Kadınların yaşamın ilerleyen dönemlerinde kronik boyun ağrısı ve yürüyüşte bozulma açısından daha savunmasız olabildiği biliniyor. Bu kırılganlık, teknolojik cihazların kullanımına bağlı duruş değişiklikleriyle birleştiğinde, günlük aktiviteler sırasında ortaya çıkabilecek küçük ama anlamlı denge kayıplarını görünür hale getirebilir. Araştırmanın odağı da tam olarak bu noktadaydı: Akıllı telefon kullanımının, zaten ağrı yaşayan yaşlı kadınlarda ayakta duruş kontrolünü ve yürüme örüntüsünü etkileyip etkilemediği.</p>
<p>Akıllı telefon kullanırken beden çoğu zaman doğal nötral konumundan uzaklaşır. Baş öne doğru eğilir, boyun fleksiyona gider ve üst ekstremiteler uzun süre sabit kalabilir. Bu duruş, kısa süreli olduğunda bile boyun çevresindeki kaslar üzerinde yük oluşturabilir; daha uzun süre tekrarlandığında ise rahatsızlığı artırma potansiyeli taşır. Araştırmacıların bu çalışmayı tasarlarken dikkate aldığı temel varsayım da buydu: Görünüşte basit bir ekran etkileşimi, yaşlı bir bireyin dengeyi sürdürmek için kullandığı duyusal ve motor sistemleri etkileyebilir.</p>
<p>Bu tür araştırmalar, teknoloji kullanımını doğrudan “zararlı” ya da “güvenli” diye etiketlemekten çok, kullanım bağlamını değerlendirmek açısından değerlidir. Çünkü akıllı telefonlar tek başına bir risk faktörü olmaktan ziyade, kullanım süresi, beden pozisyonu, eşlik eden ağrı şikâyetleri ve kişinin genel hareket kapasitesi ile birlikte anlam kazanır. Özellikle ileri yaşta, kas gücü, eklem hareket açıklığı, proprioseptif duyular ve görsel-vestibüler entegrasyon gibi sistemler zaten yaşa bağlı değişimlerden etkilenebilir. Buna boyun ağrısı eklendiğinde, küçük postür değişiklikleri bile yürüyüş sırasında güven hissini azaltabilir.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu çalışma, iki önemli klinik alanı aynı çerçevede buluşturuyor: dijital davranışlar ve geriatrik hareket sağlığı. Bir yandan akıllı telefonların sunduğu pratiklik yaşamı kolaylaştırırken, diğer yandan uzun süreli veya uygunsuz kullanım biçimleri kas-iskelet sistemini zorlayabiliyor. Özellikle başın sürekli öne eğildiği pozisyonlar, servikal bölgedeki yükü artırabildiği için, boyun ağrısı olan yaşlı bireylerde daha fazla hassasiyete yol açabilir. Böyle bir yüklenmenin, postüral salınımı veya adım kontrolünü etkileyip etkilemediği sorusu, günlük yaşam güvenliği açısından oldukça önemlidir.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı dergi ve konu başlığı, araştırmanın erken ama klinik açıdan anlamlı bir alana işaret ettiğini gösteriyor. Bulgular, yaşlı kadınlarda akıllı telefon kullanımının yalnızca ergonomik bir mesele olarak değil, aynı zamanda düşme riski ve hareket güvenliği bağlamında da ele alınması gerektiğini düşündürüyor. Bu, özellikle aile hekimleri, fizyoterapistler, geriatri uzmanları ve yaşlı bireylerle çalışan sağlık profesyonelleri için dikkat çekici bir mesaj. Çünkü bazı hastalarda boyun ağrısı ile denge sorunları birbirinden ayrı şikâyetler gibi görünse de, günlük yaşam alışkanlıkları bu iki durumu aynı anda etkileyebilir.</p>
<p>Uzmanlar için en önemli noktalardan biri, bu alandaki verilerin henüz teknoloji kullanımına dair kesin hükümler vermeye yetmemesidir. Ancak araştırmaların yönü, dijital cihazların yaşlı bireylerde hareket kalitesi üzerindeki etkilerinin sistematik biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ergonomik farkındalık, uygun ekran yüksekliği, kısa ve sık mola verme alışkanlığı ve uzun süreli sabit baş pozisyonlarından kaçınma gibi basit önlemler, klinik açıdan anlamlı olabilir; yine de bunlar bu çalışmanın doğrudan test ettiği tedavi önerileri değil, genel biyomekanik ilkelerden türetilen makul yaklaşımlardır.</p>
<p>Sonuç olarak bu yeni araştırma, akıllı telefon kullanımının yaşlı kadınlarda bedenin denge ve yürüyüş sistemleriyle beklenenden daha yakın ilişkili olabileceğini hatırlatıyor. Dijital teknolojiler hayatı kolaylaştırmaya devam ederken, özellikle boyun ağrısı gibi eşlik eden sorunları olan ileri yaştaki bireylerde hareket güvenliğinin nasıl etkilendiğini anlamak önem kazanıyor. Bu bulgu, hem klinisyenler hem de yaşlanan toplumlar için basit ama güçlü bir soruyu gündeme getiriyor: Ekranla geçirilen zaman, yalnızca gözleri ve zihni değil, ayakta duruşu ve adımların güvenini de değiştiriyor olabilir mi?</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Effects of smartphone use on postural control and gait performance in older women with neck pain</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Effects of smartphone use on postural control and gait performance in older women with neck pain</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Charoenrat, B., Sungkarat, S., Phirawatthakul, C. et al. Effects of smartphone use on postural control and gait performance in older women with neck pain. