<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>akciğer hasarı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/akciger-hasari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 20:12:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>akciğer hasarı &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CDH’de Damar Desteği Puanı, Akciğer Hasarı ve Yaşam Şansıyla Aynı Resmi Gösteriyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/cdh-vasoaktif-skor-sagkalim-akciger/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/cdh-vasoaktif-skor-sagkalim-akciger/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 20:12:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[diyafram defekti]]></category>
		<category><![CDATA[doğumsal diyafram hernisi]]></category>
		<category><![CDATA[kronik akciğer hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[pulmoner hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[vasoaktif-inotropik skor]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan sağkalımı]]></category>
		<category><![CDATA[yenidoğan yoğun bakım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/cdh-vasoaktif-skor-sagkalim-akciger/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, CDH’li yenidoğanlarda vasoaktif-inotropik skorun sağkalım ve kronik akciğer hastalığı riskini etkilediğini; defektin büyüklüğü ve konumuna göre değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yenidoğan yoğun bakımında kritik izlem gerektiren doğumsal diyafram hernisinde (CDH) kullanılan damar destek tedavisinin düzeyi, yalnızca bebeğin o anki dolaşım durumunu değil, aynı zamanda hastalığın gidişatını da yansıtabiliyor. Journal of Perinatology’de Haziran 2026’da yayımlanan yeni çalışma, vasoaktif-inotropik skorun (VIS) CDH’li bebeklerde sağkalım, mekanik ventilasyon süresi ve kronik akciğer hastalığı gibi sonuçlarla ilişkili olduğunu; ayrıca bu ilişkinin diyafram defektinin büyüklüğü ve lezyonun sağ ya da sol tarafta olmasına göre değişebildiğini ortaya koydu.</p>
<p>CDH, diyaframdaki açıklık nedeniyle karın organlarının göğüs boşluğuna kaydığı, bu yüzden akciğer gelişimini <a href="https://oncology.com.tr/kriyoprezerv-kok-hucre-biyoreaktor-inokulasyonu/" title="Kriyoprezerv Stem Hücrelerle Biyoreaktöre Doğrudan Yükleme Dönemi Başlıyor" data-wpan-internal-link="1">doğrudan</a> bozan ciddi bir doğum anomalisi olarak biliniyor. Akciğerlerin yeterince gelişememesi, çoğu olguda pulmoner hipoplaziye ve kalıcı pulmoner hipertansiyona zemin hazırlıyor. Bu nedenle hastalar sık sık solunum desteği, dolaşım desteği ve yoğun bakım izlemi gerektiriyor. Ancak klinisyenlerin uzun süredir kullandığı vasoaktif ve inotropik ilaçların toplam yoğunluğunu yansıtan VIS’in, hastalığın anatomik özellikleriyle nasıl bir ilişki kurduğu şimdiye kadar yeterince net değildi.</p>
<p>Beverstock, Hagan ve Hanna’nın öncülük ettiği araştırma, birden fazla <a href="https://oncology.com.tr/nicu-bebek-kaybi-ebeveyn-arastirma-deneyimi/" title="Yoğun Bakımda Kaybedilen Bebeklerin Ebeveynlerinde Araştırmaya Katılımın Duygusal Bedeli İncelendi" data-wpan-internal-link="1">yenidoğan yoğun bakım</a> ünitesinden toplanan CDH hastalarını kapsayan geniş bir kohorta dayanıyor. Çalışmanın ana amacı, VIS ile ölüm oranı, mekanik ventilasyon süresi ve kronik akciğer hastalığı gelişimi gibi ölçülebilir klinik sonuçlar <a href="https://oncology.com.tr/pregabalin-pankreas-kanseri-etkileri/" title="Pregabalin ile pankreas kanseri hücreleri arasındaki beklenmedik ilişki laboratuvarda ortaya çıktı" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> bağlantıyı ortaya koymaktı. Araştırmacılar bunu yaparken, diyafram defektinin boyutu ve hernisinin sağ ya da sol tarafta yer almasının bu ilişkileri nasıl etkilediğini de değerlendirdi.</p>
