<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>baş dönmesi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/bas-donmesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Jul 2026 03:16:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>baş dönmesi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Düşme sonrası baş dönmesinin gözden kaçan nedeni: BPPV için rutin tarama çağrısı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/yaslilarda-bppv-rutin-taramasi-dusme-sonrasi-bas-donmesi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/yaslilarda-bppv-rutin-taramasi-dusme-sonrasi-bas-donmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2026 03:16:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[BPPV]]></category>
		<category><![CDATA[denge bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[düşme önleme]]></category>
		<category><![CDATA[düşme riski]]></category>
		<category><![CDATA[geriatri]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/yaslilarda-bppv-rutin-taramasi-dusme-sonrasi-bas-donmesi/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, yaşlılarda düşme sonrası baş dönmesinde sık görülen BPPV’nin düşme kliniklerinde rutin taranmasını öneriyor. Hedefli tanı ve müdahale tekrarlayan atakları azaltabilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlı <a href="https://oncology.com.tr/engelli-yetiskinlerde-alkol-kullanim-bozuklugu-2016-2023/" title="ABD’de engelli yetişkinlerde alkol kullanım bozukluğu tanıları üç kattan fazla: 2016–2023 verileri" data-wpan-internal-link="1">yetişkinlerde</a> düşme veya düşme riski olayları sonrasında ortaya çıkan baş dönmesi, çoğu zaman “acil” görülen başka vestibüler sorunlara odaklanılarak yeterince sorgulanmayabiliyor. Ancak yeni bir çalışma, bu tabloda sık ve büyük ölçüde önlenebilir bir payı olabilecek bir duruma dikkat çekiyor: benign paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV). Araştırmacılar, düşme kliniği ya da düşme riskinin izlendiği merkezlere başvuran ileri yaştaki hastalarda BPPV’nin rutin olarak taranmasını öneriyor; gerekçeleri ise durumun hem görece yaygın olabildiği hem de tanındığında hedefe yönelik müdahalelerle tekrarlayan atakların azaltılmasına imkân verebilmesi.</p>
<p>BPPV’nin temel mekanizması, iç kulakta dengeyle ilişkili yapılarda meydana gelen “kristal yer değiştirmesi” olarak açıklanıyor. İç kulaktaki küçük kalsiyum karbonat kristallerinin uygun konumundan kopup yarım daire kanallarına göçmesi, baş hareketleri sırasında normal denge sinyallerinin kesintiye uğramasına yol açıyor. Bu nedenle vertigo atakları genellikle kısa sürüyor ve baş pozisyonu değiştiğinde belirginleşiyor. Hastalar çoğu zaman yukarı bakma, yatakta dönme ya da öne eğilme gibi hareketlerle tetiklenen, ani dönme hissinden söz ediyor.</p>
<p>Çalışmanın vurguladığı nokta, BPPV’nin “iyi huylu” nitelikte olmasına rağmen klinik pratiğe etkisinin önemli olabileceği. Çünkü şikâyetlerin biçimi ve tetiklenme koşulları, daha ciddi vestibüler bozukluklarla benzerlik gösterebildiği için tanı gecikebiliyor. Düşme sonrası değerlendirmelerde ise odak kimi zaman güvenlik ve risk faktörleri etrafında şekilleniyor; vertigonun BPPV gibi spesifik bir nedeninden kaynaklanıp kaynaklanmadığı sistematik biçimde ele alınmadığında, hastanın düşme döngüsüne yeniden girmesi mümkün hale geliyor. Araştırmacılar, BPPV’nin atakları ile düşme olayları arasında klinik açıdan bağlantı kurulabileceğini ve bu nedenle doğru tanının “daha geniş” düşme önleme hedefleriyle birlikte ele alınması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>“Eyleme dönük” yani klinik olarak işlevsel olma kavramı da çalışmanın merkezinde. BPPV’nin ayırt edilebilir bir tanılama <a href="https://oncology.com.tr/cd206-hedefli-tictac-tam-yeniden-programlama/" title="CD206 hedefli “TICTAC” yaklaşımı tümörle ilişkili