<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>elektronik sağlık kayıtları &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/elektronik-saglik-kayitlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 11:06:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>elektronik sağlık kayıtları &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kansere daha tanı konmadan hastane temasları erken ölümlülükle ilişkili olabilir: Danimarka ve İsveç çalışması</title>
		<link>https://oncology.com.tr/tani-oncesi-hastane-basvurusu-cocukluk-kanseri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/tani-oncesi-hastane-basvurusu-cocukluk-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:06:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk çağı kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[ölümlülük riski]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[tanı öncesi hastane başvurusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/tani-oncesi-hastane-basvurusu-cocukluk-kanseri/</guid>

					<description><![CDATA[Danimarka ve İsveç kayıtlarıyla yapılan popülasyon temelli araştırma, tanı öncesi hastane temaslarının çocukluk çağı kanserinde daha yüksek erken ölümlülük riskiyle ilişkili olabileceğini tartışıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı kanseri yalnızca tanı konduktan sonra değil, çoğu zaman tanı öncesindeki sağlık öyküsü içinde de iz bırakabilir. Danimarka ve İsveç’te yürütülen yeni bir popülasyon temelli çalışma, bir çocuğun kanser tanısı almadan önce hastaneye ne zaman ve ne sıklıkla başvurduğuna dair kayıtların, daha sonra kanser nedeniyle erken ölümlülük riskine işaret edebileceğini araştırıyor. Araştırmacılar, “tanı öncesi” sağlık hizmeti kullanımının, ilerleyen yıllarda ölüm olasılığını etkileyebilecek bazı altta yatan kırılganlıkları yansıtıp yansıtmadığını sorguluyor.</p>
<p>Bu çalışma, Danimarka ve İsveç genelindeki ulusal sağlık kayıtlarının uzun dönem sağkalım sonuçlarıyla güçlü biçimde eşleştirilebilmesinden yararlandı. Ekip, çocukluk çağı kanseri tanısı alan çocuklarla, hastaneye başvuru geçmişi zamanlama ve sıklık bakımından farklı olan diğer çocukları karşılaştırarak tanı öncesi dönemdeki sağlık temaslarının ölüm riskinin hangi yönleriyle ilişkili olabileceğini değerlendirdi. Tasarım gereği araştırma, doğrudan “kanser belirtileri”nin varlığını değil, sağlık sistemi kayıtlarında görülen temas paternlerini temel alıyor.</p>
<p>Çocukluk kanserlerinde gecikmiş tanı, doğru tedaviye erişim ve hastalığın biyolojisi gibi çok sayıda faktörün birlikte etkili olduğu bilinmektedir. Ancak tanı konana kadar geçen süre boyunca sağlık kurumlarına başvurmak; bazen gerçekten hastalığa ait erken belirtilerden kaynaklanabilirken, bazen de eşlik eden başka hastalıklar, tanı sürecinin karmaşıklığı, sağlık hizmetlerine erişimdeki farklılıklar ya da başka sağlık sorunlarının varlığıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle “tanı öncesi hastane teması” tek başına hastalığın doğrudan bir ölçümü değil; daha geniş bir <a href="https://oncology.com.tr/kirilganlik-proxy-gostergeleri-yasanilan-yerde-kalma/" title="Fazla ölçüm gerektirmeyen yaşlı bakımı: kırılganlıkta “yaşanılan yerde kalma” için uzlaşı proxy işaretleri" data-wpan-internal-link="1">kırılganlık</a> ve sağlık ihtiyaçları zeminine dair dolaylı bir işaret olarak okunuyor.</p>
<p>Araştırmanın odaklandığı ana fikir, tanı öncesi dönemdeki hastane kullanımının, daha sonra çocukluk çağı kanserinde ölümle bağlantılı olabilecek bir risk profiline işaret edebileceği yönünde. Ekip, kanser tanısı alan çocuklarda, tanı öncesi sağlık hizmeti kullanımının belirli örüntülerinin daha sonraki erken mortaliteyle ilişkili olup olmadığını incelemek için ölümün zamanlamasını dikkate alan bir analiz <a href="https://oncology.com.tr/circrna-urikaz-nanotasiyici-hiperuriszemi-fare/" title="Oksidan stresi de hedefleyen nanotaşıyıcı: Farelerde hiperürisemiyi azaltmak için circRNA urikaz yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> kullandı. Böyle bir yaklaşım, yalnızca “ölüm oldu/olmadı” ayrımının ötesine geçerek, erken dönem ölüm olasılığıyla hangi temas paternlerinin birlikte görülebildiğini test etmeye olanak tanır.</p>
<p>Çalışma, popülasyon temelli kayıt verileri sayesinde farklı coğrafyalardaki olguları kapsayarak bulguların genellenebilirliğini artırmayı hedefliyor. Danimarka ve İsveç’teki ulusal veri altyapısının ortak yönleri; hastane başvuruları, tanısal süreçler ve uzun dönem sağkalım gibi uçların aynı veri ekosisteminde izlenmesini mümkün kılıyor. Bu da tanı öncesi döneme dair sağlık temaslarının, kanser tanısının ardından beklenen sonuçlarla kurduğu ilişkinin daha sistematik incelenmesini sağlıyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın gözlemsel doğası, nedensellik konusunda sınırlılık anlamına geliyor. Tanı öncesi hastane temaslarının erken ölümlülükle ilişkili bulunması, bu teması doğrudan “neden” olarak göstermek için yeterli değildir. Bulguların, eşlik eden sağlık sorunları, semptomların şiddeti, tanı yolunun karmaşıklığı ve sağlık sisteminin farklı dönemlerdeki işleyişi gibi değişkenlerden etkilenebileceği olasıdır. Bu nedenle sonuçlar, klinik uygulamada doğrudan tarama veya tedavi önerisi için değil; risk işaretleyicilerini anlamaya ve erken tanıya giden yolda hangi sağlık öyküsü örüntülerinin daha yakından değerlendirilmesi gerektiğine dair bilimsel tartışmayı genişletmeye yönelik bir adım olarak yorumlanmalıdır.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, çocukluk çağı kanseri tanısı öncesindeki hastane temas paternlerinin, tanı sonrası dönemde erken mortaliteyle ilişkili olabilecek sinyaller taşıyabileceğini gündeme getiriyor. Araştırma ekibinin yaklaşımı, kayıt temelli epidemiyoloji alanında “tanıdan önceki sağlık yolları”nın anlamını daha ayrıntılı çözümlemeye işaret ediyor. Bu bulguların, hangi alt gruplarda daha güçlü olduğu ve tanı öncesi başvuruya yol açan semptom türlerinin riski <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-yasam-doyumu-ekonomik-guvenlik-saglik-inanc/" title="Yaşlılıkta yaşam doyumu: Para istikrarı, sağlık durumu ve inanç nasıl iç içe geçiyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> etkilediği gibi sorularla birlikte daha ileri çalışmalara zemin hazırlaması bekleniyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/danish-and-swedish-study-links-early-hospital-contacts-to-childhood-cancer-mortality/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Hospital contacts before childhood cancer and early mortality risk (Danish and Swedish population-based cohort study)</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Hospital contacts before childhood cancer and the risk of early mortality: a Danish and Swedish population-based cohort study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kenborg, L., Mogensen, H., Hasle, H. et al. Hospital contacts before childhood cancer and the risk of early mortality: a Danish and Swedish population-based cohort study. Br J Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41416-026-03560-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41416-026-03560-5</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Hastaneler yalnızca çocukluk çağı kanserinin tedavi edildiği yerler değildir; aynı zamanda daha önceki sağlık başvurularına ilişkin kayıtlar da üretirler. Yeni bir nüfus temelli çalışma, kanser tanısından önce hastane başvurusu paternlerinin erken ölüm riskini öngörüp öngörmediğini araştırıyor, hastalığın resmi olarak tanınmasından yıllar önce. Kenborg ve çalışma arkadaşları öncülüğünde yapılan araştırmacılar ülke genelinde sağlık&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/tani-oncesi-hastane-basvurusu-cocukluk-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dementi bakımında kritik veri kopukluğu: Hasta ve bakım veren kayıtlarının bağlanmaması neye yol açıyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/dementi-bakiminda-veri-kopuklugu-kayit-baglantisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/dementi-bakiminda-veri-kopuklugu-kayit-baglantisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 01:03:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bakım koordinasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[bakım veren]]></category>
