<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fetal büyüme &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/fetal-buyume/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 17:41:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>fetal büyüme &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gebelikte Esrar Kullanımı Erken Doğum ve Büyüme Geriliği Riskleriyle İlişkilendirildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gebelikte-esrar-kullanimi-riskleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gebelikte-esrar-kullanimi-riskleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 17:41:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme geriliği]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyolojik analiz]]></category>
		<category><![CDATA[erken doğum]]></category>
		<category><![CDATA[fetal büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[fetüs gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte esrar kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[maternal cannabis etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[preterm doğum]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gebelikte-esrar-kullanimi-riskleri/</guid>

					<description><![CDATA[Gebelikte esrar kullanımı, erken doğum ve gestasyon yaşına göre küçük doğum ağırlığı riskleriyle ilişkilendiriliyor. Bu çalışma maternal cannabis etkilerini epidemiyolojik verilerle değerlendiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kannabisin birçok ülkede yasal hale gelmesiyle birlikte kullanım kalıpları da hızla değişiyor; bu dönüşüm, özellikle üreme çağındaki kadınlar arasında daha görünür hale gelmiş durumda. Bilim insanlarının son yıllarda en fazla merak ettiği konulardan biri, gebelik sırasında esrar kullanımının fetüs üzerindeki olası etkileri. National Birth Defects Prevention Study kapsamında yürütülen yeni analiz, rahim içi cannabis maruziyeti ile bazı olumsuz doğum sonuçları arasında dikkat çekici bağlantılar bulunduğunu ortaya koyuyor. Çalışma, preterm doğum ve gebelik haftasına göre küçük doğum ağırlığıyla dünyaya gelen bebekler üzerindeki risklere odaklanıyor.</p>
<p>Klawans, Benjamin, Maroufy ve çalışma arkadaşlarının yürüttüğü araştırma, gebelikte cannabis kullanımının perinatal sonuçlar üzerindeki etkisini daha net biçimde değerlendirebilmek için geniş bir epidemiyolojik veri setinden yararlandı. National Birth Defects Prevention Study gibi büyük ölçekli bir kaynak, olası karıştırıcı değişkenlerin etkisini azaltma ve gözlenen ilişkileri daha dikkatli yorumlama açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak araştırmacılar, bu tür çalışmaların nedenselliği tek başına kesinleştirmediğini; buna karşın <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-uzun-covid-yuku/" title="Yapay Zekâ Analizi, Uzun COVID Yükünün Hastane Kayıtlarında Görünenden Çok Daha Yüksek Olduğunu Gösterdi" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> açısından önemli uyarılar sunabildiğini vurguluyor.</p>
<p>Özellikle erken doğum konusu, bulguların merkezinde yer alıyor. 37. gebelik haftasından önce gerçekleşen doğum olarak tanımlanan preterm doğum, dünya genelinde yenidoğan morbiditesi ve mortalitesinin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Akciğer gelişiminin tamamlanamaması, beslenme sorunları, yoğun bakım gereksinimi ve <a href="https://oncology.com.tr/relaza2-lesemi-erkentakip/" title="Leukemia Tedavisinde Yeni Eşik: Dresden’den Uzun Vadeli RELAZA2 Verileri Erken Relaps Takibini Güçlendiriyor" data-wpan-internal-link="1">uzun vadeli</a> gelişimsel zorluklar gibi sonuçlar, erken doğumu yalnızca kısa vadeli değil, yaşam boyu etkileri olan bir durum haline getiriyor. Bu nedenle gebelikte potansiyel risk faktörlerinin belirlenmesi, klinik bakımda önemli bir yer tutuyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer odak noktası, gestasyon yaşına göre küçük doğan bebekler, yani SGA olarak adlandırılan grup. Bu terim, bebeğin doğum ağırlığının aynı gebelik haftasındaki bebeklerin beklenen aralığının altında kalmasını ifade ediyor. SGA doğum, bazen plasental işlev bozukluğu, bazen de annenin genel sağlık durumu ya da çevresel etkenlerle ilişkilendirilebiliyor. Araştırmada cannabis maruziyeti ile bu sonuç arasındaki bağlantı, fetal büyümenin olumsuz etkilenebileceğine işaret eden önemli bir bulgu olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Gebelikte cannabis kullanımının artmasında toplumsal algı değişimi de rol oynuyor. Yasal düzenlemelerin genişlemesi, birçok kişi için bu maddeyi daha erişilebilir ve daha az riskli algılanabilir hale getiriyor. Ancak bu durum, özellikle gebelik gibi hassas bir biyolojik dönemde risklerin otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Uzmanlar, fetal gelişimin çok sayıda biyolojik ve çevresel faktörün etkileşimiyle şekillendiğini; dolayısıyla annenin maruziyetlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>Yeni çalışma, gebelikte cannabis kullanımına dair bilimsel literatürdeki genişleyen kanıt havuzuna bir halka daha ekliyor. Araştırmacılar, büyük bir kohort veri tabanından yararlanarak olası ilişki örüntülerini daha ayrıntılı incelemeye çalıştı. Bu yaklaşım, özellikle gözlemsel çalışmalar için değerli çünkü sigara kullanımı, sosyoekonomik durum, sağlık hizmetlerine erişim ve diğer yaşam tarzı etkenleri gibi değişkenler sonuçları etkileyebiliyor. Ekip, bu tür faktörleri hesaba katmanın, cannabis maruziyeti ile olumsuz doğum sonuçları arasındaki bağlantının daha güvenilir değerlendirilmesine yardımcı olduğunu belirtiyor.</p>
