<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fMRI &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/fmri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 06:34:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>fMRI &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>fMRI ve Derin Öğrenme ile Erken Teşhis: iRBD ve Parkinson’u Gecikmeden Aydınlatan Yeni Yaklaşım</title>
		<link>https://oncology.com.tr/fmri-ve-derin-ogrenme-ile-erken-teshis-irbd-ve-parkinsonu-gecikmeden-aydinlatan-yeni-yaklasim/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/fmri-ve-derin-ogrenme-ile-erken-teshis-irbd-ve-parkinsonu-gecikmeden-aydinlatan-yeni-yaklasim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 06:34:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[derin öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[fMRI]]></category>
		<category><![CDATA[Nöroloji ve Beyin]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[REM Uyku Bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/fmri-ve-derin-ogrenme-ile-erken-teshis-irbd-ve-parkinsonu-gecikmeden-aydinlatan-yeni-yaklasim/</guid>

					<description><![CDATA[fMRI verileriyle spatiotemporal derin öğrenme, iRBD ve Parkinson’u erken aşamada işaretleyebiliyor; bulgular mevcut teşhis yaklaşımlarına kıyasla daha duyarlı bir tarama potansiyeli sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Görüntüleme ve yapay zekânın kesişiminden doğan yeni bir yaklaşım, nörolojik hastalıkların <a href="https://oncology.com.tr/astrositlerin-lipid-dengesi-erken-norodejenerasyonu-atesleyen-yeni-bir-perspektif/" title="Astrositlerin Lipid Dengesi: Erken Nörodejenerasyonu Ateşleyen Yeni Bir Perspektif" data-wpan-internal-link="1">erken</a> aşamalarında sinyalleri ayırt etmeyi mümkün kılabilir. Spatiotemporal derin öğrenme ve işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) verilerinin bir araya getirilmesiyle geliştirilen bu çerçeve, isolated REM sleep behavior disorder (iRBD) ve Parkinson hastalığı (PD) için henüz belirginleşmemiş biyobelirteçleri yakalamayı hedefliyor. Klinik pratikte erken teşhisin zorluğu, çoğu durumda sinir sistemi hasarının belirdiği aşamaya kadar hastalık belirtilerinin ortaya çıkmamasından kaynaklanıyor. Bu çalışma, beyin faaliyetindeki incelikli desenleri yakalayarak, hastalıkların patolojik süreçlerinin en başında izlerin bırakıldığını varsayımına dayanıyor.</p>
<p>İşin merkezindeki veri kaynağı, beyin aktivitesinin dinamik haritasını sunan fMRI taramalarındaki zamansal değişimler ve mekânsal dağılımlardır. fMRI’nin ölçtüğü kan oksijenasyonu düzeyine bağlı sinyaller, beynin farklı bölgelerinin hangi zamanlarda ve ne yoğunlukta çalıştığını gösterir. Geleneksel yaklaşımlar ya bu mekânsal yapıyı sabit bir görüntü olarak inceler ya sadece zaman içindeki değişimleri ardışık olarak analiz eder; her iki yaklaşım da tek başına hastalık tespitinde sınırlı kalabilir. Spatiotemporal derin öğrenme, bu iki tür bilgiyi birden işleyerek, hem belirli beyin alanlarının komşuluk ilişkilerini hem de bu alanlarda ilerleyen sinyallerin evrimini aynı anda kavrayabiliyor.</p>
<p>Çalışmanın temel katkısı, mekânsal ve zamansal özellikleri eşzamanlı olarak bütünleştirmeye odaklanan yeni bir derin sinir ağı mimarisinin geliştirilmesi oldu. Bu mimari, fMRI verilerindeki karmaşık desenleri tek bir ağ üzerinde sentezleyerek, iRBD ve PD’nin en erken zarar görme sinyallerini fark etme kapasitesini artırmayı amaçlıyor. Geleneksel modeller, ya sadece bir statik görüntüye ya da yalnızca bir zaman serisine dayanarak sınıflandırma yaparken, geliştirilen yaklaşım her iki boyutu da entegre ederek daha zengin bir temsil üretir. Böylece, klinik olarak anlamlı değişikliklerin çok daha önce ortaya çıkıp çıkmayabileceğine ilişkin güvenilir bir göstergenin elde edilmesi mümkün olabilir.</p>
