<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çin &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/cin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 21:27:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>Çin &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çin’de yaşlılarda aynı anda birden fazla hastalığın yükselişini belirleyen etmenler haritalandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-multimorbidite-etmenleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-multimorbidite-etmenleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 21:27:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiolojik analiz]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[multimorbidite]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal ve demografik etmenler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-multimorbidite-etmenleri/</guid>

					<description><![CDATA[CLASS verilerine dayalı ulusal analiz, Çinli 65+ yaşlılarda multimorbiditenin arttığını ve sosyal-demografik faktörlerin hastalık kümelenmesini etkilediğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’de yaşlanan nüfusun hızlanmasıyla birlikte, aynı kişide birden fazla kronik hastalığın bir arada görülmesi anlamına gelen <em>multimorbidite</em> daha görünür hale geliyor. Ülke çapında yürütülen yeni bir çalışma, Çinli 65 yaş ve üzeri bireylerde multimorbiditenin yaygınlığını ve bu durumun nasıl şekillendiğini etkileyen başlıca etmenleri <a href="https://oncology.com.tr/ileri-yas-canli-bobrek-vericilerinde-uzun-vadeli-bobrek-sonuclari/" title="Yaşlı canlı böbrek vericilerinde uzun vadeli böbrek sağlığı: yeni analiz ne söylüyor?" data-wpan-internal-link="1">analiz</a> etti. Araştırma, Çin Longitudinal Aging Social Survey (CLASS) verilerini kullanarak multimorbidite olgusunun arkasındaki sağlıkla sınırlı olmayan toplumsal ve demografik faktörleri birlikte ele almasıyla dikkat çekiyor.</p>
<p>Çalışmanın temel amacı, multimorbiditenin yaşlılar arasında hangi ölçüde görüldüğünü nicel olarak ortaya koymak ve eş zamanlı kronik hastalık kümelenmelerini etkileyen belirleyicileri saptamak. Multimorbidite, bireylerin iki ya da daha fazla kronik hastalıkla aynı anda yaşaması olarak tanımlanıyor ve yaşa bağlı biyolojik değişimlerin yanı sıra yaşam koşullarının da hastalık yükünü şekillendirdiği bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendiriliyor. Araştırmacılar, ülke genelini temsil eden CLASS verilerinden yararlanarak, sağlık göstergelerinin yanı sıra sosyal ve ekonomik boyutların da riskle ilişkisini incelemeyi hedefledi.</p>
<p>Bu, <strong>kesitsel</strong> bir analiz yaklaşımıyla yapılan ulusal bir tarama niteliğinde. CLASS; sağlık, sosyal yaşam ve ekonomik göstergeleri bir arada sunan geniş kapsamlı bir veri kaynağı olarak, yaşlı nüfusun farklı bölgelerdeki yaşam koşullarını karşılaştırmaya olanak veriyor. Analizde multimorbiditenin belirli yaş gruplarında nasıl dağıldığı ve hangi demografik özelliklerin daha yüksek olasılıkla birlikte hastalık durumlarıyla ilişkili olduğu inceleniyor. Araştırmanın odağında, yaşlılarda kronik hastalıkların tek tek ortaya çıkmasından ziyade aynı kişi içinde birikme eğiliminin hangi değişkenlerle bağlantılı olduğu bulunuyor.</p>
<p>Çalışmanın sonuçları, multimorbiditenin yalnızca bireysel sağlık sorunlarının bir toplamı olmadığını; sosyodemografik koşullar ve yaşam bağlamı gibi unsurlarla birlikte şekillendiğini vurguluyor. Özellikle yaşlılık döneminde kronik hastalıkların eşleşmesi; sağlık hizmetlerine erişim, sosyal destek, eğitim ve ekonomik kaynaklar gibi etkenlerin hastalıkların seyri ve birikimi üzerindeki etkileriyle birlikte ele alındığında daha anlaşılır hale geliyor. Bu tür belirleyicilerin ortaya konması, ilerleyen yaşlarda multimorbiditeye bağlı sağlık ihtiyaçlarının planlanması açısından önem taşıyor.</p>
<p>Araştırmanın işaret ettiği bir diğer nokta, multimorbiditeyi açıklamaya yönelik epidemiyolojik çalışmaların yaşlanan toplumlarda giderek daha kritik hale gelmesi. Çünkü yaşlı nüfusun büyümesi, kronik hastalık yönetimini tek hastalık merkezli yaklaşımlardan çıkarıp daha bütüncül bir değerlendirmeye zorlayabilir. Çalışma, bu dönüşüm için veri temelli bir zemin sunmayı amaçlayan ülke çapında bir analiz olarak konumlanıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Prevalence and determinants of multimorbidity in older Chinese adults.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prevalence and determinants of multimorbidity in older Chinese adults: a nationwide cross-sectional study using CLASS data.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Li, Y., Zhao, C., Zhuang, X. et al. Prevalence and determinants of multimorbidity in older Chinese adults: a nationwide cross-sectional study using CLASS data. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07893-x</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-07893-x</p>
