<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Borrelia burgdorferi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/borrelia-burgdorferi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 02:15:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>Borrelia burgdorferi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kene Kaynaklı Lyme Hastalığına Karşı Yeni Silah: Fare ve Sincap Aşıları Yakında Marketlerde</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kene-kaynakli-lyme-hastaligina-karsi-yeni-silah-fare-ve-sincap-asilari-yakinda-marketlerde/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kene-kaynakli-lyme-hastaligina-karsi-yeni-silah-fare-ve-sincap-asilari-yakinda-marketlerde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 02:15:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Borrelia burgdorferi]]></category>
		<category><![CDATA[çevresel biyolojik]]></category>
		<category><![CDATA[halk sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kene kaynaklı enfeksiyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Lyme hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[oral aşı]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Janakiram Seshu]]></category>
		<category><![CDATA[rezervuar konaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Tek Sağlık yaklaşımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kene-kaynakli-lyme-hastaligina-karsi-yeni-silah-fare-ve-sincap-asilari-yakinda-marketlerde/</guid>

					<description><![CDATA[Teksaslı bilim insanları Lyme hastalığının bulaş zincirini kırmak için fare ve sincap gibi rezervuar konakları hedef alan zehirsiz bir oral aşı geliştirdi. Ürün market raflarında yer alabilir ve bireysel çevresel korumayı mümkün kılabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lyme hastalığıyla mücadelede ön cephe insan bedeninden doğaya kayıyor. Teksas Üniversitesi San Antonio kampüsünden bilim insanları, <a href="https://oncology.com.tr/lyme-hastaliginda-erken-taniya-isik-tutan-yeni-bagisiklik-belirtecleri/" title="Lyme Hastalığında Erken Tanıya Işık Tutan Yeni Bağışıklık Belirteçleri" data-wpan-internal-link="1">Borrelia burgdorferi</a> bakterisinin bulaşma döngüsünü ekolojik kökünde kesecek, zehirli olmayan biyolojik bir ürün geliştirdi. Üstelik bu koruyucu, yakın gelecekte yapı marketlerin ve büyük perakendecilerin raflarında yer alabilecek kadar pratik bir formda tasarlandı. Profesör Janakiram Seshu öncülüğündeki ekip, insanları ya da ev hayvanlarını aşılamak yerine, bakterinin doğadaki asıl taşıyıcıları olan sincap, çizgili sincap ve beyaz ayaklı fare gibi küçük memelileri hedef alıyor. Bu rezervuar konaklar, keneleri enfekte ederek hastalığın insana ve evcil hayvanlara sıçramasına neden olan kısır döngüyü besliyor. Araştırmacılar, bu döngüyü başlangıç noktasında bloke ederek bulaş zincirini köreltmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Geleneksel Lyme hastalığı önleme stratejileri, kişisel korunma önlemleri ve insan veya köpek aşılarına odaklanırken, Seshu&#8217;nun ekibi bakterinin ekolojik nişindeki varlığını sıfırlamayı seçti. Çalışmanın merkezinde, Borrelia burgdorferi&#8217;nin konak memelilerin bağışıklık sistemiyle nasıl etkileşime girdiğine dair derin bir kavrayış yatıyor. Bakteri, yüzeyinde memeli ortamında hayatta kalmasını sağlayan özel lipoproteinler ifade ediyor. Bu lipoproteinler aynı zamanda konağın bağışıklık tepkisini tetikliyor. Ekip, bu molekülleri biyolojik detektör olarak kullanarak, rezervuar hayvanlarda hedefe yönelik bir bağışıklık belleği oluşturmayı başardı. Ortaya çıkan oral aşı, hayvanların beslenme alışkanlıklarına uygun yem formunda sunuluyor ve herhangi bir toksik bileşen içermiyor.</p>