<p>iRBD, REM uykusu sırasında motor hareketlerinin kontrolüne yönelik bozulmalarla karakterize edilen ve bazı bireylerde Parkinson hastalığına ilerleme riskinin artmasıyla ilişkilendirilen bir durumdur. Hastalığın erken aşamalarında görülebilecek nörolojik değişiklikler, geleneksel muayene ve semptom tabanlı yaklaşımlarla çoğu zaman yakalanmaz. PD ise hareket bozuklukları öncesinde beyinde ileri düzeyde değişiklikler gösterebilen nörodejeneratif bir süreçtir. Bu iki durumu aynı tarama çerçevesinde sütunlar halinde ele alabilen bir yapay zekâ sistemi, tarama programlarını daha hassas ve kapsayıcı kılabilir. Araştırmanın bulguları, fMRI’nin yalnızca anatomik yapıyı değil, aynı zamanda beyin aktivitelerinin zamansal ilerleyişini de kapsayabildiğini vurguluyor. Böylece erken dönemde anlamsal olarak anlamlı, ancak klinik olarak daha önce fark edilmeyen sinyallerin bir araya getirilebildiği bir tablo oluşuyor.</p>
<p>Yeni mimari, mekânsal paternleri ve temporal gelişmeleri tek model içinde entegre ederek, iRBD ve PD’nin erken patofizyolojik izlerini daha iyi ayırt edebilme kapasitesine sahip olduğunu iddia ediyor. Bu, yalnızca görünen beyin yapılarının ötesine geçerek, dinamik beyin işlevlerinin bozulmaya nasıl yöneldiğini anlamaya yönelik potansiyel bir adımı temsil ediyor. Elde edilen sonuçlar, mevcut teşhis yaklaşımlarına göre daha yüksek duyarlılık vaat ediyor; ancak çalışmanın erken aşamalarda olduğu ve daha geniş hasta kümelerinde doğrulanması gerektiği vurgulanıyor. Bu tür bir doğrulama, çok merkezli tarama protokollerinin geliştirilmesini, farklı MRI alanlarında standardizasyonu ve demografik değişkenlerin etkisini inceleyen ileri çalışmaların gerekliliğini de ortaya koyuyor.</p>
<p>Hastalıkların erken tespiti için hayati olan bu tür teknolojik gelişmelerin klinik akışa entegrasyonu, birkaç kritik adımı gerektirir. İlk olarak, tarayıcılar arasında veri uyumluluğu ve tarama protokollerinin uyarlanması gerekir. İkincisi, elde edilen yapay zekâ tabanlı göstergelerin güvenilirliğini ve sahadan sahaya genelleyebilirliğini sınamak için bağımsız çalışmalar gerekir. Üçüncü olarak, bu tür yaklaşımların hasta güvenliği, mahremiyeti ve klinik karar süreçlerine etkileri değerlendirilmeli; karar destek sistemi olarak nasıl kullanılacağı net biçimde tanımlanmalıdır. Bilim dünyası, bu tür çalışmaların sonuçlarını aşamalı olarak doğrularken, erken teşhisin umut verici bir kilometre taşı olduğunu, ancak tedavi kararlarını değiştirme iddiasında bulunmadan dikkatli adımlarla ilerlemesi gerektiğini sürdürüyor.</p>
<p>Sonuç olarak, fMRI verilerini spaetiotemporal bir bakış açısıyla işleyen derin öğrenme çerçevesi, iRBD ve PD için erken tespit potansiyelini güçlendirecek bir yol sunuyor. Bilim insanları bu yaklaşımı, beynin dinamik işlevlerindeki ince farkları ortaya çıkarmak için kullanmayı sürdürürken, klinik uygulamalara ilişkin gerçek dünya kanıtı ve çok merkezli validasyon çalışmalarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu çalışma, nörolojik hastalıkların erken evrelerinde tespit edilebilir risk sinyallerinin peşine düşen geniş bir hareketin parçası olarak değerlendiriliyor. Erken teşhis, hastaların yaşam kalitesini korumaya yönelik planların ve tedavi stratejilerinin zamanında devreye sokulması açısından kritik olduğundan, ilerleyen araştırmaların sonuçları dikkatle takip edilecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Early detection of isolated REM sleep behavior disorder and Parkinson’s disease using functional MRI and deep learning</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Basaia, S., Pisano, S., Sarasso, E. et al. Spatiotemporal deep learning for early detection of isolated REM sleep behavior disorder and Parkinson’s disease using functional MRI data.<br />
npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01477-7</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/insan-sutu-temelli-fortifikasyonun-nec-riskini-sekillendirdigi-yeni-bulgular/" data-wpan-internal-link="1">İnsan Sütü Temelli Fortifikasyonun NEC Riskini Şekillendirdiği Yeni Bulgular</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/dm1de-myotoni-kaldirilmasi-kas-hasarini-yavaslatabilir-fare-modelinde-yeni-bulgular/" data-wpan-internal-link="1">DM1’de Myotoni Kaldırılması Kas Hasarını Yavaşlatabilir: Fare Modelinde Yeni Bulgular</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/fmri-ve-derin-ogrenme-ile-erken-teshis-irbd-ve-parkinsonu-gecikmeden-aydinlatan-yeni-yaklasim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikedeliklerin Beyinde Yarattığı Karmaşa İlk Kez Çoklu Ölçütlerle Görüntülendi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/psikedeliklerin-beyin-entropisi-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/psikedeliklerin-beyin-entropisi-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 20:55:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin ağları]]></category>