		<category><![CDATA[birinci basamak sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[CPCSSN]]></category>
		<category><![CDATA[demans bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[dementi]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık verisi enteroperabilitesi]]></category>
		<category><![CDATA[veri birlikte çalışabilirliği]]></category>
		<category><![CDATA[veri bütünlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/dementi-bakiminda-veri-kopuklugu-kayit-baglantisi/</guid>

					<description><![CDATA[Kanada araştırması, hasta ve bakım veren kayıtlarının bağlanmamasının dementi bakımında koordinasyon zorluğu yarattığını gösteriyor; EHR entegrasyonunu tartışıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dementi ile yaşayan birçok kişi için tıbbi bakımın akışı, çoğu zaman sessiz bir rolün üzerinden ilerliyor: İlaçların düzenlenmesi, randevuların planlanması, günlük rutinin sürdürülmesi ve ev içi güvenlik gibi işlerin sorumluluğunu üstlenen bakım veren. Ancak yeni bir Kanada çalışması, modern elektronik sağlık kaydı (EHR) sistemlerinin tasarımındaki bir tercihin—hasta ile bakım verenin verilerini ayrı evrenlerde tutmasının—daha bütüncül bir dementi bakımına ulaşmayı pratikte zorlaştırabildiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Araştırmacılar, aile hekimliği bağlamında kullanılan birincil basamak elektronik tıbbi kayıtlarının, dementi tanılı hastalar ile onların bakım verenleri arasında bağlantı kurulmasına elverişli olup olmadığını değerlendirdi. Çalışmada, Kanada Birincil Basamak Gözetim Ağı’ndan (Canadian Primary Care Sentinel Surveillance Network, CPCSSN) gelen, ülke genelindeki birinci basamak uygulamalarından toplanan ve kimliği giderilmiş veriler kullanıldı. Bu yaklaşım, araştırmaların gizliliği gözeterek yürütülmesini hedeflerken, aynı zamanda gerçek hayatta kayıtları bağlama stratejilerinin <a href="https://oncology.com.tr/ekstraselluler-histonlar-kalp-disfonksiyonu/" title="Dolaşımdaki “alarm” histonlar kalp hücrelerini nasıl işlevsizleştiriyor? Yeni hücresel yol haritası" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> performans gösterebileceğini test etmeyi de amaçladı.</p>
<p>Çalışmanın odak noktası, hasta ve bakım verenin aynı klinik sistem içinde görülebilmesine rağmen çoğu EHR mimarisinde farklı veri akışlarına düşmesi. Sonuç olarak, bir klinisyen ya da bakım koordinasyonu yapmaya çalışan ekip, hastanın sağlık durumunu yönetirken bakım verenin üstlendiği işlevlerle ilgili bilgilerle yeterince otomatik biçimde bir araya gelemeyebiliyor. Dementi gibi uzun süreli ve günlük yaşamın düzenini etkileyen bir durumda ise bu kopukluk, ilaç takibinden randevulara, güvenlik planlarından izlem düzenine kadar pek çok adımda gecikme veya eksik koordinasyon riskini artırabilir.</p>
<p>Araştırmacılar, hasta-bakım veren kayıt bağlantısı için iki ayrı <a href="https://oncology.com.tr/aktif-ogrenmeyle-lif-tasarimi-bagirsak-mikrobiyotasi/" title="Bilgisayar destekli “lif tasarımı” ile bağırsak mikrobiyotasını hedefleme: yeni aktif öğrenme yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> değerlendirdi. Yaklaşımlardan biri, bakım verenin kimliğinin kayıtlar üzerinden belirlenmesinde daha doğrudan, manuel bir tanımlama sürecine dayanıyordu. Diğer yaklaşım ise, mahremiyet koruyan veri yapısı içinde hangi eşleştirme mantıklarının işe yarayabileceğini ele alarak otomatikleştirilebilir bir kayıt ilişkilendirmesinin uygulanabilirliğini test etmeye yöneldi. Buradaki temel soru, “bağlantı kurulabilir mi?” kadar, “kurulsa bile ne ölçüde güvenilir ve sürdürülebilir olur?” sorusuydu.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çektiği noktalardan biri, veri bağlama girişimlerinin yalnızca teknik eşleştirme doğruluğuna değil, aynı zamanda EHR tasarımının karar verdiği veri modeline bağlı olması. Hasta ve bakım verenin ilişkisini yansıtan alanların sistem içinde nasıl tutulduğu, hangi veri öğelerinin hangi ayrıntı düzeyinde kaydedildiği ve araştırma amaçlı kimlik giderme süreçlerinin bağlantıyı ne ölçüde etkilediği, uygulamada belirleyici değişkenler olarak öne çıkıyor. Araştırma, bu nedenle “bir bağlantı arayüzü eklemek” gibi yüzeysel iyileştirmelerden ziyade, başlangıçta veri evrenlerinin nasıl kurgulandığını yeniden düşünmeyi gerektiren teknik yolları tartışmaya açıyor.</p>
<p>Klinik açıdan bakıldığında, çalışmanın işaret ettiği sorun daha geniş bir sağlık veri birlikte çalışabilirliği (interoperability) meselesiyle de kesişiyor. Dementi bakımında bakım verenin rolü; tedaviye uyum, risk takibi, sağlık hizmeti kullanımının koordinasyonu ve olası bakım yükünün tanınması gibi başlıklarda belirleyici olabilir. Bu rolün sağlık kaydı içinde görünmez kalması, bakım ekibinin hasta odaklı bilgilere ek olarak bakım verenin ihtiyaçlarına ve bakım planının gerçekliğine dair sinyalleri otomatik olarak yakalamasını zorlaştırır.</p>
<p>Çalışma, kayıtların bağlanması için mahremiyeti gözeten pratik stratejiler geliştirmenin <a href="https://oncology.com.tr/cchfv-l-polimeraz-yapilar-inhibisyon/" title="CCHFV polimerazının “kilidi” çözülüyor: Yeni yapılar inhibisyonu nasıl mümkün kılıyor?" data-wpan-internal-link="1">mümkün</a> olabileceğine işaret ederken, aynı zamanda hangi koşullarda ve hangi yöntemlerle bağlantı kurulabildiğinin önceden ölçülmesi gerektiğini vurguluyor. Araştırmacıların vardığı çerçeve, dementi gibi bakımın aile içi dinamiklerle iç içe geçtiği durumlarda, hasta ile bakım veren arasındaki ilişkinin veri sistemlerinde daha görünür ve kullanılabilir hale getirilmesine yönelik teknik geliştirmelerin gündeme gelmesini sağlıyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/unlinked-medical-records-hinder-dementia-care-for-patients-and-caregivers/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Dementia care record linkage between patients and caregivers</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Barriers to Dementia Care Arise When Medical Records of People Living with Dementia Are Not Linked with Medical Records of Their Caregivers</p>
<p><strong>References:</strong><br />Not provided</p>
<p><strong>Keywords:</strong> demans, bakım veren, elektronik sağlık kayıtları, veri bağlantısı, gizlilik, aile hekimliği, bilişsel bozukluklar, CPCSSN</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/dementi-bakiminda-veri-kopuklugu-kayit-baglantisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da rehabilitasyona ne kadar erken başlanır? Güney Kore’den ulusal veriyle uzun dönem ölüm riski sinyali</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-rehabilitasyonu-olum-riski-erken-baslama/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-rehabilitasyonu-olum-riski-erken-baslama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 18:38:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[erken müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[fizik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kohort çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Mortalite riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm riski]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Rehabilitasyon terapisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-rehabilitasyonu-olum-riski-erken-baslama/</guid>

					<description><![CDATA[Güney Kore ulusal kohort çalışması, Parkinson’da rehabilitasyona tanıdan sonra ne kadar erken başlanmasının tüm-neden ölüm riskiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalarında rehabilitasyon tedavilerinin tanıdan sonra ne kadar erken başlatıldığı, uzun vadeli hayatta kalma ile ilişkili olabilir. Güney Kore’de yapılan yeni bir ulusal kohort çalışması, gerçek yaşam sağlık kayıtlarını kullanarak tanı sonrası rehabilitasyon başlama zamanlamasının, tüm-neden ölümlere karşı riskle bağlantısını inceleyen bulgulara yer verdi. Araştırmacılar, Parkinson’un bireyler arasında hız ve gidiş açısından belirgin farklılık göstermesi nedeniyle “tedaviye başlama zamanı”nı kritik bir değişken olarak ele aldı ve farklı başlama pencereleri arasındaki ölüm sonuçlarını karşılaştırdı.</p>
