<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>böbrek yetmezliği &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/bobrek-yetmezligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Jun 2026 00:27:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.3</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>böbrek yetmezliği &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sık Kullanılan Tansiyon İlacı İçin Böbrek Uyarısı: Diyabet Hastalarında Yeni Bulgular</title>
		<link>https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-tansiyon-ilaci-bobrek-sagligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-tansiyon-ilaci-bobrek-sagligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 00:27:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[diyabetik böbrek hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum kanal blokerleri]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-tansiyon-ilaci-bobrek-sagligi/</guid>

					<description><![CDATA[Glasgow ERA Kongresi'nde sunulan çalışma, tip 2 diyabet hastalarında kullanılan dihidropiridin kalsiyum kanal blokerlerinin böbrek sonuçlarını kötüleştirebileceğini ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Glasgow’da düzenlenen 63. Avrupa Renal Derneği (ERA) Kongresi’nde sunulan yeni bir gözlemsel çalışma, tip 2 diyabetli hastalarda yaygın olarak kullanılan bir tansiyon ilacı sınıfına ilişkin dikkat çekici sorular ortaya koydu. Araştırma, dihidropiridin kalsiyum kanal blokerleri (DCCB) olarak bilinen ve hipertansiyon tedavisinde sık başvurulan bu ilaçların, modern böbrek koruyucu tedavilere rağmen daha kötü böbrek sonuçlarıyla ilişkili olabileceğini öne sürüyor.</p>
<p>Bulgular, özellikle diyabetik böbrek hastalığı olan kişilerde tansiyon kontrolü ile böbrek güvenliği arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Çalışma henüz gözlemsel nitelikte olduğu için neden-sonuç ilişkisi kurmuyor; ancak sonuçlar, klinikte çok yaygın kullanılan bir ilaç grubunun böbrek üzerindeki etkilerinin sanılandan daha karmaşık olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>DCCB’ler damar düz kasını gevşeterek damar genişlemesi sağlar ve böylece <a href="https://oncology.com.tr/orofasiyal-hastaliklar-genetik-baglantilar/" title="Ağız ve Yüz Hastalıklarında Ortak Genetik İzler: Yeni Analiz Sistemik Bağlantıları Gün Yüzüne Çıkarıyor" data-wpan-internal-link="1">sistemik</a> kan basıncını düşürür. Bu özellikleri nedeniyle tolere edilebilirlikleri ve etkinlikleri yüksek kabul edilir; hipertansiyon tedavisinde, özellikle de tip 2 diyabete eşlik eden yüksek tansiyonda, sık tercih edilirler. Ancak böbrekler, tüm damar yatağı gibi davranmaz. Nefronların bulunduğu ince mikrodamarsal ağ, kan akımı ve basınç değişikliklerine oldukça duyarlıdır. Araştırmanın işaret ettiği temel endişe de burada ortaya çıkıyor: Kan basıncını düşürürken böbrek içindeki hemodinamik yükün beklenmedik biçimde artması.</p>
<p>Diabetes mellitus, özellikle de tip 2 diyabet, dünya genelinde kronik böbrek hastalığının ve son dönem böbrek yetmezliğinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Uzun süreli yüksek kan şekeri, böbreğin küçük damarlarında hasara yol açarak glomerüllerde skarlaşmayı hızlandırabiliyor ve glomerüler filtrasyon hızında kademeli bir düşüşe neden olabiliyor. Hipertansiyon da bu süreci ağırlaştırıyor; böbrek içi basıncı artırarak hasarın ilerlemesini kolaylaştırıyor. Bu nedenle diyabetik böbrek hastalığında hem glukoz kontrolü hem de kan basıncı yönetimi kritik önem taşıyor.</p>
