<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>derin beyin stimülasyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/derin-beyin-stimulasyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Jul 2026 03:30:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>derin beyin stimülasyonu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Parkinson’da DBS’nin etkisini “kan kimyası” üzerinden izleme: metabolomik çalışma sinyal arıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-dbs-kan-metabolomik-biyobelirtecler/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-dbs-kan-metabolomik-biyobelirtecler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 03:30:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[enerji metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[lipid metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[metabolomik]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-dbs-kan-metabolomik-biyobelirtecler/</guid>

					<description><![CDATA[Parkinson hastalığında DBS’nin kanda izlenebilir biyokimyasal etkilerini inceleyen metabolomik çalışma; amino asit, lipid ve enerji metabolitlerinde yanıt desenleri rapor ediyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında derin beyin stimülasyonu (DBS), motor belirtileri azaltmaya yardımcı olan yerleşik bir tedavi olarak biliniyor. Ancak mekanizmasının ne ölçüde kişiye özgü <a href="https://oncology.com.tr/sjogren-glabridin-turevi-tukurek-fonksiyonu/" title="Sjögren’de ağız kuruluğuna yeni biyolojik hedef: glabridin türevi metabolizma ve bağışıklığı yeniden dengeleyebilir" data-wpan-internal-link="1">biyolojik</a> süreçleri “yönlendirdiği” hâlâ net biçimde izlenemiyor. Yeni bir klinik metabolomik çalışmada araştırmacılar, DBS uygulanan kişilerde kanda dolaşan küçük moleküllerin kimyasal parmak izlerini, stimülasyonla ilişkili değişimlerin izini sürecek şekilde ölçtü. Çalışma, DBS’yi yalnızca klinik bir “belirti kontrolü” yaklaşımı olmaktan çıkarıp, ölçülebilir biyolojik yanıtlar ve olası mekanizma bağlantılarıyla ilişkilendirmeye dönük bir adım olarak konumlanıyor.</p>
<p>Bilim insanları, DBS’ye <a href="https://oncology.com.tr/cocuklarda-kemoterapiye-bagli-trombosit-dusuklugu-romiplostim/" title="Çocuklarda kemoterapiye bağlı trombosit düşüklüğüne romiplostim umut ışığı" data-wpan-internal-link="1">bağlı</a> koşullar öncesinde ve DBS ile ilişkili dönemlerde elde edilen kan örnekleri üzerinden metabolik profilleri karşılaştırdı. Analizlerde yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi kullanılarak amino asitler, lipidler, nükleotidler ve enerji metabolizmasıyla bağlantılı metabolitler dâhil olmak üzere çok sayıda küçük molekül sinyali tarandı. Amaç, yalnızca ortalama farklılıkları göstermek değil; stimülasyon durumuna özgü biyokimyasal desenleri, kişinin başlangıç biyokimyasındaki doğal dalgalanmalardan ayırmaktı.</p>
<p>Çalışmanın tasarımında, farklı stimülasyon durumlarıyla ilişkili örnekleri karşılaştırmaya imkân veren bir istatistiksel çerçeve ve çok değişkenli örüntü tanıma yöntemleri kullanıldı. Bu sayede araştırmacılar, kan metabolomunda DBS ile bağlantılı olası “imza” niteliğindeki değişimleri, bireyler arasında değişen temel metabolik varyasyondan ayrıştırmaya çalıştı. Yaklaşım, sinyal yoğunluğu gibi teknik ölçümlerin ötesinde, hangi biyokimyasal yolların DBS kaynaklı sinir devresi modülasyonuna duyarlı olabileceğini anlamayı hedefliyor.</p>
<p>Metabolomik taramada belirli metabolitlerin değiştiğine dair bulgular raporlanıyor. Kaydedilen metabolik kaymaların, enerji metabolizmasıyla ilişkili bileşenler ile lipid ve diğer küçük molekül sınıfları arasında farklı eksenlerde ortaya çıktığı belirtiliyor. Bunun yanında, DBS’nin dolaşımdaki metabolik yapı üzerinde etkili olabileceği fikrine uygun biçimde, sinyal değişimleri metabolit düzeylerinde izlenebiliyor olmasıyla dikkat çekiyor. Araştırmacılar, bu değişimlerin hangi biyolojik yolaklara karşılık geldiğini daha ayrıntılı biçimde sınıflandırmaya odaklandıklarını ifade ediyor.</p>
<p>Bu tür bir veri seti, DBS’nin mekanizmasını yalnızca klinik yanıtla değil, kan düzeyinde gözlemlenebilir kimyasal imzalarla ilişkilendirme potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte uzmanların temkinli yaklaşımı açısından önemli bir nokta, metabolomik sonuçların doğrudan neden-sonuç kurduğu anlamına gelmemesi. Bulgular, DBS ile ilişkili metabolik işaretlerin varlığını desteklemekle birlikte, bu işaretlerin hastalık aktivitesi, ilaç kullanımı, beslenme ve ölçüm koşulları gibi etkenlerle birlikte nasıl şekillendiği ancak daha geniş örneklemler ve iyi kontrol edilmiş tasarımlarla netleşebilir.</p>
<p>Yine de çalışma, DBS’nin gelecekte daha mekanizma-temelli değerlendirilmesine yönelik araştırma çizgisini güçlendiren bir örnek olarak öne çıkıyor. Eğer stimülasyon durumlarına özgü metabolik örüntüler tutarlı şekilde yeniden doğrulanırsa, kan temelli biyobelirteçlerin DBS yanıtını izlemek veya tedavi ayarlamalarını biyolojik verilerle desteklemek açısından kullanılıp kullanılamayacağı tartışılabilir hale gelebilir. Bu aşamada sonuçlar, olası biyobelirteç adaylarına işaret eden erken klinik kanıtlar niteliğinde görülüyor.</p>
<p>DBS’nin sinir devresi düzeyindeki etkilerinin dolaşıma yansıyan metabolik sinyallere dönüşmesi fikri, nörodejeneratif hastalıklarda sistemik biyoloji yaklaşımıyla da uyumlu. Kütle spektrometrisiyle yüksek çözünürlüklü metabolit taraması, bu tür bağlantıları aramak için güçlü bir araç sunuyor. Araştırmanın ilerleyen aşamalarında, hangi metabolik yolların daha sık ve daha belirgin yanıt verdiği, farklı hasta gruplarında <a href="https://oncology.com.tr/germline-gen-varyantlari-dna-hasarindan-kanser/" title="Germline genler, aynı DNA hasarından çıkan tümörlerin “izini” belirleyebilir" data-wpan-internal-link="1">aynı</a> desenlerin gözlenip gözlenmediği ve metabolik imzaların klinik sonuçlarla nasıl kesiştiği gibi soruların yanıt bulması bekleniyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/blood-metabolomics-reveals-responses-to-deep-brain-stimulation-in-parkinsons-disease/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Blood metabolomic responses to deep brain stimulation in Parkinson’s disease patients</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Characterization of blood metabolomic responses to deep brain stimulation in patients with Parkinson’s disease</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Lin, F., Zhou, L., Chen, L. et al. Characterization of blood metabolomic responses to deep brain stimulation in patients with Parkinson’s disease. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01487-5</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41531-026-01487-5</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Derin beyin stimülasyonu, Parkinson hastalığı, metabolomik, kan biyobelirteçleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-dbs-kan-metabolomik-biyobelirtecler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da denge sorunlarına iki yaklaşımın uzun vadeli farklı etkileri ortaya çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-aksiyel-semptomlar-stn-dbs-lcig-fark/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-aksiyel-semptomlar-stn-dbs-lcig-fark/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jul 2026 01:46:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[aksiyel semptomlar]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[LCIG]]></category>
		<category><![CDATA[levodopa-karbidopa intestinal jel]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[postüral instabilite]]></category>
		<category><![CDATA[STN-DBS]]></category>
		<category><![CDATA[subtalamik çekirdek]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş bozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-aksiyel-semptomlar-stn-dbs-lcig-fark/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, Parkinson’da aksiyel semptomlarda STN-DBS ile LCIG’nin uzun dönem etkilerinin aynı olmadığını; denge, yürüyüş ve postüral instabilitenin farklı seyrettiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Parkinson hastalığında yaygın olarak kullanılan iki ileri tedavinin, hastalığın en inatçı ve günlük yaşamı en fazla etkileyen belirtilerinden biri olan “aksiyel” şikâyetler üzerindeki uzun dönem etkilerinin aynı olmadığını bildiriyor. Araştırma, subtalamik çekirdek derin beyin stimülasyonu (STN-DBS) ile levodopa-karbidopa intestinal jel (LCIG) tedavileri arasında, özellikle denge, yürüyüş ve postüral instabilite gibi eksenel semptomların seyri açısından anlamlı farklılıklar bulunduğunu öne sürüyor.</p>
<p>Aksiyel belirtiler; düşmeye yatkınlık, yürüyüş düzeninde bozulma ve vücudu dik tutmada zorluk gibi tablolarla kendini gösteriyor. Parkinson’da motor dalgalanmaları azaltmaya <a href="https://oncology.com.tr/zfp384-inme-mikroglia-onarici-mod/" title="ZFP384’ün freni: İnme sonrası mikroglianın “onarıcı” modunu uzatmaya yönelik yeni sinyal" data-wpan-internal-link="1">yönelik</a> ilaçlar ve cihazlar önemli ilerlemeler sağlasa da, aksiyel semptomların çoğu zaman daha dirençli kalması klinisyenlerin dikkatini uzun yıllardır bu alana çekiyor. Çalışmanın odak noktası da bu “tedaviye daha az yanıt veren” alanın, farklı mekanizmalarla çalışan iki terapiyle nasıl şekillendiğini incelemek oldu.</p>
