<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>genetik test &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/genetik-test/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 16:57:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>genetik test &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Belirsiz Genetik Varyantlar Artık Düşük ve Yüksek Riskli Olarak Değerlendirilecek: ACMG’nin Yeni Kılavuzu Yayımlandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/belirsiz-genetik-varyantlar-artik-dusuk-ve-yuksek-riskli-olarak-degerlendirilecek-acmgnin-yeni-kilavuzu-yayimlandi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/belirsiz-genetik-varyantlar-artik-dusuk-ve-yuksek-riskli-olarak-degerlendirilecek-acmgnin-yeni-kilavuzu-yayimlandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:57:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ACMG Kılavuzu]]></category>
		<category><![CDATA[genetik danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[genetik test]]></category>
		<category><![CDATA[genomik tıp]]></category>
		<category><![CDATA[VUS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/belirsiz-genetik-varyantlar-artik-dusuk-ve-yuksek-riskli-olarak-degerlendirilecek-acmgnin-yeni-kilavuzu-yayimlandi/</guid>

					<description><![CDATA[Amerikan Tıbbi Genetik ve Genomik Koleji’nin (ACMG) yeni kılavuzu, belirsiz varyantların raporlanmasında laboratuvarlara rehberlik ederek genetik danışmanlığı ve hasta bakımını geliştirmeyi hedefliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik test teknolojileri modern tıbbın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, elde edilen verilerin yorumlanmasındaki temel zorluklardan biri belirsiz varyantlar olmaya devam ediyor. Amerikan Tıbbi Genetik ve Genomik Koleji (ACMG), bu <a href="https://oncology.com.tr/el-kavrama-gucu-ve-zihin-sagligi-arasinda-depresyonun-kritik-kopru-rolu-ortaya-cikti/" title="El Kavrama Gücü ve Zihin Sağlığı Arasında Depresyonun Kritik Köprü Rolü Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">kritik</a> sorunu ele almak üzere hazırladığı yeni kılavuz ile germ hattı genetik ve genomik testlerde saptanan Belirsiz Öneme Sahip Varyantların (VUS) raporlanmasına ilişkin standartları kökten güncelledi. Haziran 2026&#8217;da Genetics in Medicine dergisinde yayımlanan &#8220;Points to Consider for the Reporting of Variants of Uncertain Significance in Germline Genetic and Genomic Testing&#8221; başlıklı pozisyon belgesi, laboratuvarlar ve sağlık profesyonellerini ortak bir protokol çerçevesinde buluşturarak bu belirsiz bulguların şeffaflığını, tutarlılığını ve klinik kullanışlılığını artırmayı hedefliyor.</p>
<p>Günümüzde uygulanan yeni nesil dizileme yöntemleri, bir bireyin tüm genomunu kısa sürede tarayabilme olanağı sağlarken, sıklıkla daha önce tanımlanmamış ya da işlevi netleşmemiş binlerce genetik değişiklik ortaya çıkarmaktadır. Bu değişikliklerden bir kısmı, mevcut bilimsel kanıtların patojenik ya da benign olarak sınıflandırmak için yeterli olmadığı VUS kategorisine girmekte ve klinik karar verme süreçlerini zorlaştırmaktadır. Hekimler böyle bir sonuçla karşılaştığında, hastalık riski ya da ilerleyişi hakkında net bir öngörüde bulunamazken, hastalar genellikle belirsizliğin yarattığı kaygıyla baş başa kalmaktadır. ACMG&#8217;nin yeni kılavuzu tam da bu noktada, belirsizliği daha yönetilebilir bir düzleme taşıyacak pratik bir sınıflandırma getirmektedir.</p>
