<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>endovasküler tedavi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/endovaskuler-tedavi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 12:12:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>endovasküler tedavi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Beyin Sapı Damarlarındaki Nadir Anevrizmalar İçin Girişimsel Tedavide Yeni Kanıtlar</title>
		<link>https://oncology.com.tr/basiller-trunk-anevrizma-tedavisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/basiller-trunk-anevrizma-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 12:11:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[anevrizma tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[basiller trunk anevrizması]]></category>
		<category><![CDATA[beyin cerrahisi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin sapı damar hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[cerebrovasküler lezyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[endovasküler girişim]]></category>
		<category><![CDATA[endovasküler tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[flow diverter]]></category>
		<category><![CDATA[minimal invaziv cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[nöroşirürji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/basiller-trunk-anevrizma-tedavisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Çin çalışması, basiller trunk anevrizmalarında flow diverter ve diğer minimal invaziv tekniklerin çoğu hastada güvenli ve etkili olduğunu gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Basiller trunk anevrizmaları, beyin cerrahisinin en zor ve en seyrek karşılaşılan damar hastalıkları arasında yer alıyor. Beyin sapını besleyen basiller arterin ana gövdesinde gelişen bu anevrizmalar, hem derin yerleşimleri hem de çevrelerindeki hayati sinir yapıları nedeniyle tanı ve tedavide ciddi güçlükler yaratıyor. <a href="https://oncology.com.tr/cin-norolojik-hastalik-yuku-artisi/" title="Çin’de Sinir Sistemi Hastalıklarının Yükü 30 Yılda Keskin Şekilde Arttı" data-wpan-internal-link="1">Çin’de</a> yayımlanan yeni bir çalışma ise, modern endovasküler tekniklerin bu nadir lezyonların önemli bir bölümünde etkili ve uygulanabilir olduğunu gösteren dikkat çekici veriler sundu.</p>
<p>Beijing Tiantan Hospital, Capital Medical University’den Dr. Youxiang Li ile Songyuan Jilin Oilfield Hospital’dan Dr. Wei Feng’in öncülüğünde yürütülen araştırma, Mart 2026 tarihli Chinese Neurosurgical Journal’da yayımlandı. Çalışma, flow diverter cihazlarının yaygınlaşmasıyla birlikte basiller trunk anevrizmalarının yönetiminde neyin mümkün hale geldiğini sistematik biçimde değerlendirmeyi amaçladı. Yazarlar, nadir görülen bu damar çıkıntılarının geleneksel cerrahi yaklaşımlarla neden zor tedavi edildiğini ve daha az invaziv seçeneklerin neden giderek daha önemli hale geldiğini <a href="https://oncology.com.tr/cte-klinik-kriter-otopsi-uyum/" title="CTE Tanısında Klinik Kriterler Otopsiyle Sınandı: Çoğu Olguda Hastalık İzi Bulunmadı" data-wpan-internal-link="1">klinik</a> veriler üzerinden ele aldı.</p>
<p>Basiller arter, beyin sapına ve arka dolaşıma kan sağlayan yaşamsal bir damar olduğu için buradaki anevrizmalar özellikle hassas kabul ediliyor. Bu bölgedeki lezyonlar çoğu zaman geç fark ediliyor ya da görüntüleme sırasında güçlük yaratıyor. Ayrıca açık cerrahi girişimlerde anatomik erişim zorluğu, olası nörolojik hasar riskini artırabiliyor. Endovasküler tedaviler ise damar içinden ilerlenerek uygulandığı için, özellikle derin yerleşimli anevrizmalarda daha az travmatik bir alternatif sunabiliyor. Ancak basiller trunk gibi kritik bir bölgede bu yöntemlerin gerçekten ne kadar etkili olduğu <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-bilissel-bozulma-fiziksel-aktivite/" title="Uzun Süre Oturmanın Bilişsel Yıpranma Riskine Etkisi Yaşlılarda Hareketle Dengelenebilir" data-wpan-internal-link="1">uzun süre</a> belirsizliğini korudu.</p>