<p>VIS, dopamin, epinefrin ve milrinon gibi ilaçların oluşturduğu toplam kardiyovasküler desteği tek bir sayısal çerçevede özetliyor. Bu tür skorlar yoğun bakımda hastalığın ciddiyetini izlemek için yaygın olarak kullanılıyor. CDH bağlamında ise skorun yalnızca tedavi yoğunluğunu değil, aynı zamanda altta yatan akciğer ve dolaşım yükünü de dolaylı olarak yansıtması bekleniyor. Yeni bulgular, VIS’in bu hastalarda klinik riskin nicel bir göstergesi olabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çeken yönlerinden biri, anatomik farklılıkların sonuçlarla birlikte ele alınmış olması. CDH’de defektin büyüklüğü, akciğer gelişimini ne ölçüde sınırlayacağını belirleyen temel faktörlerden biri kabul ediliyor. Daha büyük defektler, çoğu zaman daha ciddi akciğer hipoplazisi ve daha karmaşık hemodinamik sorunlarla ilişkilendiriliyor. Benzer şekilde, herninin sağ ya da sol tarafta olması da akciğer ve mediasten yapılarının etkilenme biçimini değiştirebiliyor. Araştırma, bu anatomik ayrıntıların VIS ile klinik sonuçlar arasındaki bağlantıyı güçlendirebileceğini veya zayıflatabileceğini göstererek, CDH’nin tek boyutlu bir hastalık gibi değerlendirilemeyeceğini hatırlatıyor.</p>
<p>Özellikle yoğun bakım ekipleri için bu tür veriler önem taşıyor. Çünkü CDH tedavisi, yalnızca solunum desteği sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda dolaşım stabilizasyonu, pulmoner hipertansiyonun yönetimi ve uzun süreli morbidite riskinin öngörülmesini de içeriyor. VIS gibi ölçümler, klinik tablonun gidişatını daha erken dönemde anlamaya yardımcı olabilir. Bununla birlikte çalışma, bu skorun tek başına karar verdirici bir araç olarak değil, bebeğin anatomik ve fizyolojik özellikleriyle birlikte yorumlanması gereken bir gösterge olarak ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>CDH’li bebeklerde karşılaşılan kronik akciğer hastalığı riski, hayatta kalmayı aşan bir başka önemli sorun. Yoğun bakımda geçirilen süre uzadıkça, mekanik ventilasyon ihtiyacı arttıkça ve akciğer hasarı belirginleştikçe uzun dönem solunum sorunları da gündeme geliyor. Bu nedenle erken risk sınıflaması, yalnızca akut bakım planlamasını değil, taburculuk sonrası izlem stratejilerini de etkileyebilir. Yeni çalışma, VIS’in bu karmaşık tablo içinde klinisyenlere ek bilgi sunabileceğine işaret ediyor.</p>
<p>Yine de araştırmanın bulguları temkinli biçimde yorumlanmalı. Bu tür analizler, ilişkiyi güçlü biçimde gösterebilir; ancak nedenselliği tek başına kanıtlamaz. VIS’in yüksek olması, kötü sonuçların nedeni olmaktan çok, zaten daha ağır seyreden bir hastalığın göstergesi de olabilir. Bu ayrım, yenidoğan yoğun bakım çalışmalarında özellikle önemlidir. Yine de anatomik özelliklerle birlikte değerlendirilmiş olması, CDH’de bireyselleştirilmiş risk öngörüsüne bir adım daha yaklaşıldığını gösteriyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından mesaj açık: CDH yönetiminde sadece “bebek ne kadar destek alıyor?” sorusu değil, “neden bu kadar destek gerekiyor?” sorusu da kritik önem taşıyor. Defektin boyutu, herninin tarafı ve VIS birlikte okunduğunda, hastalığın daha bütüncül bir resmi ortaya çıkabiliyor. Haziran 2026 tarihli bu çalışma, yenidoğan bakımında fizyolojik skorların anatomik ayrıntılarla birleştirilmesinin klinik kararları daha anlamlı hale getirebileceğini gösteren önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Investigating how vasoactive-inotropic score correlates with clinical outcomes, defect size, and laterality in congenital diaphragmatic hernia.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Association between vasoactive-inotropic score, clinical outcomes, defect size and laterality in congenital diaphragmatic hernia.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Beverstock, A.M., Hagan, J.L., Hanna, M. et al. Association between vasoactive-inotropic score, clinical outcomes, defect size and laterality in congenital diaphragmatic hernia. J Perinatol (2026). https://doi.org/10.1038/s41372-026-02749-z</p>
