<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>EGFR mutasyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/egfr-mutasyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 17:14:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>EGFR mutasyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Işığın Ömrünü Okuyan Yapay Zeka, Akciğer Kanserinde Genetik Mutasyonları Anında Saptıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/isigin-omrunu-okuyan-yapay-zeka-akciger-kanserinde-genetik-mutasyonlari-aninda-saptiyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/isigin-omrunu-okuyan-yapay-zeka-akciger-kanserinde-genetik-mutasyonlari-aninda-saptiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 17:14:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[biyopsi koruma]]></category>
		<category><![CDATA[EGFR mutasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[FLIM]]></category>
		<category><![CDATA[flüoresans ömür boyu görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[invazif olmayan test]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/isigin-omrunu-okuyan-yapay-zeka-akciger-kanserinde-genetik-mutasyonlari-aninda-saptiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni FLIM ve yapay zeka tabanlı sistem, akciğer kanserinde EGFR mutasyonlarını biyopsi dokusuna zarar vermeden dakikalar içinde saptayarak hassas tedaviye hız kazandırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, akciğer kanserini yönlendiren genetik mutasyonları öngörmek için geleneksel, maliyetli ve <a href="https://oncology.com.tr/beynin-zaman-olceklerini-cozen-yeni-hesaplamali-bakis/" title="Beynin Zaman Ölçeklerini Çözen Yeni Hesaplamalı Bakış" data-wpan-internal-link="1">zaman</a> alıcı laboratuvar testlerine ihtiyaç duymayan yeni bir yöntem geliştirdi. Flüoresans ömür boyu görüntüleme mikroskobisi (FLIM) ile yapay zekayı birleştiren bu yenilikçi teknoloji, biyopsi dokularından yayılan doğal ışığı analiz ederek EGFR gibi kritik mutasyonların hızlı ve dokuyu tahrip etmeden saptanmasını sağlıyor. Akciğer kanseri küresel çapta kanser kaynaklı ölümlerin başlıca nedeni olmaya devam ederken, EGFR genindeki mutasyonlar hedefe yönelik tedavilerin yönlendirilmesinde belirleyici rol oynuyor. Geleneksel mutasyon tespit yöntemleri büyük ölçüde genetik dizileme veya doku boyamaya dayanıyor; bu süreçler değerli biyopsi materyalini tüketebiliyor ve uzun sonuçlanma sürelerine yol açabiliyor. Özellikle erken evrede yakalanan kanserlerden elde edilen biyopsi örneklerinin kısıtlı olması bu zorluğu daha da artırıyor.</p>
<p>Edinburgh Üniversitesi ve NHS Lothian&#8217;dan araştırmacılar, hücresel moleküllerin flüoresans bozunum özelliklerini mikroskop altında kaydeden FLIM tekniğini kullandı. Bu flüoresans imzalara yapay zeka algoritmaları uygulandığında sistem, EGFR mutasyonlarına işaret eden örüntüleri dikkat çekici bir kesinlikle belirliyor. Yöntem, yalnızca mutasyonların varlığını tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda tedavi rejimlerini etkileyen iki yaygın EGFR mutasyon tipini de birbirinden ayırt edebiliyor. Bu atılım derin klinik yansımalar taşıyor. Akciğer kanseri taramaları yaygınlaştıkça, minimal doku kullanarak hızlı ve doğru tanıya duyulan ihtiyaç artıyor. FLIM-yapay zeka yaklaşımı, biyopsi örneklerini bozulmadan koruyarak gerektiğinde ek analizlerin yapılmasına olanak tanıyor.</p>
<p>Flüoresans ömür boyu görüntüleme, biyolojik dokulardaki doğal flüoresan moleküllerin (floroforların) ışıkla uyarıldıktan sonra temel enerji seviyesine dönüş sürelerini ölçen bir mikroskopi tekniğidir. Her molekülün kendine özgü bir flüoresans ömrü bulunur ve bu ömür, molekülün çevresel koşullarına, bağlanma durumuna veya metabolik değişimlere bağlı olarak farklılık gösterir. Kanser hücrelerinde, özellikle EGFR mutasyonu taşıyanlarda, nikotinamid adenin dinükleotit (NADH) ve flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi metabolik koenzimlerin flüoresans ömürleri belirgin biçimde değişir. Araştırmacılar, bu değişiklikleri yapay zekaya öğreterek, mutasyon durumunu yüksek doğrulukla tahmin eden bir sınıflandırıcı oluşturdu.</p>
