<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çok merkezli çalışma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/cok-merkezli-calisma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 23 Jun 2026 07:56:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>çok merkezli çalışma &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yenidoğan Yoğun Bakımında Antibiyotik Yönetimi İçin Çok Merkezli Yeni Model</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yenidogan-antibiyotik-yonetimi-modeli/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yenidogan-antibiyotik-yonetimi-modeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 07:56:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik direnci]]></category>
		<category><![CDATA[antibiyotik yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[antimikrobiyal akılcı kullanım]]></category>
		<category><![CDATA[antimikrobiyal direnç]]></category>
		<category><![CDATA[çok merkezli çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[neonatal yoğun bakım]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yenidogan-antibiyotik-yonetimi-modeli/</guid>

					<description><![CDATA[Çok merkezli yeni program, yenidoğan yoğun bakımında antibiyotik kullanımını güvenli ve tutarlı hale getirerek enfeksiyon kontrolünde ekip işbirliğini artırmayı hedefliyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://oncology.com.tr/hie-tedavisinde-ebeveyn-kucaginin-rolu/" title="Yoğun Bakımda Ten Teması: HIE Tedavisinde Ebeveyn Kucağının Dikkat Çeken Etkisi" data-wpan-internal-link="1">Yenidoğan yoğun bakım</a> ünitelerinde antibiyotiklerin doğru zamanda, doğru ilaçla ve doğru süreyle kullanılması her zamankinden daha kritik hale geliyor. Bu dengeyi güçlendirmeyi amaçlayan araştırmacılar, birden fazla hastaneyi kapsayan yenidoğan yoğun bakım işbirliği için özel olarak tasarlanmış kapsamlı bir antimikrobiyal akılcı kullanım programı geliştirdi. Journal of Perinatology’de yayımlanan çalışma, özellikle savunmasız yenidoğanlarda antibiyotik kullanımını daha sistematik, ölçülebilir ve ekipler arasında uyumlu hale getirmeyi hedefleyen yeni bir yaklaşımı ayrıntılandırıyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çeken yönü, yalnızca bir protokol önerisi sunması değil; aynı zamanda bu protokolün sahada nasıl karşılandığını ve hangi insan gücü ile kaynak gereksinimlerini doğurduğunu da incelemesi. Araştırmacılar, karma yöntemli değerlendirme kullanarak hem nicel verileri hem de sağlık personelinin deneyimlerini bir araya getirdi. Böylece programın <a href="https://oncology.com.tr/fda-klinik-denemelerinde-cinsiyet-temsili/" title="Klinik Denemelerde Cinsiyet Dengesi, Hastalık Yüküyle Ne Kadar Uyumlu?" data-wpan-internal-link="1">klinik</a> işleyişe nasıl entegre edilebileceği, hangi noktaların daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu ve çok merkezli bir yapıda standardizasyonun hangi zorluklarla karşılaşabileceği ortaya kondu.</p>
<p>Yenidoğanlar, özellikle yoğun bakıma yatan bebekler, enfeksiyonlara karşı en kırılgan hasta grupları arasında yer alıyor. Bu nedenle hekimler çoğu zaman yaşamı tehdit edebilecek enfeksiyon şüphesi karşısında geniş etkili antibiyotiklere başvurmak zorunda kalıyor. Ancak antibiyotiklerin gereksiz, uzun süreli veya uygunsuz kullanımı, dirençli mikroorganizmaların gelişimini hızlandırabiliyor. Bu durum yalnızca bireysel hasta bakımını değil, hastane düzeyinde enfeksiyon kontrolünü de zorlaştırıyor. Yeni program tam da bu nedenle, antibiyotik kullanımının karar basamaklarını daha tutarlı hale getiren kanıta dayalı bir <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-onleme-8c-modeli/" title="Parkinson’s Hastalığında Önleme Dönemi: Uzmanlardan 8C’li Yeni Çerçeve" data-wpan-internal-link="1">çerçeve</a> sunuyor.</p>
