<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>androjen yoksunluğu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/androjen-yoksunlugu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 29 Jul 2026 12:13:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>androjen yoksunluğu &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Androjen geri çekilince testiste “destek zemini” değişiyor: Sertoli hücrelerinin yeniden programlanması çoklu-omiklerle haritalandı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/androjen-yoksunlugu-sertoli-hucreleri-yeniden-programlanmasi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/androjen-yoksunlugu-sertoli-hucreleri-yeniden-programlanmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:13:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[androjen yoksunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[çoklu-omik]]></category>
		<category><![CDATA[hücre yeniden programlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Sertoli hücreleri]]></category>
		<category><![CDATA[spermatogenez]]></category>
		<category><![CDATA[stres yanıtı]]></category>
		<category><![CDATA[testis mikronişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/androjen-yoksunlugu-sertoli-hucreleri-yeniden-programlanmasi/</guid>

					<description><![CDATA[2026’daki çoklu-omik çalışma, androjen sinyali kesilince Sertoli hücrelerinin testis mikronişini epitel, parakrin ve stres uyumu eksenlerinde yeniden biçimlendirdiğini gösteriyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<article>
<p>Androjen sinyali aniden kesildiğinde, insan testisinin yalnızca germ hücreleri değil; onları ayakta tutan mikroniş de yeniden biçimleniyor. 2026 yılında <em>Nature Communications</em>’ta yayımlanan yeni bir çoklu-omik çalışma, androjen yoksunluğuna maruz kalan testislerde Sertoli hücrelerinin nasıl bir hücresel programa kaydığını moleküler düzeyde ortaya koydu. Araştırmanın odağında, spermatogenezi yöneten somatik “mimarlar” olarak bilinen Sertoli hücreleri yer alıyor. Elde edilen sonuçlar, androjenlerin ortadan kalkmasıyla birlikte hücrelerin tek bir “aç/kapa” tepkisinden çok daha karmaşık bir durum geçişi yaşadığını gösteriyor.</p>
<p>Çalışma, androjen-derprive (androjen yoksunluğu) koşullarındaki testis örneklerini, ilgili kontrol dokularıyla karşılaştırarak başladı. Ekip daha sonra örnekleri birden fazla omik katman üzerinden inceleyip, ilk olarak transkriptomik sinyalleri; ek olarak da başka biyolojik ölçümleri birlikte değerlendirdi. Bu yaklaşımın temel amacı, farklı veri türlerinden gelen ipuçlarını tek bir çerçevede birleştirerek Sertoli hücrelerinin ve testis mikronişinin “durumdan duruma” nasıl evrildiğini yeniden kurgulamak oldu. Araştırmacılar, gen ifadesini basit bir derecelendirme yerine birbirini izleyen hücresel geçişler olarak okuyan bütünleştirici bir analiz stratejisi benimsediklerini vurguluyor.</p>
<p>Androjen sinyalinin çekilmesiyle birlikte Sertoli hücreleriyle ilişkilendirilen gen programlarında koordineli değişimler saptandı. Bu değişimler, epitel fonksiyonlarını yöneten gen setlerinde belirgin kaymalar içeriyor. Sertoli hücreleri, germ hücrelerinin bulunduğu ortamın fiziksel ve biyokimyasal koşullarını düzenleyerek onların gelişimini mümkün kılan kritik bir rol oynadığından, epitel fonksiyonlarına yönelik genetik imzaların değişmesi mikronişin yeniden yapılanmasının doğrudan bir göstergesi olarak yorumlandı. Ekip ayrıca, hücrelerin çevresine sinyal iletme biçimiyle bağlantılı parakrin sinyal yollarında da düzenli bir yeniden programlanma gördü. Bu bulgu, androjenlerin yokluğunda Sertoli hücrelerinin yalnızca kendi iç biyolojisini değil, komşu hücrelerle iletişim ağını da yeniden ayarladığını düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici bir diğer yönü, stres uyumuna ilişkin yolaklarda gözlenen düzenlemelerdi. Androjen yoksunluğunun testis dokusunda fizyolojik bir meydan okuma yaratması beklenir; ancak bu etkinin mikroniş düzeyinde hangi mekanizmalar üzerinden aktarıldığı çoğu zaman doğrudan izlenememektedir. Çoklu-omik entegrasyonla ortaya çıkarılan stres-adaptasyon imzaları, Sertoli hücrelerinin hormon sinyalindeki ani değişime yanıt verirken uyumlayıcı programlar devreye soktuğunu işaret ediyor. Böylece mikronişin “yeniden yapılandırma” süreci, yalnızca normal işlevlerin kaybıyla sınırlı değil; aynı zamanda yeni dengeyi kurmaya dönük adaptif bir bileşen içeriyor.