<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>exozom &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/exozom/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 May 2026 09:56:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>exozom &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tümörün İçindeki Sessiz Mesaj: Exozomlardaki S100A9 Meme Kanserinde Yayılmayı Nasıl Güçlendiriyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/exozomal-s100a9-meme-kanseri-metastaz/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/exozomal-s100a9-meme-kanseri-metastaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2026 09:56:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[CXCL5]]></category>
		<category><![CDATA[exozom]]></category>
		<category><![CDATA[exozomlar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Metastaz]]></category>
		<category><![CDATA[Metastaz Mekanizmaları]]></category>
		<category><![CDATA[S100A9]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/exozomal-s100a9-meme-kanseri-metastaz/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, PMN-MDSC kaynaklı exozomlardaki S100A9 proteininin meme kanseri hücrelerinde kök hücre özelliklerini ve metastaz potansiyelini artırdığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanserinin neden bazı hastalarda hızla ilerlediği ve metastaz yapma eğilimi gösterdiği sorusu, kanser biyolojisinin en kritik başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Bu hafta <em>Cell Death Discovery</em> dergisinde yayımlanan yeni çalışma, tümör çevresindeki bağışıklık hücrelerinin yalnızca savunma sistemi açısından değil, aynı zamanda kanserin davranışını şekillendiren aktif birer oyuncu olarak da rol aldığını <a href="https://oncology.com.tr/verem-ekonomik-etkisi/" title="Verem Sadece Bir Sağlık Sorunu Değil: Yeni Analiz Küresel Ekonomik Kayıp Ölçeğini Ortaya Koyuyor" data-wpan-internal-link="1">ortaya koyuyor</a>. Wang, Su ve Cai liderliğindeki ekip, polimorfonükleer miyeloid kaynaklı baskılayıcı hücrelerden, yani PMN-MDSC’lerden salınan exozomların içinde taşınan S100A9 proteininin meme kanseri hücrelerinde daha saldırgan özellikleri tetiklediğini gösterdi.</p>
<p>Çalışmanın <a href="https://oncology.com.tr/cinli-yaslilarda-fiziksel-dayaniklilik/" title="Çinli Yaşlılarda Fiziksel Dayanıklılık ile Yaşlanma Algısı Arasında Dikkat Çekici Bağlantı" data-wpan-internal-link="1">dikkat çekici</a> yönü, kanser hücreleri ile bağışıklık hücreleri arasındaki iletişimin klasik doğrudan temasla sınırlı olmadığını vurgulaması. Nanoskobik boyuttaki dış veziküller olan exozomlar, proteinler, RNA’lar ve diğer biyolojik yükleri bir hücreden diğerine taşıyarak mikroçevrede haberleşme sağlıyor. Araştırma ekibi, meme tümörü modellerinden elde edilen PMN-MDSC kaynaklı exozomları analiz ederek bu veziküllerde S100A9 proteininin belirgin biçimde zenginleştiğini saptadı. Bulgular, tümör mikroçevresindeki baskılayıcı bağışıklık hücrelerinin, kanser hücrelerinin kaderini etkileyen moleküler mesajlar taşıyabildiğini gösteriyor.</p>
