<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>anti-anjiyogenez &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/anti-anjiyogenez/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 03:07:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>anti-anjiyogenez &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>VEGF’i Hedefleyen Akridin Türevi, Tavuk Embriyosunda Damar Oluşumunu Azalttı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/akridin-turevi-ve-damar-olusumu/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/akridin-turevi-ve-damar-olusumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2026 03:07:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akridin bileşikleri]]></category>
		<category><![CDATA[akridin türevleri]]></category>
		<category><![CDATA[anjiyogenez]]></category>
		<category><![CDATA[anti-anjiyogenez]]></category>
		<category><![CDATA[CAM modeli]]></category>
		<category><![CDATA[damar oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç keşfi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[VEGF]]></category>
		<category><![CDATA[VEGF inhibitörü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/akridin-turevi-ve-damar-olusumu/</guid>

					<description><![CDATA[Akridin türevi küçük molekül, VEGF’e bağlanarak tavuk embriyosu CAM modelinde damar oluşumunu azaltıyor ve kanser ile göz hastalıklarında yeni tedavi umutları sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, damar oluşumunu tetikleyen temel sinyallerden biri olan VEGF’e bağlanan akridin türevi bir <a href="https://oncology.com.tr/gebelikte-ftalat-maruziyeti-davranissal-etkiler/" title="Hamilelikte Ftalat Maruziyeti ile Küçük Yaşta Davranışsal Güçlükler Arasında Yeni Bağlantı" data-wpan-internal-link="1">küçük</a> molekülün, tavuk embriyosu üzerindeki deneysel modelde damarlaşmayı azalttığını bildirdi. Bulgular, hesaplamalı biyokimya yöntemleriyle başlatılan ve chick chorioallantoic membrane, yani CAM modeliyle desteklenen bir çalışmadan geldi. Erken aşama olan bu yaklaşım, özellikle anormal damar büyümesinin rol oynadığı kanser ve bazı göz hastalıklarında yeni anti-anjiyojenik adayların geliştirilmesine yönelik dikkat çekici bir örnek sunuyor.</p>
<p>VEGF, yani vasküler endotelyal büyüme faktörü, normal doku gelişimi ve iyileşme süreçlerinde damarların oluşumunu düzenleyen güçlü bir sinyal proteini. Ancak bu molekülün aşırı etkinliği, tümörlerin beslenmesi ve ilerlemesi ya da retinopati gibi görmeyi tehdit eden hastalıklar başta olmak üzere birçok patolojik durumda sorun yaratabiliyor. Bu nedenle VEGF’i baskılayan ya da işlevini değiştiren ilaçlar yıllardır <a href="https://oncology.com.tr/yenidogan-yogun-bakim-24-saat-vardiya-etkisi/" title="24 Saatlik Nöbetlerin Yenidoğan Yoğun Bakımındaki Görünmeyen Bedeli" data-wpan-internal-link="1">yoğun</a> biçimde araştırılıyor. Buna karşın mevcut tedavilerde direnç gelişimi, yan etkiler ve her hastada aynı yanıtın alınamaması, araştırmacıları farklı kimyasal sınıflara yöneltiyor.</p>
<p>Yeni çalışmada öne çıkan aday, akridin ailesinden türetilmiş bir küçük molekül oldu. Akridin bileşikleri, düz ve halkalı yapıları sayesinde ilaç kimyasında uzun süredir ilgi gören heterosiklik yapılardır; bazı türevleri antikanser ve antimikrobiyal özellikleriyle bilinir. Araştırmacılar bu kimyasal esnekliği, VEGF ile etkileşebilecek bir iskelet arayışı içinde değerlendirdi. Çalışmanın ilk ayağında molekülün VEGF’e <a href="https://oncology.com.tr/asetilkolin-bagirsak-mikrobiyotasi-bagisiklik/" title="Bağırsak Dostu Bir Molekül: Asetilkolin Mikrobiyotayı ve Bağışıklığı Nasıl Şekillendiriyor?" data-wpan-internal-link="1">nasıl</a> bağlanabileceği, bilgisayar destekli modelleme araçlarıyla incelendi.</p>
