<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ACC &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<atom:link href="https://oncology.com.tr/tag/acc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 20:29:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>

<image>
	<url>https://oncology.com.tr/wp-content/uploads/2026/07/oncology-site-icon-512-150x150.png</url>
	<title>ACC &#8211; Oncology.com.tr</title>
	<link>https://oncology.com.tr</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ACC’nin Kalp Bakımı Programında Tarihi Eşik: HeartCARE Etiketi 100 Hastaneye Ulaştı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 20:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ACC]]></category>
		<category><![CDATA[hastane akreditasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kalite iyileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanıta dayalı protokoller]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kardiyovasküler bakım]]></category>
		<category><![CDATA[klinik performans]]></category>
		<category><![CDATA[veri analitiği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/</guid>

					<description><![CDATA[ACC’nin HeartCARE Center programı, veri temelli kalite ve hasta odaklı kardiyovasküler bakım yaklaşımıyla ABD’de 100 hastaneye ulaşarak önemli bir eşik geçti.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan Kardiyoloji Koleji’nin (ACC) en yüksek kurumsal kalite unvanlarından biri olan HeartCARE Center designation, ABD genelinde 100 hastaneye verilerek önemli bir eşiği geride bıraktı. Kardiyovasküler bakımda hasta odaklılık, ölçülebilir sonuçlar ve sürekli iyileştirme ilkelerini bir araya getiren bu program, yalnızca idari bir akreditasyon adımı değil; aynı zamanda klinik uygulamada tutarlılık ve kalite kültürünün somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>2018 yılında başlatılan HeartCARE Center programı, ACC’nin hastaneler ve sağlık sistemleri için sunduğu en saygın takdirlerden biri olarak öne çıkıyor. Programın temelinde, kardiyovasküler hizmetlerin yalnızca iyi niyetli klinik çabalarla değil, standardize edilmiş süreçler, kanıta dayalı protokoller, veri izlemi ve kalite geliştirme mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiği anlayışı yer alıyor. Bu yaklaşım, kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde sonuçları etkileyen değişkenliği azaltmayı <a href="https://oncology.com.tr/yapay-zeka-fetal-yuz-yariklari-tanisi/" title="Ultrason Taramasında Yapay Zekâ, Fetal Yüz Yarıklarını Daha Erken ve Daha Tutarlı Saptamayı Hedefliyor" data-wpan-internal-link="1">hedefliyor</a>.</p>
<p>ACC’nin açıkladığı bu yeni kilometre taşı, kurumun ülke çapında kardiyovasküler bakım standartlarını yükseltme stratejisinin de bir yansıması. Seçilen hastaneler, klinik mükemmeliyeti uzun vadeli biçimde sürdürdüklerini gösteren kapsamlı akreditasyon süreçlerinden geçmiş, performanslarını veri analitiği ile düzenli olarak izlemiş ve kalite iyileştirme çalışmalarını süreklilik içinde yürütmüş kuruluşlar arasında yer alıyor. Bu çerçevede başarı, tek bir ölçüte değil; birbiriyle bağlantılı birçok yapısal ve klinik göstergenin birlikte karşılanmasına dayanıyor.</p>
<p>ACC Akreditasyon Gözetim Komitesi Başkanı Steven B. Deitelzweig, MD, MMM, FACC, bu dönüm noktasının önemine dikkat çekerek, bu kurumların birlikte kardiyovasküler bakım kalitesini ileri taşıdığını vurguladı. Deitelzweig’in değerlendirmesi, HeartCARE etiketinin yalnızca kurum içi performansı değil, hastaların coğrafi konumdan bağımsız biçimde daha tutarlı bakım alabilmesini de temsil ettiğine işaret ediyor. Özellikle kardiyoloji hizmetlerinde bakım kalitesinin bölgesel farklılıklar gösterebildiği bilindiğinden, ulusal ölçekte ortak bir standart oluşturma çabası klinik açıdan önem taşıyor.</p>