<p>Çalışmada, fizik tedavi ve rehabilitasyon gibi rehabilitatif girişimlerin tanı sonrasında ne zaman başlatıldığı takip edildi. Daha erken başlayanların, gecikmeli ya da daha geç başlayanlara kıyasla tüm-neden mortalite riskinin daha düşük olup olmadığına odaklanıldı. Bu <a href="https://oncology.com.tr/yuksek-akimli-yenidogan-serebral-avm-ekokardiyografi/" title="Neonatal beyin damar bozukluklarında kalp ultrasonu ile daha hedefli yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a>, yalnızca rehabilitasyonun varlığını değil, hastaların sağlık sistemine erişimlerinin ve tedavi takvimlerinin zamansal örüntüsünü de sonuca taşıyarak gözlemsel verilerde sıklıkla zor olan zaman boyutunu ölçmeye çalıştı.</p>
<p>Klinik pratikte rehabilitasyonun <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-dopamin-dinamik-beyin-aglari-anahtarlama/" title="Parkinson’da dopaminle bağlantılı “ağ anahtarlama” düzensizliği: beyin bağlantıları anlık değil, kırılgan" data-wpan-internal-link="1">Parkinson’da</a> yürüme, denge, hareketlilik ve işlevsellik gibi alanları hedefleyebildiği bilinse de, bu müdahalelerin hastalığın seyrine ve daha uzun dönem yaşam süresine nasıl yansıdığı her zaman net değildir. Bu nedenle mevcut <a href="https://oncology.com.tr/sitokinlerle-nk-hucrelerinde-bellek-epigenetik/" title="Sitokinler NK Hücrelerini “Bellek Moduna” Alabilir mi? Yeni çalışma kalıcı yanıtın biyolojisini açıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, rehabilitasyonun etkisini “ne zaman” başlandığıyla birlikte ele alması açısından dikkat çekiyor. Yazarlar, Parkinson’un ilerleyişinin kişiler arasında değişken olması nedeniyle zamanlama farklarını bağımsız bir etkene daha yakın değerlendirebilmek için maruziyet pencereleri mantığını kullandı.</p>
<p>Gözlemsel tasarımlarda en önemli zorluklardan biri, çalışılan değişkenlerle aynı anda ölümlülüğü etkileyebilecek karıştırıcıların varlığıdır. Örneğin daha erken rehabilitasyona ulaşan hastalar, daha iyi genel sağlık durumuna sahip olabilir ya da daha erken tıbbi değerlendirme alıyor olabilir. Araştırma ekibi bu tür etkileri azaltmak için istatistiksel düzeltme yaklaşımları kullandığını belirtiyor. Bu doğrultuda, gecikme ile ilişkili olabilecek sağlık özellikleri ve tedaviye erişim farklılıklarının sonuç üzerindeki etkisini sınırlamaya yönelik analiz stratejilerine başvuruldu.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, rehabilitasyon başlama zamanının tüm-neden mortaliteyle ilişkili olabileceğine işaret ederken, bunun nedeni konusunda doğrudan nedensellik iddiası getirmiyor. Gerçek yaşam verileri; klinikteki karar süreçleri, eşlik eden hastalıklar, hastalık şiddetinin kayıtlanma biçimi ve rehabilitasyonun kapsamı gibi ayrıntıları sınırlı ölçüde yansıtabilir. Yine de, zamanlama değişkenini merkezine alan bu tür ulusal kohort çalışmalarının, daha sonra tasarlanacak prospektif araştırmalar için hipotez üretme kapasitesi yüksek olabiliyor.</p>
<p>Parkinson’da rehabilitasyonun potansiyel biyolojik ve klinik etkilerine dair mekanizmalar, genel olarak hareketlilik ve denge üzerindeki etkiler üzerinden tartışılabilir. Ancak bu mekanizmaların doğrudan ölüm riskini nasıl etkileyebileceği, tek bir gözlemsel çalışma ile kesin olarak açıklanamaz. Bu nedenle araştırmanın asıl değeri, “rehabilitasyonun varlığı” kadar “başlama zamanının” da uzun dönem sonuçlarla ilişki gösterebileceğini geniş veriyle ortaya koyması olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, Parkinson hastalarında tanıdan sonra rehabilitatif girişimlerin gecikmesinin, tüm-neden mortalite riskine yansıyabilecek bir zamanlama faktörü olabileceğini gündeme getiriyor. Klinik kararlar açısından, hangi hastada ne zaman hangi rehabilitasyonun planlanacağı hâlâ bireyselleştirilmiş bir değerlendirme gerektiriyor; ancak bu bulgu, rehabilitasyona erişim ve sevk süreçlerinin zamanında işlemesinin önemini vurgulayan yeni bir kanıt parçası sunuyor. İlerleyen araştırmalar, bu ilişkiyi daha ayrıntılı klinik ölçütlerle ve mümkünse daha kontrollü tasarımlarla test ederek zamanlamanın rolünü netleştirmeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/rehabilitation-therapy-start-timing-and-all-cause-mortality-in-parkinsons-patients/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Timing of rehabilitation therapy initiation and all-cause mortality in Parkinson’s disease</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Timing of rehabilitation therapy initiation and all-cause mortality in parkinson’s disease: nationwide cohort study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Yoon, S.Y., Chang, SY., Heo, SJ. et al. Timing of rehabilitation therapy initiation and all-cause mortality in parkinson’s disease: nationwide cohort study. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01495-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41531-026-01495-5</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-rehabilitasyonu-olum-riski-erken-baslama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çok merkezli yapay zekâ, akut böbrek hasarı riskini erken uyarı düzeyinde ve “neden”iyle birlikte hesaplıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/akut-bobrek-hasar-risk-tahmini/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/akut-bobrek-hasar-risk-tahmini/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:56:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[açıklanabilir yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[AKI]]></category>
		<category><![CDATA[akut böbrek hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[derin öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/akut-bobrek-hasar-risk-tahmini/</guid>

					<description><![CDATA[Çok merkezli verilerle eğitilen açıklanabilir bir LLM tabanlı model, akut böbrek hasarı riskini erken saptamayı ve uyarıdaki belirleyicileri gerekçeleriyle sunmayı amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akut böbrek hasarı (AKI) klinikte hâlâ zamanla yarış anlamına geliyor: Böbrek fonksiyonlarındaki bozulma çoğu zaman geri döndürülemez hasara ilerlemeden önce erken dönemde yakalanmak zorunda. Bu ihtiyacı karşılamaya yönelik yeni bir çalışma, büyük dil modellerini (LLM) kullanarak AKI riskini daha erken öngören ve aynı zamanda uyarıların arkasındaki nedenleri açıklayabilen bir yaklaşımı çok merkezli veriyle test ediyor. Araştırmacılar, sistemi tek bir hastanenin alışkanlıklarına göre değil, farklı merkezlerden gelen çeşitliliği yansıtan gerçekçi veriler <a href="https://oncology.com.tr/pin1-yap1-sumo-yap1-otofaji-acsl4-ferroptoz-rahim-agzi-kanseri/" title="PIN1, YAP1’in SUMOylasyonunu artırarak rahim ağzı kanserinde ferroptozu autofaji üzerinden frenliyor" data-wpan-internal-link="1">üzerinden</a> eğittiklerini belirtiyor.</p>
<p>Çalışmada geliştirilen sistemin temel fikri, risk değerlendirmesini “kara kutu” olarak sunmak yerine, klinisyenlerin hangi girdilerin bir uyarıda daha belirleyici olduğunu görebilmesini sağlamak. Bunun için LLM; klinik dokümantasyonda yer alan karmaşık ifadeleri okuyup, hastaya ait farklı bilgileri daha yapılandırılmış sinyallere dönüştürüyor. Böylece heterojen hasta verileri tek bir model mimarisinde anlamlı şekilde birleştirilebiliyor. Araştırmacılara göre bu tasarım, metin tabanlı klinik kayıtların ve farklı formatlardaki hasta bilgilerinin risk tahminine entegre edilmesini kolaylaştırmayı amaçlıyor.</p>
<p>Riskin öngörülmesinin yanı sıra “açıklanabilir” hale getirilmesi de çalışmanın merkezinde. Sistem, her olası AKI risk uyarısı için riskin hangi faktörlere dayandığını atfedebilecek şekilde kurgulanıyor. Bu, klinik karar destek araçlarında sık görülen bir soruna yanıt olarak konumlanıyor: Uyarı üretildiğinde, sağlık profesyonellerinin modelin hangi unsurları dikkate aldığını anlaması, güven ve yorumlanabilirlik açısından kritik olabiliyor. Çalışma, bu nedenle açıklama mekanizmasını tahmin sürecinin içine yerleştirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Yaygın bir endişe, <a href="https://oncology.com.tr/dijital-patoloji-kiyaslama-temel-modeller-klinik/" title="Dijital patolojide temel modellerin “gerçek klinik” sınavı: Yeni kıyaslama çerçevesi" data-wpan-internal-link="1">yapay zekâ</a> temelli modellerin tek bir kurumdan elde edilen veriyle eğitildiğinde başka hastanelerde beklenenden farklı performans gösterebilmesi. Yeni çalışmada ise bu sınırlamayı azaltmaya dönük çok merkezli bir yaklaşım vurgulanıyor. Araştırmacılar, sistemi birden fazla merkezden toplanan verilerle besleyerek kurumlar arası değişkenliği yakalamayı hedeflediklerini ifade ediyor. Bu yaklaşımın, AKI risk tahminlerinin farklı hastane ortamlarında daha sağlam kalmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.</p>
