<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gebelik &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/gebelik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 13:33:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>gebelik &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anne adayındaki hiperglisemi, yavrunun kalbinde mtDNA sinyalini tetikleyen yeni bir biyolojik yolağa işaret ediyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/anne-hiperglisemisi-camkii-d-oglc-nacylation-mtdna/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/anne-hiperglisemisi-camkii-d-oglc-nacylation-mtdna/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:33:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gestasyonel diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[hiperglisemi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp yeniden şekillenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondri]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondriyal DNA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/anne-hiperglisemisi-camkii-d-oglc-nacylation-mtdna/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, gebelikte hipergliseminin CaMKIIδ O-GlcNAcylation’ı artırarak yavruda mtDNA salınımını yükseltebileceğini ve kalp yeniden şekillenmesini tetikleyebileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik sırasında kan şekerinin yüksek seyretmesi, yalnızca annenin metabolizmasını etkilemekle kalmayıp, gelişmekte olan bebeğin kalbini hücresel düzeyde “yeniden programlayabilir”. Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir çalışma, bu etkinin altında yatan moleküler bir bağlantıyı ayrıntılandırıyor: Anne hiperglisemisi, yavrunun dokularında CaMKIIδ adlı bir kalp sinyal kinazının O-GlcNAcylation adı verilen bir biyokimyasal düzenlenmesini artırıyor. Araştırmacılar bu değişikliğin, mitokondrilerle hücre sitoplazması arasındaki iletişimi bozarak mitokondriyal DNA (mtDNA) salınımını yükselttiğini ve bunun da kalp yeniden şekillenmesiyle ilişkili aşağı akım yanıtları tetikleyebileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Çalışmanın odağında, gebelikte yükselen glukozun fetal dokulardaki “post-translasyonel modifikasyonlar” üzerinde nasıl bir etkide bulunduğu vardı. Hücreler, proteinleri sadece genetik düzeyde değil; görevlerini, konumlarını ve etkileşimlerini değiştirebilen kimyasal etiketlerle de ayarlayabiliyor. Bu çalışmada dikkat çeken etiketleme mekanizması, CaMKIIδ’nin O-GlcNAcylation ile modifiye edilmesi. CaMKIIδ, kalsiyum/kalmodulin bağımlı bir kinaz olarak kalpte sinyal iletiminin çeşitli basamaklarında rol oynuyor. Araştırmacılar, hiperglisemi koşullarının CaMKIIδ’nin bu şekilde düzenlenmesini yükselttiğini bildiriyor; böylece kinazın gelişim sırasında davranışının “ince ayar” ile farklılaştırıldığı belirtiliyor.</p>
<p>Fonksiyonel sonuç tarafında çalışma, O-GlcNAcylation artışının <a href="https://oncology.com.tr/mitokondri-zar-vezikulleri-rhot12-in-situ-asilar/" title="RHOT1/2 ile tasarlanan mitokondri kesecikleri tümörü bulup yerinde bağışıklık uyarımı yapmayı hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">mitokondri</a> stresini artırabilecek bir biyolojik tabloyla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Mitokondriler hücrelerin enerji üretim merkezleri olmasının yanı sıra, stres altında kaldıklarında zar bütünlüğü ve hücresel sinyalizasyon dengeleri değişebiliyor. Bu bağlamda araştırmacılar, mitokondrilerden mtDNA’nın daha fazla salındığını gözlemlediklerini ifade ediyor. mtDNA’nın, hücre içinde yabancı bir tehlike sinyali gibi davranabildiği ve inflamasyon ile doku yeniden yapılanması süreçlerini tetikleyebildiği bilinen bir kavram. Bu çalışmada ise yazarlar, mtDNA salınımının ardından aktive olan aşağı akım yanıtların kalp yeniden şekillenmesiyle ilişkili biyolojik programlara bağlandığını bildiriyor.</p>
<p>Bu mekanik zincirin, yavrularda gözlenen yapısal değişikliklerle korelasyon gösterdiği belirtiliyor. Çalışmada, anne hiperglisemisiyle ilişkili moleküler olayların, kalpte dokusal düzeydeki farklılıklarla aynı doğrultuda ilerlediği rapor ediliyor. Bu tür bir eşleşme, gözlenen değişimlerin tesadüfi olmayabileceğine dair bir işaret olarak değerlendirilebilir; ancak tek bir mekanizmayı kanıtlamak için daha geniş kapsamlı deneysel doğrulamalar gerekeceğinin altı çiziliyor.</p>
<p>Çalışmanın önemli katkısı, anne metabolizmasının fetus üzerindeki etkisini yalnızca dolaylı risk çerçevesinde değil, hücre içi bir sinyal modülasyonu ve tehlike sinyali üretimi <a href="https://oncology.com.tr/nka2-palmitoylatma-fumarat-hatti-diyabetik-kardiyomiyopati/" title="Fumarat hattı üzerinden kalp hücrelerinde “palmitoylatma”: Diyabetik kardiyomiyopatide NKAα2 farkı" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> somutlaştırması. O-GlcNAcylation, hücresel enerji durumuyla bağlantılı bir <a href="https://oncology.com.tr/sacf-gila-in-vitro-gen-duzenleme-guvenlik-testi/" title="Gen düzenleme güvenliğini testte yeni yaklaşım: SACF ve GILA çok merkezli karşılaştırma" data-wpan-internal-link="1">düzenleme</a> hattına işaret ettiği için, hipergliseminin kalp gelişimi üzerindeki etkilerini açıklamada biyolojik olarak tutarlı bir aday yolak sunuyor. Buna ek olarak CaMKIIδ’nin modifikasyonu, kalpte iyi bilinen sinyal ağlarının nasıl yeniden ayarlanabileceğine dair mekanistik bir bakış sağlıyor.</p>
