<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dijital dönüşüm &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/dijital-donusum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 18:37:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>dijital dönüşüm &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akıllı Kent Hamleleri Yaşlı Hanelerde Tüketim Eşitsizliğini Derinleştiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/akilli-sehir-politikalari-tuketim-esitsizligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/akilli-sehir-politikalari-tuketim-esitsizligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 18:37:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı şehir teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[nesnelerin interneti]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[veri temelli yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/akilli-sehir-politikalari-tuketim-esitsizligi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, akıllı şehir politikalarının yaşlı hanelerde tüketim kalıplarını değiştirip eşitsizliği derinleştirdiğini ortaya koyuyor. Dijital dönüşümün etkileri inceleniyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı şehir teknolojileri, kent yaşamını daha verimli, daha bağlantılı ve daha yönetilebilir hale getirme vaadiyle dünya genelinde hızla yayılıyor. Ancak <em>BMC Geriatrics</em> dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu dijital dönüşümün her hane için aynı sonucu üretmediğini gösteriyor. Çalışmaya göre, akıllı şehir pilot politikaları özellikle yaşlı bireylerin bulunduğu hanelerde tüketim kalıplarını değiştirirken, aynı zamanda tüketim eşitsizliğini de artırabiliyor.</p>
<p>Çalışma, nesnelerin interneti uygulamaları, veri temelli belediye yönetimi ve daha güçlü bağlantı altyapısı gibi bileşenlerle tanımlanan akıllı şehir girişimlerinin, yalnızca ulaşım, enerji kullanımı ya da kamusal hizmetlerde değil, doğrudan hane bütçelerinde de etkili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın odak noktası, yaşlı birey içeren hanelerin bu dönüşüme <a href="https://oncology.com.tr/serebellum-climbing-fiber-senkronizasyonu/" title="Serebellumda Eşzamanlı Sinyaller Öğrenmeyi Nasıl Yönlendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> yanıt verdiği oldu. Bulgular, bu grupların tüketim kararlarının sıradan bir gelir-gider ayarlamasından ibaret olmadığını; teknolojik altyapı, erişim koşulları ve dijital uyum kapasitesiyle birlikte şekillendiğini gösteriyor.</p>
<p>Akıllı kent politikaları uzun süredir kentlerde trafik akışını düzenleme, kaynak kullanımını optimize etme ve sağlık ile kamu hizmetlerine erişimi kolaylaştırma potansiyeliyle öne çıkarılıyor. Ancak araştırmacılara göre bu faydalar, özellikle kırılgan gruplar açısından her zaman eşit biçimde hissedilmiyor. Yaşlı bireylerin bulunduğu hanelerde dijital araçlara erişim, yeni hizmetleri kullanma becerisi ve değişen şehir altyapısına uyum gibi etkenler, tüketim tercihlerini daha karmaşık hale getirebiliyor. Bu nedenle akıllı şehir uygulamalarının ekonomik etkileri, yalnızca toplumsal verimlilik üzerinden değil, hane düzeyindeki dağılım sonuçlarıyla da değerlendirilmek zorunda.</p>
<p>Araştırma, pilot akıllı şehir programlarından elde edilen zengin bir veri setine dayanıyor ve temel ihtiyaçlar, isteğe bağlı harcamalar, sağlık hizmetleri ve dijital ürünler gibi çeşitli tüketim kategorilerini inceliyor. Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, akıllı şehir müdahalelerinin yaşlı hanelerde sadece harcama seviyesini değil, harcama kompozisyonunu da değiştirebilmesi. Başka bir deyişle, teknoloji destekli kentsel dönüşüm, bazı ailelerin sağlık ve dijital hizmetlere daha fazla yönelmesine yol açarken, diğerlerinde zorunlu harcamaların yükünü ağırlaştırabiliyor.</p>