<p><strong>Keywords:</strong> multimorbidite, yaşlanma, kronik hastalık, epidemiyoloji, Çin, <a href="https://oncology.com.tr/kentlerde-yasli-yoksullugu-yalnizlik-saglik-riski/" title="Şehirde Yalnız Yaşamak ve Yoksulluk: Nijerya’daki Yaşlıların Sağlık Riskleri Artıyor" data-wpan-internal-link="1">yaşlı sağlığı</a>, sosyal belirleyiciler, halk sağlığı</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-iskemik-inme-semptom-yuku-bakim-ihtiyaci/" data-wpan-internal-link="1">Yaşlılarda inme sonrası şikâyet çeşitliliği: Bakım ihtiyaçları “tek tip” değil</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-multimorbidite-etmenleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin’in soya ithalat baskısını azaltmaya dönük “entegre” reçete: tuzlu araziler, GM soyalar ve beslenme değişimi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cin-soya-oz-yeterliligi-entegre-plan-ithalat-baskisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cin-soya-oz-yeterliligi-entegre-plan-ithalat-baskisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 08:02:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme değişimi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel proteinler]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel etki]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin tarım politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Genetik olarak değiştirilmiş gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[GM soya]]></category>
		<category><![CDATA[küresel gıda güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Soya öz-yeterlilik]]></category>
		<category><![CDATA[tuzlu toprak ıslahı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cin-soya-oz-yeterliligi-entegre-plan-ithalat-baskisi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni senaryo çalışması; tuzlu toprakların ıslahı, GM soyalar ve beslenme değişiminin birlikte Çin’in soya öz-yeterliliğini güçlendirerek ithalat baskısını azaltabileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’in hayvansal kaynaklı gıdalara yönelik artan talebi, ülkenin soya fasulyesi ithalatına bağımlılığını benzeri görülmemiş seviyelere taşıyor. Soya, özellikle yem sanayisinin temel hammaddelerinden biri olduğu için, dış tedarikte yaşanabilecek dalgalanmalar yalnızca Çin’in gıda maliyetlerini değil, aynı zamanda küresel tarım sistemleri üzerindeki çevresel ve jeopolitik baskıyı da büyütüyor. Bu durum, tropik bölgelerde orman kaybına ve arazi kullanım dönüşümüne kadar uzanan bir etki zinciri oluşturduğu için son yıllarda giderek daha fazla tartışılıyor.</p>
<p>Kaynaklardaki veriler, Çin’in soya üretiminde uzun süreli bir geri çekilme yaşadığını gösteriyor. Çin, 1960’ların başlarında soyada kendi kendine yeterlilik düzeyine yaklaşmışken, bu oran 2022 itibarıyla yüzde 17’ye kadar geriledi. Önümüzdeki yıllarda herhangi bir stratejik müdahale yapılmaması halinde, bu oranın 2050’de yüzde 12’ye düşebileceğine dair projeksiyonlar bulunuyor. Böyle bir senaryoda, artan hayvansal gıda talebini beslemek için daha fazla soya ithalatına ihtiyaç duyulması, üretim baskısının sınır bölgelerine ve ek ekim alanlarına kaymasına yol açabilir.</p>
<p>Bu tabloya yanıt olarak, yeni bir entegre politika çerçevesi senaryo temelli modelleme yaklaşımıyla değerlendirildi. Çalışmanın odak noktası, tek bir önlemin etkisinin sınırlı kalabileceği; bunun yerine farklı kaldıraçların aynı anda devreye sokulmasının soya dışa bağımlılığını daha hızlı ve daha geniş ölçekte azaltabileceği fikri üzerine kurulu. Modelleme sonuçları, üç ana bileşenin <a href="https://oncology.com.tr/cinde-yaslilar-yasam-doyumu-tuketim-demografi/" title="Çin’de yaşlıların yaşam doyumu: Tüketim davranışları ve demografik farklılıkların birlikte etkisi" data-wpan-internal-link="1">birlikte</a> ele alınması durumunda Çin’in soya öz-yeterlilik oranını belirgin biçimde artırma potansiyeline <a href="https://oncology.com.tr/tek-hucreli-gen-haritalamasi-kemik-hastaliklari-gen-hedefleri/" title="Kemik dokusunda tek hücre haritası: Damar ilişkili hücreler iskelet hastalıkları için yeni gen hedefleri işaret ediyor" data-wpan-internal-link="1">işaret ediyor</a>.</p>