<p>Son yıllarda <a href="https://oncology.com.tr/finerenon-diyabetsiz-kronik-bobrek-hastaligi/" title="Diabeti Olmayan Böbrek Hastalarında Finerenon Umut Verdi: FIND-CKD Çalışmasından Çarpıcı Sonuçlar" data-wpan-internal-link="1">renin-anjiyotensin sistemi</a> inhibitörleri ve SGLT2 inhibitörleri gibi böbrek koruyucu tedaviler, diyabetik böbrek hastalığı yönetiminde önemli bir yer edindi. Ancak Glasgow’da sunulan çalışmanın ilgi çekici yönü, DCCB kullanımının bu yeni nesil koruyucu ajanlarla birlikte verildiğinde bile daha olumsuz böbrek sonuçlarıyla bağlantılı görünmesiydi. Bu nokta, klinisyenlerin tedavi basamaklarını seçerken yalnızca kan basıncı değerlerine değil, uzun dönem böbrek izlemlerine de bakması gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>Çalışmada DCCB’lerin <a href="https://oncology.com.tr/yaslilarda-egzersiz-yutma-guclugu/" title="Egzersiz Alışkanlıkları Yaşlılarda Yutma Güçlüğü Belirtileriyle Nasıl İlişkileniyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> bir mekanizma üzerinden zararlı olabileceği sorusu da gündeme geldi. Araştırmacılar, bu ilaçların bazı hastalarda intrarenal hemodinamik stresi artırabileceğini ve bunun da kronik böbrek hasarını hızlandırabileceğini düşünüyor. Böbreğin kendi damar sistemindeki basınç dengesinin bozulması, glomerüler yapılar üzerinde ek yük oluşturabilir. Bu tür etkiler, özellikle zaten diyabet ve hipertansiyon nedeniyle hassaslaşmış böbreklerde daha belirgin hale gelebilir.</p>
<p>Bununla birlikte, uzmanlar bu bulguların dikkatle yorumlanması gerektiğini vurguluyor. Observasyonel çalışmalar, belirli bir ilacın gerçekten hasara yol açtığını değil, bazı hastalarda daha kötü sonuçlarla birlikte görüldüğünü gösterebilir. İlaç seçimi çoğu zaman hastanın klinik profili, eşlik eden hastalıkları, böbrek fonksiyon düzeyi ve önceki tedavilere verdiği yanıtla şekillenir. Bu nedenle tek bir araştırmaya dayanarak tedavi uygulamalarını kökten değiştirmek yerine, sonuçların ileri çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.</p>
<p>Yine de bu sonuçlar önemsiz değil. Çünkü tip 2 diyabetli milyonlarca kişi hipertansiyon ve böbrek hastalığı riski taşıyor. Bir tedavinin yıllardır güvenli kabul edilmesi, onun her hasta grubunda aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmiyor. Özellikle böbrek hastalığı ilerleme riski taşıyan kişilerde, antihipertansif tedavinin yalnızca kan basıncını değil, böbrek fonksiyonunun uzun vadeli seyrini de etkileyebileceği anlaşılıyor.</p>
<p>ERA Kongresi’nde paylaşılan çalışma, klinik pratikte sık kullanılan ilaçların bile düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Tip 2 diyabet ve diyabetik böbrek hastalığı olan hastalarda tedavi, giderek daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektiriyor. Bu yeni veriler, hekimlerin DCCB kullanımını daha geniş bir risk-fayda çerçevesinde ele almasına ve böbrek sonuçlarını daha yakından izlemesine yol açabilir.</p>
<p>Sonuç olarak, çalışma DCCB’lerin tamamen terk edilmesini değil, bu ilaçların diyabetik böbrek hastalığı bağlamında daha dikkatli değerlendirilmesini gündeme getiriyor. Kan basıncı kontrolü hâlâ temel hedeflerden biri olmaya devam ederken, böbrek koruması ile tansiyon tedavisi arasındaki denge giderek daha fazla önem kazanıyor. Yeni bulgular, tip 2 diyabette böbrek sağlığını korumak için tedavi kararlarının yalnızca kısa vadeli tansiyon düşüşüne değil, uzun dönem organ sonuçlarına da dayanması gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Effects of dihydropyridine calcium-channel blockers on kidney outcomes in type 2 diabetes patients receiving renin-angiotensin system inhibitors and sodium-glucose cotransporter-2 inhibitors.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Emerging Concerns Over a Common Blood Pressure Medication and Kidney Health in Type 2 Diabetes Patients</p>
<p><strong>References:</strong><br />Agur T, Rozen Zvi B, Steinmetz T, et al. DCCB Therapy and Risk of CKD Progression in Type 2 Diabetes on RASi and SGLT2i. Presented at the 63rd ERA Congress, Glasgow, Scotland, 2026. <br />
