<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>durvalumab &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/durvalumab/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 21:00:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>durvalumab &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Metastatik Ürotelyal Kanserde İki Yönlü Bağışıklık Hamlesi: Tremelimumab, Durvalumab ve Paklitaksel Kombinasyonu İncelendi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/metastatik-urotelyal-kanser-tremelimumab-paklitaksel/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/metastatik-urotelyal-kanser-tremelimumab-paklitaksel/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[CTLA-4 inhibitörü]]></category>
		<category><![CDATA[durvalumab]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[mesane kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[metastatik ürotelyal kanser]]></category>
		<category><![CDATA[paklitaksel]]></category>
		<category><![CDATA[PD-L1 blokajı]]></category>
		<category><![CDATA[tremelimumab]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/metastatik-urotelyal-kanser-tremelimumab-paklitaksel/</guid>

					<description><![CDATA[Faz I/II çalışma, metastatik ürotelyal kanserde tremelimumab, durvalumab ve paklitaksel kombinasyonunun güvenlik ve erken etkinlik sinyallerini araştırdı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Metastatik ürotelyal kanserin tedavisinde, bağışıklık sistemi odaklı yeni kombinasyonlar dikkat çekmeye devam ediyor. Nature Communications’ta yayımlanan faz I/II ICRA çalışması, tremelimumab ve durvalumab adlı iki immünoterapi ilacının, bazı hastalarda paklitaksel kemoterapisiyle birlikte ya da onsuz uygulanmasının güvenlik ve erken etkinlik sinyallerini değerlendirdi. Bulgular, ileri evre hastalıkta tek bir hedefe yönelmek yerine tümörün kaçış mekanizmalarını birden fazla noktadan baskılamanın yararlı olabileceğine işaret ediyor; ancak araştırma erken aşamada ve sonuçlar dikkatli yorumlanmalı.</p>
<p>Ürotelyal karsinom en sık mesaneyi etkiliyor ve hastalık metastaz yaptığında tedavi seçenekleri belirgin biçimde zorlaşıyor. Bu evrede tümör, hem klasik kemoterapiye hem de bağışıklık temelli yaklaşımlara değişken yanıt verebiliyor. Son yıllarda immün kontrol noktası inhibitörleri, bağışıklık hücrelerindeki fren mekanizmalarını gevşeterek kanser tedavisinde önemli bir yer edindi. Yine de ileri evre ürotelyal <a href="https://oncology.com.tr/lamb3-gastrik-kanser-pi3k-akt/" title="Gastrik Kanserde Yeni Moleküler Zincir: LAMB3, SAMD4A ve PI3K-Akt’i Aynı Hatta Topluyor" data-wpan-internal-link="1">kanserde</a> bu ilaçların tek başına etkisi hastadan hastaya farklılık gösterebiliyor. Yeni çalışma, bu değişkenliğin üstesinden gelmek için CTLA-4 ve PD-L1 eksenlerini aynı anda hedeflemenin, kemoterapiyle birlikte daha güçlü bir antitümör yanıt oluşturup oluşturamayacağını sorguluyor.</p>
<p>Çalışmada kullanılan tremelimumab, T hücre aktivasyonunu sınırlayan CTLA-4 yolunu hedefleyen bir monoklonal antikor olarak öne çıkıyor. Durvalumab ise PD-L1’i bloke ederek tümörün bağışıklık sisteminden saklanma kapasitesini azaltmayı amaçlıyor. Paklitaksel ise mikrotübül dinamiğini bozarak hücre bölünmesini engelleyen, uzun süredir çeşitli kanserlerde kullanılan sitotoksik bir ilaç. Araştırmanın temel mantığı, bu üç yaklaşımın farklı biyolojik mekanizmalar üzerinden birbirini tamamlayabileceği fikrine dayanıyor. Başka bir deyişle, kemoterapi tümör hücrelerini zayıflatırken immünoterapiler bağışıklık yanıtını yeniden etkinleştirebilir.</p>
<p>ICRA adı verilen bu faz I/II çalışma, standart tedavi seçenekleri tükenmiş ya da bu seçeneklere uygun olmayan histolojik olarak doğrulanmış metastatik ürotelyal kanser hastalarını kapsadı. Katılımcılara farklı rejimler uygulandı; bunlar arasında tremelimumab tek başına, tremelimumab ile durvalumab kombinasyonu ve bazı kollarında paklitaksel içeren düzenler yer aldı. Araştırmanın amacı yeni bir standart tedavi oluşturmak değil, öncelikle bu kombinasyonların güvenli şekilde verilip verilemeyeceğini ve erken dönemde hastalık kontrolüne dair işaretler oluşturup oluşturmadığını anlamaktı.</p>