<p>S100A9, bağışıklık yanıtı ve inflamasyonla ilişkili bir protein ailesinin üyesi olarak biliniyor. Ancak bu çalışmada öne çıkan nokta, proteinin exozom aracılığıyla taşınmasının meme kanseri açısından yeni bir etki alanı oluşturması. Araştırmacılar, PMN-MDSC kökenli exozomların meme kanseri hücrelerinde kök hücre benzeri özellikleri güçlendirdiğini ve metastatik potansiyeli artırdığını bildirdi. Kanser stemness olarak tanımlanan bu özellik, tümör hücrelerinin daha dayanıklı, uyum sağlayabilen ve yeniden büyüme kapasitesi yüksek bir duruma geçmesini ifade ediyor. Klinik açıdan bu durum, tedaviye direnç ve hastalığın geri dönmesi gibi zorluklarla yakından ilişkili kabul ediliyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan bir diğer önemli mekanizma ise CXCL5 sinyal yolu. Araştırmaya göre, exozomal S100A9, CXCL5 aracılı sinyallemeyi etkileyerek kanser hücrelerinin yayılma kapasitesini artırıyor. CXCL5, bağışıklık hücreleri ve tümör mikroçevresi arasındaki etkileşimlerde yer alan bir kemokin olarak biliniyor ve kanser biyolojisinde hareketlilik, göç ve iltihabi yanıtlarla ilişkilendiriliyor. Bu mekanizmanın devreye girmesi, tümör hücrelerinin sadece daha saldırgan bir fenotipe geçmesini değil, aynı zamanda uzak organlara tutunma ve yerleşme ihtimalini de artırabilecek bir biyolojik ortam oluşturuyor.</p>
<p>Breast cancer, yani meme kanseri, tek bir hastalık gibi görünse de biyolojik çeşitliliği oldukça yüksek bir grup hastalıktan oluşuyor. Bu heterojen yapı, tedavi yaklaşımını zorlaştırdığı gibi metastazı da daha karmaşık hale getiriyor. Özellikle tümör mikroçevresi; bağışıklık hücreleri, stromal hücreler ve kanser hücreleri arasındaki sürekli etkileşimle, hastalığın gidişatını belirleyen temel alanlardan biri olarak kabul ediliyor. Yeni çalışma, bu alanın içinde yer alan PMN-MDSC’lerin yalnızca bağışıklık baskılayıcı etkileriyle değil, exozomlar yoluyla taşınan özgül protein yükleriyle de kanser ilerlemesini yönlendirebildiğini göstererek önemli bir boşluğu dolduruyor.</p>
<p>Araştırma sonuçları, exozomların kanser biyolojisindeki rolüne dair büyüyen literatüre de katkı sağlıyor. Son yıllarda dış veziküller, tümör hücrelerinin birbirleriyle ve çevredeki hücrelerle iletişim kurmasında anahtar yapılar olarak değerlendiriliyor. Bu çalışma ise iletişimin yönünün yalnızca kanser hücresinden dışarıya değil, bağışıklık sisteminden kanser hücresine doğru da güçlü biçimde işleyebildiğini gösteriyor. Bu açıdan, tümör mikroçevresi pasif bir zemin değil; tümörün biyolojisini aktif olarak biçimlendiren dinamik bir ekosistem olarak yeniden tanımlanıyor.</p>
<p>Elbette bu bulguların, erken aşama temel bilim verileri olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Çalışma önemli moleküler bağlantılar sunsa da, S100A9’un hedeflenmesinin klinik olarak nasıl kullanılabileceği ya da CXCL5 ekseninin güvenli ve etkili biçimde nasıl baskılanabileceği soruları hâlâ açık. Yine de sonuçlar, gelecekte <a href="https://oncology.com.tr/erken-evre-meme-kanseri-hedefe-yonelik-radyoterapi/" title="Sınırlı Yayılmış Meme Kanserinde Hedefe Yönelik Radyoterapi Umudu Güçleniyor" data-wpan-internal-link="1">meme kanserinde</a> hem prognostik belirteçler hem de mikroçevre odaklı tedavi stratejileri için yeni araştırma yolları açabilir. Özellikle bağışıklık hücresi kaynaklı exozomların taşıdığı yüklerin çözülmesi, metastaz riskini öngörmede veya tedavi direncini anlamada yararlı olabilir.</p>