<p>İlk bileşen, tuzla kirlenmiş ya da üretkenliğini kaybetmiş arazilerin rehabilitasyonunu içeriyor. Böyle arazilerin yeniden tarımsal üretime kazandırılması, yeni tarım alanları açma baskısını azaltma ve verimlilik kayıplarını telafi etme açısından stratejik görülüyor. İkinci bileşen, genetik olarak değiştirilmiş (GM) soya kullanımına ilişkin politika tercihleriyle bağlantılı. GM soyaların, belirli koşullarda tarımsal üretim kapasitesini artırma ve riskleri yönetme yönünde potansiyel sağlayabildiği biliniyor; ancak çevresel etkiler, düzenleyici çerçeveler ve yaygınlaştırma süreçlerinin dikkatle kurgulanması gereği de genel olarak vurgulanıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Article Title:</strong> Integrated policies could raise China’s soybean self-sufficiency and ease global land-use pressure.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Lun, F., Sun, J., Zhou, Y. et al. Integrated policies could raise China’s soybean self-sufficiency and ease global land-use pressure. Nat Food (2026). https://doi.org/10.1038/s43016-026-01378-1</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s43016-026-01378-1</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/pulmoner-arteriyel-hipertansiyon-hemoliz-genetik-beslenme/" data-wpan-internal-link="1">Hemolizle ilişkili genetik ve beslenme etkenleri, PAH artışının gözden kaçan parçası olabilir</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cin-soya-oz-yeterliligi-entegre-plan-ithalat-baskisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin’de yaşlıların sağlığı tek tipte ilerlemiyor: Fiziksel aktivite dağılımı eşitsizliği büyütebilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-fiziksel-aktivite-esitsizligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-fiziksel-aktivite-esitsizligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:13:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel aktivite]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık eşitsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-fiziksel-aktivite-esitsizligi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni araştırma, fiziksel aktivitenin yalnızca yapılıp yapılmamasıyla değil; gruplar arasında nasıl dağıldığıyla sağlık eşitsizliğini etkileyebileceğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’deki yaşlı nüfusta sağlıkta zaman içinde görülen iyileşmelerin aynı hızda ve aynı düzeyde gerçekleşmediği, yeni bir araştırmayla bir kez daha görünür hale geldi. Çalışma, fiziksel aktivitenin yalnızca “yapılıyor/yapılmıyor” şeklinde ele alınmasının yetersiz kaldığını; asıl ayrışmanın, aktivitenin toplumlar ve bireyler arasında nasıl dağıldığıyla ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Sonuçlar, fiziksel hareketin sağlık üzerinde genel olarak olumlu bir etkisi olabileceğini doğrularken, faydanın her grupta aynı olmadığını göstererek sağlık eşitsizliğinin ölçülebilir biçimde ortaya çıkabileceğine <a href="https://oncology.com.tr/kpna2-yuksekligi-pt4-kolorektal-kanser-prognozu/" title="KPNA2’nin yüksekliği pT4 kalın bağırsak kanserinde prognozu kötüleştiriyor: c-Myc–p21 ekseni dikkat çekiyor" data-wpan-internal-link="1">dikkat çekiyor</a>.</p>
<p>Araştırmacılar, yaşlı yetişkinlerde farklı demografik ve sosyoekonomik koşullar altında sağlık gidişatlarının nasıl değiştiğini incelemeyi hedefledi. Bu yaklaşım, sağlıkta gözlenen farklılıkların rastlantısal olabileceği varsayımını zayıflatmayı amaçlıyor; çünkü farklı aktivite düzeyleri ile ayrışan sağlık yörüngeleri arasındaki bağlantı, eşitsizliği açıklamak açısından merkezi görünüyor. Çalışmanın önemli bir yönü, fiziksel aktiviteyi tek bir eşik davranış olarak değil; hareketin yoğunluğuna ve derecesine dayanan bir “gradyan” olarak ele alması. Böylece, aktivitenin seviyeleri arasındaki değişimin sağlık sonuçlarındaki farklılıklarla nasıl örtüştüğü analiz edilebiliyor.</p>
<p>Çalışma, sağlık eşitsizliğini değerlendirirken sağlık ekonomisi ve epidemiyoloji alanında kullanılan nüfus düzeyi ölçütlere başvuruyor. Bu tür yöntemler, toplam sağlık değişkenliğinin hangi kısmının gruplar arası farklılıklardan kaynaklanabileceğini ayırmaya yarayan bir çerçeve sunuyor. Kaynak olarak sunulan bilgilere göre çalışma, fiziksel aktivitenin faydasının homojen olmadığını, yani bazı topluluklarda daha belirgin bir iyileşme sağlanırken bazılarında bu etkinin daha sınırlı kalabildiğini düşündüren bir tabloya işaret ediyor. Böylece ortaya çıkan resim, sağlık eşitsizliğinin tek bir nedene indirgenmiş basit bir sonuç değil; çeşitli toplumsal ve çevresel koşulların şekillendirdiği aktivite desenleri üzerinden biçimlenen karmaşık bir durum olabileceğini gösteriyor.</p>
