<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>elektroretinografi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/elektroretinografi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 12:42:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>elektroretinografi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dinlenim hâlindeki ERG, retinitis pigmentosada anormal retina salınımlarını ortaya koyuyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dinlenim-elektroretinografi-retinitis-pigmentoza-salinimlari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dinlenim-elektroretinografi-retinitis-pigmentoza-salinimlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:42:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[elektroretinografi]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göz hastalıkları araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[retinal salınımlar]]></category>
		<category><![CDATA[retinitis pigmentoza]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dinlenim-elektroretinografi-retinitis-pigmentoza-salinimlari/</guid>

					<description><![CDATA[Dinlenim hâlindeki elektroretinografi (ERG), retinitis pigmentozada ışık olmadan ortaya çıkan anormal retinal salınımları farelerde ve insanlarda tespit ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Retinitis pigmentoza (RP) hastalarının giderek artan görme kaybına yol açan süreçte, retinanın yalnızca ışık uyarılarına verdiği tepkilerin değil; aynı zamanda ışık yokken de kendi kendine ürettiği elektriksel ritimlerin değişebileceği yeni bir çalışma ile gösterildi. Araştırmacılar, dinlenim hâlindeki elektroretinografi (ERG) yaklaşımıyla, RP’li farelerde ve insan hastalarda patolojik nitelikte retinal salınımlar tespit ettiklerini bildiriyor. Bulgular, RP’nin yalnızca fotoreseptörlerin yavaş yavaş bozulmasına indirgenemeyeceği fikrini güçlendirirken, hastalığın elektriksel düzeyde <a href="https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/" title="PregMedNet ile gebelikte ilaçların yenidoğan riskleri nasıl “çoklu” etkileniyor aydınlanıyor" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> yeniden örgütlendiğine dair daha doğrudan bir pencere aralıyor.</p>
<p>RP, öncelikle çubuk fotoreseptörlerin dejenerasyonu ile karakterize edilen ve zamanla gece körlüğü ile periferik görme kaybının ilerlemesine neden olan dejeneratif bir göz hastalığı olarak biliniyor. Günlük klinik ve araştırma uygulamalarında ERG’nin temel mantığı, retinanın belirli ışık uyaranlarına verdiği elektriksel yanıtları ölçmeye dayanıyor. Bu yaklaşım, dış uyaranların etkisini yakalasa da, gözün tamamen karanlıkta ya da görsel girdinin olmadığı durumda retinanın içsel olarak ne tür elektriksel davranışlar sergilediğini <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-supin-hipertansiyon-fenotip/" title="Parkinson hastalarında “supin hipertansiyon” ayrı bir tablo olarak öne çıktı" data-wpan-internal-link="1">ayrı</a> bir düzlemde incelemeyi çoğu zaman sınırlıyor.</p>
<p>Yeni çalışmada kullanılan dinlenim hâlindeki ERG ise, ışık uyaranı vermeden retinanın elektriksel aktivitesini izlemeye odaklanıyor. Böylece retina, spontan yani kendiliğinden ortaya çıkan osilasyonlar açısından değerlendirilebiliyor. Araştırma ekibinin vurguladığı kritik nokta, bu yöntemin retinanın iç dinamiklerini “uyaranla tetiklenen tepki” yerine “uyaran olmadan görülen salınım davranışı” üzerinden okumaya imkân tanıması. Bu da RP’de, fotoreseptörlerin azalmasıyla birlikte retina devrelerinin ritm üretme ve sürdürme biçiminin de bozuluyor olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışma