<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>akut lenfoblastik lösemi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/akut-lenfoblastik-losemi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 19:55:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>akut lenfoblastik lösemi &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>KMT2A’lı çocukluk ALL’sinde yeni hedef: İki yüzey proteininin oluşturduğu “zayıf halka”</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kmt2a-rearranged-b-all-zayif-halka/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kmt2a-rearranged-b-all-zayif-halka/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 19:55:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akut lenfoblastik lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[B-ALL]]></category>
		<category><![CDATA[Çocukluk lösemisi]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kanser biyolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[KMT2A]]></category>
		<category><![CDATA[KMT2A-rearranged]]></category>
		<category><![CDATA[nüks riski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/kmt2a-rearranged-b-all-zayif-halka/</guid>

					<description><![CDATA[KMT2A-rearranged B-ALL’de nüksle ilişkili hücresel bir zayıflık tespit edildi. İki yüzey proteini etkileşimi ve sinyal hattı hedeflenebilir olabilir; bu alt tipte klinik ihtiyaç sürüyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda en ölümcül kanser türlerinden biri olan KMT2A-rearranged B hücreli akut lenfoblastik lösemide (B-ALL) hastalığın <a href="https://oncology.com.tr/veillonella-ratti-eh-ea-ms-modeli/" title="İnce bağırsak mikrobiyomundaki Veillonella ratti, MS modeli EAE’nin ilerlemesini nasıl engelleyebiliyor?" data-wpan-internal-link="1">ilerlemesini</a> besleyen yeni bir biyolojik zayıflık ortaya çıkarıldı. Uluslararası bir araştırma ekibinin, <em>Blood</em> dergisinde yayımlanan <a href="https://oncology.com.tr/alveollerde-aerosol-birikimi/" title="Yeni görüntüleme çalışması akciğer alveollerinde aerosolun “mozaik” desenle biriktiğini gösteriyor" data-wpan-internal-link="1">çalışması</a>; özellikle bebekler ve çok küçük çocuklarda görülen bu alt tipte, nüks ve sağkalımda belirgin kötüleşme ile ilişkili mekanik bir etkileşimi hedeflenebilir hale getirmeye odaklanıyor.</p>
<p>Araştırmacılar, KMT2A-r B-ALL’nin diğer pediatrik lösemilere kıyasla daha yüksek nüks oranları ve daha düşük sağkalım ile seyrettiğini vurguluyor. Bu nedenle çalışma, mevcut tedavilere yanıt vermeyip hastalığı tekrarlayan ya da seçenekleri sınırlı kalan hastalar için daha etkili yaklaşımların geliştirilmesine <a href="https://oncology.com.tr/organel-hedefleme-nanopartikulleri-protokol-rehberi/" title="Nanopartiküllerle hücre organellerini hedeflemeye yönelik protokol rehberi yayımlandı" data-wpan-internal-link="1">yönelik</a> temel araştırma niteliği taşıyor. Ekip, lösemik hücrelerin nasıl “kendini idame ettirdiğini” ve nasıl çoğalmayı sürdürdüğünü anlamak üzere hasta kaynaklı materyalden elde edilen ön bulguların yanı sıra hücre deneyleri ve hayvan modellerini bir araya getirerek çalışmayı yürüttü.</p>
<p>Çalışmanın odak noktası, hastalığın kalıcılığına katkı veren hücre yüzeyi seviyesindeki kritik bir etkileşimdi. Araştırmacılar, lösemi hücrelerinin sürünerek hayatta kalmasına ve büyümesine yardım ettiği düşünülen iki yüzey proteini arasında işleyen belirli bir bağlantıyı belirlediklerini bildiriyor. Bu etkileşim, hastalık biyolojisinde sadece bir “eşlikçi” mekanizma değil; lösemik popülasyonun kalıcı hale gelmesini destekleyen işleyişin parçası olarak ele alındı.</p>
<p>Hangi sinyal yolaklarının devreye girdiğine ilişkin mekanistik analizlerde ise ekip, bu yüzey etkileşiminin hücre içi Rho GTPazlarıyla ilişkili süreçleri düzenlediğini rapor ediyor. Rho GTPazlar; hücre iskeleti dinamiği, hareketlilik ve hayatta kalma gibi temel hücresel davranışlarda rol oynayan moleküler anahtarlar olduğu için, bu bağlantının lösemik hücrelerin agresifliğine katkı vermesi biyolojik açıdan anlamlı bulunuyor. Araştırmada ayrıca, KMT2A-r B-ALL’de bu hat üzerinden beslenen süreçlerin hastalığın daha saldırgan seyrine işaret eden bir “zayıf nokta” oluşturabileceği görüşü öne çıkıyor.</p>