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07831-x</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/abd-nicuda-kafein-kullanimi-artisi/" data-wpan-internal-link="1">ABD Yeni Doğan Yoğun Bakımlarında Kafein Kullanımı 12 Yılda Neden Artıyor?</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yasli-kadinlarda-akilli-telefon-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lima’da Yaşlı Sağlığının Üçlü Yükü: Kırılganlık, Depresyon ve Çoklu Hastalıklar Aynı Tabloyu Nasıl Şekillendiriyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/lima-yaslilarda-kirilganlik-depresyon-coklu-hastaliklar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/lima-yaslilarda-kirilganlik-depresyon-coklu-hastaliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çoklu hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[multimorbidite]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/lima-yaslilarda-kirilganlik-depresyon-coklu-hastaliklar/</guid>

					<description><![CDATA[Lima’da yaşlı bireylerde kırılganlık, depresyon ve çoklu kronik hastalıkların birlikte nasıl etkili olduğu ve entegre bakım ihtiyacının önemi araştırıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lima’da yürütülen yeni bir geriatri çalışması, yaşlılık döneminde sık görülen üç önemli sağlık sorununun birbirinden ayrı değil, çoğu zaman iç içe ilerlediğini gösteriyor. Flores-Flores, Zevallos-Morales, Pollard ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği kesitsel araştırma, fiziksel kırılganlık, depresyon ve multimorbidite olarak adlandırılan çoklu kronik hastalık yükünün, kentsel ortamda yaşayan ileri yaştaki bireylerde birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışma, yaşlı sağlığında giderek daha fazla öne çıkan bir gerçeği hatırlatıyor: Yaşlanma yalnızca tek bir hastalığın değil, bedensel dayanıklılığın azalması, ruhsal kırılganlık ve birden fazla kronik hastalığın aynı anda var olması gibi karmaşık süreçlerin kesişim noktası olabilir. Araştırmacılar bu nedenle, Lima’daki yaşlı yetişkinlerde bu durumların nasıl bir araya geldiğini ve günlük işlevsellik üzerinde nasıl bir baskı oluşturduğunu inceledi.</p>
<p>Fiziksel kırılganlık, kas gücü ve dayanıklılıkta azalma, fizyolojik rezervin düşmesi ve genel işlevsellikte gerileme ile karakterize edilen bir klinik durum olarak tanımlanıyor. Bu tablo, yaşlı bireylerde düşme riskinin artması, hareket kısıtlılığı, bağımsızlık kaybı ve sağlık hizmetlerine daha sık başvuru gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar uzun süredir kırılganlığın, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-anestezi-secimi-beyin-sagligi/" title="Yaşlı Hastalarda Anestezi Seçimi Beyin Sağlığını Nasıl Etkiliyor? Yeni Randomize Çalışmadan Veriler" data-wpan-internal-link="1">yaşlı hastalarda</a> kötü klinik gidiş için önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Lima çalışmasının dikkat çekici yönlerinden biri, kırılganlığın yalnızca fiziksel bir mesele olarak değil, psikolojik durum ve kronik hastalık yüküyle birlikte değerlendirilmesi. Depresyon, yaşlılarda sık görülen fakat çoğu zaman tanınması zor bir ruh sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Enerji kaybı, ilgi azalması, uyku ve iştah değişiklikleri ile seyreden depresyon, fiziksel toparlanmayı zorlaştırabilir ve kişinin hareket etme isteğini, tedaviye uyumunu ve sosyal katılımını olumsuz etkileyebilir.</p>
<p>Öte yandan multimorbidite, yani iki ya da daha fazla kronik hastalığın aynı kişide bulunması, yaşlılıkta bakımın en zorlu başlıklarından biri olarak kabul ediliyor. <a href="https://oncology.com.tr/cocuklukta-sekerli-icecekler-hipertansiyon/" title="Çocuklukta Şekerli İçecek Tüketimi Yetişkinlikte Hipertansiyon Riskini Artırıyor" data-wpan-internal-link="1">Hipertansiyon</a>, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve kronik solunum sorunları gibi durumlar birlikte görüldüğünde, tek hastalığa odaklanan tedavi yaklaşımları yetersiz kalabiliyor. Bu nedenle multimorbidite, yalnızca hastalık sayısını değil, tedavi yükünü, ilaç etkileşimlerini ve işlevsel kaybı da artıran çok boyutlu bir sorun olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Peru’nun başkenti Lima’da yaşayan yaşlı nüfusa odaklanan bu araştırma, kentsel yaşlanmanın özgün koşullarına da ışık tutuyor. Büyük şehirlerde yaşayan ileri yaştaki bireyler, sağlık hizmetlerine erişim, sosyoekonomik baskılar, toplumsal destek ağlarının niteliği ve yaşam biçimi gibi etkenler nedeniyle farklı risk profilleri taşıyabiliyor. Bu da geriatri araştırmalarında yerel bağlamın önemini artırıyor; çünkü yaşlı sağlığına ilişkin bulguların, yalnızca biyolojik değil, toplumsal ve çevresel dinamiklerle de birlikte yorumlanması gerekiyor.</p>