<p>Bu nedenle çalışma, meme kanseri araştırmalarında odak noktasının yalnızca tümör hücresinin kendisinden ibaret olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Hastalığın yayılmasını hızlandıran şey, kimi zaman kanser hücresinin dışındaki görünmez etkileşim ağları olabiliyor. PMN-MDSC’lerden çıkan exozomlar içinde taşınan S100A9 proteini de tam olarak bu ağın nasıl işlediğine dair güçlü bir örnek sunuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu bu yeni eksen, kanserin mikroçevre ile kurduğu ilişkinin daha ayrıntılı biçimde anlaşılması gerektiğini ve gelecekteki tedavilerin bu iletişim hatlarını hedef alabileceğini düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Breast cancer progression mechanisms involving tumor microenvironment and immune cell-derived exosomes.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> PMN-MDSCs-derived exosomal S100A9 drives breast cancer progression by enhancing cancer stemness and CXCL5-mediated metastatic potential.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Wang, B., Su, B., Cai, Q. et al. PMN-MDSCs-derived exosomal S100A9 drives breast cancer progression by enhancing cancer stemness and CXCL5-mediated metastatic potential. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03134-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03134-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/exozomal-s100a9-meme-kanseri-metastaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanser Mikrosisteminde Beslenme ve Lipid Metabolizması</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kanser-mikrosisteminde-beslenme-ve-lipid-metabolizmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kanser-mikrosisteminde-beslenme-ve-lipid-metabolizmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oncology.com.tr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2024 09:58:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CAF]]></category>
		<category><![CDATA[CD36]]></category>
		<category><![CDATA[DC hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[endotel hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[exozom]]></category>
		<category><![CDATA[FABP4]]></category>
		<category><![CDATA[HFD]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kreatin]]></category>
		<category><![CDATA[lipid metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[NF-κB]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[PGE2]]></category>
		<category><![CDATA[PPARδ]]></category>
		<category><![CDATA[STAT3]]></category>
		<category><![CDATA[T lenfositleri]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ asidi oksidasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frenify.net/envato/frenify/wp/xoxo/1/?p=112</guid>

					<description><![CDATA[From budgeting to packing hacks, here’s everything you need to know to make travel stress-free and enjoyable.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Modern tıp, kansere karşı savaşta önemli ilerlemeler kaydetse de, tümor mikroçevresinin karmaşıklı yapısı nedeniyle henüz birçok sır aydınlatılamamıştır. Massachusetts Institute of Technology (MIT), Harvard ve Hacettepe Üniversitesi gibi prestijli kurumlarda görev yapan bilim insanları tarafından yayımlanan kapsamlı bir inceleme makalesi, tümor mikroçevresinde yağ asitlerinin ve lipid metabolizmasının oynadığı kritik rolleri gözler önüne seriyor. Bu bulgular, kanserin hem başlangıcında hem de ilerlemesinde ya da metastazında, diyet kaynaklı yağların tahmin edilenden çok daha etkin rol oynadığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Klasik olarak, kanserin metabolik semptomları genellikle artmış glikoz kullanımı ve laktata dönüşüm üzerinden değerlendirilirken, bu çalışma lipid metabolizmasının da en az glikoz kadar belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır. Lipidlerin çeşitli biyokimyasal yapıları &#8211; gliserofosfolipitlerden sfingolipitlere kadar &#8211; tümor bünyesinde çeşitli sinyalleşme yollarını etkilemekte, büyümeyi, sağl kalımı ve hatta ilaca direnç mekanizmalarını düzenlemektedir. Lipid düzeninin bozulması, hücresel stresi artırmakta ve bu durum, kanserin seyrini çok yönlü olarak şekillendirmektedir.</p>