</p>
<p>Araştırma, gen ifadesini yalnızca “aktif değil/pasif değil” şeklinde yorumlamanın yetersiz kalabileceğini, bunun yerine entegrasyon yoluyla hücresel geçişlerin yeniden oluşturulmasının daha açıklayıcı olabileceğini savunuyor. Sertoli <a href="https://oncology.com.tr/nka2-palmitoylatma-fumarat-hatti-diyabetik-kardiyomiyopati/" title="Fumarat hattı üzerinden kalp hücrelerinde “palmitoylatma”: Diyabetik kardiyomiyopatide NKAα2 farkı" data-wpan-internal-link="1">hücrelerinde</a> görülen program değişimlerinin birlikte ele alınması, testis mikronişinin androjen çekilmesine yanıt olarak birden fazla biyolojik eksende eş zamanlı hareket ettiğini ortaya koyuyor: epitel fonksiyonu, parakrin iletişim ve stres adaptasyonu bu eksenlerin başında geliyor.</p>
<p>Bu bulgular, androjen-deprivasyonun testis üzerindeki etkisini daha “mekanistik” bir çerçevede anlamaya katkı sağlayabilir. Çünkü Sertoli hücreleri mikronişi şekillendirdiği için, onların yeniden programlanması germ hücrelerinin gelişim koşullarını dolaylı biçimde etkileyebilir. Ancak çalışma, sonuçların kapsamını ve yorumlarını doğrudan klinik sonuçlara dönüştürmek yerine, insan dokusunda moleküler düzeyde bir geçiş haritası sunmayı hedefliyor.</p>
<p>Guo ve arkadaşlarının <em>Nature Communications</em>’ta yayımlanan <a href="https://oncology.com.tr/kolombiya-yasa-uygun-sehirler-yascilik/" title="Kolombiya’da yaşanabilirlik algılarıyla geç yaşamda yaşçılık deneyimleri arasında bağ: yeni profilleme çalışması" data-wpan-internal-link="1">çalışması</a>, androjen sinyalinin ani kaybı karşısında Sertoli hücrelerinin testis mikronişini nasıl yeniden ayarladığını çoklu-omik entegrasyonla göstermesi bakımından önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Araştırma, gelecekte testiste hücresel geçişleri <a href="https://oncology.com.tr/circrna-urikaz-nanotasiyici-hiperuriszemi-fare/" title="Oksidan stresi de hedefleyen nanotaşıyıcı: Farelerde hiperürisemiyi azaltmak için circRNA urikaz yaklaşımı" data-wpan-internal-link="1">hedefleyen</a> yaklaşımların biyolojik zeminini güçlendirebilecek ayrıntılı bir moleküler perspektif sağlıyor.</p>
</article>
<p>https://scienmag.com/multi-omics-study-uncovers-how-androgen-deprivation-reprograms-testis-sertoli-cells/</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Androgen-deprived human testes; Sertoli cell regulation; testicular niche reprogramming</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Multi-omic analysis of androgen-deprived human testes reveals Sertoli cell regulation and niche reprogramming.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Guo, Y., Xu, K., Zhou, Q. et al. Multi-omic analysis of androgen-deprived human testes reveals Sertoli cell regulation and niche reprogramming. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-76120-3</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41467-026-76120-3</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/androjen-yoksunlugu-sertoli-hucreleri-yeniden-programlanmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Testosteron Eksikliğinin Glioblastomda Beklenmedik Etkisi Ortaya Çıktı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/testosteron-glioblastom-etkileri/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/testosteron-glioblastom-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 16:46:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[androjen yoksunluğu]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık baskılanması]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[beyin tümörü]]></category>