<p>Moleküler yerleştirme, dinamik simülasyonlar ve bağlanma afinitesi hesaplamaları, aday bileşiğin VEGF ile yakın ve istikrarlı bir etkileşim kurabildiğine işaret etti. Bu tür <em>in silico</em> analizler, laboratuvar deneylerinden önce olası ilaç adaylarını daraltmak açısından önemli bir tarama yöntemi olarak kullanılıyor. Elde edilen veriler, bileşiğin proteinin davranışını ince biçimde değiştirebilecek bir bağlanma profiline sahip olabileceğini düşündürdü. Bununla birlikte, bu tür hesaplamalı sonuçların biyolojik ortamda doğrulanması gerekir; araştırmacılar da çalışmayı tam olarak bu nedenle deneysel bir modelle destekledi.</p>
<p>Deneysel doğrulama için kullanılan CAM modeli, damar oluşumunu canlı ortamda izlemeye yarayan yerleşik bir sistem. Tavuk embriyosunun koryoallantoik zarı, yeni damarların kolayca gözlenebildiği, hızlı ve karşılaştırmalı analizlere uygun bir platform sağlıyor. Çalışmada akridin türevi bileşiğin CAM üzerindeki etkisi incelendiğinde, vaskülarizasyonun belirgin biçimde azaldığı bildirildi. Bu sonuç, molekülün VEGF aracılı anjiyogenezi baskılayabildiği yönündeki bilgisayar destekli bulgularla uyumlu bir tablo ortaya koydu.</p>
<p>Anjiyogenezin baskılanması, özellikle kontrolsüz damar oluşumunun hastalık sürecini hızlandırdığı durumlarda terapötik açıdan önem taşıyor. Kanser dokuları büyümek için yeni damarlara ihtiyaç duyar; benzer şekilde bazı oküler hastalıklarda da anormal damarlar görme kaybına yol açabilir. VEGF hedefli tedaviler bu alanda klinikte yer bulmuş olsa da, araştırmacılar yeni küçük moleküllerin daha iyi seçicilik, farklı etki mekanizması veya mevcut ajanlara tamamlayıcı özellikler sunabileceğini değerlendiriyor. Bu nedenle akridin türevi adayın gösterdiği etki, yeni ilaç geliştirme süreci için erken ama değerli bir ipucu olarak görülüyor.</p>
<p>Yine de uzmanların bu tür sonuçlara temkinli yaklaşması gerekiyor. CAM modeli, damar biyolojisini anlamak için güçlü bir araç olsa da insan vücudundaki karmaşık ilaç metabolizmasını, uzun süreli güvenlilik profilini ve klinik etkinliği tek başına yansıtmaz. Ayrıca VEGF’i hedefleyen yaklaşımlarda doz, doku seçiciliği ve istenmeyen damar baskılanması gibi konular kritik önem taşır. Bu yüzden çalışma, bir tedavi sonucundan çok, doğru yönde ilerleyen bir aday molekülün tanımlanması olarak değerlendirilmelidir.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, hesaplamalı biyokimya ile canlı model verilerinin aynı çizgide buluşması oldu. İlaç keşfi alanında bu tür çok katmanlı çalışmalar, zaman ve kaynak tasarrufu sağlayarak en umut verici bileşiklerin önceliklendirilmesine yardımcı oluyor. Özellikle protein-ligand etkileşimlerinin dinamik simülasyonlarla izlenmesi, klasik sabit yapı modellerinin ötesine geçerek bağlanmanın kararlılığı hakkında daha ayrıntılı fikir verebiliyor. Bu da akridin iskeletinin VEGF üzerinde test edilmeye değer bir kimyasal çerçeve olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, VEGF’e bağlanabilen akridin kökenli küçük molekül, CAM modelinde damarlaşmayı azaltmasıyla anti-anjiyojenik ilaç geliştirme açısından umut verici bir aday olarak öne çıktı. Bulgular, kanser ve damar anormalliğiyle ilişkili göz hastalıkları için yeni moleküler seçeneklerin araştırılmasına katkı sunuyor. Ancak çalışmanın erken aşama doğası göz önünde bulundurulduğunda, klinik uygulamaya geçmeden önce daha kapsamlı preklinik güvenlilik ve etkinlik değerlendirmeleri gerekecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Interaction of an acridine-derived small molecule with VEGF to inhibit angiogenesis.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Acridine-derived small molecule associates with VEGF and is linked to reduced CAM vascularization: a combined in silico and CAM study.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Karmakar, S., Moulik, S., Ghosh, S. et al. Acridine-derived small molecule associates with VEGF and is linked to reduced CAM vascularization: a combined in silico and CAM study. BMC Pharmacol Toxicol (2026). https://doi.org/10.1186/s40360-026-01148-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/akridin-turevi-ve-damar-olusumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Synovial Sarkomda Damar Beslenmesini Hedefleyen Apatinib, Yeni Bir Tedavi Kapısı Aralayabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:01:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[anti-anjiyogenez]]></category>