sonuçları, RP’li farelerde ve RP tanılı insanlarda dinlenim hâlindeki ERG kayıtlarında anormal salınım örüntülerinin görüldüğünü ortaya koyuyor. Dinlenim hâlindeki ölçümlerde gözlenen bu osilasyonların “patolojik” olarak nitelendirilmesi, normal kontrol koşullarıyla karşılaştırıldığında RP’de salınım özelliklerinin farklılaşmasına <a href="https://oncology.com.tr/egzersiz-kaynakli-mikrobiyal-metabolitler-kas-kaybi/" title="Kadın farelerde egzersizin kas kaybını nasıl önlediği: Bağırsak kaynaklı metabolitler yeni bir kilit bağa işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>. Burada yapılan temel bilimsel çıkarım, hastalığın retina devrelerindeki elektriksel kararlılık ve ritimle ilişkili yönlerinin de sürece dahil olabileceği yönünde.</p>
<p>Elbette, bu tür sinyal düzeyi gözlemlerinin hastalığın mekanizmasına nasıl bağlandığını netleştirmek için daha ileri çalışmalar gerekiyor. RP’nin temelinde fotoreseptör dejenerasyonu yer alsa da, retina içinde bipolar, yatay ve ganglion hücreleri dahil farklı katmanların etkileşimi, sinyal işleme sırasında salınım üretimini etkileyebiliyor. Dinlenim hâlindeki ERG ile yakalanan anormal salınımlar, potansiyel olarak bu devre etkileşimlerindeki yeniden yapılanmaya işaret eden bir biyobelirteç niteliği taşıyabilir; ancak çalışmanın sunduğu bulguların hangi ölçüde doğrudan klinik kararları yönlendireceği, zaman içindeki değişimlerin nasıl yorumlanacağı ve farklı RP alt tiplerinde benzer örüntülerin görülüp görülmeyeceği gibi sorular halen araştırma gerektiriyor.</p>
<p>Yine de çalışma, RP araştırmalarında ölçüm paradigmasını genişletmesi bakımından dikkat çekiyor. Işık uyaranına dayalı klasik ERG, çoğu zaman işlev kaybının derecesini ortaya koyarken, dinlenim hâlindeki yaklaşım retinanın “faaliyet düzenini” daha erken veya farklı bir açıdan yansıtabilir. Bu durum, özellikle hastalık ilerlemesini izlemek veya tedavi geliştirme süreçlerinde mekanizma odaklı değerlendirmeler yapmak isteyen araştırmacılar için yeni bir ölçüm alanı anlamına geliyor.</p>
<p>Dinlenim hâlindeki ERG’nin RP’de anormal retinal salınımları hem hayvan modelinde hem de insanlarda göstermesi, retinanın yalnızca uyarı yanıt veren bir doku değil; aynı zamanda dış girdiden bağımsız olarak elektriksel ritimler üretebilen ve bu ritimleri hastalık durumunda değiştirebilen canlı bir devre sistemi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Çalışma, RP patolojisini açıklamak için sinirsel devre dinamiklerini daha ayrıntılı ele alan araştırmaların yolunu açarken, klinik uygulamaya yansıması için daha fazla doğrulama ve standardizasyon süreçlerinin önemini de gözler önüne seriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Retinal pathological oscillations in retinitis pigmentosa explored through resting-state electroretinography.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Resting-state electroretinography reveals pathological retinal oscillations in retinitis pigmentosa mice and patients.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Litvin, D.G., Boizot, A., Corna, A. et al. Resting-state electroretinography reveals pathological retinal oscillations in retinitis pigmentosa mice and patients. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75520-9</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dinlenim-elektroretinografi-retinitis-pigmentoza-salinimlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gözdeki Sessiz İpuçları Parkinson Hastalığının Erken Tanısına Yeni Bir Kapı Açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-hastaligi-retina-testi-erken-tani/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-hastaligi-retina-testi-erken-tani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[dopaminerjik hücreler]]></category>