		<category><![CDATA[beyin entropisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[fMRI]]></category>
		<category><![CDATA[multiscale entropy]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[psikedelikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/psikedeliklerin-beyin-entropisi-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Bu çalışma, psikedeliklerin beyinde yarattığı akut değişimleri fMRI ve çoklu entropi ölçütleriyle değerlendirerek beyin ağlarının bilgi işleme düzenindeki dönüşümleri ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Psikedelik maddelerin beyinde yarattığı akut değişimleri anlamaya yönelik yeni bir çalışma, nörobilimde uzun süredir tartışılan “beyin entropisi” kavramına daha kapsamlı bir çerçeve kazandırdı. Nature Communications’da 2026 yılında yayımlanan araştırmada, bir nörobilimci ekibi fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak psikedeliklerin beyin etkinliğinin karmaşıklığı üzerindeki kısa vadeli etkilerini birden fazla entropi ölçütüyle değerlendirdi. <a href="https://oncology.com.tr/toplumsal-tutumlar-azaldikca-iliski-siddet-geriliyor/" title="Şiddete Tolerans Azaldıkça İlişki İçi Şiddet de Geriliyor: 69 Ülkeden Küresel Bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, bu maddelerin yalnızca bilinç durumunu öznel olarak değiştirmekle kalmayıp, beyin ağlarının bilgi işleme düzenini de ölçülebilir biçimde dönüştürdüğüne işaret ediyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan beyin entropisi, sinirsel etkinliğin ne kadar öngörülebilir ya da düzensiz olduğunu tanımlayan bir ölçü olarak kullanılıyor. Basit bir ifadeyle bu kavram, beynin farklı bölgelerindeki sinyallerin ne ölçüde organize bir örüntü izlediğini anlamaya yardımcı oluyor. Daha yüksek entropi, daha değişken ve daha az katı bir sinirsel düzen anlamına gelebilirken, daha düşük entropi daha yapılandırılmış bir etkinlik modeline işaret edebiliyor. Psikedelikler için uzun süredir öne sürülen teoriler, bu maddelerin geçici olarak geleneksel beyin hiyerarşilerini gevşeterek daha geniş çaplı bağlantısallığı artırabileceğini savunuyordu. Ancak bu görüşü tek bir ölçüte dayanmadan, <a href="https://oncology.com.tr/fourier-pikseller-nanofotonikte-isik-kontrolu/" title="Nanofotonikte Yeni Dönem: Fourier Pikseller Işığın Yönünü ve Fazını Aynı Anda Denetliyor" data-wpan-internal-link="1">aynı anda</a> birden fazla yöntemle test eden çalışmalar oldukça sınırlıydı.</p>
<p>Yeni araştırma tam da bu boşluğu hedef aldı. Ekip, yalnızca tek bir entropi metriğine güvenmek yerine sample entropy, permutation entropy ve multiscale entropy gibi farklı hesaplama yaklaşımlarını birlikte kullandı. Bu yöntemlerin her biri beyin sinyallerinin farklı yönlerini yakalıyor. Sample entropy, veri dizilerindeki tekrar edilebilir örüntüleri değerlendirirken; permutation entropy sinyal sıralamalarındaki karmaşıklığı ölçüyor. Multiscale entropy ise yalnızca anlık değişkenliği değil, farklı zaman ölçeklerindeki düzen bozulmalarını da inceleyebiliyor. Araştırmacılar, bu çok katmanlı yaklaşım sayesinde, tek bir ölçümün kaçırabileceği nörofizyolojik değişimleri daha sağlam bir şekilde yakalamayı amaçladı.</p>