<p>Çalışmanın translasyonel tarafında, hedeflenen bu eksenin farmakolojik olarak müdahale edilebilir olup olmadığını test etmeye yönelik bir yaklaşım kullanıldığı belirtiliyor. Kaynak verilen bilgiye göre, NG2-ITGA4 ekseni olarak tanımlanan bağlantının; Rho GTPazlarla bağlantılı mekanizmalar üzerinden lösemik agresifliği etkileyebildiği ve bazı koşullarda natalizumab ile hedeflenebilir olabileceği üzerinde duruluyor. Ancak bu bulguların, tedaviye yönelik kesin klinik kanıt anlamına gelmediği; araştırmanın mevcut haliyle preklinik kanıtlar ve model sistemlerine dayandığı ayrıca okunuyor.</p>
<p>Ekip, hastalığın sürdürülmesi ve genişlemesi ile ilişkili bu yüzey-protein etkileşiminin, KMT2A-r B-ALL’de neden nüks riskinin yüksek olabildiğini açıklamaya yardımcı olabilecek bir biyolojik düğüm olduğunu savunuyor. Bu bağlamda çalışma, gelecekte yeni kombinasyon tedavisi stratejilerine kapı aralayabilecek bir yaklaşımın temelini sunmayı hedefliyor. Nüks ve tedavi direnci, pediatrik ALL’de halen en kritik sorunlardan biri olarak gündemde kalmaya devam ederken, hücresel seviyede belirlenen özgül zayıflıkların hedeflenmesi araştırma alanında giderek daha fazla önem kazanıyor.</p>
<p>Sonuç olarak araştırma, KMT2A-rearranged B-ALL’de hastalık kalıcılığıyla bağlantılı iki yüzey proteini arasındaki etkileşimi ve onun hücre içi sinyalleşmeye uzanan etkisini işaret ederek yeni bir terapötik hassasiyet ihtimalini gündeme taşıyor. Bulguların klinik uygulamaya dönüşebilmesi için, etkinlik ve güvenlilik değerlendirmeleri dahil olmak üzere daha ileri çalışmalara ihtiyaç bulunuyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Human tissue samples</p>
<p><strong>Article Title:</strong> NG2-ITGA4 axis regulates Rho GTPases and leukemic aggressiveness in KMT2A-r B-ALL and is targetable with natalizumab</p>
<p><strong>Keywords:</strong> lösemi, kan kanseri, pediatri, antikor tedavisi</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kmt2a-rearranged-b-all-zayif-halka/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Löseminin Moleküler Şifreleri Çözülüyor: Genomik ve Epigenomik Haritalar Kişiye Özel Tedaviyi Nasıl Şekillendiriyor?</title>
		<link>https://oncology.com.tr/loseminin-molekuler-sifreleri-cozuluyor-genomik-ve-epigenomik-haritalar-kisiye-ozel-tedaviyi-nasil-sekillendiriyor/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/loseminin-molekuler-sifreleri-cozuluyor-genomik-ve-epigenomik-haritalar-kisiye-ozel-tedaviyi-nasil-sekillendiriyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:54:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akut lenfoblastik lösemi]]></category>
		<category><![CDATA[epigenomik düzenleme]]></category>
		<category><![CDATA[genomik profilleme]]></category>
		<category><![CDATA[hedefe yönelik tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[kişiselleştirilmiş tıp]]></category>
		<category><![CDATA[lösemi araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[moleküler alt tipler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/loseminin-molekuler-sifreleri-cozuluyor-genomik-ve-epigenomik-haritalar-kisiye-ozel-tedaviyi-nasil-sekillendiriyor/</guid>

					<description><![CDATA[Bilim insanları, akut lenfoblastik lösemiyi 40'tan fazla moleküler alt tipe ayırarak kişiye özel tedavi stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Genomik ve epigenomik haritalar, löseminin biyolojik sırlarını çözerken, minimal rezidüel hastalık takibi ve hedefe yönelik ilaçlar için yeni ufuklar açıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akut lenfoblastik lösemi (ALL), özellikle çocukluk çağında agresif seyriyle öne çıkan, lenfoid öncü hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla karakterize bir kan kanseri türüdür. Uzun yıllar boyunca mikroskobik görünüm ve bağışıklık belirteçlerine