<p>Kılavuzun en dikkat çekici yeniliği, VUS&#8217;ları &#8220;VUS-düşük&#8221; ve &#8220;VUS-yüksek&#8221; olmak üzere iki alt gruba ayırmasıdır. Bu ayrım, laboratuvarların ve klinisyenlerin hangi varyantlar için ek veri toplamanın ya da klinik takibin öncelikli olduğuna karar vermelerini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. VUS-düşük olarak sınıflandırılan varyantlar, ilerleyen dönemlerde benign olarak yeniden sınıflandırılma olasılığı daha yüksek olan değişiklikleri ifade ederken, acil müdahale ya da yoğun izlem gerektirmeksizin rutin takip protokolleri içinde değerlendirilebileceklerdir. Buna karşılık VUS-yüksek varyantlar, ek araştırmalar sonucunda patojenik olduklarının anlaşılma ihtimali daha fazla olan, dolayısıyla hasta yönetiminde daha proaktif bir yaklaşım gerektiren bulgulardır. Bu <a href="https://oncology.com.tr/kemik-yenilenmesinde-asamalara-uyum-saglayan-guclendirilmis-cift-katmanli-membranlar-gelistirildi/" title="Kemik Yenilenmesinde Aşamalara Uyum Sağlayan Güçlendirilmiş Çift Katmanlı Membranlar Geliştirildi" data-wpan-internal-link="1">katmanlı</a> yapı, hem sağlık kaynaklarının daha verimli kullanılmasına hem de hastaların gereksiz endişe ve tetkiklerden korunmasına katkıda bulunacak bir çerçeve sunmaktadır.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Points to Consider for the Reporting of Variants of Uncertain Significance in Germline Genetic and Genomic Testing: A Statement of the American College of Medical Genetics and Genomics (ACMG)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Genetik, Genomik Test, Önemi Belirsiz Varyantlar, VUS, Klinik Genetik, Genomik Tıp, ACMG, Genetik Danışmanlık</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/florida-bahar-tatili-trafik-kazalari/" data-wpan-internal-link="1">Florida&#8217;da Bahar Tatili Trafik Kazaları İçin En Riskli Dönem Olarak Belirlendi</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/belirsiz-genetik-varyantlar-artik-dusuk-ve-yuksek-riskli-olarak-degerlendirilecek-acmgnin-yeni-kilavuzu-yayimlandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nadir Pankreas Yokluğunda Genetik Tanı Yüzde 98’e Ulaştı: Yenidoğanlar İçin Kritik Bir Dönüm Noktası</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pankreatik-agenezi-genetik-tani/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pankreatik-agenezi-genetik-tani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 01:50:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[DNA mutasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[ekzokrin yetersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[endokrin yetersizlik]]></category>
		<category><![CDATA[genetik tanı]]></category>
		<category><![CDATA[genetik test]]></category>
		<category><![CDATA[genomik tıp]]></category>
		<category><![CDATA[nadir hastalık genetiği]]></category>
		<category><![CDATA[nadir hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[pankreatik agenezi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan diyabeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pankreatik-agenezi-genetik-tani/</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası çalışma, pankreatik agenezide genetik nedenlerin oranında tespit edilebildiğini gösterdi. Bu gelişme, yenidoğan diyabeti tanısında kritik bir adım oldu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğumdan itibaren pankreas dokusunun hiç gelişmediği pankreatik agenezi, uzun yıllardır hekimlerin en zor tanı koyduğu nadir hastalıklardan biri olarak kabul ediliyordu. Şimdi ise uluslararası bir araştırma ekibi, bu ağır doğumsal bozukluğa yol açan DNA değişikliklerini vakaların neredeyse tamamında saptayabildiklerini bildirdi. Exeter Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve Lancet Diabetes &amp; Endocrinology dergisinde yayımlanan çalışma, pankreatik agenezi tanısında genetik incelemelerin ulaştığı yeni eşiği gözler önüne serdi.</p>
