<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>farmakoloji &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/farmakoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Jun 2026 10:37:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>farmakoloji &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Laboratuvar Koşulları İlaç Etkisini Çarpıtıyor: Northwestern Araştırması TRPM4’ün Sırrını Açtı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/trpm4-ilac-testleri-laboratuvar-kosullari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/trpm4-ilac-testleri-laboratuvar-kosullari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[farmakoloji]]></category>
		<category><![CDATA[hücre içi sıcaklık]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç etkileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç-hedef etkileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kriyyo-elektron mikroskopisi]]></category>
		<category><![CDATA[laboratuvar testleri]]></category>
		<category><![CDATA[TRPM4 kanalı]]></category>
		<category><![CDATA[TRPM4 proteini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/trpm4-ilac-testleri-laboratuvar-kosullari/</guid>

					<description><![CDATA[Northwestern Üniversitesi'nin çalışması, ilaçların hücre içindeki sıcaklık ve kalsiyum seviyelerine göre farklı etkiler gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, ilaç testlerinde kullanılan laboratuvar koşullarının gerçek biyolojik ortamı tam yansıtamadığını göst]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlaç geliştirme sürecinde yıllardır güvenilir kabul edilen bazı laboratuvar testlerinin, insan hücresinin gerçek biyolojik ortamını yeterince yansıtmadığı ortaya çıktı. Northwestern Üniversitesi’nden araştırmacılar, bir ilacın etkisinin hücre içindeki sıcaklık ve kalsiyum düzeylerine bağlı olarak belirgin biçimde değişebileceğini göstererek farmakolojide yerleşik bir varsayımı sarsan bulgulara imza attı. Çalışma, özellikle protein-hedefli ilaçların, deney tüpünde verilen tepkinin canlı hücrede her zaman aynı şekilde sürmeyeceğini güçlü biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-dusme-riskini-belirleyen-kas-kalitesi-asimetrisi/" title="Yaşlılarda Düşme Riskini İşaret Eden Kas Asimetrisi: Yeni Bulgular Dikkat Çekiyor" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a>, kısa süre içinde <em>Nature Structural &amp; Molecular Biology</em> dergisinde yayımlanacak olan <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-uyku-kirilganlik-depresyon/" title="Yaşlılarda Uyku Süresi, Kırılganlık ve Depresyon Arasındaki Bağlantı Yeni Çalışmada Açıklandı" data-wpan-internal-link="1">çalışmada</a>, <a href="https://oncology.com.tr/idcm-kalpte-yanlis-katlanmis-proteinler/" title="Kalpteki Yanlış Katlanan Proteinler: IDCM’nin Görünmeyen Moleküler İzi Ortaya Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">moleküler</a> biyobilim profesörleri Wei Lü ve Juan Du’nun liderliğinde sunulacak. Araştırma, ilaçların hücre içindeki hedefleriyle etkileşiminin, düşünüldüğünden çok daha “dinamik” olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle, bir molekülün bir proteine bağlanma, onu etkinleştirme ya da baskılama davranışı; yalnızca kimyasal yapıya değil, aynı zamanda bulunduğu biyolojik bağlama da sıkı sıkıya bağlı olabilir.</p>
<p>Bilim insanlarına göre sorun, uzun yıllardır ilaç testlerinde yaygın olarak kullanılan in vitro düzeneklerin çoğu zaman oda sıcaklığında ve nispeten sabit kimyasal koşullarda yürütülmesi. Bu ortamlar, insan hücresinin sürekli değişen iç dünyasını ancak sınırlı ölçüde taklit ediyor. Oysa canlı hücrelerde sıcaklık, iyon yoğunlukları ve protein konformasyonları anlık olarak değişebiliyor. Northwestern ekibinin çalışması, bu farkın bazı ilaçlar için marjinal değil, belirleyici olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Araştırmanın merkezinde TRPM4 adlı transmembran protein kanalı yer alıyor. TRPM4, kalp ritminin düzenlenmesi ve bağışıklık hücrelerinin yanıtı gibi temel biyolojik süreçlerde görev alan önemli bir molekül. Kanalın işleyişindeki küçük değişikliklerin bile fizyolojik sonuçları olabileceği biliniyor. Bu nedenle TRPM4, hem temel bilim hem de ilaç tasarımı açısından kritik bir hedef olarak görülüyor.</p>
