<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ağır covid-19 &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/agir-covid-19/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2026 09:41:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>ağır covid-19 &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Akciğerlerdeki Gizli Bir Protein, Ağır COVID-19 ve Fibrozis Riskini Açıklayabilir</title>
		<link>https://oncology.com.tr/akciger-proteini-agir-covid19-riski/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/akciger-proteini-agir-covid19-riski/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:41:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ağır covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer fibrozisi]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer proteini]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[enzim disfonksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[genetik varyant]]></category>
		<category><![CDATA[precision medicine]]></category>
		<category><![CDATA[proteomik]]></category>
		<category><![CDATA[solunum hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/akciger-proteini-agir-covid19-riski/</guid>

					<description><![CDATA[Araştırmalar, akciğere özgü yeni bir protein varyantının ağır COVID-19 ve akciğer fibrozisi riskini artırdığını ortaya koyuyor. Genetik faktörlerin solunum hastalıklarındaki rolü detaylandırılıyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların yaklaşık üçte birinde görülen yaygın bir genetik varyantın, daha önce işlevi tam olarak tanımlanmamış bir proteinin çalışmasını bozarak ağır COVID-19 ve akciğer fibrozisi riskini artırabileceği ortaya kondu. Edinburgh Üniversitesi ile Sidney Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü çalışma, solunum hastalıklarına yatkınlığın yalnızca bağışıklık yanıtı ya da çevresel etkenlerle değil, akciğere özgü protein düzeyindeki ince farklılıklarla da şekillenebileceğini gösteren önemli bir moleküler ipucu sunuyor.</p>
<p>Çalışmanın dikkat çekici yönlerinden biri, araştırmanın odağında yer alan proteinin uzun süre “bilinmeyen” bir enzim olarak kalmış olması. Bilim insanları bu enzimin özellikle akciğer dokusunda ifade edildiğini ve normal akciğer fizyolojisinde rol oynadığını belirledi. Ancak enzim, taşıdığı ortak bir genetik değişiklik nedeniyle yapısal olarak farklılaşıyor. Bu küçük görünen değişiklik, proteinin işlevini belirgin biçimde etkileyerek biyolojik aktivitesini değiştiriyor. Araştırma ekibine göre bu bozulma, enfeksiyon sırasında akciğer dokusunun hasara daha açık hale gelmesiyle mekanistik olarak ilişkili olabilir.</p>
<p><a href="https://oncology.com.tr/gunduz-isigi-demans-riski/" title="Gündüz Işığı Demans Riskini Etkileyebilir mi? Wearable Verilerden Dikkat Çeken Bulgular" data-wpan-internal-link="1">Bulgular</a>, özellikle COVID-19’un ağır seyreden formları açısından önem taşıyor. Pandemi boyunca hastaların neden bu kadar farklı klinik tablolar gösterdiği yoğun biçimde araştırıldı; yaş, altta yatan hastalıklar, bağışıklık durumu ve viral yük gibi etkenler önemli olsa da genetik yatkınlık da bu tablonun merkezinde yer alıyor. Yeni çalışma, bir genetik varyantın akciğere özgü bir protein izoformunu etkileyerek ciddi solunum yetmezliği riskine katkıda bulunabileceğini gösteren yeni bir yol açıyor. Bu, virüsle karşılaşan her bireyin neden aynı ölçüde etkilenmediğini anlamada değerli olabilir.</p>
<p>Araştırmacılar için bir diğer kritik nokta ise akciğer fibrozisiyle kurulan bağlantı. Fibrozis, akciğer dokusunda kalıcı skarlaşmaya yol açabilen ve solunum kapasitesini azaltan ciddi bir durum. Çalışma, söz konusu enzimin işlevindeki bozulmanın yalnızca enfeksiyon sırasında değil, fibrotik akciğer hastalıklarının gelişiminde de rol oynayabileceğini düşündürüyor. Bu tür hastalıklarda doku onarımı ile hasar <a href="https://oncology.com.tr/demans-bakiminda-evde-kalma-ve-guvenlik/" title="Demans Bakımında Aynı Çatıda Kalma ile Güvenlik Arasındaki İnce Çizgi" data-wpan-internal-link="1">arasındaki</a> denge bozulduğunda, akciğerin esnek yapısı giderek yerini sert ve işlevsiz bir dokuya bırakabiliyor. Yeni bulgu, bu sürecin moleküler başlangıç noktalarından birine ışık tutuyor olabilir.</p>