<p>Kesitsel tasarımla yürütülen çalışma, belirli bir zamanda alınan veriler üzerinden bu üç sağlık alanı arasındaki ilişkilere odaklanıyor. Bu tür araştırmalar nedensellik kurmak için yeterli olmasa da, hangi sorunların birlikte kümelendiğini <a href="https://oncology.com.tr/agiz-kanserinde-molekuler-isaretler/" title="Ağız Kanserinde Saldırgan Kenarı Şekillendiren Yeni Moleküler İşaretler Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyarak daha ayrıntılı ileri çalışmalara zemin hazırlıyor. Özellikle kırılganlık, depresyon ve multimorbiditenin aynı bireyde bir araya gelmesi, klinik değerlendirmede tek bir hastalığın ötesine geçilmesi gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Geriatri uzmanları açısından bu yaklaşım önemli, çünkü yaşlı bireylerde sağlık sorunları çoğu zaman birbirini besleyen döngüler oluşturuyor. Kronik hastalık yükü hareketliliği azaltabiliyor, hareket kısıtlılığı sosyal izolasyonu artırabiliyor, sosyal izolasyon ise depresif belirtileri tetikleyebiliyor. Buna karşılık depresyon da kişinin fiziksel aktivite düzeyini ve tedaviye uyumunu düşürerek kırılganlığı derinleştirebiliyor. Bu zincir, klinik pratikte çok yönlü bir değerlendirme ihtiyacını güçlendiriyor.</p>
<p>Araştırmanın mesajı, yaşlı bakımında parçalı yaklaşımın sınırlarına da işaret ediyor. Tek tek hastalıklara odaklanan modeller, kırılganlık ve ruh sağlığı sorunlarını gözden kaçırabildiği gibi, birden fazla kronik hastalığı olan yaşlıların gerçek bakım ihtiyacını da tam karşılamayabiliyor. Bu nedenle araştırma, hem birinci basamakta hem de uzmanlık hizmetlerinde, fiziksel işlev, psikolojik durum ve kronik hastalıkların birlikte taranmasının değerini öne çıkarıyor.</p>
<p>Lima’daki çalışma, küresel yaşlanma çağında kentsel yaşlı sağlığının neden daha bütüncül bir çerçevede ele alınması gerektiğini gösteren yeni bir örnek olarak değerlendirilebilir. Bulgular, yaşlı bireylerde yalnızca hastalık sayısına değil, işlevsel kapasiteye, ruh sağlığına ve günlük yaşamı sürdürme gücüne de bakılması gerektiğini hatırlatıyor. Araştırma, bu üçlü yükün erken fark edilmesinin, daha uyumlu ve kişiye göre düzenlenmiş bakım planları için kritik olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Peru’nun başkentinde yürütülen bu çalışma yaşlı sağlığında kırılganlık, depresyon ve multimorbiditenin birbirinden bağımsız değil, çoğu zaman eşzamanlı ilerleyen süreçler olduğunu ortaya koyan önemli bir geriatri katkısı sunuyor. Elde edilen bulgular, artan yaşlı nüfus karşısında sağlık sistemlerinin yalnızca hastalık tedavisine değil, işlev kaybını ve ruhsal zorlanmayı da kapsayan entegre bakım modellerine yönelmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Physical frailty, depression, and multimorbidity among older adults in Lima, Peru</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Physical frailty, depression and multimorbidity among older adults in Lima, Peru: a cross-sectional study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Flores-Flores, O., Zevallos-Morales, A., Pollard, S.L. et al. Physical frailty, depression and multimorbidity among older adults in Lima, Peru: a cross-sectional study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07850-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/lima-yaslilarda-kirilganlik-depresyon-coklu-hastaliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>75 Yaş Üstü Hastalarda Hukuki Dosyalar 7 Yıllık İncelemede Mercek Altında</title>
		<link>https://oncology.com.tr/75-yas-ustu-hukuki-dosyalar-analizi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/75-yas-ustu-hukuki-dosyalar-analizi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 08:06:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[adli tıp]]></category>
		<category><![CDATA[adli vakalar]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki dosyalar]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki riskler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/75-yas-ustu-hukuki-dosyalar-analizi/</guid>