<p>HeartCARE Center statüsü alabilmek için kurumların ACC Accreditation Services bünyesindeki en az iki programa katılmış olması gerekiyor. Buna ek olarak, National Cardiovascular Data Registry (NCDR) kayıtlarıyla aktif olarak çalışmaları bekleniyor. NCDR sistemleri, girişimlerin ve klinik sonuçların izlenmesi, kıyaslanması ve eksik alanların saptanması açısından kritik bir veri altyapısı sunuyor. Kardiyoloji alanında veri temelli geri bildirim, yalnızca performans ölçümü için değil, aynı zamanda kılavuzlara uyumun güçlendirilmesi ve bakım süreçlerindeki boşlukların görünür kılınması için de temel bir araç kabul ediliyor.</p>
<p>Bu tip kayıt sistemlerinin önemi, modern kardiyolojide kalite geliştirmeye dair genel eğilimlerle de uyumlu. Gelişmiş sağlık sistemlerinde, akut koroner sendromlardan girişimsel işlemlere, kalp yetersizliğinden ritim bozukluklarına kadar geniş bir klinik alanda, standartlaştırılmış veri toplama ve geri bildirim döngüleri daha güvenilir sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor. Bununla birlikte uzmanlar, yalnızca veri toplamanın yeterli olmadığını; verinin yorumlanması, yerel iş akışlarına uyarlanması ve ekipler arası koordinasyonla gerçek klinik iyileşmeye dönüştürülmesi gerektiğini hatırlatıyor.</p>
<p>HeartCARE Center unvanının ardındaki mantık da tam olarak bu noktada yoğunlaşıyor. Program, akreditasyonla yapısal güvenceyi, NCDR ile ölçülebilir performansı ve kalite projeleriyle sürekli iyileştirmeyi bir araya getiriyor. Böylece hastaneler, iyi uygulamaların tek tek örneklerden ibaret kalmaması, sistematik ve sürdürülebilir bir standart hâline gelmesi için ortak bir çerçeveye sahip oluyor. Özellikle kalp hastalıklarında zamanında müdahale, uygun tedavi seçimi ve tedavi sonrası izlem gibi unsurların sonuçlara etkisi düşünüldüğünde, bu tür çerçeveler klinik önem taşıyor.</p>
<p>ACC’nin duyurduğu 100 hastanelik eşik, aynı zamanda sağlık hizmetlerinde kalite değerlendirmesinin giderek daha veri odaklı ve sonuç temelli bir yapıya evrildiğini gösteriyor. Kardiyovasküler bakımda başarı artık yalnızca prosedür sayısıyla ya da teknolojik kapasiteyle ölçülmüyor; hasta güvenliği, kılavuzlara uyum, sonuçların izlenmesi ve kalite iyileştirmesi gibi parametreler bir arada değerlendiriliyor. Bu nedenle HeartCARE Center etiketi, kurumların yalnızca mevcut durumunu değil, öğrenen ve gelişen bir bakım sistemi kurma yeteneğini de işaret ediyor.</p>
<p>Uzmanlar açısından bu gelişme, Amerikan sağlık sisteminde kardiyoloji merkezlerinin daha yüksek hesap verebilirlik ve şeffaflık standartlarına yöneldiğinin bir göstergesi olarak okunabilir. Kalp-damar hastalıklarının hâlâ başlıca ölüm nedenleri arasında yer aldığı düşünüldüğünde, bakım kalitesindeki küçük iyileşmelerin bile geniş ölçekte anlamlı sonuçlar doğurabileceği biliniyor. ACC’nin bu alandaki akreditasyon <a href="https://oncology.com.tr/inme-ekzoskeleton-terapisi/" title="İnme Rehabilitasyonunda Robot ve Terapist Aynı Kolda: Yeni Ekzoskeleton Yaklaşımı Yürüme Eğitimini Değiştirebilir" data-wpan-internal-link="1">yaklaşımı</a> da tam bu nedenle, yalnızca kurumlara verilen bir rozet olmaktan çok daha fazlasını ifade ediyor: ölçülen, doğrulanan ve sürdürülen klinik kalite için ulusal bir çerçeve.</p>
<p>100 hastaneye ulaşan HeartCARE Center ağı, kardiyovasküler hizmetlerde standartların güçlendirilmesi açısından dikkat çekici bir dönüm <a href="https://oncology.com.tr/etec-shigella-ortak-asi-hedefi/" title="Bağırsak Patojenlerinin Ortak Zayıf Noktası Aşı Tasarımına Yeni Bir Kapı Açtı" data-wpan-internal-link="1">noktası</a> oluşturuyor. Programın kapsamının genişlemesi, veri tabanlı kalite geliştirme ile hasta merkezli bakımın bir arada ilerleyebileceğini gösterirken, önümüzdeki dönemde daha fazla kurumun benzer kriterlerle değerlendirilmesi bekleniyor. Kardiyoloji alanında kalite rekabetinin yerini giderek daha fazla ortak standartlara dayalı iş birliğine bıraktığı bu dönemde, ACC’nin bu milestone’u sağlık sistemleri için güçlü bir referans niteliği taşıyor.</p>
<div class="wpan-source-metadata">
<p><strong>Kaynak Bilgileri</strong></p>