<p>Bilimsel açıdan çalışmayı önemli kılan şeylerden biri, genomik araştırmalarda yaşanan yaklaşım değişimi. Uzun yıllar boyunca insan genomunun yaklaşık 20 bin geninden üretilen iyi tanımlanmış proteinlere odaklanıldı. Ancak son dönemde, alternatif kesimleme gibi mekanizmalarla oluşan ve daha önce yeterince fark edilmeyen çok sayıda protein izoformunun da biyolojik etkileri olabileceği anlaşılıyor. Bu izoformlar, aynı genden üretilseler bile dokuya özgü olarak farklı işlevler üstlenebiliyor. Akciğerde görev yapan bu yeni enzim de bu daha geniş protein evreninin bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Çalışmanın ortaya koyduğu model, “genetik varyant” kavramının yalnızca hastalık riskini kabaca artıran bir işaret olmaktan öteye geçtiğini gösteriyor. Burada söz konusu olan, protein dizisinde bir aminoasit değişikliğine yol açan missense etkisiyle işlevi değişen bir yapı. Araştırmacılar bu tip değişimlerin, özellikle dokuya özgü proteinlerde, belirli hastalıklara yatkınlık yaratabileceğine dikkat çekiyor. Böylece bir varyantın etkisi, gen düzeyinden doğrudan moleküler işlev düzeyine kadar izlenebiliyor.</p>
<p>Bunun klinik açıdan anlamı büyük olabilir, ancak uzmanlar bu tür bulguların henüz erken <a href="https://oncology.com.tr/ortoebolavirus-hizli-tani-testi/" title="Tüm Bilinen Ortopbolavirüslere Karşı Hızlı Tanı Testinde Yeni Aşama" data-wpan-internal-link="1">aşama</a> araştırma niteliğinde olduğunu vurguluyor. Bir genetik varyantın hastalıkla ilişkili bulunması, tek başına tanı ya da tedavi değişikliği anlamına gelmez. Yine de bu tür çalışmalar, risk sınıflandırmasını daha ayrıntılı hale getirebilecek biyobelirteçlerin geliştirilmesine ve gelecekte kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımlarına zemin hazırlayabilir. Özellikle solunum sistemi hastalıklarında, hangi hastanın neden daha ağır bir tablo geliştireceğini anlamak; izlem, koruma ve tedavi stratejilerini iyileştirmek açısından değer taşıyor.</p>
<p>Araştırma aynı zamanda proteomik ve genomik alanlarının birleşiminin gücünü de gösteriyor. Sadece DNA dizisini okumak değil, bu dizilerin hangi protein ürünlerine dönüştüğünü ve bu proteinlerin dokular içinde nasıl davrandığını anlamak giderek daha önemli hale geliyor. Akciğer gibi karmaşık bir organda, dokuya özgü proteinlerin işlevini çözmek; enfeksiyon, inflamasyon ve skarlaşma süreçleri arasındaki bağlantıyı daha net hale getirebilir.</p>
<p>Sonuç olarak bu çalışma, ağır COVID-19 ve akciğer fibrozisine duyarlılığın arkasında yeni bir biyolojik katman olabileceğini düşündürüyor. Yaygın bir genetik varyantın, daha önce yeterince tanımlanmamış bir akciğer enziminin işlevini değiştirerek hastalık riskini etkileyebildiğinin gösterilmesi, solunum hastalıklarının genetik mimarisine dair anlayışı genişletiyor. Önümüzdeki dönemde bu proteinin tam görevi, varyantın hangi hücresel yolları etkilediği ve benzer dokuya özgü proteinlerin başka hastalıklarda da rol oynayıp oynamadığı daha ayrıntılı biçimde incelenecek.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> People</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Disease-associated genetic variants can cause missense effects in tissue-specific protein isoforms</p>
<p><strong>Keywords:</strong> genetik varyantlar, protein izoformları, COVID-19, akciğer fibrozisi, enzim fonksiyonu, dokuya özgü proteinler, genetik yatkınlık, proteomik, missense mutasyonlar, akciğer hastalığı, hassas tıp, genomik</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/akciger-proteini-agir-covid19-riski/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağır COVID-19’da Bağışıklığın Yanlış Hedefi: IL-1Ra ve PGRN’ye Yönelen Otoantikorlar Araştırıldı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/agir-covid19-il1ra-pgrn-otoantikorlar/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/agir-covid19-il1ra-pgrn-otoantikorlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2026 23:58:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ağır covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[COVID-19]]></category>
		<category><![CDATA[hiperfosforilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[il-1ra]]></category>
		<category><![CDATA[immün yanıt]]></category>
		<category><![CDATA[inflamasyon]]></category>
		<category><![CDATA[otoantikorlar]]></category>
		<category><![CDATA[otoimmünite]]></category>