<p>AKI, genellikle hastane ortamında hızlı gelişen ve laboratuvar ölçümleri ile klinik seyir boyunca izlenen bir durum. Bu nedenle erken uyarı sistemleri; zamanında değerlendirme yapılabilmesi için laboratuvar, klinik öykü ve diğer hasta bilgilerini bir araya getiren pratik araçlara ihtiyaç duyuyor. Çalışmanın yaklaşımı, özellikle klinik metinlerin yapısal sinyallere çevrilmesi yoluyla bu bilgilerin model tarafından daha kapsamlı şekilde ele alınabileceği varsayımını taşıyor.</p>
<p>Çalışma, sonuçların klinik uygulamaya nasıl taşınacağına dair net ayrıntılar sunmak yerine, yaklaşımın tasarım mantığını ve çok merkezli dayanıklılık hedefini öne çıkarıyor. Bununla birlikte araştırmacılar, risk tahminini tek bir veri kaynağına bağlı bırakmadan geniş veri çeşitliliği kullanmanın önemini vurguluyor. Açıklanabilir risk atfı yaklaşımı da, <a href="https://oncology.com.tr/genclerde-saglik-okuryazarligi-acigi-18-25/" title="18 Yaş Geçişi Yalnızca Hukuki Sorumluluk Değil: Anket Genç Yetişkinlerde Sağlık Yönetimi Açığını Gösteriyor" data-wpan-internal-link="1">yalnızca</a> “olabilir” uyarısı üretmekten ziyade, uyarının hangi bileşenlerden beslendiğini görünür kılarak klinik yorum süreçlerine destek olmayı hedefliyor.</p>
<p>Bu araştırma, LLM tabanlı klinik karar destek sistemlerinin nefroloji alanında nasıl konumlanabileceğine dair dikkat çekici bir örnek sunuyor. Ancak böyle sistemlerin gerçek dünyada güvenli ve etkili kullanımının; doğrulama çalışmalarına, farklı hasta gruplarında performans testlerine ve klinik iş akışına uygun entegrasyona bağlı olduğu unutulmamalı. Yine de çok merkezli eğitim ve açıklanabilir risk atfı yaklaşımı, AKI gibi zaman kritik durumlarda erken uyarıların güvenilirliğini artırma arayışına somut bir bilimsel katkı olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Acute kidney injury (AKI) prediction and explainable risk attribution using large language models across multiple centers.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Large language model driven multicenter prediction and explainable risk attribution of acute kidney injury.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xu, L., Yan, K., Zhang, Z. et al. Large language model driven multicenter prediction and explainable risk attribution of acute kidney injury. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-76029-x</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41467-026-76029-x</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Akut böbrek hasarı, büyük dil modeli, çok merkezli tahmin, açıklanabilir yapay zekâ, risk atıflandırma, klinik karar desteği.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/akut-bobrek-hasar-risk-tahmini/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PregMedNet ile gebelikte ilaçların yenidoğan riskleri nasıl “çoklu” etkileniyor aydınlanıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:37:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[kadın sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Perinatal araştırmalar]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan komplikasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/</guid>

					<description><![CDATA[PregMedNet, gebelikte ilaç maruziyet geçmişlerini yenidoğanın komplikasyon profilleriyle EHR verisi ve makine öğrenmesiyle eşleştirerek çoklu risk örüntülerini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nature Communications’ta yayımlanan yeni bir çalışma, gebelik döneminde kullanılan ilaçların yenidoğanda yol açabildiği sağlık sorunlarının nasıl çeşitlenebileceğini daha sistematik biçimde çözümlemeyi hedefleyen bir biyoinformatik platformu tanıttı. Araştırmacıların geliştirdiği PregMedNet, anne adaylarının ilaç maruziyet geçmişlerini yenidoğanın komplikasyon profilleriyle eşleştiren büyük ölçekli veriden yola çıkarak, klişeleşmiş tek bir risk anlatısının ötesine geçen ilişki örüntülerini ortaya çıkarmayı amaçlıyor.</p>
<p>Perinatal tıpta kritik bir zorluk, ham klinik gözlemlerin çoğu zaman heterojen hasta gruplarını aynı potada eritmesi. Aynı ilacı alan iki gebede; gebelik haftası, eşlik eden hastalıklar, doz ve kullanım zamanı gibi değişkenler nedeniyle sonuçların farklılaşması mümkün. PregMedNet’in tasarım gerekçesi de bu heterojenliğin etkisini azaltmak ve ilaç–sonuç bağlantılarını daha ince katmanlarda modellemek. Çalışmada platformun, elektronik sağlık kayıtlarından elde edilen verileri temel alarak gebelik boyunca ilaç maruziyeti ile yenidoğanda ortaya çıkan komplikasyonlar arasında çok boyutlu etkileşimleri temsil eden bir hesaplama çerçevesi sunduğu belirtiliyor.</p>
<p>Platformun çekirdeğinde, anne adaylarının ilaç kullanım öykülerinin geniş veri setleriyle yenidoğana ait komplikasyon kayıtlarıyla eşleştirilmesi yer alıyor. Araştırmacılar, bu eşleştirilmiş örüntüler üzerinde <a href="https://oncology.com.tr/bio-asia-tayvan-2026-saglikli-yaslanma-yapay-zeka/" title="BIO Asia-Taiwan 2026’da yapay zekâ ve sağlıklı yaşlanma odaklı yeni vizyon: Insilico’dan keynote" data-wpan-internal-link="1">makine öğrenmesi</a> yöntemlerini kullanarak daha önce klinik çeşitlilik nedeniyle görünür olmayan karmaşık ilişkileri saptadıklarını ifade ediyor. Böylece, belirli bir ilaç maruziyetiyle yalnızca tek bir komplikasyon türü arasında değil, aynı zamanda birden fazla yenidoğan sağlık çıktısı arasında değişkenlik gösterebilen bağlantılar için öngörücü işaretler üretilmesi hedeflenmiş oluyor.</p>
<p>PregMedNet’in “çoklu” etkileri yakalama çabası, çalışmanın perinatal güvenlik bağlamındaki önemini de artırıyor. Gebelikte birçok kişi, enfeksiyonlardan kronik hastalık yönetimine kadar uzanan farklı tıbbi nedenlerle ilaç kullanmak zorunda kalabiliyor. Bu durum, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-ilac-etkilesimleri-uygunsuz-receteleme/" title="Yaşlılarda uygunsuz reçeteleme, ilaç etkileşimleri ve karma tedavi düzeni arasındaki bağlantı güçlendi" data-wpan-internal-link="1">ilaç güvenliği</a> değerlendirmelerinde tek boyutlu yaklaşımların sınırlı kalmasına yol açabiliyor; çünkü aynı tedavi, farklı biyolojik ve klinik koşullarda farklı sonuç profilleriyle ilişkilendirilebilir. Çalışmanın yazarları, platformun bu nedenle ilaç maruziyetinin yenidoğan komplikasyonları üzerindeki olası etkilerini daha kapsamlı ve öngörücü biçimde ele alma potansiyeline dikkat çekiyor.</p>
<p>Nature Communications’ta tanıtılan yaklaşım, aynı zamanda modern veri biliminin perinatal araştırmalarda nasıl kullanılabileceğine dair örnek bir çerçeve sunuyor. Platformun elektronik sağlık kayıtlarının yanı sıra “çok boyutlu biyolojik bilgi” ile zenginleştirilmiş bir model kurduğu vurgulanıyor. Bu sayede, ilaç maruziyeti ile yenidoğandaki komplikasyonlar arasındaki bağlantıların yalnızca kayıt düzeyindeki korelasyonlara indirgenmemesi, daha zengin bir biyolojik temsil üzerinden incelenmesi amaçlanıyor. Çalışma, modelin yeni örüntüleri ve prediktif belirteçleri saptamaya yönelik olduğunu belirtiyor; bunun, klinik heterojenliğin sonuçların yorumlanmasını zorlaştırdığı alanlarda özellikle değerli olabileceği anlaşılıyor.</p>