<p>Bu noktada araştırmanın altını çizdiği temel mesele, etkilerin homojen olmaması. Yaşlı bireylerin bulunduğu tüm haneler aynı koşullara sahip değil; gelir düzeyi, eğitim, dijital beceri, kentsel altyapıya yakınlık ve sosyal destek ağları gibi faktörler tüketim <a href="https://oncology.com.tr/hava-kirliligi-lewy-cisimcikli-demans/" title="Kentsel Havanın Sinir Sistemi Üzerindeki Bedeli: İnce Toz ve NO2 ile İlişkili Demans Riski" data-wpan-internal-link="1">üzerindeki</a> etkiyi belirgin biçimde değiştiriyor. Çalışma, akıllı şehir politikalarının bazı alt gruplarda tüketimi desteklerken, başka gruplarda mali baskıyı artırabildiğini ve böylece eşitsizliği görünür hale getirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu bulgular, akıllı şehirlerin yalnızca teknolojik bir modernleşme projesi olarak değil, aynı zamanda sosyal politika aracı olarak da düşünülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Veri tabanlı yönetim sistemleri, sensör ağları ve dijital hizmetler kentleri daha “akıllı” hale getirebilir; fakat yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını gözetmeyen uygulamalar, dijital uçurumu büyütme riski taşıyabilir. Özellikle yaşlı bireylerin teknoloji kullanımında karşılaşabileceği zorluklar, çevrimiçi hizmetlere erişimde yaşanabilecek engeller ve yeni yaşam maliyetleri, tüketim davranışlarını dolaylı yollardan etkileyebilir.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkardığı bir başka önemli boyut da mekanizma analizi. Araştırmacılar, akıllı şehir politikalarının etkisinin doğrudan olmanın ötesinde, dolaylı kanallar üzerinden de ortaya çıkabildiğini değerlendiriyor. Daha iyi bağlantı, ulaşım kolaylığı veya hizmetlere erişimde artış, bazı hanelerde refah hissini güçlendirebilir. Buna karşılık, yeni dijital hizmetlere uyum sağlama ihtiyacı, bazı yaşlı hanelerde ek maliyet ya da uyum baskısı yaratabilir. Bu ikili yapı, teknolojik ilerlemenin toplumsal sonuçlarını değerlendirirken tek <a href="https://oncology.com.tr/influenza-virusu-platformlari-asi-kanser/" title="Grip Virüsünden İki Yönlü Biyoteknoloji Atağı: Aşılar ve Kanser Tedavisi İçin Yeni Platformlar" data-wpan-internal-link="1">yönlü</a> bir iyimserliğin yetersiz olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sağlık ve yaşlanma araştırmalarında uzun süredir vurgulanan bir gerçek var: Nüfus yaşlandıkça, kamu politikalarının etkisi daha eşitsiz ve daha hassas hale gelir. Bu çalışma da benzer biçimde, kent ölçeğinde geliştirilen dijital çözümlerin yaşlı nüfus için fırsatlar kadar riskler de taşıdığını işaret ediyor. Özellikle sabit gelirle yaşayan, teknolojiye sınırlı erişimi olan ya da günlük yaşamını ağırlıklı olarak yerel fiziksel hizmetlere göre kurmuş haneler, akıllı şehir uygulamalarından farklı biçimde etkilenebilir.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu sonuçların önemi, kentleşme ve yaşlanma eğilimlerinin aynı anda hız kazandığı bir dönemde ortaya çıkıyor. Akıllı şehir stratejileri tasarlanırken yaşlı dostu hizmet tasarımı, erişilebilir dijital arayüzler ve yüz yüze alternatiflerin korunması, yalnızca konfor meselesi değil; aynı zamanda ekonomik eşitlik meselesi olarak da değerlendiriliyor. Yeni çalışma, kentlerin geleceğini şekillendiren teknolojik yatırımların, yaşlı hanelerin tüketim davranışları üzerindeki dağılımsal etkilerini hesaba katmayan bir çerçevenin eksik kalacağını gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak araştırma, akıllı şehir pilot politikalarının yaşlı bireylerin bulunduğu hanelerde tüketim eşitsizliğini artırabildiğini ve bu etkinin çeşitli mekanizmalar ile grup içi farklılıklar üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Bulgular, şehirlerin dijital dönüşümünün yalnızca altyapı ve verimlilik hedefleriyle değil, sosyal kırılganlıkları azaltacak tasarım ilkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> The impact of smart city pilot policies on household consumption patterns, with a focus on households containing older adults, analyzing mechanisms, heterogeneity, and inequality.