<p>Bilimsel bulguların klinik anlamı açısından, çalışma fiziksel aktivitenin sağlıkla ilişkili olduğunu söylerken, bunun her koşulda aynı etkiyi yaratacağına dair kesin bir iddia sunmuyor. Araştırmanın vurgusu, fiziksel aktivitenin yararlarının “tek boyutlu” bir şablon gibi herkese aynı şekilde yansımadığı yönünde. Bu çerçeve, özellikle <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-kotu-uyku-ve-kirilganlik-kardiyometabolik-multimorbidite/" title="Yaşlılarda kötü uyku ve kırılganlık birlikte kalp-metabolizma hastalıklarını artırabilir" data-wpan-internal-link="1">yaşlılarda</a> hareket kapasitesini etkileyebilecek engellerin ve çevresel kısıtların önemini gündeme getiriyor. Aktivite düzeylerinin zaman içinde nasıl şekillendiği ve bunun hangi gruplarda daha olumsuz bir tabloyla seyrettiği, sağlık eşitsizliğinin büyümesi açısından belirleyici <a href="https://oncology.com.tr/zbp1-soguk-sicak-tumor-donusumu/" title="ZBP1’in tetiklediği genomik stres–bağışıklık bağı yeni bir “soğuk–sıcak” tümör anahtarı olabilir" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>.</p>
<p>Araştırma ayrıca, aktivite ile sağlık arasındaki ilişkinin toplumlar arası dağılımının, sağlıkta görülen farklılıkları sadece düzey olarak değil, gidişat yani “trajektori” açısından da etkileyebileceğini ima ediyor. Başka bir ifadeyle, fiziksel aktivitedeki göreli avantaj veya dezavantajın, yaşlıların uzun vadede sağlık durumlarında farklılaşan bir rotaya eşlik etmesi mümkündür. Çalışmada kullanılan nüfus düzeyi eşitsizlik ölçümleri, bu farklılaşmanın ölçülebilir olduğuna işaret edecek şekilde kurgulanmış.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Health inequality among older adults; physical activity effects</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The impact of physical activity on health inequality among older adults: evidence from China</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Dang, X., Pan, J., Xing, X. et al. The impact of physical activity on health inequality among older adults: evidence from China. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-08008-2</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1186/s12877-026-08008-2</p>
<p><strong>Keywords:</strong> fiziksel aktivite, sağlık eşitsizliği, yaşlı yetişkinler, Çin, halk sağlığı, epidemiyoloji</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cinde-yaslilarda-fiziksel-aktivite-esitsizligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin’de Yaşlı Refahında Yeni Denge: Evde ve Toplumda Destek Ağlarının Etkisi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cin-yasli-refahi-destek-aglari/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cin-yasli-refahi-destek-aglari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:59:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[aile desteği]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin'de yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[evde bakım hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[resmi olmayan destek ağları]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal destek]]></category>
		<category><![CDATA[toplum temelli bakım]]></category>
		<category><![CDATA[toplum temelli hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam doyumu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı refahı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cin-yasli-refahi-destek-aglari/</guid>

					<description><![CDATA[Çin’de yaşlıların yaşam doyumunu artıran evde ve toplum temelli destek ağları, aile dışı hizmetlerin önemini vurgulayan yeni araştırma, yaşlı bakımında dönüşümü ele alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanan nüfusun sağlık sistemleri ve sosyal politikalar üzerindeki baskısı dünya genelinde artarken, yaşlı bireylerin yalnızca uzun ömürleriyle değil, yaşamlarından duydukları tatminle de nasıl desteklenebileceği giderek daha önemli bir araştırma alanına dönüşüyor. Çin’de yayımlanan yeni bir çalışma, bu soruya aile merkezli geleneksel yaklaşımların ötesine geçen bir çerçeveden yanıt arıyor. Xu, Cai ve Yao’nun <em>BMC Geriatrics</em>’te 2026’da yayımlanan araştırması, yaşlıların yaşam doyumunu belirlemede ev ve toplum temelli hizmetler ile resmi olmayan destek ağlarının rolünü inceliyor.</p>
<p>Çalışma, Çin’de yaşlı bakımına ilişkin köklü varsayımlardan biri olan filial piety, yani çocukların ebeveynlerine bakım sağlaması beklentisinin, tek başına yeterli bir açıklama sunmayabileceğini gösteren daha geniş bir tartışmanın parçası. Araştırmacılar, modernleşme, kentleşme ve aile yapılarındaki değişimlerin, yalnızca aile içi desteğe dayanan sistemleri zorladığını vurguluyor. Bu nedenle yeni çalışma, yaşlı bireylerin refahını anlamak için hem kurumsal hizmetleri hem de komşular, arkadaşlar ve geniş sosyal çevre gibi aile dışı bağlantıları birlikte değerlendiren bir <a href="https://oncology.com.tr/erbb-osv-metastatik-yumurtalik-kanser/" title="Mühendislik Virüsü, Metastatik Yumurtalık Kanserinde Daha Seçici Bir Yaklaşım Sunuyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşım sunuyor</a>.</p>
