<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>büyük veri &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/buyuk-veri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 22:43:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>büyük veri &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yenidoğan Genom Taramasında Yanlış Risk Okumalarına Karşı Büyük Veri Uyarısı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yenidogan-genom-taramasi-buyuk-veri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yenidogan-genom-taramasi-buyuk-veri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 22:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[büyük veri]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[genetik penetrans]]></category>
		<category><![CDATA[genetik varyantlar]]></category>
		<category><![CDATA[genomik risk değerlendirmesi]]></category>
		<category><![CDATA[önleyici tıp]]></category>
		<category><![CDATA[popülasyon temelli araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan genom taraması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yenidogan-genom-taramasi-buyuk-veri/</guid>

					<description><![CDATA[Yenidoğan genom taramasında genetik risklerin yanlış okunmasını engellemek için daha geniş ve temsil gücü yüksek popülasyon verilerine ihtiyaç vardır. Bu çalışma, risk değerlendirmesinde büyük veri kullanımını vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenidoğanların tüm genetik yapısını taramaya yönelik programlar, <a href="https://oncology.com.tr/karaciger-naklinde-mlvi-organ-reddi-tahmini/" title="Karaciğer Naklinde Uyum Sorununu Erken Yakalamanın Yeni Yolu: EHR Tabanlı Risk Göstergesi" data-wpan-internal-link="1">erken</a> tanı ve önleyici tıp açısından tıp dünyasının en iddialı fikirleri arasında yer alıyor. Ancak yeni popülasyon temelli genomik araştırmalar, bu yaklaşımın sanıldığı kadar basit olmadığını gösteriyor. Özellikle bir gen varyantını taşıyan kişinin gerçekten hastalık geliştirip geliştirmeyeceğini ifade eden <em>penetrans</em> kavramı, geniş çaplı taramalarda yanlış yorumlandığında aileler ve klinisyenler için ciddi sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p>Exeter Üniversitesi’nden genetik araştırmacıların yürüttüğü ve büyük popülasyon kohortlarına dayanan çalışma, yenidoğan genom taramasına geçmeden önce daha temsil gücü yüksek verilere ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Araştırmanın temel mesajı, hastalık öyküsü olan ya da zaten semptom gösteren kişiler üzerinden elde edilen risk tahminlerinin, genel nüfus için aynı anlamı taşımadığı yönünde. Bu tür seçilmiş örneklem grupları, belirli varyantların tehlikesini olduğundan yüksek gösterebiliyor ve bu da bir bebeğin genetik sonucunun yanlış biçimde “yüksek risk” olarak etiketlenmesine yol açabiliyor.</p>
<p>Bilim insanlarına göre sorun, genomik bilginin eksikliğinden değil, bu bilginin bağlamından kaynaklanıyor. Bir genetik değişikliğin hastalıkla ilişkili olması, o değişikliği taşıyan herkesin mutlaka hastalanacağı anlamına gelmiyor. Tersine, birçok varyantın etkisi, bireyin yaşadığı çevre, diğer genetik faktörler ve popülasyon özellikleriyle birlikte değişebiliyor. Bu nedenle, yalnızca klinik olarak dikkat çeken vakalardan türetilen penetrans hesapları, toplum genelinde uygulanacak taramalarda güvenilir bir rehber olmayabiliyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, araştırmacıların yaklaşık bir milyon katılımcıyı içeren geniş veri kaynaklarından yararlanması. <a href="https://oncology.com.tr/gec-menarshin-yetiskin-sagligi-etkileri/" title="İlk Adet Yaşının Gecikmesi, Çocuklukta Gizli Kalan Sağlık Etkenlerine İşaret Edebilir" data-wpan-internal-link="1">UK Biobank</a> ve All of Us Research Program gibi büyük ölçekli kohortlar, genetik varyantların genel nüfustaki dağılımını ve bunlarla ilişkili hastalık risklerinin gerçek dünya koşullarında nasıl değiştiğini inceleme imkânı sağlıyor. Bu tür veri setleri, seçilim yanlılığını azaltarak daha dengeli risk tahminleri üretmeyi amaçlıyor. Araştırmacılar için bu, sadece teorik bir egzersiz değil; çocukluk çağında uygulanabilecek genomik taramaların klinik güvenilirliği açısından temel bir gereklilik.</p>