makrofajları yeniden programlamayı amaçlıyor" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> ve buna bağlı tedavi seçenekleri bulunuyor; bunlar, vertigonun belirli pozisyonlarla ilişkili ataklarını <a href="https://oncology.com.tr/organel-hedefleme-nanopartikulleri-protokol-rehberi/" title="Nanopartiküllerle hücre organellerini hedeflemeye yönelik protokol rehberi yayımlandı" data-wpan-internal-link="1">hedeflemeye</a> yöneliyor. Araştırmacıların düşme kliniği bağlamındaki ana iddiası, tanı konulduğu takdirde tekrar eden atakların ve buna bağlı dengesizliklerin azaltılmasına yönelik fırsatın kaçırılmaması. Bu yaklaşım, düşme riskini değerlendiren birimin sadece ortam, ilaç kullanımı veya genel fiziksel riskleri değil, denge sisteminin belirli bir bozukluğunu da hesaba katmasını gerektiriyor.</p>
<p>Bu önerinin önemi, düşme sonrası başvuran yaşlı popülasyonda vertigo şikâyetinin farklı nedenleri olabileceği gerçeğinden geliyor. BPPV, altta yatan mekanizma itibarıyla tanımlanabilir; buna karşın belirtiler “kısa süreli” ve “pozisyonla tetiklenen” nitelikte olduğunda gözden kaçması kolaylaşabiliyor. Çalışma, bu tür olguların klinik olarak yakalanmasını sağlayacak tarama stratejilerinin, düşme riski yönetiminde daha tutarlı bir değerlendirme sunabileceğini ileri sürüyor.</p>
<p>Araştırmacılar, bulguların klinik karar verme sürecinde doğrudan yer bulabilmesi için düşme kliniği pratiklerine taramanın entegre edilmesini tartışıyor. Bunun, her baş dönmesi şikâyetini BPPV’ye bağlamak anlamına gelmediği; daha çok, düşme sonrası değerlendirmenin içinde bu yaygın ve ayırt edilebilir nedenin sistematik biçimde sorgulanması gerektiği şeklinde anlaşılması gerekiyor. BPPV’nin tanınması, hastanın hangi tür baş hareketlerinde risk yaşadığını daha netleştirebilir ve böylece hem güvenlik hem de takip planlaması açısından somut bir başlangıç noktası yaratabilir.</p>
<p>Düşme, yaşlılarda hem yaşam kalitesini hem de sağlık sistemi yükünü etkileyen bir sorun. Yeni çalışma ise bu sorunun yalnızca çevresel veya genel risklerle açıklanmayabileceğini, bazı durumlarda iç kulak kaynaklı, tanındığında yönetilebilir bir vertigo tablosunun da kritik rol oynayabileceğini hatırlatıyor. Düşme kliniğine başvuran yaşlılarda BPPV için rutin tarama yapılması fikri, kanıta dayalı bir düşme önleme yaklaşımına doğru atılmış pratik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Benign paroxysmal positional vertigo (BPPV) screening in older adults presenting to falls clinics</p>
<p><strong>Article Title:</strong> The importance of screening for benign paroxysmal positional vertigo in older patients presenting to falls clinics</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Maas, B.D.P.J., van Leeuwen, R.B., Spies, P.E. et al. The importance of screening for benign paroxysmal positional vertigo in older patients presenting to falls clinics. BMC Geriatrics (2026). https://doi.org/10.1186/s12877-026-07777-0</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1186/s12877-026-07777-0</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Yaşlı erişkinlerde baş dönmesinin büyük ölçüde önlenebilir bir nedenine dikkat çeken yeni bir çalışma: iyi huylu paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV)—ve düşme polikliniklerinin bunun için rutin tarama yapması gerektiğini savunuyor. Düşme sonrası ya da düşme riski olaylarıyla başvuran yaşlılara odaklanan araştırmacılar, BPPV’nin hem yaygın hem de klinik açıdan uygulanabilir (aksiyon alınabilir) olabildiğini bildiriyor, bu sayede hedefe yönelik tedavinin tekrarlayan atakları azaltabileceği&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/yaslilarda-bppv-rutin-taramasi-dusme-sonrasi-bas-donmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GLP-1 İlaçlarında Yeni Güvenlik Sinyali: Düşük Tansiyon, Baş Dönmesi ve Düşme Riski Artabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-hipotansiyon-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-hipotansiyon-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:10:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bayılma]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[düşme riski]]></category>
