<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>genom mimarisi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/genom-mimarisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 23:14:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>genom mimarisi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Prime düzenlemeleri recombinase ile haritalayan yeni protokol, genom yapısının “faaliyete” dönüşmesini hedefliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/recombinase-tabanli-genom-haritalama-prime-duzenleme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/recombinase-tabanli-genom-haritalama-prime-duzenleme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 23:14:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[genetik yeniden düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[Genom haritalama]]></category>
		<category><![CDATA[genom mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[LINE-1]]></category>
		<category><![CDATA[Prime düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[prime editing]]></category>
		<category><![CDATA[Recombinase]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/recombinase-tabanli-genom-haritalama-prime-duzenleme/</guid>

					<description><![CDATA[Prime editing ile recombinase’i bir araya getiren yeni protokol, genomun tekrarlı bölgelerdeki mimarisini büyük ölçekle haritalamayı ve yeniden düzenleme izini okumayı amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mammal genomunun üç boyutlu mimarisi ile genlerin <a href="https://oncology.com.tr/ekstraselluler-histonlar-kalp-disfonksiyonu/" title="Dolaşımdaki “alarm” histonlar kalp hücrelerini nasıl işlevsizleştiriyor? Yeni hücresel yol haritası" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> açılıp kapandığı arasındaki ilişkiyi anlamak, fonksiyonel genomik için uzun süredir temel bir hedef. Ancak pratikte bu mimariyi incelemek, iki nedenle zorlaşıyor: Birincisi, hücrelerde güvenilir şekilde yerleştirilebilen genom değişikliklerinin sayısı çoğu zaman sınırlı kalıyor. İkincisi ise pek çok tasarım, DNA’da hasar oluşturan yaklaşımlara dayanabildiği için hücre sağlığı açısından istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor ya da yalnızca belirli genom durumlarında hayatta kalan hücreleri seçerek, gerçekte temsil etmeyen bulgulara yol açabiliyor.</p>
<p>Bu darboğazları aşmaya yönelik bir <a href="https://oncology.com.tr/azasitidin-venetoklaks-kombinasyonu-inflamasyon-biyobelirtecleri/" title="Azasitidin–Venetoklaks ikilisi yaşlı AML’de inflamasyon biyolojisini de hedefliyor: yeni çalışma" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, hassas genom düzenleme ile büyük ölçekli yapı sorgulamayı aynı çerçevede birleştiren bir protokol öneriyor. Araştırmacıların geliştirdiği yaklaşım, prime editing ile recombinase teknolojisini birlikte kullanarak genomdaki “hareketli” bileşenleri daha sistematik biçimde izlemeyi amaçlıyor. Prime editing, DNA sekansında istenen değişiklikleri, farklı düzenleme stratejilerine kıyasla daha sınırlı hasar mantığıyla kurmayı hedeflerken; recombinase ise belirli DNA dizileri arasında yeniden düzenleme gerçekleştirebilen enzim sınıfı olarak devreye giriyor. Bu kombinasyonun temel vaadi, çoklu düzenlemeleri kurup ardından bunların genomdaki yapısal konumlarını yeniden düzenleme üzerinden okunabilir hale getirmek.</p>
<p>Protokolün tasarım fikri, iki parçalı mühendislik stratejisine dayanıyor. İlk aşamada prime editing kullanılarak hücre genomunda birden fazla hedefe aynı anda değişiklik yerleştiriliyor. İkinci aşamada ise recombinase aracılığıyla, prime editing ile oluşturulan belirli işaret/yerleştirme noktalarının (çalışmada loxP gibi tanımlayıcı rekombinasyon hedefleri üzerinden) genom üzerinde yönlendirilmiş yeniden düzenlemeleri <a href="https://oncology.com.tr/cchfv-l-polimeraz-yapilar-inhibisyon/" title="CCHFV polimerazının “kilidi” çözülüyor: Yeni yapılar inhibisyonu nasıl mümkün kılıyor?" data-wpan-internal-link="1">mümkün</a> kılınıyor. Böylece araştırmacılar, genomun sabit bir “harita” gibi değil, düzenlemelerle birlikte yeniden örgütlenen bir sistem olarak nasıl davranabildiğini ölçmeye daha yakın bir deneysel yol elde etmeyi hedefliyor.</p>