<p>Nature Communications’ta sunulan bulgular, anne adayında yüksek kan şekeri seviyelerinin fetusta mitokondri stresine ve mtDNA aracılı yanıtların tetiklenmesine varabilen bir dizi biyolojik basamağı başlatabileceğini düşündürüyor. Bu sonuçlar, gebelikte metabolik kontrolün önemi hakkındaki mevcut klinik çerçeveyi moleküler düzeyde güçlendiren bir kanıt seti niteliğinde; ancak araştırmanın, klinik sonuçlar ve bireyler arası genellenebilirlik açısından daha fazla çalışma ile desteklenmesi gerekecek.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/maternal-hyperglycemia-drives-offspring-mtdna-release-via-camkii%CE%B4-o-glcnacylation/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Maternal hyperglycemia and offspring cardiac remodeling via O-GlcNAcylation of CaMKIIδ and mtDNA release.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Maternal hyperglycemia-induced O-GlcNAcylation of CaMKIIδ promotes mtDNA release and cardiac remodeling in offspring.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xiao, Z., Gao, L., Wang, Y. et al. Maternal hyperglycemia-induced O-GlcNAcylation of CaMKIIδ promotes mtDNA release and cardiac remodeling in offspring. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75630-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41467-026-75630-4</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/anne-hiperglisemisi-camkii-d-oglc-nacylation-mtdna/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte erken bağışıklık “dengesizliği” kendini gösterebilir: Kendiliğinden erken doğum riskine işaret eden biyolojik izler</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kendiliginden-erken-dogum-immuin-izler/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kendiliginden-erken-dogum-immuin-izler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 22:29:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte bağışıklık]]></category>
		<category><![CDATA[immün tolerans]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[prematüre bebekler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kendiliginden-erken-dogum-immuin-izler/</guid>

					<description><![CDATA[Nature Communications’taki çalışma, kendiliğinden erken doğum riskinin erken gebelik dönemlerinden itibaren bağışıklık sisteminde “uyumsuz kalibrasyon” izleriyle belirebileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelikte kendiliğinden erken doğumun ilk klinik işaretleri ortaya çıkmadan çok önce, anne adayının bağışıklık sisteminde ince ayarların bozulmuş olabileceğine dair yeni kanıtlar raporlandı. Nature Communications’ta yayımlanan bir çalışmada, daha sonra kendiliğinden erken doğum yaşayan gebelerde erken gebelik dönemlerinden itibaren farklılaşan immünolojik örüntüler gözlendi. Araştırmacılar, bu değişimlerin “son dakikada” gelişen ani bir bağışıklık tepkisinden ziyade, daha baştan itibaren uyumsuz bir bağışıklık adaptasyonuna işaret eden bir tabloyla uyumlu olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Çalışmanın odağı, anne bağışıklığı ile gelişmekte olan fetüs arasındaki etkileşimin <a href="https://oncology.com.tr/ekstraselluler-histonlar-kalp-disfonksiyonu/" title="Dolaşımdaki “alarm” histonlar kalp hücrelerini nasıl işlevsizleştiriyor? Yeni hücresel yol haritası" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> dengelenmesi gerektiği. Sağlıklı gebelikte maternal bağışıklık yanıtının iki yönlü bir hedefe aynı anda hizmet etmesi beklenir: Anne, gebelik boyunca karşılaşılabilecek patojenlere karşı savunmasını sürdürmelidir; aynı zamanda fetüsü “yabancı” olarak hedef alabilecek yıkıcı immün tepkilerden kaçınacak şekilde tolerance, yani bağışıklık toleransı korunmalıdır. Bu hassas dengenin bozulması, yalnızca enfeksiyonlarla ilişkili sorunlara değil, gebelik seyrini etkileyebilecek komplikasyonlara da kapı aralayabilir. Kendiliğinden erken doğum ise bu komplikasyonların başında geliyor.</p>
<p>Araştırmacılar, insan gebelik örneklerinde yapılan immün profilleme yaklaşımıyla, ilerleyen dönemlerde kendiliğinden erken doğumla sonuçlanan gebeliklerde görülen immün sistem özelliklerini erken aşamalarda saptamaya çalıştı. Raporlanan bulgulara göre, erken gebelikte belirginleşen bağışıklık imzaları, doğumun hemen öncesindeki dönemde ortaya çıkması beklenen ani bir reaksiyon senaryosundan daha çok, bağışıklık sisteminin yanlış kalibrasyonuna veya maladaptasyonuna uygun bir görünüm sergiliyor. Başka bir ifadeyle, bazı gebeliklerde riskin biyolojik düzeyde daha önceden şekillenebileceği düşünülüyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici tarafı, immünolojik farklılıkların gebeliğin daha erken evrelerinde görülmesine odaklanması. Bu yaklaşım, klinik olarak erken doğum tehdidi belirtileri ortaya çıkana kadar beklemek yerine, gebeliğin gidişatını daha erken aşamalarda etkileyebilecek biyolojik sinyallerin yakalanmasına yönelik bir fikri destekliyor. Araştırma ekibi, anne bağışıklığının fetüse uyumlu şekilde “yerleşebilmesi” için gerekli denge kurulamadığında, bunun gebelik dokuları arasındaki etkileşimi etkileyebileceğini ima eden bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Elbette bu <a href="https://oncology.com.tr/azasitidin-venetoklaks-kombinasyonu-inflamasyon-biyobelirtecleri/" title="Azasitidin–Venetoklaks ikilisi yaşlı AML’de inflamasyon biyolojisini de hedefliyor: yeni çalışma" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, kesin bir tanı testi ya da <a href="https://oncology.com.tr/idrar-mikrobiyomu-asiri-aktif-mesane-yeni-tedaviler/" title="İdrar mikrobiyomu aciliyet ve mesane ağrısıyla ilişkilendiriliyor: Yeni tanı ve tedavi ufukları" data-wpan-internal-link="1">tedavi</a> stratejisi için doğrudan bir reçete anlamına gelmiyor. İnsan immün sisteminin gebelik boyunca dinamik biçimde değiştiği biliniyor ve örüntüler; bireysel biyoloji, gebelik evresi, örnekleme zamanlaması gibi faktörlere duyarlı olabilir. Bu nedenle, elde edilen immünolojik ayrımların ne ölçüde evrensel bir biyobelirteç seti oluşturabileceği, farklı popülasyonlarda ve daha geniş örneklemlerde yeniden doğrulanmayı gerektiriyor.</p>