<p>STN-DBS, beynin subtalamik çekirdeğine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla anormal sinir aktivitesini modüle etmeyi <a href="https://oncology.com.tr/glukoz-keton-indeksi-gki-metabolik-risk-takibi/" title="Kan şekeri ve ketonu tek oranla ölçen GKI, kanser ve kronik hastalıkların metabolik riskini izlemeyi hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>. LCIG ise levodopa-karbidopa içeriğini doğrudan ince bağırsağa sürekli biçimde vererek dopaminerjik uyarıyı daha kararlı hale getirmeyi amaçlıyor. İki yöntem de hastalığın motor semptomlarını hafifletmek için sıklıkla tercih edilse de, yeni araştırma aksiyel belirtiler söz konusu olduğunda tedavilerin uzun vadede farklı bir biyolojik ve klinik yörüngeye işaret edebileceğini gösteriyor.</p>
<p>Colucci, Kaymak ve Antenucci liderliğindeki çalışma, bu iki tedavinin aksiyel şikâyetler üzerindeki etkilerini zaman içinde değerlendirerek, klinik değerlendirmelerde ortaya çıkan ayrışmayı raporladı. Bulgular, aksiyel semptomların yalnızca motor dalgalanmalara paralel bir biçimde ilerlemediğini; tedavi mekanizmasının türünün, semptomların zamanla nasıl arttığı veya değiştiği üzerinde belirleyici olabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, aksiyel yakınmaların Parkinson’un ilerleyişiyle ilişkili karmaşık bir bileşen olduğunu ve bu nedenle farklı terapötik yaklaşımlara yanıtın da farklılaşabileceğini vurguluyor.</p>
<p>Bu sonuçların klinik anlamı, tedavi seçiminde motor semptomların yanı sıra aksiyel şikâyetlerin de daha sistematik biçimde ele alınması gereğini destekliyor. Çalışma, STN-DBS ve LCIG’nin her ikisinin de motor belirtileri hedeflediğini kabul etmekle birlikte, denge ve postür gibi alanlarda uzun dönem deneyimin tek tip olmadığını ortaya koyuyor. Bu tür farklılaşmalar, rehabilitasyon planlaması, düşme riskinin takibi ve hastaların tedavi beklentilerinin daha gerçekçi şekilde yönetilmesi açısından önem taşıyabilir.</p>
<p>Elbette çalışma tasarımı ve hasta gruplarının özellikleri gibi ayrıntılar, bulguların genellenebilirliğini belirleyen kritik unsurlardır. Yine de dergide yayımlanan raporun temel mesajı, aksiyel semptomların Parkinson tedavisinde “ikincil” bir konu gibi ele alınmaması gerektiği yönünde şekilleniyor. Araştırmanın, iki farklı müdahalenin uzun vadeli klinik sonuçları arasındaki farkları görünür kılması; gelecekteki çalışmalara, aksiyel şikâyetleri daha hedefli değerlendiren ölçütlerin ve takip stratejilerinin entegre edilmesi çağrısını güçlendiriyor.</p>
<p>Parkinson’da tedavi kararları giderek daha kişiselleşirken, yeni bulguların hastaların fonksiyonel durumunu ve yaşam kalitesini etkileyen aksiyel belirtiler üzerindeki uzun dönem sonuçları tartışmaya açması bekleniyor. Araştırmacıların ortaya koyduğu farklı yörüngeler, klinik pratikte “hangi tedavi kime daha uygun?” sorusunu yalnızca motor dalgalanmalar üzerinden değil, denge ve yürüyüşle ilgili kalıcı sorunlar üzerinden de düşünme gerekliliğini <a href="https://oncology.com.tr/fda-uyarilari-premature-bebeklerde-probiyotikler/" title="Düzenleyici uyarılar sonrası prematüre bebeklerde probiyotik tartışması yeniden alevlendi" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> gündeme getiriyor.</p>
<p>Kaynak: https://scienmag.com/stn-dbs-and-lcig-impact-parkinsons-disease-axial-symptoms-differently/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Long-term effects of STN-DBS and LCIG therapies on axial symptoms in Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> STN-DBS and LCIG differentially affect long-term axial symptoms in Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Colucci, F., Kaymak, A., Antenucci, P. et al. STN-DBS and LCIG differentially affect long-term axial symptoms in Parkinson’s disease. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01453-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-aksiyel-semptomlar-stn-dbs-lcig-fark/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Motor talamusta DBS’nin “frekans ayarı” konuşma ve yutmayı değiştiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/motor-talamus-dbs-frekans-konusma-yutma/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/motor-talamus-dbs-frekans-konusma-yutma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:45:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[frekansa bağımlı etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma bozuklukları]]></category>
		<category><![CDATA[konuşma ve yutma]]></category>
		<category><![CDATA[motor talamus]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[nöromodülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sinir devreleri]]></category>
		<category><![CDATA[yutma güçlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/motor-talamus-dbs-frekans-konusma-yutma/</guid>

					<description><![CDATA[Motor talamus hedefli DBS’de uyarının frekansına göre konuşma ve yutmanın değiştiği raporlandı. Bulgular, parametrelerin ince ayarını gerektiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Motor becerileri düzenlemeye yardımcı olduğu bilinen motor talamus <a href="https://oncology.com.tr/mcrpc-radium-223-icin-ctdna/" title="mCRPC’de “radium-223 yanıtı” için kandan DNA izi: ctDNA ile daha hedefli tedavi dönemi" data-wpan-internal-link="1">hedefli</a> derin beyin stimülasyonu (DBS), yalnızca istemli hareketleri etkilemekle kalmayıp konuşma ve yutma gibi günlük yaşamın temel işlevlerinde de sinirsel kontrolü yeniden şekillendirebiliyor. Nature Communications’ta (2026) yayımlanan yeni bir çalışmada, araştırmacılar DBS’nin etkisinin sabit bir “açık/kapalı” ayar gibi değil, kullanılan stimülasyon frekansına göre sistematik biçimde değiştiğini raporladı. Bulgular, karmaşık davranışların daha ince ayarlı biçimde yönlendirilmesi için parametrelerin yeniden düşünülmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Çalışmanın odağında motor talamus DBS yer alıyor. DBS; beynin belirli devreleri üzerinde elektriksel uyarı vererek belirtileri hafifletmeyi amaçlayan bir nöromodülasyon yaklaşımıdır ve hareket bozukluklarıyla ilişkili durumlarda uzun süredir araştırılmaktadır. Ancak bu araştırma, stimülasyonu tek bir değişmez ayar olarak ele almak yerine, farklı frekanslarda uygulamanın konuşma ile yutmaya eşlik eden sinirsel işaretler ve performans ölçümleri üzerinde nasıl bir etki oluşturduğunu incelemeye yöneldi.</p>
<p>Araştırmacılar, motor talamus üzerinde DBS frekansını değiştirerek uygulamanın oluşturduğu yanıtları eş zamanlı olarak değerlendirdi. Konuşma ile ilişkili sinyallerde meydana gelen değişimler, uyarının devre düzeyinde nasıl bir işleme modunu devreye soktuğuna dair ipuçları verdi. Çalışmanın mesajı net: Farklı uyarı hızları, aynı hedef bölgeye rağmen devre dinamiklerini farklı biçimlerde yönlendirebiliyor. Bu durum, belirli frekansların nöral ağlar üzerinde “farklı hesaplamalara” karşılık gelebileceği olasılığını güçlendiriyor; yani DBS’nin davranışsal çıktılardaki etkisi, yalnızca hedeflenen anatomik noktayla sınırlı değil, uygulama parametreleriyle de yakından ilişkili.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda yutma performansında da ölçülebilir değişiklikler bulunduğunu bildiriyor. Yutma, duyusal geri bildirim ve motor koordinasyonun <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kotu-uyku-ve-kirilganlik-kardiyometabolik-multimorbidite/" title="Yaşlılarda kötü uyku ve kırılganlık birlikte kalp-metabolizma hastalıklarını artırabilir" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> çalıştığı, fazlar halinde ilerleyen karmaşık bir süreçtir. Stimülasyon frekansına duyarlı yanıtların görülmesi, motor talamusun bu devrelerde rol alan ağların zamanlama ve senkronizasyon özellikleriyle bağlantılı olabileceğine işaret ediyor. Bu tür devre-dinamik hassasiyetleri, DBS’nin pratikte daha kişiselleştirilmiş veya durum bazlı “ince ayar” gerektirebileceği fikrini destekler nitelikte.</p>
<p>Makalenin vurguladığı kritik nokta, frekans bağımlılığının yalnızca laboratuvar ortamında gözlenen bir ayrıntı olmadığı; daha gerçekçi ve çok bileşenli davranışlara uzanan bir biyolojik prensip olabileceği yönünde. Araştırma ekibi, motor talamus DBS’nin etkisini tek bir standart ayar olarak düşünmek yerine farklı frekansların devreyi farklı modlarda çalıştırabileceğini gösterdiğini belirtiyor. Bu yaklaşım, kompleks işlevlerin (konuşma ve yutma gibi) her zaman aynı sinirsel “kanal”dan yönetilmediği fikriyle uyumlu.</p>