<p>Yöntemin özellikle dikkat çeken tarafı, bu haritalamayı yüksek ölçekli kurguya bağlaması. Çalışmada, tekrarlı genom öğeleri içinde multiplexed yani aynı anda çoklu düzenlemeleri barındıran bir çerçeve öne çıkıyor. Teşhis edilecek yapı sinyali yalnızca tek bir noktadan gelmek yerine, birden fazla girişin düzenli biçimde bir araya getirilmesiyle elde ediliyor. Bu yaklaşım, LINE-1 gibi genomik tekrarlı bölgelerde yapı-işlev bağlantılarını incelemek isteyen araştırmalar açısından önem taşıyor; çünkü bu bölgeler hem genom mimarisi hem de gen regülasyonu ile kesişebilen karmaşık bir ortam sunuyor.</p>
<p>Protokol, aynı anda çok sayıda düzenlemeyi etkin biçimde “yerleştirip” sonra bunların genom mimarisine nasıl yansıdığını okumaya yönelerek büyük ölçekli gen fonksiyon araştırmalarının önündeki pratik engelleri azaltmayı hedefliyor. Araştırmacılar bu tasarımın, yalnızca az sayıda değişikliğe izin veren geleneksel şemaların ötesine geçmek için bir köprü oluşturabileceğini; ayrıca hasar temelli seçim süreçlerinin doğurabileceği sapmaları sınırlamaya çalıştığını belirtiyor. Çalışma yaklaşımını, precision editing ile large-scale genome interrogation arasında “pratik bir köprü” olarak konumluyor.</p>
<p>Nat Protoc’te (2026) yayımlanan protokol, doğrudan bir hastalık tedavisi vaadinden çok, genom düzenleme teknolojileriyle yapı temelli okuma arasında daha deneysel olarak yönetilebilir bir ara yüz yaratmayı hedefliyor. Prime editing ve recombinase tabanlı yeniden düzenleme mantığının birleşimi, gelecekte genom mimarisindeki düzenleyici etkilerin, daha yoğun ve daha çok hedefli deneysel tasarımlarla incelenmesine kapı aralayabilir. Yine de metodun kapsamı ve hücre tiplerine göre performans ayrıntıları, raporlanan protokolün uygulanacağı düzenlemelerin hedef aralığı ve okuma stratejileriyle birlikte dikkatle değerlendirilmeyi gerektiriyor.</p>
<p>Bilimsel olarak asıl kritik soru, genom yapısının hangi tür düzenlemelere karşı nasıl yeniden şekillendiğini ölçebilmek. Bu yeni yaklaşım, “genom mimarisi”ni statik bir betim olmaktan çıkarıp, kontrollü yerleştirmeler ve yeniden düzenlemeler üzerinden okunabilen bir deneysel değişken haline getirmeyi hedefliyor. Prime düzenlemelerin recombinase üzerinden yapı profillemesine bağlandığı bu çerçeve, fonksiyonel genomikte daha yüksek yoğunluklu taramalara giden yolda önemli bir araç adayı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/recombinase-based-genome-mapping-enables-large-scale-structure-profiling-of-prime-edits/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Large-scale genome structure interrogation using recombinase-mediated rearrangements of multiplexed prime edits in repetitive elements.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Large-scale genome structure interrogation via recombinase-mediated rearrangements of multiplexed prime edits in repetitive elements.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Riedmayr, L.M., Koeppel, J., Church, G.M. et al. Large-scale genome structure interrogation via recombinase-mediated rearrangements of multiplexed prime edits in repetitive elements. Nat Protoc (2026). https://doi.org/10.1038/s41596-026-01409-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41596-026-01409-y</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Primer düzenleme, rekombinaz, loxP, genom mimarisi, LINE-1, genom yeniden düzenlenmeleri, genom çapında fonksiyonel taramalar, sentetik genom tasarımı.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/recombinase-tabanli-genom-haritalama-prime-duzenleme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nükleozom Ölçeğinde 3B Genom Haritası: Micro-C ve RCMC Genomun Gizli Mimarisini Ortaya Çıkarıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/nukleozom-olceginde-3b-genom-haritasi-micro-c-ve-rcmc-genomun-gizli-mimarisini-ortaya-cikariyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/nukleozom-olceginde-3b-genom-haritasi-micro-c-ve-rcmc-genomun-gizli-mimarisini-ortaya-cikariyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[3B genom]]></category>
		<category><![CDATA[3B genom haritalama]]></category>