<p><strong>DOI:</strong> 22 June 2026</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/cdh-vasoaktif-skor-sagkalim-akciger/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sepsis Kaynaklı Akciğer Hasarında Kılıf Gibi Tasarlanan Nanopartiküller Yeni Bir Yol Açıyor</title>
		<link>https://oncology.com.tr/sepsis-akciger-hasarinda-nanopartikuller/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/sepsis-akciger-hasarinda-nanopartikuller/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 07:41:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hasarı]]></category>
		<category><![CDATA[CLYBL geni]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[makrofaj yeniden programlama]]></category>
		<category><![CDATA[mitokondri]]></category>
		<category><![CDATA[nanopartiküller]]></category>
		<category><![CDATA[sepsis]]></category>
		<category><![CDATA[siRNA tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/sepsis-akciger-hasarinda-nanopartikuller/</guid>

					<description><![CDATA[CLYBL genini hedefleyen trombosit benzeri siRNA nanopartiküller, makrofajların inflamatuvar yanıtını değiştirerek sepsis kaynaklı akciğer hasarını azaltıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, bağışıklık hücrelerinin metabolizmasını yeniden programlıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sepsisin akciğerlerde yol açtığı ağır hasarı azaltmaya yönelik araştırmalarda dikkat çekici bir adım atıldı. Bilim insanları, mitokondri kökenli CLYBL adlı genin hedefli olarak susturulmasının, bağışıklık sisteminin ön cephesindeki makrofajları yeniden programlayabildiğini ve bunun da sepsis sırasında gelişen akciğer hücre ölümünü sınırlayabildiğini bildirdi. Çalışmanın merkezinde, siRNA taşıyan ve trombosit benzeri davranacak şekilde tasarlanan nanopartiküller yer alıyor. Bu yaklaşım, yalnızca belirli bir geni devre dışı bırakmayı değil, aynı zamanda bağışıklık <a href="https://oncology.com.tr/car-t-myeloid-aktivasyonu/" title="CAR-T Hücrelerinin Myeloid Sistemi Neden Harekete Geçirdiği Aydınlatılıyor" data-wpan-internal-link="1">hücrelerinin</a> metabolik yanıtını da değiştirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Sepsis, enfeksiyona karşı gelişen kontrolsüz ve sistemik bir inflamasyon tablosu olarak biliniyor ve kritik bakım ünitelerinde en önemli ölüm nedenleri arasında yer almayı sürdürüyor. Hastalığın en yıkıcı yönlerinden biri, bağışıklık sisteminin aşırı ve düzensiz yanıtı nedeniyle birden fazla organı etkileyebilmesi. Bu organlar arasında akciğerler özellikle hassas; çünkü sepsis, akut akciğer hasarı ve hücre ölümü üzerinden solunum yetmezliğini ağırlaştırabiliyor. Mevcut tedaviler çoğunlukla enfeksiyonun kontrolü ve destekleyici yoğun bakım uygulamalarına dayanırken, bağışıklık hücrelerinin işleyişini doğrudan düzenleyen <a href="https://oncology.com.tr/otoimmun-neuropatide-t-hucresi-engelleyici/" title="Nadir Sinir Hastalığında Hedefe Yönelik T Hücresi Yaklaşımı Umut Verdi" data-wpan-internal-link="1">hedefe yönelik</a> stratejilere duyulan ihtiyaç uzun süredir vurgulanıyordu.</p>
<p>Yeni çalışma, tam da bu noktada makrofajlara odaklanıyor. Doğuştan gelen bağışıklık sisteminin önemli hücrelerinden biri olan makrofajlar, hem inflamasyonun şekillenmesinde hem de doku onarımında rol oynuyor. Ancak sepsis sırasında bu hücrelerin davranışı çoğu zaman korunmacı olmaktan çıkıp doku hasarını artıran bir profile kayabiliyor. Araştırmacılar, makrofajların metabolik durumunu değiştirerek onların inflamatuvar yanıtını yeniden yönlendirebilecek bir mekanizma aradı. Burada kilit hedef olarak, mitokondriyal bir gen olan CLYBL seçildi. CLYBL’nin makrofaj metabolizmasıyla bağlantılı olduğu ve özellikle itakonat metabolizması üzerinden hücresel yanıtları etkileyebileceği düşünülüyor.</p>