Li, J., Guo, K., Qiu, J. et al. (2025). Epidemiological status, development trends, and risk factors of disability-adjusted life years due to diabetic kidney disease: A systematic analysis of Global Burden of Disease Study 2021. Chinese Medical Journal, 138(5), 568–578.</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Tip 2 Diyabet, Diyabetik Böbrek Hastalığı, Dihidropiridin Kalsiyum Kanal Blokerleri, Kan Basıncı, Böbrek Yetmezliği, Renin-Anjiyotensin Sistem İnhibitörleri, SGLT2 İnhibitörleri, eGFR, Böbrek Sonuçları, Hipertansiyon, Nefroloji, ERA Kongresi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/tip-2-diyabet-tansiyon-ilaci-bobrek-sagligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medicaid Kapsamındaki Genişleme, Genç Yetişkinlerde Böbrek Yetmezliğinde Ölüm Riskini Azaltıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/medicaid-genclerde-bobrek-olum-riskini-azaltiyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/medicaid-genclerde-bobrek-olum-riskini-azaltiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 May 2026 20:27:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[genç yetişkin sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[Medicaid genişlemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm riski azaltma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık sigortası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/medicaid-genclerde-bobrek-olum-riskini-azaltiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Brown University araştırması, Medicaid genişlemesinin böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize başlayan genç yetişkinlerde ölüm riskini azalttığını ve sağlık sigortasının önemini vurguluyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Brown University araştırmacılarının <strong>JAMA Pediatrics</strong>’te yayımladığı yeni çalışma, ABD’de sağlık güvencesinin yalnızca tedaviye erişimi değil, yaşam süresini de doğrudan etkileyebildiğine dair dikkat çekici kanıtlar sunuyor. Araştırma, Affordable Care Act (ACA) kapsamında genişletilen Medicaid programının, böbrek <a href="https://oncology.com.tr/hipertrofik-kardiyomiyopati-risk-modeli/" title="HCM’de Risk Tahmini İçin Yeni Nesil Model: Kalp Yetmezliği ve Ritm Bozuklukları Daha İyi Öngörülebilir" data-wpan-internal-link="1">yetmezliği</a> nedeniyle diyalize başlayan genç yetişkinlerde bir yıllık ölüm riskini anlamlı biçimde azalttığını ortaya koydu. Bulgular, sağlık sigortasının ağır kronik hastalıklarla yaşayan genç bir hasta grubunda ne kadar belirleyici olabileceğini bir kez daha gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın odaklandığı grup, ABD sağlık sistemi içinde özel bir kırılganlık taşıyor. Genç yetişkinler, ülkenin en yüksek sigortasız kalma oranlarından birine sahip yaş gruplarından biri. Bunun önemli nedenlerinden biri, çocukluk dönemindeki Medicaid uygunluğunun genellikle 19 yaşında sona ermesi ve bu yaş grubundaki birçok kişinin sigorta sunmayan ya da sınırlı sağlık yardımı sağlayan işlerde çalışması. ACA öncesi dönemde bu boşluklar, düşük gelirli genç yetişkinleri orantısız biçimde korumasız bırakıyordu. Aile planları üzerinden 26 yaşına kadar bağımlı olarak kapsama devam edebilme olanağı bu tabloyu bir ölçüde yumuşatsa da, düşük gelirli ve ciddi hastalığı olan birçok genç için yeterli güvence sağlamıyordu.</p>
<p>Medicaid genişlemesi tam da bu noktada devreye girdi. Yasa, daha düşük gelirli yetişkinler için kapsamı genişleterek sağlık hizmetlerine erişimi artırdı. Brown ekibinin çalışması da bu politika değişikliğinin, özellikle sürekli ve yoğun tıbbi bakım gerektiren böbrek yetmezliği hastaları üzerindeki etkisini değerlendirdi. Diyalize başlayan genç yetişkinlerde sigortaya erişim, yalnızca rutin klinik takip için değil, acil müdahaleler, eşlik eden komplikasyonların yönetimi ve tedavi uyumunun sürdürülmesi açısından da hayati önem taşıyor.</p>
<p>Böbrek yetmezliği, genç yaşta görülse bile son derece ağır bir hastalık yükü oluşturuyor. Diyaliz tedavisi, düzenli merkez ziyaretleri, laboratuvar izlemi, ilaç kullanımı ve çoğu zaman çok disiplinli bakım gerektiriyor. Sağlık güvencesi olmayan hastalar için bu süreç, bakım sürekliliğinin aksaması, gecikmiş başvurular ve tedaviye erişimde kesintiler anlamına gelebiliyor. Araştırmacılar, Medicaid genişlemesinin bu kırılgan zinciri ne ölçüde güçlendirdiğini inceleyerek, politika düzeyindeki bir değişikliğin klinik sonuçlara nasıl yansıdığını ölçmeye çalıştı.</p>
