<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>enterik sinir sistemi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/enterik-sinir-sistemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 22:12:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>enterik sinir sistemi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bağırsak Mikrobiyomu, Androjenleri Yeniden Aktifleştirerek Bağırsak Hareketini Şekillendiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/bagirsak-mikrobiyomu-androjen-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/bagirsak-mikrobiyomu-androjen-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 22:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[androjen yeniden aktivasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[androjenler]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak mikrobiyomu]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak motilitesi]]></category>
		<category><![CDATA[enterik sinir sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[hormon metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyal metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[mikrobiyom]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/bagirsak-mikrobiyomu-androjen-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[Bağırsak mikrobiyomu, androjen hormonlarını yeniden aktive ederek enterik sinir sistemini etkiler ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde önemli rol oynar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan vücudundaki mikrobiyal yaşamın yalnızca sindirimle değil, sinirsel ve hormonal süreçlerle de yakından ilişkili olduğu artık biliniyor. Ancak Nature Neuroscience’da yayımlanan yeni çalışma, bu ilişkiyi bir adım öteye taşıyarak bağırsak mikrobiyotasının konak androjenlerini yeniden etkinleştirebildiğini ve bunun bağırsak hareketlerini kontrol eden enterik sinir devrelerini doğrudan etkileyebildiğini gösteriyor. Araştırma, bağırsak mikrobunun yalnızca pasif bir topluluk olmadığını, aynı zamanda yerel hormon biyokimyasını değiştirerek fizyolojiyi yönlendirebilen aktif bir düzenleyici olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Androjenler çoğu zaman erkek özellikleriyle ilişkilendirilen steroid hormonlar olarak bilinse de, bu moleküller kas, kemik, metabolizma ve sinir sistemi gibi birçok alanda görev alıyor. Çalışmanın ilgi çekici yönü, bu hormonların yalnızca dolaşımdaki genel etkilerine değil, bağırsak ortamında gerçekleşen yerel dönüşümlerine odaklanması. Araştırmacılar, bağırsak mikrobiyotasında bulunan bazı enzimlerin, konakta daha önce inaktive edilmiş androjen öncüllerini yeniden aktif formlarına dönüştürebildiğini gösterdi. Böylece bağırsak lümeninde yeniden oluşan hormonal <a href="https://oncology.com.tr/rras2-bmpr2-osteoporoz-kemik-olusumu/" title="Kemik Oluşumunu Ayakta Tutan Yeni Sinyal Döngüsü Osteoporoz Araştırmalarına Yön Verebilir" data-wpan-internal-link="1">sinyal</a>, enterik sinir sisteminin davranışını değiştirebiliyor.</p>
<p>Bu bulgu, sindirim kanalının kendi sinir ağına sahip olmasının ötesinde, bu ağın mikrobiyal metabolizma tarafından hassas biçimde ayarlanabildiğine işaret ediyor. Enterik sinir sistemi, halk arasında sıklıkla “ikinci beyin” olarak anılıyor; çünkü bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi, kasılmaların koordinasyonu ve sindirim içeriğinin ilerlemesi gibi temel işlevleri yönetiyor. Yeni çalışma, bu sistemin yalnızca nörolojik sinyallerle değil, mikrobiyal kaynaklı hormon yeniden aktivasyonu ile de şekillendiğini göstererek alanın çerçevesini genişletiyor.</p>
<p>Araştırma ekibi, bu sonuca ulaşmak için metabolomik profilleme, genetik manipülasyon ve elektrofizyolojik teknikleri bir arada kullandı. Metabolomik analizler, bağırsak içeriğinde hangi androgenik moleküllerin bulunduğunu ve bunların hangi kimyasal dönüşümlere uğradığını izlemeye yardımcı oldu. Genetik müdahaleler, belirli bakteriyel taksonların bu dönüşümde rol oynadığını doğrulamak için kullanıldı. Elektrofizyolojik kayıtlar ise, yeniden aktif hale gelen androjenlerin enterik nöronların uyarılabilirliğini nasıl etkilediğini ortaya koydu. Bu çok katmanlı yaklaşım, mikrobiyal enzim aktivitesi ile sinirsel yanıt arasındaki bağlantıyı tek bir gözlem yerine birbiriyle uyumlu bir dizi deneysel kanıtla destekledi.