<p>Çalışma kapsamında ekip, kriyo-elektron mikroskopisi kullanarak TRPM4’ün yapısal düzenini farklı sıcaklık ve hücre içi kalsiyum koşullarında inceledi. Bu yüksek çözünürlüklü yöntem, proteinlerin üç boyutlu mimarisini atom düzeyine yakın ayrıntıyla görmeye imkân veriyor. Araştırmacılar, sıcaklık ve kalsiyum seviyelerinin kanalın şeklini değiştirebildiğini, bunun da ilacın hedef proteinle kurduğu ilişkinin doğasını etkilediğini gözlemledi. Bulgular, ilaç etkinliğinin sabit bir özellik değil, biyolojik çevreye duyarlı bir sonuç olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>İlacın laboratuvarda “başarısız” görünmesi ile insan vücudunda gerçekten etkisiz olması aynı şey değil. Yeni çalışma, bunun nedenlerinden birinin test koşullarındaki yapay sadelik olabileceğine işaret ediyor. Eğer deneyler, hücrenin gerçek sıcaklığını ya da iyonik dengesini yeterince yansıtmazsa, bir molekülün hedefe bağlanma gücü veya kanal üzerindeki etkisi yanlış değerlendirilebilir. Bu durum, özellikle ilaç geliştirme sürecinin erken aşamalarında aday bileşiklerin gereksiz yere elenmesine ya da beklenmedik biçimde umut verici görünmesine yol açabilir.</p>
<p>Uzmanlara göre bu tür bulgular, yalnızca TRPM4’e özgü dar bir teknik ayrıntı olarak görülmemeli. İlaçların proteinlerle etkileşimi, pek çok durumda yapısal değişimlere ve hücresel çevreye duyarlı. Bu nedenle fizyolojik koşullara daha yakın test sistemleri, gelecekte aday ilaçların daha doğru değerlendirilmesini sağlayabilir. Bunun klinik uygulamaya doğrudan yansıması hemen beklenmese de, çalışma ilaç tarama stratejilerinin yeniden düşünülmesi gerektiğini gösteren güçlü bir örnek sunuyor.</p>
<p>Özellikle kalp ritmi ve bağışıklık sistemiyle bağlantılı proteinlerde, küçük moleküler değişikliklerin büyük biyolojik etkiler doğurabildiği biliniyor. TRPM4 gibi kanalların yapısal esnekliği, ilaçların sadece bağlanma noktasına değil, o noktanın bulunduğu anlık moleküler ortama da bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu da farmakolojide yaygın kullanılan “tek bir ilaç, tek bir etki” yaklaşımının çok daha karmaşık bir gerçeklikle yer değiştirmesi gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Northwestern ekibinin çalışması, aynı zamanda ilaç direnci ve bioaktivite değerlendirmelerinde kullanılan modeller için de önemli sorular doğuruyor. Eğer bir bileşiğin etkisi hücre içi sıcaklık ve kalsiyum düzeylerine göre değişebiliyorsa, standart test ortamlarında alınan sonuçların biyolojik sistemlerdeki gerçek performansı eksik yansıtması şaşırtıcı olmayabilir. Bu durum, ilaç araştırmalarında daha gerçekçi deney koşullarının ve yapısal biyoloji araçlarının neden giderek daha fazla önem kazandığını açıkça ortaya koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, ilaçların başarısızlığına bazen molekülün kendisinden çok, onu test eden koşulların yol açabileceğini gösteriyor. Araştırma henüz klinik bir uygulama ya da tedavi önerisi sunmuyor; ancak ilaç geliştirme sürecinin geleceği için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Canlı hücrenin değişken fiziolojisini hesaba katan testler, önümüzdeki yıllarda daha isabetli hedef seçimi ve daha güvenilir ilaç tasarımı için belirleyici olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Drug-Protein Interactions and Pharmacology Under Physiological Conditions</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Temperature and intrinsic Ca2+ reshape TRPM4 pharmacology</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Farmasötikler, Farmakoloji, İlaç Geliştirme, İlaç Etkileşimleri, Biyolojik Aktivite, İlaç Direnci, İlaç Çalışmaları, İlaç Hedefleri, İlaç Araştırması, İlaç Endüstrisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/trpm4-ilac-testleri-laboratuvar-kosullari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD’de Opioidsiz Ağrı Tedavisi İçin 3,9 Milyon Dolarlık NIH Desteği: SBI-810 Klinik Eşiğe Yaklaşıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/opioidsiz-agri-sbi-810-nih-destek/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/opioidsiz-agri-sbi-810-nih-destek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 22:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[farmakoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç tasarımı]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[NIH HEAL Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[opioidsiz ağrı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[SBI-810]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/opioidsiz-agri-sbi-810-nih-destek/</guid>