<p>Elbette bu bulgular, doğrudan klinik uygulamaya çevrilmeden önce daha fazla doğrulama gerektirir. DBS’nin kişiye göre etkinliği, hedefleme doğruluğu, hastalığın evresi ve stimülasyon parametrelerinin birlikte oluşturduğu devre etkileri gibi pek çok değişkenle şekillenir. Yine de çalışma, parametre seçiminin sonuçlar üzerinde beklenenden daha <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-dis-hizmeti-tercihi/" title="Yaşlıların diş hizmeti seçiminde “ihtiyaçtan fazlası”: kalite, güven ve erişim engelleri belirleyici" data-wpan-internal-link="1">belirleyici</a> olabileceğini göstererek, gelecekteki DBS araştırmalarında frekans tasarımının daha sistematik ele alınması gerektiğini gündeme getiriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, motor talamus DBS’de stimülasyon frekansına bağlı değişen sinirsel ve davranışsal yanıtlar; konuşma ve yutma gibi günlük hayatta kritik işlevlerin kontrolünde devre düzeyinde “zamanlama hassasiyeti” olabileceğini ortaya koyuyor. Nature Communications’ta yayımlanan çalışma, DBS’nin gelecekte yalnızca doğru hedefi bulmakla değil, doğru frekansla devreyi doğru modda etkilemekle de yakından ilişkili olabileceğini düşündürüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Deep brain stimulation (DBS) targeted to the motor thalamus and its frequency-dependent effects on speech and swallowing.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Frequency-dependent effects of motor thalamus deep brain stimulation on speech and swallowing.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Tang, L.W., Grigsby, E.M., Damiani, A. et al. Frequency-dependent effects of motor thalamus deep brain stimulation on speech and swallowing. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-75588-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41467-026-75588-3</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Bir ekip nörobilimci, motor talamusa hedeflenmiş derin beyin stimülasyonunun (DBS) konuşma ve yutmayı kontrol etme biçiminde beyin üzerinde yeniden şekillendirici bir etki yaratabildiğini bildirdi—ve özellikle, sonucun stimülasyon frekansına bağlı olduğunu. Bulgular, Nature Communications (2026) dergisinde raporlanan deneylerden, karmaşık üzerinde daha rafine kontrol sağlamak için DBS parametrelerinin “ince ayarının” mümkün olabileceğini düşündürmektedir, &#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/motor-talamus-dbs-frekans-konusma-yutma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aktif GPi derin beyin stimülasyonunda hedefe bağlı beyin ağları fMRI ile haritalandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/aktif-gpi-dbs-fmri-hedefe-bagli-beyin-aglari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/aktif-gpi-dbs-fmri-hedefe-bagli-beyin-aglari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 02:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beyin ağları]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[fMRI ile beyin ağları]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel manyetik rezonans]]></category>
		<category><![CDATA[GPi]]></category>
		<category><![CDATA[nörogörüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[nöromodülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/aktif-gpi-dbs-fmri-hedefe-bagli-beyin-aglari/</guid>

					<description><![CDATA[Aktif GPi DBS sırasında yapılan fMRI, uyarının hedefe bağlı biçimde farklı beyin ağlarını devreye aldırabildiğini ve aktivasyon desenlerini değiştirdiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında kullanılan derin beyin stimülasyonu (DBS) uygulamalarının yalnızca elektrot yerleşimine bağlı olmadığı, aynı zamanda uyarının “hedefe” göre beyni farklı şekillerde devreye soktuğu giderek daha netleşen bir fikir haline geliyor. Yeni bir çalışma, globus pallidus internus (GPi) bölgesine verilen aktif DBS sırasında fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) yaparak, stimülasyonun yol açtığı ağ değişimlerini hedefe bağımlı biçimde gözlemlemeyi hedefledi. Bulgular, GPi’nin hareketle ilişkili tek bir “anahtar” gibi çalışmadığı; uyarı nerede ve nasıl devreye alınırsa, aktivasyon desenlerinin de buna göre şekillendiği düşüncesini destekliyor.</p>
<p>Çalışma, Santyr ve arkadaşlarının liderliğinde yürütüldü ve DBS etkilerine “sistem düzeyinde” yaklaşan bir tasarımla dikkat çekti. Araştırmacılar, klinik değerlendirmelerin ötesine geçerek, stimülasyonun açık olduğu anlarda katılımcıların beyin aktivite örüntülerini karşılaştırdı. Bu sayede, GPi’ye uygulanan uyarının kortikal ve subkortikal ağlar üzerinde nasıl farklı imzalar bırakabileceği incelendi. Ek olarak, araştırma ekibinin <a href="https://oncology.com.tr/cd206-hedefli-tictac-tam-yeniden-programlama/" title="CD206 hedefli “TICTAC” yaklaşımı tümörle ilişkili makrofajları yeniden programlamayı amaçlıyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a>, DBS’nin etkisini yalnızca semptom raporlarıyla sınırlı bırakmadan, beyin bağlantısallığı açısından okumayı mümkün kılmaya yöneliyor.</p>
<p>Teknik olarak katılımcılar, tarama sırasında DBS’nin aktif olduğu koşulları yaşayacak şekilde düzenlenen bir fMRI sürecinden geçirildi. Böylece ekip, gerçek zamanlı olarak “stimülasyon açık” ve “stimülasyon kapalı” durumları arasında beyin aktivitesi açısından farklılıklar olup olmadığını ortaya koymak için koşulları eşleştirebildi. Bu tür deneysel eşleştirme, stimülasyonun yalnızca belirli bir bölgeyi etkileyip etkilemediğini değil, aynı zamanda devreye aldığı daha geniş ağların karakterini de değerlendirmeyi mümkün kılıyor.</p>
<p>Araştırmanın temel vurgusu, GPi’nin hareket kontrolüne <a href="https://oncology.com.tr/fmr1-gen-tedavisi-kiriklaran-x-preklinik-duzelme/" title="FMR1 gen tedavisi farelerde kırılgan X’e dair biyobelirteçleri ve fenotipleri düzeltebildi" data-wpan-internal-link="1">dair</a> devreler içinde düğüm noktası işlevi görebileceği yönünde. Daha önceki klinik ve nörofizyolojik tartışmalarda, DBS’nin seçilen hedef üzerinden motor devreleri modüle ettiği sık dile getirilse de, bunun tam olarak nasıl bir ağ aktivasyonuna dönüştüğü her zaman doğrudan görüntülenemiyordu. Bu çalışma ise, GPi’deki farklı hedefleme ve/veya stimülasyon parametreleri gibi uygulama ayrıntılarının, beyin aktivite desenlerinde ayırt edilebilir farklılıklar yaratabileceği fikrini test etmeye odaklandı.</p>
<p>Ekip, fMRI’de ortaya çıkan aktivite örüntülerinin stimülasyon devreye girdiğinde değiştiğini ve bu değişimlerin hedefe bağlı olabileceğini rapor ediyor. Metodolojik yaklaşımın değeri, DBS etkisini “tekil bir lokal sinyal” yerine bağlantısal bir fenomen olarak ele alması. Böyle bir çerçeve, elektrotun nereye konduğu kadar, uyarının hangi devreleri işaret ettiği sorusunu da daha görünür hale getiriyor. Çalışmanın sistem düzeyindeki hedefi, DBS’nin etkilerini yalnızca klinik semptom değişimiyle okumak yerine, ağ imzaları üzerinden daha doğrudan bir <a href="https://oncology.com.tr/fizyolojik-yaslanma-kulturel-katilim/" title="Sinemaya, tiyatroya ve müzelere daha sık gitmek biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabilir" data-wpan-internal-link="1">biyolojik</a> karşılık aramak.</p>
<p>Bu bulguların klinik uygulamalara ne ölçüde yön vereceği ise erken aşamada değerlendirilmeli. fMRI ile DBS sırasında ağ değişimlerini haritalamak, hedef seçimi ve parametre ayarı gibi alanlarda araştırma geliştirmeye kapı aralayabilir; ancak bunun bireysel tedavi kararlarına dönüştürülmesi için daha geniş örneklemler, farklı DBS protokollerinin karşılaştırılması ve görüntüleme sonuçlarının klinik yanıtla tutarlı biçimde ilişkilendirilmesine ihtiyaç var. Yine de çalışma, nöromodülasyonun mekanizmasını daha iyi çözmeye yönelik deneysel bir rota sunduğu için dikkat çekiyor.</p>
<p>Özetle çalışma, aktif GPi DBS sırasında yapılan fMRI’nin, uyarının devreye girmesiyle birlikte oluşan ağ düzeyi değişimleri tespit edebildiğini ve bu değişimlerin hedefe bağlı olabileceğini gösteriyor. GPi’yi hareket için tek bir anahtar yerine, bağlama göre farklı desenler üreten bir ağ düğümü olarak ele alan yaklaşım, DBS’nin biyolojisini anlamaya yönelik arayışta önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Functional MRI mapping of active GPi deep brain stimulation and target-specific brain networks in Parkinson’s disease</p>
<p><strong>Article Title:</strong> fMRI during active GPi DBS uncovers target-specific networks</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Santyr, B., Chow, C., Germann, J. et al. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01476-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/aktif-gpi-dbs-fmri-hedefe-bagli-beyin-aglari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson Hastalarında Derin Beyin Stimülasyonu: Prefrontal Kortekste Lewy Patolojisi Beklenmedik Şekilde Nadir Görülüyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-hastalarinda-derin-beyin-stimulasyonu-prefrontal-kortekste-lewy-patolojisi-beklenmedik-sekilde-nadir-goruluyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-hastalarinda-derin-beyin-stimulasyonu-prefrontal-kortekste-lewy-patolojisi-beklenmedik-sekilde-nadir-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:09:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[alfa-sinüklein]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel işlev bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Lewy patolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejenerasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[prefrontal korteks]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-hastalarinda-derin-beyin-stimulasyonu-prefrontal-kortekste-lewy-patolojisi-beklenmedik-sekilde-nadir-goruluyor/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir postmortem çalışma, derin beyin stimülasyonu uygulanan Parkinson hastalarının prefrontal korteksinde Lewy patolojisinin büyük ölçüde bulunmadığını ortaya koydu. Bu bulgu, hastalığın beyindeki yayılım modeline ve bilişsel belirtilerin altında yatan mekanizmalara ilişkin yerleşik kabulleri sorguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığının nörodejeneratif seyrine dair yerleşik kabulleri sarsan yeni bir araştırma, derin beyin stimülasyonu (DBS) uygulanan hastaların prefrontal korteks bölgelerinde Lewy patolojisinin şaşırtıcı derecede nadir olduğunu ortaya koydu. Bulgular, hastalığın beyin içindeki nöroanatomik yayılım modeline ilişkin anlayışı kökten değiştirirken, özellikle prefrontal kortikal işlev bozukluğuna bağlı bilişsel belirtileri hedefleyen tedavi yaklaşımları için önemli çıkarımlar barındırıyor. Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yürütülen ve npj Parkinson&#8217;s Disease dergisinde yayımlanan çalışma, DBS&#8217;nin subkortikal yapıları module etmenin ötesinde, kortikal düzeyde <a href="https://oncology.com.tr/ilaca-direncli-tuberkulozla-mucadelede-beklenmedik-bir-muttefik-ibuprofen/" title="İlaca Dirençli Tüberkülozla Mücadelede Beklenmedik Bir Müttefik: İbuprofen" data-wpan-internal-link="1">beklenmedik</a> bir patolojik görünümle ilişkili olduğuna işaret ediyor.</p>