<p>Programın merkezinde, antibiyotiğin ne zaman başlanacağı, hangi ajanın seçileceği, yenidoğan fizyolojisine göre nasıl dozlanacağı ve tedavinin ne kadar süreceği gibi temel klinik sorular yer alıyor. Yenidoğan döneminde ilaç metabolizması ve böbrek fonksiyonları erişkinlerden farklı olduğundan, standart dozlama yaklaşımları her zaman yeterli olmuyor. Araştırmacıların geliştirdiği stewardship modeli, bu farklılıkları dikkate alan, mikroorganizma duyarlılık örüntüleriyle uyumlu ve klinik karar vermeyi destekleyen bir yapı kurmayı amaçlıyor.</p>
<p>Bu tür programlar, son yıllarda hastane enfeksiyon yönetiminde giderek daha fazla önem kazanıyor. Antimikrobiyal stewardship, basitçe antibiyotik kullanımını kısıtlamaktan ibaret değil; aksine uygun tedaviyi doğru hastaya ulaştırırken gereksiz maruziyeti azaltmayı hedefleyen çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımı anlamına geliyor. Yenidoğan yoğun bakımında bu yaklaşımın değeri daha da artıyor, çünkü hem erken enfeksiyon riskleri hem de uzun süreli yatışların yarattığı direnç baskısı aynı anda yönetilmek zorunda kalıyor.</p>
<p>Çok merkezli yapı ise çalışmanın bir başka güçlü yönünü oluşturuyor. Farklı hastanelerden gelen deneyimlerin birleştirilmesi, programın tek bir kurum koşullarına değil, daha geniş bir klinik gerçekliğe uyarlanabilmesini sağlıyor. Bu sayede araştırmacılar, uygulamanın yalnızca teorik olarak değil, farklı ekip yapıları ve iş akışları içinde de nasıl çalışabileceğine dair daha kapsamlı bir değerlendirme yapabildi. Elde edilen bulgular, personel gereksinimleri ile uygulama engellerinin merkezler arasında değişebildiğini, ancak ortak bir çerçevenin iş birliği için önemli bir zemin oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p>Karma yöntemli değerlendirme, yalnızca laboratuvar ya da reçete sayıları üzerinden değil, sağlık çalışanlarının günlük klinik pratikte karşılaştığı güçlükleri de görünür kılıyor. Bu önem taşıyor; çünkü bir antibiyotik yönetim programının başarısı, yalnızca rehberin bilimsel doğruluğuna değil, aynı zamanda hemşirelerin, hekimlerin ve diğer ekip üyelerinin onu ne kadar uygulanabilir bulduğuna da bağlı. Çalışma, bu açıdan yenidoğan bakımında kalite iyileştirme girişimlerinin teknik olduğu kadar örgütsel bir mesele olduğunu da hatırlatıyor.</p>
<p>Uzmanlara göre, dirençli enfeksiyonların artışı göz önüne alındığında, akılcı antibiyotik kullanımı artık isteğe bağlı bir kalite göstergesi değil, hasta güvenliğinin temel bileşenlerinden biri haline geldi. Yenidoğanlarda bu gereklilik daha da hassas; çünkü yanlış dozlama ya da gereksiz tedavi, gelişmekte olan organ sistemleri üzerinde istenmeyen etkiler yaratabileceği gibi, tedavi seçeneklerini de daraltabiliyor. Bu nedenle standardize edilmiş, veri temelli ve ekipler arası işbirliğini destekleyen modeller, klinik sonuçları iyileştirme potansiyeli taşıyor.</p>
<p>Yeni çalışma, doğrudan bir tedavi başarısı iddiası ortaya koymuyor; bunun yerine, çok merkezli yenidoğan bakımında uygulanabilecek bir stewardship altyapısının nasıl kurulabileceğine odaklanıyor. Bu yönüyle araştırma, antibiyotik direncine karşı verilen mücadelenin yalnızca yeni ilaçlarla değil, mevcut ilaçların daha akıllı kullanımıyla da sürdürülebileceğini gösteren önemli bir örnek sunuyor. Yenidoğan yoğun bakım üniteleri arasında geliştirilen bu işbirliği modeli, gelecekte daha güvenli, daha tutarlı ve daha ölçülebilir antibiyotik yönetimi için yol haritası niteliği taşıyabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Implementation and evaluation of an antimicrobial stewardship program in a multicenter neonatal intensive care unit collaborative.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Implementation of an antimicrobial stewardship program in a multicenter neonatal intensive care unit collaborative: a mixed-methods staff resource needs evaluation.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Gong, C.L., Qureshi, N., Mendel, P. et al. Implementation of an antimicrobial stewardship program in a multicenter neonatal intensive care unit collaborative: a mixed-methods staff resource needs evaluation. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02758-y</p>
