<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>endoskopi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/endoskopi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 15:42:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>endoskopi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>FAP hastalarında rutin papilla biyopsisi, adenom yakalamayı görünüşten bağımsız artırıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/fap-rutin-duyodenum-papilla-biyopsisi-adenom/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/fap-rutin-duyodenum-papilla-biyopsisi-adenom/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 15:42:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ailesel adenomatoz polipozis]]></category>
		<category><![CDATA[biyopsi]]></category>
		<category><![CDATA[duodenum adenomları]]></category>
		<category><![CDATA[düyodenum papilla]]></category>
		<category><![CDATA[endoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[FAP]]></category>
		<category><![CDATA[gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[kanser taraması]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[papilla biyopsisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/fap-rutin-duyodenum-papilla-biyopsisi-adenom/</guid>

					<description><![CDATA[Ailesel adenomatoz polipozis (FAP) hastalarında, papilla görünümünden bağımsız rutin düyodenum papilla biyopsisi adenom yakalama oranını artırabilir; erken tanıya katkı sağlar.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Familial adenomatoz polipozis (FAP) hastalarında periampuller bölgeye ilişkin kanser riski yüksektir; ancak bu riskin erken yakalanması pratikte güçleşmektedir. Düyodenumun papilla bölgesinde gelişebilen lezyonların endoskopik görünümle her zaman net ayırt edilememesi, tarama ve izlem stratejilerinde kritik bir boşluk olarak görülüyor. Yeni bir prospektif kohort <a href="https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/" title="Kolombiya’da yaşanabilirlik algılarıyla geç yaşamda yaşçılık deneyimleri arasında bağ: yeni profilleme çalışması" data-wpan-internal-link="1">çalışması</a>, bu boşluğu azaltmaya yönelik bir yaklaşımı değerlendirdi: Endoskopide papilla nasıl görünürse görünsün, protokole dayalı rutin biyopsi yapılması, düyodenum papilla adenomlarının saptanmasını artırabilir mi?</p>
<p>Çalışma, FAP tanısı olan hastalarda düyodenum papilla bölgesinden rutin biyopsi alınmasının, yalnızca endoskopik anormalliklerin varlığında örnekleme yapılmasına kıyasla daha yüksek adenom yakalama oranı sağlayıp sağlamadığını test etmeyi amaçladı. Araştırmacılar, papilla bölgesindeki lezyonların görünümünün aldatıcı olabildiği fikrinden hareket ederek, biyopsi stratejisinin performansını “endoskopik görünümden bağımsız” bir bakış açısıyla ele <a href="https://oncology.com.tr/chest-critical-care-journal-impact-factor-2-7/" title="CHEST Critical Care, ilk Journal Impact Factor’ını 2,7 ile aldı" data-wpan-internal-link="1">aldı</a>. Böylece, yalnızca belirgin değişikliklerin fark edilmesine dayanan yöntemlerin kaçırabileceği olası erken lezyonların yakalanması hedeflendi.</p>
<p>Prospektif tasarımın kullanılması, klinik akış içinde veri toplama sürecinin planlı biçimde yürütülmesine olanak sağladı. Bu kapsamda, araştırmada rutin duodenal papiller biyopsi yaklaşımı sistematik olarak uygulandı ve düyodenum papilla adenomlarının saptanması değerlendirildi. Çalışmanın raporladığı temel bulgu, protokollü rutin biyopsi uygulamasının adenom tespitini artırdığı yönündeydi. Önemli olarak bu artışın, papilla bölgesindeki endoskopik görünüm ile sınırlı kalmayacak şekilde değerlendirildiği bildirildi; yani biyopsinin faydası yalnızca “görünür anormallik” bulunan olgularla ilişkili değildi.</p>