<p><strong>Keywords:</strong> Kardiyovasküler bakım, HeartCARE Center unvanı, American College of Cardiology, ACC Akreditasyonu, Kalite İyileştirme, NCDR kayıtları, Hasta merkezli bakım, Kanıta dayalı tedavi, Kardiyovasküler sonuçlar, Klinik mükemmellik, Veri odaklı sağlık hizmetleri, Kardiyoloji hastaneleri</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/acc-heartcare-100-hastane/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanserde Yağ Asidi Bağımlılığı</title>
		<link>https://oncology.com.tr/kanserde-yag-asidi-bagimliligi/</link>
					<comments>https://oncology.com.tr/kanserde-yag-asidi-bagimliligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oncology.com.tr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 Oct 2024 09:57:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ONKOLOJİK HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[ACC]]></category>
		<category><![CDATA[ACLY]]></category>
		<category><![CDATA[anti-kanser stratejiler]]></category>
		<category><![CDATA[CD36]]></category>
		<category><![CDATA[enerji metabolizması]]></category>
		<category><![CDATA[FABP]]></category>
		<category><![CDATA[FASN]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[lipid damlacıkları]]></category>
		<category><![CDATA[lipogenez]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik hedefleme]]></category>
		<category><![CDATA[özelleşmiş besin alımı]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetli tümör]]></category>
		<category><![CDATA[tümor mikroçevresi]]></category>
		<category><![CDATA[yağ asidi metabolizması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://frenify.net/envato/frenify/wp/xoxo/1/?p=110</guid>

					<description><![CDATA[From energy-efficient appliances to eco-friendly materials, learn how to make your home greener and more sustainable.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser Tedavisinde Yağ Asidi Alımı ve Metabolizmasını Hedefleme: Yeni Nesil Stratejilerin Gücü</p>
<p>Modern tıbın onkoloji alanındaki ilerlemeleri, artan bilgi birikimiyle kanser biyolojisinin derinliklerine inmeyi sağladı. Ancak kanser hücrelerinin sürdürülebilir büyümeyi nasıl sağladığı konusunda cevaplanmamış önemli sorular bulunmaktadır. Bu soruların başında ise, kanser hücrelerinin yağ asitleriyle olan metabolik ilişkisi gelmektedir. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, kanser hücrelerinin enerji ihtiyacını yalnızca glikozdan değil, aynı zamanda dışarıdan aldıkları yağ asitlerinden de karşılayabildiklerini ve bu durumun tümör ilerlemesinde kilit rol oynadığını ortaya koymuştur.</p>
<p>Yağ asitleri, hücresel zar yapısının korunması, sınyalleşme yollarında ikincil haberci olarak görev alma ve enerji depolama gibi temel biyolojik işlevlerde yer alır. Kanser hücreleri, bu lipid öğelerinden hem enerji elde eder hem de membran dinamiklerini düzenleyerek metastatik potansiyellerini artırırlar. Normal koşullarda glikoz ve glutamin gibi karbon kaynaklarından üretilen sitrat, lipogenezde temel bir bilesen olan asetil-CoA&#8217;ya dönüştürülür. Ancak kanser hücreleri, hipoksi gibi strese yanıt olarak yağ asitlerini dışarıdan alarak bu süreci destekler.</p>
<p>Bu durum, kanser metabolizmasını hedefleyen yeni nesil tedavi stratejilerinin geliştirilmesine olanak tanımaktadır. Özellikle CD36, FATP ve FABP gibi yağ asidi taşıyıcı proteinlerin ekspresyonu, agresif tümörlerde belirgin olarak artmıştır. Bu proteinler, dışarıdan alınan yağ asitlerinin hücre içine girmesini sağlar. Özellikle CD36’nın aşırı ifade edildiği tümörlerde, metastaz potansiyelinin çok daha yüksek olduğu görülmüştür. CD36’nın ligantı olan TSP-1 proteini ile etkileşimi, anjiyogenezi baskılayarak tümör büyümesini durdurabilir. Bu yönde geliştirilen ABT-510 gibi analoglar, faz II klinik çalışmalarda umut vadeden ancak sınırlı etkililik göstermiştir.</p>
<p>Yağ asit bağlayıcı proteinler (FABP), hücre içinde lipidlerin endoplazmik retikulum, mitokondri ve nükleus gibi organellere dağıtılmasında görev alır. FABP ailesinin farklı üyeleri, kanser türlerine göre farklı ifade profillerine sahiptir. Örneğin, FABP5&#8217;in prostat kanseri gelişiminde önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Bu protein, PPARβ/δ reseptörüyle etkileşerek lipit kaynaklı sinyalleşmeyi tetikler. FABP5’in aşırı aktivasyonu, tümör invazivliğini ve çoğalmasını desteklerken, doymuş uzun zincirli yağ asitleri bu yolağı baskılayabilir.</p>