<p>Yapay zeka modeli, flüoresans bozunum eğrilerini piksel piksel işleyerek doku içindeki heterojenliği yakalayabiliyor. Bu sayede, bir biyopsi örneğinde mutasyon taşıyan ve taşımayan hücre toplulukları aynı anda haritalanabiliyor. Sistemin en çarpıcı yeteneklerinden biri, EGFR genindeki iki ana mutasyon sınıfını (ekson 19 delesyonları ve ekson 21 L858R nokta mutasyonu) birbirinden ayırabilmesi. Bu ayrım, hangi tirozin kinaz inhibitörünün hastaya daha uygun olacağını belirlemede kritik öneme sahiptir. Klinik pratikte bu tür bir ayrım, genellikle ayrı ve zaman alıcı moleküler testler gerektirirken, FLIM-yapay zeka sistemi tek bir görüntüleme adımında yanıt verebiliyor.</p>
<p>Günümüzde akciğer kanseri tanısı alan hastaların biyopsi örnekleri önce patolojik incelemeye, ardından immünohistokimyasal boyamalara ve son olarak genetik dizilemeye gönderiliyor. Bu çok basamaklı süreç, özellikle küçük biyopsi veya sitoloji örneklerinde materyalin tükenmesine yol açabiliyor. Yeni yöntem, dokuyu fiziksel veya kimyasal olarak değiştirmediği için aynı örneğin daha sonra ek genomik testlerle incelenmesine imkan tanıyor. Bu, özellikle akciğer kanserinde artan <a href="https://oncology.com.tr/loseminin-molekuler-sifreleri-cozuluyor-genomik-ve-epigenomik-haritalar-kisiye-ozel-tedaviyi-nasil-sekillendiriyor/" title="Löseminin Moleküler Şifreleri Çözülüyor: Genomik ve Epigenomik Haritalar Kişiye Özel Tedaviyi Nasıl Şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">hedefe yönelik tedavi</a> seçenekleri ve direnç mekanizmalarının araştırılması için büyük bir avantaj sunuyor.</p>
<p>Edinburgh Üniversitesi araştırma ekibi, FLIM verilerini derin öğrenme algoritmalarıyla besleyerek bir sınıflandırma modeli eğitti. Model, eğitim setinde yer almayan yeni biyopsi örneklerinde EGFR mutasyonlarını yüksek hassasiyet ve özgüllük ile öngördü. Çalışma, küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı almış hastalardan alınan doku kesitleri üzerinde gerçekleştirildi. Elde edilen sonuçlar, yöntemin yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek klinik örneklerde de uygulanabilir olduğunu gösterdi. Yine de araştırmacılar, yöntemin daha büyük ve çok merkezli çalışmalarla doğrulanması gerektiğinin altını çiziyor.</p>
<p>Akciğer kanseri taramalarında düşük doz bilgisayarlı tomografinin yaygınlaşması, erken evrede saptanan küçük nodüllerin sayısını artırdı. Bu nodüllerden yapılan biyopsiler genellikle çok az miktarda hücre içerir ve kapsamlı genetik testler için yetersiz kalabilir. FLIM-yapay zeka platformu, işte bu noktada devreye girerek, sınırlı materyalden maksimum bilgiyi çıkarmayı hedefliyor. Ayrıca, sonuçların dakikalar içinde alınabilmesi, <a href="https://oncology.com.tr/tedaviye-direncli-aml-hastalari-icin-epigenetik-yeniden-programlama-umudu/" title="Tedaviye Dirençli AML Hastaları İçin Epigenetik Yeniden Programlama Umudu" data-wpan-internal-link="1">tedaviye</a> başlama süresini kısaltarak hastaların prognozunu olumlu yönde etkileyebilir.</p>
<p>Teknolojinin bir diğer potansiyel katkısı da intraoperatif kullanım alanında yatıyor. Cerrahi sırasında tümör sınırlarının belirlenmesi veya lenf nodu metastazlarının anında değerlendirilmesi gibi uygulamalar, FLIM&#8217;in dokuyu tahrip etmeyen yapısı sayesinde mümkün hale gelebilir. Henüz bu alanda klinik çalışmalar başlamamış olsa da, prensipte flüoresans ömür görüntüleme, cerrahi sırasında gerçek zamanlı moleküler bilgi sağlayarak karar verme sürecini iyileştirebilir.</p>