					<description><![CDATA[75 yaş üstü hastaların adli vakaları üzerine 7 yıllık çalışma, trafik kazası dışındaki hukuki riskleri ve sağlık ile hukuk arasındaki kritik bağlantıları ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı nüfusun hızla büyüdüğü bir dönemde, sağlık hizmetleri ile hukuk sistemi arasındaki kesişim daha önce hiç olmadığı kadar önem kazanıyor. Kantar ve Altintop’un yedi yıla yayılan geriye dönük çalışması, 75 yaş ve üzerindeki hastalara ilişkin adli vakaları inceleyerek bu alandaki görünmez ama kritik sorunlara ışık tuttu. BMC Geriatrics’te yayımlanan araştırma, trafik kazası kaynaklı dosyaları bilinçli olarak dışarıda bırakarak, yaşlı bireylerde ortaya çıkan diğer hukuki anlaşmazlık türlerine odaklanıyor. Böylece çalışma, yalnızca sayısal bir döküm sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sağlık hizmetinin kırılgan bir yaş grubunda nasıl hukuki sonuçlar doğurabildiğini anlamaya yönelik daha net bir çerçeve sağlıyor.</p>
<p>Geriatri alanında klinik kararlar çoğu zaman çok katmanlıdır. İleri yaşta hastalarda eşlik <a href="https://oncology.com.tr/nuronlarda-dna-hasari-dar-alan-goc/" title="Dar Alanlarda Göç Eden Nöronlarda Gizli DNA Hasarı Haritası Çıktı" data-wpan-internal-link="1">eden</a> hastalıklar, ilaç kullanımı, düşkünlük, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalca-kirigi-bilissel-etkiler/" title="Kalça Kırığı Yaşlılarda Sadece Hareketi Değil, Zihinsel Seyri de Etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">bilişsel gerileme</a>, iletişim güçlükleri ve bakım gereksinimleri, hem tanı ve tedavi süreçlerini hem de olası anlaşmazlıkları karmaşıklaştırır. Bu nedenle yaşlı bireylerle ilgili adli dosyalar, sadece tıbbi bir hatanın ya da bir olayın sonucu olarak değil, daha geniş bir bakım ekosisteminin aynası olarak da değerlendirilebilir. Kantar ve Altintop’un çalışması da tam olarak bu noktada önem kazanıyor: Yedi yıllık izlem, kısa süreli gözlemlerin kaçırabileceği eğilimleri, değişen uygulama örüntülerini ve zaman içinde biriken hukuki yükü görmeye imkân <a href="https://oncology.com.tr/ebola-hantavirus-erken-tani-enfeksiyon-kontrolu/" title="Ebola ile Hantavirüsün Ortak Belirtileri Tanıyı Zorlaştırıyor: Uzmanlar Erken Uyarı Veriyor" data-wpan-internal-link="1">veriyor</a>.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri, 75 yaş sınırını esas alması. Bu eşik, yaşlanmanın biyolojik, işlevsel ve toplumsal boyutlarının keskinleştiği bir dönemi temsil ediyor. Ancak çalışmanın asıl mesajı yalnızca yaşa odaklanmak değil; yaşın tek başına belirleyici olmadığını, tıbbi, sosyal ve hukuki kararların iç içe geçtiğini göstermek. Yaşlı hastaların adli süreçlere dahil olması, çoğu zaman bakım kalitesinden rıza yeterliliğine, kurum içi iletişimden kayıt tutma standartlarına kadar uzanan geniş bir alana işaret eder. Bu nedenle böyle bir inceleme, sağlık kuruluşları açısından önleyici yaklaşımın ne kadar gerekli olduğunu da hatırlatıyor.</p>
<p>Trafik kazalarının dışlanması metodolojik açıdan önemli bir tercih olarak öne çıkıyor. Çünkü trafik kaynaklı vakalar, yaşlılarda yaralanma ve ölüm nedenleri arasında sık görülse de, hukuki süreçlerin dinamiği farklı olabiliyor. Araştırmacılar bu dışlama ile, tıbbi bakım, muayene, tedavi, izlem, bakım organizasyonu ve olası ihmal iddiaları gibi daha doğrudan sağlık hizmetiyle ilişkili tartışmaları izole etmeye çalışmış görünüyor. Bu yaklaşım, çalışmanın yorum gücünü artırırken, sonuçların hangi bağlama ait olduğunun daha net anlaşılmasını sağlıyor.</p>
<p>Yaşlanan toplumlarda sağlık ve hukuk arasındaki gerilim yalnızca kötü sonuçlarla sınırlı değildir. Bazen bir hastanın karar verme kapasitesinin değerlendirilmesi, bazen bir bakım kurumundaki süreçlerin yeterliliği, bazen de yakınların beklentileri ile klinik gerçeklerin çakışması adli inceleme konusu haline gelebilir. Özellikle ileri yaştaki bireylerde kronik hastalık yükü arttıkça, müdahale kararları daha hassas bir denge gerektirir. Bu denge bozulduğunda ise kayıtlar, bilgilendirme süreçleri ve ekip içi iletişim geriye dönük olarak kritik önem kazanır. Yedi yıllık bir veri seti, bu tür örüntülerin tekil olaylardan ziyade sistemik eğilimler olarak görülmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı dönem de dikkat çekici. Küresel ölçekte yaşlı nüfusun artması, sağlık sistemlerinde daha fazla geriatri uzmanlığı, daha fazla bakım koordinasyonu ve daha güçlü hasta hakları altyapısı gerektiriyor. Bunun doğal uzantılarından biri de hukuki vakaların sayısında ve çeşitliliğinde artış beklentisi. Kantar ve Altintop’un analizi, bu dönüşümün sadece demografik bir mesele olmadığını; aynı zamanda kurumsal hazırlık, mesleki sorumluluk ve etik sorumluluk alanlarını da etkilediğini ortaya koyuyor. Bu yönüyle çalışma, yaşlı sağlığına ilişkin tartışmalara adli tıp, sağlık hukuku ve klinik uygulama arasında köprü kuran bir bakış kazandırıyor.</p>