<h2>Aile odaklı modelin sınandığı bir toplumsal dönüşüm</h2>
<p>Çin, tarihin en hızlı yaşlanan büyük nüfuslarından birine sahip olması nedeniyle, yaşlı bakımının dönüşümünü izlemek için benzersiz bir laboratuvar niteliği taşıyor. Uzun yıllar boyunca yaşlıların bakımında temel omurgayı aile desteği oluşturdu. Ancak küçük hane yapılarının yaygınlaşması, genç kuşakların şehirlerde çalışmak için göç etmesi ve bakım yükünün tek bir aile koluna daha fazla binmesi, bu modelin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirdi. Xu ve meslektaşlarının <a href="https://oncology.com.tr/kolorektal-kanser-mikrobiyom-fit-testi/" title="Turin Çalışması, Dışkı Testlerinin Mikrobiyom Araştırmasını Kolorektal Kanser Taramasına Taşıdığını Gösteriyor" data-wpan-internal-link="1">çalışması,</a> işte tam bu noktada devreye girerek, yaşlı bireylerin yaşam memnuniyetini yalnızca evlat desteği üzerinden okumak yerine, daha karmaşık bir destek ekosistemi içinde değerlendirmeye yöneliyor.</p>
<p>Araştırmanın temel önemi de burada ortaya çıkıyor: yaşlıların kendilerini iyi hissetmeleri, yalnızca bakımın fiziksel olarak sağlanmasına bağlı olmayabilir. Düzenli sosyal temas, erişilebilir yerel hizmetler, gündelik sorunlarda yardım alabilme ve topluluk içinde dışlanmama duygusu da yaşam doyumunu belirleyen önemli unsurlar arasında yer alabilir. Bu tür etkenler, özellikle sağlık sorunları, hareket kısıtlılığı veya yalnız yaşama gibi durumlarda daha belirgin hale gelir.</p>
<h2>Ev ve toplum temelli hizmetler nasıl bir fark yaratabilir?</h2>
<p>Home- and community-based services (HCBS), yaşlı bireylerin kendi ev ortamlarında veya yaşadıkları topluluk içinde destek almasını amaçlayan hizmetleri ifade ediyor. Bu hizmetler, gündelik yaşam faaliyetlerine yardımcı olma, sosyal hizmetlere yönlendirme, temel bakım desteği ve toplumsal katılımı artıran uygulamaları kapsayabiliyor. Böyle bir model, yaşlı bireyin kurumsal bir bakım ortamına taşınmadan, kendi yaşam çevresi içinde daha bağımsız kalmasına yardımcı olabiliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Article Title</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Article References:</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Xu, J., Cai, J. &amp; Yao, L. Home- and community-based services, informal support networks, and life satisfaction among older adults in China: moving beyond filial support. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07781-4</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-07781-4</p>
<p><strong>Keywords:</strong> yaşlanma, Çin, yaşam doyumu, ev temelli hizmetler, toplumsal destek, informel ağlar, <a href="https://oncology.com.tr/cin-akilli-yasli-bakimi-iyi-olus/" title="Akıllı Bakım Teknolojileri Yaşlıların İyi Oluşunu Nasıl Güçlendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">yaşlı bakımı</a>, evlatlık saygısı, sosyal destek, gerontoloji</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cin-yasli-refahi-destek-aglari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin’de Yaşlıların Ölüm Algısı Mercek Altında: Kültür, Yaşlanma ve Bakım Kararları Arasındaki Bağ</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cin-yasli-olum-algisi-kultur/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cin-yasli-olum-algisi-kultur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 15:26:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Konfüçyüsçülük]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm algısı]]></category>
		<category><![CDATA[Taoizm]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanma psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı bakımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cin-yasli-olum-algisi-kultur/</guid>

					<description><![CDATA[Çin’de yaşlı yetişkinlerin ölüm algısı, kültürel değerler ve aile yapısıyla birlikte ele alınıyor. Konfüçyüsçülük ve Taoizm’in etkileri, sağlık kararları üzerindeki rolü bu derlemede açıklanıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’de hızla yaşlanan nüfus, sağlık sisteminin önüne yalnızca kronik hastalıklar ve bakım ihtiyacı gibi görünür sorunlar çıkarmıyor; yaşamın son evresine dair düşünceleri de daha görünür hale getiriyor. BMC Geriatrics dergisinde yayımlanan yeni sistematik derleme ve meta-analiz, yaşlı yetişkinlerin ölüm karşısındaki tutumlarını ve bu tutumları <a href="https://oncology.com.tr/alzheimer-tau-filament-noroproteazom/" title="Alzheimer’da