<p>Lyme hastalığı, Kuzey Amerika ve Avrupa&#8217;nın büyük bölümünde en sık bildirilen kene kaynaklı enfeksiyon olma özelliğini koruyor. Hastalığın etkeni olan spiroket bakteri Borrelia burgdorferi, olgun bir kenenin kan emme sırasında deriye geçmesiyle insana bulaşıyor. Klasik eritema migrans döküntüsü, ateş, eklem ağrıları ve tedavi edilmediğinde nörolojik komplikasyonlarla seyreden tablo, her yıl binlerce kişiyi etkiliyor. Mevcut korunma yöntemleri kişisel böcek kovucular, giysi uygulamaları ve çevresel akarisitlerle sınırlı. Ancak bu yaklaşımlar ne bulaş zincirini tamamen kırabiliyor ne de ekolojik dengeye zarar verme riskinden muaf. Teksas ekibinin ürünü ise doğrudan patojenin yaban hayvanlarındaki rezervuarını temizleyerek, kenelerin bakteriyle karşılaşma olasılığını sıfırlamayı hedefliyor. Bu strateji, tıpkı kuduz aşısı içeren yemlerin yaban hayvanlarına havadan bırakılması gibi, hastalığın ekosistemden elimine edilmesine yönelik bir sıçrama olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Araştırmanın en çarpıcı yönlerinden biri, geliştirilen biyolojiğin günlük tüketiciye sunulma biçimi. Seshu&#8217;nun vizyonu, bu oral aşının büyük yapı marketler, bahçe malzemecileri ve hatta süpermarketlerde satılması. Ev sahipleri, bahçelerine veya kenelerin yoğun bulunduğu orman kenarlarına yerleştirecekleri yem istasyonları aracılığıyla bölgedeki fare ve sincap popülasyonlarını aşılayabilecek. Bu da, bireysel düzeyde çevresel bir <a href="https://oncology.com.tr/gezegen-sagligi-diyeti-meme-kanseri-riskini-azaltmada-yeni-bir-umut-olabilir/" title="Gezegen Sağlığı Diyeti Meme Kanseri Riskini Azaltmada Yeni Bir Umut Olabilir" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> müdahalesine dönüşecek. Ürünün toksik kimyasallar içermemesi, çocukların ve evcil hayvanların bulunduğu alanlarda güvenli kullanım imkanı sunarken, faydalı eklembacaklılara veya diğer yaban hayatına zarar verme riskini ortadan kaldırıyor. Geleneksel akarisit spreylerin aksine, bu yöntem zehir saçmıyor, aşı ile bağışıklık eğitiyor.</p>
<p>Oral aşı formülasyonunun temelini oluşturan yüzey lipoproteinleri, bakterinin enfekte konaklarda çoğalmak için kullandığı anahtar moleküller arasında yer alıyor. Araştırmacılar, bu proteinleri rekombinant teknolojiyle üreterek, hayvanın bağışıklık sistemine zararsız bir uyarıcı olarak sunuyor. Bağışıklık sistemi, proteinleri tanıyıp antikor yanıtı geliştirdiğinde, daha sonra gerçek bakteriyle karşılaşan hayvan hızlıca etkisizleştirme yeteneği kazanıyor. Böylece kene, kan emerken bakteriyi vücuduna alamıyor çünkü rezervuar konağın kanında dolaşan bakteri miktarı sıfıra iniyor. Laboratuvar çalışmaları, bu yaklaşımın fare modellerinde güçlü ve uzun süreli bağışıklık sağladığını ve bakterinin rezervuar hayvanlardan kenelere geçişini neredeyse tamamen durdurduğunu göstermiş durumda. Henüz geniş ölçekli saha denemeleri yayımlanmış olmasa da, erken veriler umut verici olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Bu çevresel müdahale modeli, vektör kaynaklı hastalıklarla mücadelede giderek daha fazla kabul gören &#8220;Tek Sağlık&#8221; yaklaşımının pratik bir örneğini