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Li, Z. The impact of smart city pilot policies on household consumption in households with older adults: mechanisms, heterogeneity, and inequality.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Li, Z. The impact of smart city pilot policies on household consumption in households with older adults: mechanisms, heterogeneity, and inequality. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07606-4</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/akilli-sehir-politikalari-tuketim-esitsizligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yapay Zeka, Patolojide Kanserin Gizli İşaretlerini Daha Görünür Hale Getiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yapay-zeka-kanser-patolojisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yapay-zeka-kanser-patolojisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 16:40:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyolojik hipotez]]></category>
		<category><![CDATA[dijital dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[histolojik analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tanısı]]></category>
		<category><![CDATA[patoloji]]></category>
		<category><![CDATA[SPARK çerçevesi]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yapay-zeka-kanser-patolojisi/</guid>

					<description><![CDATA[Köln Üniversite Hastanesi'nin SPARK yapay zekâ çerçevesi, patoloji görüntülerinden yeni biyolojik hipotezler üreterek kanser araştırmalarında çığır açıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tanısında uzun yıllardır merkezde yer alan patoloji, dijital dönüşüm ve <a href="https://oncology.com.tr/nazofarenks-kanseri-dinamik-tarama/" title="Nazofarenks Kanserinde Kişiye Özel Taramaya Yeni Bir Matematiksel Yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">yapay zekâ</a> destekli yeni araçlarla birlikte bambaşka bir aşamaya geçiyor. Geleneksel yaklaşımda uzman patologlar, boyanmış doku örneklerini mikroskop altında değerlendirerek hastalığın türü, yayılımı ve hücresel özellikleri hakkında karar veriyor. Bu yöntem hâlâ altın standart kabul edilse de, insan yorumuna dayanması ve büyük veri kümelerini aynı hız ve tutarlılıkla işleyememesi nedeniyle ölçeklenebilirlik açısından sınırlı kalabiliyor. Yeni nesil yapay zekâ sistemleri ise bu sınırları genişleterek histolojik örneklerin içinde daha önce fark edilmesi zor olan biyolojik örüntüleri ortaya çıkarmayı hedefliyor.</p>
<p>Bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri, Almanya’daki Köln Üniversite Hastanesi araştırmacılarının geliştirdiği SPARK adlı çerçeve. “System of Pathology Agents for Research and Knowledge” ifadesinin kısaltması olan SPARK, yalnızca görüntüleri sınıflandıran klasik bir yapay zekâ uygulaması değil; farklı görevler için yapılandırılmış araçların birlikte çalıştığı ajan tabanlı bir sistem olarak tanımlanıyor. Araştırmacıların yaklaşımı, patoloji görüntülerini yalnızca analiz eden değil, aynı zamanda bu verilerden yeni biyolojik sorular üretebilen ve bu sorulara cevap aramak için analitik yöntemler oluşturabilen bir mimari kurmaya dayanıyor.</p>
<p>Klasik yapay zekâ uygulamaları patoloji alanında genellikle doku segmentasyonu, hücre sayımı ya da tümör mikroçevresindeki belirli bileşenlerin tanımlanması gibi dar görevlerde kullanılıyor. Bu sistemler tanısal iş akışlarını hızlandırabilse de, çoğu zaman yorumlanabilirlik sorunu yaşıyor ve araştırmacılar yeni bir bilimsel soruyla karşılaştığında yeniden eğitilme ihtiyacı doğuruyor. SPARK ise bu noktada farklılaşıyor. Çerçeve, birbirine bağlı uzman algoritmaları bir “dijital beyin” gibi organize ederek yalnızca tek bir görev yerine, ardışık ve esnek bir araştırma süreci yürütmeyi amaçlıyor. Böylece sistem, mevcut modelleri baştan eğitmeden biyolojik hipotezler oluşturabiliyor, bu hipotezleri adım adım gözden geçirip iyileştirebiliyor ve bunları analiz araçlarına dönüştürebiliyor.</p>