<p>Parkinson hastalığının patolojik ayırt edici özelliklerinden biri olarak kabul edilen Lewy cisimcikleri, on yıllardır hastalığın ilerleyici nörodejenerasyonunda merkezi bir rol oynayan hücre içi alfa-sinüklein birikimleri şeklinde tanımlanıyor. Geleneksel nöropatolojik sınıflandırma sistemleri, bu protein agregatlarının beyin sapından başlayarak kortikal alanlara doğru basamaklı bir yayılım gösterdiğini öne sürüyordu. Ancak yeni çalışma, özellikle DBS tedavisi görmüş bireylerde bu dağılımın sanılandan çok daha karmaşık ve bölgesel olarak seçici olabileceğini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, ilaç tedavisine dirençli motor belirtilerin yönetiminde yaygın olarak kullanılan ve subtalamik çekirdek veya globus pallidus internus gibi derin subkortikal yapıları hedefleyen DBS müdahalesinin, frontal lobun ön bölümünde yer alan ve yürütücü işlevler, çalışma belleği ile karar verme süreçlerinde kritik öneme sahip prefrontal korteks üzerindeki etkilerine odaklandı.</p>
<p>DBS uygulanmış Parkinson hastalarından elde edilen postmortem beyin dokularının ayrıntılı immünohistokimyasal incelemesinde, prefrontal korteksin birden fazla alt bölgesi titizlikle değerlendirildi. Araştırma ekibi, literatürdeki yaygın beklentinin aksine, Lewy cisimcikleri ve Lewy nöritleri gibi alfa-sinüklein pozitif patolojik yapıların bu bölgelerde &#8220;büyük ölçüde bulunmadığını&#8221; saptadı. Bu gözlem, DBS tedavisi gören Parkinson hastalarında kortikal tutulumun önceden tahmin edilenden çok daha sınırlı olabileceğini düşündürüyor. Bulgular, aynı zamanda Parkinson hastalığında sıklıkla karşılaşılan ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bilişsel bozuklukların yalnızca Lewy patolojisinin doğrudan kortikal yayılımıyla açıklanamayabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu sonuçların Parkinson hastalığının bilişsel belirtilerinin altında yatan mekanizmaları <a href="https://oncology.com.tr/beynin-yon-bulma-sinyalleri-yeniden-degerlendiriliyor-hipokampal-teta-taramalari-gercekten-hedef-odakli-mi/" title="Beynin Yön Bulma Sinyalleri Yeniden Değerlendiriliyor: Hipokampal Teta Taramaları Gerçekten Hedef Odaklı mı?" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> düşünmeyi gerektirdiğini belirtiyor. Prefrontal korteks, planlama, problem çözme, dikkat kontrolü ve davranışsal esneklik gibi üst düzey bilişsel yeteneklerin merkezi olarak kabul ediliyor. Bu bölgede belirgin bir Lewy patolojisi saptanmaması, bilişsel işlev bozukluğuna yol açan süreçlerin daha çok işlevsel bağlantısallık bozuklukları, nörotransmitter sistemlerindeki dengesizlikler veya sinaps düzeyindeki alfa-sinüklein toksisitesi gibi mikroskobik ancak işlevsel açıdan yıkıcı mekanizmalarla ilişkili olabileceğine işaret ediyor. Çalışma, DBS&#8217;nin subkortikal hedefler üzerinden prefrontal kortikal ağları dolaylı yoldan etkileyerek, patolojik protein birikiminden bağımsız bir bilişsel modülasyon sağlıyor olabileceği hipotezini de güçlendiriyor.</p>
<p>Araştırmanın bir diğer önemli boyutu, DBS elektrotlarının yerleştirildiği subkortikal bölgeler ile prefrontal korteks arasındaki nöroanatomik ve işlevsel bağlantıların ayrıntılı haritalandırılması oldu. Ekip, özellikle subtalamik çekirdeğin motor ve asosiyatif devreleri birleştiren bir kavşak noktası olarak, prefrontal korteksin bilişsel işlevlerini nasıl etkileyebileceğini tartışıyor. DBS uygulaması sırasında bu devrelerde oluşan nöromodülasyonun, kortikal Lewy patolojisinin birikimini engellemekten ziyade, var olan devre işlev bozukluğunu kompanse eden veya nöronal sağkalımı destekleyen bir ortam yaratmış olabileceği değerlendiriliyor. Ancak yazarlar, bu bulguların nedensel bir ilişkiden ziyade bir korelasyonu yansıtabileceği konusunda ihtiyatlı davranıyor ve DBS&#8217;nin kortikal patoloji üzerindeki olası nöroprotektif etkilerinin henüz kanıtlanmadığının altını çiziyor.</p>
<p>Çalışmanın sınırlılıkları arasında, postmortem doku örneklerinin yalnızca DBS uygulanmış hastalardan elde edilmiş olması ve uygun bir kontrol grubunun bulunmaması yer alıyor. Araştırmacılar, DBS uygulanmamış Parkinson hastalarının prefrontal kortekslerinde Lewy patolojisinin dağılımının nasıl olduğuna dair doğrudan bir karşılaştırma yapamadıklarını belirtiyor. Buna rağmen, mevcut verilerin, Parkinson hastalığında bilişsel gerileme ile Lewy patolojisi yayılımı arasında kurulan doğrusal ilişkiye dair basitleştirici varsayımları sorgulamak için yeterince güçlü olduğu vurgulanıyor. Araştırma ekibi, gelecekteki çalışmaların DBS uygulanan ve uygulanmayan hasta gruplarını içeren daha geniş ölçekli karşılaştırmalı nöropatolojik analizlerle bu ön bulguları doğrulaması gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>Bu çalışmanın klinik yansımaları, özellikle Parkinson hastalığında bilişsel belirtilere yönelik tedavi stratejilerinin geliştirilmesi açısından dikkat çekici. Eğer prefrontal kortikal işlev bozukluğu büyük ölçüde Lewy patolojisi birikiminden bağımsız mekanizmalarla ortaya çıkıyorsa, mevcut alfa-sinüklein hedefli terapötik yaklaşımlar bilişsel belirtileri hafifletmede yetersiz kalabilir. Bunun yerine, prefrontal kortikal ağların nöromodülasyonu, sinaptik işlevin desteklenmesi veya dopamin dışı nörotransmitter sistemlerinin hedeflenmesi gibi alternatif stratejilere ağırlık verilmesi gerekebilir. DBS&#8217;nin bilişsel işlevler üzerindeki etkileri uzun süredir tartışmalı bir konu olmakla birlikte, bu yeni bulgular, doğru hedef seçimi ve kişiselleştirilmiş programlama ile bilişsel faydaların optimize edilebileceğine dair umut verici bir perspektif sunuyor.</p>
<p>Nörodejeneratif hastalıkların patolojik sınıflandırmasında altın standart olmaya devam eden postmortem doku analizlerinin sağladığı bu içgörüler, yaşayan hastalarda hastalık ilerleyişini izlemek için kullanılan biyobelirteç çalışmalarıyla entegre edildiğinde daha da değer kazanıyor. Araştırmacılar, alfa-sinüklein tohumlama testleri veya ileri <a href="https://oncology.com.tr/beyin-goruntulemede-cigir-acan-bulus-parkinson-hasari-arkadan-one-dogru-ilerliyor/" title="Beyin Görüntülemede Çığır Açan Buluş: Parkinson Hasarı Arkadan Öne Doğru İlerliyor" data-wpan-internal-link="1">nörogörüntüleme</a> teknikleri gibi in vivo biyobelirteçlerin, DBS uygulanan hastalarda kortikal patoloji yükünü boylamsal olarak değerlendirmede kritik rol oynayabileceğini öngörüyor. Bu tür bütünleşik yaklaşımlar, Parkinson hastalığının heterojen doğasını daha iyi anlamak ve her hasta için en uygun tedavi zamanlaması ile yöntemini belirlemek adına büyük önem taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Distribution of Lewy pathology in the prefrontal cortex of Parkinson’s disease patients undergoing deep brain stimulation.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Lewy pathology largely absent in prefrontal cortices of Parkinson’s disease patients undergoing deep brain stimulation.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Buxbaum Grice, A.S., Kopell, B.H., Laborc, K.F. et al. Lewy pathology largely absent in prefrontal cortices of Parkinson’s disease patients undergoing deep brain stimulation. npj Parkinsons Dis. 12, 152 (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01422-8</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41531-026-01422-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-hastalarinda-derin-beyin-stimulasyonu-prefrontal-kortekste-lewy-patolojisi-beklenmedik-sekilde-nadir-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da Yürüyüşe Uyum Sağlayan Akıllı Beyin Uyarımı UCSF’den</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-adaptif-beyin-uyarimi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-adaptif-beyin-uyarimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:27:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[adaptif beyin uyarımı]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tıp]]></category>
		<category><![CDATA[motor semptom tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[nöral sinyal işleme]]></category>
		<category><![CDATA[nöromodülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[yürüyüş bozuklukları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-adaptif-beyin-uyarimi/</guid>

					<description><![CDATA[UCSF araştırmacıları, Parkinson hastalarında yürüyüş sırasında beyin sinyallerine göre anlık ayarlanan adaptif derin beyin stimülasyonu sistemi geliştirdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) araştırmacıları, Parkinson hastalığında derin <a href="https://oncology.com.tr/travmatik-beyin-hasari-kadin-kabul/" title="Travmatik Beyin Hasarında Kadınların Travma Merkezine Kabulünde Çarpıcı Uçurum" data-wpan-internal-link="1">beyin</a> стимülasyonunu yalnızca belirtileri bastıran sabit bir tedavi olmaktan çıkarıp, hastanın adımlarına gerçek zamanlı uyum sağlayan bir sisteme dönüştüren önemli bir yaklaşım geliştirdi. Nature Medicine’da yayımlanan çalışmada tanımlanan bu kişiselleştirilmiş adaptif derin beyin stimülasyonu, özellikle yürüme sırasında ortaya çıkan ve hastaların yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyen dengesizlik, donma ve düşme riskine odaklanıyor.</p>