Tau Filamentlerini Şekillendiren Yeni Düğüm: Nöron Zarı Proteazomları, APOE ve Yaş" data-wpan-internal-link="1">şekillendiren</a> etkenleri bir araya getirerek, konunun sadece bireysel bir psikoloji meselesi olmadığını; aynı zamanda kültürel değerler, aile yapısı ve sağlık kararlarıyla yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Araştırma, Çin’de yaşlı bireylerin ölümü nasıl anlamlandırdığını inceleyen çok sayıda ampirik çalışmayı birleştiriyor. Bu yaklaşım, tek tek araştırmalarda dağınık biçimde ortaya çıkan bulguları ortak bir çerçevede toplamak açısından önem taşıyor. Çünkü ölüm algısı, çoğu zaman açıkça konuşulmayan, hatta birçok kültürde tabu sayılan bir alan. Buna karşın bu algı, kişinin <a href="https://oncology.com.tr/membranoz-nefropatide-rituksimab-biyobenzer/" title="Membranöz Nefritte B Hücre Hedefli Tedavi İçin Ucuz Bir Alternatif Gündemde" data-wpan-internal-link="1">tedavi</a> tercihlerini, yaşam sonu bakım beklentilerini, aileyle iletişimini ve genel psikolojik iyilik halini etkileyebiliyor.</p>
<p>Çalışmanın öne çıkan yönlerinden biri, ölüm tutumlarını yalnızca korku ya da kabul ikiliği içinde değerlendirmemesi. Araştırmacılar, psikolojik değişkenlerin yanı sıra toplumsal ve demografik etkenleri de birlikte ele alarak daha geniş bir resim sunuyor. Bu çerçevede, geleneksel Çin düşüncesinin önemli unsurları olan Konfüçyüsçülük ve Taoizm’in ölümle ilişkili tutumlara özel bir anlam katmanı eklediği vurgulanıyor. Konfüçyüsçü aile merkezli değerler ile atalara saygı anlayışı, ölümü yalnızca bir son olarak değil, aile bağları ve kuşaklar arası sorumluluklarla iç içe geçen bir deneyim olarak konumlandırabiliyor. Taoist düşüncedeki doğallık, uyum ve dönüşüm vurgusu ise bazı bireylerde ölümü kabullenmeye daha açık bir çerçeve sunabiliyor.</p>
<p>Bu kültürel arka plan, Batı toplumlarında daha sık görülen birey merkezli yaklaşım ile belirgin bir farklılık yaratıyor. Derlemenin işaret ettiği temel noktalardan biri de bu: ölümle ilgili tutumlar evrensel gibi görünse de, onları biçimlendiren anlam dünyası toplumdan topluma ciddi biçimde değişebiliyor. Çin’de yaşlı bireyler için aile onayı, nesiller arası görevler ve yaşlılığa atfedilen toplumsal rol, ölüm kararlarının nasıl algılandığını etkileyebiliyor. Özellikle yaşam sonu tedavi, bakım yoğunluğu ve hastanede ölme ile evde ölme tercihleri gibi konularda bu değerler belirleyici olabiliyor.</p>
<p>Meta-analizin derlediği literatür, ölüm tutumlarının tek bir faktörle açıklanamayacağını da ortaya koyuyor. Yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sağlık durumu, sosyal destek ve dini ya da felsefi inançlar gibi değişkenler, bireylerin ölümü kabullenme, ondan kaygı duyma veya ölüm hakkında konuşmaya açıklık düzeylerini etkileyebiliyor. Bununla birlikte araştırma, bu değişkenler arasındaki ilişkilerin tüm çalışmalarda aynı biçimde görünmediğini de gösteriyor; bu da alandaki verilerin hâlâ bağlama duyarlı ve çok katmanlı olduğunu düşündürüyor.</p>
<p>Özellikle yaşlılık döneminde ölümün algılanış biçimi, yalnızca duygusal bir mesele değil, klinik açıdan da önemli bir konu. Sağlık çalışanları açısından bir hastanın ölüm hakkında nasıl düşündüğünü bilmek, iletişim biçimini ve bakım planlamasını etkileyebilir. Bazı yaşlı bireyler için açık konuşma rahatlatıcı olabilirken, bazıları için bu tür konuşmalar kaygıyı artırabilir. Derleme, bu nedenle <a href="https://oncology.com.tr/tug-testi-egzersiz-kirmganlik-azaltma/" title="Kıdemli Yaşta Kırılganlığa Karşı Yeni Egzersiz Yaklaşımı Umut Verdi" data-wpan-internal-link="1">geriatri</a> ve ruh sağlığı hizmetlerinde kültürel duyarlılığın önemine dikkat çekiyor. Tek tip yaklaşım yerine bireyin aile yapısını, inançlarını ve yaşam öyküsünü gözeten iletişim stratejileri daha anlamlı sonuçlar doğurabilir.</p>
<p>Çin gibi geniş ve çeşitlilik gösteren bir ülkede bu durumun önemi daha da artıyor. Kırsal ve kentsel bölgeler arasındaki yaşam deneyimleri, eğitim olanakları ve kuşaklar arası ilişkiler ölüm algısını farklılaştırabiliyor. Ayrıca hızla artan yaşlı nüfus, yalnızca sağlık hizmetlerinin kapasitesini değil, aynı zamanda toplumun son yaşam evresine bakışını da yeniden şekillendiriyor. Araştırmanın yayımlandığı dergi de bu nedenle dikkat çekici: Geriatrik bakımdaki güncel sorunlar giderek daha fazla psikososyal boyut içeriyor ve bu alanlarda kültürler arası duyarlılık, klinik başarının ayrılmaz parçası haline geliyor.</p>