					<description><![CDATA[Sanford Burnham Prebys öncülüğündeki ekip, opioid bağımlılığına alternatif olarak geliştirilen SBI-810 adlı ağrı ilacını klinik aşamaya taşımak için NIH’den 3,9 milyon dolar destek aldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sanford Burnham Prebys Medical Discovery Institute’un öncülük ettiği bir araştırma konsorsiyumu, ağrı tedavisinde opioid içermeyen yeni bir yaklaşımı klinik denemelere taşıma hedefiyle ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne bağlı Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü’nden 3,9 milyon dolarlık hibe aldı. Destek, özellikle opioid bağımlılığıyla bağlantılı halk sağlığı krizinin sürdüğü bir dönemde, ağrı kontrolü için bağımlılık yapmayan seçeneklerin geliştirilmesine yönelik en dikkat çekici federal yatırımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Projenin merkezinde, SBI-810 adlı ikinci nesil bir ilaç adayı bulunuyor. Araştırmacılar bu molekülü, ağrı sinyallerini baskılamaya yönelik daha seçici ve daha güvenli bir profil elde etmek amacıyla kapsamlı bir kimyasal optimizasyon sürecinden geçirdi. Çalışma, yalnızca bir bileşiğin sentezlenmesiyle sınırlı değil; reseptör sinyal iletimi analizleri, etkinlik testleri ve yapısal biyoloji verileri birlikte kullanılarak ilacın davranışı adım adım iyileştiriliyor. Hedef, bu adayı birinci faz klinik araştırmaya taşımak ve güvenlik ile dozlanabilirlik açısından insanlarda değerlendirmeye açmak.</p>
<p>Projeye liderlik eden isim Sanford Burnham Prebys’te medikal kimya bölümünün yürütücü direktörü Steven H. Olson, PhD. Olson’ın ekibi, Duke Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesi ile iş birliği içinde çalışıyor. Duke’ten Ru-Rong Ji, PhD ve Minnesota Üniversitesi’nden Lauren M. Slosky, PhD, konsorsiyum içinde kritik bilimsel roller üstleniyor. Bu yapı, ağrı biyolojisi, reseptör farmakolojisi ve ilaç tasarımı alanlarındaki uzmanlığı tek bir translasyonel çerçevede birleştiriyor.</p>
<p>Fonun geldiği NIH Helping to End Addiction Long-term, yani HEAL Girişimi, opioidlerle ilişkili bağımlılık yükünü azaltırken ağrı ve bağımlılık tedavilerinde yeni seçenekler geliştirmeyi amaçlıyor. Kronik ağrı, dünya genelinde en sık görülen ve yaşam kalitesini ciddi biçimde düşüren sağlık sorunları arasında yer alıyor. Opioidler birçok durumda etkili analjezikler olarak kullanılsa da tolerans, kötüye kullanım ve bağımlılık riski nedeniyle daha hedefli ve daha az riskli tedavilere ihtiyaç duyuluyor. HEAL programı tam da bu boşluğu doldurabilecek yaklaşımları destekliyor.</p>
<p>SBI-810’un bilimsel önemi, neurotensin receptor 1 olarak bilinen NTSR1’i hedefleyen bir mekanizmaya dayanmasından kaynaklanıyor. Proje, “biased allosteric modulation” olarak tanımlanan daha rafine bir farmakolojik stratejiyi temel alıyor. Bu yaklaşımda molekül, reseptörün tüm sinyal yollarını aynı şekilde uyarmak yerine istenen hücresel yanıtları tercihli olarak yönlendirebiliyor. Teorik olarak bu, analjezik etkinliği korurken istenmeyen yan etkileri sınırlama potansiyeli taşıyor. Ancak bu tür bir seçiciliğin gerçek klinik faydaya dönüşmesi için güçlü yapısal ve fonksiyonel kanıtlar gerekiyor; bu nedenle çalışmalar dikkatli bir doğrulama sürecinden geçiyor.</p>
<p>Araştırma ekibi, ilacın tasarımını güçlendirmek için kriyo-elektron mikroskopisi verilerinden yararlanıyor. Bu teknik, reseptörün farklı moleküllerle etkileşim halinde hangi konformasyonlara geçtiğini atomik ölçekte anlamaya yardımcı oluyor. Böylece bilim insanları, SBI-810’un NTSR1 üzerindeki bağlanma biçimini daha net görebiliyor ve hangi kimyasal değişikliklerin sinyal davranışını etkileyebileceğini belirleyebiliyor. Yapısal biyoloji bulguları, yapay zekâ algoritmalarıyla desteklenerek bir tür geri besleme döngüsü oluşturuyor; hesaplamalı öneriler laboratuvar testleriyle doğrulanıyor, ardından en umut verici varyantlar yeniden optimize ediliyor.</p>