<p><strong>DOI:</strong> 22 June 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yenidogan-antibiyotik-yonetimi-modeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlılarda Pelvik Kırık Yönetimine Yeni Bir Ölçüt: OFP-Skoru’nun Klinik Uygulanabilirliği Test Edildi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/ofp-skoru-pelvik-kirik-degerlendirme/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/ofp-skoru-pelvik-kirik-degerlendirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 08:27:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[çok merkezli çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik kırık değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik tıp]]></category>
		<category><![CDATA[kemik kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[klinik skor]]></category>
		<category><![CDATA[OFP-Skoru]]></category>
		<category><![CDATA[osteoporotik pelvis kırığı]]></category>
		<category><![CDATA[osteoporoz]]></category>
		<category><![CDATA[pelvik kırık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[pelvis kırığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/ofp-skoru-pelvik-kirik-degerlendirme/</guid>

					<description><![CDATA[Osteoporotik pelvik kırıkların yönetiminde OFP-Skoru'nun klinik pratikteki uygulanabilirliği çok merkezli çalışma ile değerlendirildi. Bu skor, hasta bazlı riskleri sistematik şekilde sınıflandırıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanan nüfusla birlikte osteoporoza bağlı kırıklar sağlık sistemlerinin en karmaşık alanlarından biri haline gelirken, pelvis kırıkları bu tablonun en zor yönetilen parçaları arasında yer alıyor. <em>BMC Geriatrics</em> dergisinde yayımlanan çok merkezli prospektif kohort çalışma, Osteoporotic Pelvis Fracture Score’un, kısaca OFP-Skoru’nun, gerçek <a href="https://oncology.com.tr/isvicre-geriatri-mobilite-plani/" title="İsviçre’de Yaşlı Hastalar İçin Hareket Planı Klinik Ortamda Test Edildi" data-wpan-internal-link="1">klinik ortamda</a> ne kadar kullanılabilir olduğunu değerlendiren dikkat çekici veriler sundu. Çalışma, yalnızca skorun teorik doğruluğuna değil, aynı zamanda farklı merkezlerde hasta bakımı sırasında pratikte işe yarayıp yaramadığına odaklanması bakımından önem taşıyor.</p>
<p>Osteoporotik pelvis kırıkları, kalça kırıkları kadar görünür tartışılmasa da yaşlı hastalarda ciddi ağrı, hareket kaybı, yatak istirahati, bakım ihtiyacında artış ve komplikasyon riskiyle ilişkili. Bu kırıklarda yalnızca kemiğin kırılmış olması değil, kemik kalitesi, kırığın anatomik düzeni, eşlik eden hastalıklar ve hastanın genel işlev düzeyi de tedavi kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle klinisyenlerin, hasta bazlı riskleri tek bir çerçevede değerlendirebilecek güvenilir araçlara ihtiyacı <a href="https://oncology.com.tr/sma-aav9-gen-tedavisi-etki-guvenlik/" title="AAV9 Tabanlı Gen Tedavisinde SMA İçin Uzun Vadeli Etki ve Güvenlik Arayışı" data-wpan-internal-link="1">uzun</a> süredir vurgulanıyordu.</p>
<p>İşte OFP-Skoru tam da bu boşluğu doldurmak amacıyla geliştirildi. Skor, osteoporotik pelvis kırıklarında karar verme sürecini daha sistematik hale getirmeyi hedefleyen bileşik bir ölçüt olarak tasarlandı. Araştırmacılar, bu aracın yalnızca belirli görüntüleme bulgularını değil, aynı zamanda kırık tipi, kemik kalitesi ve klinik açıdan anlamlı diğer değişkenleri bir araya getirerek risk sınıflaması yapabileceğini öngörüyor. Böylece hangi hastaların daha yakından izlenmesi, hangi hastaların daha agresif ya da daha ihtiyatlı bir yaklaşım gerektirebileceği konusunda hekimlere daha net bir yol haritası sunulması amaçlanıyor.</p>