<p>Öte yandan bu çalışma, PregMedNet’in oluşturduğu sinyallerin klinik uygulamaya doğrudan aktarımını garanti eden bir tedavi önerisi sunmuyor. Platformun değeri, ilaçların gebelik süresince farklı yenidoğan komplikasyonlarıyla ilişkilendirilebilecek yönlerini daha önce yakalamakta zorlanılan düzeyde görünür kılmaya çalışmasıyla ortaya konuyor. Araştırmacılar, gebelikte ilaç gereksiniminin yaygınlığına dikkat çekerek, hesaplamalı yaklaşımların perinatal tıpta ilaç güvenliği anlayışını geliştirebileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Yeni platformun, perinatal araştırmalarda elektronik sağlık kayıtları, <a href="https://oncology.com.tr/bitki-virusleri-ai-nanomalzeme-sensor/" title="Bitki virüsleri “biyomalzeme üretici” rolüyle AI ve nanoteknolojiye kapı aralıyor" data-wpan-internal-link="1">makine öğrenmesi</a> ve çok boyutlu biyolojik sinyalleri bir araya getiren bir yaklaşım olarak öne çıktığı görülüyor. Bu tür araçların ilerleyen çalışmalarla birlikte daha iyi doğrulama süreçlerinden geçmesi ve farklı klinik bağlamlarda tekrarlanabilir performans göstermesi, klinik karar destek alanında güvenilirliğin artması açısından belirleyici olacaktır. Kaynak: https://scienmag.com/maternal-medications-linked-to-diverse-neonatal-complications/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Impact of maternal medication exposure during pregnancy on neonatal complications</p>
<p><strong>Article Title:</strong> PregMedNet: Multifaceted maternal medication impacts on neonatal complications</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Kim, Y., Marić, I., Kashiwagi, C.M. et al. PregMedNet: Multifaceted maternal medication impacts on neonatal complications. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75000-0</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pregmednet-gebelik-ilaclari-yenidogan-riskleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günlük uygulamada “vitamin K” eksikliği: Yenidoğanlarda kanama riskiyle ilişkilendirilen kayıt boşlukları</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yenidoganda-k-vitamini-eksikligi-kanama-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yenidoganda-k-vitamini-eksikligi-kanama-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:49:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[K vitamini eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[pediatri]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin K eksikliği kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[VKDB]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan profilaksisi]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğanda kanama riski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yenidoganda-k-vitamini-eksikligi-kanama-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Geniş kapsamlı bir araştırma, yenidoğanlarda K vitamini profilaksisinin kayıtlara geçmeme sıklığının kanama riskleriyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yayımlanan geniş kapsamlı bir araştırma, <a href="https://oncology.com.tr/ipek-bazli-biyobelirtec-yamasi-premature-izleme/" title="Yeni ipek bazlı yama, prematüre bebeklerde çoklu biyobelirteç takibini daha konforlu hale getirmeyi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">yenidoğan yoğun bakım</a> ve doğum hizmetleri veren bir sağlık ağı içinde profilaktik (koruyucu) K vitamini uygulamasının kayıtlara geçme oranlarında ciddi tutarsızlıklar görüldüğünü bildiriyor. K vitamini, doğumdan hemen sonra rutin biçimde verildiğinde yenidoğanda kanın pıhtılaşmasıyla ilgili hayati riskleri azaltmayı <a href="https://oncology.com.tr/adiponektin-seramid-ekseni-kalori-kisitlamasi/" title="Diyet kısıtlaması kan şekerini hedefleyen yeni bir “adiponektin–seramid” hattını devreye sokuyor" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> standart bir uygulama olarak kabul ediliyor. Çalışmanın bulguları, bu koruyucu adımın eksik kaldığı durumların kanama sonuçlarıyla bağlantılı olabileceğine işaret ederek neonatal güvenlik açısından dikkat çekici bir gündem oluşturdu.</p>
<p>K vitamini yetersizliği, yenidoğanda Vitamin K Eksikliği Kanaması (VKDB) olarak bilinen ve uygun müdahale olmaksızın ağır seyredebilme potansiyeli taşıyan hemorajik olaylara zemin hazırlayabiliyor. Araştırmacılar, doğum anında birçok bebeğin K vitamini depolarının düşük olabildiğini ve bu nedenle ulusal ve uluslararası klinik kılavuzların genellikle doğumdan hemen sonra rutinde K vitamini verilmesini önerdiğini vurguluyor. Ancak çalışma kapsamında incelenen sağlık ağı verilerinde, profilaktik uygulamanın belgelenmesinde belirgin boşluklar olduğu gözlenmiş durumda.</p>
<p>Çalışmanın ana mesajı, “uygulama yapıldı/yapılmadı” ayrımının yalnızca klinik süreçlerin kendisine değil, aynı zamanda bu uygulamanın elektronik kayıt sistemlerine nasıl yansıdığına da bağlı olduğunu düşündürüyor. K vitamini profilaksisinin ne ölçüde verildiğini gösteren kayıtların tutarsız olması, bakımın gerçek zamanlı uygulanmasında aksaklıklar olabileceği gibi, bazı birimlerde izlem ve dokümantasyon süreçlerinin de yeterince standartlaşmamış olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu tür kayıt boşluklarının hasta güvenliği açısından yorumlanması gerektiğini ve eksik belgelenen olguların klinik sonuçlarla <a href="https://oncology.com.tr/cinde-yaslilar-yasam-doyumu-tuketim-demografi/" title="Çin’de yaşlıların yaşam doyumu: Tüketim davranışları ve demografik farklılıkların birlikte etkisi" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtiyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Prophylactic vitamin K administration in newborns and its impact on bleeding outcomes</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Lack of documented prophylactic vitamin K administration in newborns: incidence, predictors, and bleeding outcomes in a large healthcare network population</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Bloom, B.T., Keller, M.A., Ahmad, K.A. et al. Lack of documented prophylactic vitamin K administration in newborns: incidence, predictors, and bleeding outcomes in a large healthcare network population. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02797-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10 July 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yenidoganda-k-vitamini-eksikligi-kanama-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere’de Güney Asyalılarda çoklu kronik hastalık riskini artıran genetik ve sosyodemografik etkenler incelendi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ingiltere-guney-asyaiilarda-multimorbidite-risk-faktorleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ingiltere-guney-asyaiilarda-multimorbidite-risk-faktorleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:26:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[genetik varyantlar]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Asyalılar]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[multimorbidite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[sosyodemografik etkenler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ingiltere-guney-asyaiilarda-multimorbidite-risk-faktorleri/</guid>

					<description><![CDATA[İngiltere’de Güney Asyalı topluluklarda multimorbidite riskinin zaman içindeki gidişatını açıklamak için genetik ve sosyodemografik etkenler analiz edildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de yaşayan Güney Asyalı topluluklarda birden fazla kronik hastalığın birlikte görülme olasılığına hangi faktörlerin eşlik ettiğini anlamaya yönelik yeni bir çalışma, sağlık eşitsizliklerini açıklamada önemli ipuçları sunuyor. Queen Mary University of London’da <a href="https://oncology.com.tr/covid-19-sonrasi-cocuk-ruh-sagligi-tedavisi/" title="COVID-19 sonrası çocuklarda ruh sağlığı tedavisi hızlandı: Yeni tanı alanların yükselişi öne çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">epidemiyoloji</a> alanında çalışan Dr. Daniel Stow liderliğinde yürütülen araştırma, fiziksel ve ruh sağlığı bozukluklarının birlikte seyrettiği “multimorbidite” riskine dair uzun dönemli sağlık gidişatlarını mercek altına aldı. Çalışma açık erişimli dergi PLOS Medicine’da yayımlandı.</p>
<p>Araştırmanın odak noktası, Birleşik Krallık’ta yaşayan Bangladeşli ve Pakistanlı bireylerin oluşturduğu topluluklar. Bu gruplar, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 8’ini temsil ediyor. Multimorbidite; kalp-damar ve metabolik hastalıklar gibi fiziksel durumların yanı sıra depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarının aynı kişide zaman içinde birikmesini ifade ediyor. Sağlık sistemleri açısından yönetimi karmaşık bir tablo olmasının yanı sıra, yaşam kalitesini de anlamlı ölçüde etkileyebiliyor. Çalışma, bu riskin tek bir nedenden değil, zaman içinde değişen birden fazla etkenden kaynaklanabileceği varsayımına dayanıyor.</p>