<p>Çalışmada kullanılan taşıyıcı sistem de en az hedef kadar dikkat çekici. Trombosit benzeri siRNA nanopartiküller, hasar ve inflamasyon bölgelerine doğal olarak yönelme eğilimiyle bilinen trombositlerin davranışından esinlenilerek geliştirildi. Bu tasarım, terapötik yükün doğru hücrelere ulaşma olasılığını artırmayı amaçlıyor. siRNA teknolojisi ise hücre içinde belirli bir mRNA dizisini baskılayarak ilgili proteinin üretimini azaltabiliyor. Böylece CLYBL’nin ekspresyonu düşürüldüğünde, makrofajların metabolik dengesi itakonat üretimi lehine yeniden şekilleniyor. Araştırmanın öne çıkardığı temel bulgu da tam burada ortaya çıkıyor: CLYBL susturulması, itakonat aracılı bir yeniden programlama başlatıyor ve bu da akciğer dokusunu sepsis kaynaklı hücre ölümüne karşı koruyabiliyor.</p>
<p>İtakonat, son yıllarda bağışıklık metabolizması alanında giderek daha fazla dikkat çeken bir molekül olarak öne çıkıyor. Özellikle inflamasyon sırasında makrofajların davranışını etkileyebilen bu metabolit, hücresel yanıtların aşırıya kaçmasını sınırlayabilen düzenleyici özellikler gösterebiliyor. Bu nedenle, itakonat metabolizmasını hedefleyen stratejiler, yalnızca bir geni susturmakla kalmayıp bağışıklık hücresinin tüm işlevsel profilini değiştirebilecek potansiyele sahip. Yeni çalışmanın değeri de burada yatıyor: Yaklaşım, klasik antiinflamatuvar baskılamadan farklı olarak, makrofajları daha dengeli ve doku koruyucu bir fenotipe yönlendirmeyi hedefliyor.</p>
<p>Bununla birlikte, sonuçların önemini değerlendirirken temkinli olmak gerekiyor. Çalışma, ileri düzey bir biyomedikal tasarımın umut verici etkilerini ortaya koysa da bu tür bulguların klinikte kullanılabilir bir tedaviye dönüşmesi için ek doğrulamalar şart. Nanopartikül tabanlı gen susturma teknikleri, hedefe özgüllük, güvenlik, bağışıklık yan etkileri ve vücut içindeki dağılım gibi çok sayıda teknik soruya yanıt vermek zorunda. Özellikle sepsis gibi hızla ilerleyen ve hastadan hastaya büyük farklılıklar gösterebilen bir tabloda, etkinlik kadar güvenlik de <a href="https://oncology.com.tr/parkinson-sosyal-destek-psikolojik-dayaniklilik/" title="Parkinson’da yalnız ilaçlar değil, sosyal destek ve öz-yeterlik de belirleyici olabilir" data-wpan-internal-link="1">belirleyici</a> olacak. Yine de trombosit-mimetik tasarım ile siRNA temelli gen sessizleştirmeyi birleştiren bu strateji, araştırmacılara bağışıklık-metabolizma ekseninde yeni bir müdahale kapısı açıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Targeted gene silencing of mitochondrial CLYBL to induce itaconate-mediated macrophage reprogramming for protection against sepsis-induced lung injury.</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Targeted silencing of CLYBL with platelet-mimetic siRNA nanoparticles drives itaconate–mediated macrophage reprogramming and protects against sepsis-triggered lung cell death.</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Huang, Z., Zhong, J., Zhang, L. et al. Targeted silencing of CLYBL with platelet-mimetic siRNA nanoparticles drives itaconate–mediated macrophage reprogramming and protects against sepsis-triggered lung cell death. Cell Death Discov. (2026). https://doi.org/10.1038/s41420-026-03119-6</p>
<p><strong>DOI:</strong> https://doi.org/10.1038/s41420-026-03119-6</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/sepsis-akciger-hasarinda-nanopartikuller/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