<p>Derin beyin stimülasyonu ya da DBS, Parkinson’da uzun süredir kullanılan bir nöromodülasyon yöntemi olarak titreme, kas sertliği ve bradikinezi gibi motor belirtilerin kontrolünde etkili kabul ediliyor. Ancak klinik deneyim, sürekli ve sabit bir elektriksel uyarım düzeninin yürüyüş bozuklukları üzerinde her zaman yeterli olmadığını gösteriyor. Yürüme, beynin iki tarafı arasında çok hassas bir zamanlama ve koordinasyon gerektiren karmaşık bir motor davranış. UCSF ekibinin çalışması, tam da bu nedenle, stimülasyonun hastanın hareketine göre anlık olarak değiştirilebilmesini hedefliyor.</p>
<p>Araştırmacıların geliştirdiği sistem, her adımla bağlantılı nöral sinyalleri algılayabiliyor ve sağ ile sol bacak hareketlerine eşlik eden çok hızlı değişimleri ayırt edebiliyor. Bu sinyaller, implante edilen nörostimülatör tarafından işlenerek uyarım düzeyi adımın ritmine göre ayarlanıyor. Klasik DBS cihazlarında kullanılan sürekli, önceden belirlenmiş elektrik akışının aksine bu yaklaşım, cihazın yürüyüş sırasında ortaya çıkan davranışsal ipuçlarına yanıt vermesini sağlıyor. Böylece uyarım, hastanın o anda ne yaptığına bağlı olarak daha ince bir biçimde şekillenebiliyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, sinyal işleme algoritmalarının harici bir bilgisayar yerine doğrudan implante edilen aygıtın içine yerleştirilmiş olması. Bu tasarım, sistemin dış donanıma bağımlı olmadan çalışmasına ve tedaviyi saniyenin kesirleri içinde uyarlamasına olanak tanıyor. Klinik açıdan bu, yürüyüş gibi kesintisiz ve zaman hassasiyeti yüksek bir süreçte pratik bir avantaj anlamına geliyor. Araştırma ekibi, böylece tedavinin laboratuvar koşullarına değil, gerçek yaşam hareketlerine daha yakın biçimde düzenlenebildiğini vurguluyor.</p>
<p>Çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Doris D. Wang, yürüyüşün çift taraflı koordinasyon ve zamanlama doğruluğu gerektiren son derece karmaşık bir motor işlev olduğunu belirterek, bacak hareketlerine özgü sinyallerin çözümlenmesinin bu nedenle önemli olduğunu söyledi. Bu tür bir yaklaşım, Parkinson’da özellikle rehabilitasyon ve bağımsız hareketlilik açısından kritik olan yürüyüş bozukluklarının nörofizyolojik temellerini hedef alıyor. Ancak araştırmacılar, bunun bir iyileşme vaadi değil, hasta yanıtını daha hassas biçimde şekillendirmeye dönük erken aşama bir teknoloji olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Parkinson hastalığında yürüme sorunları, yalnızca motor performansın düşmesiyle sınırlı değil. Adımların kısalması, ritmin bozulması, yön değiştirme güçlüğü ve aniden hareket edememe hissi düşme riskini artırabiliyor. Bu da günlük yaşam aktivitelerini sınırlandırıyor ve hastaların bağımsızlığını azaltıyor. Mevcut DBS tedavileri, özellikle tremor ve rijidite üzerinde etkili olsa da, yürüyüş dinamiklerinin anlık değişkenliğini hedefleyen çözümler konusunda bugüne kadar sınırlı kalmıştı. UCSF’nin <a href="https://oncology.com.tr/sempatik-sinyal-ards-akciger-iltihabi/" title="Sinir Sistemi Sinyali Akciğer İltihabını Nasıl Hafifletebilir? ARDS’de Yeni Bir Moleküler Yol" data-wpan-internal-link="1">sistemi</a> bu boşluğa yanıt vermeyi amaçlıyor.</p>
<p>Adaptive deep brain stimulation kavramı son yıllarda nöroloji ve nöroşirürji alanlarında giderek daha fazla ilgi görüyor. Temel fikir, beyin devrelerinden gelen biyolojik geri bildirimi kullanarak uyarımı sabit tutmak yerine ihtiyaç anında değiştirmek. Bu yaklaşım, kişiselleştirilmiş tıp anlayışıyla da uyumlu; çünkü Parkinson belirtileri hasta bazında büyük farklılık gösterebiliyor ve gün içinde dalgalanabiliyor. Yine de uzmanlar, bu tür sistemlerin <a href="https://oncology.com.tr/mrna-grip-asi-genis-spektrumlu-bagisiklik/" title="Deneysel mRNA grip aşısı, insanlarda daha geniş bağışıklık yanıtı oluşturdu" data-wpan-internal-link="1">geniş</a> ölçekli klinik kullanıma geçmeden önce güvenlik, uzun dönem dayanıklılık ve gerçek yaşam etkinliği açısından daha fazla doğrulamaya ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor.</p>
<p>Nature Medicine’da yayımlanan çalışma, bu alanda önemli bir teknik dönüm noktası olarak görülüyor çünkü sadece hastanın durumunu ölçmekle kalmıyor, aynı zamanda ölçüme dayanarak cihazın kendisini o anda yeniden ayarlıyor. Bu döngüsel yapı, Parkinson tedavisinde nörostimülasyonun gelecekte nasıl evrilebileceğine dair güçlü bir örnek sunuyor. Özellikle implant teknolojilerinin daha küçük, daha akıllı ve daha otonom hale gelmesiyle birlikte, hareketin farklı evrelerine duyarlı tedaviler daha uygulanabilir hale gelebilir.</p>
<p>Yine de araştırmanın bağlamı önemini koruyor. Bu sonuçlar, Parkinson hastalarında yürüyüşü iyileştirecek kesin bir standart tedaviye dönüşmüş değil; daha çok umut vadeden, ancak kontrollü çalışmalarda değerlendirilmesi gereken bir mühendislik ve klinik nörobilim başarısı niteliğinde. UCSF ekibinin yaklaşımı, beynin motor sinyallerini milisaniye ölçeğinde okuyup yanıt verebilen implantların, gelecekte nörolojik hastalıklarda daha hedefli müdahaleler sunabileceğini gösteriyor. Bu da Parkinson tedavisinde, sabit uyarımdan hareketle uyumlu ve kişiye özel nöromodülasyona geçişin hızlandığına işaret ediyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Adaptive Deep Brain Stimulation for Dynamic Gait Control in Parkinson’s Disease: a randomized feasibility trial</p>
<p><strong>References:</strong><br />UCSF study published in Nature Medicine, June 15, 2026</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Derin beyin stimülasyonu, Parkinson hastalığı, Nöromodülasyon, Uyarlanabilir tedavi, Yürüme kontrolü, Nöroşirürji, Kişiselleştirilmiş tıp, Klinik çalışma</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-adaptif-beyin-uyarimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cilde Yapışan Ultrason Yaması REM Uykusunu Hedefleyen Yeni Bir Beyin Uyarım Yolu Açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cilde-yapisan-ultrason-yamasi-rem-uykusu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cilde-yapisan-ultrason-yamasi-rem-uykusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:52:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[elektrofizyolojik izleme]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir nöroteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[giyilebilir teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[non-invaziv beyin uyarımı]]></category>
		<category><![CDATA[nöroteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ultrason yama]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasonla beyin uyarımı]]></category>
		<category><![CDATA[uyku bilimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cilde-yapisan-ultrason-yamasi-rem-uykusu/</guid>

					<description><![CDATA[Cilde yapışan ultrason yaması, odaklanmış ultrason ile derin beyin uyarımı ve gerçek zamanlı beyin kaydını birleştirerek REM uykusunu destekleyen yeni bir yöntem sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyku bilimi ile giyilebilir teknolojinin kesişiminde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Araştırmacılar, doğrudan cilde tutunan biyoyapışkan bir yama kullanarak beynin derin bölgelerine ultrason tabanlı uyarım uygulayabilen ve aynı anda gerçek zamanlı elektrofizyolojik izleme yapabilen yeni bir sistem geliştirdi. Nature Communications’da yayımlanan çalışma, invaziv olmayan beyin uyarımı ile sürekli sinirsel kayıt almayı tek bir taşınabilir platformda birleştirmesi bakımından öne çıkıyor. Ekip, bu yaklaşımın özellikle REM uykusunun hedeflenmesi ve izlenmesi açısından önemli bir araştırma aracı olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Derin beyin stimülasyonu, uzun yıllardır <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-egzersiz-sigara-biyolojik-etkiler/" title="Parkinson’da Beklenmedik Kesişim: Egzersiz ve Sigaranın Ortak Biyolojik İzleri Araştırılıyor" data-wpan-internal-link="1">Parkinson hastalığı</a> gibi bazı nörolojik durumlarda kullanılan, ancak genellikle beyne cerrahi olarak elektrot yerleştirilmesini gerektiren bir yöntem olarak biliniyor. Bu yeni çalışmada ise Tang, Baird, Moscoso-Barrera ve çalışma arkadaşları, aynı etkiyi cilt yüzeyinden uygulanan odaklanmış ultrason dalgalarıyla elde etmeyi amaçladı. Böylece ameliyat gereksinimi ortadan kaldırılırken, yöntemin erişilebilirliği ve kullanım kolaylığı da artırılabilecek bir çerçeve <a href="https://oncology.com.tr/mapt-mutasyonlari-aksonal-tasimada-bozulma/" title="MAPT Mutasyonlarının Nöron İçindeki Nakliye Sistemini Nasıl Bozduğu Ortaya Kondu" data-wpan-internal-link="1">ortaya kondu</a>. Araştırmacıların yaklaşımı, özellikle yatan hasta takibi ya da laboratuvar ortamı dışında da kullanılabilecek taşınabilir sinirbilim teknolojilerine yönelik ilginin arttığı bir dönemde dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde, uzun süre ciltte kalacak şekilde tasarlanmış esnek ve biyoyapışkan bir malzeme yer alıyor. Bu tür malzemeler, cilde sağlam biçimde tutunurken tahrişi ve rahatsızlığı azaltmayı hedefliyor. Ultrasonun beyne etkili biçimde aktarılabilmesi için yama ile cilt arasında akustik temasın kararlı olması gerekiyor; çünkü ses enerjisinin kayıpsız biçimde iletilmesi, hedeflenen beyin dokusuna ulaşan uyarının gücünü doğrudan etkiliyor. Araştırmacılar, bu nedenle malzeme mühendisliği ile nöroteknolojiyi birlikte ele alarak, hem rahat giyilebilir hem de işlevsel bir arayüz geliştirdi.</p>