<p>Yöntemin temelinde yatan yapay zeka bileşeni, sürekli öğrenme ve geliştirme avantajı sunuyor. Farklı mutasyon tipleri veya tedaviye direnç mekanizmalarıyla ilgili yeni veriler eklendikçe modelin güncellenmesi ve kapsamının genişletilmesi mümkün. Bu esneklik, FLIM-yapay zeka platformunu yalnızca EGFR için değil, gelecekte ALK, ROS1 veya KRAS gibi diğer akciğer kanseri sürücü mutasyonları için de kullanışlı kılabilir. Yine de her bir yeni hedef için ayrı bir eğitim ve doğrulama sürecinin gerekeceği unutulmamalıdır.</p>
<p>Akciğer kanserinde hassas tıp uygulamaları, doğru ve hızlı biyobelirteç testlerine bağımlıdır. Mevcut altın standart yöntemler olan yeni nesil dizileme ve polimeraz zincir reaksiyonu tabanlı testler, yüksek doğruluk sunmakla birlikte, altyapı, maliyet ve süre açısından her sağlık sisteminde kolayca erişilebilir değildir. FLIM-yapay zeka yaklaşımı, mevcut doku işleme ve patoloji iş akışına entegre edilebilecek bir ek modül olarak tasarlandığında, özellikle kaynak kısıtlı ortamlarda büyük fark yaratabilir. Araştırmacılar, sistemin daha kompakt ve maliyet etkin hale getirilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Klinik onkolojide yapay zeka destekli görüntüleme çözümleri hızla artarken, FLIM&#8217;in özgün katkısı, dokunun içsel flüoresansından metabolik ve yapısal bilgiyi tahribatsız biçimde çıkarmasıdır. Bu, boyama veya etiketleme gerektiren geleneksel immünohistokimyasal yöntemlerden temel bir farklılık oluşturur. Daha da önemlisi, flüoresans ömür verileri sayısal olduğu için, patologlar arasındaki yorumlama farklılıklarından bağımsız, objektif bir değerlendirme sunar. Bu da tanısal tutarlılığı artıran bir unsurdur.</p>
<p>Çalışmanın sonuçları uluslararası saygın bir bilimsel dergide yayımlandı ve araştırmacılar, yöntemin yakın gelecekte klinik denemelerle test edilmesini planlıyor. Eğer başarılı olursa, bu teknoloji yalnızca akciğer kanseriyle sınırlı kalmayıp, diğer solid tümörlerdeki mutasyon profillemesi için de bir model oluşturabilir. Özellikle melanom, kolorektal kanser ve glioblastom gibi, genetik mutasyonların tedavi seçimini yönlendirdiği kanser türlerinde uygulama potansiyeli yüksek görünüyor.</p>
<p>Sonuç olarak, flüoresans ömür boyu görüntüleme ve yapay zekanın birleşimi, akciğer kanseri tanısında yeni bir sayfa açıyor. Biyopsi dokusunu koruyan, hızlı ve yüksek doğruluklu bu yöntem, hassas onkolojinin temel taşlarından biri olmaya aday. Gelecekte, hastanın biyopsisinden alınan birkaç milimetrekarelik doku kesiti, bir mikroskop ve yapay zeka algoritmasıyla saniyeler içinde moleküler sırrını açığa çıkarabilir ve kişiye özel tedavinin kapısını aralayabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Lung cancer mutation detection using fluorescence lifetime imaging microscopy and AI</p>
<p><strong>Article Title:</strong> New FLIM-AI Technique Enables Rapid, Non-Destructive EGFR Mutation Detection in Lung Cancer</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Lung cancer, EGFR mutations, fluorescence lifetime imaging microscopy, FLIM, yapay zeka, cancer diagnostics, non-invasive testing, biopsy preservation</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/isigin-omrunu-okuyan-yapay-zeka-akciger-kanserinde-genetik-mutasyonlari-aninda-saptiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dirençli Akciğer Kanserinde Yeni Bir Moleküler İmza: KDM3A, METTL16 ve PDK1 Ekseni</title>
		<link>https://oncology.com.tr/tki-direncli-akciger-kanseri-kdm3a-mettl16-pdk1/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/tki-direncli-akciger-kanseri-kdm3a-mettl16-pdk1/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2026 16:03:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[EGFR mutasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[EGFR-TKI direnci]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik]]></category>