<p>Yine de Nature Communications’ta yayımlanan bulgular, kendiliğinden erken doğum riskinin yalnızca “semptomların başlamasıyla” açıklanamayabileceğini, daha erken dönemlerde immün regülasyonun farklı bir yöne evrilebileceğini düşündürüyor. Bu tür erken biyolojik işaretlerin gelecekte risk sınıflandırmasını iyileştirme potansiyeli taşıması, gebelik takibinde zamanlamayı öne taşıyan araştırmalar için yeni bir tartışma alanı açıyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/immunological-misadaptation-predicts-spontaneous-preterm-birth-in-pregnancies/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Immunological maladaptation preceding spontaneous preterm birth in human pregnancies</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Immunological maladaptation preceding spontaneous preterm birth in human pregnancies</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Stelzer, I.A., Gillard, J., Urbschat, C. et al. Immunological maladaptation preceding spontaneous preterm birth in human pregnancies. Nat Commun 17, 7121 (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75605-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41467-026-75605-5</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kendiliginden-erken-dogum-immuin-izler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHEST, hamilelikte obstrüktif uyku apnesi için standart yaklaşım kılavuzunu yayımladı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/hamilelikte-obstruktif-uyku-apnesi-kilavuzu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/hamilelikte-obstruktif-uyku-apnesi-kilavuzu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:13:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[klinik kılavuz]]></category>
		<category><![CDATA[obstrüktif uyku apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[uyku apnesi taraması]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/hamilelikte-obstruktif-uyku-apnesi-kilavuzu/</guid>

					<description><![CDATA[CHEST, hamilelikte OSA/SDB için tarama, tanı, tedavi ve takip adımlarını standardize etmeyi hedefleyen dokuz önerilik klinik kılavuz yayımladı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Glencove, IL’de yayımlanan yeni bir klinik uygulama kılavuzu, hamilelik sırasında görülen obstrüktif <a href="https://oncology.com.tr/izole-rem-uyku-davranis-bozuklugu-kalp-beyin-baglantisi/" title="Uyanıklıkta kalp-beyin bağlantısı bozuluyor: İzole REM uyku davranış bozukluğunda yeni sinyal" data-wpan-internal-link="1">uyku</a> apnesinin (OSA) yönetiminde izlenecek adımları daha tutarlı hale getirmeyi hedefliyor. Amerikan Göğüs Hekimliği Derneği (CHEST), <em>CHEST</em> dergisinde yer alan rehberle, uyku sırasında solunum bozuklukları (sleep-disordered breathing, SDB) bulunan gebelerde tarama, tanılama, tedavi ve gebelik boyunca <a href="https://oncology.com.tr/apobec3-eksikligi-makrofaj-lipid-metabolizmasi-anti-tumor/" title="APOBEC3 eksikliği tümör bağışıklık yanıtını lipid metabolizmasını yeniden yazarak güçlendirebilir" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> değerlendirme süreçlerinin standardize edilmesine yönelik dokuz kanıta dayalı, uygulamaya dönük öneri sundu.</p>
<p>Hamilelerde OSA ile ilişkili anne ve fetüse yönelik önemli sağlık sonuçlarının giderek daha fazla gündeme gelmesi, klinisyenler açısından ortak bir yol haritası ihtiyacını belirginleştiriyor. Ancak kaynaklar, gebelik boyunca SDB’nin nasıl ele alınacağına dair ayrıntılı bir çerçevenin sınırlı kaldığını; bu durumun da obstetri ile uyku tıbbı ekipleri arasında karar süreçlerinde farklılıklara yol açabildiğini işaret ediyor. Yeni kılavuz, bu boşluğu hedefleyerek rehberi hem gebelik takibi yapılan klinik iş akışlarına hem de uyku merkezlerinin değerlendirme yaklaşımlarına entegre edilebilir bir yapı olarak konumlandırıyor.</p>
<p>Rehberin temel amacı, OSA şüphesi veya tanısı olan gebelerde klinik kararların yalnızca bireysel deneyime değil, tutarlı bir değerlendirme mantığına dayanmasını sağlamak. Bunun için tarama stratejilerinden tanısal yaklaşımlara, tedavi tercihlerini ve takip planlarını da kapsayan bir çerçeve oluşturulması amaçlanıyor. Kılavuzun hamilelik sürecine odaklanmasının nedeni, gebeliğe bağlı fizyolojik değişimlerin solunumla ilişkili uyku sorunlarını etkileyebilmesi ve bu nedenle izlemin yalnızca başlangıçtaki tek bir değerlendirmeyle sınırlı kalmaması gerekliliği.</p>
<p>CHEST’in çalışması, SDB’nin gebelikteki olası etkilerini göz önünde bulundurarak, klinisyenlerin “ne zaman düşünmeli, nasıl değerlendirmeli ve hangi noktada yeniden değerlendirmeli” sorularına daha net yanıtlar bulmasını hedefliyor. Elde edilen öneriler, kararların gebelik boyunca dinamik biçimde güncellenmesini destekleyen bir yaklaşım sunuyor. Bu yaklaşım, farklı klinik ortamlarında uygulamanın sürekliliğini artırmayı ve anne ile fetüsün güvenliği açısından risklerin daha erken fark edilmesine katkı sağlamayı amaçlayan bir çerçeve olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Rehberin editöryel vurgularından biri de uykuya bağlı solunum sorunlarının gebelik takiplerinde daha görünür hale getirilmesi. CHEST tarafından aktarılan açıklamada, kılavuzun “uykuya bağlı solunum bozukluklarını” gebeler ve sağlık hizmeti sağlayıcıları açısından daha fazla gündeme taşıyacağı belirtiliyor. Carolyn D’Ambrosio’nun değerlendirmesinde, bu tür durumların tanınması ve yönetim planının kurulması konusunda daha sistematik bir yaklaşımın önemine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Kılavuzun <em>CHEST</em> dergisinde yayınlanmış olması, önerilerin gözetim ve uygulama hedefleriyle birlikte, kanıta dayalı bir zeminde şekillendirildiğini gösteriyor. Bununla birlikte, klinik uygulamada rehberlerin her hasta için bireyselleştirilerek ele alınması ve gebelikte olası eşlik eden durumlar, semptom profili ve risk değerlendirmesi gibi unsurların dikkate alınması gerekiyor.</p>
<p>CHEST’in yeni rehberi, hamilelikte OSA/SDB yönetiminde tutarlılığı artırmayı ve obstetri ile uyku tıbbı ekiplerinin ortak dilini güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde, kılavuzun çeşitli klinik ortamlarda nasıl benimseneceği ve gebelik boyunca yeniden değerlendirme süreçlerinin pratiğe nasıl yansıyacağı, alanın dikkatle izleyeceği başlıklardan biri olmaya devam edecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Obstructive sleep apnea (OSA) in pregnancy; sleep-disordered breathing (SDB) management</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Obstructive Sleep Apnea (OSA) in Pregnancy – An American College of Chest Physicians Clinical Practice Guideline</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1016/j.chest.2026.06.058</p>