<p>Yenidoğan taraması fikri, nadir hastalıkların çok erken dönemde saptanması ve tedavi sürecinin hızla başlatılması nedeniyle büyük umut yaratıyor. Bir bebeğin yaşamının ilk günlerinde yapılan genetik analiz, bazı durumlarda tanısal belirsizliği azaltabilir ve geri dönüşü olmayan hasarlar oluşmadan önce müdahale şansı verebilir. Ancak aynı teknolojinin, düşük penetranslı ya da belirsiz etkili varyantları ortaya çıkarması halinde, gereksiz takipler, ailelerde kaygı, yanlış sınıflandırma ve sağlık sisteminde ek yük gibi sonuçlar doğurabileceği de biliniyor.</p>
<p>Bu nedenle araştırmanın altını çizdiği en önemli noktalardan biri, “her saptanan varyantın klinik olarak anlamlı olduğu” varsayımından uzak durulması gerektiği. Genom dizileme teknolojisi ilerledikçe, anlamı tam çözülememiş çok sayıda bulgu da ortaya çıkıyor. Bir yenidoğanda bulunan genetik değişikliğin gelecekteki hastalık riskini ne kadar artırdığı, yalnızca laboratuvar sonucuna bakılarak güvenle belirlenemeyebilir. Klinik kararların, popülasyon düzeyinde doğrulanmış verilerle desteklenmesi bu yüzden kritik kabul ediliyor.</p>
<p>Uzmanların çekinceleri, yenidoğan genom taramasına tamamen karşı bir yaklaşım anlamına gelmiyor. Aksine, genomik tıbbın potansiyelini korumak için daha dikkatli bir uygulama çerçevesi öneriliyor. Bu çerçevenin merkezinde, farklı etnik ve demografik grupları kapsayan veri toplama, varyant etkilerinin gerçek yaşamda izlenmesi ve risk eşiklerinin düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi yer alıyor. Böylece hem nadir hastalıklarda erken tanı fırsatları korunabilir hem de yanlış pozitif sonuçların yaratacağı zarar azaltılabilir.</p>
<p>Çalışmanın işaret ettiği bir diğer önemli boyut da sağlık eşitliği. Eğer penetrans tahminleri ağırlıklı olarak belirli hasta gruplarından elde ediliyorsa, bu durum farklı kökenlerden gelen bebeklerin genetik sonuçlarının daha az güvenilir biçimde yorumlanmasına neden olabilir. Popülasyon temsiliyeti yetersiz olduğunda, bazı gruplar gereğinden fazla riskli, bazıları ise eksik değerlendirilmiş olabilir. Bu da genomik taramanın vaat ettiği erken ve adil sağlık hizmeti hedefini zayıflatır.</p>
<p>Genetik taramanın klinik uygulamaya geçişi yalnızca teknolojik kapasiteyle değil, yorumlama kalitesiyle de ölçülüyor. Exeter ekibinin bulguları, yenidoğan genom taramasının rutinleşmesi için önce daha sağlam epidemiyolojik ve genetik kanıtlara ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanlarına göre asıl hedef, daha fazla veri toplamak için aceleci davranmak değil; doğru veriyle doğru riski ayırabilmek. Ancak bu şekilde genomik bilgiler, aileleri yanıltmadan ve sağlık sistemini gereksiz müdahalelerle zorlamadan gerçekten koruyucu bir araca dönüşebilir.</p>
<p>Sonuç olarak, yenidoğan genom taraması geleceğin tıbbı için güçlü bir araç olmayı sürdürüyor. Fakat bu teknolojinin güvenli ve etkili biçimde kullanılabilmesi, geniş popülasyon çalışmalarından elde edilen daha hassas penetrans tahminlerine bağlı görünüyor. Araştırmanın verdiği mesaj net: Genetik bilginin değeri, onu ne kadar çok bulduğumuzda değil, ne kadar doğru yorumlayabildiğimizde ortaya çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Revisiting penetrance in an era of genomic screening</p>
<p><strong>Keywords:</strong> <a href="https://oncology.com.tr/tp53-mutasyonu-erken-tarama-maliyet/" title="TP53 Taşıyıcılarında Erken Tarama, Avrupa Çapında Hem Hayatı Hem Maliyeti Değiştiriyor" data-wpan-internal-link="1">Genetik tarama</a>, Tıbbi genetik, Koruyucu tıp, Klinik tıp, Genetik bozukluklar, Genetik test</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yenidogan-genom-taramasi-buyuk-veri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşlıların Veri Mahremiyeti, Kalça Kırığı Araştırmalarında Yeni Yol Haritası Çiziyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalca-kirigi-buyuk-veri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalca-kirigi-buyuk-veri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2026 15:04:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[büyük veri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük veri analitiği]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[etik hassasiyetler]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik bakım]]></category>