<p>Obezite, artan vücut kitle indeksi (VKİ) ile birlikte dünyada giderek yaygınlaşan bir sorundur ve en az 13 farklı kanser türüyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu durum, sadece kronik inflamasyon ya da insülin direnci gibi sistemik faktörlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yağ dokusundan salınan adipokinler, inflamatuvar sitokinler ve yağ asitleri aracılığıyla da tümor mikroçevresini şekillendirmektedir. Özellikle IL-6, TNF-α ve IL-1β gibi moleküller, kanser hücrelerinin çoğalmasını desteklerken, STAT3 sinyal yolunun aktif hale gelmesini sağlar.</p>
<p>Karaciğer kanseri, obeziteye bağlı yağlanma hastalıklarının (NAFLD ve NASH) ilerlemesiyle yakından ilişkilidir. Yüksek yağ içerikli beslenme, karaciğerde lipit birikimine, inflamasyona ve makrofaj infiltrasyonuna neden olur. Kupffer hücrelerinden salınan IL-6 ve TNF-α, STAT3 aktivasyonunu tetiklerken, bu yol hepatositlerde tümörogenezi başlatabilir. Ayrıca kolesterol, NASH ve hepatoselüler karsinom arasındaki ilişkiyi kuvvetlendirirken, androjen reseptörüyle ilintili Ccrk onkogeni, mTORC1 aracılık eden sinyal yollarını aktive ederek MDSC birikimine ve pro-tümör mikroçevre oluşumuna katkı sağlar.</p>
<p>Pankreas kanserinde ise obezite ve yağ türevi sinyaller, KRAS onkogenini COX2 yoluyla aktive eder. Bu da inflamasyon ve PanIN lezyonlarının gelişmesine yol açar. Yağ asidi duyarılı PPARδ reseptörü, HFD koşullarında CCL2 salınımını tetikleyerek baskılayıcı makrofajları çeker. Pankreas tümörleri ayrıca PI3K/AKT yolu ile migrasyon kazanır. İlginç bir şekilde, ketojenik diyetler de lipid düzenine bağlı olarak bu tümörlerin büyümesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>Kolorektal kanserlerde ise yağ asidi oksidasyonu (FAO), intestinal kök hücrelerde artışla birlikte tümörogenezi destekler. PPARα ve PPARδ, bu metabolik döngüyü aktive ederek CPT1A enzimi aracılığıyla FAO&#8217;yu hızlandırır. Fruktoz içeren diyetsel ürünler, fruktoz-1-fosfat düzeylerini artırarak glikoliz ve yağ asidi sentezini destekler. Ayrıca HFD, bağırsak mikrobiyotasında önemli düzenlemelere yol açarak bariyer fonksiyonunu bozar ve antitümör immün yanıtları baskılar.</p>
<p>Meme kanseri söz konusu olduğunda, yağ türevi sinyaller metastaz öncesi nışta palmitat zenginleşmesini destekleyerek NF-κB yolunu aktive eder. EMT ve kök hücre fenotipini destekleyen bu yol, özellikle TNBC alt türünde agresif yayılım gösterir. Tümorle çevresindeki makrofajlar, sitotoksik T hücreleri ve adipozitlerle kurduğu etkileşimler sayesinde mikroçevredeki inflamasyonu artırır. Diyet kaynaklı mikrobiota değişiklikleri de bu sürece katkı sağlayarak tümör proliferasyonunu tetikler.</p>
<p>Ağız karsinomları ve melanomlarda CD36 reseptörü aracılığıyla palmitik asit gibi lipidlerin kullanılması, metastaz yetisini artırır. Melanomlarda oleik asit, ferroptozdan koruyarak büyümeyi destekler. BRAF mutasyonlarına sahip melanomlarda ise ketojenik diyet kaynaklı asetooasetat artışı, MEK1 aktivasyonunu tetikler ve büyümeyi destekler. Bu da, diyetsel müdahalenin onkogenik profile göre şekillendirilmesi fikrini doğurur.</p>