<p><strong>Keywords:</strong> obstrüktif uyku apnesi, gebelik, uyku ile ilişkili solunum bozukluğu, klinik kılavuz, AHI, CHEST, anne-fetal sağlık, erken doğum, Yenidoğan Yoğun <a href="https://oncology.com.tr/trizomi-13-ve-18-perinatal-palyatif-bakim/" title="Perinatal palyatif bakım yaklaşımı, trisomi 13 ve 18’de aile kararlarını nasıl şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">Bakım</a> Ünitesi (YYBÜ) kabulü, lohusalık sonrası yeniden değerlendirme</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/hamilelikte-obstruktif-uyku-apnesi-kilavuzu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte SARS‑CoV‑2 teması, 12 ve 22 ayda nörogelişimsel farklılıklarla ilişkilendirildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gebelikte-sars-cov-2-maruziyeti/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gebelikte-sars-cov-2-maruziyeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 22:05:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[nörogelişim]]></category>
		<category><![CDATA[pediatri]]></category>
		<category><![CDATA[Perinatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[SARS-CoV-2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gebelikte-sars-cov-2-maruziyeti/</guid>

					<description><![CDATA[J Perinatology’de yayımlanan çalışma, gebelikte SARS‑CoV‑2’ye maruz kalan çocuklarda 12 ve 22 ayda ölçülebilir nörogelişimsel farklılıkları değerlendiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir araştırma, gebelik döneminde SARS‑CoV‑2’ye maruz kalmanın bazı çocuklarda erken dönem beyin gelişimi ve davranışsal sonuçlarla ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Çalışma <em>J Perinatology</em> dergisinde yayımlandı ve anne karnında virüsle karşılaşmanın, annenin fetüse kanıtlanmış şekilde viral bulaş yaşamadığı durumlarda bile gelişimsel süreçleri etkileyip etkilemediği sorusuna odaklanıyor. Anne‑fetüs arasında bulaşın nadir olduğuna işaret eden genel yaklaşım, yine de fetal gelişimin yerleşik enfeksiyon olmadan da etkilenebilme ihtimalini bilimsel olarak açık bırakıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, çocukların nörogelişimini iki kritik zaman noktasında izleyerek bu soruyu daha yakından değerlendirdi. Değerlendirmeler 12 ay ve 22 ay olmak üzere iki farklı gelişim döneminde yapıldı. Ekip, erken çocukluk nörogelişimini ölçmek için literatürde yerleşik yaklaşımları temel alarak, prenatal SARS‑CoV‑2 maruziyeti ile zaman içindeki nörogelişimsel örüntüler arasında bağlantı olup olmadığını incelemeyi hedefledi. Bu tasarım, yalnızca kısa dönemli gözlemlere ya da geriye dönük hatırlamaya dayalı değerlendirmelere yaslanmak yerine, gelişimsel değişimin belirli bir zaman akışında nasıl şekillendiğini görebilmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Gebelik sırasında enfeksiyon ile gelişimsel sonuçlar arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmaların önündeki en büyük engellerden biri “karıştırıcı etkenler” sorunu. Pandemi koşullarında gebelerin maruz kaldığı çok sayıda faktör, yalnızca virüs temasıyla sınırlı olmayabiliyor. Araştırmacılar bu noktayı özellikle vurguluyor; çünkü pandemi dönemi gebeliklerinde erişim ve sağlık hizmetlerine ulaşım, stres düzeyi, yaşam koşulları ve gebeliğin yönetimi gibi değişkenler, fetal beyin gelişimini ve bebeğin sonraki davranışsal gidişini etkileyebiliyor. Böylece gözlenen farkların, gerçekten in utero viral etkilerden mi yoksa pandemi koşullarının gebelik üzerindeki dolaylı etkilerinden mi kaynaklandığını ayırmak zorlaşıyor.</p>
<p>Çalışmanın yaklaşımı, prenatal maruziyetin olası sonuçlarını yalnızca “var/yok” gibi tek bir zaman noktasında değil, çocukların büyümesiyle <a href="https://oncology.com.tr/ticagrelor-fazamoreksant-etkilesimi-faz-1/" title="Ticagrelor ile fazamoreksant birlikte alındığında ilaç maruziyetinde değişim sinyali: Faz I çalışma" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> yeniden değerlendirerek daha tutarlı bir perspektif sağlamaya çalışıyor. 12 ayda yapılan ölçümlerin 22 ayda nasıl bir eğilim gösterdiği, prenatal maruziyetin etkisinin kalıcı mı yoksa geçici mi olabileceğine dair daha fazla ipucu verebilir. Ancak araştırmanın gözlemsel doğası, nedensellik iddiasını sınırlayan önemli bir çerçeve sunuyor; yani çalışma, maruziyet ile sonuçlar arasında ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlasa da doğrudan “sebep-sonuç” kanıtı üretmek için tek başına yeterli olmayabilir.</p>
<p>Yine de bu tür çalışmalar, gebelikte SARS‑CoV‑2’ye maruziyetin, anne karnındaki gelişimsel biyolojiyle bağlantılı mekanizmalar üzerinden etkileyici bir sinyal taşıyabileceğine dair olasılıkları somut veriyle test etme açısından önem taşıyor. İn utero viral enfeksiyonun nadir olması, araştırma fikrini daha da kritik hâle getiriyor: Eğer yerleşik enfeksiyon kanıtı olmadan bile farklı nörogelişimsel gidişler gözlenebiliyorsa, bunun altında yatan süreçler arasında annenin bağışıklık yanıtı ve gebelik bağlamındaki stres gibi dolaylı biyolojik etkiler düşünülebilir. Çalışmanın, pandemi döneminde enfeksiyon araştırmalarında yaygın olan karıştırıcı faktörleri ele alma ihtiyacı, bu olasılıkların değerlendirilmesinde metodolojik hassasiyet gerektirdiğini gösteriyor.</p>
<p>Araştırmacılar, sonuçların erken çocuklukta değerlendirilen nörogelişimsel göstergeler üzerinde zamanla ölçülebilir olası farklılıklar yaratıp yaratmadığını ortaya koymayı amaçlıyor. Bulguların ayrıntıları ilerleyen yayınlar ve genişletilmiş analizlerle daha netleşebilir; ayrıca farklı popülasyonlarda ve farklı pandemi koşullarında benzer tasarımlarla doğrulama, klinik yorumların sağlamlığını artıracaktır.</p>