<p>Araştırmacılar bu boşluğu doldurmak için 2018 ile 2022 yılları arasında serebral anevrizma nedeniyle girişim uygulanan 2.759 hastanın kayıtlarını geriye dönük olarak inceledi. Bu geniş kohort içinde 37 hastada basiller trunk arter anevrizması saptandı. Çalışma yalnızca tek merkez deneyimine dayanmakla kalmadı; aynı zamanda 2013 ile 2024 yılları arasında yayımlanan küresel klinik olguların kapsamlı bir literatür taramasıyla desteklendi. Böylece nadir görülen bu lezyonlar için mevcut kanıt tabanı daha geniş bir çerçevede değerlendirildi.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, bu anevrizmaların büyük çoğunluğunda minimal invaziv endovasküler tedavilerin uygulanabilmiş olmasıydı. Flow diverter teknolojisi, damar içindeki kan akımını değiştirerek anevrizma kesesine giden yükü azaltmayı ve zaman içinde damar duvarının iyileşmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Bu yaklaşım özellikle klasik koil embolizasyonunun zor ya da yetersiz kalabildiği karmaşık anevrizmalarda öne çıkıyor. Yeni çalışmanın bulguları, doğru hasta seçimi yapıldığında bu teknolojinin basiller trunk anevrizmalarında da önemli bir rol oynayabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın ortaya koyduğu tablo, bu tedavilerin her hasta için aynı ölçüde uygun olduğu anlamına gelmiyor. Basiller trunk bölgesinin anatomik çeşitliliği, anevrizmanın şekli, boyutu, boyun yapısı ve dalların ilişkisi gibi etkenler tedavi planını doğrudan etkiliyor. Flow diverter kullanımı bazı olgularda umut verici sonuçlar sunsa da, posterior dolaşımda stent benzeri cihazların kullanımı dikkatli değerlendirme gerektiriyor. Çünkü bu bölgede küçük bir komplikasyon bile ciddi nörolojik sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle çalışma, teknolojik ilerlemenin klinik karar verme sürecini kolaylaştırdığını, fakat bireyselleştirilmiş yaklaşım ihtiyacını ortadan kaldırmadığını da dolaylı biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Basiller trunk anevrizmaları üzerine veri azlığı, yıllardır tedavi stratejilerinin standartlaştırılmasını güçleştiriyordu. Tek merkezli olsa da bu çalışma, nispeten büyük sayılabilecek bir hasta grubunu inceleyerek klinik pratiğe anlamlı bir katkı sağlıyor. Özellikle endovasküler tedavi alanındaki hızlı gelişmelerin, eskiden yüksek riskli görülen bazı lezyonları artık daha yönetilebilir hale getirebildiği görülüyor. Bununla birlikte araştırma, uzun dönem sonuçların ve olası geç komplikasyonların izlenmesinin hâlâ önemli olduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu tür çalışmaların değeri, yalnızca tek bir tedavi yöntemini öne çıkarmasında değil, aynı zamanda nadir bir damar hastalığına ilişkin kararları daha veri temelli hale getirmesinde yatıyor. Basiller trunk anevrizmaları gibi zorlu olgularda, cerrahi risk ile girişimsel avantaj arasındaki denge çoğu zaman çok hassas kuruluyor. Yeni yayın, modern endovasküler tekniklerin bu dengeyi bazı hastalar lehine değiştirebildiğini gösterse de, sonuçların dikkatli yorumlanması gerektiğini vurgulayan bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak Chinese Neurosurgical Journal’da yayımlanan bu çalışma, flow diverter çağında basiller trunk anevrizmalarının tedavisinde önemli bir ilerleme kaydedildiğini gösteriyor. Veriler, minimal invaziv girişimlerin bu nadir ve karmaşık anevrizmaların çoğunda uygulanabilir olduğunu düşündürürken, kararın her zaman damar anatomisi ve hasta özelliklerine göre verilmesi gerektiğini de ortaya koyuyor. Nadir görülen fakat potansiyel olarak yüksek risk taşıyan bu lezyonlarda, daha geniş klinik seriler ve uzun takipler ileride tedavi standartlarını daha da netleştirebilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Endovascular treatment for basilar trunk artery aneurysm in the flow diverter era: A consecutive series and review of literature</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.1186/s41016-025-00422-6</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Sinirbilim, Anevrizmalar, Cerrahi, Kan damarları, Beyin ve sinir cerrahisi, Radyoloji, Görüntüleme, Biyomedikal mühendislik, Klinik çalışmalar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/basiller-trunk-anevrizma-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geç Başvuran İskemik İnmede Tenekteplaz, Damar İçi Girişim Öncesinde Beklenen Ek Faydayı Sağlamadı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/gec-basvuran-iskemik-inmede-tenekteplaz-etkisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/gec-basvuran-iskemik-inmede-tenekteplaz-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 09:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[büyük damar tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[damar içi tromboliz]]></category>