<p>fMRI verilerine dayanan çalışma, psikedeliklerin akut etkileri sırasında beyin dinamiklerinde karmaşıklığın arttığı yönündeki kuramsal beklentileri destekleyen bir tablo sunuyor. Ancak araştırmanın önemi yalnızca “entropi artışı” bulgusu ile sınırlı değil. Asıl katkı, bu etkinin farklı ölçütlerde tutarlı biçimde izlenebilmesi ve bunun beynin ağ mimarisiyle ilişkilendirilebilmesi. Böylece psikedelik deneyimlerin öznel tarafı ile sinirsel karşılığı arasındaki bağlantı daha somut biçimde ele alınabiliyor. Bilinç çalışmalarında uzun zamandır zorlayıcı olan bu eşleştirme, yeni nesil görüntüleme analizleriyle daha görünür hale geliyor.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu tür bir bulgu, psikedeliklerin beyni “daha düzensiz” hale getirip getirmediği sorusuna kaba bir evet-hayır yanıtı vermekten daha fazlasını gerektiriyor. Çünkü entropideki artış, mutlaka işlev kaybı anlamına gelmiyor. Aksine bazı teorik modeller, beynin daha yüksek esneklik ve daha geniş bağlantı repertuvarı kazanmasının, algı ve bilinçte alışılmadık deneyimlere zemin hazırlayabileceğini öne sürüyor. Bu çalışma da, psikedeliklerin beyin ağları arasında geçici olarak daha serbest bir bilgi akışı oluşturabileceği fikrine ampirik destek sağlayan araştırmalar arasına katılıyor.</p>
<p>Yine de uzmanlar, bu tür sonuçların dikkatle yorumlanması gerektiğini vurguluyor. fMRI, beyin etkinliğine dair güçlü ipuçları verse de doğrudan nöronal ateşlemeyi ölçmüyor; dolayısıyla görülen değişimler, sinirsel aktivitenin dolaylı bir yansıması olarak değerlendirilmeli. Ayrıca psikedeliklerin etkileri doz, madde türü, katılımcı özellikleri ve deneysel koşullara göre değişebiliyor. Bu nedenle söz konusu çalışma, alan için önemli bir ilerleme sunsa da klinik kullanım veya tedavi etkinliği konusunda tek başına kesin sonuç vermiyor.</p>
<p>Bununla birlikte, araştırmanın metodolojik yönü dikkat çekici. Beyin karmaşıklığını çoklu metriklerle incelemek, yalnızca psikedelik çalışmalarında değil, nöropsikiyatri ve bilişsel sinirbilim alanlarında da giderek daha fazla önem kazanıyor. Tek bir sayıya indirgenen karmaşık beyin süreçleri, farklı hesaplama araçları birlikte kullanıldığında daha güvenilir ve daha ayrıntılı biçimde haritalanabiliyor. Bu da ileride, bilinç değişimlerinin yanı sıra depresyon, travma sonrası stres bozukluğu ya da diğer nöropsikiyatrik durumlarda ağ organizasyonunu anlamaya yönelik yeni araştırma tasarımlarına kapı aralayabilir.</p>
<p>Çalışmanın yayımlandığı Nature Communications, psikedeliklerin beyin üzerindeki kısa süreli etkilerini niceliksel olarak inceleyen bu tür analizlerin bilimsel ağırlığını artırıyor. Ancak araştırmanın gerçek değeri, psikedelik deneyimlerin sadece “zihinsel bir durum” olarak değil, ölçülebilir ağ dinamikleriyle ilişkili nörobiyolojik bir olgu olarak ele alınmasına katkı sunmasında yatıyor. Beyin entropisinin çoklu ölçütlerle değerlendirilmesi, bilinç araştırmalarında daha rafine araçlara duyulan ihtiyacı bir kez daha <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-ekg-biyobelirteci-ani-kalp-olumu/" title="Yapay Zekâ, Ani Kalp Ölümü Riskini Gösteren Yeni EKG İmzasını Ortaya Çıkardı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, bu yeni çalışma psikedeliklerin akut etkilerini tek boyutlu bir çerçeveden çıkarıp daha karmaşık bir bilimsel zemine taşıyor. Elde edilen veriler, bu maddelerin beyin ağlarında geçici bir yeniden örgütlenme yaratabileceğini ve bu durumun artmış entropiyle ilişkili olabileceğini düşündürüyor. Ancak araştırmacılar için asıl soru şimdi başlıyor: Bu değişim, bilinç deneyimindeki olağandışılığın hangi yönlerini açıklayabilir ve hangi biyolojik mekanizmalar bu geçici karmaşıklığı yönlendiriyor? Yeni bulgular, psikedelik nörobiliminin önümüzdeki yıllarda çok daha ayrıntılı sorularla ilerleyeceğini gösteriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Acute effects of psychedelic substances on brain function, specifically measuring changes in brain entropy using fMRI.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Multi-metric evaluations of acute psychedelic effects on fMRI brain entropy</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />McCulloch, D.EW., Olsen, A.S., Ozenne, B. et al. Multi-metric evaluations of acute psychedelic effects on fMRI brain entropy. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-74215-5</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/psikedeliklerin-beyin-entropisi-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