<p>Faz I/II tasarımlarının temel önemi tam da burada ortaya çıkıyor. Bu tür çalışmalar, geniş ölçekli etkinlik iddialarından önce dozun, tolerabilitenin ve yan etkilerin dikkatle izlenmesini sağlar. Özellikle iki immün kontrol noktası inhibitörünün birlikte kullanımı, bağışıklık yan etkilerinin artabileceği bir alan olarak değerlendirildiğinden, güvenlik verileri klinik açıdan büyük önem taşıyor. Çalışma, bu karmaşık kombinasyonların uygulanabilirliğini ve hangi doz aralıklarında ilerlenebileceğini göstermek açısından değer taşıyor.</p>
<p>Yayımlanan veriler, dual immün modülasyonun kemoterapiyle birlikte ya da tek başına uygulanmasının metastatik ürotelyal kanserde yeni bir yol açabileceğini düşündürüyor. Ancak bilimsel ihtiyat sürüyor: Erken faz çalışmalarda elde edilen sinyaller, daha büyük ve karşılaştırmalı araştırmalarla doğrulanmadan klinik uygulamayı tek başına değiştirmez. Özellikle sağkalım, uzun süreli hastalık kontrolü ve <a href="https://oncology.com.tr/hindistan-prostat-kanseri-yasam-tarzi-diyet/" title="Hindistan’da Prostat Kanseri Riskine Dair Diyet ve Yaşam Tarzı İşaretleri" data-wpan-internal-link="1">yaşam</a> kalitesi gibi kritik sonuçlar için daha kapsamlı verilere ihtiyaç var.</p>
<p>Buna karşın bulgular, ileri evre mesane <a href="https://oncology.com.tr/st-jude-dso-cocukluk-cagi-kanseri/" title="St. Jude, Çocukluk Çağı Kanserinde Küresel İş Birliğinin Merkezinde Yeniden Tanındı" data-wpan-internal-link="1">kanserinde</a> tedavi stratejisinin giderek daha hassas biçimde kişiselleştirildiği bir döneme işaret ediyor. Bağışıklık mikroçevresinin baskılanmasını aynı anda birden fazla düzeyde hedeflemek, özellikle mevcut tedavilere direnç geliştirmiş hastalarda önemli olabilir. Paklitakselin bu çerçevede nasıl bir katkı sunduğu ise ayrı bir soru başlığı oluşturuyor; kemoterapi bazı durumlarda tümör yükünü azaltmanın ötesinde bağışıklık yanıtını da şekillendirebiliyor. Bu nedenle kombinasyonun etkisi yalnızca sitotoksik yükle açıklanmayabilir.</p>
<p>Ürotelyal kanser tedavisinde son yıllarda immünoterapinin yükselişi, araştırmacıları tek ajanlı yaklaşımların ötesine taşıdı. CTLA-4 ve PD-L1 blokajının aynı anda kullanılması, teorik olarak bağışıklık sisteminin farklı basamaklarındaki frenleri kaldırıyor. Ancak bu yaklaşımın her hastada aynı faydayı sağlaması beklenmiyor. Tümör biyolojisi, hastanın önceki tedavileri ve genel sağlık durumu gibi faktörler yanıtı belirleyebilir. Bu nedenle ICRA çalışması, bir tedavi reçetesi sunmaktan çok, gelecekteki klinik geliştirme programları için önemli bir biyolojik ve klinik zemin hazırlıyor.</p>
<p>Nature Communications’ta yer alan bu çalışma, metastatik ürotelyal kanserde tedavi direncini aşmaya yönelik arayışların yeni bir örneği olarak öne çıkıyor. Sonuçlar, bağışıklık sistemini iki ayrı noktadan hedefleyen tedavilerin kemoterapiyle birleştirildiğinde umut verici olabileceğini gösterse de, bunun rutin uygulamaya dönüşmesi için daha ileri faz çalışmalara ihtiyaç duyulacağı açık. Yine de araştırma, ileri evre mesane kanserinde kişiselleştirilmiş ve çoklu mekanizmaları hedefleyen tedavi yaklaşımlarının gelecek vadettiğini ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Combination immunotherapy with tremelimumab and durvalumab alongside paclitaxel chemotherapy in metastatic urothelial cancer.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Tremelimumab with or without durvalumab in combination with paclitaxel in metastatic urothelial cancer: phase I/II ICRA trial.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Einerhand, S.M.H., Ali, H., Wong, S.Q. et al. Tremelimumab with or without durvalumab in combination with paclitaxel in metastatic urothelial cancer: phase I/II ICRA trial. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-74570-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/metastatik-urotelyal-kanser-tremelimumab-paklitaksel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İleri Evre Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde İdame Tedavisinde İkili Yaklaşım Sinyali</title>