<p>Yamanın en dikkat çekici yönlerinden biri, yalnızca uyarım yapmakla kalmayıp aynı zamanda elektriksel beyin etkinliğini de takip edebilmesi. Entegre sensörler, yerel alan potansiyelleri ve kortikal elektrik sinyalleri gibi elektrofizyolojik işaretleri gerçek zamanlı olarak kaydedebiliyor. Bu özellik, cihazı tek yönlü bir stimülasyon aracından çıkarıp kapalı döngüye yakın bir izleme platformuna dönüştürüyor. Başka bir deyişle, sistem bir yandan beyin aktivitesine müdahale ederken diğer yandan bu müdahalenin anlık etkilerini gözlemleme olanağı sağlıyor. Bu tür çift işlevli cihazlar, uyku düzeni gibi zamana duyarlı biyolojik süreçleri anlamada büyük önem taşıyor.</p>
<p>REM uykusu, hızlı göz hareketleri ve yoğun beyin aktivitesiyle karakterize edilen, hafıza, duygusal işlemleme ve sinirsel bütünleşme açısından kritik kabul edilen bir uyku evresi. Bu evreye dair bozulmalar, çeşitli uyku sorunları ve nörolojik tablolarla ilişkilendirilebiliyor. Ancak REM uykusunu güvenli ve hassas biçimde etkilemek kolay değil; çünkü beynin farklı ağları arasında ince dengeler söz konusu. Çalışmada kullanılan ultrason parametrelerinin frekans, şiddet ve atım örüntüsü açısından titizlikle ayarlanması, bu dengenin teknik olarak ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Araştırma ekibi, bu ayarlamalarla REM uykusunun düzenlenmesinde rol aldığı düşünülen nöral devreleri hedefleyebildiğini ortaya koydu.</p>
<p>Ultrasonun <a href="https://oncology.com.tr/inme-kol-fonksiyonu-omurilik-uyarimi/" title="Felç Sonrası Kol ve El İşlevi İçin Omurilik Uyarımında Umut Veren İlk Klinik Bulgular" data-wpan-internal-link="1">nöromodülasyon</a> amacıyla kullanımı son yıllarda giderek daha fazla ilgi görüyor. Bunun temel nedeni, ses dalgalarının cerrahi girişim olmadan derin beyin bölgelerine ulaşabilmesi ve teorik olarak uzamsal olarak seçici bir etki sağlayabilmesi. Yine de bu yaklaşımın güvenlik, dozlama ve uzun süreli kullanım gibi başlıklarda dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle yeni çalışmanın önemi, yalnızca bir uyarım yöntemi sunmasında değil, aynı zamanda aynı yama üzerinde gerçek zamanlı ölçüm yapılabilmesinde yatıyor. Böyle bir tasarım, gelecekte kişiye özel uyku modülasyonu ya da nörolojik takip sistemleri için temel oluşturabilir.</p>
<p>Elbette bu bulgular, doğrudan klinik uygulamaya hazır bir tedavi anlamına gelmiyor. Çalışma, daha çok kavramsal ve teknolojik bir ilerlemeyi temsil ediyor ve insanlarda rutin kullanım için daha fazla doğrulama gerekecek. Beyin uyarımında güvenlik sınırlarının net biçimde belirlenmesi, farklı kullanıcı gruplarında etkinliğin test edilmesi ve cihazın uzun süreli performansının incelenmesi gerekecek. Buna karşın, ameliyatsız derin beyin uyarımını cilt üzerinden yapılabilen giyilebilir bir platforma taşıma fikri, alanın geleceği açısından son derece etkileyici bulunuyor.</p>
<p>Uyku tıbbı açısından bakıldığında, bu tür cihazların önemli bir avantajı da gece boyunca sürekli kayıt alabilme potansiyeli. REM uykusu döngüsel bir süreç olduğu için, anlık ölçümler yerine zaman içinde tekrarlanan kayıtlar daha anlamlı sonuçlar verebiliyor. Giyilebilir ve uzun süre dayanıklı bir yama, laboratuvar dışı kullanım senaryolarında dahi sinirsel etkinliği izlemeye imkan sağlayabilir. Bu durum, uyku araştırmalarında klasik polisomnografi yöntemlerini tamamlayabilecek yeni bir araç sınıfına işaret ediyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, biyoyapışkan malzemeler, odaklanmış ultrason ve elektrofizyolojik sensörleri tek bir cilt üstü platformda bir araya getirerek nöroteknolojide yeni bir yön çiziyor. REM uykusunun düzenlenmesine yönelik bu yaklaşım, şimdilik erken aşama araştırma olarak görülmeli; ancak invaziv olmayan derin beyin stimülasyonu ile gerçek zamanlı beyin izlemeyi birleştirmesi, hem uyku bilimi hem de nörolojik araştırmalar için dikkat çekici bir kapı aralıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Non-invasive ultrasound deep brain stimulation and real-time electrophysiological monitoring for enhancement of REM sleep using a skin-attached bioadhesive patch.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Skin-attached bioadhesive patch enabling ultrasound deep brain stimulation and real-time electrophysiological monitoring for REM sleep enhancement.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Tang, K.W.K., Baird, B., Moscoso-Barrera, W.D. et al. Skin-attached bioadhesive patch enabling ultrasound deep brain stimulation and real-time electrophysiological monitoring for REM sleep enhancement. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-73787-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cilde-yapisan-ultrason-yamasi-rem-uykusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>7 Tesla MRI, Parkinson’da Derin Beyin Uyarımının Hedefini Daha Kişisel Hale Getiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/7-tesla-mri-parkinson-dbs-kisisellestirme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/7-tesla-mri-parkinson-dbs-kisisellestirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 18:18:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[7 Tesla MRI]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nörogörüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/7-tesla-mri-parkinson-dbs-kisisellestirme/</guid>

					<description><![CDATA[7 Tesla MRI kullanılarak Parkinson hastalarında derin beyin stimülasyonu hedeflemesi hasta özelinde geliştiriliyor. Bu yöntem, tedavi doğruluğunu ve etkinliğini artırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında derin beyin stimülasyonu, özellikle ilaçların motor belirtileri <a href="https://oncology.com.tr/t7-rnap-huccresiz-biyosensor-kontrol/" title="Cell-Free Sentetik Biyolojide T7 RNAP İçin Yeni Kontrol Katmanları Geliştirildi" data-wpan-internal-link="1">kontrol</a> etmekte yetersiz kaldığı ileri evrelerde, yıllardır önemli bir tedavi seçeneği olarak kullanılıyor. Ancak yöntemin klinik etkisi hastadan hastaya değişebiliyor ve bu farklılığın önemli bir kısmı, beyin içindeki uyarım hedefinin her bireyde aynı olmamasından kaynaklanıyor. Yeni bir çalışma, ultra-yüksek alan gücüne sahip 7 Tesla MRI ile elde edilen hasta-özel bağlantısallık analizlerinin, bu hedefleme sürecini daha hassas hale getirebileceğini gösterdi.</p>
<p>npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan ve Wiggerts, Schuurman, de Bie ile çalışma arkadaşları tarafından yürütülen araştırma, Parkinson tedavisinde giderek daha fazla önem kazanan kişiselleştirilmiş nöromodülasyon yaklaşımına güçlü bir örnek sunuyor. Çalışmanın temel fikri, yalnızca anatomik işaretlere ya da dolaylı görüntüleme bulgularına dayanmak yerine, her hastanın beyin devrelerini ayrıntılı biçimde haritalayarak DBS elektrotlarının en uygun bölgeye yönlendirilmesini sağlamak.</p>
<p>Derin beyin stimülasyonu bugün Parkinson’da titreme, katılık ve hareket yavaşlığı gibi motor belirtileri azaltmak için yaygın biçimde kullanılıyor. Buna karşın, aynı cerrahi yöntem bazı hastalarda belirgin yarar sağlarken bazılarında daha sınırlı etki gösterebiliyor. Klinik pratikte bu değişkenliğin önemli nedenlerinden biri, Parkinson semptomlarıyla ilişkili subkortikal devrelerin son derece karmaşık ve bireyler arasında değişken olması. Standart hedefleme yöntemleri genellikle belirli anatomik koordinatlara dayanıyor; fakat bu <a href="https://oncology.com.tr/glioblastom-temozolomid-direnci-hucre-olumu/" title="Glioblastomda Temozolomid Direncini Aşmaya Yönelik Hücre Ölümü Odaklı Yeni Yaklaşım" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım</a>, beyindeki mikro düzeyde bağlantı farklılıklarını çoğu zaman yakalayamıyor.</p>
<p>İşte bu noktada 7 Tesla MRI’nin sunduğu üstün uzaysal çözünürlük öne çıkıyor. Ultra-yüksek alanlı manyetik rezonans görüntüleme, daha düşük alan gücüne sahip sistemlere kıyasla daha ince yapısal ayrıntıları ve daha belirgin bağlantı örüntülerini ortaya çıkarabiliyor. Araştırmacılar, bu teknikle Parkinson açısından kritik olan alt beyin bölgelerindeki mikro yapısal bağlantıları ve işlevsel ilişkileri daha ayrıntılı biçimde inceleyebildi. Özellikle difüzyon tensor görüntüleme gibi gelişmiş analizlerle desteklenen bu yaklaşım, her hastanın beynine özgü bir “nöroanatomik yol haritası” oluşturmayı amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yanı, bağlantısallığın doğrudan cerrahi hedeflemeye entegre edilmesi. Geleneksel DBS planlamasında cerrahlar çoğunlukla standart atlaslar, anatomik landmark’lar ve ameliyat öncesi dolaylı ölçümler üzerinden ilerliyor. Ancak Parkinson’un etkilediği ağlar, tek tek çekirdeklerden çok birbirine bağlı devreler halinde çalışıyor. Bu nedenle, bir elektrodun tam olarak yerleştirildiği nokta kadar, o noktanın hangi beyin ağıyla nasıl etkileştiği de tedavi yanıtını belirleyebiliyor. Yeni yaklaşım, bu etkileşimi hastaya özgü verilerle görünür kılmayı hedefliyor.</p>