		<category><![CDATA[glioblastom]]></category>
		<category><![CDATA[HPA ekseni]]></category>
		<category><![CDATA[nöroendokrin etki]]></category>
		<category><![CDATA[nöroendokrin sistem]]></category>
		<category><![CDATA[testosteron]]></category>
		<category><![CDATA[testosteron eksikliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/testosteron-glioblastom-etkileri/</guid>

					<description><![CDATA[Cleveland Clinic’in NIH destekli çalışması, testosteron eksikliğinin glioblastomda stres hormonlarını artırıp bağışıklık baskısını güçlendirerek tümör büyümesini hızlandırabildiğini gösterdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cleveland Clinic araştırmacılarının NIH desteğiyle yürüttüğü çalışma, beyin kanserine dair yerleşik kabulleri sorgulatan dikkat çekici bir bulgu ortaya koydu: Erkek hormonları, özellikle testosteron, bazı koşullarda glioblastomun büyümesini yavaşlatıcı bir rol oynayabilir. Bu sonuç, erkeklerde daha sık ve daha ölümcül seyreden bu agresif beyin tümöründe hormonların yalnızca risk artırıcı değil, aynı zamanda bağlamsal olarak koruyucu etkiler de gösterebileceğine işaret ediyor. Araştırma, henüz erken aşamadaki preklinik modellerde elde edilmesine rağmen, glioblastom biyolojisinin yalnızca tümör hücresinin kendisiyle değil, beynin nöroendokrin ve bağışıklık sistemleriyle kurduğu karmaşık ilişkiyle anlaşılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Glioblastom, hızlı büyümesi, çevre beyin dokusuna yayılma eğilimi ve tedavilere direnç göstermesi nedeniyle nöro-onkolojinin en zorlu hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor. Hastalık erkeklerde kadınlara kıyasla daha sık görülüyor; bu cinsiyet farkının arkasındaki nedenler uzun süredir tartışılıyor. Cleveland Clinic ekibi, tam da bu soruya odaklanarak androgen düzeylerinin beyin tümörü davranışını nasıl etkilediğini araştırdı. Çalışmanın başındaki isimlerden Justin Lathia’nın liderliğindeki ekip, testosteron ve benzeri erkek hormonlarının azalmasının tümör büyümesini yavaşlatmak yerine hızlandırabildiğini gösteren bir mekanizma tanımladı.</p>
<p>Bilim insanlarına göre kritik nokta, testosteron eksikliğinin yalnızca hormonal bir değişim yaratmaması; aynı zamanda hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni olarak bilinen HPA sistemini aşırı aktive etmesi. Bu sistem vücudun stres yanıtının merkezinde yer alıyor. Normal koşullarda kısa süreli stres durumlarına uyum sağlamaya yardımcı olan bu eksenin uzun süreli aşırı çalışması, dolaşımdaki stres hormonlarının, özellikle kortizolün artmasına yol açabiliyor. Araştırma, androgen yoksunluğu sonrasında ortaya çıkan bu nöroendokrin değişimin beyin tümörünün bulunduğu mikroçevreyi tümör lehine <a href="https://oncology.com.tr/nazofarenks-kanserinde-sivi-biyopsi/" title="Sıvı Biyopsi, Nazofarenks Kanserinde Tedavi Kararlarını Yeniden Şekillendiriyor" data-wpan-internal-link="1">yeniden</a> şekillendirdiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Bu yeniden şekillenmenin en önemli sonuçlarından biri bağışıklık gözetiminin zayıflaması. Beyin, bağışıklık hücrelerinin girişine sıkı bir denetim uygulayan, kısmen korunaklı bir organ. Çalışmada, artan stres sinyallerinin beynin bağışıklık sınırını daha da güçlendirdiği, böylece bağışıklık hücrelerinin tümör bölgesine ulaşmasının zorlaştığı gösterildi. Sonuçta glioblastom hücreleri, bağışıklık sisteminin baskısından daha kolay kaçabiliyor ve kontrolsüz biçimde çoğalabiliyor. Araştırmacıların tanımladığı bu süreç, tümörün yalnızca büyümesini değil, aynı zamanda bağışıklık baskılanması üzerinden hayatta kalmasını da destekliyor.</p>