		<category><![CDATA[düşük tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik sağlık kayıtları]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 reseptör agonisti]]></category>
		<category><![CDATA[hipotansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler risk]]></category>
		<category><![CDATA[tip 2 diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı hastalar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı sağlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-hipotansiyon-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Northwestern Medicine araştırması, GLP-1 ilaçlarının çoklu tansiyon tedavisi alan yaşlı hastalarda baş dönmesi, bayılma ve düşük tansiyon riskini artırdığını ortaya koydu.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Obezite ve tip 2 diyabet tedavisinde son yılların en çok konuşulan ilaç sınıflarından biri olan GLP-1 reseptör agonistleri, yalnızca kilo kaybı ve kardiyometabolik faydalarıyla değil, aynı zamanda güvenlik profilleriyle de yakından izleniyor. Northwestern Medicine araştırmacılarının elektronik sağlık kayıtları üzerinde yürüttüğü geniş bir analiz, bu ilaçların bazı hastalarda beklenenden daha fazla hipotansif olayla ilişkili olabileceğini <a href="https://oncology.com.tr/ybx1-akciger-kanseri-kemik-metastaz/" title="Akciğer Kanserinin Kemik Sığınağında YBX1’in Rolü Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> koydu. Başka bir deyişle, baş dönmesi, bayılma, düşme ve klinik olarak ölçülen düşük tansiyon epizotları, özellikle birden fazla tansiyon ilacı kullanan kişilerde daha sık görülebiliyor.</p>
<p>Çalışma, halihazırda en az iki farklı sınıfta kan basıncı düşürücü ilaç kullanan ve daha sonra semaglutid, tirzepatid ya da liraglutid gibi GLP-1 tedavisine başlayan 42 binden fazla yetişkinin verilerini inceledi. Araştırmacılar, tedavi öncesi ve sonrası dönemi karşılaştırarak hipotansiyonla ilişkili kayıtları değerlendirdi. Bulgular, GLP-1 tedavisinin başlamasının ardından bu olaylarda istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğunu gösterdi. Hipotansif olayların oranı tedavi öncesinde yüzde 8,7 iken, tedavi sonrasında yüzde 10,2’ye yükseldi. Artış ilk altı ayda daha belirgin hale geldi.</p>
<p>GLP-1 reseptör agonistleri, kan şekeri kontrolünü iyileştirmenin yanında iştahı azaltmaları ve vücut ağırlığını düşürmeleri nedeniyle yaygın biçimde kullanılıyor. Bazı çalışmalarda bu ajanların kardiyovasküler sonuçlar üzerinde de olumlu etkileri olduğu gösterilmişti. Ancak yeni bulgular, özellikle çoklu ilaç kullanan ve tansiyon regülasyonu hassas olan hastalarda, bu yararların klinik izlemi gerektiren bir bedeli olabileceğini düşündürüyor. Araştırmacılar, değerlendirdikleri olaylar arasında sadece laboratuvar ya da ölçüm temelli düşük tansiyon kayıtlarını değil, aynı zamanda günlük yaşamı etkileyen semptomları da dikkate aldı. Denge kaybı, sersemlik hissi, bayılma ve düşmeler, bu sinyalin önemli parçaları olarak öne çıktı.</p>
<p>Çalışmanın en dikkat çekici yönlerinden biri yaşa bağlı dağılımdı. 65 yaş ve üzerindeki bireyler, araştırma grubunun yalnızca yüzde 37’sini oluşturmasına rağmen, hipotansif olayların yüzde 53’ünü oluşturdu. Bu durum, ileri yaşta fizyolojik rezervlerin azalması, otonom yanıtların zayıflaması ve eş zamanlı ilaç kullanımının artması gibi etkenlerle açıklanabilecek bir kırılganlığa işaret ediyor. Klinik açıdan bakıldığında, <a href="https://oncology.com.tr/enugu-aile-yasli-bakim-zorluklar/" title="Enugu’da Ailelerin Omuzladığı Yaşlı Bakımının Görünmeyen Yükü" data-wpan-internal-link="1">yaşlı</a> hastalarda baş dönmesi ve bayılma yalnızca geçici semptomlar olarak görülmüyor; düşmeye bağlı kırıklar, hastaneye yatış ve fonksiyon kaybı gibi daha ciddi sonuçlara da zemin hazırlayabiliyor.</p>