<p>Özetle çalışma, gebelikte SARS‑CoV‑2’ye maruz kalmanın 12 ve 22 ay civarında nörogelişimsel sonuçlarla ilişkili olabileceğine dair yeni kanıtlar sunuyor. Bu bulgular, anne‑fetüs arasında bulaşın nadir olduğu senaryolarda bile fetal gelişimin etkilenebileceği olasılığını bilimsel <a href="https://oncology.com.tr/mikrobiyal-metabolitler-epigenetik-gen-duzenleme/" title="Bağırsak mikroplarının metabolitleri genlerin “açılıp kapanmasını” epigenetik düzeyde etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">düzeyde</a> gündemde tutarken, aynı zamanda pandemi döneminin çok katmanlı etkilerini ayrıştırmanın önemini bir kez daha gösteriyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="WD9kUNq2Xm"><p><a href="https://scienmag.com/in-utero-sars-cov-2-exposure-linked-to-neurodevelopmental-outcomes-at-12-and-22-months/">In-Utero SARS-CoV-2 Exposure Linked to Neurodevelopmental Outcomes at 12 and 22 Months</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“In-Utero SARS-CoV-2 Exposure Linked to Neurodevelopmental Outcomes at 12 and 22 Months” — Science" src="https://scienmag.com/in-utero-sars-cov-2-exposure-linked-to-neurodevelopmental-outcomes-at-12-and-22-months/embed/#?secret=rCR7ENnoiv#?secret=WD9kUNq2Xm" data-secret="WD9kUNq2Xm" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> In utero SARS-CoV-2 exposure and infant neurodevelopmental outcomes</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The association of in utero SARS-CoV-2 exposure on neurodevelopmental outcomes at 12 and 22 months</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kharrat, A., Gleeson, E., Pippert, V. et al. The association of in utero SARS-CoV-2 exposure on neurodevelopmental outcomes at 12 and 22 months. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02819-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41372-026-02819-2</p>
<p><strong>Keywords:</strong> in utero exposure, SARS-CoV-2, nörogelişim, gebelik, bebek sonuçları</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/sili-28-yillik-orman-yangini-dumani-maruziyeti-yenidogan/" data-wpan-internal-link="1">Şili’de 28 yıllık izlem: Annelerin yangın dumanına maruziyeti yenidoğan sağlık sonuçlarıyla ilişkilendirildi</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gebelikte-sars-cov-2-maruziyeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte beslenme kalitesi, idrardaki çevresel kimyasal izleriyle bağlantılı: ECHO çalışmasından yeni bulgular</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gebelikte-diyet-kalitesi-cevresel-kimyasal-maruziyet/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gebelikte-diyet-kalitesi-cevresel-kimyasal-maruziyet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 13:29:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel kimyasal maruziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[ECHO kohortu]]></category>
		<category><![CDATA[endokrin bozucular]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[idrarda biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gebelikte-diyet-kalitesi-cevresel-kimyasal-maruziyet/</guid>

					<description><![CDATA[ECHO kohortunda gebelikte ABD Diyet Yönergelerine uyum, idrarda ölçülen bazı çevresel kimyasal biyobelirteçleriyle ilişkili bulunmuş.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik döneminde izlenen beslenme kalitesinin yalnızca anne adayının genel sağlığını değil, aynı zamanda bazı çevresel kimyasallara maruziyetini de etkileyebileceğine dair yeni kanıtlar ortaya çıktı. University of North Carolina (UNC) Gillings School of Global Public Health <a href="https://oncology.com.tr/crohn-hedefli-bakteriyofaj-terapisi-aiec/" title="McMaster araştırmacıları, Crohn’a bağlı bağırsak iltihabını hedefleyen “seçici virüs” yaklaşımını test etti" data-wpan-internal-link="1">araştırmacıları,</a> gebelikte ABD Diyet Yönergelerine uyumun, idrarda ölçülen birden fazla çevresel kimyasalın biyobelirteç düzeyleriyle ilişkili olabileceğini raporladı. Çalışmanın bulguları, çevre kaynaklı kimyasalların yeme içme ve gıda sistemleri üzerinden organizmaya geçebildiğine dikkat çekerken, diyetin bu geçişi ne ölçüde etkileyebileceği konusunda daha ayrıntılı bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Environmental influences on Child Health Outcomes (ECHO) Cohort kapsamında yürütülen gözlemsel araştırmada, yaklaşık 1.500 hamile katılımcının verileri kullanıldı. Araştırmacılar, gebelik sürecinin farklı dönemlerinde toplanan <a href="https://oncology.com.tr/konjenital-serebral-ventrikulomegali-ccv-genetik/" title="Yeni doğanda beyin içi sıvı dengesini etkileyen nadir gen mutasyonları: CCV için biyolojik ipuçları" data-wpan-internal-link="1">biyolojik</a> örnekler aracılığıyla maruziyeti değerlendirdi; özellikle de idrar örneklerinde 100’den fazla kimyasalın ölçümünü hedef alan bir yaklaşım benimsendi. Bulgular, kimyasal sınıflar arasında ortak bir desen olmadığını; diyet uyumunun bazı kimyasal gruplar üzerinde daha belirgin etkiler yaratırken bazılarında ilişkinin daha sınırlı veya farklı yönlerde olabildiğini gösteriyor.</p>
<p>İncelenen “öncelikli” kimyasal sınıfları arasında ftalatlar, pestisitler ve endokrin bozucu özellikleriyle bilinen bileşikler yer alıyor. Endokrin bozucuların gebelik gibi hızlı gelişim süreçlerinde önemli olabilecek biyolojik sistemleri etkileyebileceği düşünülüyor; ancak bu çalışmada ortaya konan ilişki, neden-sonuç ilişkisini tek başına kanıtlamıyor. Araştırmacılar, gözlemsel tasarım nedeniyle diyet uyumuyla kimyasal biyobelirteçler arasındaki bağlantının, paylaşılan davranışlar ve yaşam koşulları gibi başka faktörlerden de etkilenebileceğini vurgulayan türden bir ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiğini ima ediyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici taraflarından biri, diyet kalitesinin çevresel maruziyet biyobelirteçleriyle bağlantı kurabilen bir değişken olarak ele alınması. Çevresel kimyasalların gıda sistemlerinde bulunabildiği; tarımsal uygulamalar, işleme süreçleri, ambalaj materyalleri ve hatta pişirme yöntemleri gibi adımların maruziyete katkı sağlayabildiği biliniyor. Bu nedenle araştırmacılar, ABD Diyet Yönergelerine uyum arttıkça kimyasal biyobelirteçlerde de sistematik farklılıklar görülebileceği hipotezinden hareket etmiş görünüyor.</p>
<p>Elde edilen sonuçlar, gebelikte diyet yönergelerine daha yüksek düzeyde uyumun, incelenen 10 kimyasal sınıfın bazılarına dair idrarda ölçülen düzeylerle anlamlı şekilde ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Ancak çalışmanın rapor ettiği etki “tek tip” değil: Bazı bileşik gruplarında azalma yönünde işaretler görülürken, bazı kimyasal sınıflarında bu etkinin daha karmaşık olduğu anlaşılıyor. Bu nüans, çevresel kimyasalların kaynağının tek bir yol olmadığı; diyetin hem doğrudan hem dolaylı biçimlerde maruziyeti etkileyebileceği ihtimalini destekliyor.</p>