<p>Çalışmada, pankreatik agenezi tanısı almış 129 kişinin genetik verileri ayrıntılı biçimde analiz edildi. Araştırmacılar, bu olguların yüzde 98’inde hastalığı açıklayan mutasyonları veya diğer nedensel genetik varyantları belirlemeyi başardı. Nadir hastalık genetiği açısından olağanüstü görülen bu oran, özellikle organ gelişimini etkileyen karmaşık bozukluklarda, doğru genetik çözümlemenin klinik tanı hızını ve kesinliğini ne kadar artırabildiğini ortaya koyuyor. Elde edilen sonuçlar, pankreasın embriyonik dönemde neden gelişemediğine ilişkin biyolojik soruya da daha net bir yanıt sunuyor.</p>
<p>Pankreatik agenezi, pankreasın doğumda tamamen yok olmasıyla tanımlanıyor. Bu durum, yaşamın ilk günleri veya haftalarında kendini genellikle yenidoğan diyabeti ve ciddi ekzokrin yetersizlikle gösteriyor. Pankreasın endokrin bölümü insülin üretiminden, ekzokrin bölümü ise sindirim enzimlerinin salgılanmasından sorumlu olduğu için, organın yokluğu hem kan şekeri dengesini hem de besin emilimini derinden bozuyor. Bu nedenle hastalık, daha bebeklik döneminde yoğun tıbbi izlem, beslenme desteği ve endokrin yönetim gerektirebiliyor.</p>
<p>Yeni bulguların önemi yalnızca yüksek tanı oranında yatmıyor. Pankreatik agenezi gibi çok nadir ve genetik olarak heterojen hastalıklarda, kesin tanıya ulaşmak çoğu zaman uzun ve parçalı bir süreç gerektiriyor. Klinik belirtiler başka doğumsal bozukluklarla karışabildiği gibi, pankreasın neden gelişmediğini açıklayan tek bir gen de çoğu zaman yeterli olmuyor. Araştırmacılar bu çalışmada, yüksek verimli dizileme teknolojileri ve daha gelişmiş analiz yöntemlerinin, insan genetik çeşitliliği içinden hastalığa yol açan varyantları ayıklamada belirleyici hale geldiğini vurguluyor.</p>
<p>Bilim insanlarına göre pankreas oluşumu, embriyonik gelişim sırasında çok sayıda genin koordineli çalıştığı karmaşık bir düzen tarafından yönetiliyor. Bu düzen bozulduğunda organın gelişim basamakları sekteye uğrayabiliyor ve sonuçta pankreas dokusu hiç oluşmayabiliyor. Çalışmanın ortaya koyduğu genetik tablo, bu biyolojik sürecin tek bir anahtar nokta yerine birden fazla genetik eksende <a href="https://oncology.com.tr/abd-siyasi-siddet-algisi-sinirli-degisim/" title="ABD’de Siyasi Şiddet Algısı Büyük Bir Sıçrama Göstermezken Kırılgan Denge Sürüyor" data-wpan-internal-link="1">kırılgan</a> olduğunu düşündürüyor. Bu da, her hastada aynı genin etkili olmadığını, ancak kapsamlı genetik taramanın buna rağmen tanısal çözüm sunabildiğini gösteriyor.</p>
<p>Araştırma ekibi, önceki yıllarda açıklanamayan olguların da genetik olarak <a href="https://oncology.com.tr/premature-bebeklerde-probiyotik-kullanimi/" title="FDA Uyarısı Sonrası Prematürelerde Probiyotik Kullanımı Yeniden Mercek Altında" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> değerlendirilebildiğine dikkat çekiyor. Özellikle yeni nesil dizileme tekniklerinin gelişmesi, daha önce gözden kaçan ya da yorumlanması güç mutasyonların ortaya çıkarılmasını kolaylaştırdı. Elde edilen <a href="https://oncology.com.tr/bmi-obeziteyi-az-gosteriyor/" title="BMI’nın Kör Noktası: Yeni Bulgular Obeziteyi Olduğundan Daha Düşük Gösterebilir" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a>, genetik verinin yalnızca hastalığın nedenini açıklamakla kalmayıp, benzer klinik belirtilere sahip farklı doğumsal durumları ayırmada da yardımcı olabileceğini destekliyor. Böylece aileler için tanısal belirsizlik süresi kısalabiliyor ve klinisyenler daha erken, daha hedefli izlem planlayabiliyor.</p>