<p>Araştırma, gözlemsel bir elektronik sağlık kaydı <a href="https://oncology.com.tr/uzun-okuma-genom-dizilemesi-nadir-hastalik-tani/" title="Nadir Genetik Hastalıkların Tanısında Uzun Okuma DNA Analizi Yeni Bir Dönem Açıyor" data-wpan-internal-link="1">analizi</a> olduğu için neden-sonuç ilişkisini tek başına kesin biçimde kanıtlamıyor. Buna rağmen, verinin büyüklüğü ve çok sayıda hastayı kapsaması nedeniyle önemli bir uyarı sinyali olarak değerlendiriliyor. Özellikle antihipertansif polifarmasi, yani aynı anda birden fazla kan basıncı düşürücü ilaç kullanımı, GLP-1 tedavisiyle birlikte tansiyonun daha da aşağı çekilmesine yol açabilecek bir zemin oluşturabilir. Bu nedenle bulgular, hem reçete eden hekimlerin hem de takip eden klinisyenlerin tedavi başlangıcında ve ilk aylarda hastaları daha dikkatli izlemesi gerektiğini düşündürüyor.</p>
<p>GLP-1 ilaçlarının mekanizması da bu tabloyu anlamada önem taşıyor. Bu ilaçlar kan şekeri düzenlemesini yalnızca insülin salınımını artırarak değil, aynı zamanda mide boşalmasını yavaşlatarak ve iştahı azaltarak etkiliyor. Kilo kaybı ve sıvı alımındaki değişiklikler bazı hastalarda tansiyon kontrolünü dolaylı biçimde etkileyebilir. Özellikle zaten düşük-normal tansiyona sahip olan, böbrek hastalığı bulunan ya da otonom sinir sistemi işlevi etkilenmiş kişilerde bu etki daha belirgin olabilir. Araştırma bu biyolojik açıklamaları doğrudan test etmese de, gözlenen sonuçlar mevcut klinik beklentilerle uyumlu bir güvenlik sorusunu gündeme getiriyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından mesaj net: GLP-1 tedavileri birçok hasta için değerli bir seçenek olmaya devam ediyor, ancak “yararlı” olması “izleme gerek yok” anlamına gelmiyor. Özellikle diyabet, obezite ve kardiyovasküler hastalığı olan, çok sayıda ilaç kullanan yaşlı bireylerde tansiyon ölçümü, semptom sorgulaması ve düşme riski değerlendirmesi tedavi sürecinin ayrılmaz parçası olmalı. Düşük tansiyonun çoğu zaman sessiz ilerleyebildiği, ancak baş dönmesi ve bayılma gibi belirtilerle kendini gösterebildiği unutulmamalı. Bu nedenle araştırma, GLP-1 ilaçlarının potansiyel yararlarını küçümsemekten ziyade, bu tedavilerin daha kişiselleştirilmiş ve dikkatli bir klinik çerçevede uygulanması gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>Sonuç olarak Northwestern Medicine ekibinin bulguları, GLP-1 reseptör agonistlerinin hızla genişleyen kullanım alanına önemli bir güvenlik notu ekliyor. Tedaviye yeni başlayan, birden fazla antihipertansif kullanan ve özellikle 65 yaş üzeri olan hastalarda ilk altı ay kritik bir izlem dönemi olabilir. Kilo ve glisemik kontrol hedeflenirken, denge bozukluğu, baş dönmesi ve düşme gibi görünüşte küçük ama klinik olarak anlamlı belirtilerin ciddiye alınması gerektiği bir kez daha ortaya çıkmış görünüyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> GLP-1 receptor agonists and their association with increased risk of hypotension among patients with metabolic cardiovascular renal disease.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> GLP1 Receptor Agonists and the Risk of Significant Hypotension Among Patients with Metabolic Cardiovascular Renal Disease: Too Much of A Good Thing?</p>
<p><strong>Keywords:</strong> GLP-1 reseptör agonistleri, hipotansiyon, kardiyovasküler risk, metabolik hastalık, diyabet, polifarmasi, semaglutid, tirzepatid, liraglutid, kan basıncı, otonom disfonksiyon, geriatri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/glp-1-ilaclari-hipotansiyon-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