<p>Bu çalışma, doğrudan bir tedavi önerisi sunmaktan çok, yaşlıların ölümle ilgili düşüncelerini anlamanın sağlık politikaları ve bakım uygulamaları için neden gerekli olduğunu hatırlatıyor. Yaşam sonu kararları çoğu zaman yalnızca tıbbi göstergelere göre değil, bireyin değerleri ve ailesiyle kurduğu ilişki üzerinden de şekilleniyor. Çin’de yaşlı yetişkinlerin ölüm algısına dair bu kapsamlı değerlendirme, sağlık profesyonellerinin daha empatik, daha kültürel olarak duyarlı ve daha gerçekçi yaklaşımlar geliştirmesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>Sonuç olarak derleme, ölüm tutumlarının yaşlanma sürecinde göz ardı edilmemesi gereken bir araştırma alanı olduğunu güçlü biçimde ortaya koyuyor. Çin’in yaşlanan toplum yapısı içinde bu tür veriler, hem ruh sağlığı hizmetlerini hem de yaşam sonu bakım planlarını daha insan merkezli hale getirme potansiyeli taşıyor. Araştırmanın temel mesajı açık: ölüm, yalnızca biyolojik bir son değil; kültürün, ailenin ve kişisel deneyimlerin birlikte biçimlendirdiği derin bir sosyal gerçeklik.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Attitudes toward death and associated factors among older adults in China.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Attitudes toward death and associated factors among older adults in China: a systematic review and meta-analysis.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Wang, J., Shi, T., Shi, W. et al. Attitudes toward death and associated factors among older adults in China: a systematic review and meta-analysis. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07692-4</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cin-yasli-olum-algisi-kultur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çin’de Sinir Sistemi Hastalıklarının Yükü 30 Yılda Keskin Şekilde Arttı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cin-norolojik-hastalik-yuku-artisi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cin-norolojik-hastalik-yuku-artisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 11:41:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin sağlık araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[demans]]></category>
		<category><![CDATA[epidemiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[inme]]></category>
		<category><![CDATA[nörodejeneratif hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[nörolojik hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Parkinson hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sinir sistemi hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlanan nüfus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cin-norolojik-hastalik-yuku-artisi/</guid>

					<description><![CDATA[Çin’de 1990-2021 döneminde nörolojik hastalıkların görülme sıklığı ve etkisi belirgin şekilde arttı. İnme, demans ve gerilim tipi baş ağrısı en yaygın sorunlar arasında yer alıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’de sinir sistemi hastalıklarının yükü, son otuz yılda dikkat çekici biçimde ağırlaştı. Chinese Medical Journal’da 1 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan kapsamlı bir çalışma, 1990 ile 2021 yılları arasında Çin ana karasında nörolojik hastalıkların hem görülme sıklığında hem de toplum üzerindeki toplam etkisinde belirgin artış yaşandığını ortaya koydu. Sun Yat-sen Memorial Hospital’dan Profesör Yamei Tang’ın liderlik ettiği araştırma, küresel ölçekte kullanılan en geniş epidemiyolojik veri kaynaklarından biri olan Global Burden of Diseases, Injuries, and Risk Factors Study 2021’den yararlanarak, Çin’deki nörolojik sağlık tablosunu <a href="https://oncology.com.tr/protein-enerji-peyzaji-haritalama/" title="Proteinlerin Enerji Haritası İlk Kez Ayrıntılı Biçimde Çıkarıldı" data-wpan-internal-link="1">ayrıntılı</a> şekilde değerlendirdi.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönü, tek tek hastalıklara odaklanmak yerine 12 yaygın nörolojik bozukluğu birlikte incelemesi oldu. Bu yaklaşım, yaş, cinsiyet, bölgesel farklılıklar ve değiştirilebilir yaşam tarzı risklerinin etkisini aynı çerçevede görmeyi mümkün kıldı. Çalışma, Çin’in hızla yaşlanan nüfusu ve değişen yaşam biçimleriyle birlikte, beyin ve sinir sistemi hastalıklarının sağlık sistemi üzerinde giderek daha büyük bir baskı oluşturduğunu gösteriyor. Bulgular, yalnızca tıbbi yükü değil, aynı zamanda uzun süreli bakım, iş gücü kaybı ve engellilik gibi toplumsal sonuçları da düşündürüyor.</p>
<p>Yazarlar, küresel düzeyde nörolojik hastalıkların 2021 itibarıyla yaklaşık 3,4 milyar kişiyi, yani dünya nüfusunun yüzde 43,1’ini etkilediğini hatırlatıyor. Bu oran, sinir sistemi hastalıklarını dünya çapında en yaygın ve en maliyetli sağlık sorunları arasında konumlandırıyor. Çin de bu eğilimin dışında kalmıyor. Özellikle inme, demans ve Parkinson hastalığı gibi ilerleyici veya kalıcı nörolojik durumların, yaşlanan toplum yapısıyla birlikte daha görünür ve daha ağır hale geldiği anlaşılıyor.</p>
