<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bispesifik antikor &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/bispesifik-antikor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 16:08:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>bispesifik antikor &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>PD-L1 Olmayan Akciğer Kanserinde Cadonilimab ile Kemoterapi Birleşimi Umut Verdi</title>
		<link>https://oncology.com.tr/pd-l1-negatif-akciger-kanserinde-cadonilimab-kemoterapi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/pd-l1-negatif-akciger-kanserinde-cadonilimab-kemoterapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:08:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[bispesifik antikor]]></category>
		<category><![CDATA[biyobelirteçler]]></category>
		<category><![CDATA[cadonilimab]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kontrol noktası inhibitörleri]]></category>
		<category><![CDATA[küçük hücreli dışı akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[PD-L1-negatif]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/pd-l1-negatif-akciger-kanserinde-cadonilimab-kemoterapi/</guid>

					<description><![CDATA[Faz II klinik çalışma, PD-L1 negatif ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde cadonilimab ve kemoterapi kombinasyonunun ilk basamak tedavide etkili olduğunu ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İleri evre küçük hücreli dışı akciğer <a href="https://oncology.com.tr/erbb-osv-metastatik-yumurtalik-kanser/" title="Mühendislik Virüsü, Metastatik Yumurtalık Kanserinde Daha Seçici Bir Yaklaşım Sunuyor" data-wpan-internal-link="1">kanserinde</a> tedavi yanıtını belirleyen en önemli biyobelirteçlerden biri olan PD-L1, özellikle immünoterapi seçiminde uzun süredir yol gösterici kabul ediliyor. Ancak tümörlerinde PD-L1 saptanmayan hastalar için seçenekler hâlâ sınırlı kalabiliyor. Bu alanda yayımlanan yeni bir Faz II klinik çalışma, cadonilimabın kemoterapiyle birlikte ilk basamak tedavi olarak kullanımının, PD-L1-negatif ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu bildiriyor.</p>
<p>Çalışma, Wang L., Rao C., Wang Q. ve çalışma arkadaşları tarafından yürütüldü ve mevcut tedavi boşluklarından biri olan PD-L1-negatif hasta grubuna odaklandı. <a href="https://oncology.com.tr/ybx1-akciger-kanseri-kemik-metastaz/" title="Akciğer Kanserinin Kemik Sığınağında YBX1’in Rolü Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">Küçük hücreli dışı akciğer kanseri</a>, dünya genelindeki akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturuyor ve kanser kaynaklı ölümlerde başı çeken nedenlerden biri olmayı sürdürüyor. PD-1/PD-L1 eksenini hedefleyen kontrol noktası inhibitörleri, PD-L1 pozitif hastalarda tedavi yaklaşımını önemli ölçüde değiştirmiş olsa da, biyobelirteci negatif olan hastalarda yarar daha sınırlı kalmıştı.</p>
<p>Yeni çalışma, bu klinik açmazı aşmak için geliştirilmiş farklı bir immünoterapi stratejisini test etti. Cadonilimab, aynı anda PD-1 ve CTLA-4’ü hedefleyen bispesifik bir antikor olarak tanımlanıyor. Bu özellik, onu yalnızca tek bir kontrol noktasını hedefleyen ilaçlardan ayırıyor. Kuramsal olarak çift yönlü kontrol noktası baskılanması, tümörün bağışıklıktan kaçış mekanizmalarını daha geniş bir çerçevede zayıflatabilir ve T hücre yanıtını daha güçlü biçimde harekete geçirebilir. Araştırmacılar, özellikle PD-L1-negatif tümörlerde gözlenen immün direnç mekanizmalarının bu yaklaşım sayesinde aşılabileceğini değerlendirdi.</p>
<p>Faz II aşamasındaki bu klinik araştırmada cadonilimabın kemoterapi ile birlikte kullanılması, ilk basamak tedavi bağlamında ele alındı. İlk basamak tedavi, hastaya tanı konulduktan sonra uygulanan başlangıç tedavisi olduğu için, elde edilen sonuçlar gelecekteki klinik kararlar açısından özel önem taşıyor. Çalışmanın erken dönem niteliğine rağmen, bildirilen bulgular kombinasyon yaklaşımının bu hasta grubunda etkili olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, araştırmanın faz II düzeyinde olması nedeniyle sonuçların daha geniş ve doğrulayıcı çalışmalarla desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>