<p>Elbette geriye dönük çalışmaların doğası gereği bazı sınırlılıkları bulunur. Kayıtların kalitesi, dosyaların eksiksizliği, olayların farklı kurumlarda farklı biçimlerde sınıflandırılması ve yerel hukuk uygulamalarındaki değişkenlik, yorumları etkileyebilir. Buna karşın, uzun süreli retrospektif analizler, özellikle de belirli bir hasta grubuna odaklandığında, gerçek dünyadaki uygulama sorunlarını görünür kılmak açısından değerlidir. Bu çalışmanın gücü de burada yatıyor: Soyut bir risk tartışması yerine, adli dosyalar üzerinden yaşlı bakımının hangi noktalarda hukuki ihtilafa dönüşebildiğini göstermeye çalışıyor.</p>
<p>Sağlık profesyonelleri için bu bulgular, yaşlı hastalarda iletişimin güçlendirilmesi, onam süreçlerinin açık yürütülmesi, ayrıntılı ve tutarlı kayıt tutulması ve bakım zincirinin bütüncül ele alınması gerektiğini yeniden hatırlatıyor. Hukukçular ve politika yapıcılar açısından ise çalışma, yaşlı dostu adli mekanizmalar ile sağlık kurumları arasında daha iyi bir uyum ihtiyacına işaret ediyor. Nüfus yaşlandıkça, yalnızca tedavi hizmetleri değil, bu hizmetlerin etrafındaki sorumluluk ağları da büyüyor. Kantar ve Altintop’un yedi yıllık incelemesi, bu büyüyen alanı daha iyi anlamak için önemli bir başlangıç noktası sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak araştırma, 75 yaş ve üzeri hastaların adli dosyalarını inceleyerek yaşlılık, tıp ve hukuk arasındaki bağlantının sanılandan daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Trafik kazaları dışarıda bırakıldığında geriye kalan vakalar, sağlık sistemindeki kararların nasıl hukuki sonuçlara dönüşebildiğini anlamak için değerli bir pencere açıyor. Bu tür çalışmalar, yaşlanan toplumlarda sadece daha fazla hizmet değil, daha dikkatli bir yönetişim ve daha güçlü bir hasta güvenliği kültürü gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Judicial cases involving patients over 75 years of age excluding traffic accidents</p>
<p><strong>Article Title:</strong> A 7-year retrospective evaluation of judicial cases of patients over 75 years of age, except traffic accidents</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kantar, A., Altintop, İ. A 7-year retrospective evaluation of judicial cases of patients over 75 years of age, except traffic accidents. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07827-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/75-yas-ustu-hukuki-dosyalar-analizi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırsal Çin’de Yaşlı Depresyonunu Çözümleyen Yapay Zekâ Destekli Yeni Harita</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kirsal-cinde-yasli-depresyonu-alt-turleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kirsal-cinde-yasli-depresyonu-alt-turleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon türleri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal Çin]]></category>
		<category><![CDATA[kırsal sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kirsal-cinde-yasli-depresyonu-alt-turleri/</guid>

					<description><![CDATA[Çin’in kırsal bölgelerinde yaşlılarda depresyonun farklı türleri yapay zekâ destekli analizlerle ayrıştırıldı. Bu çalışma, ruh sağlığı değerlendirmelerinde yeni yaklaşımlar sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in kırsal bölgelerinde yaşayan yaşlılar arasında depresyonun tek bir hastalık tablosu olmadığı, farklı örüntüler ve çok katmanlı etkenlerle şekillendiği yeni bir araştırmayla daha görünür hale geldi. Bilim insanları, makine öğrenmesi ve ağ analizi yöntemlerini birlikte kullanarak yaşlı depresyonunu alt türlere ayıran ve bu alt türlerle ilişkili temel etkileyen faktörleri belirlemeye çalışan kapsamlı bir çalışma sundu. Bulgular, özellikle sağlık <a href="https://oncology.com.tr/kirsal-gazilerin-ruh-sagligi-hizmetleri/" title="Kırsal Bölgelerdeki Gazilerin Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişiminde Çarpıcı Farklar Saptandı" data-wpan-internal-link="1">hizmetlerine</a> erişimin sınırlı olduğu kırsal alanlarda, <a href="https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-siddet-durtusellik-etkileri/" title="GLP-1 İlaçları Sadece Kilo ve Şekeri Değil, Davranış Risklerini de Etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">ruh sağlığı</a> değerlendirmesinin daha hassas ve veri temelli araçlara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.</p>
<p>Depresyon, yaşlılık döneminde sık görülen ancak belirtileri kişiden kişiye önemli ölçüde değişebilen bir ruh sağlığı sorunu olarak biliniyor. Klasik klinik yaklaşımlar çoğu zaman bu çeşitliliği yeterince ayrıştırmakta zorlanıyor. Araştırma ekibi de tam bu nedenle, geleneksel tanı kategorilerinin ötesine geçebilecek bir yöntem arayışına yöneldi. Çalışmada, kırsal bölgelerde yaşayan binlerce yaşlı bireyden elde edilen sağlık kayıtları, demografik özellikler ve psikososyal değişkenler analiz edilerek depresyonun daha ayrıntılı bir resmi çıkarıldı.</p>