		<category><![CDATA[gen düzenlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[genom mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[kromatin mimarisi]]></category>
		<category><![CDATA[kromatin yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[Micro-C]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler biyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[nükleozom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/nukleozom-olceginde-3b-genom-haritasi-micro-c-ve-rcmc-genomun-gizli-mimarisini-ortaya-cikariyor/</guid>

					<description><![CDATA[Micro-C ve RCMC, genomun çekirdek içindeki üç boyutlu düzenini nükleozom düzeyinde haritalayarak gen düzenlenmesini anlamada yeni bir ayrıntı kapısı açıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hücre çekirdeği içinde DNA’nın nasıl kıvrıldığını, hangi bölgelerin birbirine temas ettiğini ve bu temasların genlerin açılıp kapanmasında nasıl rol oynadığını anlamak, modern moleküler biyolojinin en zor sorularından biri olmaya devam ediyor. Bu alanda geliştirilen Micro-C yöntemi ve onun <a href="https://oncology.com.tr/beyin-tumoru-sonrasi-gorulen-kontrolsuz-kilo-aliminda-hedefe-yonelik-yeni-bir-yaklasim/" title="Beyin Tümörü Sonrası Görülen Kontrolsüz Kilo Alımında Hedefe Yönelik Yeni Bir Yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">hedefe yönelik</a> sürümü Region Capture Micro-C (RCMC), genomun üç boyutlu örgütlenmesini nükleozom düzeyinde incelemeyi mümkün kılarak bu soruya şimdiye kadarki en ayrıntılı yanıtları <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-destekli-sistem-demans-bakiminda-kisiye-ozel-cozumler-sunuyor/" title="Yapay Zeka Destekli Sistem Demans Bakımında Kişiye Özel Çözümler Sunuyor" data-wpan-internal-link="1">sunuyor</a>.</p>
<p>Geleneksel kromozom konformasyon yakalama yaklaşımları, özellikle Hi-C gibi yöntemler, <a href="https://oncology.com.tr/sogukta-saklanan-karaciger-hucreleri-laboratuvar-performansini-daha-uzun-sure-koruyabiliyor/" title="Soğukta Saklanan Karaciğer Hücreleri, Laboratuvar Performansını Daha Uzun Süre Koruyabiliyor" data-wpan-internal-link="1">uzun</a> süredir 3B genom araştırmalarının temel araçları arasında yer alıyordu. Ancak bu teknikler çoğunlukla belirli DNA motiflerini tanıyan restriksiyon enzimlerine dayanıyor ve bu nedenle genomun kesim haritası enzimlerin tanıma dizilerine bağlı kalıyordu. Bu durum, bazı bölgelerde çözünürlüğü sınırlıyor ve kromatin mimarisinin en ince ayrıntılarının görülmesini engelliyordu. Micro-C, tam da bu sınıra müdahale eden bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Micro-C’nin temel farkı, kromatini motif bağımlı biçimde değil, hücre içinde mikro kokkal nükleazın (MNase) kontrollü kullanımıyla parçalayabilmesi. MNase, kromatini nükleozom sınırlarında keserek mononükleozomal DNA fragmanları oluşturuyor. Böylece DNA’nın paketlenme birimlerine çok daha yakın bir çözünürlük elde ediliyor. Araştırmacılar için bu, yalnızca kromozomların kabaca hangi bölgelerinin temas ettiğini görmekten öte, komşu nükleozomlar arasındaki gerçek fiziksel yakınlıkları ayırt edebilmek anlamına geliyor.</p>
<p>Yöntemin işleyişi, kesim aşamasıyla sınırlı değil. MNase sindirimini takiben DNA uçlarının biyotin ile işaretlenmesi ve çapraz bağlı durumda yakın konumdaki parçaların birleştirilmesi, yalnızca gerçekten birbirine temas eden nükleozomların ligasyonunu hedefliyor. Ardından biyotin çekimiyle ligasyon ürünleri seçici olarak toparlanıyor. Bu çok adımlı süreç, yanlış eşleşmeleri azaltırken kromatin temas haritasının daha net ve daha güvenilir biçimde oluşturulmasına yardımcı oluyor. Sonuçta ortaya çıkan veri, genomun üç boyutlu mimarisini nükleozom ölçeğinde gösteren temasa dayalı haritalar sağlıyor.</p>
<p>Bu yüksek çözünürlük, daha önceki yöntemlerin gözden kaçırabildiği yapısal ayrıntıları görünür kılıyor. Özellikle promotör ve güçlendirici bölgeler arasındaki ince döngüsel temaslar ile gen düzenlenmesi açısından kritik olabilecek karmaşık kromatin kıvrımları, Micro-C ile çok daha belirgin şekilde saptanabiliyor. Gen ifadesinin kontrolü büyük ölçüde bu uzak düzenleyici öğelerin doğru zamanda ve doğru yerde etkileşmesine bağlı olduğu için, yöntemin sunduğu ayrıntı düzeyi temel biyoloji açısından özel bir önem taşıyor.</p>