		<category><![CDATA[apatinib]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik kanser tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[kemoterapi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[synovial sarkom]]></category>
		<category><![CDATA[tümör damarlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[VEGFR2]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/</guid>

					<description><![CDATA[Apatinib, synovial sarkomda VEGFR2 üzerinden damar oluşumunu ve tümör büyümesini baskılayarak yeni hedefe yönelik tedavi olanakları sunuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Synovial sarkom gibi nadir fakat son derece agresif yumuşak doku kanserlerinde tedavi seçenekleri sınırlı kalmaya devam ederken, yeni bir çalışma dikkat çekici bir moleküler yaklaşımı gündeme taşıdı. Cell Death Discovery dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Apatinib, tümörün büyümesini ve yeni damar oluşumunu baskılayarak synovial sarkomun ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Bulgular, ilacın etkisini özellikle VEGFR2 üzerinden çalışan AKT/FOXO3A ve ERK1/2/FOXM1 sinyal yollarını hedefleyerek gösterdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Synovial sarkom, en çok genç erişkinlerde görülebilen, hızlı ilerleyebilen ve metastaz yapma eğilimi yüksek bir kanser türü olarak biliniyor. Hastalık çoğu zaman cerrahi, kemoterapi ve <a href="https://oncology.com.tr/infertilite-erkem-menopoz-baglanti/" title="Kısırlıkla Menopoz Zamanlaması Arasında Yeni Bağlantı: Bazı Kadınlarda Geçiş Daha Erken Başlayabilir" data-wpan-internal-link="1">bazı</a> durumlarda radyoterapi ile yönetilmeye çalışılsa da, standart tedavilere yanıt her hastada yeterli olmuyor. Bu durum, tümörün temel biyolojisini hedefleyen ve özellikle damar oluşumu ile hücre çoğalmasını durdurabilecek yeni ilaçlara duyulan ihtiyacı artırıyor. İşte Apatinib üzerine yapılan yeni araştırma, tam da bu boşluğa odaklanıyor.</p>
<p>Apatinib, tirozin kinaz inhibitörü sınıfında yer alan ve özellikle vasküler endotelyal büyüme faktörü reseptörü 2’yi, yani VEGFR2’yi hedefleyen bir ilaç. VEGFR2, tümörlerin büyümek için ihtiyaç duyduğu damar ağını kurmalarında kilit rol oynayan bir sinyal noktası olarak öne çıkıyor. Kanser hücreleri bu yolu kullanarak oksijen ve besin desteği sağlayacak yeni damarlar oluşturabiliyor. Araştırma, Apatinib’in bu merkezi mekanizmayı kesintiye uğratarak synovial sarkom modellerinde tümör damarlaşmasını belirgin biçimde azalttığını gösteriyor.</p>
<p>Çalışmanın en önemli yönlerinden biri, ilacın yalnızca damar oluşumunu azaltmakla kalmayıp hücre içi sinyal ağlarını da yeniden düzenlediğine işaret etmesi. Araştırmacılar, VEGFR2 aracılı AKT/FOXO3A ve ERK1/2/FOXM1 yollarının baskılanmasının tümör hücrelerinin büyüme ve çoğalma kapasitesini zayıflattığını bildirdi. Bu sinyal yolları, kanser biyolojisinde hücre döngüsü, hayatta kalma, proliferasyon ve anjiyogenez gibi temel süreçlerle bağlantılı. Bu nedenle söz konusu yolların hedef alınması, tedavi açısından yalnızca semptomatik değil, mekanizmaya dayalı bir yaklaşım anlamına geliyor.</p>
<p>AKT/FOXO3A ekseninde, hücrelerin hayatta kalma ve stres yanıtlarını kontrol eden süreçlerin etkilenmesi beklenirken, ERK1/2/FOXM1 hattı ise çoğunlukla proliferasyon ve hücre döngüsü ilerlemesiyle ilişkilendiriliyor. Araştırmanın sunduğu tabloya göre Apatinib, bu iki yolu aşağı yönde baskılayarak tümör mikroçevresinde hem büyümeyi hem de damarlaşmayı aynı anda hedefleyebiliyor. Bu çift yönlü etki, özellikle tedaviye dirençli kanserlerde klinik açıdan önem taşıyor.</p>