<p>Makine öğrenmesi, büyük veri kümeleri içindeki örüntüleri saptama ve değişkenler arasındaki ilişkileri belirleme gücü nedeniyle çalışmanın merkezinde yer aldı. <a href="https://oncology.com.tr/ikkalpha-mir9-5p-akciger-kanseri/" title="Akciğer Kanserinde Yeni Moleküler Anahtar: IKKα’nın Yönettiği miR-9-5p Ağını Araştırmacılar Çözdü" data-wpan-internal-link="1">Araştırmacılar</a> bu teknik sayesinde yalnızca depresyonun varlığını değil, farklı yaşlı gruplarında hangi belirti ve risk kümelerinin öne çıktığını da inceleyebildi. Buna paralel olarak kullanılan ağ analizi, depresyonla bağlantılı değişkenlerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini ve hangi faktörlerin daha merkezi bir rol oynadığını ortaya koymaya yardımcı oldu. Bu yaklaşım, depresyonun yalnızca tek tek belirtilerden ibaret olmadığını, sosyal ve biyolojik etmenlerin iç içe geçtiği bir ağ içinde anlaşılması gerektiğini destekliyor.</p>
<p>Çalışmanın en önemli yönlerinden biri, kırsal yaşlı nüfusta depresyonun homojen bir tablo olarak ele alınmasının yetersiz olabileceğini göstermesi oldu. Araştırmacılar, farklı depresyon türlerinin farklı risk profillerine sahip olabileceğine işaret ediyor. Bu da pratikte, her hastaya aynı değerlendirme şablonunu uygulamak yerine daha ayrıntılı bir sınıflandırma yaklaşımının klinik karar verme sürecine katkı sağlayabileceği anlamına geliyor. Özellikle yaşlı bireylerde yalnızlık, kronik hastalık yükü, işlev kaybı ve sosyal destek eksikliği gibi etkenler depresyonun görünümünü değiştirebiliyor.</p>
<p>Kırsal Çin bağlamı, bu çalışmaya ayrı bir önem kazandırıyor. Çünkü kırsal bölgelerde sağlık hizmetlerine erişim, uzman desteği ve ruh sağlığı taramaları kent merkezlerine kıyasla daha sınırlı olabiliyor. Bu durum, depresyonun geç fark edilmesine ya da belirtilerin yaşlanmanın olağan bir parçası sanılarak gözden kaçmasına yol açabiliyor. Araştırmanın ortaya koyduğu veri temelli sınıflandırma yaklaşımı, tam da bu noktada, tarama süreçlerini güçlendirebilecek bir çerçeve sunuyor. Ancak bilim insanları, bu tür modellerin klinik uygulamaya geçmeden önce farklı popülasyonlarda doğrulanması gerektiğini de vurguluyor.</p>
<p>Ağ analizinin sağladığı bir diğer avantaj, depresyonla ilişkili faktörler arasındaki bağlantıları tek yönlü bir neden-sonuç şeması yerine karşılıklı etkileşim olarak ele alabilmesi. Bu sayede, belirli değişkenlerin yalnızca eşlik eden unsurlar mı yoksa daha merkezi etkiler mi olduğu daha net değerlendirilebiliyor. Ruh sağlığı araştırmalarında bu tür yöntemler, özellikle çok sayıda değişkenin birlikte çalıştığı durumlarda, klasik istatistiksel analizlerin gözden kaçırabileceği yapısal ilişkileri ortaya çıkarabiliyor.</p>
<p>Uzmanlar, çalışmanın klinik açıdan en dikkat çekici yönünün, yaşlı depresyonuna ilişkin değerlendirmeyi daha ayrıntılı hale getirme potansiyeli olduğuna dikkat çekiyor. Yaşlı bireylerde depresyon çoğu zaman unutkanlık, yorgunluk, uyku bozukluğu ya da bedensel yakınmalarla birlikte ortaya çıkabildiğinden, tek boyutlu bir bakış açısı yeterli olmayabiliyor. Makine öğrenmesi destekli sınıflandırma, bu karmaşık belirtilerin altındaki desenleri ayırt etmeye yardımcı olabilir. Yine de araştırma, yapay zekânın klinisyenlerin yerini alması gerektiğini değil, karar destek aracı olarak kullanılabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Bu tür çalışmalar, yaşlı ruh sağlığında hedefe yönelik müdahaleler geliştirilmesi açısından da önem taşıyor. Eğer belirli depresyon alt türleri belirli sosyal ya da sağlıkla ilgili risk kümeleriyle daha sık ilişkilendiriliyorsa, sağlık politikaları ve yerel bakım programları buna göre şekillendirilebilir. Kırsal bölgelerde yaşayan yaşlılar için topluluk temelli tarama, aile hekimliği destekli ruh sağlığı izlemi ve sosyal izolasyonu azaltmaya yönelik programlar, bu bilimsel çerçevenin pratiğe yansıtabileceği alanlar arasında yer alıyor.</p>