<p>Çalışmada dikkat çeken ayrıntılardan biri, genetik bulguların hastalıkla genotip-fenotip ilişkisini daha iyi anlamaya katkı sağlaması. Bu ilişki, hangi genetik değişikliğin hangi klinik tabloya yol açtığını anlamaya yarıyor. Pankreatik agenezi gibi nadir hastalıklarda bu yaklaşım, sadece akademik bilgi üretmekle sınırlı değil; aynı zamanda hastaların ilerleyen dönemde hangi komplikasyonlara daha yatkın olabileceğine dair ipuçları da verebiliyor. Yine de araştırmacılar, genetik tanının hastalığın doğal seyrini tek başına değiştirmediğini, fakat klinik yönetimi netleştirdiğini ve belirsizliği azalttığını belirtiyor.</p>
<p>Uzmanlar, özellikle yenidoğan diyabeti ile başvuran bebeklerde pankreas gelişim kusurunun gözden kaçırılmaması gerektiğini hatırlatıyor. Çünkü pankreatik agenezi, yalnızca insülin eksikliği olarak değil, sindirim enzimlerinin yetersizliğiyle birlikte seyreden daha geniş bir tablo olarak değerlendirilmek zorunda. Bu nedenle genetik testler, klinik değerlendirme ve beslenme-diyabet yönetimiyle birlikte ele alındığında en yüksek yararı sağlıyor. Yeni çalışma, nadir hastalıkların tanısında genomik tıbbın ne kadar ileri bir noktaya geldiğini gösterirken, aynı zamanda bu alandaki araştırmaların hâlâ devam ettiğini de hatırlatıyor.</p>
<p>Sonuç olarak, pankreatik agenezi için yüzde 98’lik genetik tanı başarısı, nadir hastalıklar alanında dikkat çekici bir ilerleme anlamına geliyor. Bu başarı, hem ailelerin uzun sürebilen tanı arayışını kısaltabilecek bir araç sunuyor hem de pankreas gelişiminin genetik mimarisine ilişkin bilgiyi derinleştiriyor. Bilim insanları içinse bu çalışma, doğumsal organ eksikliklerinin anlaşılmasında yüksek çözünürlüklü genetik analizlerin artık vazgeçilmez bir konuma geldiğini gösteren güçlü bir örnek niteliği taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Comprehensive genetic testing identifies causative variants in 98% of individuals with pancreatic agenesis: an international cohort study</p>
<p><strong>Keywords:</strong> pankreatik agenezi, neonatal diyabet, genetik test, ekzokrin yetmezlik, konjenital pankreas yokluğu, ZNF808, genomik tıp, nadir hastalık genetiği, genotip-fenotip korelasyonu, yeni nesil dizileme, hassasiyet tıbbı</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pankreatik-agenezi-genetik-tani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genç Yaşta Görme Kaybına Yol Açan Glokomda Yeni Genetik İşaret: FOXC1 Kopya Artışı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/juvenil-glokom-foxc1-gen-kopya-artisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/juvenil-glokom-foxc1-gen-kopya-artisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 17:39:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[FOXC1 duplikasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[FOXC1 gen duplikasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[genetik belirteç]]></category>
		<category><![CDATA[genetik test]]></category>
		<category><![CDATA[glokom genetiği]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[juvenil glokom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/juvenil-glokom-foxc1-gen-kopya-artisi/</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası çalışma, juvenil glokomda FOXC1 genindeki kopya artışını önemli bir genetik belirteç olarak tanımlayarak erken tanı ve tedavi umutlarını artırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya’daki Flinders Üniversitesi öncülüğünde yürütülen uluslararası bir çalışma, çocukluk ve genç erişkinlik döneminde ortaya çıkan glokomun önemli bir genetik nedenini gün yüzüne çıkardı. Araştırma, özellikle 40 yaşın altında görülebilen ve görme siniri hasarıyla ilerleyen Juvenil Açık Açılı Glokom (JOAG) ile FOXC1 genindeki kopya artışı arasındaki güçlü bağlantıyı ortaya koyuyor. Bulgular, erken tanıda genetik testlerin rolünü güçlendirirken, genç yaşta glokom taramalarının neden daha dikkatli ele alınması gerektiğine de işaret ediyor.</p>