		<category><![CDATA[epigenetik düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[glikoliz]]></category>
		<category><![CDATA[KDM3A]]></category>
		<category><![CDATA[KDM3A METTL16 PDK1 ekseni]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik yeniden programlama]]></category>
		<category><![CDATA[METTL16]]></category>
		<category><![CDATA[PDK1]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[TKI direnci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/tki-direncli-akciger-kanseri-kdm3a-mettl16-pdk1/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, EGFR-mutasyonlu akciğer kanserinde TKI direncinin KDM3A, METTL16 ve PDK1 ekseniyle ilişkisini ortaya koyuyor ve PDK1’i potansiyel biyobelirteç olarak tanımlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer kanseri, dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin başlıca nedeni olmaya devam ederken, özellikle EGFR mutasyonu taşıyan küçük hücre dışı akciğer kanseri (NSCLC) olgularında tedavi direnci onkolojinin en inatçı sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Gefitinib ve osimertinib gibi hedefe yönelik tirozin kinaz inhibitörleri (TKI’lar), EGFR sinyalini baskılayarak birçok hastada önemli klinik fayda sağladı. Ancak bu kazanım çoğu zaman kalıcı olmuyor; tümör hücreleri zaman içinde ilaca uyum sağlayarak yeniden büyüme kapasitesi kazanıyor.</p>
<p>Genes &amp; Diseases dergisinde yayımlanan yeni çalışma, bu kaçış mekanizmasının arkasında epigenetik düzenleme ile metabolik yeniden programlamayı birleştiren KDM3A/METTL16/PDK1 eksenine dikkat çekiyor. Bulgular, bu moleküler ağın TKI direncinin gelişiminde ve hastalığın ilerlemesinde önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Araştırma, aynı zamanda PDK1’in <a href="https://oncology.com.tr/protein-kalitesi-beslenme-rehberleri/" title="Protein Yalnızca “Daha Fazla” Değil: Uzmanlardan Beslenme Rehberlerine Yeni Bir Bakış Çağrısı" data-wpan-internal-link="1">yalnızca</a> dirençli hücrelerde yükselmediğini, hasta gruplarında daha kötü genel sağkalım ile de ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan PDK1, glikolizin temel kontrol noktalarından biri olarak işlev görüyor. Bu protein, pirüvat dehidrogenazı fosforile ederek etkisiz hale getiriyor ve hücrenin glukozu enerji üretiminde <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-fiziksel-aktivite-depresyon/" title="Yaşlılıkta Hareket Örüntüleri, Depresyon Riskini Nasıl Şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> kullandığını değiştiriyor. Normalde hücreler enerjinin bir kısmını mitokondriyal oksidatif metabolizma üzerinden üretirken, birçok kanser hücresi stres altında daha hızlı ve esnek bir enerji kaynağı sunduğu için glikolize yöneliyor. Araştırmada dirençli akciğer kanseri hücrelerinde PDK1 düzeylerinin belirgin biçimde arttığı, bunun da glikolitik akışın hızlanmasına, laktat üretiminin yükselmesine ve tedavi baskısı altında hücrelerin hayatta kalmasına katkı sağladığı bildirildi.</p>
<p>Bilim insanlarına göre bu tablo, tümörlerin yalnızca mutasyon biriktirerek değil, aynı zamanda gen ifadesini ve RNA işlenmesini yeniden ayarlayarak da ilaçlardan kaçabildiğini gösteriyor. İncelenen eksende KDM3A ve METTL16 iki farklı epigenetik düzenleyici olarak öne çıkıyor. KDM3A, gen aktivitesini etkileyen histon modifikasyonlarıyla ilişkilendirilen bir enzim; METTL16 ise RNA <a href="https://oncology.com.tr/asiri-sicaklik-kalp-sagligi/" title="Aşırı Sıcak ve Soğuğun Kalp Üzerindeki Sessiz Baskısı Bilim İnsanlarını Uyarıyor" data-wpan-internal-link="1">üzerindeki</a> m6A metilasyon düzenini kontrol eden bir faktör. Çalışma, bu iki düzenleyicinin PDK1 artışına uzanan bir mekanizma oluşturduğunu ve böylece hem metabolik hem de transkripsiyonel düzeyde direnç fenotipini beslediğini düşündürüyor.</p>