<p>Onkolojide PD-L1 negatifliği, her zaman tedaviye yanıt olmayacağı anlamına gelmiyor; ancak bu biyobelirteç, immün sistem üzerinden etkili ilaçlardan kime ne düzeyde yarar sağlanabileceğini öngörmede sık kullanılan bir araç olmayı sürdürüyor. Buna rağmen, yalnızca PD-L1 durumuna dayanarak tüm hastalar için aynı yanıtın beklenmesi doğru değil. Tümör biyolojisi, hastanın genel durumu, eşlik eden mutasyonlar ve kemoterapiye duyarlılık gibi çok sayıda unsur tedavi sonucunu etkileyebiliyor. Cadonilimabın kemoterapiyle birleştirilmesi de tam bu nedenle dikkat çekiyor: İmmün aktivasyonu doğrudan tetikleyen bir yaklaşım ile tümör yükünü azaltmayı hedefleyen klasik sitotoksik tedaviyi aynı hatta buluşturuyor.</p>
<p>Bispesifik antikorlar, son yıllarda kanser tedavisinde giderek daha fazla ilgi gören bir alan haline geldi. Tek bir molekül aracılığıyla iki farklı hedefe bağlanabilmeleri, immün yanıtta daha karmaşık bir düzenleme sağlayabiliyor. Cadonilimab özelinde PD-1 ve CTLA-4’ün eşzamanlı hedeflenmesi, bağışıklık sisteminin hem aktivasyon eşiğini hem de baskılanma mekanizmalarını etkileme potansiyeli taşıyor. Bu durum, özellikle immünoterapilere daha az duyarlı olduğu düşünülen PD-L1-negatif tümörlerde teorik bir avantaj yaratabilir.</p>
<p>Yine de uzmanlar, umut verici faz II sonuçlarının doğrudan klinik standart anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Erken faz çalışmalar, çoğunlukla güvenlik sinyallerini ve ilk etkinlik göstergelerini ortaya koyar; ancak tedavinin gerçek değerini belirlemek için daha büyük, kontrollü ve karşılaştırmalı araştırmalar gerekir. Bu nedenle cadonilimab ile kemoterapi kombinasyonunun, ilerleyen dönemlerde faz III verileriyle desteklenmesi önemli olacak. Özellikle sağkalım, progresyonsuz sağkalım ve güvenlilik profili gibi sonlanım noktaları, bu stratejinin rutin kullanıma girip girmeyeceğini belirleyecek.</p>
<p>Akciğer kanseri tedavisinde son yıllarda kaydedilen ilerlemeler, artık tümörün moleküler ve immünolojik özelliklerine göre daha kişiselleştirilmiş yaklaşımların önünü <a href="https://oncology.com.tr/uzun-okuma-genom-dizilemesi-nadir-hastalik-tani/" title="Nadir Genetik Hastalıkların Tanısında Uzun Okuma DNA Analizi Yeni Bir Dönem Açıyor" data-wpan-internal-link="1">açıyor</a>. Ancak PD-L1-negatif ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri, hâlâ tedavi ihtiyacının yüksek olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Cadonilimabın kemoterapi ile birlikte kullanımını inceleyen bu çalışma, tam da bu ihtiyaca yönelik yeni bir stratejinin kapısını aralıyor.</p>
<p>Araştırmanın en önemli mesajı, immünoterapinin faydasının yalnızca PD-L1 pozitif tümörlerle sınırlı olmayabileceği yönünde. Elbette bu sonuçlar ihtiyatla değerlendirilmelidir; ancak yeni nesil bispesifik antikorların, daha önce sınırlı seçeneklere sahip hasta gruplarında anlamlı fark yaratma potansiyeli taşıdığı görülüyor. Şimdilik eldeki veriler, PD-L1-negatif akciğer kanseri için daha güçlü ve daha esnek bir tedavi çerçevesinin oluşabileceğine dair dikkat çekici bir işaret sunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Advanced PD-L1-negative Non-Small Cell Lung Cancer Treatment Using Cadonilimab Plus Chemotherapy</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Cadonilimab plus chemotherapy as first-line treatment in PD-L1-negative advanced non-small cell lung cancer: a phase II clinical trial</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Wang, L., Rao, C., Wang, Q. et al. Cadonilimab plus chemotherapy as first-line treatment in PD-L1-negative advanced non-small cell lung cancer: a phase II clinical trial. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-74241-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/pd-l1-negatif-akciger-kanserinde-cadonilimab-kemoterapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nüks Eden Multipl Myelomada Teclistamab’dan Dikkat Çekici Yanıt: Uluslararası Faz 3 Çalışmada Yeni Dönem İşaretleri</title>