		<category><![CDATA[endovasküler tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[inme tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[iskemik inme]]></category>
		<category><![CDATA[tenekteplaz]]></category>
		<category><![CDATA[trombektomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/gec-basvuran-iskemik-inmede-tenekteplaz-etkisi/</guid>

					<description><![CDATA[JAMA’da yayımlanan çalışma, 4,5-24 saat içinde gelen iskemik inme hastalarında tenekteplazın endovasküler tedavi öncesinde ek fayda sağlamadığını gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İskemik inme tedavisinde zaman her şeydir; ancak yeni veriler, ileri saatlerde başvuran bazı hastalarda damar açıcı ilaçların endovasküler girişim öncesinde beklenen ek katkıyı sağlamayabileceğini <a href="https://oncology.com.tr/cin-yaslilarda-yalnizlik-risk-faktorleri/" title="Çin’de Yaşlılarda Yalnızlığın Haritası Çıkarıldı: Ulusal Çalışma En Yüksek Riskleri Gösteriyor" data-wpan-internal-link="1">gösteriyor</a>. <em>JAMA</em> dergisinde yayımlanan yeni araştırma, büyük damar tıkanıklığına bağlı inme nedeniyle 4,5 ila 24 saat arasında endovasküler tedavi uygulanabilen merkezlere ulaşan hastalarda, damar içine verilen tenekteplazın mekanik trombektomiye ek bir klinik üstünlük sunup sunmadığını inceledi. Sonuçlar, özellikle proksimal orta serebral arter tıkanıklığı olan hastalarda, bu “köprü tedavisinin” rutin yararına ilişkin beklentileri zayıflatıyor.</p>
<p>Akut iskemik inme, beynin bir bölümüne kan akışının aniden kesilmesiyle ortaya çıkıyor ve kalıcı nörolojik hasarın önlenmesinde hızlı müdahale kritik önem taşıyor. Endovasküler tedavi, yani kateter yoluyla pıhtının mekanik olarak çıkarılması, büyük damar tıkanıklıklarında son yılların en önemli ilerlemelerinden biri kabul ediliyor. Bu yaklaşım, doğrudan tıkalı damara ulaşıp pıhtıyı temizleyerek beyin dokusuna yeniden kan akışı sağlamayı hedefliyor. Ancak tedavinin başarısı yalnızca tekniğe değil, aynı zamanda hastanın ne kadar erken geldiğine ve uygun görüntüleme ile seçilip seçilmediğine de bağlı.</p>
<p>Standart inme uygulamalarında damar içi tromboliz, semptom başlangıcından sonraki sınırlı zaman penceresinde düşünülüyor. Fakat gelişmiş görüntüleme yöntemleri, bazı hastalarda mekanik pıhtı çıkarma işlemine 24 saate kadar uzanan bir süre içinde de kapı açtı. Bu genişleyen pencere, doğal olarak önemli bir soruyu gündeme getirdi: Geç gelen hastalarda, endovasküler girişim öncesinde sisteme verilen bir trombolitik ilaç, pıhtıyı kısmen eriterek ya da işlemi kolaylaştırarak sonucun daha iyi olmasını sağlayabilir mi?</p>
<p>İşte tenekteplaz, bu sorunun merkezindeki ilaçlardan biri. Doku plazminojen aktivatörünün genetik olarak düzenlenmiş bir türevi olan tenekteplaz, tek bolus şeklinde uygulanabilmesi ve daha uzun yarı ömre sahip olması nedeniyle pratik bir seçenek olarak öne çıktı. Teorik olarak, pıhtının bir bölümünü önceden çözüp damar yolunu açarak trombektomi işlemini kolaylaştırabileceği düşünülüyordu. Bu nedenle bazı klinik çalışmalarda ve erken dönem gözlemlerde <a href="https://oncology.com.tr/direnc-prostat-kanserinde-cifte-immunoterapi/" title="Dirençli Prostat Kanserinde Çifte Bağışıklık Tedavisi Umut Verici Sinyaller Verdi" data-wpan-internal-link="1">umut verici sinyaller</a> alınmıştı. Ancak yeni çalışma, geç başvuran belirli hasta grubunda bu beklentinin gerçek klinik faydaya dönüşmediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Yayımlanan çalışma, semptom başlangıcından 4,5 ila 24 saat sonra endovasküler tedavi merkezlerine ulaşan ve proksimal orta serebral arter tıkanıklığı saptanan hastaları değerlendirdi. Bu hasta grubu, büyük damar tıkanıklığı inmesinin önemli bir alt kümesini temsil ediyor; çünkü orta serebral arterin ana segmentlerindeki tıkanmalar, sıklıkla ağır nörolojik kayıp ve yüksek sakatlık riskiyle ilişkili oluyor. Araştırmacılar, endovasküler tedavi öncesinde intravenöz tenekteplaz alan hastalarla yalnızca endovasküler tedavi uygulanan hastaların klinik sonuçlarını karşılaştırdı.</p>