oluşturuyor. İnsan, hayvan ve ekosistem sağlığını birbirine bağlı gören bu paradigma, sorunun yalnızca klinik yüzüne değil, bulaş dinamiğinin ekolojik belirleyicilerine de müdahale etmeyi öngörüyor. Profesör Seshu&#8217;nun çalışması, tam da bu bağlantı noktasında duruyor: Kenenin değil, kenenin kan emdiği hayvanın bağışıklık durumunu değiştirerek tüm bulaş ağını bozmak. Araştırma, yüzey proteinlerinin yeni nesil aşı antijenleri olarak kullanılabileceğine dair moleküler mikrobiyoloji ve immünoloji alanlarında önemli bir kavramsal ilerlemeyi de temsil ediyor.</p>
<p>Ürünün ticari yolculuğu henüz başlangıç safhasında. Etkinliğin ve güvenliğin doğal ortamda doğrulanması için çok merkezli saha çalışmaları ve düzenleyici kurum onayları gerekecek. Bununla birlikte, Lyme hastalığının giderek artan insidansı ve mevcut önleme yöntemlerinin sınırlı başarısı göz önüne alındığında, ürünün <a href="https://oncology.com.tr/charls-verileri-isiginda-yaslilikta-kirilganligi-azaltmanin-anahtari-uyku-ve-egzersizin-sinerjisi/" title="CHARLS Verileri Işığında Yaşlılıkta Kırılganlığı Azaltmanın Anahtarı: Uyku ve Egzersizin Sinerjisi" data-wpan-internal-link="1">halk sağlığı</a> otoritelerinden ve yatırımcılardan ciddi ilgi görmesi bekleniyor. Tüketici pazarında konumlandırılma biçimi de, gıda takviyeleri veya haşere kontrol ürünlerine kıyasla tamamen yeni bir kategori yaratabilir. Bahçesini ya da kamp alanını korumak isteyen birey, artık kimyasal değil, biyolojik bir kalkan satın alacak. Bu, hastalığın endemik olduğu bölgelerde yaşayan milyonlarca insan için korunma anlayışını köklü biçimde değiştirebilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Development of pathogen-derived biologics as oral vaccines targeting reservoir hosts to prevent Lyme disease transmission.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Not provided.</p>
<p><strong>References:</strong><br />Not provided.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi, kene kaynaklı hastalıklar, patojen kaynaklı biyolojik ürünler, rezervuar konaklar, moleküler mikrobiyoloji, immünoloji, aşı geliştirme, çevresel hastalık önleme, vektör kaynaklı enfeksiyonlar</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kene-kaynakli-lyme-hastaligina-karsi-yeni-silah-fare-ve-sincap-asilari-yakinda-marketlerde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Lyme Hastalığında Erken Tanıya Işık Tutan Yeni Bağışıklık Belirteçleri</title>
		<link>https://oncology.com.tr/lyme-hastaliginda-erken-taniya-isik-tutan-yeni-bagisiklik-belirtecleri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/lyme-hastaliginda-erken-taniya-isik-tutan-yeni-bagisiklik-belirtecleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2026 02:00:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[anti-lipid antikorlar]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[Borrelia burgdorferi]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[immünoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Lyme hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[serolojik testler]]></category>
		<category><![CDATA[tanısal biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi sonrası Lyme sendromu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/lyme-hastaliginda-erken-taniya-isik-tutan-yeni-bagisiklik-belirtecleri/</guid>