		<link>https://oncology.com.tr/teclistamab-nuks-eden-multipl-myelom/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/teclistamab-nuks-eden-multipl-myelom/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2026 12:50:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[BCMA]]></category>
		<category><![CDATA[BCMA hedefli tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bispesifik antikor]]></category>
		<category><![CDATA[CD3 T hücre etkileşimi]]></category>
		<category><![CDATA[derin remisyon]]></category>
		<category><![CDATA[faz 3 klinik çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[immünoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[monoklonal antikor]]></category>
		<category><![CDATA[multipl myelom]]></category>
		<category><![CDATA[teclistamab]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/teclistamab-nuks-eden-multipl-myelom/</guid>

					<description><![CDATA[Uluslararası MajesTEC-9 çalışması, teclistamabın nüks eden multipl myelom hastalarında tedavi başarısını ve remisyon derinliğini artırdığını ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Multipl myelomda tedavi seçenekleri son yıllarda önemli ölçüde genişlemiş olsa da, hastalığı ilk basamak tedavilerden sonra yeniden ilerleyen birçok hasta için klinik tablo hâlâ zorlu olmaya devam ediyor. Proteazom inhibitörleri, immünomodülatör ilaçlar ve daratumumab gibi monoklonal antikorlara rağmen direnç gelişebilen bu hasta grubunda, bağışıklık sistemini hedefe yönlendiren yeni stratejiler giderek daha fazla önem kazanıyor. MajesTEC-9 adlı uluslararası faz 3 çalışmadan gelen bulgular, teclistamabın bu alanda kayda değer bir seçenek olabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Teclistamab, BCMA olarak bilinen B-hücre olgunlaşma antijeni ile T hücrelerindeki CD3 reseptörünü aynı anda bağlayan bir bispesifik antikor. Bu tasarım, bağışıklık sisteminin sitotoksik T hücrelerini doğrudan myelom hücrelerine yönlendirerek tümör hücrelerinin daha seçici biçimde ortadan kaldırılmasını amaçlıyor. Teorik olarak bu yaklaşım, kanser hücrelerinin bağışıklık kaçış mekanizmalarını aşarken sağlıklı dokulara verilen zararı azaltma potansiyeli taşıyor. Klinik onkoloji açısından bu, klasik kemoterapinin ötesine geçen ve özellikle tedaviye dirençli hastalıklarda dikkatle izlenen bir immunoterapi modeli anlamına geliyor.</p>
<p>Çalışmanın sonuçları, relaps etmiş multipl myelom hastalarında teclistamabın yalnızca yanıt oranlarını artırmakla kalmayıp, bazı hastalarda daha derin remisyonlar sağlayabildiğini gösteriyor. Araştırmacılar, faz 3 MajesTEC-9’da 24 ülkeden 593 hastayı değerlendirdi. Bu çap, sonucun tek merkezli ya da dar hasta gruplarına dayanmaması açısından önem taşıyor; çünkü daha geniş ve çok merkezli çalışmalar, tedavinin farklı klinik ortamlardaki etkisini daha güvenilir biçimde ortaya koyabiliyor. Bununla birlikte, çalışmanın ayrıntılı sonlanım noktaları ve alt grup analizleri, verilerin tam olarak nasıl yorumlanacağını belirleyecek kritik unsurlar olmaya devam ediyor.</p>
<p>Multipl myelom, kemik iliğinde kötü huylu plazma hücrelerinin çoğalmasıyla karakterize karmaşık bir hematolojik kanser. Hastalık çoğu zaman dalgalı bir seyir izliyor; ilk tedavi yanıt verse bile zamanla yeniden ortaya çıkabiliyor. Özellikle birden fazla tedavi hattı almış hastalarda, klasik ilaçlara <a href="https://oncology.com.tr/tug-testi-egzersiz-kirmganlik-azaltma/" title="Kıdemli Yaşta Kırılganlığa Karşı Yeni Egzersiz Yaklaşımı Umut Verdi" data-wpan-internal-link="1">karşı</a> direnç gelişmesi olağan bir sorun. Bu nedenle, BCMA <a href="https://oncology.com.tr/membranoz-nefropatide-rituksimab-biyobenzer/" title="Membranöz Nefritte B Hücre Hedefli Tedavi İçin Ucuz Bir Alternatif Gündemde" data-wpan-internal-link="1">hedefli</a> yaklaşımlar son yıllarda yoğun biçimde araştırılıyor. Teclistamab gibi bispesifik antikorlar, yalnızca tümör biyolojisini değil, aynı zamanda bağışıklık hücreleri ile kanser hücreleri arasındaki etkileşimi yeniden programlamayı hedefleyen yeni bir tedavi sınıfını temsil ediyor.</p>