<p>Dr. Stow ve çalışma ekibi, söz konusu topluluklarda fiziksel ve mental sağlık multimorbiditesiyle ilişkili farklı “trajektörleri” incelemek için çoklu durum modelleme yaklaşımını kullandı. Bu tür analizler, bireylerin belirli sağlık durumlarına giriş zamanlarını ve bu durumların daha sonraki aşamalara nasıl evrildiğini istatistiksel olarak izlemeye olanak tanır. Böylece, yalnızca hastalıkların görülüp görülmediğine değil, hangi örüntülerle ortaya çıktıklarına ve zaman içinde nasıl farklılaştıklarına dair daha ayrıntılı bir resim elde edilir.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan temel soru, genetik ve sosyodemografik özelliklerin, multimorbiditenin uzun dönemli gidişatı üzerinde nasıl rol oynayabileceği. Araştırmanın adı, özellikle genetik ve sosyodemografik faktörlerin fiziksel ve mental sağlık multimorbiditesiyle ilişkili trajektörlerle birlikte değerlendirilmesini vurguluyor. Bu çerçeve, kardiyometabolik hastalıklar ile psikiyatrik sorunların aynı zamanda ortaya çıkabildiği tabloların, hem biyolojik yatkınlık hem de yaşam koşullarıyla şekillenebileceği fikrini destekliyor.</p>
<p>Stow’un ekibinin yaklaşımı, Güney Asyalı popülasyonlarda kronik hastalıkların “klaster” yapması ve sağlık hizmetlerinden yararlanma süreçlerinde farklı deneyimler bulunması gibi konuların önemini göz önünde bulunduruyor. İngiltere’de etnik gruplar arasında hastalık yükünün dağılımı, sosyoekonomik koşullar, sağlık hizmetine erişim, yaşam tarzı örüntüleri ve tıbbi izlem farklılıklarıyla birlikte değişebiliyor. Multimorbidite söz konusu olduğunda ise, fiziksel hastalıkların ruh sağlığı üzerindeki etkileri ve ruh sağlığı sorunlarının da kronik hastalık yönetimini zorlaştırması gibi etkileşimler daha görünür hale gelebiliyor.</p>
<p>Araştırmanın PLOS Medicine’da yayımlanmış olması, bulguların bilimsel toplulukla erişilebilir biçimde paylaşılmasına olanak sağlıyor. Bununla birlikte çalışma tasarımı, sonuçların nedenselliği tek başına kanıtladığı anlamına gelmez; gözlemsel verilerle yapılan analizler, risk ilişkilerini ve gidişat örüntülerini açıklamada güçlü olsa da, bireysel düzeyde kesin “neden-sonuç” iddiası için ek kanıt gerektirir. Yine de, çoklu kronik durumlara giden yolları erken aşamalarda yakalayabilmek, klinik planlama ve toplum temelli önleme stratejileri açısından belirleyici olabilir.</p>
<p>Bu çalışma, İngiltere’de Güney Asyalı topluluklarda fiziksel ve mental sağlık multimorbiditesinin zaman içinde nasıl şekillendiğine dair daha hedefli bir anlayış geliştirmeyi amaçlıyor. Genetik yatkınlık ile sosyodemografik koşulların birlikte ele alınması, ileride risk belirleme ve bakım modellerinin daha kapsayıcı tasarlanmasına katkı sağlayabilecek bir araştırma hattını işaret ediyor. Çoklu hastalıkların giderek daha yaygın hale geldiği bir dönemde, hangi grupların hangi trajektörlerle karşılaşabildiğini ortaya koymak, sağlık eşitsizliklerini azaltma gündeminin de ayrılmaz bir parçası haline geliyor.</p>
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="Voa1Yo7RBb"><p><a href="https://scienmag.com/identifying-risk-factors-for-multiple-chronic-diseases-in-uk-south-asians/">Identifying Risk Factors for Multiple Chronic Diseases in UK South Asians</a></p></blockquote>
<p><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="“Identifying Risk Factors for Multiple Chronic Diseases in UK South Asians” — Science" src="https://scienmag.com/identifying-risk-factors-for-multiple-chronic-diseases-in-uk-south-asians/embed/#?secret=VtodbuYOKv#?secret=Voa1Yo7RBb" data-secret="Voa1Yo7RBb" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe></p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Genetic and sociodemographic factors associated with trajectories of physical and mental health multimorbidity in a South Asian cohort in the UK: A multistate modelling analysis</p>
<p><strong>References:</strong><br />Stow D, Tsang RSM, Katzourou IK, Huang Q, Samuel M, Wood ML, et al. (2026) Genetic and sociodemographic factors associated with trajectories of physical and mental health multimorbidity in a South Asian cohort in the UK: A multistate modelling analysis. PLoS Med 23(7): e1004844. http://dx.doi.org/10.1371/journal.pmed.1004844</p>
<p><strong>Keywords:</strong> multimorbidite, Güney Asya sağlığı, kardiyometabolik hastalıklar, mental sağlık, <a href="https://oncology.com.tr/brezilya-hiv-aids-sosyal-esitsizlikler/" title="Brezilya’da AIDS riskini sosyal koşullar mı, kesişen eşitsizlikler mi şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">epidemiyoloji</a>, genetik, <a href="https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/" title="ABD’de madde kullanımını önlemede yeni çerçeve çağrısı: USF’den politika odaklı inceleme" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a>, sağlık hizmetleri eşitsizlikleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ingiltere-guney-asyaiilarda-multimorbidite-risk-faktorleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19 sonrası çocuklarda ruh sağlığı tedavisi hızlandı: Yeni tanı alanların yükselişi öne çıkıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/covid-19-sonrasi-cocuk-ruh-sagligi-tedavisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/covid-19-sonrasi-cocuk-ruh-sagligi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:56:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19 etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ergen depresyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ergen ruh sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[klinik araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Pediatrik Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatrik tedavi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/covid-19-sonrasi-cocuk-ruh-sagligi-tedavisi/</guid>

					<description><![CDATA[13 milyon sağlık kaydını inceleyen çalışma, pandemi sonrası çocuklarda ruh sağlığı hizmeti kullanımının toparlandığını ve artışın yeni tanı alanlardan geldiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>COVID-19 salgınının ilk yıllarında düşüş yaşayan çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerine erişim, sonrasında toparlanmakla kalmadı; ülke genelinde salgın öncesi seviyeleri de geçti. Penn State College of Medicine’den araştırmacılar tarafından yürütülen yeni bir çalışma, Amerika Birleşik Devletleri’nde 2018-2022 dönemini kapsayan yaklaşık 13 milyon sağlık kaydını inceleyerek, ruh sağlığı tedavisi kullanımında salgın sonrası belirgin bir artış olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>Çalışma <em>Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry Open</em> dergisinde yayımlandı. Araştırma ekibi, sağlık kayıtlarındaki ruh sağlığıyla ilişkili ilk tanı, ilaç başlatılması veya terapiye başlama gibi unsurları temel alarak iki ayrı hasta grubu tanımladı: ilk kez psikiyatrik tanı/ilaç/terapi alan “yeni hastalar” ve halihazırda tedaviye devam eden “izlem hastaları”. Bu ayrım, görülen artışın yalnızca mevcut tedavilerin sürdürülmesinden mi, yoksa bakım arayan kişi sayısındaki artıştan mı kaynaklandığını daha net değerlendirmeye imkân verdi.</p>
<p>Analiz sonuçları, salgın öncesi döneme kıyasla ruh sağlığı hizmeti kullanımının arttığını ve bu artışın ağırlıklı olarak yeni hastalardan geldiğini gösterdi. Yani kayıtlar, daha fazla çocuğun ilk kez bir psikiyatrik değerlendirme sürecine girdiğini, ilk kez ilaç tedavisi veya terapiye yönlendirildiğini ya da bu süreçlerin kayıt sistemlerinde başlangıç olarak göründüğünü işaret ediyor. Araştırmacılar, salgının erken evrelerinde hizmet kullanımında görülen düşüşün ardından gelen artışın, yalnızca geri dönüş şeklinde kalmadığını; bazı ölçümlerde salgın öncesi seviyelerin de üzerine çıktığını belirtiyor.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda, hizmet kullanımının türlerine ve klinik süreçlere göre hangi hasta grubunda daha fazla yoğunlaştığına odaklanıyor. Yeni hastaların artışının öne çıkması, ruh sağlığı alanında “talep artışı” veya “tanı ve yönlendirme fırsatlarının artması” gibi farklı mekanizmaların <a href="https://oncology.com.tr/cinde-yaslilar-yasam-doyumu-tuketim-demografi/" title="Çin’de yaşlıların yaşam doyumu: Tüketim davranışları ve demografik farklılıkların birlikte etkisi" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> rol oynayabileceğini düşündürse de, bu çalışma tasarımı neden-sonuç ilişkisi kurmaya elverişli değil. Gözlemsel nitelikteki bu tür sağlık kayıt analizleri; bakımın ne kadar kullanıldığını ve bunun zaman içinde nasıl değiştiğini güçlü biçimde gösterebilir, ancak bireylerin psikiyatrik belirtilerinin düzeyindeki değişimi doğrudan ölçmeyebilir.</p>