		<category><![CDATA[elektroretinografi]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[oftalmoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[pupillometri]]></category>
		<category><![CDATA[retina biyobelirteçleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-hastaligi-retina-testi-erken-tani/</guid>

					<description><![CDATA[Elektroretinografi ve pupillometri yöntemleri, Parkinson hastalığının erken evrelerinde retinadaki işlevsel değişiklikleri tespit ederek tanı sürecini iyileştiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığının tanısında uzun süredir en büyük zorluklardan biri, <a href="https://oncology.com.tr/kan-beyin-bariyeri-demir-gecisi/" title="Beynin Kapısından Demirin Geçişi İlk Kez Ayrıntılı Olarak Aydınlatıldı" data-wpan-internal-link="1">beynin</a> dopamin üreten hücrelerinde belirgin kayıp ortaya çıktıktan sonra klinik belirtilerin genellikle ancak fark edilir hale gelmesidir. Titreme, kas sertliği ve hareketlerde yavaşlama gibi klasik bulgular çoğu zaman hastalığın oldukça ilerlemiş bir evresinde tanıyı düşündürür. Bu nedenle araştırmacılar, hastalığın çok daha erken dönemlerinde ölçülebilir <a href="https://oncology.com.tr/premature-bebeklerde-otizm-biyobelirtecleri/" title="Prematüre Bebeklerde Otizmi Erken Yakalamak İçin Avrupa Destekli Yeni Biyobelirteç Arayışı Başladı" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteçler</a> bulmaya çalışıyor. Yeni bir çalışma, bu arayışın beklenmedik ama mantıklı bir merkezine, göze işaret ediyor.</p>
<p>npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan araştırmada, çok disiplinli bir ekip Parkinson hastalığının erken saptanması için invaziv olmayan iki yöntem olan elektroretinografi ve pupillometriyi bir araya getirdi. Çalışma, MPTP ile parkinsonizm oluşturulmuş maymunlarda retinadaki çok ince işlev değişikliklerini yakalamayı amaçladı. Bu hayvan modeli, insan Parkinson hastalığındaki dopaminerjik sistem bozulmasını taklit etmesi nedeniyle nörolojik araştırmalarda uzun süredir kullanılıyor.</p>
<p>Yaklaşımın temelinde basit ama güçlü bir fikir yatıyor: Retina, merkezi sinir sisteminin bir uzantısıdır ve sadece görme işleviyle sınırlı olmayan, sinir dokusu özellikleri taşıyan hassas bir yapıdır. Retinada bulunan dopaminerjik amakrin hücreler, beyindeki dopamin kaybıyla ilişkili süreçlerden etkilenebilir. Bu nedenle gözdeki işlevsel değişiklikler, Parkinson hastalığında beyinde gelişen nörodejeneratif sürecin dolaylı bir yansıması olabilir. Araştırmacılar da tam olarak bu bağlantının izini sürdü.</p>
<p>Elektroretinografi, retinanın ışığa verdiği elektriksel yanıtları ölçerek farklı hücre katmanlarının işlevini değerlendiren bir yöntem. Pupillometri ise ışık uyarısına karşı göz bebeğinin verdiği tepkiyi inceliyor. Her iki test de non-invaziv olduğu için hastaya ek yük getirmeden, kısa sürede ve tekrarlanabilir biçimde uygulanabiliyor. Bu özellikler, özellikle nörodejeneratif hastalıkların erken takibinde bu testleri cazip hale getiriyor.</p>