<p>Glokom, göz içi basıncı ve görme sinirine etkisiyle yavaş ve çoğu zaman sessiz ilerleyen bir hastalık. Juvenil glokomda bu süreç daha da sinsi olabilir; hastalığın başlangıcında belirgin şikâyetler görülmeyebilir ve tanı konduğunda görme siniri hasarı geri döndürülemeyecek düzeye ulaşmış olabilir. Bu nedenle, özellikle aile öyküsü bulunan genç bireylerde hastalığı erken yakalayabilecek biyobelirteçlerin belirlenmesi klinik açıdan büyük önem taşıyor.</p>
<p>JAMA Ophthalmology’de yayımlanan çalışmada araştırmacılar, FOXC1 genindeki duplikasyona odaklandı. Duplikasyon, DNA’nın belirli bir bölümünün normalden fazla kopya halinde bulunması anlamına geliyor ve bazı hastalıklarda genin işlevini bozabiliyor. Daha önce göz hastalıklarında genetik değişikliklerin rolü bilinse de, FOXC1 kopya artışının JOAG hastalarında bu ölçekte sistematik olarak incelenmemiş olması çalışmayı özellikle dikkat çekici kılıyor.</p>
<p>Ekip, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki genetik veri tabanları ile Avustralya ve Yeni Zelanda Gelişmiş Glokom Kayıt Sistemi’nden (ANZRAG) toplam 594 JOAG hastasını analiz etti. İnceleme sonucunda FOXC1 duplikasyonu 20 kişide, 10 farklı aileye yayılan bir örüntüyle saptandı. Bu dağılım, bulgunun tekil ve tesadüfi bir varyanttan öte, hastalığın gelişiminde önemli bir katkı sağlayabilecek genetik bir unsur olduğunu düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın en önemli yönlerinden biri, bu genetik değişikliğin farklı ailelerde ve farklı coğrafi kökenlerden gelen hastalarda görülmesi. Böyle bir tablo, FOXC1 duplikasyonunun belirli bir popülasyona özgü dar bir durumdan çok, juvenil glokom patogenezinde daha geniş bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar bu nedenle FOXC1’in, özellikle erken başlangıçlı glokom şüphesinde değerlendirilmesi gereken güçlü bir aday biyobelirteç haline geldiğini belirtiyor.</p>
<p>Glokomun çocukluk ve genç erişkinlik döneminde fark edilmesi, yaşla ilişkili klasik glokom formlarına kıyasla daha zor olabiliyor. Bunun nedeni, bu yaş grubunda rutin göz kontrollerinin her zaman glokoma odaklanmaması ve hastaların çoğu zaman ileri hasar gelişene kadar belirgin semptom yaşamaması. Uzmanlara göre genetik tarama, aile öyküsü olan bireylerde tanı sürecini hızlandırabilir ve risk altındaki akrabaların da izlenmesine yardımcı olabilir.</p>
<p>Bu noktada FOXC1’in göz gelişimindeki rolü de önem kazanıyor. FOXC1, embriyonik dönemde göz ve çevre dokuların oluşumunda görev alan bir transkripsiyon faktörü olarak biliniyor. Bu tür genlerdeki yapısal değişiklikler, göz içi sıvı drenajını etkileyen anatomik ve işlevsel süreçleri bozabilir. Böylece göz içi basıncı ve optik sinir sağlığı üzerinde dolaylı fakat güçlü etkiler oluşabilir.</p>
<p>Her ne kadar çalışma önemli ve geniş bir hasta grubuna dayansa da, araştırmanın klinik uygulamaya dönüşmesi için dikkatli yorum yapılması gerekiyor. FOXC1 duplikasyonunun JOAG ile ilişkili olması, her genç glokom hastasında bu değişikliğin bulunacağı anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, bu genetik bulgu hastalığın tek nedeni değil; glokom genetik açıdan heterojen bir hastalık ve başka genler ile çevresel etkenler de tabloya katkı sağlayabiliyor.</p>
<p>Yine de sonuçlar, genetik testlerin özellikle erken başlangıçlı glokomda daha hedefli kullanılabileceğini gösteriyor. Aile öyküsü bulunan, açıklanamayan görme siniri hasarı gelişen veya klasik risk profiline uymayan genç hastalarda FOXC1 gibi genlerin değerlendirilmesi, tanı sürecini kısaltabilir. Bu yaklaşım aynı zamanda genetik danışmanlığın önemini de artırıyor; çünkü tespit edilen bir varyant, aile üyeleri için tarama ve takip planlarını etkileyebilir.</p>