<p>Salgın döneminde çocukların duygusal iyi oluşunu olumsuz etkileyen koşulların çeşitli başlıklarda belgelenmiş olması, bu sonuçların toplum düzeyindeki ruh sağlığı dinamikleriyle uyumlu olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte çalışma, izlem hastalarıyla karşılaştırıldığında artışın daha çok yeni tanı alan grupta yoğunlaştığını göstererek, dönemin “tedavi arayan daha geniş bir kitle” ile ilişkilendirilebileceğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, klinik hizmet planlaması açısından önem taşıyor; çünkü yeni hasta akışının artması, değerlendirme kapasitesi, yönlendirme süreçleri ve tedavinin ilk aşamalarında beklenen iş yükü gibi konuları <a href="https://oncology.com.tr/yurumeye-baslayan-cocuklarda-beslenme-kalitesi-buyume/" title="Yeni çalışma: 2 yaş civarı beslenme kalitesi, çocukluk büyüme gidişatını etkileyebilir" data-wpan-internal-link="1">etkileyebilir</a>.</p>
<p>Öte yandan araştırmacıların hasta gruplarını ayrıştırma yaklaşımı, sağlık sistemlerinde ruh sağlığı hizmetlerinin nasıl kayıtlara yansıdığına da dikkat çekiyor. Bir çocuğun ilk kez psikiyatrik değerlendirmeye girmesi; ailelerin başvurusundaki değişimlerden, okul ve toplum temelli tarama pratiklerinden, klinisyenlerin tanı koyma süreçlerinden veya sigorta/erişim koşullarından etkilenebilir. Bu nedenle bulgular, ruh sağlığı hizmetlerinin kullanımına dair sağlam bir “zaman trendi” sunarken, bu değişimin altında yatan nedenleri kesin olarak ayırmak için ek çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın sunduğu geniş veri seti, pandemi sonrası dönemde çocuk ve ergen ruh sağlığı bakımına erişimin yeniden ivme kazandığını ve hatta salgın öncesini aştığını gösteriyor. Yeni tanı alan hastalardaki artışın öne çıkması ise, <a href="https://oncology.com.tr/abdde-madde-suistimalini-onleme-usf-politika-cercevesi/" title="ABD’de madde kullanımını önlemede yeni çerçeve çağrısı: USF’den politika odaklı inceleme" data-wpan-internal-link="1">sağlık politikası</a> ve klinik planlama açısından özellikle dikkat edilmesi gereken bir sinyal olarak değerlendirilebilir. Araştırmacılar, bu eğilimlerin hangi alt gruplarda nasıl seyrettiğini ve bakımın hangi basamaklarında daha fazla kapasite gerekeceğini anlamak için daha ayrıntılı analizlerin önemini vurguluyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/record-number-of-kids-receive-mental-health-treatment-post-pandemic/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Post-Pandemic Trends in Pediatric Mental Health Treatment: A Nationwide Study</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Ruh sağlığı, Pediatri, İlaçlar, Çocuk ergen psikiyatrisi, COVID-19 etkisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/covid-19-sonrasi-cocuk-ruh-sagligi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UCSF’nin “içten dışa” AI hızlandırıcısı: Prototype’den klinik ortama geçişi hedefliyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ucsf-health-converge-saglik-yapay-zeka-klinik/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ucsf-health-converge-saglik-yapay-zeka-klinik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 02:16:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[düzenleyici uyum]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[klinik karar destek]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık hizmetlerinde yapay zekâ]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık yapay zekâsı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ucsf-health-converge-saglik-yapay-zeka-klinik/</guid>

					<description><![CDATA[UCSF Health Converge, Kleiner Perkins ve Doerr Capital iş birliğiyle “içten dışa” yaklaşım kullanarak sağlık yapay zekâsını prototipten klinik dağıtıma geçirmeyi amaçlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>San Francisco merkezli UCSF Health, Kleiner Perkins ve Doerr Capital iş birliğiyle yeni bir sağlık yapay zekâ girişimini duyurdu. 15 Temmuz 2026’da açıklanan UCSF Health Converge, akademik bir sağlık sisteminin sıkı <a href="https://oncology.com.tr/ind-reddi-hucre-terapileri-uretilebilirlik-kalite/" title="Hücre tedavilerinde düzenleyici duvar: IND ve BLA reddinin arkasındaki üretim ve kanıt boşlukları" data-wpan-internal-link="1">düzenleyici</a> ve operasyonel koşulları içinde, yapay zekâ modellerinin “prototip aşamasından güvenilir üretim dağıtımına” geçmesini hızlandırmayı amaçlayan bir hızlandırıcı program olarak konumlanıyor.</p>
<p>Girişim, sağlık AI ekosisteminin uzun süredir tanımlanan kritik bir sorununa odaklanıyor: Çoğu zaman teknik açıdan umut verici sonuçlar üreten modeller, klinik karar destek süreçlerine ve gerçek hasta bakım iş akışlarına entegre edilmeye çalışıldığında beklenen düzeyde performans göstermeyebiliyor. UCSF Health Converge’nin “inside-out” yaklaşımı, bu boşluğu azaltmayı hedeflerken, geliştirmenin yalnızca algoritma doğruluğuna değil; klinisyenlerin kullandığı sistemler, veri akışları ve kurum içi uygulama gereksinimleriyle uyuma da dayanmasını öngörüyor.</p>
<p>UCSF tarafı, akademik bir sağlık sistemi içinde çalışmanın yüksek düzeyde sorumluluk gerektirdiğini vurguluyor. Bu tür ortamlarda klinik etkiler, veri kalitesi, model davranışının izlenmesi ve hasta güvenliğiyle ilgili beklentiler yalnızca araştırma sonuçlarının bir uzantısı değil; aynı zamanda günlük operasyonun bir parçası haline geliyor. Converge’nin amacı, “güvenilir konuşlandırma” fikrini soyut bir hedef olmaktan çıkarıp, kurum ölçeğinde tekrarlanabilir bir geliştirme ve devreye alma çerçevesine dönüştürmek olarak aktarılıyor.</p>
<p>Programın, “enterprise AI” <a href="https://oncology.com.tr/phylo-plex-dusuk-maliyetli-genomik-epidemiyoloji/" title="Phylo-Plex ile daha düşük maliyetle saha odaklı genomik salgın takibi gündemde" data-wpan-internal-link="1">odaklı</a> olduğu belirtiliyor. Bu ifade, sağlık AI projelerinin bireysel pilotlar olarak kalmayıp; veri yönetimi, sistem entegrasyonu ve klinik kullanımın sürdürülebilirliği gibi kurumsal gerekliliklerle birlikte düşünülmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu çerçevede Converge, klinik karar destek alanında kullanılabilecek modellerin, bakım sürecinin içine yerleşirken mevcut iş akışlarını bozmayacak şekilde tasarlanmasını ve değerlendirilmesini hedefliyor.</p>
<p>Sağlık alanında yapay zekâ uygulamalarının giderek daha fazla tartışılan yönlerinden biri, güvenilirliğin nasıl tanımlanacağı ve nasıl ölçüleceği. Kaynakta yer alan “trustworthy AI” vurgusu, modellerin yalnızca belirli bir test kümesinde iyi performans göstermesinin yeterli olmadığını; klinik bağlamda tutarlılık, izlenebilirlik ve güvenlik beklentileriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ima ediyor. Bu tür hızlandırıcıların değerinin, farklı ekipler arasında teknik uyumla birlikte uygulama disiplini oluşturmak olduğu görülüyor.</p>
<p>Converge’nin açıklanan planında, sağlık sistemi ile uyumlu geliştirmeyi güçlendiren bir yaklaşım öne çıkıyor. Hızlandırıcının, yeni AI çözümlerinin “iş akışı entegrasyonu” üzerinden ele alınması gerektiği fikrini merkeze alması dikkat çekiyor. Klinik ekiplerin karar destek araçlarını hangi noktada kullandığı, bilgiye ne kadar hızlı ulaşıldığı ve klinik süreçlerin nasıl işlediği gibi unsurlar, modelin fiili faydasını doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle programın “içten dışa” kurgusu, klinik gereksinimlerin model geliştirmeyi şekillendirmesi gerektiği varsayımına dayanıyor.</p>