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan mesajlarından biri, bağırsak mikrobiyotasının hormon erişilebilirliğini artırabilmesi. Araştırmacılar, aktif androjenlerin bağırsak lümenindeki biyoyararlanımının mikropların enzimatik faaliyetiyle yükseldiğini bildirdi. Bu durum, hormonların sistemik dolaşımdan bağımsız olarak lokal düzeyde yeniden üretilebildiği ve böylece çevresel koşullara son derece duyarlı bir sinyal ağı oluşturduğu anlamına geliyor. Böyle bir mekanizma, bağırsak hareketlerinin gün içinde değişebilmesini, beslenme, stres, inflamasyon veya mikrobiyota kompozisyonundaki farklılıklarla birlikte yeniden yorumlamaya olanak tanıyabilir.</p>
<p>Bilim insanları, bu etkiyi belirli bakteriyel gruplarla ilişkilendirmeyi de başardı. Ancak çalışma, tek bir türü mutlak belirleyici olarak sunmuyor; bunun yerine farklı taksonların birlikte çalışan enzimatik kapasitesine dikkat çekiyor. Bu ayrıntı önemli, çünkü bağırsak ekosistemi tek bir mikroptan değil, karmaşık ve dinamik bir topluluktan oluşuyor. Dolayısıyla androjen yeniden aktivasyonu da büyük olasılıkla mikroplar arasındaki iş bölümü, besin mevcudiyeti ve konak fizyolojisi gibi etkenlerin kesişiminde gerçekleşiyor.</p>
<p>Androjen sinyalinin enterik nöronlar üzerindeki <a href="https://oncology.com.tr/erken-meme-kanseri-statin-kullanimi/" title="Statinlerin Meme Kanserinde Sağkalıma Etkisi Hastalığın Alt Tipine Göre Değişebilir" data-wpan-internal-link="1">etkisi</a>, yalnızca kimyasal bir dönüşüm olarak kalmıyor; sinir hücrelerinin elektriksel davranışına kadar uzanıyor. Araştırmada, yeniden etkinleşen hormonların nöronal uyarılabilirliği değiştirdiği ve bunun da bağırsak motilitesi üzerinde ölçülebilir sonuçlar doğurduğu belirtildi. Bu ilişki, bağırsak hareketlerinin mikrobiyal metabolizma tarafından nasıl ince ayarlanabileceğine dair güçlü bir örnek sunuyor. Aynı zamanda sinir sistemi ile mikrobiyota arasındaki etkileşimin sadece bağışıklık veya inflamasyon üzerinden değil, doğrudan nöroendokrin yollarla da kurulabildiğini gösteriyor.</p>
<p>Bu tür çalışmalar özellikle önem taşıyor; çünkü bağırsak motilitesi bozuklukları, irritabl bağırsak sendromundan kabızlık ve bazı fonksiyonel sindirim sorunlarına kadar geniş bir klinik spektrumu kapsıyor. Yeni bulgular hemen bir tedaviye dönüşmese de, mikrobiyal enzimlerin hedeflenmesi ya da hormonal dönüşüm yollarının düzenlenmesi gibi yaklaşımların gelecekte araştırılabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte, çalışma erken aşamadaki temel bilim verileri sunduğu için insan hastalıklarına doğrudan uygulanabilir sonuçlar çıkarmak için daha fazla doğrulama gerekiyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın değeri, mikrobiomun işlevini yalnızca “iyi” ya da “kötü” bakterilerle açıklayan basit modelleri aşmasında yatıyor. Burada asıl mesele, mikrobiyal topluluğun sahip olduğu biyokimyasal araçların konak hormonlarını yeniden kullanılabilir hale getirebilmesi. Bu da bağırsak mikrobiyotasını, sindirim kanalındaki kimyasal mesajların pasif alıcısı değil, aktif bir düzenleyicisi olarak konumlandırıyor. Çalışma, bağırsak-brain ekseni tartışmalarına yeni bir katman ekleyerek hormonlar, mikroplar ve sinir devreleri arasındaki ilişkinin sanılandan çok daha iç içe geçtiğini gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak bu araştırma, mikrobiyal metabolizmanın bağırsak hareketlerini kontrol eden sinirsel devrelere nasıl nüfuz edebildiğine dair güçlü bir mekanizma sunuyor. Androjenlerin mikrobiyal enzimlerle yeniden aktif hale getirilmesi, hem mikrobiyom bilimi hem de nörogastroenteroloji açısından dikkat çekici bir kapı aralıyor. Bilim insanları için şimdi asıl soru, bu yolun hangi fizyolojik ve hastalık durumlarında önem kazandığı ve insanlarda ne ölçüde benzer şekilde işlediği olacak.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Microbial enzymatic reactivation of host androgens and their role in enteric neuronal regulation of gut motility.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Microbial reactivation of host androgens directs enteric neuronal regulation of gut motility.