<p>Bilim insanları açısından bu bulgu, DBS’nin “tek boyutlu” bir cerrahi işlem olmaktan çıkıp bağlantı temelli bir hassas tedaviye dönüşebileceğine işaret ediyor. Yöntem, sadece hedef bölgenin doğru seçilmesini değil, aynı zamanda uyarımın hangi devreleri etkileyebileceğinin de daha iyi öngörülmesini sağlayabilir. Bu da özellikle klinik sonuçları belirsiz kalan hastalarda karar verme sürecini güçlendirebilir. Yine de uzmanlar, bu tür görüntüleme tabanlı kişiselleştirme stratejilerinin yaygın kullanıma girmeden önce daha geniş hasta gruplarında doğrulanması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>7 Tesla MRI her merkezde rutin olarak bulunan bir teknoloji değil. Cihazın yüksek maliyeti, teknik uzmanlık gereksinimi ve görüntüleme protokollerinin standardizasyonu gibi zorluklar, yöntemin klinik uygulamaya entegrasyonunu sınırlayabiliyor. Buna rağmen, elde edilen sonuçlar nöroşirürjide hassasiyetin giderek daha fazla bireysel beyin organizasyonuna dayandırılabileceğini gösteriyor. Parkinson gibi heterojen seyirli hastalıklarda, bu tür kişiye özgü verilerin tedavi planlamasında kullanılması büyük bir gelişme olarak değerlendiriliyor.</p>
<p><a href="https://oncology.com.tr/beyinde-transpozon-rna-dinamikleri/" title="Beyinde Genomun Sessiz Parçaları Yaşla Birlikte Konuşmaya Başlıyor" data-wpan-internal-link="1">Parkinson hastalığı</a> dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor ve motor belirtilerin ötesinde uyku, koku, otonom işlevler ve bilişsel alanlarda da sorunlara yol açabiliyor. DBS ise hastalığı durdurmuyor; daha çok semptom kontrolü sağlıyor. Bu nedenle hangi hastanın hangi hedefle en iyi yanıt vereceğini anlamak, tedavinin etkinliğini artırmanın en önemli yollarından biri olarak görülüyor. Yeni çalışma, tam da bu noktada, beyin devrelerine ilişkin daha keskin bir bakış sunarak cerrahi planlamayı daha rasyonel ve bireyselleştirilmiş bir zemine taşıyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın sunduğu mesaj ihtiyatlı okunmalı. Bulgular, 7 Tesla MRI tabanlı bağlantısallık analizlerinin DBS hedeflemesinde umut verici olduğunu gösteriyor; ancak bunun her hasta için otomatik olarak daha iyi sonuç anlamına geldiği söylenemez. Klinik yararın net biçimde ortaya konması için uzun dönem izlem, farklı merkezlerde yeniden üretim ve gerçek dünyada uygulanabilirlik çalışmaları gerekiyor. Buna karşın, çalışma Parkinson cerrahisinde görüntüleme ile nöromodülasyonun daha yakın bir birleşime doğru ilerlediğini açık biçimde ortaya koyuyor.</p>
<p>Sonuç olarak, bu araştırma Parkinson tedavisinde cerrahların yalnızca “nereye” uyarım yapacağını değil, “hangi beyin ağını” hedeflemesi gerektiğini daha ayrıntılı biçimde değerlendirebileceğini gösteriyor. 7 Tesla MRI’nin sunduğu yüksek çözünürlüklü bağlantı haritaları, derin beyin stimülasyonunun kişiye özel hale getirilmesinde yeni bir kapı açıyor ve nörolojik cerrahinin geleceğinde hassas görüntülemenin rolünü güçlendiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Parkinson’s disease; deep brain stimulation; patient-specific brain connectivity; 7 Tesla MRI; precision neuromodulation.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Targeting based on patient-specific 7 Tesla MRI connectivity analysis improves deep brain stimulation for Parkinson’s disease.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Wiggerts, Y., Schuurman, R., de Bie, R.M.A., et al. Targeting based on patient-specific 7 Tesla MRI connectivity analysis improves deep brain stimulation for Parkinson’s disease. npj Parkinsons Dis. (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01414-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/7-tesla-mri-parkinson-dbs-kisisellestirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makine Öğrenmesi Parkinson’da Çift Hedefli Beyin Pili Ayarlarını İyileştiriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-makine-ogrenmesi-cift-hedefli-beyin-pili/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-makine-ogrenmesi-cift-hedefli-beyin-pili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 May 2026 08:02:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[bazal gangliya]]></category>
		<category><![CDATA[çoklu hedef stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[makine öğrenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-makine-ogrenmesi-cift-hedefli-beyin-pili/</guid>

					<description><![CDATA[Makine öğrenmesi destekli yeni yöntem, Parkinson hastalarında subtalamik çekirdek ve substantia nigra hedefli derin beyin stimülasyonunu optimize ederek tedavi etkinliğini artırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığının motor belirtilerini kontrol etmek için kullanılan derin beyin stimülasyonu, yıllardır nörolojide önemli bir tedavi aracı olarak kabul ediliyor. Ancak yeni bir çalışma, bu yöntemin yalnızca tek bir beyin bölgesine odaklanmak yerine iki hedefi birlikte kullanacak şekilde daha hassas ayarlanabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, makine öğrenmesi temelli bir çerçeve geliştirerek stimülasyonun hem subtalamik çekirdek (STN) hem de substantia nigra (SN) üzerine optimize edilmesini sağladı. Çalışma, Parkinson hastalarında kişiye özgü nöromodülasyon stratejilerinin kapısını aralayabilecek nitelikte görülüyor.</p>
<p>Derin beyin stimülasyonu, Parkinson hastalığında titreme, katılık ve hareket yavaşlığı gibi semptomların hafifletilmesinde yaygın olarak kullanılan bir cerrahi yaklaşımdır. Standart uygulamada elektrotlar çoğunlukla beynin hareket kontrol ağında kritik bir düğüm olan subtalamik çekirdeğe yerleştirilir. Bu yöntem birçok hastada yarar sağlasa da klinik yanıt her zaman aynı düzeyde olmuyor; ayrıca konuşma bozukluğu veya istemsiz hareketler gibi yan etkiler de görülebiliyor. Yeni yaklaşım, bu sınırlamaları daha ince ayarlı bir hedefleme ile azaltmayı amaçlıyor.</p>
<p>Çalışmanın merkezinde yer alan fikir, bazal gangliya devrelerinin tek bir noktadan <a href="https://oncology.com.tr/skleroderma-car-t-hucre-tedavisi/" title="Kök Hücre Değil, CAR T Yaklaşımı: Sklerodermada Cildin Yeniden Şekillendiğine Dair Yeni Bulgular" data-wpan-internal-link="1">değil,</a> birbirine bağlı çoklu bölgeler üzerinden işlendiği gerçeğine dayanıyor. Substantia nigra, özellikle de substantia nigra pars reticulata, bu ağın çıkış sinyallerini düzenlemede önemli rol oynuyor. Araştırmacılar, STN’ye ek olarak bu bölgenin de dikkate alınmasının, stimülasyonun terapötik etkisini artırabileceğini ve istenmeyen etkileri dengelemede yardımcı olabileceğini öne sürüyor. Böylece tedavi, yalnızca tek bir anatomik hedefe dayalı olmaktan çıkıp devrenin işlevsel yapısına göre şekillendirilebiliyor.</p>
<p>Bu alandaki en büyük sorunlardan biri, her hastanın beyin yapısının ve sinirsel bağlantılarının farklılık göstermesi. Derin beyin stimülasyonunda voltaj, darbe genişliği, frekans ve elektrot konumu gibi çok sayıda parametrenin doğru şekilde seçilmesi gerekiyor. Bu parametreler küçük değişikliklerle bile klinik sonucu etkileyebiliyor. Makine öğrenmesi burada devreye giriyor: Algoritmalar, farklı hedef kombinasyonları için en uygun ayarları belirlemede ve karmaşık <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-ozerklik-kaybi-fiziksel-saglik/" title="Yaşlılarda Karar Hakkının Aşınması, Bedensel Sağlığı Sessizce Zayıflatıyor" data-wpan-internal-link="1">karar</a> süreçlerini sistematik hale getirmede kullanılabiliyor.</p>
<p>Araştırmacıların geliştirdiği yeni çerçeve, bu nedenle yalnızca bir mühendislik çözümü değil, aynı zamanda kişiselleştirilmiş nörolojik tedaviye doğru atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle bazal gangliya gibi hem anatomik hem de işlevsel açıdan karmaşık bir sistemde, klasik “tek hedef, tek ayar” yaklaşımının sınırları iyi biliniyor. Makine öğrenmesi destekli çift hedefli stimülasyon, hastaya özel veriyle daha iyi eşleşen bir planlamayı mümkün kılabilir.</p>
<p>Parkinson hastalığı, dopamin üreten nöronların ilerleyici kaybı ile seyreden kronik bir nörodejeneratif bozukluk. İlaç tedavileri birçok hastada temel seçenek olmaya devam etse de hastalık ilerledikçe motor dalgalanmalar ve ilaca bağımlı yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle derin beyin stimülasyonu, özellikle uygun adaylarda önemli bir tamamlayıcı tedavi olarak öne çıkıyor. Yeni çalışma, bu yerleşik yöntemin etkinliğini artırmak için beynin birden fazla kilit düğümünü birlikte hesaba katan bir model sunuyor.</p>
<p>Bununla birlikte uzmanlar açısından önemli olan nokta, bu tür hesaplamalı yaklaşımların doğrudan klinik standart haline gelmesinin zaman alacağıdır. Yeni çerçevenin umut verici olması, onun her hasta için otomatik olarak daha iyi sonuç vereceği anlamına gelmiyor. Beyin stimülasyonunun gerçek dünyadaki başarısı, cerrahi yerleşim doğruluğu, hastanın klinik profili, hastalığın evresi ve takip sürecindeki ayarlamalar gibi birçok değişkene bağlı. Dolayısıyla bu gelişme, tedavide kesin bir dönüşümden çok, daha hassas planlama için güçlü bir araç olarak görülmeli.</p>
<p>Yine de çalışma, nörolojide yapay zekâ ve makine öğrenmesinin kullanımına ilişkin daha geniş bir eğilimin parçası olarak dikkat çekiyor. Bu tür algoritmalar, görüntüleme verilerini, klinik ölçümleri ve stimülasyon parametrelerini birlikte değerlendirebildiği için, insan uzmanlığını tamamlayan karar destek sistemleri oluşturma potansiyeli taşıyor. Parkinson <a href="https://oncology.com.tr/durvalumab-anlotinib-kucuk-hucreli-akciger-kanseri/" title="İleri Evre Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde İdame Tedavisinde İkili Yaklaşım Sinyali" data-wpan-internal-link="1">tedavisinde</a> bunun anlamı, yalnızca semptom baskılamaya odaklanan bir yaklaşım yerine, beynin ağ düzeyindeki işleyişini daha iyi hedefleyen stratejilerin gelişmesi olabilir.</p>