		<category><![CDATA[pgrn]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/agir-covid19-il1ra-pgrn-otoantikorlar/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni çalışma, ağır COVID-19’da IL-1Ra ve PGRN proteinlerine karşı oluşan otoantikorların inflamasyonla tetiklenen hiperfosforilasyonla ilişkisini ve bağışıklık yanıtındaki etkilerini ortaya koyuyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şiddetli <a href="https://oncology.com.tr/mahalle-bazli-atiksu-gozetimi-esitlik/" title="Atıksu Gözetiminde Mahalle Ölçeği Neden Eşitlik İçin Kritik Olabilir?" data-wpan-internal-link="1">COVID-19</a>’un neden bazı hastalarda hızla kontrolden çıktığını anlamaya çalışan araştırmacılar, bağışıklık sisteminin beklenmedik bir hedefe yöneldiğine dair önemli bir bulguya ulaştı. Nature Communications’ta yayımlanan yeni çalışma, ağır seyirli olgularda interlökin-1 reseptör antagonisti (IL-1Ra) ve progranülin (PGRN) adlı iki düzenleyici proteine karşı otoantikorların <a href="https://oncology.com.tr/prostat-kanseri-adt-kas-mitokondri-etkileri/" title="Prostat Kanseri Tedavisinin Kas Hücrelerindeki Gizli Bedeli Ortaya Çıkıyor" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> çıktığını gösteriyor. Bulgular, bu proteinlerin özellikle iltihap tarafından tetiklenen yapısal değişiklikler geçirdiğini ve bu değişimlerin, bağışıklık sisteminin onları yabancı gibi algılamasına yol açabileceğini düşündürüyor.</p>
<p>Çalışma, COVID-19’un yalnızca bir viral enfeksiyon olmadığını, aynı zamanda bağışıklık düzeninin bazı hastalarda neden keskin biçimde bozulabildiğini anlamaya katkı sağlıyor. Bilim insanlarına göre burada kilit nokta, IL-1Ra ve PGRN’nin normal koşullarda iltihabı sınırlayan “fren” mekanizmaları olarak görev yapması. IL-1Ra, iltihap başlatan IL-1 sinyallerinin etkisini azaltmak için reseptöre bağlanıyor ancak onu etkinleştirmiyor. PGRN ise doku onarımı, sinir hücrelerinin sağkalımı ve bağışıklık modülasyonu gibi birden fazla süreçte rol oynayan dengeleyici bir protein olarak biliniyor. Bu nedenle iki moleküle karşı gelişen otoantikorlar, yalnızca bir laboratuvar bulgusu değil, aynı zamanda hastalığın şiddetini etkileyebilecek bir mekanizmaya işaret ediyor.</p>
<p>Araştırmanın dikkat çekici yanı, otoantikorlara hedef olan antijenlerin sıradan biçimleri değil, inflamasyon sırasında değişime uğramış izoformları olması. Ekip, IL-1Ra ve PGRN’de hiperfosforilasyon adı verilen bir modifikasyona işaret ediyor. Fosforilasyon, proteinlerin işlevini ve davranışını değiştirebilen yaygın bir biyokimyasal süreç; ancak aşırı ya da olağandışı biçimde gerçekleştiğinde molekülün bağışıklık sistemi tarafından tanınma biçimini de etkileyebiliyor. Bu çalışmada öne sürülen modele göre, yoğun inflamasyon ortamı bu proteinleri değiştiriyor, ardından bağışıklık sistemi bu yeni yapıyı hedef alarak otoantikor üretimine yöneliyor.</p>
<p>Bilim insanları, ağır COVID-19 ile hafif seyirli enfeksiyonlar arasındaki farkı açıklarken, yalnızca virüsün kendisine değil, konak bağışıklık yanıtının niteliğine de bakmak gerektiğini uzun süredir vurguluyor. SARS-CoV-2 enfeksiyonunda bazı kişilerde <a href="https://oncology.com.tr/ovaryum-kanseri-kemoterapi-direnci-metabolik-hedef/" title="Ovaryum Kanserinde Kemoterapi Direncine Karşı Metabolik Bir Zayıf Nokta Ortaya Çıktı" data-wpan-internal-link="1">ortaya</a> çıkan “hiperinflamatuvar” tablo, organ hasarı, solunum yetmezliği ve yoğun bakım gereksinimi ile ilişkilendiriliyor. Yeni bulgu, bu tabloya otoimmün süreçlerin de eklenebileceğini gösteriyor. Başka bir deyişle, vücudun iltihabı baskılamak için ürettiği kendi düzenleyici proteinleri, bazı ağır vakalarda yeni bir bağışıklık hedefi haline gelmiş olabilir.</p>
<p>Çalışmada yer alan bilim insanları, IL-1Ra ve PGRN’ye karşı gelişen otoantikorların tüm COVID-19 hastalarında görülmediğinin altını çiziyor. Bu durum, bulgunun genelleştirilmiş bir COVID-19 özelliğinden çok, ağır hastalık grubunda ortaya çıkan özgül bir bağışıklık örüntüsüne işaret ettiğini düşündürüyor. Yine de bu fark, klinik açıdan önemli olabilir. Eğer belirli biyobelirteçler, ağır seyir riskini veya bağışıklık sistemindeki aşırı aktivasyonu önceden yansıtıyorsa, hastaların daha yakından izlenmesi ve tedavi stratejilerinin buna göre düzenlenmesi mümkün olabilir.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Subject of Research:</strong> Autoimmune mechanisms involving IL-1Ra and PGRN isoforms in severe COVID-19</p>
<p><strong>Article Title:</strong> Autoantibodies to IL-1Ra and PGRN in severe COVID-19 are associated with inflammation-induced hyperphosphorylated antigen isoforms</p>
<p><strong>Article References:</strong><br />Thurner, L., Fadle, N., Thurner, B. et al. Autoantibodies to IL-1Ra and PGRN in severe COVID-19 are associated with inflammation-induced hyperphosphorylated antigen isoforms. Nat Commun (2026). https://doi.org/10.1038/s41467-026-73316-5</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/agir-covid19-il1ra-pgrn-otoantikorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
