<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>genetik biyobelirteçler &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/genetik-biyobelirtecler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Jul 2026 13:28:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>genetik biyobelirteçler &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CSCO’dan PDAC için moleküler test standartları: Tanıda genetik profilin rutinleştirilmesi çağrısı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pdac-molekuler-tani-csco-standartlari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pdac-molekuler-tani-csco-standartlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:28:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CSCO]]></category>
		<category><![CDATA[genetik biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[hassas onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi biyobelirteçleri]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamlı genetik profilleme]]></category>
		<category><![CDATA[mikrosatellit instabilitesi]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Moleküler test]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreas Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Pankreatik kanser]]></category>
		<category><![CDATA[PDAC]]></category>
		<category><![CDATA[uygunsuz eşleşme onarımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pdac-molekuler-tani-csco-standartlari/</guid>

					<description><![CDATA[CSCO uzlaşısı, pankreatik duktal adeno karsinomda PDAC moleküler tanıyı standart hale getirmeyi hedefliyor. Kapsamlı genetik profil, tedavi seçimini güçlendirir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin Klinik Onkoloji Derneği’nin (CSCO) yayımladığı uzman uzlaşısı, pankreatik duktal adeno karsinomda (PDAC) <a href="https://oncology.com.tr/avrupada-nadir-kanserlerde-molekuler-eslestirme-erisimi-hizlandirmayi-hedefliyor/" title="Avrupa’da nadir kanserlerde ‘moleküler eşleştirme’ erişimi hızlandırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">moleküler tanı</a> süreçlerinin daha standart ve klinik olarak kullanılabilir hale getirilmesini <a href="https://oncology.com.tr/cudc-907-temozolomid-etkisi-direncli-glioblastom/" title="Yeni bir PI3K/HDAC ikili inhibitörü, dirençli glioblastomda temozolomidin etkisini artırmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>. Hastalığın biyolojik davranışı ve tedaviye yanıtın değişkenliği nedeniyle prognozun genellikle ağır seyretmesi, uzlaşı belgesinin gündeme getirdiği <a href="https://oncology.com.tr/ileri-glikasyon-son-urunleri-age-whi/" title="Low-fat yaklaşımın ötesi: WHI verileriyle AGE’lerin kanser riskine olası etkisi yeniden tartışılıyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımın</a> önemini artırıyor. CSCO’ya göre PDAC, pankreasın primer malignitelerinin yaklaşık %95’ini oluştururken, özellikle metastatik evrede uzun dönem sağkalımın %5’in altında kaldığı bildiriliyor.</p>
<p>Uzlaşı metni, modern patolojinin rutin işleyişine “hastayı sınıflandırmakla sınırlı olmayan”, karar verdirici bir moleküler değerlendirme kademesinin eklenmesini öneriyor. Belirleyici nokta; doku ya da sitoloji örnekleri üzerinden gerçekleştirilecek kapsamlı genetik ve moleküler incelemelerin, tanı akışının bir parçası haline getirilmesi. Bu çerçevede amaç, tümörün taşıyabileceği moleküler özellikleri erken aşamada ortaya koyarak tedavi seçeneklerini daha hedefli biçimde değerlendirmek olarak tanımlanıyor.</p>
<p>CSCO uzmanları, moleküler testlerin yalnızca “hangi biyobelirteç var” sorusuna yanıt vermesinin yeterli olmadığını; elde edilen verilerin hedefe yönelik tedavilerin planlanmasına ve immünoterapinin uygunluğunun değerlendirilmesine yardımcı olacak şekilde yorumlanması gerektiğini vurguluyor. PDAC’de klinik gidişatın öngörülemezliği, tümör içi heterojenite ve tedaviye yanıtın değişkenliği düşünüldüğünde, tekil bir mutasyonun ötesinde daha geniş kapsamlı profil çıkarma yaklaşımı ön plana çıkıyor.</p>