<p>FAP’li bireylerde periampuller malignite riskinin yüksek olduğu bilgisi, <a href="https://oncology.com.tr/tani-oncesi-hastane-basvurusu-cocukluk-kanseri/" title="Kansere daha tanı konmadan hastane temasları erken ölümlülükle ilişkili olabilir: Danimarka ve İsveç çalışması" data-wpan-internal-link="1">erken tanı</a> arayışlarını daha da belirgin hale getiriyor. Bununla birlikte, papilla bölgesine odaklanan endoskopik incelemelerde duyarlılığın sınırlı olabilmesi, klinisyenlerin hangi hastada ne zaman biyopsi alacağı konusunu sürekli sorgulamasına neden oluyor. Yeni çalışmanın yaklaşımı, bu karar anını endoskopik izlenime tamamen bağımlı olmaktan çıkararak, rutin örneklemeyle daha kapsamlı bir doku incelemesi sağlamayı hedefleyen pratik bir fark yaratıyor.</p>
<p>Çalışmanın sonuçları, doku örneklemesinin “seçilerek” yapılmasındansa protokolize rutin biyopsiye geçişin, en azından adenom saptama açısından klinik değeri olabileceğini düşündürüyor. Bununla birlikte, çalışmanın odağının adenom yakalanması olduğu, klinik olarak hangi lezyonların nasıl bir seyir izlediği ve uzun vadede kanser önleme etkisinin doğrudan ne olduğu gibi soruların ise daha fazla araştırma gerektirebileceği unutulmamalıdır. Yine de, erken biyolojik sinyallerin yakalanması ve uygun izlem/planlama yapılabilmesi açısından, saptama performansındaki artışın önem taşıdığı açıktır.</p>
<p>Bu tür prospektif veriler, FAP izlem protokollerinin iyileştirilmesinde tartışmayı besleyebilir. Özellikle endoskopik görünümün “normal” ya da “şüpheli” olmasına bağlı kalmadan alınan biyopsi yaklaşımı, klinik değerlendirmede daha standardize bir yol sunabilir. Ancak her merkezde uygulanacak stratejilerin; işlem güvenliği, toplam örnek sayısı, patoloji iş yükü ve hastaya yansıyan pratik unsurlar gibi boyutlarla birlikte ele alınması gerekir. Araştırmanın sunduğu bulgu, en azından adenom tespitinin daha etkin hale getirilebileceğini gösteren bir sinyal olarak değerlendirilmeli.</p>
<p>Sonuç olarak, FAP hastalarında düyodenum papilla bölgesinden rutin, protokole dayalı biyopsi alınmasının adenom saptamasını artırabildiği bildirildi. Çalışma, faydanın endoskopik görünümle sınırlı kalmadığını vurgulayarak, erken yakalama çabalarında biyopsiyi daha sistematik bir unsura dönüştürmenin potansiyelini öne çıkarıyor. Periampuller malignite riskinin yüksek olduğu bir hasta grubunda, saptama duyarlılığını artırmaya yönelik bu yaklaşımın klinik uygulamada nasıl konumlanacağı, gelecekteki çalışmalara ve farklı kohortlarda doğrulamaya bağlı olarak netleşebilir.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="iW20rCOTxe"><p><a href="https://scienmag.com/routine-duodenal-papillary-biopsy-enhances-detection-of-duodenal-papillary-adenoma-in-familial-adenomatous-polyposis-patients-a-prospective-cohort-study/">Routine duodenal papillary biopsy enhances detection of duodenal papillary adenoma in familial adenomatous polyposis patients: a prospective cohort study</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Routine duodenal papillary biopsy enhances detection of duodenal papillary adenoma in familial adenomatous polyposis patients: a prospective cohort study” — Science" src="https://scienmag.com/routine-duodenal-papillary-biopsy-enhances-detection-of-duodenal-papillary-adenoma-in-familial-adenomatous-polyposis-patients-a-prospective-cohort-study/embed/#?secret=zPCWGHioCG#?secret=iW20rCOTxe" data-secret="iW20rCOTxe" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/fap-rutin-duyodenum-papilla-biyopsisi-adenom/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Normal Endoskopiye Rağmen Omurgaya Ulaşan Nadide Yemek Borusu Kanseri Vakası Tıpta Alarm Zillerini Çaldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/nadir-yemek-borusu-kanseri-omurga-yayilmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/nadir-yemek-borusu-kanseri-omurga-yayilmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 21:08:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[adenokarsinom]]></category>