<p>Bu bulgu, onkolojide yıllardır geçerli olan bazı varsayımlarla da çelişiyor. Pek çok dokuda androjenlerin kanser riskini artırabildiği biliniyor. Ancak beyin gibi özel bir organ söz konusu olduğunda, hormonların etkisi daha farklı ve dokuya özgü olabiliyor. Araştırmanın güçlü yönü de burada ortaya çıkıyor: Aynı hormonun farklı organlarda farklı sonuçlar doğurabileceğini, dolayısıyla hormon temelli yaklaşımın hastalığa göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Glioblastomda testosteron eksikliği ile tümör ilerlemesi arasında kurulan bu ilişki, “daha az hormon her zaman daha iyi” şeklindeki basit varsayımın geçerli olmadığını hatırlatıyor.</p>
<p>Çalışma aynı zamanda erkeklerde görülen daha kötü glioblastom sonuçlarına dair biyolojik açıklamalardan birini güçlendiriyor. Cinsiyetler arasındaki farklar yalnızca genetik ya da çevresel etkenlerle açıklanamayabilir; hormonal sinyaller ve bunların bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri de bu tabloya katkıda bulunabilir. Ancak araştırmacılar, elde edilen sonuçların doğrudan klinik uygulamaya çevrilmesi için acele edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Bulgular şu aşamada hayvan modelleri ve laboratuvar düzeyinde elde edilmiş durumda. Bu nedenle, testosteron düzeylerini değiştirmeye yönelik herhangi bir yaklaşımın glioblastom hastalarında güvenli ve etkili olup olmadığı ancak ileri çalışmalarla anlaşılabilir.</p>
<p>Yine de çalışmanın değeri, yeni bir tedavi hedefi önermesinden çok daha geniş. Bulgular, glioblastom tedavisinde tümör hücrelerine doğrudan saldıran yöntemlerin yanı sıra, tümörün içinde yaşadığı nöroendokrin ve bağışıklık ortamının da dikkate alınması gerektiğini gösteriyor. Özellikle HPA ekseninin aşırı aktivasyonu ve kortizol aracılı bağışıklık baskılanması, gelecekte hedeflenebilir süreçler olarak öne çıkabilir. Bu, tümör biyolojisini yalnızca genetik mutasyonlar üzerinden değil, sistemik fizyolojiyle birlikte ele alan daha bütüncül bir yaklaşımın kapısını aralıyor.</p>
<p>Nature’da yayımlanan ve Juyeun Lee ile meslektaşlarının imzasını taşıyan çalışma, hormonlar ile beyin tümörleri arasındaki ilişkinin düşündüğümüzden çok daha karmaşık olduğunu gösteriyor. Testosteronun bu bağlamda ne ölçüde koruyucu olabileceği, hangi hastalarda ve hangi biyolojik koşullarda bu etkinin görüldüğü ve bunun tedaviye nasıl çevrilebileceği henüz net değil. Ancak araştırma, glioblastomun erkeklerde neden daha saldırgan seyrettiğini anlamaya yönelik önemli bir adım olarak görülüyor. En azından şimdilik, bu bulgular beyin kanseri araştırmalarında hormonların etkisini yeniden düşünmek gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Hormonal regulation of glioblastoma growth and neuroendocrine-immune interactions</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Androgen loss accelerates brain tumor growth via HPA axis activation</p>
<p><strong>References:</strong><br />Juyeun Lee et al. Androgen loss accelerates brain tumor growth via HPA axis activation. Nature. 2026. DOI: 10.1038/s41586-026-10451-5</p>
<p><strong>Keywords:</strong> Beyin kanseri, Glioblastoma, Androjen sinyallemesi, Testosteron, Hormon tedavisi, Nöroendokrin düzenleme, HPA ekseni, İmmünosupresyon, Kanser tedavileri, Endokrinoloji</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/bagirsak-bakteriyel-evrim-ekolojik-nisler/" data-wpan-internal-link="1">Bağırsaktaki Aynı Türün İçinde Saklı Evrimsel Ayrışma Ortaya Çıktı</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/periodontitis-kas-atrofisi-activin-a/" data-wpan-internal-link="1">Diş Eti İltihabının Kas Dokusu Üzerindeki Beklenmedik Etkisi Ortaya Çıktı</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/testosteron-glioblastom-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