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Lagomarsino, V.N., Robinson, A., Mitchell, P.E. et al. Microbial reactivation of host androgens directs enteric neuronal regulation of gut motility. Nat Neurosci (2026). https://doi.org/10.1038/s41593-026-02321-0</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41593-026-02321-0</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/cthrc1-kolorektal-kanser-bagisiklik-kacisi/" data-wpan-internal-link="1">Bağışıklık Kaçışını Tetikleyen Mikroçevre Proteini Kolorektal Kanserin Gidişatını Şekillendiriyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/bagirsak-mikrobiyomu-androjen-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Laboratuvarda İnsan Bağırsağına Bir Adım Daha: Nakle Uygun, Sinirlenmiş Doku Üretildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/laboratuvarda-nakle-uygun-sinirli-bagirsak-dokusu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/laboratuvarda-nakle-uygun-sinirli-bagirsak-dokusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 May 2026 13:31:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak dokusu]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak dokusu mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[doku mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[enterik sinir sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[gastrointestinal hastalık modeli]]></category>
		<category><![CDATA[insan bağırsak organoidleri]]></category>
		<category><![CDATA[nakil]]></category>
		<category><![CDATA[organoid teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[regeneratif tıp]]></category>
		<category><![CDATA[yenileyici tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/laboratuvarda-nakle-uygun-sinirli-bagirsak-dokusu/</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmacılar, geçici sferoid kısıtlama tekniğiyle sinir ağı taşıyan büyük ölçekli insan bağırsak dokuları üretmeyi başardı. Bu gelişme nakil ve hastalık modelleme için önemli bir adım.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Regeneratif tıp alanında dikkat çekici bir gelişme, insan bağırsağının yalnızca yapısal değil işlevsel özelliklerini de taklit edebilen büyük ölçekli doku üretimine kapı araladı. Nature Biomedical Engineering dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar nakle uygun olabilecek, sinir ağı içeren ve insan fizyolojisine daha yakın davranan büyük boyutlu bağırsak dokuları üretmek için yeni bir yöntem tanımladı. Çalışmanın merkezinde yer alan yaklaşım, “geçici sferoid kısıtlama” olarak adlandırılıyor ve hücre kümelerinin kontrollü biçimde bir araya gelip olgunlaşmasını sağlıyor.</p>
<p>Bu gelişme, yalnızca doku mühendisliği açısından değil, aynı zamanda gastrointestinal hastalıkların modellenmesi ve ilaçların insan bağırsak dokusu üzerindeki etkilerinin test edilmesi bakımından da önemli görülüyor. İnsan sindirim sistemi; besin emilimi, bağışıklık savunması ve sinirsel düzenleme gibi çok katmanlı görevleri aynı anda yürüten son derece karmaşık bir yapı. Bu nedenle laboratuvarda bağırsağı yeniden oluşturmak, bugüne kadar büyük ölçüde küçük ölçekli organoidlerle sınırlı kaldı. Mevcut organoidler değerli araştırma araçları olsa da, çoğu zaman gerçek bağırsak duvarının mimarisini tam olarak yansıtamıyor ve özellikle enterik sinir sistemiyle gerekli bağlantıyı kurmakta yetersiz kalıyordu.</p>
<p>Yeni yöntem, bu sınırları aşmayı hedefliyor. Araştırma ekibi, insan intestinal progenitör hücrelerinden oluşan sferoidleri kısa süreliğine mekanik bir düzenek içinde tutarak hücrelerin organize biçimde birleşmesini sağlıyor. Bu geçici kısıtlama, hücrelerin rastgele dağılmasını önlerken aynı zamanda hizalanma, yoğunlaşma ve üç boyutlu doku mimarisinin kurulması için uygun bir fiziksel ortam oluşturuyor. Sonuçta <a href="https://oncology.com.tr/bcaa-metabolizmasi-genetik-harita/" title="619 Bin Metabolik Profil, BCAA Metabolizmasının Genetik Haritasını Ortaya Koydu" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a>, sadece epitel yüzeyi bulunan basit bir yapı değil; daha geniş ölçekli, üç boyutlu ve sinirsel ağlarla entegre olmuş bir bağırsak dokusu çıkıyor.</p>