<p>Çalışmanın en dikkat çekici mesajı, tenekteplazın eklenmesinin anlamlı bir klinik üstünlük sağlamamış olması. Başka bir ifadeyle, geç pencerede gelen ve mekanik trombektomi için uygun bulunan bu hastalarda, damar içi tenekteplaz uygulaması tek başına endovasküler tedaviye kıyasla daha iyi sonuçlarla ilişkilendirilmedi. Bu bulgu, özellikle trombolitik tedavinin işlemi hızlandıracağı ya da damar açılmasını kolaylaştıracağı yönündeki varsayımlara temkinli yaklaşılması gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>Sonuçların önemi yalnızca bir ilacın etkisine dair değil, aynı zamanda inme organizasyonunun <a href="https://oncology.com.tr/isvicrede-5g-rf-emf-maruziyeti/" title="İsviçre’de 5G Yayılımı Sırasında RF-EMF Maruziyeti Nasıl Değişti?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> planlanması gerektiğine dair de mesaj taşıyor. Genişletilmiş tedavi penceresi, sağlık sistemlerine daha fazla hastayı kurtarma umudu vermişti; ancak her ek müdahale otomatik olarak daha iyi sonuç anlamına gelmiyor. Özellikle inme tedavisinde, tedavi zincirine eklenen her adımın zaman kaybı, kanama riski veya lojistik yük oluşturma ihtimali bulunuyor. Bu nedenle hangi hastada köprü trombolizinin gerçekten yararlı olacağı sorusu, klinik kararın merkezinde kalmaya devam ediyor.</p>
<p>Tenekteplazın kullanımıyla ilgili tartışma, aslında akut inmede reperfüzyon stratejilerinin giderek kişiselleştiğini de gösteriyor. Eskiden daha sabit zaman kurallarıyla yürütülen tedavi yaklaşımı, artık beyin görüntülemesine, damar tıkanıklığının yerleşimine, dokunun canlılığını koruyup korumadığına ve hastanın başvuru süresine göre şekilleniyor. Bu yeni çalışma, özellikle geç dönem başvurularda tüm hastalara aynı protokolün uygulanmasının her zaman doğru olmayabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Bununla birlikte, tek bir çalışmanın tüm klinik uygulamayı bir anda değiştirmesi beklenmez. Araştırmanın bulguları, tenekteplazın bazı diğer hasta gruplarında ya da daha erken başvuran olgularda farklı etkiler gösterebileceği gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Yine de bu veriler, ileri saatlerde başvuran ve endovasküler tedaviye uygun bulunan hastalarda köprü trombolizinin rutin kullanımına dair daha güçlü kanıt ihtiyacını açık biçimde ortaya koyuyor. Klinik ekipler açısından bu, tedavi kararlarının yarar-zarar dengesi üzerinden yeniden değerlendirilmesi anlamına geliyor.</p>
<p>İnme tedavisi hâlâ aciliyetin ve hassas hasta seçiminin belirleyici olduğu bir alan. Endovasküler girişimler birçok hastada yaşamı ve işlevselliği değiştirebilirken, her ek farmakolojik adımın aynı derecede katkı sunmadığı görülüyor. <em>JAMA</em>&#8216;daki bu çalışma, tenekteplazın geç başvuran proksimal orta serebral arter tıkanıklığı olan hastalarda endovasküler tedavi öncesinde otomatik olarak tercih edilmesi gerektiği düşüncesine karşı önemli bir veri sağlıyor. Önümüzdeki süreçte daha ayrıntılı çalışmalar, hangi alt grupların gerçekten fayda görebileceğini ve hangi hastalarda yalnızca mekanik tedavinin yeterli olacağını daha net ortaya koyabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Clinical efficacy of intravenous tenecteplase before endovascular treatment in patients with proximal middle cerebral artery occlusion presenting 4.5 to 24 hours after stroke onset.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Intravenous Tenecteplase Prior to Endovascular Treatment Does Not Improve Outcomes in Late-presenting Proximal Middle Cerebral Artery Occlusions</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Serebrovasküler bozukluklar, İntravenöz enjeksiyonlar, Tıbbi tedaviler, İlaçlar, İlaç tedavisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/gec-basvuran-iskemik-inmede-tenekteplaz-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