		<category><![CDATA[geriatrik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[kalça kırığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalça kırığı araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalca-kirigi-buyuk-veri/</guid>

					<description><![CDATA[Yaşlı yetişkinlerin kalça kırığı araştırmalarında büyük veri kullanımına yönelik görüşleri, umut ve mahremiyet kaygılarını bir arada değerlendiriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kalça kırıkları, özellikle 65 yaş ve üzerindeki bireylerde, hem ölüm hem de uzun süreli bağımlılık riski nedeniyle geriatride en önemli sağlık sorunları arasında yer almayı sürdürüyor. Bu alandaki araştırmalar uzun yıllar boyunca çoğunlukla sınırlı hasta gruplarına ve dar veri kümelerine dayanırken, elektronik sağlık kayıtları, görüntüleme arşivleri, giyilebilir teknolojiler ve biyobankalar üzerinden elde edilen geniş ölçekli <a href="https://oncology.com.tr/sefiderokol-levofloksasin-hemorajik-pnomeni/" title="Dirençli Akciğer Enfeksiyonlarında İki Antibiyotiğin Sınavı: S. maltophilia’ya Karşı Yeni Veriler" data-wpan-internal-link="1">veriler</a> yeni bir dönemin kapısını araladı. Ancak bu dönüşümün merkezinde yalnızca teknik ilerleme değil, aynı zamanda hastaların veri kullanımına nasıl baktığı sorusu da yer alıyor.</p>
<p>BMC Geriatrics’te 2026’da yayımlanan ve Koizia, Xiao, Harris ile çalışma arkadaşları tarafından yürütülen nitel araştırma, tam da bu boşluğa odaklanıyor. Çalışma, büyük veri analizlerinin kalça kırığı araştırmalarında kullanımına ilişkin yaşlı yetişkinlerin görüşlerini inceleyerek, bilimsel ilerleme ile etik hassasiyetler <a href="https://oncology.com.tr/lupus-cilt-lezyonlari-uzamsal-inceleme/" title="Lupus Cilt Lezyonlarının Uzamsal Haritası Hastalığın İki Formu Arasındaki Farkları Aydınlatıyor" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> dengeye ışık tutuyor. Araştırmanın bulguları, yaşlı bireylerin bu teknolojik yaklaşımı ne yalnızca umut verici bir yenilik ne de tek başına risk kaynağı olarak gördüğünü gösteriyor; tablo daha karmaşık ve çok katmanlı.</p>
<p>Kalça kırığı gibi sonuçları ağır olabilen durumlarda büyük veri, araştırmacılara daha önce görünmeyen örüntüleri yakalama olanağı sunabiliyor. Farklı sağlık hizmeti kayıtlarını birleştirmek, tedavi süreçlerini, iyileşme hızını, yeniden yatış olasılıklarını ve eşlik eden hastalıkların etkisini daha ayrıntılı biçimde değerlendirmeye yardımcı olabilir. Bu yaklaşım, özellikle yaşlılarda sık görülen kırılganlık, çoklu hastalık yükü ve rehabilitasyon sürecindeki değişkenlik gibi nedenlerle büyük önem taşıyor. Yine de çalışmanın <a href="https://oncology.com.tr/acad8-eksikligi-kalp-hipertrofisi/" title="Kalp Yükü Altında ACAD8 Eksikliğinin Epigenetik Etkisi Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koyduğu gibi, veri kapasitesinin artması otomatik olarak güvenin artacağı anlamına gelmiyor.</p>
<p>Yaşlı katılımcılar için en belirgin başlıklardan biri mahremiyet oldu. Elektronik sağlık kayıtlarının, görüntüleme verilerinin ya da biyobankaya ait örneklerin büyük havuzlarda birleştirilmesi, bazı bireylerde kişisel bilgilerinin kontrol dışına çıkabileceği kaygısını güçlendirebiliyor. Özellikle ileri yaş gruplarında sağlık sistemleriyle yoğun temasın doğal bir sonucu olarak biriken verilerin nasıl kullanıldığı, kimlerin erişebildiği ve hangi amaçlarla işlendiği konusunda açık ve anlaşılır bilgilendirme ihtiyacı öne çıkıyor. Çalışma, bu grupta veri güvenliğine ilişkin soruların soyut bir ilkeden ziyade doğrudan kişisel bir mesele olarak algılandığını düşündürüyor.</p>