		<category><![CDATA[endoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[gastrointestinal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[nadir kanser vakası]]></category>
		<category><![CDATA[nadir vaka]]></category>
		<category><![CDATA[omurga metastazı]]></category>
		<category><![CDATA[omurga tutulumu]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tanı zorlukları]]></category>
		<category><![CDATA[yemek borusu kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/nadir-yemek-borusu-kanseri-omurga-yayilmasi/</guid>

					<description><![CDATA[Normal endoskopide belirti vermeyen nadir bir yemek borusu kanseri vakası, omurgaya yayılması ve tanı sürecindeki zorlukları ortaya koyuyor. Klinik ve tanısal açıdan kritik bir olgu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD’de bildirilen sıra dışı bir vaka, yemek borusu kanserinin her zaman endoskopide görünür bir mukoza lezyonu olarak ortaya çıkmayabileceğini gösterdi. Louisville Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, Mart 2026 tarihli Oncoscience dergisinde yayımlanan olguda, yemek borusundan kaynaklanan bir adenokarsinomun yalnızca dışa doğru büyüyerek göğüs omurgasına yayıldığını bildirdi. En dikkat çekici nokta ise hastaya yapılan üst endoskopide, maligniteyi düşündürecek hiçbir mukoza bozukluğu saptanmamış olmasıydı.</p>
<p>Bu nadir tablo, yalnızca klinik açıdan değil, tanısal süreç açısından da önemli sorular gündeme getiriyor. Çünkü yemek borusu kanseri çoğu zaman yutma güçlüğü, kilo kaybı, göğüs ağrısı ya da beslenme bozukluğu gibi belirtilerle akla geliyor ve değerlendirmede endoskopi temel araçlardan biri olarak kabul ediliyor. Ancak bu olguda tümör, yemek borusunun iç yüzeyine belirgin şekilde açılmadan, dış katmanlar boyunca ilerleyip çevre dokuları tutacak biçimde gelişti.</p>
<p>Vaka, 68 yaşındaki bir erkekte ortaya çıktı. Hasta, T5 vertebra düzeyinde omurilik basısına bağlı akut nörolojik yakınmalarla başvurdu. Alt ekstremitelerde hızla gelişen güçsüzlük, duyu kaybı ve idrar retansiyonu, omurilik etkilenmesinin ağır seyrettiğini gösteriyordu. Bu dramatik tablo, aylar boyunca süren ilerleyici yutma güçlüğü ve belirgin kilo kaybı öyküsünün ardından ortaya çıkmıştı. Bu iki belirti genellikle üst gastrointestinal sistem kaynaklı maligniteleri düşündürür; ancak hastanın endoskopik incelemesi beklenen ipuçlarını vermedi.</p>
<p>Olgudan önce, yutma güçlüğü ve kilo kaybının nedenini araştırmak için ayrıntılı bir özofagogastroduodenoskopi ve çok sayıda mukozal biyopsi yapılmıştı. Sonuçlar şaşırtıcı biçimde benign <a href="https://oncology.com.tr/agresif-prostat-kanserinde-foxa1-biyobelirteci/" title="İleri Prostat Kanserinde Tanıyı Güçlendiren Yeni Protein İmzası Bulundu" data-wpan-internal-link="1">bulundu</a>. İncelemede sadece reflü özofajiti ve hiatal herni ile uyumlu <a href="https://oncology.com.tr/md-anderson-kanser-rass-genomik-yenilikler/" title="MD Anderson’dan Kanser Tedavisinde Yeni Sinyaller: RAS Hedefi, Tek Hücre Genomiği ve Biyobelirteç Arayışında Öne Çıkan Bulgular" data-wpan-internal-link="1">bulgular</a> yer aldı; özofagus ve mide mukozası makroskopik olarak normaldi. Barrett özofagusu ya da kanseri düşündürecek herhangi bir mukozal bozulma izlenmedi. Bu nedenle hastalığın kaynağı, standart endoskopik yöntemlerle saptanamadı.</p>