<p>Uzlaşıda özellikle, PDAC’nin moleküler peyzajında kritik rol oynayabilen genetik değişikliklerin belirlenmesine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda KRAS ve BRCA gibi genlerle ilişkili varyasyonların değerlendirilmesinin, tedavi planlamasında yol gösterici olabileceği belirtiliyor. Bunun yanında, mikrosatellit instabilitesi (MSI) ve bununla bağlantılı mismatch repair (MMR) eksikliği gibi özelliklerin de moleküler tanı içinde ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Bu tür biyolojik göstergeler, tümörün immün yanıtla ilişkili olabilecek yönlerini yansıtma potansiyeli taşıdığından, immünoterapi seçim süreçlerinde anlam kazanabiliyor.</p>
<p>CSCO yaklaşımı, “kapsamlı genomik profilleme” fikrini PDAC bağlamında klinik uygulamaya yaklaştırırken, örnek türü ve testin zamanlaması gibi pratik ayrıntıların da önem taşıdığına işaret ediyor. Tümör dokusu temin edilemediğinde veya yetersiz kaldığında sıvı biyopsi gibi seçeneklerin, hassas ölçüm hedefiyle gündeme gelebileceği; ancak hangi hastada hangi örnek yolunun tercih edileceğinin klinik koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği aktarılıyor. Böylece moleküler test, tanısal bir ek adım olmaktan çıkıp tedavi planının parçası olacak bir standardizasyona doğru ilerliyor.</p>
<p>Uzlaşı belgesinin arka planında, precision oncology yani hassas onkoloji yaklaşımının patoloji laboratuvarlarından klinik karara uzanan süreçlerde hızla yer edinmesi yatıyor. Ancak CSCO’nun çerçevesi, yalnızca yeni testlerin varlığını değil, elde edilen moleküler bulguların tedavi kararlarına “aksiyon alınabilir” biçimde dönüştürülmesini merkeze alıyor. Bu yaklaşım, farklı merkezler arasında test kapsamı ve yorumlama biçimi açısından oluşabilen farklılıkları azaltmayı amaçlayan bir uyum ihtiyacına da işaret ediyor.</p>
<p>CSCO’nun PDAC’de moleküler testleri standardize etmeye dönük bu uzlaşı girişimi, hastalığın yüksek ölümcüllüğü ve özellikle metastatik hastalarda sınırlı uzun dönem sağkalım gibi gerçeklerle birlikte değerlendirildiğinde, klinik pratikte daha tutarlı karar altyapısı oluşturma potansiyeli taşıyor. Uzlaşı metninin, PDAC’de tanıdan tedaviye uzanan zincire moleküler veriyi daha sistemli entegre etmesi beklenirken, hangi biyobelirteç setlerinin hangi hasta gruplarında öncelik kazanacağına dair klinik uygulama detaylarının da zaman içinde netleşmesi bekleniyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/china-issues-consensus-on-precision-testing-and-molecular-diagnosis-for-pancreatic-cancer/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Precision testing and molecular diagnosis in pancreatic cancer (PDAC)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Chinese expert consensus on precision testing and molecular diagnosis of pancreatic cancer (2025)</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Cao, D., Wu, J., Cui, J. et al. (2026) Br J Cancer. https://doi.org/10.1038/s41416-026-03522-x</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41416-026-03522-x</p>
<p><strong>Keywords:</strong> pankreatik duktal adenokarsinom, moleküler test, CSCO, KRAS, BRCA, MSI, sıvı biyopsi, hassas (preciz) onkoloji, immünoterapi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pdac-molekuler-tani-csco-standartlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da Bilişsel Gerilemenin Genetik İmzası Çoklu Lokuslarda Gizli Olabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-bilissel-gerileme-genetik-faktorler/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-bilissel-gerileme-genetik-faktorler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 02:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel gerileme]]></category>