		<link>https://oncology.com.tr/durvalumab-anlotinib-kucuk-hucreli-akciger-kanseri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/durvalumab-anlotinib-kucuk-hucreli-akciger-kanseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 04:59:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[anlotinib]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteç]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteç analizi]]></category>
		<category><![CDATA[durvalumab]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[idame tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[küçük hücreli akciğer kanseri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/durvalumab-anlotinib-kucuk-hucreli-akciger-kanseri/</guid>

					<description><![CDATA[Durvalumab ve anlotinib kombinasyonu, yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde idame tedavisinde umut vaat eden sonuçlar ortaya koydu. Klinik ve biyobelirteç analizleriyle desteklenen bu çalışma, tedavi seçeneklerini genişletiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Küçük hücreli akciğer kanseri, hızlı ilerleyen yapısı ve erken metastaz eğilimi nedeniyle onkolojide en zorlayıcı hastalıklardan biri olmaya devam ediyor. Özellikle yaygın evre küçük hücreli akciğer <a href="https://oncology.com.tr/pankreas-kanseri-znf274-cdk7-ilac-direnci/" title="Pankreas Kanserinde İlaç Direncinin Yeni Anahtarı: ZNF274 Hücre Kimliğini Nasıl Koruyor?" data-wpan-internal-link="1">kanserinde</a> (ES-SCLC), ilk basamak kemoterapi ve immünoterapiyle kısa süreli hastalık kontrolü sağlanabilse de nüks oranları yüksek seyrediyor. Bu nedenle, tedavinin kırılgan başarı penceresini uzatabilecek idame stratejileri uzun süredir araştırılıyor. Yeni bir çok merkezli, randomize faz 2 çalışma olan DURABLE, bu alanda dikkat çekici bir sonucu gündeme taşıdı: durvalumab ile anlotinib kombinasyonu, yalnızca durvalumab verilen idame tedavisine kıyasla daha umut verici bir seçenek olabilir.</p>
<p>Çalışmanın temel sorusu oldukça netti. İlk basamak standart tedavi sonrasında hastalığı kontrol altına alınmış olan ES-SCLC hastalarında, anti-PD-L1 özellikli immünoterapötik durvalumaba, çok hedefli bir tirozin kinaz inhibitörü olan anlotinib eklendiğinde sonuçlar iyileşebilir miydi? Araştırmacılar bu soruyu yalnızca klinik yanıt açısından değil, aynı zamanda biyobelirteçler üzerinden de inceleyerek tedaviye kimlerin daha fazla yarar sağlayabileceğini anlamaya çalıştı. Bu yaklaşım, küçük hücreli akciğer kanserinde kişiselleştirilmiş tedavi arayışının önemli bir parçası olarak görülüyor.</p>
<p>DURABLE çalışması, farklı onkoloji merkezlerinin katıldığı uluslararası bir iş birliğiyle yürütüldü. İlk basamak standart tedaviden sonra hastalığı kontrol <a href="https://oncology.com.tr/covid-19-okul-politikalari-karsilastirmasi/" title="Pandemi Okul Kararları İlk Kez Karşı-Olgu Yöntemiyle Mercek Altında" data-wpan-internal-link="1">altında</a> olan katılımcılar rastgele biçimde iki gruba ayrıldı: bir grup idame olarak yalnızca durvalumab alırken, diğer grup durvalumab ile anlotinib kombinasyonunu aldı. Bu tasarım, iki seçeneğin aynı klinik zeminde karşılaştırılmasını sağladı ve kombinasyonun olası ek yararını ortaya koymak için kontrollü bir zemin sundu.</p>
<p>Durvalumab, bağışıklık sisteminin tümör hücrelerine karşı verdiği yanıtı güçlendirmeyi amaçlayan bir anti-PD-L1 antikoru olarak biliniyor. Anlotinib ise tümör büyümesi ve damar oluşumu ile ilişkili birden fazla hedefi baskılayan bir tirozin kinaz inhibitörü. Teorik olarak bu iki mekanizmanın birlikte kullanılması, hem tümörün bağışıklık baskısından kaçışını zorlaştırabilir hem de tümörün beslenmesini sağlayan damar ağını zayıflatabilir. Ancak bu tür kombinasyonların fayda üretip üretmediği, yalnızca biyolojik mantıkla değil, klinik çalışma sonuçlarıyla gösterilmek zorunda.</p>