<p>Araştırma, derin beyin stimülasyonunun geleceğinde “daha fazla güç” yerine “daha iyi hedefleme” anlayışının öne çıkabileceğini gösteriyor. STN ile substantia nigra’nın birlikte ele alınması, bazal gangliya devresinin daha dengeli modülasyonunu sağlayabilir. Makine öğrenmesi ise bu karmaşık eşleştirmeyi hasta bazında optimize etmek için önemli bir araç sunuyor. Parkinson tedavisi alanında kesinleşmiş standartları değiştirmek için daha fazla doğrulama gerekecek olsa da çalışma, kişiselleştirilmiş nöromodülasyonun hızla olgunlaşan bir alan olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Machine learning optimization of dual-target deep brain stimulation in Parkinson’s disease</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Machine learning-based optimization of dual subthalamic nucleus and substantia nigra targeting in deep brain stimulation</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Leavitt, D., Negahbani, F. &amp; Gharabaghi, A. Machine learning-based optimization of dual subthalamic nucleus and substantia nigra targeting in deep brain stimulation. npj Parkinsons Dis. 12, 124 (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01406-8</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41531-026-01406-8</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-makine-ogrenmesi-cift-hedefli-beyin-pili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson’da Beyin Sinyallerinin En Güçlü Beta Noktası İlk Kez Daha Net Haritalandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/parkinson-subtalamik-beta-gucu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/parkinson-subtalamik-beta-gucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 18:46:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beta dalga osilasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[beta osilasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[derin beyin stimülasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[motor belirtiler]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[subtalamik çekirdek]]></category>
		<category><![CDATA[yönlü DBS elektrotları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/parkinson-subtalamik-beta-gucu/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, Parkinson hastalarında motor belirtilerle bağlantılı beta sinyallerinin subtalamik çekirdekteki en güçlü noktasını yönlü elektrotlarla hassas biçimde haritalıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Parkinson hastalığında titreme, katılık ve hareketlerin yavaşlamasıyla ilişkilendirilen beyin ritimleri üzerine yapılan yeni bir <a href="https://oncology.com.tr/huzurevlerinde-insan-odakli-bakim-olcumu/" title="Huzurevlerinde Şefkat Nasıl Ölçülür? Yeni Çalışma İnsan Odaklı Bakımı Sayısallaştırıyor" data-wpan-internal-link="1">çalışma</a>, derin beyin stimülasyonu tedavisinin daha hassas biçimde yönlendirilebilmesi için önemli bir teknik adım sundu. npj Parkinson’s Disease dergisinde yayımlanan araştırmada Behnke ve arkadaşları, yönlü subtalamik çekirdek lokal alan potansiyellerini kullanarak maksimal beta gücünün belirlenmesine yönelik yeni bir yaklaşım geliştirdi. Çalışma, Parkinson belirtileriyle bağlantılı beta bandı osilasyonlarının beynin hangi bölümünde en belirgin hale geldiğini daha ayrıntılı biçimde saptamayı amaçlıyor.</p>
<p>Subtalamik çekirdek, hareketin düzenlenmesinde kritik rol oynayan bazal gangliyon devresinin küçük ama işlevsel açıdan çok önemli bir parçası. Parkinson hastalığında bu devredeki bozulma, yaklaşık 13–30 Hz aralığındaki beta aktivitesinin artmasıyla birlikte görülüyor. Nörolojide uzun süredir kabul gören bu bulgu, özellikle bradikinezi ve rijidite gibi motor belirtilerle ilişkilendiriliyor. Ancak klinik uygulamada asıl zorluk, bu beta aktivitesinin STN içinde tam olarak nerede en güçlü olduğunu güvenilir şekilde belirlemekti. İşte yeni çalışma, bu teknik boşluğa odaklanıyor.</p>
<p>Derin beyin stimülasyonu, Parkinson hastalarında özellikle ilaç tedavisine yanıtın yetersiz kaldığı durumlarda kullanılan önemli bir nöromodülasyon yaklaşımı. Tedavinin başarısı, elektrotların beynin doğru bölgesine yerleştirilmesine ve stimülasyon ayarlarının hastaya uygun biçimde yapılandırılmasına bağlı. Bu nedenle, beyin içi sinyallerden elde edilen lokal alan potansiyelleri uzun süredir araştırmacıların odağında bulunuyor. Behnke ve ekibi, yönlü DBS sistemlerinin sunduğu uzamsal seçiciliği kullanarak STN içindeki beta sinyallerini farklı anatomik yönlerde karşılaştırdı.</p>
<p>Yönlü elektrotlar, geleneksel halka biçimli kayıt ve stimülasyon tasarımlarına kıyasla daha ayrıntılı bir sinyal haritalaması sağlayabiliyor. Bu sayede araştırmacılar yalnızca sinyalin varlığını değil, hangi yönde daha baskın olduğunu da inceleyebiliyor. Çalışmanın temel önemi de burada ortaya çıkıyor: Maksimal beta gücünün tek bir genel ölçüm olarak değil, anatomik yönlere duyarlı bir sinyal örüntüsü olarak değerlendirilmesi, DBS programlamasında daha ince ayarlı kararların önünü açabilir. Ancak araştırmacılar için bu yaklaşım hâlâ teknik ve biyolojik değişkenlikler içeren erken bir aşamayı temsil ediyor.</p>
<p>Parkinson hastalığında beta bandı aktivitesi ile motor semptomlar arasındaki bağ, nörofizyolojik çalışmalarla defalarca desteklendi. Beta gücünün artması, hareket başlatma süreçlerinin baskılanması ve motor akışın daha katı hale gelmesiyle ilişkilendiriliyor. Buna karşın, tek başına beta <a href="https://oncology.com.tr/formoterol-yagli-karaciger-tedavisi/" title="Astım İlacından Karaciğer İçin Beklenmedik Bir Umut Sinyali" data-wpan-internal-link="1">sinyali</a> her hastada aynı şekilde davranmıyor. Hastalık evresi, ilaç kullanımı, elektrot konumu ve kayıt tekniği gibi değişkenler ölçümleri etkileyebiliyor. Bu yüzden STN içinde “en güçlü beta noktası”nın belirlenmesi, hem bilimsel doğruluk hem de klinik uygulanabilirlik açısından uzun süredir çözülmesi gereken bir sorundu.</p>
<p>Çalışmada kullanılan yönlü lokal alan potansiyelleri, beynin farklı anatomik eksenlerinden gelen elektriksel etkinliği daha ayrıntılı biçimde yakalıyor. Bu yöntem, araştırmacıların STN çevresindeki sinyal dağılımını daha keskin sınırlarla incelemesine olanak tanıyor. Böylece beta gücünün yalnızca ortalama bir değer olarak değil, belirli bir yön ve bölgeyle ilişkilenen bir desen olarak ele alınması mümkün hale geliyor. Bu yaklaşımın, özellikle ameliyat sırasında elektrot yerleşiminin doğrulanması ve sonrasında stimülasyon parametrelerinin optimize edilmesi için yararlı olabileceği düşünülüyor.</p>
<p>Yine de bulguların doğrudan rutin uygulamaya geçmesi için daha fazla doğrulama gerekiyor. Parkinson hastalığı heterojen bir tablo sunduğundan, bir hastada anlamlı olan sinyal örüntüsü bir başka hastada aynı sonucu vermeyebilir. Ayrıca beta aktivitesi, klinik durumla her zaman birebir örtüşmeyebilir; bazı hastalarda diğer frekans bantları da semptomlarla ilişkili olabilir. Bu nedenle yeni yöntem, tek başına bir <a href="https://oncology.com.tr/glioblastom-tedavisinde-ulusal-isbirligi/" title="Glioblastomda Kişiselleştirilmiş Tedavi İçin Ulusal İşbirliği: UCLA’nın Yer Aldığı Yeni Araştırma Hamlesi" data-wpan-internal-link="1">tedavi</a> çözümü değil, DBS’yi daha hassas hale getirebilecek bir araç olarak değerlendirilmeli.</p>
<p>Uzmanlar açısından çalışmanın dikkat çekici yönü, nörostimülasyon teknolojisinin giderek daha fazla “sinyal temelli” hale gelmesi. Geçmişte DBS daha çok anatomik hedeflemeye dayanırken, günümüzde kayıt yapabilen ve yönlendirme sunabilen cihazlar sayesinde tedavi, beynin anlık elektriksel durumuna daha duyarlı biçimde planlanabiliyor. STN içindeki maksimal beta gücünün daha iyi tanımlanması da bu dönüşümün önemli parçalarından biri olarak görülüyor.</p>
<p>Sonuç olarak Behnke ve meslektaşlarının çalışması, Parkinson araştırmalarında hem temel nörofizyoloji hem de klinik nöromodülasyon açısından değerli bir adım sunuyor. Yönlü STN LFP kayıtlarıyla maksimal beta gücünün daha net belirlenmesi, gelecekte DBS elektrot yerleşimi ve terapi ayarlarının bireyselleştirilmesine katkı sağlayabilir. Araştırma, Parkinson’da motor bozuklukların ardındaki beyin ritimlerini daha yüksek çözünürlükle okumaya yönelik çabanın önemli bir örneği olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Parkinson’s Disease, Subthalamic Nucleus, Local Field Potentials, Beta Oscillations, Deep Brain Stimulation</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Identifying maximal beta power from directional subthalamic local field potentials in Parkinson’s disease</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Behnke, J.K., Peach, R.L., Gerster, M. et al. Identifying maximal beta power from directional subthalamic local field potentials in Parkinson’s disease. npj Parkinsons Dis. 12, 114 (2026). https://doi.org/10.1038/s41531-026-01380-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41531-026-01380-1</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/parkinson-subtalamik-beta-gucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