<p>Bu tür bulgular özellikle EGFR-mutasyonlu NSCLC açısından önem taşıyor. Çünkü bu hasta grubunda başlangıçta sağlanan yanıt, tümörün daha sonra farklı biyolojik yolları devreye sokmasıyla zayıflayabiliyor. Klasik olarak direnç, ikinci bir genetik değişim ya da alternatif sinyal yolu aktivasyonu üzerinden açıklanıyordu. Yeni çalışma ise epigenetik yeniden ayarlamanın, yani DNA dizisini değiştirmeden genlerin çalışma biçimini dönüştüren mekanizmaların, tedavi başarısızlığında merkezi bir rol üstlenebileceğini gösteriyor.</p>
<p>PDK1’in klinik açıdan dikkat çekici bulunmasının nedeni yalnızca biyolojik işlevi değil, aynı zamanda prognostik değer taşıma potansiyeli. Araştırmacılar, PDK1 yüksekliğinin daha kötü sağkalım ile ilişkili olduğunu bildirerek bu proteini olası bir biyobelirteç olarak konumlandırıyor. Bu, gelecekte hastaların risk sınıflamasında ya da tedavi yanıtının izlenmesinde PDK1 tabanlı testlerin değerlendirilebileceği anlamına geliyor. Yine de bu noktada bulguların, doğrulama ve ek klinik çalışmalar gerektiren bir erken aşama araştırma çerçevesinde yorumlanması gerekiyor.</p>
<p>Çalışmanın bir diğer önemli mesajı, dirençli tümörlerin enerji üretimindeki tercihlerinin tedavi hedefi haline gelebileceği. Aerobik glikoliz, yani oksijen varlığında bile glukozun büyük ölçüde laktata dönüştürülmesi, uzun süredir kanser biyolojisinin ayırt edici özelliklerinden biri kabul ediliyor. Ancak bu metabolik kaymanın nasıl sürdürüldüğü ve hangi epigenetik düğümler tarafından yönlendirildiği her zaman net değildi. KDM3A/METTL16/PDK1 ekseni, bu boşluğu doldurmaya yönelik önemli bir adım sunuyor.</p>
<p>Araştırmanın işaret ettiği bir diğer olasılık, kombine tedavi stratejileri. Eğer PDK1 gerçekten dirençli hücrelerin hayatta kalmasına katkıda bulunuyorsa, EGFR-TKI’larla birlikte metabolik ya da epigenetik hedeflerin baskılanması teorik olarak fayda sağlayabilir. Bununla birlikte, böyle bir yaklaşımın klinikte işe yarayıp yaramayacağını göstermek için güvenlik, seçicilik ve etkinlik değerlendirmelerinin titizlikle yapılması gerekiyor. Mevcut çalışma, doğrudan tedavi önerisinden ziyade, direnç biyolojisini daha ayrıntılı bir düzeye taşıyan mekanistik bir harita sunuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, KDM3A, METTL16 ve PDK1 arasındaki bağlantı, EGFR-mutasyonlu akciğer kanserinde TKI direncinin yalnızca genetik değil, aynı zamanda epigenetik ve metabolik katmanlarla da şekillendiğini ortaya koyuyor. Bulgular, ileri evre akciğer kanseri tedavisinde hastalık izleme ve yeni hedeflerin belirlenmesi açısından değerli bir çerçeve oluşturuyor. Şimdilik kesin olan, dirençli tümörlerin biyolojisinin giderek daha karmaşık fakat aynı zamanda daha iyi tanımlanabilir hale geldiği; bu da gelecekte daha kişiselleştirilmiş müdahalelerin önünü açabileceği yönünde.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Epigenetic and metabolic mechanisms underpinning acquired resistance to EGFR tyrosine kinase inhibitors in EGFR-mutated non-small cell lung cancer.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> PDK1 elevation was induced by epigenetic modifications of KDM3A and METTL16 to mediate TKI resistance and cancer development</p>
<p><strong>References:</strong><br />Zhihao Zhou, Ruike Zhang, Zhaoyang Zhang, Liyuan Zhang, Wei Wang, Wenjing Liu, Chunyang Zhang, Gen Lin, Weimiao Yu, Bo Xu, Lin Wang, Bing-Hua Jiang. PDK1 elevation was induced by epigenetic modifications of KDM3A and METTL16 to mediate TKI resistance and cancer development. Genes &amp; Diseases. DOI: 10.1016/j.gendis.2025.101947.