<p>Bir diğer kritik konu ise bilgilendirilmiş onamın büyük veri çağında nasıl tanımlanacağı. Klasik araştırma modellerinde belirli bir çalışma için açıkça verilen onam yeterli olabiliyorken, çok sayıda kaynaktan beslenen ve gelecekteki farklı analizlerde kullanılabilecek sistemlerde bu modelin sınırları tartışmalı hale geliyor. Yaşlı yetişkinlerin görüşleri, onam süreçlerinin yalnızca hukuki bir formalite olarak değil, verinin kullanım mantığını anlatan, güven kuran bir iletişim süreci olarak tasarlanması gerektiğine işaret ediyor. Araştırma ekibinin bulguları, katılımcıların çoğunun ilkesel olarak araştırmaya katkı sunmaya açık olabileceğini, ancak bunun nasıl yapıldığı konusunda şeffaflık beklediğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmada öne çıkan bir başka tema da dijital eşitsizlikler. Büyük veri setleri, giderek daha fazla dijital ortamda oluşurken, yaşlı bireylerin teknolojiye erişim ve kullanım düzeyleri arasında büyük farklar bulunabiliyor. Bu durum, verilerin temsil gücünü etkileyebilir; çünkü giyilebilir cihazlar, çevrimiçi takip araçları ya da bazı elektronik sistemler herkes için eşit derecede erişilebilir olmayabilir. Böylece büyük veri, bir yandan daha kapsamlı bir araştırma ortamı yaratırken, diğer yandan dijital olarak daha görünür olan grupların lehine bir önyargı da üretebilir. Nitel çalışmanın işaret ettiği bu hassasiyet, gelecekteki geriatri araştırmalarında veri çeşitliliği kadar temsil adaletinin de dikkate alınması gerektiğini gösteriyor.</p>
<p>Bununla birlikte, katılımcıların tümü büyük veriye mesafeli yaklaşmış değil. Aksine, bazı yaşlı yetişkinler bu yöntemin daha iyi risk tahmini, daha erken uyarı mekanizmaları ve daha kişiselleştirilmiş bakım planları için fırsat yaratabileceğini kabul ediyor. Kalça kırığı sonrası komplikasyonların ve yeniden düşme riskinin önceden daha iyi öngörülebilmesi, hastane taburculuğundan rehabilitasyona uzanan sürecin iyileştirilmesi açısından önemli görülüyor. Ancak bu potansiyelin kabulü, verinin nasıl toplandığı, saklandığı ve analiz edildiğine dair güçlü etik güvencelerle birlikte düşünüldüğünde anlam kazanıyor.</p>
<p>Bu sonuçlar, yaşlı hastaların araştırma nesnesi olmaktan çok, araştırma tasarımının aktif paydaşları olarak görülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Özellikle kalça kırığı gibi yaşam kalitesi üzerinde derin etkileri olan bir alanda, veri bilimi ile klinik gerçekliğin buluşması ancak hasta deneyimiyle desteklendiğinde güvenilir hale geliyor. Çalışmanın sağladığı içgörü, araştırmacılar için yalnızca metodolojik değil, aynı zamanda iletişimsel bir mesaj da taşıyor: büyük veri projeleri teknik olarak ne kadar gelişmiş olursa olsun, toplumun en kırılgan gruplarından birinin beklentileri dikkate alınmadığında sürdürülebilir bir ilerleme sağlanamayabilir.</p>
<p>Koizia ve arkadaşlarının çalışması, geriatride büyük veri kullanımının geleceğine ilişkin tartışmayı daha olgun bir zemine taşıyor. Sonuçlar, yaşlı yetişkinlerin doğru bilgilendirme, mahremiyet güvencesi ve adil temsil sağlandığında araştırmalara katkı vermeye istekli olabileceğini düşündürüyor. Kalça kırığı araştırmalarında veri hacmi büyürken, güvenin de aynı hızla inşa edilmesi gerektiği mesajı, bu çalışmanın en güçlü bulgularından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Older adults’ perspectives on big data use in hip fracture research</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Older adults’ perspectives on big data use in hip fracture research: a qualitative study</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Koizia, L.J., Xiao, S.L., Harris, B.H.L., et al. Older adults’ perspectives on big data use in hip fracture research: a qualitative study. BMC Geriatr (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07618-0</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-kalca-kirigi-buyuk-veri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