<p>Synovial sarkomda en zorlu başlıklardan biri, mevcut kemoterapi rejimlerine karşı direnç gelişmesi. Birçok hastada başlangıçta sınırlı yanıt alınsa da, tümör zamanla daha agresif ve tedaviye daha az duyarlı hale gelebiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, klasik sitotoksik ilaçların ötesine geçen, kanserin sürdürdüğü biyolojik programı kesen hedefe yönelik ajanlara yöneliyor. Apatinib’in bu çalışmada öne çıkması da, tam olarak bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Yine de bulguların ne anlama geldiğini dikkatli okumak gerekiyor. Çalışma güçlü bir mekanistik çerçeve sunsa da, bu tür sonuçlar doğrudan hasta bakımında standart uygulama değişikliği anlamına gelmiyor. Laboratuvar ve model temelli veriler, ilaçların gerçek klinik yararını göstermede ilk basamak niteliği taşıyor. Etkinlik, güvenlilik, dozlama, hasta seçimi ve olası yan etkiler gibi konuların daha ileri araştırmalarla netleşmesi gerekiyor. Özellikle nadir kanserlerde, laboratuvar başarısının hastalara anlamlı bir yarara dönüşmesi için klinik çalışmalar kritik önem taşıyor.</p>
<p>Buna karşın çalışma, synovial sarkomda tedavi yaklaşımının yalnızca tümör hücrelerini doğrudan öldürmekten ibaret olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Tümörün kan damarlarıyla kurduğu ilişkiyi hedef almak, büyüme kapasitesini sınırlayarak hastalığın gidişatını değiştirebilecek bir strateji <a href="https://oncology.com.tr/aspirin-mesane-kanseri-erken-tani/" title="Aspirin, Gizli Mesane Tümörlerini Ortaya Çıkarıyor Olabilir mi?" data-wpan-internal-link="1">olabilir</a>. Apatinib gibi VEGFR2 odaklı ilaçlar, bu nedenle yalnızca bir molekül değil, aynı zamanda kanserin destek sistemini bozmayı amaçlayan daha geniş bir tedavi anlayışının parçası olarak görülüyor.</p>
<p>Araştırmanın yayımlandığı bulgular, özellikle metastatik ve tedaviye dirençli synovial sarkom için yeni kombinasyon stratejilerine kapı aralayabilir. İlerleyen dönemde Apatinib’in tek başına mı yoksa başka hedefe yönelik tedaviler ya da mevcut kemoterapi seçenekleriyle birlikte mi daha etkili olacağı sorusu önem kazanacak. Şimdilik eldeki veriler, VEGFR2 üzerinden yürüyen sinyal ağlarının bu kanser türünde sanıldığından daha merkezi bir rol oynadığını ve bu hattın ilaç geliştirme açısından güçlü bir hedef oluşturduğunu gösteriyor.</p>
<p>Sonuç olarak, Apatinib üzerine yapılan bu çalışma synovial sarkom araştırmalarında umut verici bir adım olarak öne çıkıyor. İlacın tümör damarlanmasını ve hücresel çoğalmayı baskılayan <a href="https://oncology.com.tr/akupunktur-inme-motor-iyilesme/" title="İnme Sonrası Hareket Kaybında Akupunkturun Beyin Üzerindeki Etkileri Araştırıldı" data-wpan-internal-link="1">etkileri</a>, gelecekte daha rafine ve hedefe yönelik tedavilere zemin hazırlayabilir. Ancak bu heyecan verici mekanistik verilerin klinik uygulamaya dönüşmesi için daha fazla araştırma, doğrulama ve dikkatli değerlendirme gerekecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Synovial sarcoma progression and angiogenesis inhibition via VEGFR2-mediated signaling pathways.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Apatinib inhibits synovial sarcoma progression and angiogenesis via VEGFR2-mediated AKT/FOXO3A and ERK1/2/FOXM1 signaling pathways.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Liu, R., Zhang, F., Shi, K. et al. Apatinib inhibits synovial sarcoma progression and angiogenesis via VEGFR2-mediated AKT/FOXO3A and ERK1/2/FOXM1 signaling pathways. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03188-7</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03188-7</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/synovial-sarkom-apatinib-vegfr2-tedavi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