dayalı sınıflandırmalarla yönetilen bu hastalık, son yıllarda genomik ve epigenomik teknolojilerin entegrasyonu sayesinde adeta yeniden tanımlanıyor. Nature Reviews Cancer dergisinde yayımlanan kapsamlı bir derleme, ALL’nin biyolojik temellerine dair biriken yeni kanıtları bir araya getirerek, hastalığın 40&#8217;tan fazla farklı moleküler alt tipten oluşan bir spektrum olduğunu ve bu çeşitliliğin hem risk sınıflamasını hem de tedavi kararlarını kökten değiştirebileceğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Geleneksel olarak B hücre öncülü ALL (B-ALL) ve T hücreli ALL (T-ALL) şeklinde iki ana gruba ayrılan hastalık tablosu, artık çok daha ayrıntılı bir moleküler sınıflamaya kavuşmuş durumda. Tüm genom dizileme, transkriptomik analizler ve kromatin yapısını haritalandıran yöntemler sayesinde, her bir alt tipin kendine özgü sürücü mutasyonlar, yapısal varyantlar ve gen ifadesi profilleri taşıdığı anlaşıldı. Bu keşifler, yalnızca löseminin nasıl başladığını değil, aynı zamanda hangi sinyal yolaklarının hedef alınması gerektiğini de aydınlatıyor. Örneğin, daha önce “yüksek risk” ya da “standart risk” gibi geniş kategorilerle değerlendirilen ALL vakaları, artık spesifik kinaz aktivasyonları, transkripsiyon faktörü yeniden düzenlenmeleri ya da <a href="https://oncology.com.tr/tendon-onariminda-yaslilikla-iliskilendirilen-hucrelere-beklenmedik-bir-rol/" title="Tendon Onarımında Yaşlılıkla İlişkilendirilen Hücrelere Beklenmedik Bir Rol" data-wpan-internal-link="1">epigenetik</a> susturucu mekanizmalar üzerinden sınıflandırılabiliyor. Bu, “tek beden herkese uyar” yaklaşımını terk edip, her hastanın tümör profiline özel tedavi protokolleri oluşturma imkanını somut bir gerçeğe dönüştürüyor.</p>
<p>ALL olgularının büyük çoğunluğunu oluşturan B-ALL’nin moleküler manzarası, son on yılda adeta yeniden yazıldı. Yeni nesil dizileme çalışmaları, Philadelphia benzeri ALL, DUX4 yeniden düzenlenmeleri, ETV6-RUNX1 benzeri profiller ve MEF2D füzyonları gibi daha önce tanımlanmamış alt grupları gün yüzüne çıkardı. Bu alt tiplerin her biri, hastalığın seyri ve tedaviye yanıt açısından belirgin farklılıklar gösteriyor. Aynı zamanda, B hücre gelişiminde kritik rol oynayan transkripsiyon faktörlerini etkileyen genetik hataların yanı sıra, JAK-STAT, RAS ve PI3K gibi sinyal yolaklarında biriken mutasyonların lösemiyi nasıl beslediği de netleşti. Araştırmacılar, bu yolaklara yönelik inhibitörlerin klinik denemelerde umut vaat ettiğini, hatta bazı dirençli olgularda belirgin yanıtlar alındığını bildiriyor. Ancak asıl çığır açıcı gelişme, bu bilgilerin minimal rezidüel hastalık (MRH) takibinde kullanılması oldu. Moleküler profillemeye dayalı duyarlı testler, tedavi sonrası vücutta kalan çok düşük sayıdaki lösemi hücresini saptayarak, nüks riskini öngörmeye ve erkenden müdahale etmeye olanak tanıyor.</p>
<p>T-ALL tarafında ise manzara daha farklı bir karmaşıklık sergiliyor. Uzun süre boyunca geleneksel olarak NOTCH1 mutasyonları ve CDKN2A delesyonlarıyla ilişkilendirilen bu lösemi türünde, son genomik çalışmalar yeni sürücü olaylar ve epigenomik düzenleme mekanizmalarını ortaya çıkardı. Özellikle, TAL1, LMO2 ve TLX1 gibi onkogenleri kontrol eden güçlendirici bölgelerdeki epigenetik değişikliklerin, lösemi gelişimindeki rolü giderek daha fazla dikkat çekiyor. Üç boyutlu genom mimarisindeki bozulmaların, normalde sessiz kalan genlerin aktif hale gelmesine ve T hücre farklılaşmasını bloke ederek habis dönüşümü tetiklemesine yol açtığı gösterildi. Bu bulgular, T-ALL’de de aynı B-ALL’de olduğu gibi, geniş kapsamlı epigenomik yeniden programlamanın merkezi bir rol oynadığını ve bu süreçleri hedef alan yeni tedavi stratejilerinin geliştirilebileceğini işaret ediyor.</p>