<p>Uzmanlar açısından bir diğer önemli nokta, juvenil glokomda erken müdahalenin görme kaybını yavaşlatabilme potansiyelidir. Hastalık tamamen durdurulamasa bile, erken tanı ve uygun klinik izlem sayesinde optik sinir hasarının ilerlemesi daha iyi kontrol altına alınabilir. Bu nedenle araştırma, yalnızca moleküler bir keşif değil, aynı zamanda pratik göz sağlığı hizmetleri için de yeni bir yol <a href="https://oncology.com.tr/multiple-myeloma-72-saat-genom-testi/" title="TGen’den Multiple Myeloma İçin 72 Saatte Kapsamlı Genom Haritası Sunan Yeni Klinik Test" data-wpan-internal-link="1">haritası</a> sunuyor.</p>
<p>Flinders Üniversitesi liderliğindeki bu çalışma, genç hastalarda glokomu anlamada genetik mimarinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu. FOXC1 duplikasyonu, erken başlangıçlı glokom için güçlü bir aday belirteç olarak öne çıkarken, daha kapsayıcı genetik tarama stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğine dair önemli bir mesaj <a href="https://oncology.com.tr/genis-nutralizan-antikor-orthoebolavirus/" title="Ebolavirüslere Karşı Geniş Korumada Yeni Antikor Bulgusu Umut Veriyor" data-wpan-internal-link="1">veriyor</a>. Bilim insanlarına göre bundan sonraki adım, bu bulgunun farklı hasta gruplarında doğrulanması ve klinik <a href="https://oncology.com.tr/kanser-takibinde-genetik-test/" title="Geç Tanı Alan Kanser Hastaları İçin Genetik Testte Ulusal Veriyle Yeni Yol" data-wpan-internal-link="1">genetik test</a> panellerine nasıl entegre edilebileceğinin netleştirilmesi olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Human tissue samples</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Association of FOXC1 duplications with Juvenile Open-Angle Glaucoma</p>
<p><strong>References:</strong><br />Maxwell GE, Schmidt JM, Kolovos A, Nguyen TT, Zamora-Alejo K, Ruddle JB, Craig MA, Walland M, Brooks AMV, Bernatowicz K, Guedvarra CB, Castor FR, Collantes ER, Sibulo MC, Siggs OM, Wiggs JL, Craig JE, Souzeau E. Association of FOXC1 duplications with Juvenile Open-Angle Glaucoma. JAMA Ophthalmol. 2026. DOI: 10.1001/jamaophthalmol.2026.1183.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Juvenil Glokom, FOXC1 Duplikasyonu, Genetik Test, Juvenil Açık Açılı Glokom, Glokom Genetiği, Oftalmik Genomik, Erken Tanı, Genetik Danışmanlık, Oküler Hastalık, Görme Kaybının Önlenmesi, ANZRAG, Flinders Üniversitesi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/juvenil-glokom-foxc1-gen-kopya-artisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geç Tanı Alan Kanser Hastaları İçin Genetik Testte Ulusal Veriyle Yeni Yol</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kanser-takibinde-genetik-test/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kanser-takibinde-genetik-test/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 17:24:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[genetik test]]></category>
		<category><![CDATA[germline varyantlar]]></category>
		<category><![CDATA[kalıtsal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kalıtsal kanser riski]]></category>
		<category><![CDATA[kanser genetiği]]></category>
		<category><![CDATA[kanser takip bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[kesitsel olmayan tarama]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[over kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[retrospektif genetik test]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kanser-takibinde-genetik-test/</guid>