<p>Yine de araştırma, mevcut bulguların dikkatle yorumlanması gerektiğini hatırlatıyor. Makine öğrenmesi modelleri güçlü olsa da, sonuçların geçerliliği kullanılan veri setinin kalitesine, değişkenlerin kapsamına ve modelin farklı gruplarda ne kadar iyi çalıştığına bağlı. Bu nedenle çalışma, depresyonun kırsal yaşlılar arasındaki karmaşık yapısını aydınlatan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor; fakat tek başına nihai bir klinik ölçüt sunmuyor. Buna karşın, ruh sağlığı alanında daha hassas sınıflandırma ve daha akıllı tarama yöntemlerine duyulan ihtiyacı açık biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Çin’in kırsal bölgelerindeki yaşlı nüfus üzerinde yapılan bu analiz, depresyonu yalnızca yaygın bir yaşlılık sorunu olarak değil, farklı nedenler ve belirtilerle şekillenen çok boyutlu bir durum olarak ele almanın önemini hatırlatıyor. Makine öğrenmesi ile ağ analizini bir araya getiren yaklaşım, hem bilimsel sınıflandırmayı hem de gelecekteki halk sağlığı stratejilerini etkileyebilecek yeni bir perspektif sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Identification of depression types and key influencing factors among rural elderly in China using machine learning and network analysis.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Identification of depression types and key influencing factors among rural elderly in China: a comprehensive analysis based on machine learning and network analysis.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Dong, B., Wang, L. &amp; Li, Y. Identification of depression types and key influencing factors among rural elderly in China: a comprehensive analysis based on machine learning and network analysis. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07804-0</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kirsal-cinde-yasli-depresyonu-alt-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılıkta Bedenin ve Zihnin Dayanıklılığı, Kardiyometabolik Riskle Yakından Bağlantılı Olabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kardiyometabolik-indeks-intrinsik-kapasite/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kardiyometabolik-indeks-intrinsik-kapasite/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:12:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CHARLS çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[intrinsik kapasite]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyometabolik indeks]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler risk]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-kardiyometabolik-indeks-intrinsik-kapasite/</guid>

					<description><![CDATA[CHARLS verileriyle yapılan çalışma, yaşlılarda kardiyometabolik indeks ile intrinsik kapasite arasında önemli bir ilişki olduğunu gösteriyor ve sağlıklı yaşlanma için yeni perspektifler sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’den gelen yeni bir araştırma, yaşlı yetişkinlerde kalp-metabolizma sağlığını yansıtan önemli bir ölçütün, yani kardiyometabolik indeksin (CMI), “intrinsik kapasite” ile anlamlı biçimde ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Çin Sağlık ve Emeklilik Boylamsal Araştırması’ndan (CHARLS) elde edilen verilerle yürütülen çalışma, yaşlanmanın yalnızca hastalıkların varlığıyla değil, bireyin günlük işlevlerini sürdürebilmesini sağlayan çok boyutlu kapasiteyle de değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.</p>
<p>BMC Geriatrics’te 2026’da yayımlanan çalışma, özellikle yaşlılıkta sağlıklı yaşlanmayı belirleyen faktörlere odaklanıyor. <a href="https://oncology.com.tr/inflamatuvar-artritte-pim1-hedefi/" title="Araştırmacılar, inflamatuvar artritte Pim1’i hedefleyerek bağışıklık hücrelerinin enerji dengesini yeniden düzenlemeyi öne çıkarıyor" data-wpan-internal-link="1">Araştırmacılar,</a> kalp sağlığı, metabolik durum ve damar işlevini birlikte yansıtan bir göstergenin, yaşlı bireylerin fiziksel ve zihinsel rezervlerini temsil eden intrinsik kapasiteyle nasıl örtüştüğünü inceledi. Bulgular, kardiyometabolik yük arttıkça yaşlanmanın bu temel göstergesinin de olumsuz etkilenebileceğine işaret ediyor.</p>
<p>İntrinsik kapasite kavramı, gerontoloji alanında son yıllarda giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu kavram; biliş, hareket kabiliyeti, duyusal işlevler, psikolojik iyi oluş ve vitalite gibi birbiriyle ilişkili alanların toplamını ifade ediyor. Başka bir deyişle, bir yaşlı bireyin bağımsızlığını ne ölçüde koruyabildiği yalnızca tek bir hastalıkla değil, bu çoklu kapasite alanlarının birlikte nasıl işlediğiyle değerlendiriliyor. Bu nedenle intrinsik kapasitenin korunması, yaşam kalitesinin sürdürülmesi ve işlevsel bağımsızlığın devamı açısından kritik kabul ediliyor.</p>
<p>Yeni çalışmanın merkezinde yer alan kardiyometabolik indeks ise obezite dağılımı, trigliserit düzeyi, açlık glukozu ve daha geniş kardiyovasküler-metabolik risk profilini yansıtan nicel bir belirteç olarak kullanılıyor. CMI’nin yükselmesi, metabolik işlev bozukluğunun ve kardiyovasküler riskin arttığına işaret ediyor. Uzun süredir bu tür risklerin yaşa bağlı morbidite ve işlev kaybıyla ilişkili olduğu biliniyor; ancak söz konusu ilişkinin intrinsik kapasitenin farklı bileşenleriyle nasıl bağlantı kurduğu daha önce yeterince net değildi.</p>