<p>Patoloji alanında bu tür bir yaklaşımın önemi, yalnızca hız kazandırmasından kaynaklanmıyor. Dijitalleştirilmiş doku örnekleri, kanser biyolojisinin karmaşık katmanlarını aynı anda değerlendirme fırsatı sunuyor. Tümör hücreleri, bağışıklık hücreleri, damar yapıları ve çevresel dokular arasındaki etkileşimler; hastalığın seyri, tedaviye yanıtı ve bazı durumlarda prognoz hakkında değerli ipuçları taşıyabiliyor. Ancak bu ilişkiler çoğu zaman tek bir gözlemle değil, geniş veri setlerinin sistematik biçimde karşılaştırılmasıyla anlaşılabiliyor. Yapay zekâ destekli araçlar da tam bu noktada, gözle görülmesi zor örüntüleri istatistiksel ve hesaplamalı bir çerçevede görünür kılma potansiyeli taşıyor.</p>
<p>SPARK’ın öne çıkan özelliklerinden biri de doğal dili ortak bir arayüz olarak kullanması. Bu, görüntü verileriyle etkileşimi teknik uzmanlık duvarının ötesine taşıyarak araştırmacıların karmaşık patoloji verileriyle daha sezgisel biçimde çalışabilmesine olanak sağlayabilir. Doğal dil tabanlı bu yaklaşım, araştırma sorularının sisteme daha doğrudan aktarılmasını ve sonuçların yine anlaşılır bir biçimde geri sunulmasını mümkün kılıyor. Böylece patoloji görüntülerini analiz eden araçlar, yalnızca bilgisayar mühendislerinin kullanabildiği kapalı sistemler olmaktan çıkıp, araştırma ekiplerinin daha geniş kesimlerince erişilebilir hâle gelebiliyor.</p>
<p>Yine de uzmanlar açısından önemli olan nokta, bu tür sistemlerin insan uzmanlığının yerini almak yerine onu tamamlaması. Patolojide yanlış sınıflandırma riskleri, doku kalitesindeki farklılıklar ve klinik bağlamın gerektirdiği yorumlar, otomatik sistemlerin tek başına karar veremeyeceği alanlar olarak kalıyor. Bu nedenle SPARK benzeri çerçeveler, klinik tanıdan ziyade araştırma odaklı keşif süreçlerinde daha güçlü bir rol üstlenebilir. Özellikle kanserin doku düzeyindeki karmaşık organizasyonunu inceleyen çalışmalarda, yeni hipotezlerin üretilmesi ve test edilmesi için güçlü bir yardımcı altyapı sunabilir.</p>
<p>Patolojinin dijitalleşmesi aynı zamanda veri standartları, gizlilik ve klinik doğrulama gibi başlıkları da gündeme getiriyor. Yapay zekâ sistemlerinin güvenilir biçimde çalışabilmesi için yüksek kaliteli, iyi etiketlenmiş ve farklı merkezlerden gelen verilerle test edilmesi gerekiyor. Ayrıca, üretilen biyolojik hipotezlerin gerçekten klinik anlam taşıyıp taşımadığının bağımsız biçimde gösterilmesi önem taşıyor. Bu nedenle laboratuvar aşamasında umut verici görünen birçok yaklaşım, gerçek dünya kullanımına geçmeden önce kapsamlı değerlendirme süreçlerinden geçmek zorunda.</p>
<p>Yine de SPARK gibi ajan tabanlı çerçeveler, kanser patolojisinde yalnızca otomasyonu değil, aynı zamanda bilimsel keşfin hızını ve kapsamını da artırabilecek yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor. Doku örneklerinin dijital veriye dönüşmesi, yapay zekânın yalnızca mevcut desenleri tanıyan bir araç olmaktan çıkıp, yeni sorular üreten bir araştırma ortağına dönüşmesinin önünü açıyor. Bu gelişme, gelecekte kanser biyolojisinin daha ayrıntılı ve çok katmanlı biçimde anlaşılmasına katkı sağlayabilir; ancak klinik uygulamaya geçişin dikkatli doğrulama, etik denetim ve uzman gözetimi gerektireceği de açık kalmaya devam ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Human tissue samples</p>
<p><strong>Article Title:</strong> An agentic framework for autonomous scientific discovery in cancer pathology</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yasli-prostat-kanseri-sagkalim-tahmini/" data-wpan-internal-link="1">Yapay Zekâ, Yaşlı Prostat Kanseri Hastalarında 5 Yıllık Sağkalımı Daha Şeffaf Şekilde Tahmin Ediyor</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/pankreas-kanseri-kan-testi-nanopartikul/" data-wpan-internal-link="1">OHSU Araştırmacıları Pankreas Kanserini Kan Testiyle Erken Yakalayan Nanopartikül Devrimini Duyurdu</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yapay-zeka-kanser-patolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