</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1016/j.gendis.2025.101947</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Akciğer kanseri, EGFR-TKI direnci, PDK1, KDM3A, METTL16, epigenetik, m6A metilasyonu, metabolik yeniden programlama, glikoliz, KHDAK, gefitinib direnci, osimertinib direnci</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/tki-direncli-akciger-kanseri-kdm3a-mettl16-pdk1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>EGFR Mutasyonlu Akciğer Kanserinde Yeni Bir İşaretçi: VEGFA/VEGFR2 Düzeyleri Tedavi Yanıtını Öngörebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:11:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[EGFR mutasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFA]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFA/VEGFR2]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFR2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/</guid>

					<description><![CDATA[EGFR mutasyonlu akciğer kanserinde VEGFA ve VEGFR2 seviyeleri, EGFR-TKI tedavi yanıtını etkileyerek kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Metastatik küçük <a href="https://oncology.com.tr/beyin-organoidleri-coklu-omik-atlas/" title="Beyin Organoidlerinde Yeni Dönem: Tek Hücreli Harita Midbrain ve Hindbrain Gelişimini Aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">hücreli</a> dışı akciğer kanserinde (NSCLC) hedefe yönelik tedaviler, özellikle EGFR mutasyonu taşıyan hastalarda, son yıllarda tedavi yaklaşımını belirgin biçimde değiştirdi. Ancak bu hastalarda bile EGFR tirozin kinaz inhibitörlerine (EGFR-TKI) verilen yanıt her zaman aynı olmuyor. Bazı tümörler uzun süre kontrol altında tutulabilirken, bazıları beklenenden erken direnç geliştirebiliyor. Yeni bir çalışma, bu değişkenliğin arkasında damar oluşumu ile ilişkili VEGFA/VEGFR2 sinyal yolunun önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Higashiyama ve çalışma arkadaşlarının Br J Cancer’da yayımlanan araştırması, EGFR-mutant NSCLC’de VEGFA ve onun temel reseptörlerinden VEGFR2’nin ekspresyon düzeylerinin, EGFR-TKI tedavisinin klinik sonucunu öngörmede yararlı olabileceğine işaret ediyor. <a href="https://oncology.com.tr/anoreksiya-ketojenik-terapi-yeni-bulgular/" title="Anoreksiya Nervoza İçin Ketojenik Yaklaşımda Umut Veren Erken Bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, tümör büyümesini doğrudan yönlendiren EGFR sinyali ile tümörün damar ağı kurmasını kolaylaştıran VEGF ekseni <a href="https://oncology.com.tr/sarkopenik-obezite-olum-riski/" title="Kas Kaybı, Fazla Yağ ve Kırılganlık Arasındaki Bağlantı Yaşlılarda Ölüm Riskini Nasıl Etkiliyor?" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> etkileşimin, tedavi başarısını etkileyen kritik bir biyolojik zemin oluşturduğunu destekliyor.</p>
<p>EGFR mutasyonları, tümör hücrelerinin çoğalmasını ve hayatta kalmasını artıran güçlü bir onkojenik sürücü olarak biliniyor. Bu nedenle EGFR-TKI’lar, mutasyon taşıyan hastalarda standart tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. Öte yandan VEGFA, başta VEGFR2 aracılığıyla olmak üzere, tümör damarlarının oluşumunu ve sürdürülmesini destekliyor. Kanser hücrelerinin yalnızca kendi iç büyüme sinyalleri değil, çevre dokularla kurduğu destekleyici ilişki de hastalığın ilerlemesinde belirleyici oluyor. Bu nedenle EGFR ve VEGF yollarını aynı anda hedeflemek, teorik olarak hem tümör hücresini hem de tümör mikroçevresini baskılayabilecek mantıklı bir strateji olarak görülüyor.</p>
<p>Ne var ki klinik pratikte VEGF hedefli yaklaşımların etkisi her hastada aynı düzeyde değil. Bu durum, tek bir biyolojik yolun tüm hasta grubunda aynı sonucu vermediğini ve yanıtı belirleyen ek faktörlerin bulunabileceğini düşündürüyor. Söz konusu çalışma da tam bu boşluğa odaklanarak, VEGFA ve VEGFR2’nin ifade düzeylerinin EGFR-TKI tedavisine verilen yanıtta ayrıştırıcı bir rol üstlenip üstlenmediğini araştırdı.</p>