<p>Bu durum, özofagus kanserinin özellikle alt tabakalardan ya da özofagus duvarının dışına doğru ilerleyen biçimlerde gelişebileceğini hatırlatıyor. Mukozaya sınırlı olmayan lezyonlar, endoskopide görünmez kalabilir; çünkü klasik inceleme esas olarak iç yüzeyi değerlendirir. Oysa tümör submukozal, intramural ya da extraluminal büyüyorsa, hastalık ilerlemiş olsa bile mukoza büyük ölçüde korunmuş görünebilir. Bu da tanıda gecikme riskini artırır ve özellikle açıklanamayan yutma güçlüğü ile kilo kaybı bulunan hastalarda ek görüntüleme yöntemlerinin önemini öne çıkarır.</p>
<p>Yayın, bu nadir örnek üzerinden yalnızca tek bir hastayı tanımlamakla kalmıyor, aynı zamanda klinisyenlerin dikkatini tanısal kör noktalara çekiyor. Özofagus adenokarsinomu sıklıkla mukozal yüzeyde belirti verirken, burada tümörün dışa doğru büyümesi omurga komşuluğunda yıkıcı sonuçlar yaratmış görünüyor. T5 düzeyindeki spinal bası, hastanın ilk kez acil nörolojik belirtilerle başvurmasına yol açtı. Böylece asıl neoplazm, klasik gastrointestinal incelemelerde yakalanamadan, omurga tutulumu üzerinden kendini belli etti.</p>
<p>Uzmanlara göre bu tür olgular, yalnızca “normal” endoskopi sonucunun kanseri dışlamaya yetmeyebileceğini gösteriyor. Özellikle semptomlar devam ediyorsa veya klinik tablo açıklanamıyorsa, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve gerekirse daha ileri doku örneklemesi gibi yöntemler gündeme gelebilir. Bununla birlikte, bu yaklaşım her hastada aynı şekilde uygulanmaz; karar, semptomların şiddetine ve eşlik eden bulgulara göre bireyselleştirilir.</p>
<p>Yine de bu haber, endoskopinin değerini azaltmıyor; aksine, yöntemin hangi durumlarda yetersiz kalabileceğini açık biçimde ortaya koyuyor. Özellikle yemek borusu kanseri şüphesi olan ancak mukozal lezyonu olmayan hastalarda, tümörün duvar dışı yayılımı gözden kaçabilir. Bu da erken tanı şansını azaltabilir ve tümörün komşu organlara, hatta omurga gibi kritik yapılara ulaşmasına izin verebilir.</p>
<p>Olgunun yayımlanması, onkoloji ve gastroenteroloji pratiğinde disiplinler arası değerlendirmenin önemini de vurguluyor. Yutma güçlüğü, istemsiz kilo kaybı ve nörolojik bozuklukların birlikte görüldüğü hastalarda, yalnızca tek bir sistemle sınırlı düşünmek yanıltıcı olabilir. Bu vakada ilk bakışta negatif görünen endoskopiye rağmen, altta yatan malignite çok ilerlemiş ve omuriliği tehdit edecek düzeye ulaşmıştı.</p>
<p>Sonuç olarak, Louisville Üniversitesi ekibinin bildirdiği bu sıra dışı olgu, yemek borusu kanserinin alışılmış dışı bir sunumuna ışık tutuyor. Tıp literatürüne giren vaka, normal endoskopi sonucunun her zaman <a href="https://oncology.com.tr/gebelik-ilk-uc-ay-nsaii-guvenligi/" title="Gebeliğin İlk Üç Ayında Kullanılan Yaygın Ağrı Kesiciler İçin Güven verici bulgular" data-wpan-internal-link="1">güven verici</a> olmayabileceğini ve klinik şüphe sürdüğünde ileri görüntülemenin kritik rol oynadığını hatırlatıyor. Özellikle dışa doğru büyüyen, mukoza yüzeyini koruyan tümörler söz konusu olduğunda, tanının gecikmemesi hastalık yönetimi açısından belirleyici olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Unprecedented non-luminal esophageal adenocarcinoma invading the spine</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.18632/oncoscience.653</p>
<p><strong>Keywords:</strong> kanser, özofageal adenokarsinom, atipik özofagus kanseri, spinal invazyon, lümen içi olmayan prezentasyon, normal özofagogastroduodenoskopi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/nadir-yemek-borusu-kanseri-omurga-yayilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