<p>Bu bulgular, gebelik sağlığıyla ilgili beslenme yaklaşımlarının yalnızca makro ve mikro besin öğeleri hedeflemekle kalmayıp, gıda seçimi üzerinden çevresel risklere de dolaylı yoldan dokunabileceğini düşündürüyor. Yine de araştırma, kimyasallara maruziyeti azaltmanın “kesin” bir sonucu olarak yorumlanmamalı; çünkü <a href="https://oncology.com.tr/yalnizlik-mi-sosyal-izolasyon-mu-yeni-calisma-hisseden-ve-yalniz-kalan-farkini-biyolojiye-bagliyor/" title="Yalnızlık mı, sosyal izolasyon mu? Yeni çalışma “hisseden” ve “yalnız kalan” farkını biyolojiye bağlıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a> gözlemsel ve diyet kalitesinin kimyasal maruziyete nasıl etki ettiğini mekanik düzeyde test etmiyor. Araştırmacıların bir sonraki adımlarda, belirli gıda türleri, işleme yöntemleri ve pişirme/ambalaj koşullarının hangi kimyasal sınıflarla daha yakından ilişkili olduğunu daha netleştirmeye yönelik analizlere ihtiyaç olacağına işaret eden bir yol izlenebilir.</p>
<p>Öte yandan bu çalışma, gebelikte beslenme yönergelerine uyumun önemini farklı bir boyuta taşıyor: Diyet kalitesi, bazı çevresel kimyasallara maruziyetin biyobelirteç düzeyleriyle ilişkili bulunuyor. Uzmanlar, pratikte anne adaylarının kişisel sağlık durumları ve doktor önerileri doğrultusunda dengeli ve yönergelere uyumlu beslenmeye devam etmesinin genel beslenme hedefleri açısından anlamlı olduğunu; çevresel kimyasallarla ilgili sonuçların ise daha fazla doğrulama ve mekanizma çalışmaları gerektirdiğini vurguluyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/healthy-pregnancy-diet-linked-to-reduced-exposure-to-certain-chemicals/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Dietary guidelines adherence and pregnancy exposure to 10 classes of priority chemicals: an observational study in the Environmental influences on Child Health Outcomes Cohort</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI 10.1016/j.ajcnut.2026.101393</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Gebelik, Beslenme, Diyetetik, Kimyasal kirlilik, Pestisitler, Endokrin bozucular</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gebelikte-diyet-kalitesi-cevresel-kimyasal-maruziyet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Uzaktan İzleme İçin Giyilebilir Ultrason Yaması Geliştirildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-gebelik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-gebelik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 02:44:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[fetal sağlık takibi]]></category>
		<category><![CDATA[fetüs izleme]]></category>
		<category><![CDATA[fetüs kan akışı]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik komplikasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[intrauterin gelişme geriliği]]></category>
		<category><![CDATA[non-invaziv izleme]]></category>
		<category><![CDATA[obstetrik teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek riskli gebelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-gebelik/</guid>

					<description><![CDATA[Stanford, UC San Diego ve Oxford araştırmacılarının geliştirdiği giyilebilir ultrason yaması, yüksek riskli gebeliklerde fetüsün kan akışını sürekli ve non-invaziv olarak izlemeyi hedefliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek riskli gebeliklerde bebeğin sağlığını yakından izlemek çoğu zaman hem teknik hem de klinik açıdan zorlayıcıdır. Stanford Medicine, California Üniversitesi San Diego ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu alandaki önemli bir açığı hedefleyen yeni bir giyilebilir ultrason yaması geliştirdiklerini duyurdu. Karın üzerine yapıştırılan bu ince cihaz, klasik muayenelerde elde edilen kısa süreli görüntülerden farklı olarak fetüs ve göbek kordonundaki kan akışını uzun süre boyunca kesintisiz biçimde izlemeyi amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmanın Nature Biotechnology dergisinin 26 Mayıs tarihli sayısında yayımlanan ilk bulguları, teknolojinin özellikle intrauterin gelişme geriliği olarak bilinen ve gebeliklerin yaklaşık yüzde 10’unu etkileyebilen durumlarda yararlı olabileceğini gösteriyor. Bu tabloda bebeğe ulaşan oksijen ve besin akışı yetersiz kalabildiği için büyüme yavaşlıyor ve gebelik takibi daha karmaşık hale geliyor. Klinik uygulamada hekimler çoğu zaman <a href="https://oncology.com.tr/otizm-idrar-testi-erken-tarama/" title="İdrarda Saptanan Biyobelirteçler Otizm Taramasında Erken Döneme Yeni Bir Yol Açabilir" data-wpan-internal-link="1">erken</a> doğumun riskleri ile beklemenin doğurabileceği tehlikeler arasında dikkatli bir denge kurmak zorunda kalıyor.</p>
<p>Yeni yama, tam da bu karar sürecinde ihtiyaç duyulan veriyi daha sürekli sağlayabilme iddiasıyla öne çıkıyor. Geleneksel fetal izlemde en sık başvurulan yöntemlerden biri, Doppler ultrason incelemeleriyle kan akışının belirli anlarda değerlendirilmesi. Ancak bu yaklaşım, doğası gereği sadece o ana ait bir “anlık görüntü” sunuyor. Oysa fetüsün dolaşımı, annenin durumu, bebeğin pozisyonu ve gebeliğin ilerleyişine bağlı olarak gün içinde değişebiliyor. Sürekli izleme sağlayabilen bir sistem, bu değişkenliği daha ayrıntılı biçimde görünür kılabilir.</p>
<p>Araştırmacıların geliştirdiği cihaz, annenin karnına doğrudan yapışan bir sensör yapısına sahip. Böylece hastane ortamındaki tek seferlik ölçümlerin ötesine geçerek daha uzun zaman aralıklarında veri toplayabiliyor. Ekip, bu yaklaşımın özellikle yüksek riskli gebeliklerde, fetüsün kan akımıyla ilgili önemli işaretlerin daha <a href="https://oncology.com.tr/idd-serebral-palside-dusme-yaralanmalari/" title="İDD ve Serebral Palside Düşme Yaralanmaları Beklenenden Çok Daha Erken Başlıyor" data-wpan-internal-link="1">erken</a> fark edilmesine katkı sağlayabileceğini bildiriyor. Bu, her komplikasyonu anında çözebilecek bir sistem anlamına gelmiyor; ancak mevcut izlem araçlarının sınırlarını genişleten bir gelişme olarak görülüyor.</p>