<p>Bu yaklaşımın en dikkat çekici yönlerinden biri, tedavinin mekanik olarak “iki kilide bir anahtar” mantığıyla çalışması. BCMA, myelom hücrelerinde yüksek düzeyde eksprese edilebildiği için hedef seçicilik sağlıyor; CD3 ise T hücrelerinin aktive edilmesini mümkün kılıyor. Böylece bağışıklık sistemi, normalde daha pasif kalabildiği tümör çevresinde yeniden yönlendirilmiş oluyor. Ancak bu tür tedavilerde etkinlik kadar güvenlilik de kritik bir konu. Bispesifik antikorlar, bağışıklık aktivasyonuna bağlı yan etkiler ve enfeksiyon riski gibi dikkatli izlem gerektiren sorunlar doğurabiliyor. Bu nedenle klinik kullanımda hasta seçimi, destekleyici bakım ve yakından takip belirleyici rol oynuyor.</p>
<p>MajesTEC-9 verileri, daha önce tedavi almış ve hastalığı geri dönmüş hastalarda seçeneklerin genişletilmesi açısından önem taşıyor. Onkoloji pratiğinde “derin remisyon” kavramı, hastalığın görünür düzeyde baskılanmasının ötesine geçerek çok düşük hastalık yüküyle ilişkili daha ileri yanıtları ifade ediyor. Özellikle minimal rezidüel hastalık düzeylerinde iyileşme, uzun vadeli hastalık kontrolü açısından umut verici kabul ediliyor. Teclistamabın bu yönde sinyal vermesi, relaps multipl myelomda hedefe <a href="https://oncology.com.tr/antibiyotik-direncini-kiran-kimyasal-tasarim/" title="Kralın Koleji’nden Antibiyotik Direncini Aşmaya Yönelik Kimyasal Tasarım Hamlesi" data-wpan-internal-link="1">yönelik</a> immünoterapilerin yalnızca geçici bir köprü değil, bazı hastalar için anlamlı bir hastalık kontrol aracı olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Yine de uzmanlar, bu tür sonuçların dikkatli okunması gerektiğini vurguluyor. Faz 3 çalışmalar, tedavinin etkinliğini mevcut standartlarla karşılaştırmada en güçlü araçlardan biri olsa da, gerçek klinik faydanın hasta özellikleri, önceki tedavi öyküsü ve yan etki profiliyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle ileri basamak tedavi almış, daha kırılgan ya da eşlik eden hastalıkları bulunan bireylerde güvenlilik dengesi ayrı bir önem taşır. Bu nedenle teclistamabın klinik uygulamadaki yeri, hem çalışma sonuçlarına hem de düzenleyici onay süreçleri ve gerçek yaşam verilerine bağlı olarak netleşecek.</p>
<p>Yine de bugün gelinen noktada mesaj açık: relaps multipl myelomda tedavi paradigması, yalnızca daha güçlü kemoterapilerden ibaret değil. Bağışıklık sistemini yeniden yönlendiren, hedefe kilitlenen ve derin yanıt potansiyeli taşıyan yeni nesil ajanlar bu alanda giderek daha belirleyici hale geliyor. MajesTEC-9’dan gelen bulgular, teclistamabın bu dönüşümün önemli adaylarından biri olabileceğini gösterirken, aynı zamanda hematolojik kanserlerde immünoterapinin geleceğine dair beklentileri de güçlendiriyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Teclistamab immunotherapy in relapsed multiple myeloma</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Teclistamab Monotherapy in Multiple Myeloma with 1-3 Prior Lines of Therapy</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Multipl miyelom, Teclistamab, bispesifik antikor, immünoterapi, BCMA, T hücreleri, hematolojik malignite, minimal rezidüel hastalık, klinik çalışma, kanser immünoterapisi, kemoterapisiz tedavi, ASCO Yıllık Toplantısı</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/teclistamab-nuks-eden-multipl-myelom/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