<p>RCMC ise Micro-C’nin bu temel mantığını belirli genom bölgelerine odaklanacak şekilde genişletiyor. Region Capture Micro-C, tüm genom yerine seçilmiş bölgelerde daha derin ve hedefli bir inceleme yapılmasına olanak tanıyor. Bu yaklaşım, araştırmacıların ilgi duydukları gen kümeleri, düzenleyici alanlar veya hastalıkla ilişkili aday bölgeler üzerinde daha yoğun veri elde etmesini sağlıyor. Böylece hem çözünürlük hem de bölgesel duyarlılık artıyor; bu da özellikle karmaşık düzenleyici mimariye sahip genom segmentlerinde önemli bir avantaj sunuyor.</p>
<p>Metinde aktarılan bilgilere göre Micro-C ve RCMC, yalnızca teknik bir güncelleme değil, 3B genom haritalamanın kavramsal sınırlarını da genişleten bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Nükleozom düzeyindeki temasların görünür hale gelmesi, kromatin organizasyonunun daha önce seçilemeyen mikro-yapılarını ortaya çıkarıyor. Bu, gen düzenlenmesinin yalnızca lineer DNA dizisi üzerinden değil, çekirdek içindeki mekânsal yerleşim üzerinden de şekillendiğini yeniden hatırlatıyor.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu gelişmenin önemi, genomik verinin yorumlanma biçimini değiştirme potansiyelinde yatıyor. Daha kaba çözünürlüklü yöntemlerde tek bir sinyal, birden fazla olası teması temsil edebilirken, Micro-C ile komşuluk ilişkileri daha ayrıntılı biçimde ayrıştırılabiliyor. Bu da düzenleyici ağların nasıl kurulduğunu, hangi kromatin bölgelerinin birbirine bağlandığını ve hangi yapısal geçişlerin gen aktivitesiyle ilişkili olabileceğini anlamayı kolaylaştırıyor. Bununla birlikte, bu tür tekniklerin karmaşık deneysel iş akışları ve veri analizi gerektirdiği, dolayısıyla elde edilen çıktının dikkatli yorumlanması gerektiği de unutulmamalı.</p>
<p>Yöntemin Nat Protoc’te yayımlanan protokol çalışması, bu ileri düzey yaklaşımın laboratuvarlarda daha sistematik biçimde uygulanmasına zemin hazırlıyor. Protokol niteliğindeki çalışmalar, özellikle yeni nesil genomik tekniklerin standartlaştırılmasında kritik rol oynar; çünkü ayrıntılı ve tekrarlanabilir deney adımları, farklı laboratuvarların aynı yöntemi tutarlı biçimde kullanabilmesini sağlar. Micro-C ve RCMC için sağlanan bu çerçeve, teknolojinin yalnızca teorik olarak değil, uygulamada da daha erişilebilir hale gelmesine katkı sunabilir.</p>
<p>Genomun üç boyutlu yapısını anlamak, kanser biyolojisinden gelişimsel süreçlere, gen regülasyonundan hücresel kimliğin korunmasına kadar geniş bir araştırma alanını ilgilendiriyor. Micro-C ve RCMC’nin sunduğu nükleozom ölçeğindeki görüş, bu alanlarda daha keskin hipotezler kurulmasına yardımcı olabilir. Ancak teknik ne kadar güçlü olursa olsun, elde edilen temas haritalarının biyolojik işlevle doğrudan ilişkilendirilmesi için ek deneysel doğrulama gerekeceği açık. Buna rağmen, bu yeni nesil yaklaşımın genom mimarisine bakışta önemli bir eşik oluşturduğu şimdiden söylenebilir.</p>
<p>Kısacası Micro-C ve onun hedefe yönelik uzantısı RCMC, genomun çekirdek içindeki yerleşimini daha önce görülmemiş bir ayrıntıyla ortaya koyuyor. Nükleozom ölçeğindeki bu haritalama, kromatin etkileşimlerini daha net okumayı, düzenleyici DNA öğeleri arasındaki bağları daha güvenilir biçimde izlemeyi ve 3B genom biyolojisini daha hassas bir temele oturtmayı mümkün kılıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> 3D genome organization at nucleosome resolution using Micro-C and Region Capture Micro-C (RCMC)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Mapping 3D genome organization at nucleosome-scale with Micro-C and Region Capture Micro-C (RCMC)</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Huseyin, M.K., Hong, C.K.Y., Nagano, M. et al. Mapping 3D genome organization at nucleosome-scale with Micro-C and Region Capture Micro-C (RCMC). Nat Protoc (2026). https://doi.org/10.1038/s41596-026-01393-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41596-026-01393-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/nukleozom-olceginde-3b-genom-haritasi-micro-c-ve-rcmc-genomun-gizli-mimarisini-ortaya-cikariyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