<p>Bununla birlikte çalışma, gebelikte cannabis kullanımının her durumda aynı ölçüde risk yarattığını söylemek için yeterli değil. Bilimsel açıdan bakıldığında, gözlemsel bulgular çoğunlukla ilişki gösterir; bireysel sonuçlar ise maruziyetin sıklığı, kullanım biçimi, birlikte bulunan diğer alışkanlıklar ve annenin genel sağlık profiline göre değişebilir. Yine de mevcut veriler, gebelik döneminde “zararsız” kabul edilen bir kullanım varsayımının desteklenmediğini ve daha temkinli bir yaklaşımın gerekli olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Bu noktada klinik uygulamaların önemi öne çıkıyor. Prenatal bakımın temel amaçlarından biri, anne ve bebek sağlığını etkileyebilecek riskleri mümkün olduğunca erken saptamak ve doğru bilgilendirme sağlamaktır. Cannabis kullanımının artan yaygınlığı göz önünde bulundurulduğunda, sağlık profesyonellerinin bu konuyu yargılayıcı olmayan bir çerçevede ele alması, açık iletişim kurulmasını kolaylaştırabilir. Böyle bir yaklaşım, gebelerin maruziyetlerini gizlemek yerine paylaşmalarına ve uygun danışmanlık almalarına yardımcı <a href="https://oncology.com.tr/uc-degerlerde-genetik-varyantlar/" title="Genlerin Uç Noktalardaki Rolü Sandığımızdan Farklı Olabilir" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>.</p>
<p>Araştırmanın bulguları, kamu sağlığı politikaları açısından da anlam taşıyor. Gebelikte cannabis kullanımı ile erken doğum ve büyüme sorunları arasında olası bağlantıların gösterilmesi, yalnızca bireysel kararlar değil, toplum düzeyindeki bilgilendirme stratejileri için de önem taşıyor. Özellikle cannabis kullanımının normalleştiği ortamlarda, gebelikteki potansiyel etkiler konusunda bilim temelli mesajların açık ve ölçülü biçimde aktarılması gerektiği değerlendiriliyor.</p>
<p>Sonuç olarak National Birth Defects Prevention Study’den gelen bu yeni veriler, gebelik sırasında cannabis maruziyetinin dikkatle ele alınması gereken bir halk sağlığı konusu olmaya devam ettiğini gösteriyor. Preterm doğum ve gebelik yaşına göre küçük bebek doğumu gibi sonuçlarla ilişkili olabilecek bu maruziyet, kesin yargılardan kaçınılarak ama ciddiyetle izlenmesi gereken bir alan olarak öne çıkıyor. Araştırma, bir yandan kanıt birikimini güçlendirirken, diğer yandan gebelikte cannabis kullanımına ilişkin daha kapsamlı bilimsel değerlendirmelere duyulan ihtiyacı bir kez daha hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Impact of in utero cannabis exposure on birth outcomes, specifically preterm birth and small for gestational age infants.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cannabis use, preterm birth, and small for gestational age: findings from the national birth defects prevention study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Klawans, M.R., Benjamin, R.H., Maroufy, V. et al. Cannabis use, preterm birth, and small for gestational age: findings from the national birth defects prevention study. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02729-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> 27 May 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gebelikte-esrar-kullanimi-riskleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Maruz Kalınan Kimyasal Karışımlar Plasenta Üzerinden Bebeğin Büyümesini Etkileyebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gebelikte-kimyasal-maruziyet-plasenta-fetal-buyume/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gebelikte-kimyasal-maruziyet-plasenta-fetal-buyume/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 21:10:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bisfenol S]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel toksinler]]></category>
		<category><![CDATA[endokrin bozucular]]></category>
		<category><![CDATA[fetal büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[ftalatlar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik ve çevresel kimyasallar]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte kimyasal maruziyet]]></category>
		<category><![CDATA[karma maruziyet]]></category>
		<category><![CDATA[plasenta gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[plasenta sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gebelikte-kimyasal-maruziyet-plasenta-fetal-buyume/</guid>