<p>Çalışmanın en güçlü yönlerinden biri, çok merkezli ve prospektif tasarıma sahip olması. Farklı klinik merkezlerde gerçek zamanlı veri toplanması, OFP-Skoru’nun yalnızca tek bir hastane ya da tek bir ekip içinde değil, çeşitli sağlık ortamlarında da uygulanabilirliğini test etme olanağı sağladı. Prospektif yapı sayesinde araştırmacılar hasta demografisini, kırık tiplerini, radyolojik parametreleri ve uygulanan tedavi yaklaşımlarını geriye dönük yorumlarla değil, takip sürecinin içinde kaydedilmiş verilerle analiz etti. Bu da bulguların klinik güvenilirliğini artıran önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Pelvis kırıkları yaşlı hastalarda sıklıkla altta yatan kırılganlığın göstergesi olarak kabul ediliyor. Osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunu azaltırken kemiğin mekanik dayanıklılığını da düşürüyor; bu durum düşük enerjili travmalarda bile ciddi hasar gelişmesine yol açabiliyor. Ancak pelvis bölgesi, anatomik karmaşıklığı nedeniyle değerlendirilmesi kolay bir alan değil. Kırık hattının yeri, stabilite durumu ve eşlik eden yumuşak doku hasarı gibi faktörler, tedavi planını değiştiriyor. Bu nedenle yalnızca kırığın varlığı değil, kırığın klinik bağlamı da son derece belirleyici oluyor.</p>
<p>Araştırmanın rapor ettiği temel mesaj, OFP-Skoru’nun öngörücü değerinin yanı sıra uygulanabilirliğinin de umut verici görünmesi. Bu tür araçlarda teorik performans kadar günlük pratikte ne kadar hızlı, anlaşılır ve farklı disiplinler tarafından kullanılabilir olduğu da kritik öneme sahip. Özellikle yaşlı hasta popülasyonunda ortopedi, geriatri, radyoloji ve rehabilitasyon ekiplerinin ortak karar vermesi gerektiğinden, ölçütün klinik iş akışına uyum sağlaması değerlendirmenin önemli bir parçası kabul ediliyor.</p>
<p>Yine de uzmanlar, böyle skorların klinik kararı tek başına belirlemediğini hatırlatır. Bir risk aracı, hekimin yerini almaz; ancak karar sürecini destekleyebilir, hastaları benzer risk gruplarına ayırabilir ve takip planlamasını daha rasyonel hale getirebilir. Bu nedenle OFP-Skoru’nun asıl değeri, karmaşık hasta profilini sayısal bir çerçeveye oturtarak iletişimi ve standardizasyonu kolaylaştırması olabilir. Özellikle çok sayıda komorbiditeye sahip, kırılgan ve fonksiyonel rezervi sınırlı yaşlı hastalarda bu tür araçlar klinik belirsizliği azaltmaya yardımcı olabilir.</p>
<p>Çalışma, osteoporotik pelvis kırıklarının tıbbi literatürde giderek daha fazla dikkat çektiği bir dönemde yayımlandı. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte, kırık yükünün yalnızca sıklık açısından değil, bakım maliyeti ve uzun dönem işlev kaybı açısından da artması bekleniyor. Bu çerçevede, yalnızca tedavi yöntemlerini değil, hastayı doğru sınıflandıran ve riskleri daha erken <a href="https://oncology.com.tr/agiz-kanserinde-nir-floresans-cerrahi-sinirlar/" title="Ağız Kanserinde Cerrahi Sınırları Görünür Kılan NIR Floresans Yöntemi Test Edildi" data-wpan-internal-link="1">görünür kılan</a> araçların önemi büyüyor. OFP-Skoru üzerine yürütülen bu çok merkezli çalışma da tam olarak bu ihtiyaca yanıt vermeye çalışan erken ama anlamlı bir adım olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>Bununla birlikte, skorun farklı hasta gruplarında ne ölçüde tutarlı sonuç vereceği, uzun dönem sonuçlarla ilişkisi ve klinik kararları gerçekten iyileştirip iyileştirmediği gibi soruların yanıtlanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu açık. Yine de mevcut bulgular, osteoporotik pelvis kırıklarının değerlendirilmesinde daha düzenli ve ölçülebilir bir yaklaşımın mümkün olabileceğini gösteriyor. Klinik uygulamada yaygınlaşmadan önce daha geniş doğrulama çalışmalarına ihtiyaç duyulsa da OFP-Skoru, yaşlı hastalarda kırık yönetimini daha öngörülebilir hale getirme potansiyeli taşıyan yeni nesil araçlar arasında dikkat çekiyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Clinical feasibility and predictive validity of the Osteoporotic Pelvis Fracture Score (OFP-Score) in managing osteoporotic pelvic fractures.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prospective clinical feasibility assessment of the Osteoporotic Pelvis Fracture Score (OFP-Score)—a multicenter prospective cohort study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Spiegl, U.J.A., Schanderl, P., Zimmermann, V. et al. Prospective clinical feasibility assessment of the Osteoporotic Pelvis Fracture Score (OFP-Score)—a multicenter prospective cohort study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07682-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/ofp-skoru-pelvik-kirik-degerlendirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