<p>Yayımlanan <a href="https://oncology.com.tr/crispr-cas13d-hepatit-e-rna-hedefleme/" title="HEV’ye Karşı RNA Hedefli CRISPR Yaklaşımı Laboratuvarda Güçlü Sonuçlar Verdi" data-wpan-internal-link="1">sonuçlar</a>, genişlemenin genç yetişkin diyaliz hastalarında ölüm oranlarını düşürdüğünü gösteriyor. Bu bulgu, sağlık sigortasının sadece finansal bir güvence değil, aynı zamanda tıbbi sonuçları etkileyen güçlü bir halk sağlığı aracı olduğunu düşündürüyor. Özellikle yaşamı sürdüren tedavilere bağımlı hastalarda, sigorta kapsamının varlığı; ilaçların, uzman takibinin ve hastane temelli bakımın kesintisiz sürmesini kolaylaştırabiliyor. Araştırma bu nedenle, kapsamın genişletilmesinin kronik hastalığı olan genç nüfus için ölçülebilir bir yaşam farkı yaratabileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Çalışmanın önemi, aynı zamanda ABD’de sağlık politikası etrafında süren tartışmaların ortasında daha da artıyor. Milyonlarca kişinin önümüzdeki dönemde Medicaid kapsamını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu tür veriler kamusal kararların insani sonuçlarını görünür kılıyor. Genç yetişkinler çoğu zaman sağlık sisteminin geçiş dönemlerinde gözden kaçabiliyor; çocukluktan yetişkinliğe geçerken sigorta kesintileri, düşük gelir ve kronik hastalık birleştiğinde risk daha da büyüyor. Böbrek yetmezliği gibi yüksek maliyetli ve yüksek yoğunluklu bir hastalık söz konusu olduğunda ise kapsama kaybı, klinik açıdan ağır sonuçlar doğurabiliyor.</p>
<p>Sağlık hizmetlerine erişimin mortalite üzerindeki etkisi, tıp literatüründe yeni bir fikir değil. Ancak bu çalışma, etkiyi özellikle genç yetişkinler ve diyaliz başlangıcı gibi kritik bir klinik eşik üzerinden göstermesi bakımından dikkat çekiyor. Böylece sigorta politikalarının soyut bir idari düzenleme değil, doğrudan yaşam kurtarıcı bir faktör olabileceği daha net biçimde ortaya konuyor. Araştırmanın bulguları, sağlık eşitsizliklerinin yalnızca sosyoekonomik bir sorun olmadığını; doğrudan hastalık seyri, tedavi başarısı ve sağkalım üzerinde etkili olduğunu da hatırlatıyor.</p>
<p>Brown University çalışması, Medicaid genişlemesinin etkilerini değerlendirirken sağlık sistemindeki yapısal eşitsizlikleri de dolaylı olarak görünür hale getiriyor. Genç yetişkinler arasında yüksek sigortasızlık oranı, yalnızca bireysel tercihlerden değil, sistemin geçiş noktalarındaki boşluklarından kaynaklanıyor. Bu nedenle böbrek yetmezliği gibi ağır hastalıklarda sonuçlar yalnızca biyolojik faktörlerle açıklanamıyor; politika, gelir düzeyi ve hizmete erişim de tabloyu belirliyor.</p>
<p>Sonuç olarak çalışma, böbrek yetmezliği olan genç yetişkinlerde Medicaid genişlemesinin ölüm oranlarını azaltabildiğini göstererek, sağlık güvencesinin klinik sonuçlara etkisine dair güçlü bir örnek sunuyor. Bulgular, hem kronik hastalık yönetiminde sürekliliğin önemini hem de kamu destekli sigorta programlarının yüksek riskli gruplar için taşıdığı yaşamsal değeri hatırlatıyor. <a href="https://oncology.com.tr/telemedisin-saglik-harcamalari-muayene-sayisi/" title="UCLA Araştırması: Telemedisin Ne Muayene Sayısını Ne de Sağlık Harcamalarını Artırdı" data-wpan-internal-link="1">Sağlık politikaları</a> tartışılırken, bu tür veriler genç hastalar için kapsamanın yalnızca bir sosyal güvenlik meselesi değil, doğrudan hayatta kalma meselesi olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Medicaid Expansion and 1-Year Mortality Among Young Adults Initiating Dialysis</p>
<p><strong>References:</strong><br />Brown University study funded by NIH/NIDDK (R01DK113298, R01DK129388) and National Institute on Minority Health and Health Disparities (R01MD017080)</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Sağlık sigortası, Halk sağlığı, Böbrek yetmezliği, Nefropatiler</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/medicaid-genclerde-bobrek-olum-riskini-azaltiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