					<description><![CDATA[Tufts Üniversitesi araştırmacıları, Lyme hastalığının erken teşhisinde çığır açabilecek yeni bir bağışıklık belirteci olarak anti-lipid antikorları tanımladı. Bu belirteçler, aktif enfeksiyonu geçmiş enfeksiyondan ayırt edebilme ve tedavi sonrası süregelen belirtilerin biyolojik temelini anlama potansiyeli taşıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi bakterisinin neden olduğu, özellikle erken evrelerde tanı konulması son derece güç bir enfeksiyon olarak tıp dünyasını uzun yıllardır zorlamaktadır. Mevcut serolojik testler, bağışıklık sisteminin bakteriye karşı ürettiği protein temelli antikorları saptama prensibine dayanır. Ancak bu antikor yanıtı genellikle gecikmeli olarak ortaya çıkmakta ve enfeksiyon temizlendikten sonra da aylarca hatta yıllarca kanda varlığını sürdürebilmektedir. Bu durum, klinisyenlerin aktif bir enfeksiyon ile geçirilmiş bir hastalığı birbirinden ayırt etmesini neredeyse imkânsız hale getirir. Tam da bu kronik belirsizliğin üzerine giden Tufts Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden bir araştırma ekibi, anti-lipid antikorlar olarak adlandırılan yeni bir bağışıklık belirteci kümesinin, hastalığın erken teşhis ve yönetiminde devrim yaratabileceğini ortaya koydu.</p>
<p>Infection and Immunity dergisinde 30 Haziran 2026&#8217;da yayımlanan çalışma, Lyme hastalığında güvenilir erken evre biyobelirteçlerinin eksikliğine odaklanıyor. Araştırma ekibinin liderliğini yürüten araştırma görevlisi profesör Peter Gwynne ve immünoloji uzmanları, bağışıklık sisteminin yalnızca proteine değil, bakteri zarlarında bulunan lipid moleküllerine karşı da antikor ürettiğini gösterdi. Antifosfolipid antikorlar olarak da bilinen bu moleküller, bağışıklık sisteminin enfeksiyona verdiği erken ve özgül bir yanıt olarak dikkat çekiyor. Ekip, akut Lyme enfeksiyonu geçiren hastalarda bu antikor düzeylerinin belirgin biçimde yükseldiğini, etkili antibiyotik tedavisinin ardından ise hızla düştüğünü saptadı. Bu bulgu, mevcut testlerin aksine, aktif enfeksiyon ile geçmiş enfeksiyonu ayırt edebilecek bir <a href="https://oncology.com.tr/prostat-tumorlerinde-metilasyon-haritasi-agresif-kanserin-sifresini-cozuyor/" title="Prostat Tümörlerinde Metilasyon Haritası Agresif Kanserin Şifresini Çözüyor" data-wpan-internal-link="1">biyobelirteç</a> panelinin habercisi <a href="https://oncology.com.tr/melatonin-kronik-agri/" title="Uyku İlacı Olarak Bilinen Melatonin, Kronik Ağrıda Yeni Bir Seçenek Olabilir" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>.</p>
<p>Geleneksel iki aşamalı test protokolü (ELISA ve Western blot), özellikle kene ısırığı <a href="https://oncology.com.tr/travma-sonrasi-tedavide-c-vitamini-enjeksiyonlari-uzerine-umut-veren-bulgular/" title="Travma Sonrası Tedavide C Vitamini Enjeksiyonları Üzerine Umut Veren Bulgular" data-wpan-internal-link="1">sonrası</a> ilk haftalarda antikor yanıtı henüz oluşmadığı için yüksek oranda yanlış negatif sonuç vermektedir. Oysa yeni tanımlanan anti-lipid antikorların, bakteriye ait spesifik lipid yapılarına karşı çok daha hızlı bir şekilde üretildiği ve bu sayede enfeksiyonun ilk belirtileri olan gezici eritem döküntüsü ile eş zamanlı olarak kanda saptanabildiği görülmüştür. Bu erken pencere, Lyme hastalığının ilerlemeden ve eklem, sinir sistemi ya da kalp gibi organlara yayılmadan tedavi edilebilmesi için hayati önem taşımaktadır. Çalışmada, anti-lipid immünoglobulin M (IgM) yanıtının özellikle hastalığın ilk iki haftasında belirgin bir zirve yaptığı, sonrasında tedaviyle birlikte azaldığı belgelenmiştir.</p>