<p>Bağırsak dokusunun sinirlenmiş olması, bu çalışmanın öne çıkan özelliklerinden biri. Enterik sinir sistemi, bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde ve doku işlevlerinin koordinasyonunda merkezi rol oynuyor. Gerçek insan bağırsağını laboratuvarda doğru biçimde modellemek için yalnızca hücre katmanlarını üretmek yeterli değil; sinir hücreleri ile epitel arasındaki etkileşimin de kurulması gerekiyor. Araştırmanın ortaya koyduğu yapı, bu etkileşimi yeniden yaratma yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın klinik önemi, organ nakli ihtiyacının küresel ölçekte karşılanamamasıyla daha da belirgin hale geliyor. Bağırsak yetmezliği ve bazı doğumsal ya da edinilmiş bağırsak bozuklukları için uygun doku bulmak her zaman mümkün olmuyor. Laboratuvarda üretilebilen, işlevsel ve nakle uygun bağırsak dokuları, teorik olarak bu açığın bir bölümünü kapatma potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte uzmanlar, bu tür teknolojilerin klinik kullanıma geçmesinin hâlâ uzun ve dikkatli bir doğrulama süreci gerektirdiğini vurguluyor. Doku bütünlüğü, damar bağlantısı, uzun vadeli işlev ve güvenlik gibi başlıklar, insan uygulamasına geçmeden önce ayrıntılı biçimde incelenmek zorunda.</p>
<p>Yine de çalışma, translasyonel tıp için önemli bir platform sunuyor. İnsan kökenli, sinir sistemiyle bağlantılı ve daha büyük ölçekli bağırsak dokuları, ilaç yanıtlarını hayvan modellerinden daha doğrudan insan bağlamında değerlendirmeye olanak tanıyabilir. Bu da özellikle emilim, motilite ve bağırsak-duyusal <a href="https://oncology.com.tr/kiral-nanoproblar-biyobelirtec-tespiti/" title="Kiral Nanoproblar, Biyobelirteç Tespitinde Çoklu Sinyal Dönemini Başlatıyor" data-wpan-internal-link="1">sinyal</a> yollarını etkileyen tedavilerde daha anlamlı sonuçlar üretme potansiyeli taşıyor. Ayrıca Crohn hastalığı, ülseratif kolit, doğumsal bağırsak anomalileri ve sinirsel bağırsak bozuklukları gibi hastalıkların laboratuvar ortamında modellenmesi açısından da yeni fırsatlar doğurabilir.</p>
<p>Alan uzmanları, organoid teknolojisinin son yıllarda büyük bir evrim geçirdiğine dikkat çekiyor. İlk dönem organoidler, belirli hücresel özellikleri korumada başarılı olsa da ölçek büyüdükçe oksijen, besin ve sinyal iletimi sorunları belirginleşiyordu. Geçici sferoid kısıtlama yaklaşımı, bu tür büyüme ve organizasyon sorunlarını azaltmaya yönelik fiziksel bir çözüm sunuyor. Bu da biyomühendislikte yalnızca kimyasal sinyallerin değil, mekanik düzenlemelerin de ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda doku mühendisliğinde “işlev” kavramının giderek daha <a href="https://oncology.com.tr/obezitede-bcaa-metabolizmasi-onemi/" title="Obezite Araştırmalarında Yeni Mercek: BCAA Metabolizması Neden Önemli Hale Geliyor?" data-wpan-internal-link="1">önemli hale</a> geldiğini ortaya koyuyor. Bir yapının insan organına benzemesi tek başına yeterli kabul edilmiyor; hücresel iletişim, sinirsel entegrasyon, doku olgunluğu ve fizyolojik yanıtlar da başarı kriterleri arasında yer alıyor. Bu bakımdan yeni bağırsak dokuları, daha önceki modellere kıyasla daha yüksek biyolojik gerçeklik vaat ediyor. Ancak araştırmacılar için sıradaki aşama, bu yapıların daha uzun süreli stabilite göstermesi, gerektiğinde ölçeklenebilmesi ve transplantasyon koşullarında güvenli biçimde davranıp davranmadığının test edilmesi olacak.</p>
<p>Bilim insanlarının geliştirdiği bu yöntem, biyomedikal mühendisliğin insan organlarını taklit eden sistemler kurma hedefinde geldiği noktayı gösteriyor. Henüz rutin tedaviye dönüşmüş bir uygulamadan söz edilmese de, büyük ölçekli ve sinirlenmiş insan bağırsak dokularının üretilebilmesi, hem nakil tıbbı hem de hastalık araştırmaları açısından önemli bir eşik anlamına geliyor. Eğer sonraki doğrulama çalışmaları da olumlu sonuç verirse, bu yaklaşım gelecekte bağırsak hasarı yaşayan hastalar için yeni bir doku kaynağı ve araştırmacılar için daha güçlü bir insan modeli sağlayabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Engineering large-scale, innervated functional human gut tissues for transplantation.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Large-scale and innervated functional human gut tissues for transplantation via transient spheroid confinement.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Poling, H.M., Noël, T., Singh, A. et al. Large-scale and innervated functional human gut tissues for transplantation via transient spheroid confinement. Nat. Biomed. Eng (2026). https://doi.org/10.1038/s41551-026-01688-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41551-026-01688-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/laboratuvarda-nakle-uygun-sinirli-bagirsak-dokusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