<p>İntrauterin gelişme geriliği, obstetrikte en zorlayıcı durumlardan biri olmaya devam ediyor. Sorun yalnızca bebeğin beklenen hızda büyümemesi değil; bunun altında yatan dolaşım bozukluğunun ne kadar ciddi olduğunun ve ne zaman müdahale edilmesi gerektiğinin belirlenmesi de ayrı bir güçlük oluşturuyor. Çok erken doğum, yenidoğan için kendi başına önemli riskler taşıyabiliyor. Buna karşılık gebeliğin gereğinden uzun sürmesi, yetersiz kan akışı devam ediyorsa daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle kan akımının yakın takibi, klinik kararların merkezinde yer alıyor.</p>
<p>Standart yöntemlerin sınırlılığı burada belirginleşiyor. Doppler ultrason, fetüsün dolaşımına ilişkin değerli bilgiler verse de düzenli <a href="https://oncology.com.tr/advanced-access-bekleme-suresi-azaltiyor/" title="Aynı Gün Randevu Modeli Birinci Basamakta Bekleme Süresini Azaltıyor, Takibi Güçlendiriyor" data-wpan-internal-link="1">randevu</a> gerektiriyor ve sürekli veri akışı sağlamıyor. Giyilebilir ultrason yaması ise teorik olarak bu boşluğu doldurabilecek bir tasarıma sahip. Araştırmacılar, cihazın fetal ve göbek kordonu dolaşımındaki kritik dinamikleri gerçek zamanlı olarak kaydedebildiğini belirtiyor. Bu özellik, özellikle dalgalı seyreden veya yakından izlenmesi gereken gebeliklerde doktorlara daha zengin bir izlem tabanı sunabilir.</p>
<p>Çalışmanın erken aşamada olduğu unutulmuyor. İlk denemeler ve ön doğrulama verileri umut verici görünse de, teknoloji henüz rutin klinik kullanıma girmiş değil. Giyilebilir sistemlerin obstetrikte yaygınlaşabilmesi için güvenilirlik, uzun süreli kullanım, sinyal kalitesi, hasta konforu ve farklı klinik senaryolardaki performans gibi başlıkların daha kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerekiyor. Buna rağmen bu çalışma, fetal izlemenin geleceğinde non-invaziv ve sürekli ölçüme dayalı yeni bir dönemin işaretlerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından en dikkat çekici noktalardan biri, teknolojinin mevcut ultrason bilgisini tamamen değiştirmekten ziyade onu tamamlayabilmesi. Yama, klasik görüntüleme yöntemlerinin yerini almayı değil, özellikle yüksek riskli gebeliklerde aradaki süreleri doldurmayı hedefliyor. Böylece hekimler, yalnızca muayene anındaki bulgulara değil, zaman içinde oluşan eğilimlere de bakarak daha bilinçli kararlar verebilir. Bu yaklaşım, fetal sağlığın izlenmesinde erken uyarı kapasitesini güçlendirebilir.</p>
<p>Giderek gelişen giyilebilir tıp teknolojileri, kalp ritminden kan basıncına kadar birçok alanda sürekli veri üretimini mümkün kılıyor. Obstetrikte kullanılan yeni ultrason yaması da bu eğilimin önemli bir örneği olarak öne çıkıyor. Eğer ileri çalışmalarla doğrulanır ve pratikte güvenilirliği kanıtlanırsa, yüksek riskli gebeliklerin takibinde hekimlere daha erken ve daha ayrıntılı bir değerlendirme imkânı sağlayabilir. Şimdilik ise eldeki veriler, fetal dolaşımın kesintisiz izlenmesinin klinik açıdan neden bu kadar değerli olabileceğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Fetal monitoring for high-risk pregnancies using a wearable ultrasound patch</p>
<p><strong>References:</strong><br />10.1038/s41587-026-03140-1</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Gebelik, Gebelik komplikasyonları, Fetal izleme, Giyilebilir ultrason, İntrauterin gelişme geriliği, Fetal kan akımı, Obstetrik, Yüksek riskli gebelik, Tıbbi cihazlar, Doğum öncesi bakım</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/giyilebilir-ultrason-yamasi-gebelik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebeliğin İlk Üç Ayında Kullanılan Yaygın Ağrı Kesiciler İçin Güven verici bulgular</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gebelik-ilk-uc-ay-nsaii-guvenligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gebelik-ilk-uc-ay-nsaii-guvenligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 19:08:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[diklofenak etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kusurları araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[doğumsal anomaliler]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[ibuprofen]]></category>
		<category><![CDATA[ibuprofen gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[ilk trimester]]></category>
		<category><![CDATA[konjenital malformasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[naproksen kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[NSAİİ]]></category>
		<category><![CDATA[NSAİİ güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gebelik-ilk-uc-ay-nsaii-guvenligi/</guid>

					<description><![CDATA[İsrail’de yapılan kapsamlı araştırma, gebeliğin ilk üç ayında kullanılan ibuprofen, naproksen ve diklofenak gibi NSAİİ’lerin doğum kusurlarına yol açmadığını ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamileliğin ilk aylarında ağrı, ateş ya da kas sızısı yaşayan birçok kişi için reçetesiz satılan ilaçlar gündelik hayatın parçası olabiliyor. Ancak özellikle gebeliğin <a href="https://oncology.com.tr/gebelikte-hipertansiyon-cocuk-kalp-riski/" title="Gebelikteki Hipertansiyon, Çocuğun Kalp Sağlığında Erken İzler Bırakabilir" data-wpan-internal-link="1">erken</a> döneminde hangi ilacın ne kadar güvenli olduğu, hem klinisyenler hem de aileler için uzun süredir temkinli yaklaşılan bir konu olarak kaldı. İsrail’de yapılan büyük ölçekli yeni bir çalışma, bu belirsizliğin önemli bir bölümüne ışık tutarak, ilk trimesterde kullanılan nonsteroidal anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAİİ) ile majör doğumsal anomaliler arasında anlamlı bir bağlantı saptamadı.</p>
<p>PLOS Medicine dergisinde yayımlanan araştırma, ibuprofen, naproksen ve diklofenak gibi yaygın NSAİİ’lerin gebeliğin erken döneminde kullanımına odaklandı. Ben-Gurion Üniversitesi ile Clalit Health Services’ten araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, önceki bazı araştırmalarda gündeme gelen risk sinyallerini daha kapsamlı ve gerçek yaşam verileriyle yeniden değerlendirdi. Çalışmanın başında yer alan Dr. Sharon Daniel ve ekibi, özellikle fetal gelişimin kritik olduğu ilk trimesterde ilaç maruziyetinin olası sonuçlarını inceleyen en büyük gözlemsel analizlerden birini gerçekleştirmiş oldu.</p>