		<category><![CDATA[genetik biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[genetik dozaj]]></category>
		<category><![CDATA[meta-analiz]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-bilissel-gerileme-genetik-faktorler/</guid>

					<description><![CDATA[Parkinson hastalarında bilişsel gerilemenin genetik çoklu lokusların toplam etkisiyle ilişkili olduğu 15 yıllık geniş çaplı uluslararası bir meta-analizle ortaya kondu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında bilişsel gerilemenin neden bazı hastalarda daha hızlı ilerlediği, bazı kişilerde ise yıllarca daha sınırlı kaldığı uzun süredir yanıt bekleyen sorular arasında yer alıyordu. npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu farklılığın yalnızca tek bir genle değil, birden fazla genetik bölgenin toplam etkisiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. 24 uluslararası kohorttan derlenen veriler üzerinde yürütülen 15 yıllık meta-analiz, Parkinson’da bilişsel seyrin “çoklu lokus genetik dozajı” olarak tanımlanan bir yaklaşımla daha iyi anlaşılabileceğine işaret ediyor.</p>
<p><a href="https://oncology.com.tr/yalnizlik-parkinsonizm-etkisi/" title="Yalnızlık, Parkinsonizmde Kötüleşmenin Sessiz İşareti Olabilir" data-wpan-internal-link="1">Parkinson hastalığı</a> çoğu zaman titreme, rijidite ve bradikinezi gibi motor belirtilerle tanınsa da, klinik tablo bununla sınırlı değil. Hastalığın önemli bir bölümünde hafıza, dikkat, yürütücü işlevler ve işlemleme hızı zaman içinde etkilenebiliyor; bazı olgularda bu süreç Parkinson hastalığı demansına kadar uzanabiliyor. Klinik uygulamada en zorlayıcı konulardan biri de bu bilişsel değişimlerin hızını ve şiddetini önceden kestirebilmek. Araştırmacılar uzun süredir tek tek genlerin hastalık riskini veya biyolojik mekanizmaları etkileyebileceğini biliyordu, ancak bu genetik işaretlerin birlikte oluşturduğu toplam yükün bilişsel gerileme <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-yalnizligin-etkisi/" title="Yaşlılıkta Ruh Sağlığının Kırılgan Noktası: Yalnızlığın Depresyon ve Kaygı Üzerindeki Etkisi" data-wpan-internal-link="1">üzerindeki</a> rolü yeterince net değildi.</p>
<p>Çalışmanın arkasındaki ekip, bu boşluğu kapatmak için farklı ülkelerden toplanmış geniş ölçekli klinik ve genetik verileri bir araya getirdi. 15 yıl boyunca izlenen çok merkezli veriler sayesinde, Parkinson hastalarında bilişsel değişimin yalnızca yaş, hastalık süresi ya da klinik alt tiplerle değil, birden fazla genetik lokusun birleşik etkisiyle de bağlantılı olabileceği değerlendirildi. Bu yaklaşım, tek bir biyobelirteçten ziyade genetik “yük” fikrine dayanıyor. Başka bir deyişle araştırma, belirli genetik varyantların sayısı ve birleşik etkisinin bilişsel bozulma riskinde anlamlı bir fark yaratıp yaratmadığını inceledi.</p>
<p>Bu tür meta-analizler, Parkinson gibi heterojen bir hastalıkta özellikle önem taşıyor. Çünkü aynı tanıyı alan iki kişinin klinik gidişi birbirinden oldukça farklı olabiliyor. Bir hastada motor belirtiler baskın kalırken, diğerinde kısa sürede dikkat ve yürütücü işlevlerde belirgin düşüş görülebiliyor. Bu farklılığı açıklayabilmek, yalnızca hastalığın biyolojisini anlamak için değil, aynı zamanda daha isabetli izlem planları oluşturmak için de kritik kabul ediliyor. Yeni çalışma, genetik bilginin bu öngörü alanında daha fazla rol oynayabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Araştırmada öne çıkan nokta, tek gen analizlerinin ötesine geçilmesi. Çalışma, Parkinson’a yatkınlıkla veya hastalığın patofizyolojisiyle ilişkili olabilen çeşitli genetik lokusların toplu etkisini ele alıyor. Bilim insanları, bazı genetik kombinasyonların bilişsel gerileme eğilimiyle daha güçlü bir ilişki gösterebileceğini değerlendiriyor. Bu, gelecekte risk sınıflandırmasının yalnızca klinik gözleme değil, genetik profillemeye de dayanabileceği anlamına geliyor. Ancak bu tür bulguların, günlük pratikte kullanılmadan önce daha fazla doğrulanması gerektiği de açık.</p>