<p>Çalışmada MPTP ile tedavi edilen maymunlarda bu ölçümlerin Parkinson benzeri değişiklikleri saptayabildiği bildirildi. Araştırmanın dikkat çekici yönü, bulguların <a href="https://oncology.com.tr/ultra-islenmis-gidalar-uretimin-saglik-riskleri/" title="Ultra-İşlenmiş Gıdalarda Risk Yalnızca İçerikte Değil, Üretim Biçiminde de Olabilir" data-wpan-internal-link="1">yalnızca</a> tek bir test türüne değil, retina işlevinin farklı yönlerini değerlendiren iki tamamlayıcı ölçüme dayanması. Böylece hastalığın çok erken evresine ait olabilecek ince sinyallerin yakalanma olasılığı artıyor. Yine de araştırmacılar, bunun klinik uygulamaya doğrudan geçmiş bir tanı yöntemi değil, umut verici bir translasyonel adım olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Parkinson hastalığında erken tanı neden bu kadar önemli? Çünkü mevcut klinik uygulamada tanı çoğunlukla semptomlar üzerinden konuyor ve bu semptomlar ortaya çıktığında dopaminerjik nöronlarda önemli ölçüde kayıp yaşanmış olabiliyor. Erken dönemi yakalayabilen güvenilir biyobelirteçler, hastalığın ilerleyişini daha iyi izlemeye, gelecekte geliştirilecek tedavilerin daha uygun zamanda uygulanmasına ve hastaları daha erken aşamada klinik çalışmalara dahil etmeye yardımcı olabilir. Ancak bu hedefe ulaşmak için insan çalışmalarında doğrulama şart.</p>
<p>Retina odaklı tanı yaklaşımlarına olan ilgi son yıllarda artmış durumda. Bunun nedeni, gözün yalnızca erişilebilir bir pencere olması değil; aynı zamanda sinir sisteminin doğrudan gözlenebilir bir uzantısı olarak işlev görmesi. Nöroloji ile oftalmolojiyi birleştiren bu tür çalışmalar, Parkinson hastalığının sadece hareket bozukluğu olarak değil, çok daha geniş biyolojik değişiklikler içeren bir nörodejeneratif süreç olarak ele alınmasına katkı sağlıyor. Bu bakış açısı, beynin dışında kalan dokuların da hastalığa dair bilgi taşıyabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Öte yandan, bilim insanları bu tür biyobelirteçlerin rutine girebilmesi için birkaç aşamanın daha tamamlanması gerektiğinin altını çiziyor. Hayvan modelindeki başarı, insanlarda aynı duyarlılık ve özgüllüğün sağlanacağı anlamına gelmiyor. Yaş, eşlik eden göz hastalıkları, kullanılan ilaçlar ve bireysel farklılıklar pupillometri ile ERG sonuçlarını etkileyebilir. Bu nedenle gelecekte yapılacak çalışmaların, Parkinson hastalığı olan kişilerde ve uygun kontrol gruplarında bu sinyallerin ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koyması gerekecek.</p>
<p>Yine de bu yeni yaklaşımın önemi yadsınmıyor. Hastalığı yalnızca semptomlar ortaya çıktıktan sonra değil, biyolojik izleri üzerinden daha erken dönemde tanıyabilmek, Parkinson araştırmalarında uzun süredir hedeflenen bir dönüm noktası. Gözde yapılan non-invaziv ölçümlerin bu hedefe yaklaşmada rol oynayabileceği görülüyor. Munro, Lavigne ve Fecteau’nun yer aldığı ekip tarafından sunulan bulgular, retina temelli testlerin gelecekte Parkinson hastalığının taranması ve izlenmesinde daha geniş bir araştırma alanı açabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Şimdilik en doğru yorum, bu çalışmanın bir tedavi vaadi değil, erken tanı için yeni ve bilimsel olarak sağlam bir yön işaret ettiği yönünde. Nöroloji ve oftalmoloji arasındaki bu kesişim, Parkinson hastalığını daha erken evrede görünür kılabilecek objektif araçlar geliştirme çabasına önemli bir katkı sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Parkinson’s disease diagnosis using retinal biomarkers detected by electroretinography (ERG) and pupillometry in MPTP monkeys</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Improving Parkinson’s disease diagnosis by non-invasive detection of retinal biomarkers in MPTP monkeys using ERG and pupillometry</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Munro, J., Lavigne, AA., Fecteau, S. et al. Improving Parkinson’s disease diagnosis by non-invasive detection of retinal biomarkers in MPTP monkeys using ERG and pupillometry. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01391-y</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-hastaligi-retina-testi-erken-tani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