<p>Erken gebelikte ağrı tedavisi, hekimlerin sık karşılaştığı ama karar vermesi kolay olmayan bir alan. Baş ağrısı, kas ağrısı ve ateş gibi şikâyetler bu dönemde de görülebiliyor; ancak tedavi seçenekleri, hem anne hem de gelişen fetüs açısından güvenlilik kaygıları nedeniyle sınırlı kalabiliyor. NSAİİ’ler pek çok ülkede reçetesiz erişilebildiği için yaygın kullanılıyor. Buna karşın, geçmişte yayımlanan bazı çalışmalarda yöntemsel kısıtlılıklar, eksik ilaç kaydı ya da küçük örneklemler nedeniyle tutarlı sonuçlara ulaşılamamıştı. Bu da gebelikte ağrı kesici kullanımına ilişkin belirsizliği artırdı. Aynı dönemde asetaminofen/paracetamol gibi başka analjezikler de çeşitli güvenlik soruları ile gündeme geldiğinden, seçenekler daha da karmaşık hale geldi.</p>
<p>Araştırmanın veri kaynağı, 1998 ile 2018 yılları arasında kaydedilen 260 binden fazla tekil gebeliği kapsayan Güney İsrail Gebelik Kaydı’na dayandı. Bu kapsamlı kayıt <a href="https://oncology.com.tr/hava-kirliligi-lewy-cisimcikli-demans/" title="Kentsel Havanın Sinir Sistemi Üzerindeki Bedeli: İnce Toz ve NO2 ile İlişkili Demans Riski" data-wpan-internal-link="1">sistemi</a>, gerçek dünyadaki ilaç maruziyetlerini ve gebelik sonuçlarını büyük bir popülasyonda izleme olanağı sağladı. İncelenen kohortta gebeliklerin yaklaşık yüzde 7,6’sında ilk trimesterde NSAİİ maruziyeti belirlendi. Çalışmanın temel sorusu, bu maruziyetin majör konjenital malformasyon riskini artırıp artırmadığıydı. Bulgular, ilk trimester NSAİİ kullanımının bu tür ciddi doğumsal kusurlarla ilişkili olmadığını gösterdi.</p>
<p>Bu sonuç, özellikle daha önceki çelişkili yayınlar düşünüldüğünde dikkat çekici. Gözlemsel araştırmalarda ilaç güvenliğini değerlendirmek her zaman zor; çünkü ilaç kullanan kişiler, kullanmayanlardan klinik açıdan farklı olabilir. Enfeksiyon, altta yatan ağrı bozuklukları, ateşin nedeni veya başka sağlık sorunları, hem ilaç kullanımını hem de gebelik sonuçlarını etkileyebilir. Bu nedenle güçlü veri tabanları ve iyi tanımlanmış kayıtlar, yanlış pozitif ya da yanlış negatif sinyalleri azaltmak açısından önem taşıyor. İsrail çalışmasının değeri de tam bu noktada ortaya çıkıyor: büyük örneklem, gerçek yaşam koşulları ve gebelik dönemine yakın kayıt sistemi.</p>
<p>Yine de araştırmanın bulguları, “gebelikte her koşulda NSAİİ kullanılabilir” anlamına gelmiyor. İlk trimesterde doğumsal malformasyon açısından belirgin bir artış bulunmaması, ilaçların gebeliğin diğer dönemlerinde ya da belirli klinik durumlarda tamamen risksiz olduğu sonucunu doğurmuyor. NSAİİ’ler gebeliğin ilerleyen haftalarında farklı güvenlik sorunlarıyla ilişkilendirilebildiği için, tedavi kararları gebeliğin evresine göre değişiyor. Bu nedenle uzmanlar, herhangi bir ağrı kesicinin kullanımında bireysel risk-fayda değerlendirmesinin ve hekim danışmanlığının önemini vurguluyor.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda ilaç güvenliği <a href="https://oncology.com.tr/lyme-uzun-covid-hasta-secimi-sorunlari/" title="Lyme ve Uzun COVID Araştırmalarında Gözden Kaçan Sorun: Hasta Seçimi Bilimi Yavaşlatmış Olabilir" data-wpan-internal-link="1">araştırmalarında</a> kayıt temelli verilerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Özellikle hamilelik gibi rastlantısal olmayan, dikkatle izlenen ve etik nedenlerle deneysel çalışmaların sınırlı olduğu alanlarda, büyük gözlemsel kohortlar klinik uygulamayı yönlendiren önemli ipuçları sağlayabiliyor. Ancak gözlemsel tasarımın doğası gereği, araştırmacılar maruziyet ile sonuç arasındaki tüm olası etmenleri bütünüyle dışlayamaz. Bu yüzden sonuçlar güçlü ve rahatlatıcı olsa da, kesin yargı yerine kanıta dayalı bir güven düzeyi olarak okunmalı.</p>
<p>Klinik açıdan bakıldığında, bulgular erken gebelikte yanlışlıkla NSAİİ kullandığını öğrenen birçok kişi için kaygıyı azaltabilir. Aynı zamanda hekimlerin, ateş ve ağrı gibi sık görülen semptomların yönetiminde daha dengeli ve veriye dayalı öneriler sunmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte, gebelikte ilaç kullanımıyla ilgili kararlar her zaman kişinin tıbbi öyküsü, gebelik haftası, eşlik eden hastalıkları ve semptomlarının şiddeti dikkate alınarak verilmelidir. Uzmanlar, özellikle düzenli ilaç kullanımında veya birden fazla ilaç alınıyorsa, kendi başına karar vermek yerine sağlık profesyoneline danışılmasını öneriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, bu geniş kapsamlı çalışma ilk trimesterde ibuprofen, naproksen veya diklofenak gibi NSAİİ’lerin kullanımına ilişkin uzun süredir devam eden belirsizliğe önemli ölçüde açıklık getiriyor. Elde edilen veriler, bu ilaçların erken gebelikte majör doğumsal malformasyonlarla ilişkilendirilmediğini göstererek hem klinik uygulama hem de hasta danışmanlığı açısından rahatlatıcı bir çerçeve sunuyor. Yine de hamilelikte ilaç güvenliği tek bir çalışmayla tamamen kapanan bir başlık değil; daha fazla araştırma, farklı popülasyonlarda doğrulama ve dikkatli klinik değerlendirme her zaman gerekli olmaya devam ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> First-trimester nonsteroidal anti-inflammatory drugs exposure and risk of major congenital malformations: A retrospective register-based cohort study</p>
<p><strong>References:</strong><br />Hasidim AA, Ben Shitrit I, Idan D, Michael T, Levy A, Pariente G, et al. (2026) First-trimester nonsteroidal anti-inflammatory drugs exposure and risk of major congenital malformations: A retrospective register-based cohort study. PLoS Med 23(5): e1005063.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> NSAİİ&#039;ler, gebelik, doğum kusurları, ibuprofen, birinci trimester, konjenital malformasyonlar, güvenlik, farmakoepidemiyoloji, gözlemsel çalışma</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gebelik-ilk-uc-ay-nsaii-guvenligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