<p>Derlemede altı çizilen en kritik noktalardan biri, epigenomik düzenlemelerin artık genomik değişikliklerin basit bir yan ürünü olarak değil, lösemik süreci bağımsız olarak yönlendirebilen ana faktörler olarak görülmesidir. DNA metilasyonundaki anormallikler, histon modifikasyonlarındaki dengesizlikler ve kromatinin üç boyutlu katlanmasındaki hatalar, gen ifadesini tümör lehine yeniden programlayabiliyor. Bu mekanizmalar aynı zamanda, tedavi sırasında ortaya çıkan klonal evrimi ve ilaç direncini de açıklıyor. Başlangıçta tek bir genetik hatayla başlayan lösemi, kemoterapi baskısı altında farklı epigenetik manzaralara sahip alt klonlar geliştirebiliyor. Bu klonlardan bazıları, ilaca rağmen hayatta kalma avantajı kazanarak hastalığın nüksetmesine zemin hazırlıyor. Dolayısıyla, günümüz araştırmaları yalnızca başlangıç mutasyonlarını değil, löseminin zaman içindeki dinamik epigenomik evrimini de izlemeye odaklanmış durumda.</p>
<p>Tüm bu birikim, klinik onkolojide somut dönüşümlere kapı aralıyor. Kırktan fazla moleküler alt tipin tanımlanması, her hasta için en uygun hedefe yönelik ajanı seçme, gereksiz toksisiteyi azaltma ve tedavi sürecini gerçek zamanlı moleküler izlemle yönlendirme potansiyeli taşıyor. Kinaz aktive edici mutasyonların sıklığının yüksek olduğu alt gruplarda, tirozin kinaz inhibitörleri giderek daha fazla reçete ediliyor. Epigenetik modifiye edici ilaçlar (histon deasetilaz inhibitörleri, DNA metiltransferaz inhibitörleri) ise özellikle nükseden veya dirençli olgularda deneniyor. Bununla birlikte, araştırmacılar iyimserliği temkinli bir dille birleştiriyor. Pek çok yeni hedefe yönelik ilacın uzun dönemli etkinlik ve güvenlik profili henüz tam olarak aydınlatılmış değil. Ayrıca, tümör heterojenitesi ve klonal iş birliği, tek bir ilaçla kalıcı yanıt almayı zorlaştırabiliyor. Bu nedenle, gelecekteki klinik stratejilerin kombine tedavileri ve ardışık ilaç uygulamalarını içermesi bekleniyor.</p>
<p>Sonuç olarak, genomik ve epigenomik lenslerden bakıldığında ALL, artık tek bir hastalık olmaktan çıkmış, her biri kendine has moleküler kırılganlıkları ve direnç mekanizmaları olan bir hastalıklar topluluğu olarak kabul ediliyor. Bu kavrayış, sadece daha hassas risk sınıflaması ve MRH takibi değil, aynı zamanda kök hücre nakli kararlarından yeni nesil hedefe yönelik tedavi denemelerine kadar birçok alanda karşımıza çıkıyor. Bilim insanları, tek hücre omikleri ve uzaysal genomik gibi yeni teknolojilerin, lösemi mikroçevresini ve klonal dinamikleri daha da ayrıntılı bir şekilde çözümleyeceğini öngörüyor. Bu ilerleme, nihayetinde ALL ile yaşayan her çocuk ve yetişkin için daha etkili ve daha az yan etkili tedavi seçeneklerinin yolunu açabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Acute Lymphoblastic Leukemia (ALL) – Genomic and Epigenomic Characterization</p>
<p><strong>Article Title:</strong> A genomic and epigenomic lens into the biology of acute lymphoblastic leukaemia</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Iacobucci, I., Mullighan, C.G. A genomic and epigenomic lens into the biology of acute lymphoblastic leukaemia. Nat Rev Cancer (2026). https://doi.org/10.1038/s41568-026-00951-x</p>
<p><strong>DOI:</strong> 10.1038/s41568-026-00951-x</p>
<p><strong>Keywords:</strong> akut lenfoblastik lösemi, genomik, epigenomik, B-hücre öncül ALL, T-hücre ALL, moleküler alt tipler, hedefe yönelik tedavi, kinaz aktive edici mutasyonlar, klonal evrim, epigenetik düzenleme, 3B genom mimarisi, tedavi direnci</p>
</div>
<div class="wpan-internal-link-block" data-wpan-internal-link-block="1"><strong>Related Articles</strong></p>
<ul>
<li><a href="https://oncology.com.tr/compass-ai-kanser-immunoterapisi/" data-wpan-internal-link="1">Yapay Zeka, Kanser İmmünoterapisine Yanıtı Tahmin Ederek Tedaviyi Kişiselleştiriyor</a></li>
<li><a href="https://oncology.com.tr/ferroptozun-gizemi-cozuluyor-atf4-ve-srebf-arasindaki-molekuler-rekabet-hucre-olumunu-yonlendiriyor/" data-wpan-internal-link="1">Ferroptozun Gizemi Çözülüyor: ATF4 ve SREBF Arasındaki Moleküler Rekabet Hücre Ölümünü Yönlendiriyor</a></li>
</ul>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/loseminin-molekuler-sifreleri-cozuluyor-genomik-ve-epigenomik-haritalar-kisiye-ozel-tedaviyi-nasil-sekillendiriyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