<p>Araştırmanın ana mesajı, VEGFA/VEGFR2 sinyalinin yalnızca tümör biyolojisinin pasif bir göstergesi olmadığı; aynı zamanda EGFR-TKI tedavisinden hangi hastaların daha fazla fayda görebileceğine dair ipucu verebilecek potansiyel bir biyobelirteç olabileceği yönünde. Böyle bir yaklaşım, NSCLC tedavisinde giderek daha fazla önem kazanan kişiselleştirilmiş onkoloji anlayışıyla da örtüşüyor. Çünkü aynı mutasyonu taşıyan iki hasta, aynı ilaca aynı düzeyde yanıt vermeyebiliyor ve bu farkın erken dönemde belirlenmesi, tedavi planlamasında kritik olabilir.</p>
<p>VEGFA/VEGFR2 ekseninin önemini artıran bir diğer unsur da tümör mikroçevresindeki rolü. Tümör damarları yalnızca besin ve oksijen taşımakla kalmıyor; aynı zamanda kanser hücrelerinin çevre dokulara yayılmasını da kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle anjiyogenez, yani yeni damar oluşumu, metastatik hastalıkta yalnızca eşlik eden bir süreç değil, aktif bir ilerleme mekanizması olarak değerlendiriliyor. NSCLC’de bu biyolojik süreçlerin anlaşılması, tedavinin neden bazı hastalarda hızla başarısız olduğunu açıklamaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Çalışmanın bulguları, klinikte sıkça karşılaşılan bir soruya da ışık tutuyor: EGFR-mutant hastalarda neden bazı VEGF hedefli kombinasyonlar etkili olurken bazıları sınırlı kalıyor? Yanıtın bir kısmı, tümörün başlangıçtaki biyolojik profiliyle ilişkili olabilir. VEGFA ve VEGFR2 düzeyleri yüksek olan tümörlerde damar destek mekanizması daha güçlü olabilir ve bu da hem hastalığın doğasını hem de tedaviye yanıtı değiştirebilir. Buna karşılık bu sinyal yolunun daha düşük aktivitede olduğu tümörlerde ek VEGF blokajının klinik katkısı daha sınırlı kalabilir.</p>
<p>Yine de uzmanlar için önemli nokta, bu tür bulguların hemen rutin uygulamaya taşınabilecek kesin bir karar aracı olarak görülmemesi gerektiği. Çalışma, VEGFA/VEGFR2 sinyallemesinin umut verici bir öngörücü faktör olabileceğini gösterse de, bunun farklı hasta gruplarında doğrulanması ve standart biyobelirteç değerlendirmelerine nasıl entegre edileceğinin netleştirilmesi gerekiyor. Özellikle kanser tedavisinde biyobelirteçlerin klinik kullanımı, tek bir araştırmanın sonucundan çok, tekrarlanan ve bağımsız doğrulamalara dayanıyor.</p>
<p>Yine de bu araştırma, EGFR-mutant NSCLC tedavisinde yeni bir yönü işaret ediyor. Sadece tümör hücresindeki mutasyona değil, aynı zamanda tümörün damarlaşma programına da bakmak, tedavi seçiminde daha hassas bir çerçeve sağlayabilir. Eğer VEGFA ve VEGFR2 düzeyleri gerçekten EGFR-TKI yanıtını öngörüyorsa, bu durum hem hasta sınıflandırmasını iyileştirebilir hem de EGFR ve VEGF yollarını birlikte hedefleyen stratejilerin kimlerde daha anlamlı olacağını belirlemeye yardımcı olabilir.</p>
<p>Akciğer kanseri araştırmalarında uzun süredir hedeflenen amaç, doğru ilacı doğru hastayla eşleştirmek. Higashiyama ve ekibinin çalışması, bu hedefe giden yolda damar biyolojisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. EGFR mutasyonu kadar, ona eşlik eden VEGFA/VEGFR2 sinyali de tedavi sonucunu şekillendiren görünmez bir katman olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Predictive role of VEGFA and VEGFR2 signaling in EGFR-TKI treatment outcomes in EGFR-mutant non-small cell lung cancer.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Role of VEGFA/VEGFR2 signaling in predicting clinical outcomes of EGFR-TKI treatment in EGFR-mutant non-small cell lung cancer.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Higashiyama, R.I., Yoshida, T., Shiraishi, K. et al. Role of VEGFA/VEGFR2 signaling in predicting clinical outcomes of EGFR-TKI treatment in EGFR-mutant non-small cell lung cancer. Br J Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41416-026-03457-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> 02 June 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/egfr-mutasyonlu-akciger-kanserinde-vegfa-vegfr2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