<p>Parkinson’da bilişsel gerileme, hastalığın motor olmayan en ağır yönlerinden biri olarak kabul ediliyor. Demans gelişimi, hastaların bağımsızlığını, günlük yaşam becerilerini ve bakım gereksinimini derinden etkileyebiliyor. Bu nedenle erken dönemde daha yüksek riskli hastaları ayırt edebilecek göstergeler, klinisyenler için özel bir değer taşıyor. Çalışmanın sunduğu çerçeve, tam da bu noktada umut verici görünüyor: Genetik dozajın bilişsel gidişi şekillendirdiği anlaşılırsa, izlem sıklığı, bilişsel değerlendirme zamanlaması ve gelecek araştırmalarda hasta sınıflandırması daha rafine hale gelebilir.</p>
<p>Bununla birlikte araştırma, bir klinik uygulama kılavuzundan ziyade güçlü bir bilimsel temel sunuyor. Meta-analiz tasarımı, çok sayıda kohorttan gelen veriyi birleştirerek istatistiksel gücü artırsa da, farklı merkezlerde kullanılan değerlendirme yöntemleri, takip süreleri ve hasta özellikleri sonuçların yorumunu zorlaştırabilir. Bu nedenle bulguların, bağımsız gruplarda <a href="https://oncology.com.tr/kitasatospora-dryopteridis-yeni-tur-taksonomi/" title="Eğreltiotu Kök Çevresinden Gelen Yeni Kitasatospora, Sınıflandırmayı Yeniden Gündeme Taşıdı" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> test edilmesi ve genetik dozaj ile bilişsel sonlanımlar arasındaki ilişkinin mekanistik düzeyde açıklanması gerekecek. Araştırmanın asıl değeri de burada yatıyor: Parkinson’da bilişsel bozulmayı tek bir çizgi halinde değil, çok katmanlı bir biyolojik süreç olarak ele almaya zorlaması.</p>
<p>Uzmanlar için bu çalışma, Parkinson hastalığının yalnızca hareket bozukluğu şeklinde ele alınmasının yetersiz olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Hastalığın seyri, genetik zemin ile nörodejeneratif süreçlerin karmaşık etkileşimi sonucu şekilleniyor. Çoklu lokus genetik analizleri, bu karmaşıklığı çözmek için giderek daha önemli hale geliyor. Şimdilik eldeki veriler, Parkinson’da bilişsel gerilemenin genetik haritasının tek bir işaretçiden ibaret olmadığını; aksine birden fazla genetik unsurun birlikte etkili olabileceğini gösteriyor. Bu yaklaşımın, ileride daha kişiselleştirilmiş risk öngörüleri ve daha hedefli klinik izlem stratejilerinin önünü açması bekleniyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, Parkinson hastalarında bilişsel kötüleşmenin neden farklı hızlarda ilerlediğine dair önemli bir açıklama sunuyor. Kesin klinik uygulamaya geçmeden önce daha fazla doğrulama gerekse de, araştırmanın en önemli katkısı Parkinson demansını anlamada genetik dozaj kavramını merkeze yerleştirmesi. Bu da, hastalığın yalnızca mevcut belirtilerini değil, olası geleceğini de tahmin etmeye çalışan nöroloji alanı için kayda değer bir adım anlamına geliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Genetic factors influencing cognitive disease progression in Parkinson’s disease through multi-locus genetic dosage analysis.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Multi-locus genetic dosage shapes cognitive disease progression in Parkinson’s patients: 15-year meta-analysis of 24 cohorts.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kang, X., Lin, Z., Calikusu, F.Z. et al. Multi-locus genetic dosage shapes cognitive disease progression in Parkinson’s patients: 15-year meta-analysis of 24 cohorts. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01367-y</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-bilissel-gerileme-genetik-faktorler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