<p>Yemek borusu ve mide karsinomlarında da yağ türevi beslenmenin etkisi yadsınamaz. Barrett’s özofagusuna sahip bireylerde HFD, epiteldeki dönüşümü tetikler. CXCL1 ile artan nötrofil/NK oranı, inflamasyonu ve kök hücre geni ekspresyonunu artırır. Midede ise leptin, PI3K ve β-katenin yolları aracılığıyla kanser kök hücresi fenotipi oluşurur. DGAT2 enzimi, lipid damlacıkları ve FAO ile peritonel yayılımı destekler.</p>
<p>Tümor mikroçevresinde yağ asitlerinin etkisi yalnızca kanser hücreleriyle sınırlı kalmaz. T lenfositlerinde FABP4 ve FABP5 aracılığıyla yağ asidi alımı ve PPARγ sinyalleşmesi, metabolik şekillenmeyi etkiler. CD8+ T hücreleri, HFD koşullarında glikoliz ve granzim salınımını kaybeder. D-2HG gibi onkometabolitler, IFN-γ salınımını azaltarak T hücresi işlevlerini bozar. HFD&#8217;nin metabolik etkisi, PHD3 inhibisyonuyla tersine çevrilebilir.</p>
<p>Doğal katil (NK) hücrelerde de benzer durumlar söz konusudur. PPARα/δ aracılı lipid birikimi, mTOR’u baskılayarak sitotoksik yanıtları azaltır. DC hücrelerinde yağ birikimi, antijen sunumunu bozar. Özellikle FAO’da artış, ROS düzeylerini yükseltir ve T hücresi aktivasyonunu engeller.</p>
<p>Adipozitler, tümör hücreleriyle metabolik simbiyoz geliştirir. Lipoliz ile FFA salınır, LD&#8217;lerde depolanarak ATP üretiminde kullanılır. FABP4, bu etkileşimin merkezindedir. Adipozitlerin çevresel sertliği artar, bu da ECM yeniden düzenlenmesini sağlar. Gatm enzimi aracılığıyla kreatin biyosentezi de tümör ilerlemesini destekler.</p>
<p>Kanserle ilişkili fibroblastlar (CAF), CPT1A ve FAO yönünde yeniden programlanır. Lipit salgısı, CD36 aracılığıyla tümör hücrelerine geçer. Exozom aracılı ile ön metastatik niş oluşturulur. Sphingosin kinazlar, bu fibroblastların fonksiyonel aktivasyonunu düzenler.</p>
<p>Endotel hücrelerde glikoliz, VEGF ve COX2 ile artar. Serin biyosentezi ve PPP aktivasyonu ön plandadır. Lenfatik endotel hücrelerinde ise FAO, PROX1 ekspresyonu ile şekillenir. FASN inhibisyonu, metastazı azaltabilir. Obezite, pro-inflamatuvar sitokinler aracılığıyla EC fonksiyonunu bozar.</p>
<p>Kalori kısıtlaması ve aralıklı açlık gibi diyet stratejileri, IGF-1 ve mTOR sinyallerini baskılayarak anti-kanser etkiler gösterebilir. CR, CD8+ T hücrelerin rezervini artırırken, Treg baskısını azaltır. Klinik uygulamalara dair umut vaat eden adımlar atılmaktadır.</p>
<p>Subject of Research: Tümor mikroçevresinde lipid metabolizması ve diyetsel yağ etkileri</p>
<p>Article Title: Dietary fat and lipid metabolism in the tumor microenvironment</p>
<p>News Publication Date: 31 Mart 2025</p>
<p>Web References: <a href="https://doi.org/10.1016/j.bbcan.2023.188984">https://doi.org/10.1016/j.bbcan.2023.188984</a></p>
<p>References: Goswami, S., Zhang, Q., Celik, C. E., Reich, E. M., &amp; Yilmaz, O. H. (2023). Dietary fat and lipid metabolism in the tumor microenvironment. <em>BBA &#8211; Reviews on Cancer</em>, 1878, 188984.</p>
<p>Keywords: Kanser, tümor mikroçevresi, lipid metabolizması, obezite, yağ asidi oksidasyonu, FABP4, CD36, PPARδ, ketojenik diyet, STAT3, NF-κB, inflamasyon, T lenfositleri, DC hücreleri, CAF, endotel hücreleri, PGE2, kreatin, exozom, HFD, kolorektal kanser, meme kanseri, karaciğer kanseri</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kanser-mikrosisteminde-beslenme-ve-lipid-metabolizmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