<p>UCSF Health Converge’nin duyurusu, sağlık AI’nin yalnızca araştırma çıktısı değil; kurumsal sorumluluklar, regülasyonlar ve operasyonel gerçekliklerle birlikte ele alınan bir teknoloji devreye alma meselesi olduğuna dair güncel eğilimle uyumlu görünüyor. Önümüzdeki dönemde, hızlandırıcının somut olarak hangi tür klinik senaryolarda ve hangi entegrasyon koşullarında devreye alma süreçlerini olgunlaştıracağı merak konusu olacak.</p>
<p>UCSF Health Converge’nin lansmanı, güvenilir klinik yapay zekâye giden yolda “prototipten üretime” geçiş bariyerini azaltmayı <a href="https://oncology.com.tr/yenidogan-arastirmalari-aile-deneyimi-kalite-proje/" title="Yenidoğan araştırmalarında aile deneyimini iyileştirmeyi hedefleyen kalite projesi" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> bir yaklaşım sunuyor. Proje, klinik karar destek araçlarının gerçek hasta bakım akışlarına yerleşebilmesi için geliştirmenin baştan sona sağlık sistemi gereksinimleriyle birlikte ele alınması gerektiği mesajını güçlendiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Health system–integrated health AI development</p>
<p><strong>Article Title:</strong> UCSF Health Converge Launches an “Inside-Out” Accelerator for Enterprise AI in Clinical Care</p>
<p><strong>References:</strong><br />Kleiner Perkins; Doerr Capital; UCSF Health</p>
<p><strong>Keywords:</strong> sağlık yapay zekâ hızlandırıcısı, kurumsal yapay zekâ, klinik karar desteği, iş akışı entegrasyonu, hastaya odaklı bakım, güvenilir yapay zekâ</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ucsf-health-converge-saglik-yapay-zeka-klinik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere’de demans hastalarında taburculuk sonrası yeniden yatış riskini artıran faktörler: cinsiyet ve çoklu hastalık öne çıkıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/demans-yeniden-yatis-riski-faktorleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/demans-yeniden-yatis-riski-faktorleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 21:25:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet farklılıkları]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[hastane yeniden yatış]]></category>
		<category><![CDATA[kırılganlık]]></category>
		<category><![CDATA[komorbidite]]></category>
		<category><![CDATA[multimorbidite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/demans-yeniden-yatis-riski-faktorleri/</guid>

					<description><![CDATA[İngiltere’de 30 binden fazla demans kaydını inceleyen çalışma, taburculuk sonrası yeniden yatış riskinin cinsiyet ve multimorbiditeyle ilişkili olduğunu gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demans yaşayan bireyler, hastaneden taburcu edildikten sonra tekrar yatışa dönme konusunda daha yüksek risk altında. İngiltere’deki rutinle toplanan elektronik sağlık kayıtlarını kullanan yeni bir analiz, demanslı hastalarda taburculuk sonrası yeniden yatışı öngörmeye yardımcı olabilecek etkenleri birlikte ele aldı. Çalışma kapsamında, gerçek hayat verilerinden oluşan 30.527 kişilik bir grup incelenerek; klinik durumlar ile sosyal/sağlık sistemiyle <a href="https://oncology.com.tr/asiri-prematurelerde-laringoskopi-denemeleri-ivh/" title="Aşırı prematürelerde entübasyon denemelerinin sayısı ağır beyin kanamasıyla ilişkili" data-wpan-internal-link="1">ilişkili</a> değişkenlerin, iyileşme sürecinin ilk aşamalarında nasıl farklılaşan sonuçlara yol açabildiği değerlendirildi.</p>
<p>Araştırmacılar, yeniden yatışın tek bir nedene bağlanamayacağını vurguluyor. Bunun yerine taburculuk sonrası dönemde kırılganlığı artıran birden <a href="https://oncology.com.tr/2-yas-oncesi-antibiyotik-kullanimi-cocuk-obezite-riski/" title="Hollandalı ikinsellerde 2 yaş öncesi antibiyotikler ve çocuklukta fazla kilo/obezite riski" data-wpan-internal-link="1">fazla</a> unsurun aynı anda etkili olabileceği görülüyor. Bulgular, demans hastalarında yeniden yatışın hasta cinsiyetiyle ilişkili olduğunu ve ayrıca birden fazla eşlik eden hastalığı olan kişilerde riskin yükseldiğini işaret ediyor. Başka bir ifadeyle, aynı kişide birden fazla sağlık sorununun bir araya gelmesi, hastaneden ev veya toplum temelli bakıma geçiş sırasında toparlanmayı ve tedavi sürekliliğini daha zor hale getirebiliyor.</p>
<p>Çoklu hastalık (multimorbidite) kavramı, yalnızca daha fazla tanı anlamına gelmez; aynı zamanda ilaç rejimleri, semptom yönetimi, kontrol randevuları ve sağlık hizmetlerine erişim gibi alanlarda uyum gerektiren daha karmaşık bir klinik tabloya işaret eder. Demans gibi bilişsel etkilenmenin eşlik ettiği durumlarda bu karmaşıklığın, yeniden yatış olasılığını artırabilecek pratik zorluklar doğurabileceği düşünülüyor. Örneğin, semptomların izlenmesi, bakımın planlanması ve ev/Toplum ortamında uygun takibin sürdürülebilmesi; aynı anda hem demansın hem de diğer kronik durumların yönetimine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.</p>
<p>Çalışmanın gerçek hayat kayıtlarına dayanması, öngörücülerin yalnızca ideal koşullarda değil, farklı klinik senaryolarda nasıl göründüğünü incelemeye imkân tanıyor. Araştırmada, hastane sonrası gidişatı etkileyebilecek faktörlerin birlikte ele alınması, demanslı bireylerde yeniden yatışların rastlantısal olmayabileceğini; belirli hasta özelliklerinin risk profilini şekillendirebildiğini destekler nitelikte. Bununla birlikte araştırmacılar, yeniden yatışın nedenlerinin tekil olmaktan ziyade çok etkenli bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Sonuçların, klinik pratikte taburculuk planlamasının neden yalnızca demans tanısına odaklanmaması gerektiğini hatırlattığı belirtiliyor. Demans hastalarında eşlik eden hastalıkların çeşitliliği arttıkça, geçiş döneminde tıbbi ihtiyaçların hızla değişmesi, tedavi uyumunun zorlaşması ya da primer bakım ve diğer hizmetlerle koordinasyonun daha fazla çaba gerektirmesi gibi durumlar gündeme gelebilir. Bu nedenle, taburculuk sonrası dönemde risk azaltmaya yönelik yaklaşımın, hastanın cinsiyeti dahil kişisel özelliklerini ve çoklu komorbiditeleri hesaba katacak şekilde tasarlanması gerektiğine işaret eden bir okuma yapılabilir.</p>
<p>Ayrıca çalışmanın cinsiyetle ilişki bulması, demans yönetiminde ve sağlık hizmetlerine erişimde cinsiyete göre farklılaşabilen olasılıkları gündeme getiriyor. Ancak bu sonuçların hangi mekanizma üzerinden ortaya çıktığını belirlemek için, gözlemsel veriyle sınırlı kalabilecek ayrıntıların ötesine geçen ek çalışmaların gerekeceği vurgulanabilir. Yine de, demanslı hastalarda taburculuk sonrası yeniden yatış riskinin değerlendirilmesinde cinsiyet ve multimorbiditeyi dikkate alan daha bütüncül yaklaşımlar için gerekçe oluştuğu söylenebilir.</p>
<p>Genel olarak çalışma, İngiltere’de demans hastalarında hastaneye yeniden başvurunun çok boyutlu olduğunu; cinsiyet ve çoklu eşlik eden hastalık varlığının bu riski <a href="https://oncology.com.tr/konjenital-serebral-ventrikulomegali-ccv-genetik/" title="Yeni doğanda beyin içi sıvı dengesini etkileyen nadir gen mutasyonları: CCV için biyolojik ipuçları" data-wpan-internal-link="1">etkileyen</a> önemli unsurlar arasında bulunduğunu gösteriyor. Demansın karmaşık bir klinik tablo oluşturduğu koşullarda, taburculuk sonrası bakım sürekliliğinin nasıl sağlandığına dair daha hedefli planlamalar, riskli geçiş dönemlerinde özellikle önem kazanıyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/sex-and-multimorbidity-link-to-higher-dementia-readmissions-in-england-study/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Hospital readmission determinants in dementia patients</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Identifying the determinants of hospital readmission in dementia patients – A retrospective cohort study using electronic healthcare records in England</p>
<p><strong>References:</strong><br />DOI: 10.1371/journal.pone.0351331</p>
<p><strong>Keywords:</strong> demans, hastane tekrar yatışı, elektronik sağlık kayıtları, eş hastalık, birincil bakım kontrolü, ilaç gözden geçirme, bakım evi hizmetleri, kohort çalışması</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/demans-yeniden-yatis-riski-faktorleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