					<description><![CDATA[Gebelikte yaygın kimyasal karışımların plasenta işlevi ve fetal büyüme üzerindeki etkileri, karma maruziyet kavramı ve endokrin bozucuların rolü üzerine yeni araştırma bulguları.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik sırasında gündelik yaşamın içine yerleşmiş kimyasalların, bebeğin gelişimini yalnızca dolaylı değil, plasenta üzerinden doğrudan etkileyebileceğine dair yeni bulgular dikkat çekiyor. Barcelona Institute for Global Health (ISGlobal) tarafından yürütülen ve <em>Environmental Science &amp; Technology</em> dergisinde yayımlanan çalışma, çevrede yaygın bulunan endokrin bozucu kimyasalların tek tek değil, karışım halinde maruziyetinin gebelik sonuçlarıyla ilişkili olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Gıda, içme suyu, kişisel bakım ürünleri ve ev eşyalarında bulunabilen bu maddeler; vücuda yutma, soluma ya da deri yoluyla girebiliyor. Araştırmanın odaklandığı kimyasal gruplar arasında ftalatlar, fenoller, parabenler, bazı pestisitler ve bisfenol A’nın yerine kullanılan bisfenol S (BPS) yer alıyor. Endokrin bozucu olarak tanımlanan bu bileşikler, hormonların doğal düzenini etkileyebildikleri için özellikle gebelik gibi hassas dönemlerde önem kazanıyor.</p>
<p>Çalışmanın temel mesajı, gebelikteki riskin tek bir kimyasaldan ziyade günlük yaşamda aynı anda karşılaşılan birden fazla bileşenin toplam etkisinden kaynaklanabileceği yönünde. Bu yaklaşım, çevresel sağlık araştırmalarında giderek daha fazla önem kazanan “karma maruziyet” kavramını öne çıkarıyor. Çünkü insanlar çoğu zaman yalnızca bir maddeye değil, aynı anda birçok düşük dozlu kimyasalın birleşimine maruz kalıyor.</p>
<p>Gebelik, hormonlar ve damar sistemi arasındaki hassas dengenin fetal gelişim için kritik olduğu bir <a href="https://oncology.com.tr/atik-su-kanser-virus-takibi/" title="Atık Suda Kanserle İlişkili Virüsleri İzlemede Yeni Dönem" data-wpan-internal-link="1">dönem</a>. Plasenta bu dengenin merkezinde yer alıyor; yalnızca anne ile bebek arasında besin ve oksijen alışverişini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bir endokrin organ gibi davranarak gelişimi yönlendiren sinyaller üretiyor. Bu organın en önemli işlevlerinden biri de yeni kan damarlarının oluşumu anlamına gelen anjiyogenez. Plasentadaki damar ağının doğru şekilde gelişmesi, fetüsün yeterli beslenmesi ve büyümesi için vazgeçilmez kabul ediliyor.</p>
<p>Bu süreçte özellikle iki <a href="https://oncology.com.tr/md-anderson-kanser-rass-genomik-yenilikler/" title="MD Anderson’dan Kanser Tedavisinde Yeni Sinyaller: RAS Hedefi, Tek Hücre Genomiği ve Biyobelirteç Arayışında Öne Çıkan Bulgular" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteç</a> öne çıkıyor: placental growth factor (PlGF) ve soluble fms-like tyrosine kinase-1 (sFlt-1). Normal koşullarda bu iki molekül arasında dengeli bir ilişki bulunuyor. PlGF damar oluşumunu desteklerken sFlt-1 bu süreci düzenleyici bir rol oynuyor. Dengenin bozulması, plasental fonksiyonun aksamasına ve buna bağlı olarak fetal büyümede sorunlara yol açabiliyor. ISGlobal araştırması da tam olarak bu <a href="https://oncology.com.tr/igg-glikanlari-biyolojik-yas-tahmini/" title="IgG Şekerlerinin Mutlak Ölçümü, Biyolojik Yaşı Tahmin Etmede Yeni Bir Yol Açıyor" data-wpan-internal-link="1">biyolojik</a> eksene odaklanarak kimyasal maruziyetlerin plasenta üzerindeki olası etkilerini inceledi.</p>
<p>Bilim insanları, gerçek yaşam maruziyetini yansıtan yöntemlerden yararlanarak, hamilelik sırasında ölçülen çevresel kimyasallar ile doğum ağırlığı ve plasental belirteçler arasındaki bağlantıları değerlendirdi. Araştırmanın yaklaşımı, laboratuvar ortamında tek bir kimyasalın yüksek doz etkisini test eden klasik deneylerden farklı olarak, insanların gündelik hayatta karşılaştığı çoklu ve düşük düzeyli maruziyetleri merkeze alıyor. Bu da bulguları çevre sağlığı açısından daha uygulanabilir kılıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prenatal exposure to mixtures of nonpersistent endocrine-disrupting chemicals and angiogenic biomarkers, placental function, and fetal growth</p>
<p><strong>References:</strong><br />Knox, B., Güil-Oumrait, N., Midya, V., et al. (2026). Prenatal exposure to mixtures of nonpersistent endocrine-disrupting chemicals and angiogenic biomarkers, placental function, and fetal growth. Environmental Science &amp; Technology, 60(11), 8339–8352.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Endokrin bozucular, Plasenta, Gebelik, Anjiyogenez, Ftalatlar, Organofosfat pestisitler, Doğum ağırlığı, Plasental büyüme faktörü, sFlt-1, Çevresel sağlık, Kimyasal karışımlar, Fetal gelişim</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gebelikte-kimyasal-maruziyet-plasenta-fetal-buyume/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