					<description><![CDATA[İngiltere'de yapılan ulusal çalışma, meme ve over kanseri geçmişi olan hastalarda genetik testle kalıtsal risk varyantlarını ortaya çıkararak takip bakımını iyileştirmeyi amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de yürütülen ulusal bir girişim, meme veya over kanseri geçmişi olan ve daha önce kalıtsal risk açısından genetik testten geçmemiş hastalara yönelik önemli bir klinik boşluğu gündeme taşıdı. Berlin’de düzenlenen ESMO Breast Cancer 2026 kongresinde sunulan çalışma, özellikle tanısı rutin genetik taramanın yaygınlaşmasından önce konmuş binlerce hastada germline patojen varyantların saptanabileceğini ve bunun takip bakımını anlamlı biçimde değiştirebileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Araştırmanın merkezinde, kanser genetiğinde uzun süredir bilinen ancak uygulamada hâlâ tam kapatılamayan bir sorun var: Birçok hasta, tanı anında germline testlere erişemediği için BRCA1, BRCA2 ve diğer kalıtsal kanser riski taşıyan genlerdeki değişiklikler fark edilmeden yaşamını sürdürüyor. Oysa bu bilgi yalnızca hastanın kendi takip planını değil, ailesindeki bireylerin de risk değerlendirmesini etkileyebiliyor. Bu nedenle retrospektif test stratejileri, giderek daha fazla ilgi gören bir <a href="https://oncology.com.tr/fentanil-opioid-asiri-dozu-hayatta-kalma/" title="Fentanil Çağında Aşırı Doz Sonrası Bir Yıllık Hayatta Kalma Verileri Alarm Veriyor" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> yaklaşımı olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Sunulan veriler, Birleşik Krallık Retrospective Genetic Testing Programme kapsamında ulusal sağlık kayıtları ile genetik verilerin birleştirilmesine dayanıyor. Araştırmacılar, tümör patolojisi ve tanı özellikleri üzerinden yüksek kalıtsal riskle ilişkili olabilecek kişileri belirleyerek, evde uygulanabilen tükürük testi davetleri gönderdi. Böylece yıllar önce tanı almış, ancak genetik değerlendirme fırsatını kaçırmış hastaların sisteme yeniden dahil edilmesi amaçlandı. Bu yaklaşım, klinik karar destek ile sağlık hizmeti sunumunun veri temelli bir modelde buluşturulabileceğini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Pilot fazda, 2015 ile 2018 yılları arasında meme ya da over kanseri tanısı almış 3.525 kişiye katılım teklif edildi. Remote, yani uzaktan yürütülen ve ev temelli örnekleme içeren bu tasarıma rağmen yüzde 43,7’lik katılım oranına ulaşılması, geçmişe dönük tarama programları açısından kayda değer bulundu. Araştırma ekibine göre bu sonuç, klinik temasın yıllar önce kesildiği gruplarda bile genetik testlere yönelik ilginin tamamen kaybolmadığını ve pratik engellerin aşılabildiğini düşündürüyor.</p>
<p>Genetik analizlerde, meme kanseri hastalarının yüzde 8,6’sında kalıtsal kanserle ilişkili gen varyantları saptandı. Çalışmanın özetinde, over kanseri grubunda da benzer biçimde anlamlı bir bulgu oranı bildirildi; araştırmanın tamamı kongrede sunulurken, sonuçların temel mesajı test edilmemiş hastalarda beklenenden yüksek bir taşıyıcılık olabileceği yönündeydi. Bu tür bulgular, özellikle daha önce rutin olarak test edilmeyen dönemlerde tanı alan hastalarda, kalıtsal sendromların gözden kaçmış olabileceğini hatırlatıyor.</p>
<p>Germline patojen varyantların saptanması, tıpta yalnızca “etiket” niteliğinde bir bilgi sunmuyor. Böyle bir sonuç, kanserin tekrarlama riskine göre izlem sıklığını, olası profilaktik cerrahi seçenekleri, aile bireylerine yönelik test süreçlerini ve bazı durumlarda ilaç seçimlerini etkileyebiliyor. Özellikle BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerdeki değişiklikler, meme ve over kanserinde iyi tanımlanmış kalıtsal risk faktörleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte, genetik sonucun klinik yorumu her zaman doğrudan değildir; varyantın etkisi, hastanın öyküsü ve aile geçmişiyle birlikte değerlendirilir.</p>