<p>Araştırmanın bir diğer çarpıcı boyutu ise tedavi sonrası Lyme hastalığı sendromu (Post-Treatment Lyme Disease Syndrome &#8211; PTLDS) ile ilgilidir. Uygun antibiyotik tedavisi almasına rağmen hastaların yaklaşık yüzde 10 ila 20&#8217;sinde aylarca süren yorgunluk, yaygın kas ve eklem ağrıları, bilişsel bulanıklık gibi belirtiler devam etmektedir. Tufts ekibi, PTLDS hastalarının önemli bir kısmında anti-lipid antikor seviyelerinin tedavi sonrasında da beklenenden yüksek kaldığını tespit etti. Bu durum, bazı bireylerde enfeksiyonun tetiklediği otoimmün benzeri bir sürecin devreye girmiş olabileceği ve bu antikorların vücudun kendi lipid yapılarıyla çapraz reaksiyon vererek kronik semptomlara yol açabileceği hipotezini güçlendirmektedir. Dolayısıyla bu belirteçler, yalnızca tanı için değil, PTLDS riski taşıyan bireylerin öngörülmesi ve takibi için de kullanışlı olabilir.</p>
<p>Çalışmanın yöntemi, insanlardan alınan serum örneklerinde geniş bir lipid paneli kullanılarak antikor profillerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesine dayanmaktadır. Akut, tedavi edilmiş ve PTLDS tanısı almış bireyler ile sağlıklı kontrollerden oluşan gruplar arasında anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Araştırmacılar, bu yeni nesil biyobelirteçlerin yakın gelecekte bir tanı kitine dönüştürülebileceğini, ancak öncelikle daha geniş ve çeşitli popülasyonlarda doğrulama çalışmalarının yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle otoimmün hastalığı olan bireylerde yanlış pozitiflik riskinin değerlendirilmesi, testin klinik kullanılabilirliği açısından kritik bir basamak olacaktır.</p>
<p>Lyme hastalığı, Kuzey Amerika ve Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde giderek artan bir halk sağlığı sorunudur. İklim değişikliğinin kene popülasyonları ve coğrafi dağılımı üzerindeki etkisiyle, hastalığın görülme sıklığının önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenmektedir. Bu bağlamda, erken ve doğru tanı koyabilmek kadar, tedavi sonrası kalıcı belirtilerin biyolojik temelini anlamak da koruyucu ve tedavi edici stratejiler için belirleyici olacaktır. Tufts Üniversitesi&#8217;nin çalışması, bağışıklık sisteminin beklenmedik bir katmanını aydınlatarak her iki hedefe birden ulaşma yolunda umut verici bir adım sunmaktadır. Henüz bir klinik uygulama olmasa da, anti-lipid antikor temelli testlerin önümüzdeki yıllarda rutin Lyme panelinin bir parçası haline gelme potansiyeli yüksek görünmektedir. Araştırmacılar şimdi bu bulguları doğrulamak ve testin duyarlılık ile özgüllüğünü artırmak için çok merkezli klinik deneylere hazırlanıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Antiphospholipid antibodies in acute and post-treatment Lyme disease</p>
<p><strong>References:</strong><br />Shrestha M, Gwynne P, Hu L, et al. Antiphospholipid antibodies in acute and post-treatment Lyme disease. Infect Immun. 2026; DOI:10.1128/IAI.00192-26.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Lyme hastalığı, Borrelia burgdorferi, antifosfolipid antikorları, anti-lipit antikorları, tanısal biyobelirteçler, tedavi sonrası Lyme hastalığı sendromu, immünoloji, enfeksiyon hastalıkları, biyobelirteçler</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/lyme-hastaliginda-erken-taniya-isik-tutan-yeni-bagisiklik-belirtecleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