<p>Çalışmanın verilerine göre incelenen hastalıklar arasında en yaygın sorun gerilim tipi baş ağrısı oldu. Araştırma, bu durumun her 100.000 kişide yaklaşık 19.948 kişiyi etkilediğini bildiriyor. Migren ve iskemik inme ise yaygınlık sıralamasında bunu izledi. Bu tablo, sık görülen ancak çoğu zaman hafife alınan baş ağrısı bozukluklarının da toplum sağlığı açısından ciddi bir yük yarattığını gösteriyor. Özellikle baş ağrısı sendromları, doğrudan ölümcül olmasalar da yaşam kalitesini, iş verimini ve psikolojik iyi oluşu belirgin biçimde etkileyebiliyor.</p>
<p>İskemik inme, demans ve Parkinson hastalığı gibi durumlar ise yalnızca yaygınlıklarıyla değil, yol açtıkları sakatlık ve uzun vadeli bakım gereksinimiyle öne çıkıyor. İnme, ani gelişen nörolojik kayıp ve kalıcı fonksiyon bozukluğuna neden olabilen en önemli sağlık sorunlarından biri olmaya devam ederken; demans, <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-bilissel-bozulma-fiziksel-aktivite/" title="Uzun Süre Oturmanın Bilişsel Yıpranma Riskine Etkisi Yaşlılarda Hareketle Dengelenebilir" data-wpan-internal-link="1">bilişsel gerileme</a> ve bakım bağımlılığı üzerinden aileleri ve sağlık sistemini derinden etkiliyor. Parkinson hastalığı da hareket bozukluğu, düşme riski ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılık nedeniyle uzun dönemli izlem gerektiriyor.</p>
<p>Araştırmada yaş, cinsiyet ve bölgesel farklılıkların ayrı ayrı değerlendirilmesi, nörolojik hastalık yükünün ülke genelinde eşit dağılmadığını ortaya koydu. Bu tür ayrıntılı analizler, sağlık planlaması açısından kritik önem taşıyor; çünkü önleyici programlar, tarama stratejileri ve uzmanlaşmış bakım hizmetleri, nüfusun yaş yapısına ve risk profilinin bölgesel özelliklerine göre şekillendirildiğinde daha etkili sonuçlar verebiliyor. Tang ve çalışma arkadaşlarının yaklaşımı, Çin gibi büyük ve heterojen bir ülkede nörolojik hastalıklarla mücadele için daha hedefli politikalara ihtiyaç olduğunu destekliyor.</p>
<p>Çalışmada modifiye edilebilir yaşam tarzı risklerinin de analiz edilmesi, bulgulara halk sağlığı boyutu kazandırdı. Nörolojik hastalıkların tamamı önlenebilir değildir; ancak hipertansiyon, fiziksel hareketsizlik, tütün kullanımı, obezite ve diğer kardiyovasküler riskler gibi faktörler bazı hastalıkların yükünü artırabilir. Özellikle inme açısından bu tür risklerin kontrolü, toplum düzeyinde büyük fark yaratabilir. Araştırma bu risklerin tek başına nedensellik kanıtı sunmadığını, ancak nörolojik yükün azaltılmasında önemli hedefler olduğunu ima ediyor.</p>
<p>Bilim insanları için bu tür geniş ölçekli yük çalışmaları, klinik tanı ve tedavi kadar sağlık sistemi planlamasının da temelini oluşturuyor. Çin’de artan yaşam süresi, kronik hastalıkların daha uzun süre izlenmesini gerektirirken, nörolojik bozuklukların yaygınlığı gelecekte uzman hekim, rehabilitasyon hizmeti, uzun süreli bakım ve bakım veren desteği ihtiyacını artırabilir. Bu nedenle çalışma, sadece bugünün değil, önümüzdeki on yılların sağlık gündemine de ışık tutuyor.</p>
<p>Sonuçlar, Çin’de sinir sistemi hastalıklarının artık yalnızca bireysel bir klinik sorun değil, ölçek büyüklüğü nedeniyle ulusal bir halk sağlığı önceliği haline geldiğini gösteriyor. Giderek yaşlanan ve değişen bir toplumda, nörolojik hastalıkların yükünü doğru ölçmek, riskleri erken belirlemek ve kaynakları etkin dağıtmak her zamankinden daha önemli hale geliyor. Bu yeni analiz, Çin’in beyin sağlığı alanında daha kapsamlı, veriye dayalı ve uzun vadeli stratejilere ihtiyaç duyduğunu güçlü biçimde ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Prevalence and burden of neurological diseases in the Chinese mainland: An analysis from the Global Burden of Disease Study 2021</p>
<p><strong>References:</strong><br />Tang Y., et al. Prevalence and burden of neurological diseases in the Chinese mainland: An analysis from the Global Burden of Disease Study 2021. Chinese Medical Journal. 2026 Apr 1; DOI: 10.1097/CM9.0000000000004051.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Nörolojik hastalıklar, Çin, Küresel Hastalık Yükü, inme, demans, Parkinson hastalığı, prevalans, engelliliğe ayarlanmış yaşam yılları, COVID-19&#039;un nörolojik etkisi, serebral hemoraji, epidemiyoloji, <a href="https://oncology.com.tr/als-hastalik-zinciri/" title="ALS’in Hücre İçi Kıvılcımı: Nöronlardan Bağışıklık Sistemine Uzanan Yeni Bir Hastalık Zinciri" data-wpan-internal-link="1">nörodejenerasyon</a></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cin-norolojik-hastalik-yuku-artisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