<p>Çalışmanın bir başka önemli yönü, ulusal veri bağlantısının sağlık hizmetlerinde nasıl kullanılabileceğini göstermesi oldu. <a href="https://oncology.com.tr/genis-nutralizan-antikor-orthoebolavirus/" title="Ebolavirüslere Karşı Geniş Korumada Yeni Antikor Bulgusu Umut Veriyor" data-wpan-internal-link="1">Geniş</a> sağlık kayıtları sayesinde, tek tek klinik başvurulara bağımlı kalmadan, geçmişte test edilmemiş yüksek riskli hastalar belirlenebiliyor. Bu da özellikle sağlık sistemlerinde “kaybolan fırsatlar” sorununu azaltma potansiyeli taşıyor. Ancak araştırmacılar, böyle programların yaygınlaştırılması için veri güvenliği, hasta iletişimi, laboratuvar kapasitesi ve sonuçların klinik takibe entegrasyonu gibi başlıklarda dikkatli planlama gerektiğini de vurguluyor.</p>
<p>ESMO’da sunulan sonuçlar, kanser sağ kalımı alanında giderek büyüyen bir ihtiyaca işaret ediyor: Hastalık tedavi edildikten sonra bile genetik riskin değerlendirilmesi. Geçmişte kanser tedavisi görmüş bireyler, çoğu zaman aktif onkoloji takibinin dışında kaldıkları için kalıtsal risk açısından yeniden taranmıyor. Oysa bu hastalarda yapılacak genetik test, sadece bireysel geleceğe ilişkin değil, akrabalarda erken tanı ve önleme açısından da bilgi sağlayabiliyor. Bu nedenle retrospektif test yaklaşımı, tedavi sonrası bakımın bir parçası olarak düşünülmeye başlanıyor.</p>
<p>Bununla birlikte, araştırma erken aşamadaki bir programı temsil ediyor ve sonuçların sağlık sistemi geneline nasıl ölçekleneceği hâlâ yanıt bekleyen sorular arasında. Katılım oranı umut verici olsa da tüm uygun hastalara ulaşmak her zaman kolay olmayabilir; bazı kişiler daveti görmeyebilir, bazıları test istemeyebilir veya genetik sonuçların anlamı konusunda ek danışmanlığa ihtiyaç duyabilir. Ayrıca pozitif çıkan her varyantın aynı klinik ağırlığı taşımadığı, bu nedenle genetik danışmanlığın kritik önemini koruduğu unutulmamalı.</p>
<p>Yine de çalışma, kanser genetiğinde geriye dönük testlerin yalnızca teorik bir fikir olmadığını, ulusal ölçekte uygulanabilir bir model sunabileceğini gösteriyor. Eğer bu yaklaşım daha geniş gruplara başarıyla uyarlanırsa, geçmişte tanı almış binlerce hasta için kalıtsal riskin görünür hale gelmesi ve koruyucu bakımın kişiselleştirilmesi mümkün olabilir. Araştırmacıların Berlin’de sunduğu bulgular, precisyon onkolojisinin sadece ileri tedavilerle değil, doğru hastayı doğru zamanda genetik olarak tanımlamakla da şekillendiğini hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Retrospective germline genetic testing for previously untested breast and ovarian cancer patients, leveraging national data linkage to identify carriers of hereditary cancer risk variants.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The UK Retrospective Genetic Testing Programme: Harnessing National Data to Identify Germline Cancer Risk in Historically Untested Patients</p>
<p><strong>References:</strong><br />LBA 3 ‘The UK retrospective genetic testing programme: Utilising linkage of nationally collected data to identify and offer germline genetic testing to patients with historic diagnoses of breast or ovarian cancer’ – Presented by Clare Turnbull during Rapid Oral Session 1, 7 May 2026, ESMO Breast Cancer 2026.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Genetik test, germ hattı patojenik varyantı, BRCA1, BRCA2, meme kanseri, over kanseri, kalıtsal kanser riski, <a href="https://oncology.com.tr/multiple-myeloma-72-saat-genom-testi/" title="TGen’den Multiple Myeloma İçin 72 Saatte Kapsamlı Genom Haritası Sunan Yeni Klinik Test" data-wpan-internal-link="1">hassas onkoloji</a>, veri eşleştirme, sağlık hizmeti sunumu, retrospektif test, BRCA-DIRECT yolu, kişiselleştirilmiş tıp</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kanser-takibinde-genetik-test/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