<p>Bu tür bir entegre ilaç geliştirme süreci, modern GPCR araştırmalarının geldiği noktayı da yansıtıyor. G proteinine bağlı reseptörler, ilaç geliştirmede en çok hedeflenen <a href="https://oncology.com.tr/kucuk-hucreli-akciger-kanseri-yap1-direnci/" title="Tekrarlayan Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Direnci İşaret Eden Protein Saptandı" data-wpan-internal-link="1">protein</a> aileleri arasında yer alıyor ve ağrı dâhil birçok fizyolojik süreçte rol oynuyor. Ancak bu reseptörleri hassas biçimde yönlendirmek, genellikle yüksek derecede deneysel ayrıntı gerektiriyor. Sanford Burnham Prebys liderliğindeki çalışma, tam da bu nedenle yalnızca yeni bir bileşik üretmekten ibaret değil; aynı zamanda reseptör biyolojisini ve ilaç etkileşimini daha derinlemesine çözmeyi amaçlayan bir translasyonel platform niteliği taşıyor.</p>
<p>Hibin tamamı, projenin erken klinik aşamaya ilerlemesini mümkün kılacak bir ivme olarak görülüyor. Bununla birlikte, uzmanlar bu tür adayların insan çalışmalarına taşınmasının zaman aldığını ve preklinik başarıların klinik yarara otomatik olarak dönüşmediğini vurguluyor. Birinci faz denemeler, esas olarak güvenlik, tolerabilite ve farmakokinetik özellikleri değerlendirmeye odaklanır; etkinlik sinyalleri çoğu zaman sınırlı ve dikkatle yorumlanır. Yine de ağrı tedavisinde opioid dışı yeni bir mekanizma sunabilen her aday, alan için önemli bir ilerleme anlamına gelir.</p>
<p>Bilim insanlarına göre SBI-810’un en dikkat çekici yönlerinden biri, ortaklığın disiplinler arası yapısı. Medikal kimya, yapısal biyoloji, ağrı nörobiyolojisi ve hesaplamalı analizlerin aynı projede buluşması, günümüz ilaç keşif süreçlerinde giderek daha fazla benimsenen bir model oluşturuyor. Bu model, aday moleküllerin yalnızca laboratuvar koşullarında güçlü görünmesini değil, aynı zamanda güvenlik ve seçicilik açısından da daha iyi bir profile ulaşmasını hedefliyor.</p>
<p>Sanford Burnham Prebys, Duke Üniversitesi ve Minnesota Üniversitesi arasında kurulan bu iş birliği, opioid krizinin baskısı altında gelişen yeni nesil analjezik arayışının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor. Önlerinde hâlâ uzun bir yol olsa da araştırmacılar, NTSR1’i hedefleyen bu yaklaşımın ağrı yönetiminde tamamen yeni bir farmakolojik sınıfın kapısını aralayabileceğini düşünüyor. Şimdilik kesin olan, NIH desteğinin SBI-810 için yalnızca finansal bir katkı değil, aynı zamanda laboratuvar bulgularını insanlarda test edilebilir bir tedavi adayına dönüştürme yolunda kritik bir dönüm noktası olduğudur.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Development of a non-opioid pain therapeutic targeting neurotensin receptor 1 using biased allosteric modulation and structure-guided drug design.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> NIH HEAL Initiative Funds $3.9 Million to Propel Non-Addictive Pain Therapeutic Toward Clinical Trials</p>
<p><strong>References:</strong><br />Research supported by NIH/NINDS Award Number UG3NS141745.</p>
<p><strong>Image Credits:</strong> Sanford Burnham Prebys Medical Discovery Institute.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Non-opioid pain treatment, neurotensin receptor 1, biased allosteric modulator, SBI-810, GPCR drug discovery, cryo-electron microscopy, yapay zeka, medicinal chemistry, opioid epidemic, translational pharmacology, NIH HEAL Initiative, chronic pain.</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/metastatik-prostat-kanseri-kemoterapi-hormon/" data-wpan-internal-link="1">ASPIRE Çalışması, Metastatik Prostat Kanserinde Erken Kemoterapi Eklemenin Etkisini Sorguluyor</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/dusuk-doz-endoksifen-meme-yogunlugu/" data-wpan-internal-link="1">Karolinska Araştırması, Düşük Doz Endoksifenin Meme Yoğunluğunu Azaltabileceğini Gösterdi</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/opioidsiz-agri-sbi-810-nih-destek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