<p>Bir diğer önemli metabolik yolak ise de novo lipogenezdir. Tümör hücreleri, enerji stresine karşı cevap olarak glikozdan lipit sentezini yeniden aktive eder. Bu süreç, ATP-sitratsentaz (ACLY), asetil-CoA karboksilaz (ACC) ve yağ asidi sentaz (FASN) enzimleriyle gerçekleşir. ACLY enzimi, sitratı asetil-CoA&#8217;ya çevirerek lipogenez yolunu başlatır. ACLY&#8217;nin baskılanması, tümör büyümesini azaltmaktadır. Bu nedenle ACLY, antikanser stratejilerde umut vaat eden bir hedef olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p>Sitrik asit taşıyıcısı CIC’nin baskılanması da lipogenez döngüsünü kesintiye uğratabilir. CTPI-2 gibi yeni geliştirilen bileşikler, bu yolu önemli ölçüde bloke ederek tümör proliferasyonunu azaltabilir. Ancak bu hedeflerin, alternatif yollardan sitoplazmik sitrat temini gibi kompanzatuvar mekanizmalar nedeniyle tek başına etkili olamayabileceği göz önüne alınmalıdır. Dolayısıyla kombine tedavi yaklaşımları önerilmektedir.</p>
<p>ACC enzimi, lipogenezde hücre içi yağ asidi sentezinin hız sınırlayıcı basamağıdır. ACC&#8217;nin baskılanması, doğrudan FA sentezinin azalmasına yol açar. CP-640186 gibi ACC inhibitörleri, preklinik çalışmalarda tümör üzerinde baskılayıcı etkiler göstermiştir. Bu moleküllerin karaciğer, meme ve prostat kanserlerinde antiproliferatif etkileri gözlemlenmiştir. ACC1 ve ACC2 izoformları üzerine seçici etkileri gösteren yeni nesil inhibitörler, klinik geliştirme için potansiyel adaylar arasındadır.</p>
<p>Yağ asidi sentaz (FASN), palmitat gibi uzun zincirli doymuş yağ asitlerinin sentezinde görev alır ve kanserde belirgin derecede artmıştır. Bu enzim, anti-kanser hedef olarak özellikle prostat, meme, pankreas ve deri kanserlerinde öne çıkar. FASN inhibitörü olarak öne çıkan C75, EGCG ve TVB-2640 gibi moleküller, tümör büyümesini baskılayarak apoptozu tetikler. TVB-2640, Faz I klinik çalışmalarda olumlu sonuçlar göstermiş ve Faz II aşamasına geçilmiştir.</p>
<p>FASN inhibitörlerinin gelişimi, tümörün enerji metabolizmasını hedef alarak, klasik kemoterapötiklerden farklı bir tedavi paradigması sunmaktadır. Bu strateji, hücresel enerji talebinin karşılanmasını engelleyerek tümör ilerlemesini yavaşlatabilir. Ancak bu inhibitörlerin biyoyararlanımı, hücre geçişkenliği ve sistemik toksisite gibi engelleri aşması gerekmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak, yağ asidi metabolizmasını ve alımını hedefleyen yeni nesil yaklaşımlar, kanser tedavisinde umut verici stratejiler olarak öne çıkmaktadır. Lipit biyolojisinin karmaşıklı yapısına rağmen, belirli hedef proteinlerin modüle edilmesiyle hem tümör büyümesi baskılanabilir hem de ilaca dirençli alt türlere karşı etkili bir tedavi yaklaşımı geliştirilebilir. Bu nedenle, yağ asit metabolizmasının daha iyi anlaşılması, gelecek nesil antikanser tedavilerin temelini oluşturabilir.</p>
<p>Subject of Research: Kanser hücrelerinde yağ asidi alımı ve metabolizmasını hedefleyen tedaviler</p>
<p>Article Title: Targeting fatty acid uptake and metabolism in cancer cells: A promising strategy for cancer treatment</p>
<p>News Publication Date: 31 Mart 2025</p>
<p>Web References: <a href="https://doi.org/10.1016/j.biopha.2023.115591">https://doi.org/10.1016/j.biopha.2023.115591</a></p>
<p>References: Mallick, R., Bhowmik, P., &amp; Duttaroy, A. K. (2023). Targeting fatty acid uptake and metabolism in cancer cells: A promising strategy for cancer treatment. <em>Biomedicine &amp; Pharmacotherapy</em>, 167, 115591.</p>
<p>Keywords: Kanser, yağ asidi metabolizması, CD36, FABP, lipogenez, FASN, ACLY, ACC, metabolik hedefleme, tümör mikroçevresi, lipid damlacıkları, şiddetli tümör, özelleşmiş besin alımı, enerji metabolizması, anti-kanser stratejiler</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://oncology.com.tr/kanserde-yag-asidi-bagimliligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