<p>İşte DURABLE çalışmasının önem kazandığı nokta da burada yatıyor. Araştırma, yalnızca tedavi etkinliğini değil, aynı zamanda yanıtla ilişkili olabilecek moleküler ve immünolojik belirteçleri de değerlendirdi. Bu tür biyobelirteç analizleri, hangi hastaların kombinasyondan daha fazla fayda görebileceğini anlamaya yardımcı olabilir. Küçük hücreli akciğer kanserinde hasta seçimi çoğu zaman sınırlı biyolojik bilgiyle yapıldığı için, böyle veriler gelecekte daha rafine tedavi kararlarının önünü açabilir.</p>
<p>SCLC, tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor ve genellikle kısa sürede yayılım göstermesiyle biliniyor. Hastalık başlangıçta kemoterapiye duyarlı görünse de, yanıtların kalıcı olmaması önemli bir klinik sorun yaratıyor. Bu nedenle idame tedavileri, hastalığın tekrarını geciktirme ve yaşam süresini uzatma hedefiyle büyük önem taşıyor. Ancak önceki denemelerde tek başına <a href="https://oncology.com.tr/skleroderma-car-t-hucre-tedavisi/" title="Kök Hücre Değil, CAR T Yaklaşımı: Sklerodermada Cildin Yeniden Şekillendiğine Dair Yeni Bulgular" data-wpan-internal-link="1">immünoterapi</a> ile elde edilen kazanımların çoğu zaman sınırlı kalması, araştırmacıları yeni kombinasyonlara yönlendirdi.</p>
<p>DURABLE gibi faz 2 çalışmalar, tedavi pratiğini doğrudan değiştirmek için tek başına yeterli kabul edilmese de, ileri aşama araştırmalar için güçlü bir temel oluşturur. Özellikle randomize bir tasarıma sahip olması, bulguların rastlantısal olma olasılığını azaltır. Yine de uzmanlar, bu tür erken faz sonuçlarının daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerektiğini vurgular. Çünkü küçük hücreli akciğer kanserinde tedavi yanıtı, hastanın genel durumu, önceki tedaviye yanıtı ve tümör biyolojisi gibi birçok değişkene bağlıdır.</p>
<p>Bir diğer önemli nokta, kombinasyon tedavilerinin potansiyel toksisite yüküdür. İmmünoterapiye anjiyogenez hedefli bir ajan eklemek, bazı hastalarda yan etki profilini değiştirebilir. Bu nedenle etkinlik kadar güvenlik de karar verici olacaktır. Çalışmanın aktardığı çerçeve, kombinasyonun umut verici olabileceğini gösterse de, klinik uygulamada standart haline gelmesi için daha fazla veri gereklidir.</p>
<p>Yine de bu sonuçlar, küçük hücreli akciğer kanserinde idame tedavisi anlayışının değişebileceğine işaret ediyor. Bağışıklık denetim noktası inhibisyonunun damar hedefli tedavilerle birleştirilmesi, özellikle tedavi sonrasında hastalığı kontrol altında kalan hastalarda yeni bir stratejik alan yaratabilir. Eğer sonraki çalışmalarda da benzer yarar doğrulanırsa, bu yaklaşım ES-SCLC’de daha uzun hastalık kontrolü ve daha seçici tedavi planlaması için önemli bir seçenek haline gelebilir.</p>
<p>Şimdilik DURABLE çalışmasının ortaya koyduğu en güçlü mesaj, küçük hücreli akciğer kanserinde idame tedavisinin hâlâ aktif bir araştırma alanı olduğudur. İmmünoterapi ile antianjiyojenik yaklaşımın birleşimi, hastalığın hızlı ve agresif doğasına karşı daha dayanıklı bir strateji sunabilir. Kesin yanıt ise, daha büyük ve doğrulayıcı klinik çalışmalarla netleşecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Maintenance treatment strategies in extensive-stage small-cell lung cancer using combined immunotherapy and antiangiogenic therapy.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Durvalumab plus anlotinib versus durvalumab alone as maintenance treatment in extensive-stage small-cell lung cancer (DURABLE): a multicenter, randomized, phase II trial and biomarker analysis.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Zhang, B., Zhong, R., Shi, C. et al. Durvalumab plus anlotinib versus durvalumab alone as maintenance treatment in extensive-stage small-cell lung cancer (DURABLE): a multicenter, randomized, phase II trial and biomarker analysis. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-73562-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/durvalumab-anlotinib-kucuk-hucreli-akciger-kanseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