<p>CHARLS verileri üzerine kurulan bu yeni analiz, tam da bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Çin’de orta ve ileri yaş nüfusu kapsayan bu büyük ölçekli boylamsal çalışma, yaşlanma araştırmalarında sık kullanılan bir veri kaynağı olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, CMI ile intrinsik kapasite arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin biliş, hareket, duyusal işlev, psikolojik durum ve vitalite gibi alt alanlarda nasıl farklılaştığını değerlendirdi. Çalışmanın temel önemi, yaşlı bireylerin sağlığını tek boyutlu bir çerçeveye sıkıştırmak yerine, çoklu işlev alanları üzerinden ele alması.</p>
<p>Bu yaklaşım, koruyucu hekimlik ve geriatri açısından da dikkat çekici. Çünkü kardiyometabolik riskler çoğu zaman yalnızca kalp-damar hastalığı ya da diyabet bağlamında düşünülüyor. Oysa bu risk profili, yaşlı bir kişinin yürüme kapasitesini, denge ve koordinasyonunu, zihinsel keskinliğini, hatta genel enerji düzeyini dolaylı olarak etkileyebilir. Yeni çalışma, bu etkilerin yalnızca <a href="https://oncology.com.tr/usc-psilosibin-mindfulness-klinik-arastirma/" title="USC’de psilosibin ve mindfulness birleşimi için ilk klinik adım atıldı" data-wpan-internal-link="1">klinik</a> hastalık tanısı bulunan bireylerde değil, yaşlanmanın daha geniş spektrumunda da takip edilmesi gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>İntrinsik kapasitenin alt alanları arasındaki farklılık da önemli bir ayrıntı. Örneğin bilişsel performans ile <a href="https://oncology.com.tr/epikardiyal-yag-kardiyometabolik-hastalik/" title="Kalbin Etrafındaki Yağ Neden Önemli? Kardiyometabolik Hastalıkta Yeni Bakış" data-wpan-internal-link="1">metabolik sağlık</a> arasında uzun süredir incelenen bağlantılar bulunuyor; benzer şekilde hareketlilik ve güç kaybı da sistemik inflamasyon, insülin direnci ve vasküler bozulma gibi süreçlerle ilişkili olabilir. Ancak yeni bulgular, bu ilişkilerin tek tek alanlar arasında değişkenlik gösterebildiğini ve kardiyometabolik yükün bütüncül bir yaşlanma biyobelirteci olarak değerlendirilmesinin daha anlamlı olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışma gözlemsel nitelikte olduğu için, CMI’nin intrinsik kapasiteyi doğrudan “neden” etkilediği sonucuna varmak mümkün değil. Yine de sonuçlar, yaşlılık döneminde metabolik sağlığın yalnızca laboratuvar ölçümleri ya da klinik olaylar üzerinden değil, işlevsel yaşlanma üzerinden de izlenmesi gerektiğini güçlendiriyor. Bu, özellikle çoklu kronik hastalığı olan veya işlevsel gerileme riski taşıyan yaşlılarda daha kapsamlı tarama stratejilerine ihtiyaç olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Uzmanlar için araştırmanın bir diğer değeri, intrisik kapasite kavramını günlük klinik uygulamaya daha yakın hale getirmesi olabilir. Eğer kardiyometabolik profil ile bu çok boyutlu kapasite arasında güvenilir bir ilişki doğrulanırsa, yaşlı bireylerin değerlendirilmesinde klasik hastalık odaklı yaklaşımın yanı sıra fonksiyon odaklı bir izlem modeli de güç kazanabilir. Böylece riskin erken dönemde tanınması, bakım planlarının daha kişiselleştirilmesi ve bağımsız yaşamın daha uzun süre korunması mümkün olabilir.</p>
<p>Yaşlanan toplumlarda sağlık sistemleri, kronik hastalıkların tedavisinin ötesine geçerek işlevselliği korumaya odaklanan stratejilere yöneliyor. CHARLS temelli bu yeni çalışma da tam bu noktada anlam kazanıyor: Kardiyometabolik sağlığı iyileştirmek, sadece kalp ve damar hastalıklarını azaltmakla kalmayıp, yaşlı bireylerin bilişsel, fiziksel ve psikolojik rezervlerini destekleme potansiyeli de taşıyabilir. Araştırmanın sonuçları bu alanda daha fazla longitudinal ve müdahale çalışmasına ihtiyaç olduğunu gösterse de, yaşlılıkta sağlıklı yaşlanmanın biyolojik temellerine dair önemli bir pencere açıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The relationship between cardiometabolic index and intrinsic capacity, including its various domains, in older adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Association between the cardiometabolic index and intrinsic capacity and its domains in older adults: a study based on CHARLS data.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Chen, Z., Wu, H., Zhou, J. et al. Association between the cardiometabolic index and intrinsic capacity and its domains in older adults: a study based on CHARLS data. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07659-5</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kardiyometabolik-indeks-intrinsik-kapasite/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
